AÖF Soru Bankası

Toplumla Sosyal HizmetÜnite 5 Özeti

Sosyal Kalkınma

SHZ314U-TOPLUMLA SOSYAL HİZMET

Ünite 5: Sosyal Kalkınma

Giriş

Bir ülkedeki ekonomik büyümeye paralel olarak sağlık, eğitim, güvenlik gibi çeşitli sosyal göstergelerin iyileşmesi, kalkınma anlamına gelmektedir.

Sosyal kalkınma kavramı ise, ülkelerin kalkınma sürecinin dengeli bir şekilde gerçekleşmesi için ekonomik gelişme sağlanırken bu gelişmenin sosyal sorunları da çözecek bir şekilde yönlendirilmesini ifade etmektedir.

Sosyal Kalkınmanın Kavramsal Temelleri

Sosyal kalkınma, bir toplumda oluşturulan sosyal ve ekonomik gelişmişlik seviyesinin toplumun tüm kesimlerine eşit ve adil dağıtılmasına dayalı bir kalkınma anlayışıdır.

Sosyal kalkınma toplumsal sistemleri ve toplumdaki ilişkileri şimdiki ve gelecek nesiller için sağlıklı ve yaşanabilir bir dünya kurabilmek için şekillendirmeyi ve geliştirmeyi amaçlamaktadır. Bu yönüyle sosyal kalkınma insanı merkeze alan bir kalkınma yaklaşımını içermektedir.

Sosyal kalkınma konusu, sosyal hizmetle yakından ilişkili olup, toplumla sosyal hizmet uygulamaları açısından toplum örgütlenmesine dayalı sosyal kalkınma hedefleri çoğunlukla toplumun sorun ve gereksinimler üzerinde harekete geçirilmesini, dezavantajlı grupların korunmasını ve topluluktaki davranış biçimlerinin iş birliği ve ortaklığı yansıtması amacına yöneliktir.

Sosyal Kalkınma Ölçekleri

Sosyal kalkınmayı ölçmeye çalışan araçlarda yer alan değişkenler eğitim, sağlık, iş gücü, işsizlik, istihdam, ücret ve kazanç, sosyal güvenlik, konut, kent-belediye nüfusları, katılımcılık, nüfus vb. içermektedir.

İnsani Gelişme Endeksi (İGE), bir ülkedeki insani gelişmenin temel boyutlarını uzun ve sağlıklı yaşam, bilgiye erişim ve insana yakışır bir yaşam standardı olarak belirlemiştir. Endeksin hesaplanmasında dikkate alınan sağlık boyutundaki temel gösterge, doğumda beklenen yaşam süresiyle ölçülen uzun ve sağlıklı bir yaşamı ele alır. Bilgi boyutundaki, yetişkin okullaşma oranı 25 yaş ve üzeri kişilerin aldığı ortalama eğitim yılı üzerinden hesaplamaya katılmaktadır. Yaşam standardı boyutunda ise endekse, satınalma gücü paritesine göre hesaplanan kişi başına milli gelir yansıtılmaktadır. İGE’nin hesaplanması sonucunda oluşan değer 0 ve 1 aralığındadır.

Sosyal Gelişme Endeksi (SGE), bir ülkede yaşayan vatandaşların temel insani ihtiyaçlarını karşılayarak nitelikli bir hayat sürecekleri ve gelişim potansiyellerini gerçekleştirebilecekleri toplumsal koşulların sağlanmasına odaklanır. Bu yönüyle SGE’nin temel insani ihtiyaçlar başta olmak üzere ülkede tesis edilen refah seviyesini ve bireylere sağlanan gelişim fırsatlarını ele alan üç temel boyutu vardır (Kitabın 113 sayfasındaki, Şekil 5.1).

Sosyal Kalkınmada Toplumla Çalışmanın Rol ve İşlevleri

Sosyal ve ekonomik kalkınmaya yönelik fırsatlar sağlamak sosyal hizmet mesleği için her zaman öncelikler arasındadır.

Sosyal yapının gelişmesi ve değişmesinde öncelikli bir role sahip olan sosyal hizmet mesleği toplumla çalışma bağlamında güçlü bir mesleki altyapıya ihtiyaç duyar.

Toplumla çalışan sosyal hizmet uzmanları bir yandan dezavantajlı durumdaki bireylerin ve ailelerin eğitim, istihdam ve sosyal yardım gibi olanaklardan faydalanmaları için çaba gösterirken öte yandan bu çabalara temel oluşturacak sosyal politikalara da katkı da bulunur. Sosyal hizmet uzmanlarının başlıca rolleri arasında, planlı değişim sürecinin toplumla ve topluluklarla çalışırken etkin bir şekilde uygulanabilmesine özen göstermek bulunmaktadır.

Türkiye’de Sosyal Kalkınma ve Toplum Temelli Çalışma Girişimleri

Köy Enstitüleri

Köy enstitüleri, 1940 yılında çıkarılan yasayla uygulamaya konulmuştur. Temelde bir eğitim kurumu ve öğretmen yetiştirmeyi amaç edinen köy enstitüleri ortaya koyduğu vizyonla toplumsal kalkınmaya katkı veren bir yönelime de sahip olmuştur. Köy öğretmenlerinin görevleri köy halkının millî kültürünü yükseltmek, onları sosyal hayat bakımından çağın şartlarına göre yetiştirmek ve köyün ekonomik hayatını geliştirmek için tarım, sanat ve teknik alanlarında köylülere örnek olabilecek işler yapmak olarak saptanmıştır.

Halkevleri

Faaliyette bulunduğu 1932-1951 döneminde halkevleri, ülkenin içinde bulunduğu mevcut koşullar içerisinde halka ve devlete hizmetler sunmuş ve yürüttüğü faaliyetlerle Türkiye’nin sosyal kalkınma sürecine katkı veren kurumlardan biri olmuştur. Halkevlerinde yetişkin eğitimi bağlamında oluşturulan şubeler dil, edebiyat, tarih, güzel sanatlar, spor, sosyal yardım, kurslar, köycülük, müze ve sergi gibi farklı sosyal ve kültürel bileşenlerden meydana gelmiştir. Halkevlerinde kurulan halk dershaneleri ve kurslar sözü edilen sosyal ve kültürel gelişimin halkın nezdinde geniş kitlelere ulaştırılmasında etkili olmuştur.

Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP)

Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) başlangıçta Fırat ve Dicle nehirlerinin elektrik üretimi ve sulama konusundaki potansiyellerini harekete geçirebilmek için başlatılmıştır. Ancak ilerleyen süreçte sosyal ve ekonomik gelişmeyi de içerecek şekilde çok boyutlu ve çok sektörlü bir bölgesel kalkınma projesine dönüşmüştür. 1994 yılında açıklanan GAP Sosyal Eylem Planı’na göre projenin kapsamı sosyal bağlamda genişletilerek aşağıdaki amaçlar vurgulanmaktadır (GAP, 2018a):


• Ekonomik büyüme sürecini sosyal gelişme ile desteklemek • Sosyal hizmetlerin etkinliğini ve yaygınlığını artırmak • Bölge ile diğer bölgeler arasındaki sosyal gelişmişlik farkını uzun vadede ortadan kaldırmak • Bölge içindeki farklı sosyal grup ve katmanların kalkınma süreci ile bütünleşmelerini sağlamak • Kalkınma çabalarında halkın etkin katkı ve katılımını sağlamak • Sürdürülebilir kalkınmanın koşullarını yaratmak

GAP’ın güncel durumda sosyal kalkınma parametreleri olarak ağırlık verdiği üç temel konu eğitim, sağlık ve kültür-sanat-spor ekseninde ele alınabilir.

GAP’ın sosyal boyutunda uygulamaya konulan çalışmalardan biri de Çok Amaçlı Toplum Merkezleri (ÇATOM)’dir. ÇATOM yerel toplulukları güçlendirmeye yönelik hizmetler sunar.

Genel olarak ÇATOM’da uygulanan programlar şu şekilde belirtilebilir (Şeker, 2011):

• Eğitim programları • Sağlık programları • Kadın istihdamı ve girişimcilik • Sosyal destek • Dayanışma ve katılım • Sosyal ve kültürel etkinlikler

Kırsal Kalkınma

Kırsal alanlarda yaşayan insanların sosyoekonomik ve kültürel koşullarını olumlu yönde değiştirmeye yönelik süreçleri, faaliyet ve çalışmaları ifade eden kavrama kırsal kalkınma denir.

Pek çok kırsal kalkınma planının temelini, sosyal kalkınmanın dengeli olması, kırdan kente doğru göç hareketinin önlenmesi, kırsal alandaki üretim artışına dayalı refah olanaklarının artması oluşturmaktadır. Bu doğrultuda hazırlanacak kırsal kalkınma programlarında dikkat edilmesi gereken prensipler şu başlıklar altında belirtilebilir (Baykal, 2018):

• Kapsayıcılık • Bağımlılık yaratmama • Sürdürülebilirlik • Aşamalı olma • Katılım • Etkililik

Yoksullukla Mücadelede Sosyal Kalkınma

Yoksullukla mücadele konusunda, sosyal kalkınma bağlamında yapılması gerekenlerle ilgili gerçekleştirilecek politikaları şu şekilde sıralamak mümkündür (Bacak ve Uzunay, 2018):

• Merkezî yönetim ve yerel yönetimler arasında uyum ve eş güdüm, • Sektörler arası iş birliği olanakları, • Yerel ihtiyaçlara cevap veren projeler, • Yoksullara yönelik kaliteli ve ulaşılabilir hiz- metler.

Türkiye’de yerel yönetimler bağlamında belediyelerin sunduğu hizmetler vardır.

Özel işletmeler ve sivil toplum örgütleri toplum yararına hizmetler sunmak için yoksulluk konusunda projeler üretmektedir. Özellikle dernekler ve vakıflar tarafından üretilen projelerin Avrupa Birliği, UNICEF, UNDP, Çeşitli ülkelerin büyükelçilikleri gibi uluslararası kaynaklarla desteklendiği görülmektedir. Ulusal düzeyde ise yoksulluk ve diğer sosyal sorunların çözümüne katkı sunan projelere İçişleri Bakanlığı, TÜBİTAK ve KOS- GEB gibi kamusal kurumlar destek sunmaktadır.

Gönüllülük ve Gönüllülerin Yönetimi

Kişilerin özgür iradeleriyle ve maddi bir karşılık beklentisi olmadan bilgi ve becerilerini toplumsal fayda sağlamaya yönelik olarak kullanması, gönüllülük olarak ifade edilebilir. Bu tür davranış sergileyen kişilere ise gönüllü denir. Sahip olunan özelliklere göre gönüllüler ve gönüllülük çalışmaları farklı kategoriler altında tanımlanabilir. Bunların ele alınabileceği başlıklar aşağıda verilmektedir:

• Yaş grubu • Gerçekleşme şekli • Süresi • Gönüllülük motivasyonu • Bilgi ve beceri seviyesi • Görevlendirme türü • Görevlendirme amacı

Toplumla sosyal hizmet uygulamaları bağlamında düşünüldüğünde gönüllülerin üstlenebileceği roller ise aşağıdaki başlıklarla incelenebilir:

• Sosyal farkındalık • Eğitim • Boş zaman • Sosyal eylem • Profesyonel ve yönetsel görevler

Literatürde gönüllülerin organizasyondaki yerini belirleyen çeşitli katılım modelleri ve gönüllülerin hangi koşullarda ve ne şekilde organizasyona katkı sunacağını belirleyen farklı yapılanmalar görülmektedir (Kitabın 125. sayfasındaki Tablo 5.3).

Gönüllü Yönetimi: En genel tanımla gönüllü yönetimi, birbirinden farklı özelliklere sahip bireyler olan gönüllülerin ortak ve belirli hedefler doğrultusunda görevlendirilmesi, yönlendirilmesi, eş güdüm içinde çalışması ve izlenmesine yönelik faaliyetler olarak ifade edilebilir. Gönüllü yönetiminin aşamaları;


• Gönüllü ihtiyacının belirlenmesi • Gönüllü temini • Gönüllü oryantasyonu • Gönüllü eğitimi ve yetiştirilmesi • Gönüllü değerlendirmesi

şeklinde belirtilebilir (Arslan, 2018).

Gönüllülere değer vermek ve motivasyonlarını yüksek tutmak için çaba sarf etmek gönüllülük çalışmalarında önemli bir bileşendir. Motivasyon sağlama noktasında literatürde farklı hususlar üzerinde durulmuştur.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında