AÖF Soru Bankası

Sosyal Hizmet Mesleğine GirişÜnite 7 Özeti

Sosyal Hizmet Alanları II

SHZ181U-SOSYAL HİZMET MESLEĞİNE GİRİŞ

Ünite 7: Sosyal Hizmet Alanları II

Giriş

Temel değerlerinden biri sosyal adalet olan sosyal hizmet mesleği tüm insanlar için eşit ekonomik, politik ve sosyal hakların geliştirilmesini amaç edinmektedir. Bu bölümde sosyal hizmet alanlarından engellilik, suçluluk, göç ve sağlık alanı ele alınmıştır.

Engellilik Alanı

Engellilik, insanları çeşitli şekillerde etkileyebilen çok boyutlu bir sorundur. Bir aktiviteyi normal kabul edilen bir şekilde gerçekleştirme yeteneğinin herhangi bir şekilde kısıtlanması veya eksikliğidir. Engelli tanımlarında sık karşılaşılan üç kavram; bozukluk, fonksiyon kaybı (iş görmezlik) ve engelliliktir.

Engellilik Modelleri

Engelliliğe ve engelli bireylere yönelik bakış açısı tarihsel süreçte farklılık göstermiştir. Bu farklı bakış açılarını yansıtan engellilik modelleri, ahlaki model, medikal (tıbbi) model, rehabilitasyon modeli, sosyal model olarak ele alınmaktadır.

Engelliliğin Nedenleri

İnsanların fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde kayıp yaşamalarına neden olan birçok etkenler şunlardır:

Doğum öncesi nedenleri: Kalıtımsal hastalıklar, Akraba evliliği, Annenin hamileliğin ilk üç ayında geçirdiği bulaşıcı ve ateşli hastalıklar.

Doğum sürecindeki nedenler: Doğumun sağlık kurum veya kuruluşunda yapılmaması ya da doğumda yapılan yanlış müdahaleler, Erken ya da geç doğumlar, Zorlu doğumlar (bebeğin oksijensiz kalması ya da travmaya maruz kalması) 7

Doğum sonrası nedenler:

1. Çocuklukta geçirilen bazı ağır hastalıklar (Çocuk felci, hidrosefali, menenjit) 2. Kazalar (ev, iş, trafik kazaları, doğal afetler, savaşlar) 3. Yüksek ateş, havale, gribal enfeksiyonlar, zatürre vb. enfeksiyonlar 4. Beyni etkileyen iltihaplanmalar ya da beyin tümörleri 5. Zehirlenmeler 6. Ruhsal bozukluklar.

Engelli Grupları

Fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal işlevlerdeki bozukluklar kişilerde farklı derecelerde sınırlılığa neden olabilir. Literatürde farklı yaklaşımlar çerçevesinde yapılan gruplandırmalarda karşımıza çıkan tanımlar şunlardır: fiziksel/ortopedik engelli, görme engelli, işitme engelli, dil ve konuşma engelli, zihinsel engelli, otizm spektrum bozukluğu, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, süreğen hastalık ve ruhsal engellilik.

Engelli Sınıflandırılması

Engelli kişilerde vücut işlev kaybı oranının belirlenmesi, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurum ve kuruluşlarının (devlet hastaneleri, eğitim ve araştırma hastaneleri, üniversite hastaneleri) sağlık kurullarında Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’te (30692 sayılı) belirtilen esaslara göre yapılmaktadır. Engelli sağlık kurulları tarafından engelli bireylerin vücut işlev kaybı oranına göre bağımsız, kısmi bağımlı ve tam bağımlı durum değerlendirilmeleri yapılmaktadır.

Engelli Bireylerin Karşılaştıkları Sorunlar

Fiziksel işlevlerdeki yetersizlikler, hareket yeteneklerindeki kısıtlılıklar kişilerin toplumsal yaşama katılımlarını sınırlar. Bu sınırlılıklar engelli bireylerin, sağlıklı bireylerin çoğunluğuna uygun biçimde tasarlanmış olan hizmetlere erişimlerini zorlaştırır. Engelli bireyler sağlık ve eğitim başta olmak üzere temel haklara erişim, işsizlik, yoksulluk, toplumsal katılım ve güvenlik sorunları yaşamaktadırlar.

Engelli Bireylere Yönelik Sosyal Hizmetler

Engellilere sunulan sosyal hizmetlerinin temel amacı, bireylerin topluma eşit ve tam katılımlarını sağlamaktır. Eğitim hizmetlerini, tıbbi ve rehabilitasyon hizmetlerini, fiziksel çevreyi, ulaşım olanaklarını, istihdam hizmetlerini engelli bireylerin ihtiyaçlarına uygun olarak geliştirmek ve erişebilir kılmak sosyal devletlerin sorumluluğudur. Türkiye’de engelli bireylere şu hizmetler sunulmaktadır:

• Eğitim Hizmetleri • Ekonomik Destek Hizmetleri • Evde Bakım Hizmetleri • Kurum Bakım Hizmetleri • İstihdam Hizmetleri

Engellilik Alanında Sosyal Hizmet

Engelli bireyi tanımak, kabul etmek, toplumda bir arada yaşamak ve engelli bireyleri sınırlayan tüm yaklaşım ve davranışları ortadan kaldırmak sosyal hizmet müdahalesinin odak noktasıdır. Sosyal hizmet uzmanlarının profesyonel müdahaleleri arasında, engelli bireylerin kendi problemleriyle daha iyi başa çıkmalarına ve çevreleri ile uyum içinde yaşamalarına yardımcı olmak, yaşam kalitelerini iyileştirmek, sosyal koşulları değiştirmek yer almaktadır. Engelli bireylerle çalışan sosyal hizmet uzmanları, vaka yönetimi, bağlantı kurma, danışmanlık, savunuculuk, güçlendirme, yönetim ve planlama, destekleyici istihdam, beceri eğitimi, alkol ve madde kullanım bozuklukları için psikososyal müdahaleler gibi çok çeşitli görevleri yerine getirir.

Suçluluk Alanı

Son yıllarda artan suç ve şiddet davranışları dünya çapında büyük bir endişe kaynağı hâline gelmiştir. Cinayet, kundakçılık ve cinsel saldırı gibi suçlar önemli kişiler arası şiddet davranışlarını temsil etmektedir.


Suç Kavramı

Suç toplumsal ahlaki normların ihlal edilmesi sonucunda toplum tarafından cezalandırılmaya konu olan eylemler olarak ifade edilebilir. Toplum genellikle suçu, katı bir hukuki bakış açısıyla, yasaklanan herhangi bir eylemin işlenmesi ya da herhangi bir eylemin ihmal edilmesi olarak tanımlar.

Suçun Nedenleri

Günümüzde suç, kişilerin sosyodemografik ve kişilik özellikleri, yaşanılan bölgenin özelliği, ailenin ve sosyal çevrenin özellikleri gibi birçok faktörle ilişkilendirilir. Suçun nedenleri şu başlıklar altında ele alınmaktadır:

• Biyolojik Faktörler • Ailevi Faktörler • Yoksullukla İlişkili Faktörler • Alkol ve Madde Bağımlılığı İle İlişkili Faktörler

Türkiye’de İşlenen Suçlar

Türkiye’de en fazla işlenen suç “malvarlığına karşı” dır. Mal varlığına karşı suçların ardından en fazla işlenen suçlar; hürriyete karşı işlenen suçlar, vücut dokunulmazlığına karşı suçlardır. Aynı zamanda uyuşturucu ve cinsel suçlarda artış olduğu ve bu suç grubu içerisinde en fazla sayıyı “çocukların cinsel istismarı” oluşturduğu bildirilmektedir.

Türkiye’de Ceza İnfaz Kurumları

Türkiye’de ceza infaz kurumları kalanların hükümlü ve tutuklu olmasına, iç ve dış güvenlik önlemlerine, görevlendirilen personellerin özelliğine, kurumun fiziki yapısına göre sınıflandırılır: Ceza infaz kurumları; cinsiyet (kadın-erkek), yaş (çocuk-yetişkin) ve infaz rejimi (açık- kapalı) olmak üzere kendi içinde ayrılmaktadır.

Suçluluk Alanında Sosyal Hizmet

Adli sosyal hizmet, sosyal hizmetin hukuk sisteminde uygulanması olarak ifade edilebilir. Türkiye’de sosyal hizmet uzmanları ceza infaz kurumlarında, denetimli serbestlik birimlerinde, çocuk eğitim evlerinde, adli destek ve mağdur hizmetlerinde ve mahkemelerde hizmet vermektedirler. Ceza adalet sisteminde sosyal hizmet uzmanının görevleri arasında: kapsamlı ihtiyaç değerlendirmesi yapmak, vaka yönetimi, denetimli serbestlik hizmetleri, bireysel/grup danışmanlığı, kriz müdahalesi, arabuluculuk hizmetleri, savunuculuk faaliyetleri yer almaktadır. Ayrıca adli sosyal hizmet uzmanları, ceza infaz kurumlarında kalan çocuk ve yetişkinlere ruh sağlığı hizmetlerinin sunulmasını, risk değerlendirmelerinin yapılmasını, velayet değerlendirmelerinin yürütülmesini kapsayan çeşitli görevleri yerine getirirler.

Göç Alanı

Göç, dünyadaki hemen hemen her toplumda en eski dönemlerden bu yana görülmekle birlikte günümüzde bazı nedenlerle artış gösterdiği belirtilmektedir. 1960’lı yıllardan sonra dünyada ve ülkemizde yoğun olarak kırdan

kente göç yaşanırken 1990’lı yıllardan itibaren neoliberal politikaların etkisiyle uluslararası göç artış göstermiştir.

Göç Tanımı

Göç, bir kişinin veya kişilerin geçici veya kalıcı yerleşme amacıyla bir yerleşim alanından diğerine hareketi olarak tanımlanabilir. Zamana ve mesafeye dayalı birçok göç türü vardır. Dünyada ve Türkiye’de artan göç hareketleri bu alanla ilgili birçok kavramın gündeme gelmesine neden olmaktadır. Göçmen, iltica, sığınmacı, mülteci gibi kavramlar ile birlikte Türkiye’de Suriyeli vatandaşlarının hukuki statüsü olan “geçici koruma” kavramlarına ilişkin tanımlarla karşılaşılmaktadır.

Göçün Nedenleri

Savaşlar, baskıcı yönetimler, ekonomik gelir eşitsizlikleri, yüksek işsizlik oranları, etnik çatışmalar, iklim değişiklikleri, kuraklıklar, doğal afetler vb. durumlar insanların yaşadıkları yerleri terk etmelerine başka bir şehre ya da ülkeye yerleşmelerine neden olmaktadır. Göçün nedenleri olarak şunlar sıralanabilir:

Ekonomik Nedenler

Ülkeler arasındaki ekonomik eşitsizlikler uluslararası göçün dinamiklerini etkilemektedir. İnsanlar genellikle daha müreffeh ülkelerde ekonomik fırsatlar aramak için hareket ederler.

Politik Nedenler

İnsanların yaşadığı ülkeyi terk etmelerine neden olan faktörlerden bazıları siyasi istikrarsızlık, baskıcı yönetimler, etnik çatışmalar ve savaşlardır.

İklimsel Nedenler

Sel, deprem ve yangın gibi doğal afetler sonrası evsiz kalan kişiler yaşayabilecekleri bölgelere göç etmek zorunda kalabilmektedirler. Aşırı sıcaklıklar ve kuraklıklar özellikle gelirleri tarımsal ve hayvansal üretime bağlı olan insanlar için göçe neden olmaktadır.

Sosyal ve Kültürel Nedenler

Kişisel nedenler olarak ifade edebileceğimiz sosyal ve kültürel nedenlerin temelinde daha iyi eğitim alma, bölge ya da ülkenin sosyal olanaklarından faydalanma gibi etkenler rol oynamaktadır.

Göçün Sonuçları

Göçün ev sahibi toplum açısından iki şekilde sonuca yol açması mümkündür. Olumlu sonuçlarına bakıldığında, göçün küresel ekonomik refah açısından önemli faydaları bulunmaktadır. Göçmen işçiler farklı donanımlara sahip ülkeler arasında hareket ettiğinde, ev sahibi ülkelerdeki ekonomik koşulları iyileştirmektedir ve nitelikli iş gücünü çekmektedir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki eğitimli nüfus daha iyi yaşam fırsatları ya da daha iyi gelir elde etmek vb. amaçlarla göç ettiklerinde ev sahibi toplum açısından nitelikli iş gücünün çaba sarf edilmeden kazanılmasına fırsat sağlamaktadır.


Göçün olumsuz sonuçlarına bakıldığında özellikle yoğun göç alan ülkelerde güvenlik sıkıntılarının yaşanmasına neden olabileceği görülmektedir. Bir diğer olumsuz durum göçmenlerin topluma bir maliyet getirmesidir.

Göçmenlerin Yaşadıkları Sorunlar

Uyum sorunları, istihdamda yer alma sorunları, düşük gelir, yaşadıkları mahallelerde sosyal ve çevresel bozulmalar göçmen kişi ve ailelerin psikososyal ve ekonomik sorunlarını artıran unsurlardır.

Uyum (Entegrasyon) Sorunları

Uyum (entegrasyon) kavramı yeni gelenlerin topluma yerleşme sürecini, ev sahibi toplumla etkileşimini ve sosyal değişimi ifade eder. Göçmenlerin ev sahibi toplumdaki diğer bireylerle iletişim ve iş birliği kurmak için dillerini öğrenmeleri gereklidir. Sağlık, eğitim, sosyal yardım, çalışma izni gibi birçok ihtiyacın karşılanmasında göçmenlerin ev sahibi toplumdaki kurumları tanımaları ve kullanabilmeleri gerekir. Göçmenlerin gittikleri bölgedeki uyum sürecini etkileyen bir diğer önemli konu, hukuki boyuttur. Vatandaş olarak gidenler hizmetlerden daha hızlı faydalanabilirken düzensiz göçmenler birçok sorun yaşayabilmektedirler. Uyumu etkileyen diğer konu, sosyal ekonomik boyuttur. Göçmenlerin ev sahibi toplumda iş, barınma, eğitim, sağlık gibi hizmetlere erişimini kolaylaştıran politikalar onların toplumsal uyumlarını da kolaylaştırmaktadır. Son olarak kültürel ve dinî boyut ev sahibi toplumun kültürel veya dinî çeşitliliği kabul edebilmesi ya da dışlayıcı tutum ve davranışların varlığı ile ilişkilidir.

İstihdam Sorunları

Göçmenleri ev sahibi toplumda bekleyen en önemli sorunlardan biri işe yerleşmektedir. Göçmenlerin büyük bölümü düşük ücretli ve tehlikeli işlerde çalıştırılmaktadırlar. Göçmen işçilerin cinsiyet, yaş, engellilik veya sağlık durumu gibi nedenlerle ayrımcı tutum ve davranışlara maruz kaldıkları belirlenmiştir. Göçmen işçiler, işverenleri, amirleri ve iş arkadaşları tarafından sözlü tacizden cinsel saldırıya kadar çeşitli olumsuzluklar yaşadıklarını bildirmişlerdir.

Göç Alanında Sosyal Hizmet

Göç alanı sosyal hizmet uygulamaları için önemli ve sürekli büyüyen bir çalışma alanıdır. Sosyal hizmet uzmanları, sığınmacıların, mültecilerin ve diğer yerinden edilmiş kişilerin ihtiyaçlarının, haklarının ve taleplerinin karşılanmasında önemli bir rol oynamaktadır. Göçmen gruplarla çalışan sosyal hizmet uzmanları göç deneyiminin göçmenlerin sosyal desteklerini, yalnızlık deneyimlerini ve dayanıklılıklarını nasıl etkilediğini değerlendirmelidir. Göçmenlerin psikolojik dayanıklılıklarını artırmada, sosyal bağlantılarını kurmak için cesaretlendirmede ve ruhsal sağlık sorunlarını çözmede sosyal hizmet müdahalesi gereklidir. Göçmen ve etnik azınlıklarla sosyal hizmetin kendine has özellikleri de vardır. Göçmenlerle çalışmada kişilerin yaşadıkları sorunların ‘çok kültürlü’ bir çerçevede değerlendirilmesi önemlidir.

‘Kültürel yeterlilik’ kültürün bireylerin düşünce ve davranışları üzerindeki etkisini anlama ve farklı kültürel gruplarla etkili bir şekilde çalışma yeteneğidir.

Sağlık Alanı

Sağlık hizmetlerini fiziksel ve ekonomik olarak toplumdaki tüm bireylere erişebilir kılmak devletlerin yükümlüğündedir. Türkiye’de sağlık hizmetleri koruyucu, tedavi edici ve rehabilitasyon olmak üzere üçe ayrılmaktadır.

Türkiye’de sağlık hizmetleri birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık sunucularında yerine getirilmektedir. Birinci basamak sağlık hizmetleri, aile hekimlikleri, toplum sağlığı merkezi, 112 acil sağlık hizmet birimleri, kurum tabipliği gibi ayaktan sunulan koruyucu, tanı ve tedavi hizmetlerini kapsamaktadır. İkinci basamak sağlık hizmetleri, yataklı tedavi kuruluşlarında (devlet hastaneleri) sunulan tanı ve tedavi hizmetlerini kapsar. Üçüncü basamak sağlık hizmetleri ileri düzeyde tıp teknolojilerinin kullanıldığı (üniversite hastaneleri, eğitim ve araştırma hastaneleri, dal hastaneleri) yataklı tedavi kuruluşlarında sunulan hizmetlerdir.

Sosyal hizmet uzmanlarının koruyucu, tedavi edici ve rehabilitasyon sağlık hizmetlerinde önemli rol ve görevleri bulunmaktadır. Sağlık alanında sosyal hizmet uygulamaları ikiye ayrılmaktadır: Tıbbi sosyal hizmet ve psikiyatrik sosyal hizmet.

Tıbbi Sosyal Hizmet

Sosyal hizmet, sağlık alanında multidisipliner ekibin ve tıbbi tedavinin önemli bir üyesidir. Tedavi ekibinde sosyal hizmet sosyal, kültürel ve ekonomik koşulların sağlık üzerindeki etkisini ele almakta, hastalık nedeniyle oluşan kişisel ve ailevi sorunlara odaklanmakta, sağlık hizmetlerine erişemeyen kişilerin savunuculuğunu yapmakta, ileri düzeyde mesleki bilgi ve becerilerini profesyonel ekibe aktarmaktadır. Tıbbi sosyal hizmetin amacı, kişi ve ailelerin sağlık hizmetlerinden faydalanmalarını sağlamak, ayaktan, hastaneye yatış ve taburculuk aşamasında hasta ve hasta yakınlarının ihtiyaçlarının değerlendirilmesini yapmak, psikososyal ve ekonomik sorunlarına yönelik mikro-mezzo-makro müdahaleler gerçekleştirmektir.

Tıbbi Sosyal Hizmet Uygulamaları

Tıbbi sosyal hizmet uzmanlarının yaptığı mesleki çalışmalar arasında; hasta ve ailesiyle psikososyal görüşme yapmak, sosyal inceleme ve değerlendirme yapmak, ev/kuruluş/iş yeri/okul ziyareti gerçekleştirmek, ihtiyaç doğrultusunda kişileri kurum bakımına ya da geçici barınma merkezlerine yerleştirilmesini sağlamak, tedavi giderleri için kaynak bulmak ve yönlendirmek, hasta ve aileleriyle grup çalışması yapmak, hasta/aile/kurum çalışanlarına yönelik bilgilendirici ve psikososyal eğitimler düzenlemek, ihtiyacı olan hastaların nakil hizmetinden faydalanmasını sağlamak, hastalara yönelik sosyal etkinlikler gerçekleştirmek yer almaktadır.


Psikiyatrik Sosyal Hizmet

Sosyal ve ekonomik yetersizlikler, madde kullanım bozuklukları, stresli yaşam koşulları, travmatik çocukluk deneyimleri, savaşlar, yaşlı nüfus sayısındaki artışlar toplumda ruhsal bozuklukları artıran durumlardır.

Ruhsal bozukluklar kişilerde ve ailelerinde psikososyal ve ekonomik sorunlara neden olmaktadır. Ruhsal bozuklukların duygu, düşünce ve davranışlarda ortaya çıkardığı olumsuz durumlar kişilerin günlük işlevlerini etkilemekte, duygusal sıkıntılara neden olmakta ve kişiler arası ilişkilere zarar verebilmektedir. Sosyal işlevselliğe verdiği zarar nedeniyle kişiler okula, işe devam edememekte, sosyal ortamlardan uzaklaşabilmektedirler. İstihdamda yer alamamaları sosyal ve ekonomik yetersizlik yaşamalarına ve bir başkasının desteğine ihtiyaç duymalarına yol açabilmektedir. Ruhsal bozukluğu olan bireye sahip aileler önemli sorunlar yaşamaktadırlar. Yaşanan sorunlar arasında; bakım yükü, aile içi çatışmalar, öfke, suçluluk, depresyon, anksiyete, çaresizlik, umutsuzluk, sosyal etkinliklerde ve faaliyetlerde azalma, damgalama ve ekonomik zorluklar yer almaktadır.

Ruhsal Bozukluğu Olan Bireylere Sunulan Hizmetler

Günümüz modern toplumları, ruhsal bozukluğu olan bireylere toplum temelli hizmetlerle toplumsal katılımlarını artırmak için çaba harcamaktadır.

Toplum Temelli Ruh Sağlığı Hizmetleri

Yirminci yüzyılın ikinci yarısından sonra tıp alanındaki gelişmeler (antipsikotik ilaçların keşfi) ve insancıl yaklaşım sayesinde ruhsal bozukluğu olan kişilerin toplum içinde yaşamaları yönünde çeşitli hizmetler geliştirilmiştir.

Kurum Bakım Hizmetleri

Toplum temelli ruh sağlığı hizmetleri çerçevesinde ruhsal bozukluğa sahip bireyler psikiyatrik hastanelerden taburcu edilerek ailelerin yanına yerleştirilmiştir. Ancak yaşayacak ya da bakacak kimsesi olmayanlar için toplum temelli ruh sağlığı hizmetlerine alternatif bir model olarak kurum bakım hizmetleri geliştirilmiştir. Bakım ihtiyacı olan, evi ve kimsesi olmayan kişiler için geliştirilen yatılı bakım hizmetleri günümüzde ailesi ile birlikte yaşayan ruhsal engelli kişiler için de başvurulan bir hizmet modeli hâline gelmiştir.

Sağlık Alanında Sosyal Hizmet

Tıbbi ve psikiyatrik hizmetler, sosyal hizmetin var olduğu günden bu yana önemli bir uygulama alanı olmuştur. Tıbbi alanda sosyal hizmet uzmanları kronik hastalıklar, aile içi şiddet mağduru kadınlar, ihmal ve istismar edilen çocuklar, engelli bireyler, yaşlılar, mülteciler, alkol ve madde bağımlıları gibi birbirinden farklı müracaatçı grupları ile çalışmaktadırlar.

Klinik sosyal hizmet uygulaması, sosyal hizmetin bilgi, beceri ve yöntemlerinin, duygusal ve ruhsal bozukluklar da dahil olmak üzere psikososyal işlev bozukluklarının

tedavisinde profesyonel olarak uygulanmasıdır. Psikiyatrik sosyal hizmet, ruh sağlığı sorunları olan bireyler ve ailelerle çalışmada değerlendirmeler yapmak, uygun müdahaleleri seçmek, ileri düzeyde mikro, mezzo ve makro uygulama becerilerini kullanmak gibi mesleki yetkinlik isteyen sosyal hizmetin önemli bir alanıdır.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında