AÖF Soru Bankası
SHZ301U · Ünite 8

Yaşlılık

İnsan Davranışı ve Sosyal Çevre I dersi, ünite 8 özeti

zamanla hücre içinde birikerek hücrenin görevlerini yerine Giriş getirmesini engeller.

İnsan gelişiminin son safhası olan yaşlılık, günümüzün en çok tartışılan konularından biridir. Aslında sadece Yaşlılıkta Fiziksel Değişim

günümüzde değil, tarih öncesi çağlardan beri yaşlılık tarih Bireylerin yaşlanmasıyla, diğer bir deyişle yaş almalarıyla ve felsefe alanını meşgul eden bir konu olmuştur. birlikte fiziksel olarak bazı değişiklikler ortaya çıkmaya başlar. Yaşlılık tüm dünyada ve ülkemizde de 65 yaş sınırı ile belirlenmektedir. Biyolojik yaşla belirlenen bu sınır, çoğu Öncelikle yaşlı bireylerin kas ve iskelet sistemindeki ülkede yaşlı kanunlarının ve yaşlılara yönelik hizmetlerin değişiklikler bireyin duruşunu ve yürüyüşünü etkiler. belirlenmesi amacıyla kullanılmaktadır. Kaslar 30 yaşından sonra zayıflamaya başlar ve hem kasılma gücünde hem de kasılma hızında azalma görülür. Dünya Sağlık Örgütü ise ortalama yaşam süresinin 50 yaş sonrasında ise kas liflerinde ve kas boylarında uzamasıyla beraber yaşlılığı 3 evreyle sınıflandırmıştır. azalma görülür. Bu durum ileriki yaşlarda daha açık bir 65-74 yaş aralığındaki bireyler genç yaşlı, 75-84 yaş biçimde fark edilebilir. Bağların zayıflaması ve esnekliğini aralığındaki bireyler ileri yaşlı, 85 yaş üzerindeki bireyler kaybetmesiyle yaşlılıkta kamburluk daha sık rastlanan bir ise çok ileri yaşlı olarak değerlendirilmektedir. durumdur. Omurlar arasındaki disklerde gerileme ve Biyolojik Yaşlanma Teorileri osteoporoz (kemik erimesi) da kemiklerin zayıflamasına DNA Hasar Teorisine göre genetik yapımızı oluşturan ve bireyin boyunun kısalmasına neden olabilmektedir.

DNA, yıllar içinde hasara uğramaktadır ve bu durum Fiziksel olarak değişiklik gösteren diğer bir organ ise hücrelerin, organların ve dokuların bozulmasına, cilttir. Cildin soluklaşması, lekelenmesi ve esnekliğini dolayısıyla yaşlanmaya sebep olmaktadır. kaybetmesi, yaşlılıkta sıklıkla görülen bir durumdur. Deri Genetik Teoriye göre ise yaşlanma genlerde kodlanmıştır altındaki kasların ve yağların kısmi kaybı ise cildin ve büyüme, gelişme gibi dönemler gibi yaşlılık da yaşam sarkmasına ve kırışıklıkların oluşmasına sebep olur. Saç döngüsünün bir parçasıdır. dökülmesi, beyaz veya gri saçlar da her zaman olmasa bile yaşlılıkla ilişkilendirilen belirtilerdir. İmmünolojik ve Endokrin Teoriye göre, yaşlanmayla birlikte bazı hormon seviyelerinde azalma görülmekte ve Yaşlılıkla birlikte dişlerin yapısı da değişir. Dişlerin rengi bağışıklık sistemi zayıflamaktadır. Bu durum yaşlı değişerek sarımsı bir hâl alır. Genellikle bakımsız kalan bireyleri bakteri, virüs ve diğer hastalıklara karşı diş etleri iltihaplanmaya ve çekilmeye başlar. Bu durum savunmasız bırakmaktadır. birçok diş kaybına sebep olur ve halk arasında “dişlerin dökülmesi” olarak adlandırılır. Özellikle sosyo-ekonomik Aşınma Teorisine göre insan vücudu da bir makineye durumu düşük yaşlı bireylerde diş eti çekilmelerine ve benzer bir mekanizmaya sahiptir ve organlar kullanıldıkça çürüklere bağlı diş kayıpları daha sık görülmektedir. Diş zamanla aşınmaya uğrar. Bu durum da organların, kayıpları sonrasında takılan diş protezleri ise uyum süreci dokuların ve vücudun yaşlanmasına sebep olur. gerektirdiği için yaşlı bireylerde yeme ve uyku sorunlarına yol açabilir. Hücresel Yaşlanma Teorisi ise yaşlanmayı vücuttaki hücre oluşumunun yavaşlamasına ve bozulmasına bağlar. Yaşlandıkça değişim gösteren diğer bir özellik ise sestir. Yaşlılıkta ses gücünü kaybedebilir ve ses aralığı Strese Fizyolojik Tepkinin Azalan Yeterliliği Teorisi ise daralabilir. Bu durum çoğu zaman gırtlak kıkırdaklarının yaşlanmanın vücudun strese olan dayanıklılığının esnekliğini yitirmesinden ve bu kıkırdakların azalmasıyla meydana geldiğini savunur. Yaşlanmanın sertleşmesinden kaynaklanır. fizyolojik, toplumsal ve psikolojik boyutlarını içerdiği için en geniş kapsamlı yaşlanma teorisi olarak kabul edilir. Yaşlılıkla birlikte öz bakım yetilerinde azalma görülebilmektedir. Daha çok üşümeye başlayan yaşlı, daha Metabolik Artıkların Birikmesi Teorisi ise yaşlanmanın az sık duş almaya ve daha az banyo yapmaya başlayabilir. biriken metabolik artıklarla ortaya çıktığını Hem üşütmekten korkması hem de fiziksel gücünün savunmaktadır. azalması yaşlı bireyin banyo alışkanlıklarını etkileyebilir. Serbest Radikal Teorisi ise biyolojik yaşlanma teorileri Ayrıca koku alma duyusu azalan yaşlı birey, kötü vücut arasında en çok kabul gören teoridir. Bu teoriye göre kokularının farkına varamayabilir. Özellikle yaşlılıkla serbest radikaller zamanla hücre içerisinde birikerek birlikte ortaya çıkan inkontinans (idrar kaçırma) gibi DNA’yı hasara uğratır. Serbest radikaller, oksijen durumlar, vücut hijyenini azaltabileceğinden, kişisel solunumu yapan her canlıda doğumdan itibaren ortaya bakım daha önemli hâle gelmektedir. Bu değişiklikler çıkmaya ve hücrede birikmeye başlar. Ayrıca, fosil genellikle gözle görülebilen dış görünüşle alakalı kökenli yakıtların dumanı, sigara, ultraviyole ışınları, değişikliklerdir. Bu değişikliklerin bir kısmı vücutta işlev radyasyon, virüsler, bazı toksik kimyasallar ve böcek kaybına neden olsa da saçların beyazlaması gibi, cildin ilaçları da serbest radikaller içerir. Bu serbest radikaller kırışması gibi durumlar günlük hayatı etkileyecek işlev bozukluklarına yol açmazlar. Ancak kas ve iskelet


sistemindeki değişiklikler, diş ve ses kaybı gibi durumlar bir tanesidir. Kulak damarlarının eskisi kadar kan işlevselliği azaltan ve günlük hayatı etkileyen faktörlerdir. taşıyamaması, işitme sinirlerinin yıpranması ve beyindeki işitme merkezinin işlevlerindeki bozukluklar yaşlı Bunların dışında yaşlılıkla birlikte birçok fizyolojik bireylerin işitmede güçlük çekmesine neden olur. değişiklik görülmektedir. Diğer bir deyişle fiziksel olarak Öncelikle tiz seslerin genetik özelliklerin etkili olduğu gözlenmeyen işlevsel bozukluklar da yaşlılıkla birlikte işitme kayıplarında, cinsiyet de önemli bir faktördür. ortaya çıkar. Homeostaz (dengeleşim) adlı mekanizma, Yaşlılıkla birlikte dokunma duyusu da azalır. Zamanla karşılaştığı hastalık durumlarında ve olağan dışı cildin kuruması, kırışması ve sertleşmesi dokunma durumlarda vücudun dengesini sağlamaya çalışır. Yaş hissinin keskinliğini azaltmaktadır. Sıcaklık değişimine ilerledikçe bu mekanizmanın çalışması etkinliği azalır. olan hassasiyet arttığı için yaşlı bireyler daha çok üşümeye Birey, fizyolojik olarak kendini farklı durumlara adapte başlarlar. Sıcaklık da yaşlı bireyleri genç bireylere oranla etmekte zorlanır. daha çok etkiler ve işlev görmelerinin önünde bir engel Yaşlılıkla birlikte fizyolojik değişime uğrayan bir başka teşkil eder. Yaşlılıkla birlikte, birbirleriyle ilişkili olan tat sistemse sindirim sistemidir. Yaşla beraber enzimlerde, ve koku alma duyusu da azalır. Ancak bunun sebebi mide öz suyunda ve tükürük salgılarında azalma görülür. duyuların zayıflamasından çok hastalıklar ve sağlıktaki Bu durum sindirimin zorlaşmasına, mide ağrısı gibi bozukluklardır. Yapılan bir araştırma göstermiştir ki 80 şikâyetlerin ortaya çıkmasına sebep olur. Bu yüzden yaşlı yaş üstü bireylerin 5 tanesinden 4’ü koku duyusunda bireyin beslenmesine ve diyetine daha çok dikkat etmesi büyük kayıplar yaşamış, yarısından fazlası ise koku gerekebilir. duyusunu tamamen kaybetmiştir. Bu durum, tat ve koku alamayan yaşlılarda iştah kaybına ve dolayısıyla beslenme Solunum sistemi de yaşlılıkla beraber fonksiyonel bozukluklarına yol açabilmektedir. değişikliğe uğrayan bir sistemdir. İnsanlar yaşlandıkça akciğerlerin boyutu küçülür ve bu nedenle oksijen Yaşlılıkla beraber merkezi sinir sisteminin bilgiyi kullanımı azalır. Hava keseciklerinin lifli dokularla yer işlemesinde yavaşlama görülür. Bu yüzden yaşlı bireyler değiştirmesi gazların akciğerdeki değiş tokuşunu gençlerin yapabilecekleri her türlü fiziksel aktiviteyi daha engelleyebilmektedir. 75 yaşındaki bir insanın maksimum yavaş yaparlar. Yeni bilgileri hafızaya almak ve eski solunum kapasitesi ve oksijen alma miktarı, 30 yaşındaki bilgilere ulaşmak yaşlılar için daha zor bir hâle gelebilir. bir bireyin solunum ve oksijen alma kapasitesinin yüzde Yaşlıların sıklıkla dile getirdiği bir problem olan ağrı 40’ına tekabül etmektedir. duyusal bir uyarı ya da sinirsel bir hasara bağlı olarak Kalp de yaşlılıkla birlikte değişim gösteren organlardan ortaya çıkar. Akut ağrı sıklığı yaşla değişmese de kronik biridir. Yaşlılıkla birlikte kalp küçülür ve kalpteki yağ ağrı, yaşlılıkla birlikte ağrı algısını azaltıcı yönde oranı artar. Kalp kasları iplikleşir ve kurumaya başlar. değişiklikler olmasına rağmen, gençlere oranla yaşlılarda Damarlardaki kan akışı zorlaşır ve oksijenin kalp daha sık görülmektedir. Ağrının kaynağı, sıklığı ve şiddeti duvarlarından emilimi azalmaya başlar. Kalp bireyin hafızasına, beklentilerine ve duygusal yapısına kapakçıklarının esnekliği ve etkinliği de azalır. Bütün bu göre değişebilmektedir. sebeplere bağlı olarak kalbin ritmi azalır ve ritim Yaşlılıkta karşılaşılan ve yaşlı bireylerin sağlığını düzensizleşmeye başlar. etkileyen durumlardan bir tanesi de düşmelerdir. Dünya Yaşlanmayla birlikte cinsel işlevlerde de bazı değişiklikler Sağlık Örgütünün raporuna göre sayısı milyonları bulan gözlemlenmektedir. Her ne kadar yaşlılıkta cinsellik yaşlı bireylerin 3 tanesinden bir tanesi düşme sosyal olarak kabul görmeyen ya da konuşulmayan bir yaşamaktadır ve bu vakalardan sadece yarısı doktorlara ya olgu olsa da cinsellik fizyolojik olarak geç yaşlılık da sağlık merkezlerine başvurmaktadır. Bu düşmelerin bir yıllarına kadar devam edebilmektedir. Ancak yaşlılıkla kısmı zarar görmeden veya küçük yaralarla sonuçlansa da birlikte cinsel işlev kayıpları da görülebilmektedir. her 5 düşmeden bir tanesi ciddi yaralanmalar, kemik Erkeklerde ereksiyon normalden uzun sürer ve kırıkları ve kafa çarpmaları ile sonuçlanmaktadır. Kalça ereksiyonun sertliği azalır. Genitallerin doğrudan uyarılma kırılmaları bunlar arasında en sık rastlanan kırık ihtiyacı artar ve boşalmadan önce ereksiyonu devam çeşitlerinden biridir ve yaşlı bireyleri yatağa bağımlı hâle ettirmek zorlaşır. getirerek uzun süreli bakım ihtiyacını ortaya çıkarmaktadır. Yaşlı birey bir kere düşerse, bu düşmenin Yaşlılıkla birlikte duyuların da işlevselliğinin ve tekrarlama ihtimali artmaktadır. Bu durum yaşlı bireyleri keskinliğinin azaldığı görülmektedir. 5 duyudan biri olan korkutarak günlük aktivitelerini kısıtlamalarına yol görme yetisi, yaşla beraber gerilemektedir. Etrafınıza açmaktadır. baktığınızda çoğu 60 yaş üstü bireyin gözlük ya da lens kullandığını gözlemleyebilirsiniz. Görmedeki kayıplar, Yaşlılıkta düşmenin biyolojik, davranışsal, çevresel ve genellikle göz merceği, kornea, iris ve optik sinirlerdeki sosyo-ekonomik olmak üzere birçok sebebi bulunmaktadır. zayıflamalardan kaynaklanır. Renk ve derinlik algısı, ışığa Biyolojik sebepler daha önce de bahsedilen denge kaybı, göre ayarlama ve karanlıkta görme yetisi de zamanla kas ve iskelet sisteminin zayıflaması, D vitamini eksikliği, azalır. Ayrıca göz kırpma refleksi de azalma gösterir. psiko-motor becerilerin zayıflaması ve merkezi sinir Yaşlılıkla birlikte işitme duyusu da zayıflayan duyulardan sistemi tepki sürelerinin artması, duyulardaki zayıflama


(görme, işitme, dokunma) ve artan kronik ağrılar olarak yaşam olayları gibi çevresel, sosyal ve psikolojik faktörler sıralanabilir. Davranışsal sebepler ise alkol ve madde de yaşlanma sürecini etkiler. kullanımı, yaşlılarda sıklıkla karşılaşılan çoklu ilaç Bunlardan ilki olan emeklilik bireyin hayatında önemli bir kullanımı (polifarmasi), sakinleştirici ilaç kullanımı gibi mihenk taşıdır. Emeklilik yaşları ülke politikalarına, değiştirilebilir davranışlardır. Çevresel risk faktörleri ise yapılan işin niteliğine veya bireyin tercihlerine ve yaşından bağımsız olarak her bireyi etkileyebileceği gibi, mecburiyetlerine göre değişebilmektedir. Emeklilikle yaşlı bireyleri yaşlarından kaynaklanan biyolojik birlikte birey sosyal açıdan büyük bir kayıp yaşar. İş dezavantajlarından dolayı daha çok etkilemektedir. arkadaşları, hizmet verdiği ve aldığı kişiler, müşteriler Kanser hastalığında en büyük risk faktörü yaş olarak bireyin sosyal yaşamının büyük bir kısmını belirtilmektedir ve yaş ilerledikçe kanser riski artmaktadır. oluşturmaktayken bu sosyal hayat bir anda emekli bireyin Yaşlı erkek bireylerde en sık rastlanan kanser çeşidi %30. elinden gider. Ev yaşamına uyum sağlamaya çalışan 3 oranıyla akciğer/bronşit/trake kanseridir. Akciğer emekli birey hane halkı ile de çatışma yaşayabilmektedir. kanserinin bu kadar yüksek orana sahip olması Bu durum yaşlı bireylerin depresyon geçirmelerine de ülkemizdeki yaygın tütün kullanımıyla yakından sebep olabilmektedir. Ayrıca emeklilikle birlikte gelir ilişkilidir. Akciğer kanserini ise %11.2 oranla prostat seviyesinin düşmesi, yaşlı bireylerin hem ekonomik hem kanseri takip etmektedir. Prostat kanseri ise tüm dünyada de psikolojik durumunu etkilemektedir. erkekler arasında görülen en yaygın kanser türüdür. Yaşlı Evlilik, ülkemiz aile yapısı göz önünde kadınlarda ise hem dünyada hem de Türkiye’de sıklıkla bulundurulduğunda en önemli sosyal olaylardan bir görülen kanser türü ise %23.9 oranıyla göğüs (meme) tanesidir. Her ne kadar boşanma oranlarında artış kanseridir. gözlemlense de beklenen insan yaşamının uzaması, Yaşlılıkta Bilişsel Gelişim evliliğin süresini de artırmaktadır. Birlikte yaşlanan çiftler, Beyin işlevlerindeki fizyolojik gerilemeye bağlı olarak uzun yıllar evli kalabilmektedir. Özellikle yaşlı bireyler bellek, dikkat, algı gibi bilişsel işlevler olumsuz yönde için eşleri ve aileleri birincil sosyal ortamlarını etkilenmektedir. Bilişsel fonksiyon değişiklikleri genelde oluşturmaktadır. Bu yüzden mutlu bir evlilik yaşlı beynin bazı bölgelerinde oluşan hasarlar sonucu gelişir. bireylerin yaşam kalitesi için büyük önem arz etmektedir.

Yaşlanmayla ortaya çıkan bilişsel değişikliklerin en Emeklilikle birlikte sosyal çevresi daralan yaşlı bireyler, belirgin olanları demans, hafıza ve öğrenme yeteneği, arkadaşlıklarına ve ailelerine daha çok önem vermeye genel zekâ, pratik zekâ, dikkat ve konsantrasyon, başlarlar. Özellikle ailelerinden beklentisi artan yaşlı konuşma, görsel-uzaysal algılama fonksiyonları, bireyler, aileleriyle vakit geçirmekten, torunlarıyla birlikte psikomotor fonksiyonlar ve üst seviye fonksiyonlardaki olmaktan mutluluk duyarlar. Ayrıca torun bakımı, yaşlı değişikliklerdir. bireylerin yeniden üretime geçmelerine, kendilerini

Alzheimer ve demans yaşlılıkta sıkça karşılaşılan değerli hissetmelerine sebep olur.

hastalıklardır ve bu iki hastalık birbirleriyle çok Sanayileşme ve kentleşme, yaşlıların statü ve prestijini karıştırılmaktadır. Öncelikle hafıza olmak üzere aşındırmıştır. Sanayileşme süreci ve modern yaşama Alzheimer hastalığı beynin tüm bilişsel fonksiyonlarında biçimine geçişle birlikte çocukları ve torunlarıyla kuşak ilerleyici kayba neden olan ve beyinde anormal protein farklılığı yaşayan, otorite sahibi olarak “son mercii” birikimiyle meydana gelen bir hastalıktır. Halk arasında olmaktan çıkmış, tüketici konumuyla aileye yük olmaya “bunama” olarak bilinen “demans” ise “bellek, dil, başlamış bireyler olarak görülmüş ve toplumda yalnızlığa aritmetik, karar verme yetisi, dikkat ve diğer bilişsel itilmiştir. fonksiyonlarda ilerleyici kayıp” anlamına gelmektedir. Bütün Alzheimer hastalarında demans görülür ancak her Sosyal ve yurttaşlık sorumluluklarının devam ettirilmesi demans hastası Alzheimer hastası değildir. de yaşlılıkla birlikte daha çok ortaya çıkan bir olgudur. Her ne kadar ülkemizde gönüllülük esaslı çalışmalar Parkinson hastalığı yetişkinlerde Alzheimer hastalığından yaygın olmasa da yaşlı bireylerin toplumsal olaylara daha sonra ikinci sıklıkta görülen ve sinir hücre harabiyeti duyarlı oldukları bilinmektedir. Siyasi partilere ve sonucunda gelişen bir hastalıktır. Beklenen yaşam derneklere üye olma, oy kullanma, apartman yöneticiliği süresinin uzaması ve nüfus içinde yaşlı nüfusunun artması gibi aktiviteler, genellikle yaşlılıkta sıklıkla görülen sosyal Parkinson hastalarının sayısında da artışa yol açmaktadır. aktivitelerdir. Parkinson vakalarının yüzde %5 ve %10 aralığındaki kısmı kalıtsal faktörlerle ortaya çıkmakta ve genellikle 40 Eş kaybı, akut ve kronik hastalıklar, gelir kaybı ve değişen yaş öncesinde başlamaktadır. kuşaklararası ilişkiler sebebiyle yaşlı bireyler daha farklı bir yaşam şekli sürmek zorunda kalabilmektedir. Kendi Yaşlılıkta Psiko-Sosyal Özellikler yaşamını idame ettiremeyecek durumda olan yaşlı bireyler Her yaş grubunda olduğu gibi, yaşlı bireyler de bakıcılarla, çocuklarıyla ya da huzurevi gibi kurumsal bir kendilerine özgü psikolojik özelliklere ve gelişimsel ortamda yaşamak durumunda olabilirler. Kendi evinden ve basamaklara sahiptir. Genetik faktörlerin etkili olduğu alışkanlıklarından ayrılma zorunluluğu, yeni yaşam yaşlanma sürecinde, yaşam biçimi, karşılaşılan önemli şekline uyum sağlama, bakıcı ve çocuklarla olan olası


çatışma ve anlaşmazlıklar, bu yeni yaşam biçimini Yaşlılıkta Tinsel Gelişim: Din ve Maneviyat zorlaştırıp yaşlı bireyi psikolojik çöküntüye Maneviyat ve din yaşlı bireylerin hayatından önemli bir uğratabilmektedir. yer kaplar. Özellikle ülkemizde yaşlı bireylerin dinî

Yaşlılıkla birlikte kişisel değerler, benlik kavramı ve öz pratikleri sıklıkla uyguladığı gözlemlenmektedir. Dinî değer de gözden geçirilir. Hayal kırıkları ve başarılar bayramlarda ve günlerde bir araya gelmek, dinî ritüelleri teraziye konularak hayatın anlamı sorgulanır. Ölümü uygulamak, camiye gitmek ve namaz kılmak ülkemizdeki kabullenmek ya da reddetmek de yaşlılığın psiko-sosyal yaşlı bireyler tarafından sıklıkla uygulanan davranışlardır.

yönleri arasında yer alır. Yaşlılıkta Ahlaki Gelişim Yaşlanmanın psiko-sosyal boyutuyla ilgili birçok kuram Ahlak, bireyin doğru ile yanlışı ayırt edebilmesini bulunmaktadır. Bunlardan ilki olan Aktivite Kuramına göre sağlayan ilkeler ve değerler bütünü olarak her ne kadar yaşlı bireylerin fizyolojik sağlık durumları ve tanımlanmaktadır. Kohlberg’in ahlak gelişim kuramına ihtiyaçları genç bireylerinkinden farklı olsa da yaşlılar ve göre çocuklar 14 yaşında son dönem olan gelenek sonrası gençler benzer psikolojik ve sosyal ihtiyaçlara sahiptirler. ahlaki gelişim dönemini tamamlarlar ancak, her bireyin

Yaşamdan Geri Çekilme Kuramı ise yaşlıların son döneme geçmesi mümkün olmamaktadır. Bu kurama aktivitelerinin ve sosyal etkileşimlerini azaltmasını göre yaşlı bireylerin 3. dönem olan gelenek sonrası ahlaki yaşlılığın doğal bir süreci olarak görür. gelişim döneminde olmaları beklenir. Bu dönem 5. Aşama olan “Sosyal Sözleşme Eğilimi” ve 6. Aşama olan Modernleşme Kuramı, yaşlılığı tarihsel ekonomik, sosyal, “Evrensel Ahlak İlkeleri Eğilimi” aşamalarını kapsar. kültürel ve teknolojik gelişmeler ışığında ele alır. Sağlıklı Yaşlanmak Süreklilik Kuramına göre bireyler, gençliklerindeki Yaşlanmayı geciktirmek ve yaşlanmanın yan etkilerini en aktivite düzeyini yaşlılıkta da korurlar. Bu kuram için aza indirgemek için yaşam tarzında birtakım değişiklikler “İnsan yedisinde neyse yetmişinde de odur” atasözü uygun yapmak mümkündür. Düzenli egzersiz, sağlıklı ve dengeli bir ifade teşkil etmektedir. beslenme, düzenli uyku, alkol ve tütün ürünlerinden uzak Rol Kaybetme Kuramına göre ise bireylerin tutum, değer durma, stresten kendini koruma gibi yaşam biçimleri, ve inançları doğrudan o bireyin içinde bulunduğu sosyal yaşlanmanın hızını ve yan etkilerini azaltan yöntemlerdir. çevre ile ilişkilidir. Toplumsal (Demografik) Yaşlanma Depresyon, yaşlı nüfusta sıklıkla görülen ve yaşlı bireyleri 21. yüzyılın megatrendlerinden biri olarak görülen olumsuz etkileyen bir hastalıktır. Biyolojik, psikolojik ve demografik yaşlanma, tüm dünyayı etkileyen bir olgudur. sosyal birçok etkenin bir araya gelmesiyle merkezî sinir Azalan doğum ve bebek ölüm oranları, ortalama yaşam sisteminin düzen ve dengesi bozulabilmekte ve depresyona süresinin uzaması gibi faktörler yaşlı nüfusun toplam sebep olabilmektedir. Sebebi ne olursa olsun, depresyon nüfus içindeki oranını artırmaktadır. Toplam nüfusun yaşlı bireylerde benzer belirtilere yol açmaktadır (Kaya, %4’ünün yaşlı bireylerden (65 +) oluştuğu toplumlar genç 1999). Depresyonda duygu durum belirtileri olan hüzün, toplum, bu oranın %4 ve %7 aralığında olduğu toplumlar elem, üzüntü gibi belirtiler yaşlılıkta ön planda olmayabilir. olgun toplum, %7 ve %10 aralığındaki toplumlar ise yaşlı

Gelişimsel olarak bakıldığında, intihar vakalarının toplum olarak nitelendirilmektedir. Yaşlı bireylerin toplam yoğunlaştığı evrelerden bir tanesi de yaşlılıktır (Alptekin ve nüfus içindeki oranının %10’u geçtiği toplumlar ise çok Duyan, 2012). Özellikle batı ülkelerinde yaşın ilerlemesiyle yaşlı toplum olarak nitelendirilmektedir. Türkiye İstatistik intihar vakalarının da arttığı gözlemlenmektedir. Kurumu verilerine göre 2013 yılında Türkiye nüfusunun İstatistiklere bakıldığında yaşlılıkta intihar oranları, intihar %7,7’sini yaşlı nüfus (65+) oluşturmaktadır. Yapılan girişimi, yani başarısız intihar vakalarına oranla çok daha nüfus tahminlerine göre 2023 yılında bu oranın %10,2’ye, yüksektir. Yaşlı bireylerin daha planlı ve ölümü garanti 2050 yılında %20,8’e, 2075 yılında ise %27,7’ye çıkması eden yollara başvurdukları görülmektedir. beklenmektedir.

Yaşlı bireyleri intihara sürükleyen birçok neden Toplumun yaşlanması birçok olası sorunu da beraberinde bulunmaktadır. Bunlar arasında en çok öne çıkanlar ölüm, getirmektedir. Yaşlılıkla artan akut ve kronik hastalıklar, yas ve ayrılıklar, fiziksel rahatsızlıklar ve hastalıklar, hastane, ilaç ve tedavi masraflarının da artmasına sebep özerkliğin ve bağımsızlığın kaybedilmesi, kendini yararsız olmaktadır. Uzun süreli bakıma ihtiyaç duyan yaşlı ve işlevi olmayan bir birey olarak görmek, sosyal bireylerin sayısının artması, nitelikli bakım personeli ve izolasyon, yalnızlık ve depresyon olarak sıralanabilir. Her kurumsal bakım ihtiyacını da artırmaktadır.

ne kadar ülkemizde dinî inançların etkisiyle intihar Megatrend: Toplumları küresel boyutta etkileyen sosyal, vakaları diğer ülkelere göre düşük olsa da, toplum içinde politik, ekonomik, demografik, çevresel, kültürel ve değerlendirildiğinde en yüksek intihar vakası oranları teknolojik değişikliklerdir. yaşlılıkta görülmektedir. Yaş ilerledikçe intihar oranlarının artması, yaşın bir risk faktörü olarak ortaya çıktığının göstergesidir.

Ünite 8 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç