AÖF Soru Bankası

Sosyal Medya YönetimiÜnite 2 Özeti

Sosyal Medya ve Dijital Kültür

SMY107U-SOSYAL MEDYA YÖNETİMİ

Ünite 2: Sosyal Medya ve Dijital Kültür

Giriş

Dijital kültür dijital dünya içerisinde kişilerin, grupların, toplumun ürettiği, yapıp ettiği her şeyi kapsar. Bu ünitede öncelikle kültürün ne anlama geldiğinden ve hangi özelliklere sahip olduğundan bahsedilecektir. Daha sonra dijitalleşme sürecinin insanın ürettiği her şeye sinmesiyle oluşan, katılım ve kullanıcının ürettiği içerikle yapılanan dijital kültür kavramı açıklanacaktır. Son olarak, dijitalin ve dijitalin kökenini oluşturan bilgisayarın ve internetin tarihçesine değinilecektir.

Kültür Kavramı ve Kültürün Özellikleri

Günümüzde kültür, içinde yaşadığımız toplumda öğrendiğimiz her şeydir. Sosyal psikolojik yaklaşımlara göre kültürümüz bize bir dizi kimlik ve bu kimliği tanımlamamızı sağlayan bir dizi vasıf sağlar. Neyi düşüneceğimizi, nasıl giyineceğimizi, neyi nasıl yiyeceğimizi, nasıl konuşacağımızı, birbirimizle nasıl iletişim kuracağımızı, ananelerimizi, örflerimizi, ahlaki değerlerimizi, çevremizi nasıl algılayacağımızı belirler. Kültür bizim için dünyayı anlamlı kılar (Hogg ve Vaughan, 2011). Kültür; dile, inançlara, normlara, geleneklere, rollere, bilgiye, beceriye işaret eder ve bunları birleştirerek bir toplumun yaşama şeklini oluşturur. Bu yaşama şekli, eşdeyişle kültür, bir kuşaktan diğer kuşağa aktarılarak nesiller boyu öğretilir (Browne, 2015).

“Kültür, toplumun üyesi olarak insanın, yaşayarak, yaparak öğrendiği ve aktarıp öğrettiği maddi manevi her şeyden oluşan karmaşık bütündür” (Güvenç, 2007). Marksist bakış açısına göre ise kültür, doğanın yarattıklarına karşılık, insanoğlunun yarattığı her şeydir. Aslında kültür dediğimiz şey, insanın yapıp ettiği her şeyi içine alır. İyi ya da kötü, estetik ya da değil, doğru ya da yanlış, ahlaklı ya da ahlaksız, haklı ya da haksız, insanın kendisinin ürettiği her şey kültüre dahildir. Ürettiğimiz, yaşadığımız, yarattığımız her şey kültürün sınırları dahilindedir. İnsan kültürel bir varlıktır.

Kültürün Özellikleri

1. Kültür öğrenilir: Kültür içgüdüsel ya da kalıtsal değildir, her bireyin doğduktan sonraki yaşantısı içerisinde kazandıklarıyla, ona aktarılanlarla oluşur. 2. Kültür tarihîdir ve süreklidir: Kültür insanlar tarafından kendilerinden sonraki nesillere aktarılır. Bu bağlamda tarihî ve süreklidir. 3. Kültür toplumsaldır: Kültür tarafından öğretilenler örgütlenmiş birliklerde, kümelerde ya da toplumlarda yaşayan insanlar tarafından yaratılır ve ortaklaşa paylaşılır. 4. Kültür ideal ya da idealleştirilmiş kurallar sistemidir: Sistemin üyesi olan birey, kültürel kuralı ve kurala uymayan davranışları hemen tanır. 5. Kültür ihtiyaçları karşılayıcı ve doyum sağlayıcıdır: Kültür, temel biyolojik ihtiyaçları ve bunlardan doğan ikincil ihtiyaçları önemli ölçüde karşılar.

6. Kültür değişir: Kültür statik bir kavram değildir, değişiklik gösterir. Değişme de uyum yoluyla gerçekleşir. 7. Kültür bütünleştiricidir: Uyum sürecinin sonucunda belli bir kültürün öğeleri uyumlu ve bütünleşmiş bir sistem oluşturmak eğiliminde olur. 8. Kültür; bir soyutlamadır: Kültür sadece maddi, gözlemlenebilir özelliklerden oluşmaz.

Dijital Kültür ve Temel Özellikleri

Sosyal medya, iletişimin ve kültürel üretimin birçok boyutunu büyük ölçüde değiştirmiştir. Bu bağlamda toplumsal yapı da değişmiştir. Toplumsal yapı, üretim, deneyim ve iktidar ilişkilerinden oluşur. Üretim, insanın madde (doğa) üzerindeki, onu kendine mal etme, taşıdığı özelliklerle bir ürüne dönüştürme, eşitsizce tüketme, toplumsal olarak belirlenmiş hedefler için artı değer biriktirme etkinliğidir. Kültür ve teknoloji, dinamik bir ilişki içerisindedir. Biri diğerinden etkileniyor ve diğeri tamamen etkiliyor gibi bir ilişki bulunmamaktadır. İkisi karşılıklı olarak birbirinden etkilenmekte ve birbirlerini de etkilemektedirler. Kültür, genellikle teknoloji tarafından sınırsızca etkileniyor gibi gözükse de teknoloji de kültür tarafından yoğun bir şekilde etkilenmektedir.

Dijital Kavramının Kökeni

Dijital kavramı köken olarak “digit”ten gelir. Digit ise “digitus”a bağlıdır. Digitus, parmak veya ayak parmağı anlamındadır (Balbi ve Magaudda, 2018: 7). O yüzden kavram, 10’dan az olan sayıların parmaklarla sayılmasını betimler ki zaten parmakla sayma anlamında da kullanılır. Aslında en temelde ondalık basamaklarla ilişkilidir.

Dijitalleşme, her şeyin 0’lar ve 1’lerden oluşan dizilerin oluşturduğu ayrı ayrı bitlere dönüştürülebilmesi anlamına gelir (van Dijk, 2016). Daha önce farklı biçimlerde ifade edilen içerikleri sayılara dönüştürme işlemidir. Dijitallik, günümüzün yaşam tarzını diğerlerinden bariz bir şekilde ayırır ve hem eserleri/ürünleri hem de anlamlandırma ve iletişim sistemlerini kapsar (Gere, 2008).

Dijital Kültür

Dijital kültürün nasıl oluştuğunu anlamak için bu özelliklere bakmak yerinde olacaktır.

Sayısal temsil: Dijital medya matematiksel bir mantıkla tanımlanır. Bütün yeni medya objeleri sayısal bir haldedir, matematiksel olarak tanımlanabilir ve algoritmalar aracılığıyla manipüle edilebilir

Modülarite: Modülarite yeni medyanın fraktal yapısıyla ilgilidir. Tıpkı fraktalin farklı ölçeklerde aynı yapıya sahip olması gibi yeni medya objesinin de her tarafında aynı modüler yapı vardır. Fraktal birbirine benzer birçok geometrik şeklin oluşturduğu yapıdır.


Otomasyon: Dijital medyanın sayısal temsili ve modüler yapısı; medya yaratımı, manipülasyonu ve erişimiyle ilgili birçok işlem otomasyonuna izin verir.

Değişkenlik: Medya nesnesi sabit değildir, Hiç bir şeyin sabit dijital versiyonu yoktur, potansiyel olarak sonsuz versiyonları ve varyasyonları vardır.

Kültürel kod çevrimi: Medyanın bilgisayarlaşmasının en önemli sonucudur. Kültürün ve bilgisayarın karışımını gösterir. Teknik olarak “kültürel kod çevrimi”, bir yeni medya objesinin bir formattan başka bir formata dönüştürülmesini ya da farklı aygıtlarda gösteriminin sağlanması için uyarlanmasını içerir. Örneğin bir görüntüyü TIFF formatından JPEG formatına dönüştürebilirsiniz.

Dijital kültür, internet, transhümanizm, yapay zekâ, siber etik, güvenlik, mahremiyet, politika, hackerlık, sosyal mühendisliktir. Dijital kültür, sosyal medyayı başkalarıyla ana iletişim, etkileşim biçimimiz olarak kullanmak, hayatımızın her anını internette paylaşmak, özçekim (selfie) fenomeni, canlı yayın takıntısı, çevrimiçi toplulukların sağladığı anonimlik imkânı, Apple Pay, Android Pay, giyilebilir teknolojiler, iletişimi kuvvetlendirmek için emojileri kullanmak, internet bağımlılığı, cep telefonu bağımlılığı, paylaşım ekonomisi, talebe bağlı ekonomi, bulut bilgi işlem ve depolama, nesnelerin internetidir. Tüm bu teknolojik gelişmeler, dijital kültür bağlamında ele alınmalıdır. Ancak, bu teknolojilerin kültürü etkilediği şeklinde tek yönlü bir yaklaşım yanlış olacaktır çünkü kültür de bu teknolojileri etkilemektedir.

Dijital kültürde medya için (ses, filmler, oyunlar, metinler) yeni dağıtım seçenekleri ortaya çıkmıştır. Sadece yeni depolama örnekleri değil aynı zamanda her boyutta çoğalan ekranlarla etkileşime geçiş süreci oluşmuştur. Bu iletim ve dolaşım ağları (UseNet ya da BitTorent, YouTube ya da Vimeo, Hulu ya da Netflix, TikTok ya da Twitch gibi) medya endüstrilerinin bazı temel ilkelerine meydan okur ve yeni bilgi ve eğlence biçimleri üretir.

Dijital Kültürün Temel Özellikleri

Van Dijk’a göre (2016) dijital kültürün altı temel özelliği mevcuttur:

• Önceden programlanma ve yaratıcılık • Parçalanma ve kolaj • Kullanıcı üretimi • Hızlanma • Görselleştirme • Nicelleştirme

Önceden programlanma ve yaratıcılık: Dijital çağ ile birlikte kişiler, giderek artan bir şekilde başkalarının yarattığı şey üzerine çalışmaya, onları işlemeye ve uyarlamaya başlamışlardır. Multimedya, kullanıcıları video kolajı yapmalarını, bir müzik parçasının bir bölümünü CD’den kaydedip üzerinde oynamalarını, başka yerde kullanmalarını vb. olanaklı kılar. Dijital çağ ile birlikte

kaynak ve sonuç arasında niteliksel olarak daha fazla araç bulunmaktadır. Bir başlangıç noktası olan kaynaktan bir sonuca, esere ulaşmak için arada çok fazla araç seçeneği vardır.

Parçalanma ve kolaj: Dijitalleşme, analog kaynakların teknik olarak bitlere ve baytlara bölünmesine neden olur. Bu da bu kaynakların içeriğinin sınırsız bir şekilde bölünmesini sağlar.

Kullanıcı üretimi: Dijitalleşme kullanıcılara, yazı, resim, fotoğraf, video gibi kültürün daha yüksek formlarına katkıda bulunmalarını hatta sanat olarak nitelendirilebilecek ürünler üretmelerini kolay hale getirmiştir.

Hızlanma: Dijitalleşme, enformasyon ve iletişim sinyallerinin üretimini, yaygınlaşmasını ve tüketimini artırmış, her şeyi “hızlı” hale getirmiştir.

Görselleştirme: Dijitalleşmeyle birlikte, ekranlar da dijital kültürün bir parçası olmuştur. Artık ekranlar her yerdedir. Ekranın bu heryerdeliği de basılı metinlerin, sadece sesin ya da yüzyüze iletişimdeki işaretlerin yerini almıştır.

Nicelleşme: Dijital kültür yoğun enformasyon ve iletişim nedeniyle zenginleşmektedir. Kullanıma kıyasla gereğinden fazla enformasyon üretilmektedir.

Dijital Kültür ve Katılım

Dijital kültür, kullanıcıların yalnız bilgi tüketmediği aynı zamanda çeşitli şekillerde katkıda bulunduğu katılımcı kültür (participatory culture) olarak da tanımlanmaktadır. Özellikle katılımcı web de denilen Web 2.0’ın bu süreci başlattığı aşikardır. Kullanıcının ürettiği içerik bazen önemsiz olarak nitelense de bu platformlar aynı zamanda sosyal ve politik katılım için yeni ve verimli yollar sağlamaktadır.

Deuze (2006), dijital kültürü, katılımcı (participant), iyileştirme (remediation) ve brikolaj (brikolage) bileşenleriyle kavramsallaştırmıştır:

a. Katılım (participation): Dijital kültür bize bir katılımcı kültür sunmuştur. Bu kültür katılımcı bir kültürdür ve bu kültür içerisinde sadece tüketiciler yer almaz, aynı tüketiciler üretici kavramıyla da anılmalıdırlar. Dijital kültür, ağa dahil olan herkesin ürettiği her şeyle müsemmadır ve ağa dahil olan herkes birer üretici olma adayıdır.

b. İyileştirme (remediation): Her yeni medya eski medyadan ayrıksılaşmıştır ancak aynı zaman da eski medyayı yeniden üretir, eski medya da yeni medyanın meydan okumalarına yanıt verebilmek için kendisini yeniden şekillendirir.

c. Brikolaj (Brikolage): Brikolaj, kelime anlamıyla, eldeki malzemelerle yeni nesnelerin yaratılmasıdır. Mevcut eserler, ürünler kullanılarak, parçalar birleştirilerek yeni nesneler yaratılması sürecidir. Dijital kültür bağlamında ise brikolaj önemli bir bileşendir. Açık kaynak hareketleri,


oyun yazılım şirketleri tarafından yazılım geliştirme kitlerinin piyasaya sürülmesi, wiki tabanlı yazılımları kullanan tüm içerik üretimlerinin kolektif olarak yapılması brikolaja örnek verilebilir.

Kullanıcının Ürettiği İçerik

İnternet ve ağ teknolojilerinin yükselişe geçmesiyle birlikte dört süreç gerçekleşmiştir:

• Bilgiye erişim, artan bilgi kaynakları seçenekleri nedeniyle “ürünü müşteriye itme” temelli geleneksel yayın medyasına zıt olarak giderek daha fazla “bilgi çekme” temelinde düzenlenmektedir. • Bilgi üretim ve dağıtım araçları çok daha yaygın hale gelmiş ve demokratikleşmiştir. Artık bilgi üretme yeteneği küçük bir azınlığın veya belli çıkarları nedeniyle ittifak içinde olan seçkinlerin tekelinde değildir. Eskiden sadece tüketici olanlar artık üretebilir hale gelmiştir. • Ağ teknolojisi, kullanıcıların, fanların ya da tüketicilerin ilgileri bağlamında gruplar oluşturmak için birbirleriyle doğrudan iletişim kurabilecekleri toplu organizasyon ve katılım araçları sunmaktadır. • Dijital içerik kolayca üretilir, kopyalanır, değiştirilir, paylaşılır ve dağıtılır haldedir. Böylece dijital bilgi ve ürünler talep edeni çok olmayan bir hale dönüşmüştür, artık herkes tarafından sınırsızca kullanılır haldedir (Miller, 2020).

Kullanıcının tüketici rolünden üretici rolüne geçtiği süreç için literatürde bazı tanımlar kullanılmaktadır.

Bruns (2006), kullanıcının ürettiği içerikle ilgili olarak üretkenkullanım kavramını öne sürer. Bilgi ve kültürel ürünlerin, hem geleneksel tüketicileri ve üreticileri içeren komünal ve ağ bağlantılı bir çevrede üretkenkullanım yapıldığı, bu tür bilgi ve ürünlerin bir kişiye ait, bir kişinin sahip olduğu ve onun tarafından kontrol edilen bitmiş ürünler olmadığını, o komünal topluluğa ait, tamamlanmamış süreçler olduğunu belirtir. Üretkenkullanım süreci, daha fazla iyileştirme arayışıyla mevcut içeriğin işbirliği içerisinde sürekli olarak inşa edilip genişletilmesidir (Bruns, 2006). Bruns’a göre (2007), üretkenkullanımın 4 temel özelliği vardır:

1. Açık katılım, komünal değerlendirme 2. Akışkan heterarşi, Ad hoc meritokrasi 3. Bitmemiş eserler, devam eden süreç 4. Ortak mülkiyet, bireysel ödüller.

Açık katılım, komünal değerlendirme: Üretici topluluğu tarafından katkının yararlı olduğu düşünüldüğünde, farklı kişilerin sözkonusu ürüne katılmalarına izin verilir. Daha fazla katılımcı öncekilerin katkılarını inceleyebilir, değerlendirebilir ve katkılarını artırabilir, böylece güçlü ve yükselen bir kalite değeri olacaktır.

Akışkan heterarşi Ad hoc meritokrasi: Bu özelliğe geçmeden önce heterarşi, Ad hoc ve meritokrasi kavramlarını tanımlamak yerinde olacaktır. Heterarşi, hiyerarşi kavramının zıttı olarak ele alınabilir. Hiyerarşinin aksine koşullara bağlı olarak herhangi bir birimin bir başkası tarafından yönetilebileceği, hiçbir birimin diğer birimlere hükmetmediği, otoritenin hiyerarşideki gibi tek elde toplanmayıp dağıtıldığı bir yönetim ve organizasyon biçimidir. Ad hoc, amaca özel, geçici anlamında kullanılır. Meritokrasi ise liyakate dayalı bir yönetim biçimidir.

Bitmemiş eserler, devam eden süreç: Üretkenkullanım, ürünlerin tamamlanmasına yönelik çalışmaz, son kullanıcılara ve tüketicilere dağıtım için tamamlanmayı amaçlamaz. Bunun yerine topluluğun içeriğini kademeli olarak iyileştirmesini amaçlar, evrimsel bir süreçle meşgul olur. Bu tür kademeli ve olasılıklı süreçlerde bireysel üreticiler tarafından düşük kaliteli katkılar yapıldığı durum da kalitede geçici düşüşler yaratabilir ama zaman içinde bu tür olumsuz katkılardansa olumlu katkılar daha ağır basar duruma gelecektir.

Ortak mülkiyet, bireysel ödüller: İçerik geleneksel anlamda bir yazara ya da üreticiye ait değildir, bir üretkenkullanım topluluğu tarafından yaratılmaktadır. Üretkenkullanım projelerine katılım, üretkenkullanıcıların paylaşılmış ortak bir amaca katkıda bulunma yetenekleriyle motive edilir.

Dağıtılmış yaratıcılık (Distrubuted creativity): Dağıtılmış yaratıcılık, iş birliği yapan grupların yaratıcı bir ürün ürettiği durumları ifade etmek için kullanılır. Bu süreçte iş birliği önemlidir ve bir grup aşağıda belirtilen dört özellik ile daha uyumlu hale geldikçe işbirlikçi ortaya çıkmaların (collaborative emergence) olasılığı da yükselmektedir:

• Etkinliğin önceden belirlenmiş, bilinen bir bitiş noktası yerine öngörülemeyen bir sonucu vardır; • Süreç içerisinde an be an olumsallık vardır: her kişinin eylemi bir öncekine bağlıdır; • Herhangi bir eylemin etkileşimsel etkisi, diğer katılımcıların takip eden eylemleriyle değiştirilebilir; • Süreç işbirlikçidir ve her katılımcı eşit katkıda bulunur (Sawyer ve DeZutter, 2009).

Algoritmik Kültür

Veriler gibi algoritmalar da insan veya makine tarafından üretilebilir. Ve artık algoritmalar, özne-nesne ilişkilerini yeniden tanımlayacak şekilde konuşlandırılmaktadır. Algoritma ve veriler birlikte, bizim eriştiğimiz şeyleri filtrelerler, görünmeyen eller ve bilinmeyen mantıklarla metinlerimizi üretir, metinlerimizi yeniden şekillendirirler (Uricchia, 2017).

Algoritmik kültür, insanların, mekanların, nesnelerin, düşüncelerin sıralamasının, sınıflandırılmasının ve aşamalandırılmasının giderek daha fazla bilişimsel süreçlere devredilmesi sonucu oluşan kültürdür. Algoritmik


kültürde kültürel üretim ve dağıtım; bilgi, kalabalıklar ve algoritma arasındaki ilişkiye dayanır (Striphas, 2015).

Dijital Kültürün Tarihsel Başlangıcı ve Yakın Tarihi

Reed (2019), internetin gelişimini yedi aşamada ele alır. Bu gelişim aşamaları dijital kültürün nasıl bir yönde ilerleyeceğine dair de belirleyici olmuştur:

1) Askerî/akademik internet (1970’lerde ve 1980’lerde); 2) Bilimsel/akademik internet (1980’lerde); 3) Avangart karşı kültür interneti (1990’ların başında); 4) Halka açık internet (1990’ların ortalarında); 5) Ticari internet (1990’ların sonlarında); 6) Evcilleştirilmiş internet (yirminci yüzyılın son on yılından beri giderek artan bir şekilde); ve 7) Web 2.0/etkileşimli İnternet (2000’lerin başından itibaren).

Bu aşamaların veya versiyonların her biri, önceki aşamaların öğeleriyle örtüşür ve kısmen bunları içerir, aşamalar arasındaki sınırlarsa geçirgendir.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında