AÖF Soru Bankası
SHZ302U · Ünite 6

Sakatlık

İnsan Davranışı ve Sosyal Çevre II dersi, ünite 6 özeti

görülseler bile toplumdan dışlanmadıklarını belirtir. Kır Sakatlığı Adlandırmak merkezli, iş birliğine dayalı çalışma yaşamından,

Sakatlığın adlandırılması konusunda tartışma ve kapitalizmin gelişimiyle bireysel ücretli işçi etrafında anlaşmazlıklar hâlen devam etmektedir. Aslında bu pek de örgütlenmiş, kent merkezli, fabrikada üretimin yapıldığı şaşırtıcı değildir; zira gerçekte dışlanmış diğer bütün çalışma yaşamına geçilmesiyle sakat kişiler üretim grupların adlandırmasında olduğu gibi sakatlığa atfen sürecinden dışlanmıştır. kullanılan her terim arkasında ideolojik bir bagaj taşımaktadır. Biz bu ad tartışmasına sadece İngilizce ve Sakatlık ve Normalliğin İnşası: Sakatlığın “patolojik” Türkçede aşinayız ama diğer dillerde de paralel dolayısıyla “anormal” olarak görülüp tıbbileştirilmesi, tartışmaların yapılıyor olması çok muhtemeldir. zorunlu olarak bir “normal” kategorisinin tanımlanmasını İngilizcede “ability” bir şey yapabilmek, “disability” ise gerektirir. Sanılanın aksine, insan beden ve davranışlarına bir şey yapma yetisinden mahrum olmak demektir. atfedilen “normal” ve ona bağlı olarak “anormal” terimleri İngilizcede günlük dilde “yeti yitimleri olan insanları sosyal dünyanın kendisinde olan değil, toplumların inşa (people with impairments) sakat olarak nitelendirmek, bu ettiği ve doğallaştırdığı kategorilendirme sıfatlarıdır. insanların, bedensel ya da zihinsel açıdan “anormal” Normalliğin neden daha önce değil de on dokuzuncu ölçüde “eksikliği” ya da “yetersizliği” olduğu için yüzyılda icat edildiği sorusunu Davis (2011) istatistik adı “normal” faaliyetlere katılamayan insan grubunun üyesi verilen bilgi dalının ortaya çıkmasına bağlar. “Ortalama” oldukları anlamına gelmektedir”. Thomas (2011) aslında ve “norm” gibi kavramlar bu bilgi dalına aittir. Önceleri sakat kişilerin yeti yitimlerinden dolayı değil, büyük bilgiye dayalı devlet politikaları geliştirmek için işlevsel ölçüde toplumun önlerine diktiği fiziksel ya da tutuma olan istatistik, sonradan sağlık ve hastalık verilerini bağlı engeller yüzünden yaşamlarının sınırlandığının açık değerlendirmek için kullanılmaya başlayınca, beden, hâle geldiğini vurgular. istatistiğin konusu hâline geldi.

Türkçede sakatlığa atfen kullanılan üç terim sakatlık, Bireyselcilik: Sakatlığın tıbbileştirilmesinde ele alınması “özürlülük” ve “engellilik”tir. “Özürlülük” teriminin sakat gereken ikinci nokta, sakatlığın bireyin kendisine ve kişileri dışlayıcı/yaralayıcı anlamlarından dolayı artık bedenine hapsedilen, toplumun geri kalanından yalıtılan kullanılmadığı vurgulanmalıdır. Sakat kişilerin, “sakatlık” bir olgu, kişisel bir trajedi olarak ele alınmasıdır. Sorun ve “engellilik” terimlerinden hangisini kullanacakları olan bireyin bedeninin bizatihi kendisi olunca, o sorunla kendilerini nasıl adlandırmak istediklerine bağlıdır. Sakat yaşaması gereken de bireyin kendisidir. Bedendeki yeti olmayan kişilerin sakat kişileri nasıl adlandıracağı ise yine yitimi (bedensel hasar/noksanlık) ile yeti yitimini sakat kişilerin kendilerini nasıl adlandırmak istediklerine yaşantılayan olarak sakat kimliğini eşitler. Örneğin bağlıdır. yürüme yetisinin olmaması, yürüme yetisini yitirme ile ilgili bireyin yaşadığı tüm zorlukların nedeni olarak Sakatlığa İlişkin Teorik Yaklaşımlar görülür. Sakatlık böyle görülünce sakatlığın ve sakatlıkla Tıbbi Model ilgili tüm yaşantıların sorumluluğu bireye yüklenir.

Sakatlığın tıbbi modeli, çok genel olarak, sakatlığın tıbbı Sosyal Model: Sakatlığın sosyal modeli, sakatlığı politik ilgilendiren bir patoloji olarak görülmesini ve tamamen mücadele konusu hâline getiren sakat hareketinin bireysel bir olgu şeklinde sınırlandırılmasını ifade eder. gündeme sokmuş olduğu bir sakatlık yaklaşımıdır. Sakat Tıbbi model sakatlığı bizatihi yeti yitimiyle bir tutar. Yani hareketi sakat kişilerin maruz kaldıkları baskı ve tıp için, bedenin eksik ya da işlevsiz bir parçaya sahip dışlamaya karşı çıkmış, sakatlığa yeni yaklaşım olması, sakat kişiyi toplum hayatına katılımdan soyutlayan geliştirmiştir. Sakatlık sosyal modeli tıbbi modele karşı bir durumdur. Tıp için her şey beden demektir; tarihsiz, çıkmış, aşırı tıbbileştirilmiş ve bireyselci sakatlık toplumsal anlamları olmayan, salt biyolojik bir nesne anlayışını reddetmiştir. Huges ve Patterson’a (2011) göre olarak beden. “sakatlığın toplumsal olarak nasıl üretildiğine odaklanan sosyal model, sakatlık tartışmalarını biyotıbbın egemen Tıbbi modelde öne çıkarılması gereken ilk nokta, olduğu gündemlerden siyaset ve yurttaşlık söylemlerine sakatlığın bir patoloji/bir sapma ya da anormallik olarak kaydırmayı başarmıştır.”. Shakespeare’e (2011) göre görülmesidir. Böyle bir bakış açısı, bir normallik sakatlık sosyal modelinin dayandığı temel ikilikleri varsayımına, sakatlık bağlamında normalin sağlam beden şunlardır: Yeti yitimi sakatlıktan ayrıdır, sosyal model ile olduğu varsayımına dayanır ve bir kez normal olan sağlam tıbbi-bireysel model birbirini dışlayan yaklaşımlardır, bedenli olarak tanımlanınca, zorunlu olarak sakatlık sakatlar ve sakat olmayanlar iki ayrı grubu oluşturur. normalden ayrı, toplumun sağlam üyelerinden ayrı “anormal” başka bir kategoriyi oluşturmak durumundadır. Shakespeare (2011) sosyal modelin üç alandaki kazanımlarını şöyle özetler: Sosyal model sakat kişilerin Sakatlık ve Kapitalizm: Sakatlığın tıbbileştirilerek toplumsal hareketini inşa etmede siyasi açıdan başarılı dışlanmasının toplumsal tarihî genelde kapitalist üretim olmuştur. Sosyal model sakatların toplumda karşılaştığı ve ilişkilerinin ortaya çıkmasıyla açıklanır. Bu alandaki öncü ortadan kaldırılması gereken engelleri saptayarak, kuramcı Finkelstien kapitalizm öncesinde sakat kişilerin sakatların özgürleşmesi sürecinde araçsal olarak etkili üretim sürecine büyük ölçüde katıldıklarını, talihsiz olarak olmuştur. Sakat kişilerin kolektif bir kimlik kurmasında ve


bireysel özsaygılarını geliştirmede psikolojik olarak etkili “sağlamcı” söylemleri tarafından ayrımcılığa ve olmuştur. dışlanmaya maruz kaldığını açık ve görünür hâle getirmek. Sosyal Modelin Eleştirisi: Sosyal model ortaya atıldıktan • Sakat kişilerin toplumda dezavantajlı bir azınlık kısa bir süre sonra eleştirilmeye başlanmıştır. Tüm grubu oluşturduğu ve bu grup için istenen eleştirilerin en temel noktası, sosyal modelin sakatlıkla toplumsal değişimde bizatihi sakat kişilerin ön yeti yitimi arasında bir ayrım yapması ve sakatlığa ayak olması. odaklanmasıdır. Sakatlık çalışmaları adı verilen alanda farklı teorik perspektifler, sosyal modeli, yeti yitimine dair Türkiye’de hak temelli sakatlık politikasını kişisel deneyimi göz ardı ettiği için eleştirmişler ve yeti geliştirilmesinin önündeki belki de en büyük engel, yitiminin doğası ve kavramsallaştırmasına ilişkin farklı sakatlığın toplumsal temsilidir. Bir felâket olarak görülen görüşler öne sürmüşlerdir. ve dolayısıyla acıma ve yardımla kuşatılan bu temsil, medya tarafından da yeniden üretilmektedir. Böyle bir Sosyal modele yönelik başka bir eleştiri, sosyal modelin algıyı sakatların da paylaştığı bir kültürel iklimde, sakat açıkça öne sürdüğü değil, ama sosyal modelde varlığı kişilerin olumlu bir sakat kimliği geliştirmesi ve hak hissedilen, “engellerin olmadığı bir dünya ütopyasıdır”. mücadelesi vermesi oldukça zordur. Sakat kişilerin tüm hizmet ve mekânlara erişiminin sağlandığı bir dünya tasarısı değerli olmasına karşın, Sakatlık ve Sosyal Hizmetler Shakespeare (2011), örneğin doğal dünyanın dağları ve Sosyal hizmetlerde baskın olan sakatlık yaklaşımı tıbbi bataklıklarının tekerlekli sandalyeliler için halâ geçilmez modele dayanmaktadır. Yani sosyal hizmetler tıbbi olduğunu belirtir. modele bağlı kalarak, sakatlığı fiziksel işlev sınırlaması ile

Biyopsikososyal Model özdeşleştiren “bireysel problem”, “patoloji” ve Biyopsikososyal model WHO (Dünya Sağlık Örgütü) için “işlevsizlik” olarak görmektedir. Böylece sakatlık, sosyal hazırlanan bir sınıflandırma sistemi olan ICIDH’de hizmetler için, sosyal ve kültürel çevre ile ilişkisi içinde (Uluslararası Yeti Yitimi, Sakatlık ve Özürlülük değil de tıbbi olarak tedavi edilmesi/düzeltilmesi gereken Sınıflandırması) cisimleşmiştir. O yüzden ICIDH içeriğine bir “problem”dir.

bakmak gereklidir. 1980’de yayınlanan ICIDH, biyotıp Sakatlığa bakışı tıbbi model temelli de olsa, sosyal temelli sakatlık anlayışından uzaklaşma anlamında hizmetler fiziksel ve zihinsel sakatlıkla ilişkili olarak acı, önemlidir. ICIDH’de özürlülük “belirli bir birey için yeti keder, kayıp ve mahrumiyet duygularını da dikkate yitiminden ya da sakatlıktan kaynaklı olarak o bireyin almıştır. Sakat kişiler, genellikle kendileri ve aileleri -yaş, cinsiyet, toplumsal ve kültürel etkenlere bağlı- bir hayatta büyük değişiklikler ve krizler yaşamış, acı içinde rolü normalde yerine getirmesini sınırlayan ya da insanlar olarak görülür. Böyle görülünce de, istemeseler engelleyen bir dezavantaj” olarak tanımlanmıştır. de kişilerin sakatlıklarını kabul etmesini, var olan durumla

uzlaşmalarını sağlamak sosyal hizmet müdahalesinin Sakat Hareketi amacı olarak görülmüştür. Sakat hareketi yirminci yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan siyah, kadın, eşcinsel gruplarının yer aldığı yeni Sosyal hizmetler sakatlığı ekolojik ya da psiko-sosyal toplumsal hareketlerin bir parçasıdır. Hareket 1960’larda açıdan da ele almaktadır. Bu bakışta, tıbbi modeli; başlamış, 1980’lerin başında güçlenmiş ve küresel bir olgu damgalama, mimari ve sosyal yapının sağlam bedenliler hâline gelmiştir. 1998’de Sakatlar Enternasyoneli Beşinci tarafından inşa edildiğine ilişkin farkındalığı içine alarak Dünya Kongresi Meksika’da toplanmış ve toplantıya 78 genişletmenin önemine dikkat çekilmektedir.

ülkeyi temsilen yaklaşık 2000 delege katılmıştır. Sakat Sosyal Hizmetlerde Sakatlık Ayrımcılık Modeli hareketi de diğer yeni toplumsal hareketler gibi siyasi mücadeleyi üç aşamada vermeye çalışır: İlk aşama, belli Bu model, sosyal hizmet uzmanlarına sakatlığa ilişkin bir bir ihtiyacın siyasal statü kazanmasını sağlamaya kavramlaştırma yolu sunar. Bu, sosyal hizmet çalışmaktır. Sakatlık bağlamında bu, sakatlığın bir siyasi uzmanlarının çalışmalarının, toplumda sakatlığa bakışı mesele, sakatların hakları olduğunun anlatılmasıdır. İkinci değiştirmede rol oynayacak bir kavramlaştırmadır. aşama, ihtiyacın tanımı ve yorumlanması hakkındaki Modelde, sakatlıkla ilişkili bozukluk/yeti yitimi değişmez tartışmaları içerir. Üçüncü aşama ise, tanımlanan ihtiyacın bir nesnel gerçeklik olarak değil, bir toplumsal inşa olarak karşılanması için çalışma yapılan aşamadır. görülür. Modele göre, yeti yitimi, toplumdaki teori ve pratiklerin desteklediği inançlar aracılığıyla Sakat hareketinin amaçları şu şekilde özetlenebilir: anlamlandırılır. Bu inançlar yoluyla fiziksel ve biyolojik yapı ve işlevlere ilişkin normatif beklentilerden sapmalar, • Sakat kişilerin dezavantajlı ve marjinalleştirilmiş sınırlayıcı ve dışlayıcı olarak tanımlanır. bir topluluk olduğunun kamusal kabulü için uğraşmak. Sakatlığa ilişkin ayrımcılık modeli, sosyal hizmet • Sakatlığın verili, nesnel bir durum olmadığı; uzmanlarına bir teorik model ve uygulamalarını farklı bir tarihsel-toplumsal olarak inşa edildiğini biçimde yeniden yapılandırabilecekleri bir dizi pratik ilke göstermek ve bu bağlamda sakat kişilerin önerir (May, 2005).


Bu model şu bileşenleri içerir:

1. Ayrımcılık üreten sosyal rol ve görevlerin gerçekleştiği süreç 2. Toplumun örgütlenme biçiminin sakat kişilere yönelik ayrımcı davranış üretmesi 3. Yeti yitiminin trajedi ve düşük kaliteli bir yaşam anlamına gelmediğinin idrak edilmesi 4. Sakat kişilerin ayrımcılık yaşayan bir azınlık olduğunun açık bir gerçek olması 5. Sakat kişiler de dahil tüm insanların bağımsız yaşaması için çeşitli hizmetlere gereksinim duymaları 6. Sakatlıkla ilgili politik düzenlemelerin ardındaki konuşulmayan varsayımların açığa çıkarılması 7. İnsanların zamanla sağlamlıktan önünde sonunda sakatlığa doğru yol aldıkları, dolayısıyla herkesin kaçınılmaz olarak sakatlığı deneyimleyeceği bilgisi 8. Sosyal politikaların dayandığı “normal” insan davranışının olduğu fikrinin reddedilmesi 9. Sakat kişilere karşı ayrımcılığın her yere yayılmış olması.

Sakatlığa İlişkin Mitler ve Gerçekler

Mit: Sakat kişiler hastadır ya da onlarda ters giden bir şeyler vardır; bu yüzden tedavi edilmelidirler.

Gerçek: Sakatlığın olması ile hasta olmak aynı şeyler değildir. Sakatlık bulaşıcı değildir ve sakatlığı olan kişilerin tedaviye ihtiyacı yoktur.

Mit: Sakat kişilerin yaşam kaliteleri düşüktür ve bu kişiler sempatiyi, acımayı ve bağışı hak ederler.

Gerçek: Sakat kişilerin yaşam kaliteleri yaşam koşullarına, toplumsal etkinliklere ve sosyal ilişkilere ulaşabilir olmalarına ve topluma katkı yapma imkânlarına sahip olmalarına bağlıdır.

Mit: Sakat kişiler, sakatlıklarının üstesinden gelme konusunda ilham verici, cesur ve yüreklidirler.

Gerçek: Sakat kişiler işe giderken, sportif yarışmalarda rekabet ederken ya da hobileriyle ilgili faaliyetler yaparken sadece normal günlük yaşamlarını sürdürürler.

Mit: Sakat kişiler bakımevleri, rehabilitasyon merkezleri gibi koruyucu ortamlarda sakatlığı olan diğer kişilerle birlikte yaşamalıdır.

Gerçek: Sakat kişiler, kendi seçtikleri toplumsal ortamda, mümkün olduğu kadar bağımsız yaşama hakkına sahiptir.

Ünite 6 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç