SHZ314U-TOPLUMLA SOSYAL HİZMET
Ünite 6: Sosyal Planlama
Sosyal Planlamanın Temel Nitelikleri
Sanayileşme ve kentleşmeyle birlikte karmaşıklaşan insan ilişkileri ve toplumsal yapı sorunlarını çözmek geleneksel yöntemlerle mümkün olmadığı için kısa, orta ve uzun vadeli sosyal planlamaya ihtiyaç duyulmaktadır. Sosyal hizmet sunan kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarında araç olarak kullanılan sosyal planlama, toplumsal değişime yön verme ve insani kalkınmayı sağlama açısından önemli fonksiyonlara sahiptir.
Devletin ekonomik ve toplumsal hayata müdahalesinin bir aracı olan planlama daha çok gelişmekte olan ülkelerde ekonomik kalkınma amacıyla uygulanmaktadır. Türkiye’de planlama deneyimi temel olarak üç süreçten geçerek günümüze kadar gelmiştir: 1930’ların sanayi planlaması, 1960-1980 yılları arasındaki kalkınma planlaması, 1980 sonrası özel sektör ağırlıklı piyasa planlaması şeklinde planlı kalkınma süreci devam etmiştir. Daha önceki planlarda sosyal hedeflere yer verilmezken 1960 yılından itibaren hazırlanan Beş Yıllık Kalkınma Planlarında iktisadi ve toplumsal sorunlar birlikte ele alınmaya başlanmıştır.
Yönetimlerin temel bir işlevi olarak kabul edilen planlama, kamu yönetiminde devletin kendini planlaması ve kendisiyle birlikte toplumsal yaşamı planlayarak sosyal adaleti tesis etmeye çalışması şeklinde ortaya çıkmıştır. Sosyal planlama daha çok toplumsal yaşama ilişkin gelecekte gerçekleştirilmesi veya ulaşılması düşünülen amaçlara hizmet eder. 5 Ekim 1960’da kurulan Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) devletin ekonomik, sosyal ve kültürel amaçlarının belirlenmesinde hükûmetlere danışmanlık yapmış, kalkınma planlarını ve yıllık planları hazırlamıştır. 2011 yılında kapatılan DPT’nin görevini Kalkınma Bakanlığı sürdürmüştür. 2018 yılında ise Kalkınma Bakanlığı ile Maliye Bakanlığının Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü birleşerek Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı oluşturulmuştur.
Yönetim ve organizasyon alanının temel unsurlarından birisi olan planlama, geleceğe yönelik arzu edilen hedeflere ulaşmak amacıyla, sistemli eylem programları hazırlama süreci olarak tanımlanmaktadır. Yönetim süreci; planlama, örgütleme, kadrolama, yöneltme, koordinasyon ve denetim fonksiyonlarını içermektedir. Planlama sayesinde amaçlara ve hedeflere ulaşmak için kurumun elindeki imkân ve kaynakların tahsisi, yapılacak işlerin zaman çizelgesi içinde programlanması, bu işleri yapacak insan kaynağına görevlerin dağıtılması ve eylem için uygun yöntemlerin seçilmesi mümkün olur. Sosyal planlamanın işlevini yerine getirebilmesi için bazı temel ilkelere uygun olarak hazırlanması gerekmektedir. Bu ilkeler şunlardır: Amaç, açıklık, denetim, esneklik, dengelilik, ekonomiklik, koruma.
Sosyal planlama verilerin toplanıp bilgiye dönüştürülmesinden başlayarak, planın ortaya çıkarılmasına kadar geçen aşamaları içeren bir süreç
vardır. Bunun için sosyal hizmet sunan kamu kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları stratejik planlama adı verilen bir yöntem kullanırlar.
Sorunların, İhtiyaçların ve Fırsatların Analizi
Stratejik plan hazırlarken sosyal hizmet örgütlerinin uygun amaç, hedef ve stratejiler oluşturabilmek için fırsat (F) ve tehditler (T) ile güçlü (G) ve zayıf (Z) yönleri incelemesi ve analiz etmesi gerekir. GZTF analizinin amacı, örgütün güçlü yanlarına odaklanmak, zayıf yanlarını güçlendirmek, fırsatlardan yararlanmak ve tehditleri ortadan kaldıracak stratejiler geliştirmektir.
Sosyal hizmet örgütleri için durum analizi kapsamında yapılması gereken en önemli değerlendirmelerden birisi de paydaşların (bireyler ve/veya kurumlar) belirlenmesi ve görüşlerinin alınmasıdır.
Örgütün Misyonunun ve Vizyonunun Geliştirilmesi
Sosyal hizmet örgütlerinin temel amacı risk grubu birey, grup ve toplulukların ihtiyaç duyduğu sosyal hizmetleri kamunun ve toplumun kaynaklarını kullanarak yasalar ve etik değerler doğrultusunda yerine getirmektir. Sosyal hizmet kurum ve kuruluşlarının misyonu örgütün varlık nedenini ifade eder. Misyon “Biz neyiz?”, “Görevimiz nedir?”, “Gelecekte görev ve sorumluluğumuz ne olmalı?” gibi temel sorulara cevap verecek şekilde düzenlenir. Sosyal hizmet örgütleri için oluşturulacak misyon cümlesi topluma, hizmetten yararlananlara ve çalışanlara yeterli bilgi verecek, örgütü diğerlerinden ayırt etmeyi sağlayacak özellikte olmalıdır. Örgütlerin stratejik planlarının hazırlanması sürecinde misyonla birlikte vizyon belirleme de önemli bir yere sahiptir. Stratejik plan, misyon ve vizyon belirlenerek oluşturulur. Örgütün geleceğiyle ilgili yol haritası sunan vizyon, uzun dönemli hedeflere işaret eder. Vizyon örgütün elde etmeyi hayal ettiği en uzak, en genel ve en kapsamlı amaçlarını içerir. Sosyal hizmet kurumlarının oluşturduğu vizyon cümlesinin temel özellikleri şunlardır: Uyumluluk, gelecek güvencesi hissettirme, gerçekçilik, gelecek görüntüsü.
Temel Değerlerin Belirlenmesi
Kurumun sahip olduğu yönetim biçimini, etik ve kurumsal davranış kurallarını, örgüt kültürünü ifade eden ilkeler temel değerleri oluşturmaktadır. Değerler örgüt içinde insanlara nasıl davranılması gerektiğini, işlerin nasıl yapılacağını ve karar vermede hangi yöntemlerin kabul edilebilir olduğunu tanımlar. Temel değerler, sosyal hizmet örgütlerinin kurumsal kimliğinin arka planında var olan ve çalışanların davranışlarını etkileyen, yaygın olarak kabul gören etik ilkeler, değer ve inançlar bütünüdür. Bu değerler sosyal hizmetin temelini oluşturan insan hakları ve sosyal adalet ilkeleri esas alınarak geliştirilmiştir. Temel değerler üç grupta toplanır:
• Kişiler: Örgütün çalışanlarına ve paydaşlarla ilişkilere yönelik değerler. • Süreçler: Örgütün yönetim, karar alma ve hizmet sunumu sürecine ilişkin değerler.
• Performans: Politika oluşturma sürecinin ve örgüt tarafından sunulan hizmetlerin kalitesiyle ilgili değerler.
Amaçların ve Hedeflerin Belirlenmesi
Amaçlar, sosyal hizmet örgütünün belirli bir zaman diliminde misyonunu yerine getirme ve vizyonuna ulaşma biçimine işaret eden, sonuca odaklanmış, orta ve uzun vadede olmak istediği yeri gösteren ifadelerdir. Sosyal hizmet kurumlarının hedeflerini gerçekleştirmesinde yol gösterici niteliğe sahip olan amaçların iddialı fakat gerçekçi ve ulaşılabilir olmasında yarar vardır.
Amaçlar örgütün başarmaya çalıştığı uzun dönemli ve genel nitelikli sonuçları ifade etmelidir. Bu açıdan amaçlar ölçmeye dayalı olmayan, zaman sınırı belirtilmeyen, açık uçlu ve genel ifadelerdir; sayısal olarak neyin, ne zaman başarılacağını göstermezler. Bu özellikleriyle amaçlar hedeflerden ayrılmaktadır. Çünkü hedeflerin zaman sınırı içeren, ölçülebilir ve kısa vadeli olmaları beklenir. Hedefler amaçların gerçekleştirilmesi için ortaya konulan spesifik ve ölçülebilir alt amaçlardır. Hedefler; amaçların somutlaştırılmış, ayrıntılandırılmış ve rakamlarla ifade edilmiş hâlidir.
Performans Göstergeleri
Sosyal hizmet örgütlerinin stratejik amaç ve hedeflere ne kadar ulaşıldığının ölçülmesi performans göstergeleriyle gerçekleştirilir. Performans göstergeleri belirlenmediğinde hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığı anlaşılamaz. Ölçülebilirliğin sağlanması bakımından performans göstergelerinin zaman, kalite ya da maliyet cinsinden ifade edilmesi gerekmektedir. Sosyal hizmet örgütlerinde performans göstergeleri; girdi, çıktı, verimlilik, sonuç ve kalite göstergeleri olarak beş alan açısından değerlendirilmektedir.
Stratejiler
Stratejiler; amaç ve hedeflerin nasıl gerçekleştirileceğini belirten eylem planlarıdır. Sosyal hizmet örgütleri için strateji belirleme, örgütün mevcut durumu doğrultusunda hedeflenen sonuçlara nasıl ulaşılacağı sorusunu gündeme getirir. Örgütün hedeflediği sonuçlara ulaşabilmesi için araç olarak belirleyeceği hareket tarzı strateji oluşturmakla mümkündür. Strateji oluşturulurken sosyal hizmet örgütünün kaynakları ve farklı alanlardaki yetkinlikleri dikkate alınmalıdır.
İnsani Kalkınma Açısından Sosyal Planlama
Ülkelerin gelişmişlik düzeyinin açıklanmasında ekonomik kalkınma göstergeleri tek başına yeterli olmadığı için insan ve toplum odaklı göstergelere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu nedenle Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı kapsamında 1990 yılından itibaren gelirin yanında diğer sosyal göstergelere de bakmayı gerektiren İnsani Kalkınma Endeksi kullanılmaktadır. İnsani kalkınma, insanın iyi olma hâlinin geliştirilmesine yönelik yapılan her türlü yatırımı ifade etmektedir. Bireylerin sosyal,
kültürel, politik, ekonomik tercih ve seçeneklerinin artırılmasına vurgu yapılmaktadır.
İnsani kalkınmanın ölçülmesinde üç temel ölçüt esas alınmaktadır: (1) Uzun ve sağlıklı yaşam, (2) bilgiye erişim ve (3) insana yakışır bir yaşam standardına sahip olma.
Sosyal adalet, gelirin eşit dağılımı, kaynakların tasarruflu kullanımı, insanların kapasitelerini geliştirmeleri için fırsatlar oluşturulması ve toplumsal barışın güçlendirilmesi gibi alanları kapsayan sosyal kalkınmanın sağlanması ancak sosyal planlamayla mümkündür. Bireylerin, ailelerin/grupların ya da bir bölgede yaşayan nüfusun ihtiyaçlarına ve sorunlarına odaklanan sosyal hizmet uzmanları, sosyal kalkınma sürecinde insanların geliştirilmesi ve güçlendirilmesine yönelik müdahale planları hazırlarlar.
Sosyal Planlamanın Uygulama Alanları
Sosyal planlama; risk grubu bireylerin ihtiyaçlarının karşılanmasını ve değerlendirme sonucu ortaya çıkan sorunlarının ele alınmasını sağlayacak amaçların belirlenmesi ve bu amaçların gerçekleştirilmesi için gerekli müdahalelerin kurgulanması şeklinde uygulanmaktadır (Holloway, 2015). Toplumla çalışmada sosyal planlama yapılırken topluluk üyelerinin ihtiyaçlarının tanımlanması ve sorunlarının belirlenmesinde bilimsel araştırma yöntemlerinden yararlanmak önemlidir.
Sosyal risk taraması sonucunda ön plana çıkan herhangi bir sorun varsa öncelikle o sorunun çözümüne yönelik planlama yapılmasında yarar vardır. Sosyal çalışmacının önceliği bu sorunun nedenlerini anlamaya yönelik mevcut durum analizi gerçekleştirmek ve bu analiz üzerinden amaç, hedef ve faaliyetler belirleyerek çözüme yönelik sosyal plan taslağı hazırlamaktır. Amaç ve hedefler genel anlamda ulaşılmak istenen sonuçları gösterir. Bu sonuçlara ulaşmak için yerine getirilmesi gereken faaliyetlerin ayrıntılı bir şekilde planlanması önemlidir. Planlanan hedeflere ulaşmak için yapılması gereken en önemli işlerden birisi de eylem planlarının hazırlanmasıdır. Eylem planında belirlenen amaç, hedef ve faaliyetlere göre bir yıllık süreçte kurumun neyi, ne zaman, kiminle, nasıl yapacağı gösterilmektedir.
Toplumla Çalışma Pratiğinde Sosyal Planlama
Toplumun üyelerinin aidiyetini geliştirme, düşünme, karar verme ve planlama süreçlerine katılımlarını artırma ve iş birliğini sağlamaya yönelik bir sosyal hizmet yöntemi olan toplumla çalışmada, sosyal planlama bir araç olarak kullanılmaktadır. Gelecekle ilgili olmasına rağmen sosyal planlama, gelecekte ortaya çıkması muhtemel sosyal sorunlar için şimdiden kararlar almakla ilgilidir. Bu yönüyle sosyal planlama müdahale öncesi yapılan bir hazırlık olarak hedefe yönelik önceden atılması gereken adımların belirlenmesidir. Sosyal planlama ile kaynaklar, riskler, rol ve sorumluluklar gözden geçirilip en doğru kararın alınması sağlanmaktadır. Sosyal planlama
yaklaşımı, toplulukların ihtiyaç duyduğu hizmetlerin ve kamu mallarının düzenlenmesi ve eşit bir şekilde dağıtımının sağlanması amacıyla kullanılmaktadır.
Toplumla çalışma yöntemini kullanan sosyal çalışmacının bilgi, beceri ve değer temelinde sahip olması gereken temel yetenekler sosyal planlama çalışmaları için de geçerlidir: Planlama becerisi, iletişim becerisi, sorun çözme becerisi, yönetim ve organizasyon becerisi.
Sosyal hizmet alanında faaliyet gösteren dernek, vakıf ya da kâr amacı gütmeyen sivil toplum örgütlerinin sosyal planlamasının içeriğinde şunlara yer verilmelidir:
• Çalışanların, gönüllülerin ve liderliğin görevlendirilmesi, • Örgütün geçmiş ve bugünkü durumunun gözden geçirilmesi, • Örgütün misyonunun gözden geçirilmesi ve yeniden düzenlenmesi ya da geliştirilmesi, • Örgütün sahip olduğu olanakların, karşı karşıya olduğu olası tehditlerin ve fırsatların, güçlü ve zayıf yönlerden, en kritik olanlarının belirlenmesi, • Zayıflıkların giderilmesi, tehditlerin bertaraf edilmesi ve fırsatların yakalanabilmesi için hedeflerin ortaya konması, • Liderlerin ve yönetim sürecinin güçlendirilmesi için beyin fırtınası yardımıyla değerlendirmelerde bulunarak uygun stratejilerin seçilmesi, • Planın eleştirel bir bakış açısı ile sürekli olarak gözden geçirilmesi ve güncelleştirilmesi.