SMY107U-SOSYAL MEDYA YÖNETİMİ
Ünite 6: Sosyal Medya ve Dijital Girişimcilik
Giriş
Dünya 1990’lı yılların sonlarından itibaren yaygınlaşan bilgi ve iletişim teknolojileriyle beraber hızlı bir dijitalleşme sürecine girmiştir. İnternetin yaygınlaşması, akıllı telefonlar, mobil bilgisayarlar, sosyal medya, büyük veri, yapay zeka, robotlar, artırılmış gerçeklik, 3D-4D yazıcılar, bulut teknolojisi, blok zinciri, metaverse gibi peşi sıra gelen pek çok gelişme ve yeni platform iş ve ticaret dünyasında da taşları yerinden oynatmıştır. Girişimcilik adı verilen ve tarihi ilk insanın ortaya çıkmasıyla yarışacak kadar eskilere dayanan bu kavram, dijitalleşmenin hayatın vazgeçilmezlerinden hatta zorunluluklarından birisi haline gelmesiyle kendisini dönüştürerek dijitale uyum sağlamıştır.
Girişimcilik Kavramı
Girişimcilik, bir eylemi gerçekleştirmek üzere atılan adım olarak tanımlanabilecek, ancak işletme, ekonomi gibi alanlar için yapılan eylemden para kazanmak gibi çok daha büyük ve kârlı anlamları olan bir kavramdır.
Klasik iktisat, ekonomik anlamda fayda elde etmek ve kâr motivasyonunun girişimciliğe neden olduğunu savunur, başka bir ifadeyle bir konudan elde edilecek maksimum bireysel çıkar bir girişimcinin en temel güdüsünü oluşturmaktadır. Bireysel çıkar bazen parasal olarak kâr elde etmek olabilirken bazen de bir kişilik yapısı olarak sadece başarabildiğini görmek, kendini ispatlamak olarak da karşılık bulabilir.
Dünya girişimcilik tarihi ilk insana kadar uzanır ve risk almayı göze alıp kafasına koyduğunu yapabilen kişilerin hikayeleriyle doludur. Bazı girişimcilik hikayeleri çeşitli kazalara, can ve mal kayıplarına neden olsa da tüm insanlık tarihinin gelişimi girişimci insanlara çok şey borçludur.
Bir girişimci genel olarak şu karakter özelliklerine sahiptir:
• Kafasına koyduğunu yapabilecek inatçı bir kişilik, hırs, başarı güdüsüne sahip olma, • Özgüven, • Motivasyonu yüksek tutabilme yetisi, • Risk alabilme, • Sorumluluk üstlenebilme, • Yeniliklere karşı açık fikirli olabilme, • Şartlara uyum sağlayabilme, • Yaratıcılık, • Otokontrole sahip olma, • Korkusuz, cesur davranabilme, • İletişim ve ikna kabiliyeti, • Fırsatların farkına varabilecek bir öngörü yeteneği, • Organizasyon ve iş yapabilme/yönetme gücü, liderlik.
Girişimcilik tanımlamalarının özünde üç anahtar kavram yer alır: bir yenilik getirme, risk alabilme ve proaktif davranabilme. Bir girişim faaliyeti beraberinde gelebilecek pek çok riski taşıdığı kadar üretime dair süreci yönetebilme
yeteneğine sahip olmayı gerekli kılmaktadır. Daha öncekilere benzemeyen, yenilikçi, sürdürülebilir ve dinamik bir yapıda olan bir girişim, hem girişimciyi hem de girişimde bulunulan iş kolunu daha ileri bir noktaya taşıma potansiyeline sahiptir.
Girişimcilik Ekosistemi
Girişimciliğin ortaya çıkabilmesi için ülkelerin gelişmişlik düzeyleri kadar olmazsa olmaz birtakım şartların da sağlanması gerekmektedir. Buna girişimcilik ekosistemi adı verilmektedir ve şu aktörleri sistem içerisinde barındırır:
1. Lokal girişimcilik ortamında birbirine bağlı mevcut ve potansiyel, resmî ve gayri resmî yapılar, 2. Kurumlar (şirketler, sermaye sahipleri, melek yatırımcılar, finans kuruluşları, bankalar), 3. Kuruluşlar (Kamu, özel sektör, akademi), 4. Süreçler (yeni işletme sayısı, büyüme gerçekleştiren firmalar, girişimde bulunan sayısı vb.).
Girişimcilik ekosistemi yüzlerce spesifik unsurdan oluşsa da birbiriyle alakalı altı başlık altında toplamak mümkündür:
1. Elverişli bir kültür, 2. Kolaylaştırıcı politikalar ve liderlik, 3. Uygun finansmanın mevcudiyeti, 4. Kaliteli insan sermayesi, 5. Ürünler için girişim dostu pazarlar, 6. Bir dizi kurumsal ve altyapısal destekler.
Herhangi bir toplulukta ya da ülkede girişimcilik ekosisteminde var olan unsurların farklı ölçülerde baskın olabileceği unutulmamalıdır. Yukarıda bulunan 6 alan kullanılarak mevcut ekosistem tanımlaması yapılmasıyla beraber birbiriyle etkileşime giren pek çok unsurun o toplumdaki ekosistemi yaratacağını belirtilmektedir. Başka bir ifadeyle, her girişimcilik ekosistemi kendine özgüdür ve biriciktir.
Dijital ve e-Girişimcilik
Dijital girişimcilik ya da e-Girişimcilik internetin hayatımıza girerek yaygın kullanımıyla beraber iş geliştirmeye yönelik fırsatların dijital iletişim teknolojileri üzerinden yaratıldığı döneme karşılık gelmektedir. Web 2.0 ve ardından gelen teknolojik gelişmelerle beraber internetin artan önemi ürünlerin/hizmetlerin/fikirlerin tüketiciler ile buluştuğu pazar denilen fiziki alanı genişletmiş ve tüm dünyayı herkes için bir pazara dönüştürmüştür.
Dijital girişimcilik temelde girişimciliğin bir türü olarak değerlendirilebilecek, geleneksel bir kuruluştaki fiziksel olarak yapılan faaliyetlerin bir kısmının ya da tamamının dijitalleşmesi şeklinde tanımlanabilir. Böylece, dijital girişimcilik bir seviyedeki dijital ürün ve hizmetler ya da başka biçimlerdeki dijital aktivite ile bağdaştırılan girişimcilik faaliyetlerine karşılık gelir. Gittikçe artan
dijital girişimcilik faaliyetleri, kavramın daha iyi anlaşılmasını gerekli kılmaktadır.
Temelde aynı çıkış noktasına sahip olsalar da dijital girişimciliği geleneksel girişimcilikten ayıran birtakım farklılıklar bulunmaktadır:
• Pazara giriş kolaylığı: Pazara girmek dijital girişimcilikte hem daha kolaydır hem de daha az zaman almaktadır. • Üretim ve depolama kolaylığı: Geleneksel girişimcinin üretim tesisi ve depoya ihtiyacı varken dijital girişimcinin üretim yeri ve depolama söz konusu olduğunda genelde ihtiyacı olmaz, bu kalemlerde tasarruf sağlar. • Dağıtım kolaylığı: Anlaşmalı dağıtıcı firmalar aracılığıyla ürünler müşterilere daha hızlı ve uygun fiyatlarla ulaştırılır. • Dijital işyeri: Mobil cihazlara erişen internet olduğu sürece çalışma ekiplerinin fiziki olarak bir araya geldikleri çalışma ofisine ihtiyaç yoktur. • Dijital bağlılık: Kurumsal bağlılık yaratmak dijital girişimcilikte geleneksele göre oldukça zordur. Yapılan işler gibi kurulan bağlar da sanaldır. • Dijital teknolojilerle iletişim: Dijital girişimcilikte çalışanlar, tedarikçiler, müşteriler ve paydaşlar ile her türlü iletişim için ana mecra bilgisayar teknolojileri temellidir. • Esnek organizasyon yapısı: Dijital girişimcilikte hiyerarşik bir organizasyon yapısından ziyade proje temelli ekiplerden oluşan, freelance çalışma modeli esnek bir organizasyon yapısına zemin hazırlamaktadır.
Her işletmenin dijitalleşme düzeyi şirketin ortaya koyduğu değer zincirinin bağlantılı olduğu faaliyetler, süreçler, sınırlar ve ilişkiler ağı içerisinde farklı olabilmektedir. Ürün ya da hizmetlerini dijitale aktarabileceği gibi, dağıtım ağını dijital üzerinden yürütebilir, tüketici ile arasına giren aracıları sıfıra indirebilir, paydaşlarıyla etkileşimi dijital kanallarla gerçekleştirebilir ya da şirketle özdeşleşen operasyonların sanal içe dönük aktiviteler çerçevesinde dijitalleşmesi, başka bir ifadeyle aynı çatı altında çalışmaya gerek duyulmayan bir iş yürütme anlayışı söz konusu olabilir.
Düzeylerine göre dijital girişimcilik üç kategoriye ayrılmaktadır:
1. Hafif dijital girişimcilik 2. Orta dijital girişimcilik 3. Aşırı dijital girişimcilik
İlk kategori olan hafif dijital girişimcilik, daha geleneksel alanlara ilave olarak dijital ekonomiye girmeyi içermektedir. İkincisi, orta düzey dijital girişimcilik, dijital ürünlere, dijital teslimata veya işletmenin diğer dijital bileşenlerine önemli ölçüde odaklanmayı gerektirir, ancak altyapı olmadan var olamaz. Üçüncüsü, aşırı dijital
girişimcilik; üretim, mal veya hizmetlerin kendisi, reklam, dağıtım ve müşteriler de dahil olmak üzere tüm girişimin tamamı dijital olduğunda var olur.
Her şeyin dijitalleştiği günümüzde ekonomik büyüme, istihdam yaratma, inovasyon kaynağı olması ve toplumsal gelişime katkıları nedeniyle dijital girişimcilik daha fazla önem kazanmıştır. Girişimcilik de bundan payını almaktadır. Sosyal medya, mobil cihazlar, bulut teknolojisi, büyük veri, veri analitiği, nesnelerin interneti, üç boyutlu baskı gibi dijital teknolojiler gündelik hayatın normalleri haline gelmektedir. Dijital yerlilerin nüfusun ve tüketimin önemli bir bölümünü oluşturması tüm eğilimleri etkilemektedir, tüm dünya hızla dijitalleşmektedir.
Sosyal Medya ve Dijital Girişimcilik
20. yüzyıl bitip 21. yüzyıla girerken Web 2.0 ve beraberinde gelişen pek çok alandan birisi de sosyal ağlardır. Modern hayatların gittikçe yalnızlaşan bireylerine sosyalleşme, başka bir ifadeyle sanal ilişkiler kurma ve bir parça da olsa yalnızlığını filtrelediği/tercih ettiği kişiler ya da ortamlarda paylaşma ihtiyacına teknolojinin sunduğu çözüm sosyal medyaya karşılık gelmektedir. Bu yönüyle ele alındığında Facebook, Twitter, YouTube, Instagram, LinkedIn, TikTok gibi her bir sosyal medya platformunun kendisi birer dijital girişimcilik örneğidir, çünkü bir ihtiyaca çözüm üretirken dijital teknolojinin yarattığı imkanları kullanmaktadır.
Dijital girişimcilerin sosyal medya platformlarını kullanma amaçları şu şekilde sıralanmaktadır:
• Pazarlama (işletmenin ürünlerini maliyet avantajlı olarak tanıtabilecekleri platformlar yaratır, sınırsız ticareti mümkün kılar), • Bilgi arama (girişimciye bilgiye ulaşma, araştırma yapma, veri toplama noktasında kolaylık sağlar), • İş ağı (girişimcilere yeni bağlantılar kurup iş fikri geliştirmek için yeni yollar yaratır), • Kitle fonlaması (girişimcilerin ortaya koydukları fikirlerine destek sağlamak amacıyla finansal kaynakların yaratılması noktasında sosyal ağlar üzerinden açık çağrıda bulunarak kitle fonlamasına imkan tanır), • İletişim aracı (girişimcilerin hedef kitlelerine ulaşabilmesinin önünü açmaktadır).
Dijital girişimciler açısından sosyal medyanın kullanılmasının sebepleri ise “değer yaratma, girişimci iş sürecini geliştirme, performans artışı ve iş inovasyonunu yönlendirme”dir.
Sosyal medyada yakalanan işletme ve müşteri etkileşimi bir yeniliğin ortaya koyulmasında, fikirlerin tartışılıp en fayda yaratacak hale getirilmesinde kilit öneme sahiptir, işle ilgili yeniliklere destek bu etkileşimle mümkündür. İşletme ve müşteri arasındaki iki yönlü iletişime izin veren sosyal medya platformları, pazarlamanın müşteri ile temas noktasındaki eksikliklerini en aza indirmektedir.
Dünyadan ve Türkiye’den Dijital Girişimcilik alışverişten en çok etkilenen küçük ve orta büyüklükteki Örnekleri işletmelerle işbirliği yaparak girişimcilerin altından kalkamayacağı iş geliştirme yatırımlarını kendi altyapısı ile Son 30 yıldaki bilgi ve iletişim teknolojilerindeki birleştirerek hem KOBİ’lerin işini kolaylaştırmış hem de iş gelişmeler insanlığın ve ticaretin hizmetine pek çok yarar hacmini büyütmüştür. sağlayan, işleri kolaylaştırıp hızlandıran fırsatlar yaratmıştır. Artık çok daha fazla insana daha makul fiyatlarla ulaşmak, etkileşim yaratarak sadık müşteri kitlesi yaratmak mümkün hale gelmiştir. Teknolojik altyapı geliştikçe girişimler de dijitalleşerek gündelik hayatın vazgeçilmezlerinden olma yolunda ilerliyor. Örneğin, aşağıdaki listede yer alan dünyadaki dijital girişimcilik örnekleri pazara yeni girenler için dijital altyapıyı kullanarak iyi bir fikrin nasıl talep yaratabileceğine dair cesaretleri artırmaktadır. Listede yer alan her bir markayı duymakla kalmayıp kullanıcısı ya da müşterisi olanların sayısı aynı faaliyet alanında rakiplerin artan sayısı kadar incelenmeye değerdir.
Uber: Hiçbir taksiye sahip olmadan dünyanın en büyük taksi şirketi.
Airbnb: Hiçbir gayrimenkule sahip olmadan dünyanın en büyük konaklama sağlayıcısı.
Skype-WeChat: Hiçbir telekom altyapısına sahip olmadan dünyanın en büyük telefon şirketleri.
Alibaba: Hiçbir stoku olmadan dünyanın en büyük marketi.
Facebook: Hiçbir içerik oluşturmadan dünyanın en büyük medya şirketi.
SocietyOne: Hiç parası olmayan dünyanın en büyük bankası.
Netflix: Hiçbir sinema salonuna sahip olmadan dünyanın en büyük sinema yayın şirketi.
Apple-Google: Hiç uygulama yazmadan dünyanın en büyük uygulama satış şirketleri.
Son yıllarda adını sıklıkla duyduğumuz dijital girişimcilik örneklerinden birisi de Çin’deki WeChat’tir. WeChat adlı uygulama 2011’de Çin’in ülkedeki interneti kısıtlayıcı politikalarından doğan bir mesajlaşma ve arama uygulaması olarak pazara girerken bugün artık Çin halkı için alışverişten oyuna, taksiden toplu taşımaya kadar her şeyin uygulamasına dönüşmüş durumdadır.
Dünyadan başarılı dijital girişimciliğe verilen örneklerin listesine Türkiye’den de katkıda bulunan hikayeler çıkmaktadır. Yemek Sepeti, Sahibinden, Trendyol, Onedio, Youthall, Udemy, Armut.com, Peak Games, Ay Yapım, BiTaksi, Getir gibi şirketler son 10 yılda kurulmuş ve birer başarı hikayesine dönüşmüş girişimlerdir. Pandemi ile iş hacmini büyüterek dijitale daha fazla yatırım yapan bu şirketler zamanının çok ötesinde tüketici ihtiyaçlarını fark edip bunu bir iş fikrine dönüştürebilen markalardır. Örneğin, 2009’da moda, giyim, tekstil alanında faaliyet göstermek üzere e-Ticaret sitesi olarak ortaya çıkan Trendyol, Alibaba gibi dünya devinin Trendyol’a yatırım yapması ile büyümesini hızlandırmıştır. Ardından, online