SAĞ406U-SAĞLIK İŞLETMELERİNDE FİNANSAL YÖNETİM
Ünite 7: Sağlık Kurumlarında Sermaye Bütçelemesi
Giriş
Sağlık sektöründe yatırım projeleri ulusal ve uluslararası sağlık reformları ile birlikte sürekli artış göstermektedir. Türkiye’de dahil gelişmiş ve gelişmekte olan ülke sağlık sistemleri sürekli bir dönüşüm ve reform sürecinde bulunmaktadır. Sağlık sistemi ve sağlık sektörünün yeniden yapılandırılması ve geliştirilmesi noktasında sağlık yatırımları ve sağlık projeleri her zaman önemli yer teşkil etmektedir. Sağlık yatırımı veya projesi denildiği zaman başta hastaneler olmak üzere sağlık kurum ve kuruluşlarında satın alınan büyük veya küçük ölçekli teknoloji alımından, bina bakım onarım yatırımlarına sağlık tesislerinin bina yatırımlarından, şehir hastane kompleksleri gibi büyük çaplı sağlık projelerine kadar uzanan geniş bir yelpaze akla getirilmelidir (Öztürk vd., 2015: 18).
Sermaye Harcaması Kavramı
Sermaye harcamaları bir işletmenin faaliyetlerinde kullanmak üzere satın aldığı, satılma amacı olmayan, bir yıldan daha uzun ömürlü, arsa arazi dışındaki varlıklar hariç yıpranmaya tabi arsa, arazi, bina, ekipman satın alımlarını ifade eder (Nowicki, 2018: 337).
Sermaye Harcama Bütçe Türleri
Sermaye harcama tekliflerinin analizi faydalı olmakla birlikte bu fayda bir analiz için kullanılan kaynakların maliyeti ile birlikte gelir. Bazı projeler detaylı analiz gerektirirken bazı projeler için basit kurallarla analizi gerçekleştirmek mümkündür. Sağlık kurumları bu çerçevede, projeleri sınıflandırarak analiz ederler. Sağlık kurumları sermaye harcamalarını genellikle yenileme ve yeni olmak üzere iki ana gruba ayırırlar. Yenileme sermaye harcamaları mevcut binaların, makine ve teçhizatın yenilenmesini içerir ve bu harcamanın altında yatan nedenler şöyle sıralanabilir;
• Duran varlığın ekonomik ömrünü tamamlaması nedeniyle yenilenmesi gereksinimi, • Verimliliğin artırılması, • Kalitenin iyileştirilmesi, • Yasal zorunluluklar.
Sermaye Bütçelemesi
Sermaye bütçelemesi, yeni, kârlı, verimli yatırım projelerinin araştırılmasını; bir yatırım önerisinin kabul edilmesinin etkilerini tahmin edebilmek için teknik, pazarlama ve yönetime ilişkin tüm faktörlerin incelenmesini, her yatırım projesinin kâr sağlama potansiyelini belirlemek için ekonomik analiz yapılmasını içeren çok yönlü bir faaliyettir (Akgüç, 1998: 318).
Nakit akışları bir yıldan daha uzun ömürlü varlıklara yapılacak olan sermaye harcamalarının planlanması sürecine sermaye bütçelemesi adı verilmektedir. Sermaye bütçelemesine konu yatırımlar değerlendirilirken kullanılan değerleme yöntemleri menkul kıymet değerlemede kullanılan yöntemlerle neredeyse aynıdır
ancak aralarında farklılıklar söz konusudur. Bu farklılıklardan birincisi menkul kıymetlere yatırım yapmak isteyen bir yatırımcı piyasada çok çeşitli alternatifler arasından seçim yapabilir ancak firmalar sermaye bütçeleme projelerini kendileri oluştururlar. İkinci fark ise, yatırımcıların yatırım yaptıkları menkul kıymetin nakit akışlarını etkileme durumları yoktur ancak firmalar kendi yatırım projelerinin çıktıları üzerinde çok büyük etkileme gücüne sahiptirler (Brigham ve Houston, 2013: 371).
Sermaye Bütçelemesi Süreci
Sermaye bütçelemesi genellikle şu dört aşamayı içerir (Clayman vd., 2012: 49):
• Yatırım ihtiyaçlarının belirlenmesi • Yatırım proje tekliflerinin analiz edilmesi • Sermaye bütçesinin planlanması • Yatırım projesi performans takibi
Sermaye bütçelemesi sürecinin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi için bilinmesi gereken bazı temel kavramlar vardır. Bu kavramlar (Clayman vd., 2012: 51):
Batık maliyetler: Batık maliyet proje yapılmaya başlanmadan katlanılmış maliyetlerdir. Örneğin, kurumun daha önce satın aldığı yönetim danışmanlığı hizmeti projelerin doğuşunda rol almış olabilir ancak yönetim danışmanlığı için katlanılan maliyet bu projelere yansıtılmaz.
Fırsat maliyeti: Bir projeye bağlanacak kaynağın bu proje yerine başka bir şekilde değerlendirilmesi sonucu elde edilecek faydayı ifade eder.
Ek nakit akımları: Projenin gerçekleştirilmesi sonucunda eski duruma göre yaratılacak ek nakit akımlarını ifade eder.
Sermaye Bütçelemesi Değerleme Yöntemleri
Sermaye bütçelemesine konu olan yatırım projelerinde finansal açıdan en uygun proje önerisinin seçimi ve öneriler arasında karşılaştırmaların yapılabilmesi birtakım verilerin sağlıklı bir şekilde sağlanmasına bağlıdır. Yatırım projeleri değerlendirilirken yatırımın tutarı, yatırımın işletmeye sağlayacağı net nakit girişleri, yatırımın ekonomik ömrü, yatırımın ekonomik ömrü sonundaki hurda değeri ve yatırımcının beklediği verim oranı konularında güvenilir bilgilere ulaşılmalıdır (Aydın vd., 2010: 375).
Sermaye bütçelemesine konu olan yatırım alternatiflerini değerlemede kullanılan farklı teknikler mevcuttur. Her tekniğin avantaj ve dezavantajları söz konusudur. Temel olarak bazı kalite unsurlarının bu tekniklerde olması istenir. Bu unsurlar:
1. Proje ile ilgili tüm nakit akımlarını hesaba katmalıdır. 2. İyi proje ve kötü projeyi objektif olarak birbirinden ayırabilmelidir.
3. Projelerin kârlılıklarına göre sıralanmasına imkân vermelidir. 4. Büyük nakit akımlarını küçük nakit akımlarına ve projenin ilk dönemlerindeki nakit akımlarını sonraki dönemdekilere tercih etmelidir. 5. Birbirinden farklı projeler arasından en fazla fayda sağlayanı seçmeye yardım etmelidir. 6. Bağımsız projelerin her birine uygulanabilir olmalıdır (Pandey, 2010: 143).
Geri Ödeme Süresi Yönetimi
Geri ödeme süresi yöntemi yatırımdan beklenen net nakit akımlarının yatırım tutarını karşıladığı yıl sayısını ifade eder. Geri ödeme süresi yöntemi nakit akımlarına dayanır ve karar vericilerin cevap aradığı soru yatırım tutarının ne kadar zamanda kazanılacağıdır. Geri ödeme süresi adından da anlaşılacağı gibi “geri ödeme” ile ilgilenir ancak projenin kârlılığını ölçmez (Clayman vd., 2012: 55).
Net nakit akışlarının birikimli toplamlarına kümülatif nakit akışı adı verilir.
Geri ödeme süresi yöntemi bazı yönleriyle eleştirilmektedir. Bunlardan biri yöntemin yatırım kuralının çok kesin bir ölçütünün olmamasıdır. Yöntem daha kısa geri ödeme süresinin daha iyi olduğunu belirtir ancak ne kadar süre tercih edilebilir bunu belirtmez. Bununla birlikte geri ödeme süresi yöntemi yatırım projelerinin riskliliği ile ilgili bilgi verebilir. Özellikle ekipman ve cihazların ömürlerini çok hızlı bir şekilde doldurdukları ya da çabuk demode oldukları endüstrilerde geri ödeme süresinin kısa olması önemlidir. Bunun bir diğer nedeni de uzak gelecekteki nakit akımlarının yakın gelecektekilere göre daha fazla risk içermesidir (Clayman vd., 2012: 57).
İskonto Edilmiş Geri Ödeme Süresi Yönetimi
Geri ödeme süresi yönteminin en büyük dezavantajı paranın zaman değerini dikkate almamasıdır. Bu problem gelecekteki nakit akımlarının iskonto edildikten sonra geri ödeme süresi hesaplanarak çözülebilir. Buna rağmen geri ödeme süresinden sonra gerçekleşmesi beklenen nakit akımlarını dikkate almaması nedeniyle eksik kalmaktadır (Clayman vd., 2012: 57).
Yatırımın geri ödeme süresini nakit akımlarının bugünkü değeri üzerinden hesaplayan yöntem iskonto edilmiş geri ödeme süresi yöntemidir.
İskonto edilmiş geri ödeme süresi yöntemi paranın zaman değerini ve riski göz önüne almaktadır ancak yine geri ödeme süresi yönteminde olduğu gibi ödeme süresinden sonra gerçekleşmesi beklenen nakit akımlarını dikkate almaz. Bu eksikliğin iki sonucu vardır. Birincisi, geri ödeme süresinden sonraki nakit akımlarını dikkate almadığı için proje kârlılığını yansıtamaz. İkincisi, bir projenin geri ödeme süresinden sonraki dönemlerde gerçekleşecek iskonto edilmiş nakit akımlarının negatif olma ihtimalini yansıtamaz. Bir proje
pozitif kümülatif net nakit akımlarına sahip olmakla birlikte negatif net bugünkü değere de sahip olabilir.
Ortalama Kârlılık Oranı
Yatırım kârlılığı olarak da bilinen bu oran ortalama net kârın ortalama yatırım tutarına bölünmesi ile elde edilir. Bu yöntemin kolay anlaşılır ve hesaplanabilir olması avantajları arasında gösterilebilir. Bunların yanında yöntem paranın zaman değerini dikkate almaz ve bu nedenle kullanımına dikkat edilmesi gerekmektedir (Aydın vd., 2010: 376). Kârlılık oranını nakit girişlerini veya net kâr kullanarak hesaplamak mümkündür.
Yöntemin uygulanmasında projeden beklenen net nakit akımları toplamı alınarak projenin faydalı ömrüne bölünür ve ortalama net kâr elde edilir. Elde edilen bu rakam ortalama yatırım tutarına bölünerek yatırımın ortalama kârlılık oranı elde edilir.
Net Bugünkü Değer Yöntemi
Net bugünkü değer, gelecekteki nakit akışlarının işletmenin sermaye maliyeti ile iskonto edilmiş değeri ile başlangıçtaki yatırım tutarının iskonto edilmiş değeri arasındaki farktır (Clayman vd., 2012: 52). Net bugünkü değer yöntemi iskonto edilmiş nakit akışı yöntemidir. Diğer bir deyişle zaman etkisini dikkate alan bir değerleme yöntemidir.
Net Bugünkü Değer: Bir yatırımın sağlayacağı nakit girişlerinin bugünkü değerleri toplamından yatırım tutarının çıkarılmasıyla bulunan değerdir.
Net bugünkü değer hesaplanırken yatırım harcamalarının vade başlangıcında yapıldığı varsayılırken; nakit girişlerinin her bir vade sonunda elde edildiği varsayılır.
! !!" NBD = !!! ! − 𝐼! !!!
Formülde;
NBD = Net bugünkü değer NNA = Net nakit akışı k = İskonto oranı (sermaye maliyeti, yatırımdan beklenen kârlılık oranı) n = Yatırımın ekonomik ömrü t = Nakit akışının vadesi I = Yatırım harcamalarını
ifade etmektedir.
İç Kârlılık Oranı Yönetimi
İç kârlılık oranı zaman değerini dikkate alan yöntemlerden bir tanesidir. Bazen yatırım kârlılığı olarak da ifade edilir. Projeden beklenen gelecek nakit akışlarının iskonto edilmiş değerlerinin, bir başka deyişle net bugünkü değerlerinin toplamını başlangıçta yapılan yatırım tutarına eşitleyen orana İç Kârlılık Oranı adı verilir (Clayman vd., 2012: 54). İç kârlılık oranının net bugünkü değer yönteminden temel farkı, net bugünkü değer yönteminde sermaye maliyeti ya da iskonto oranı tahmini olarak olsa
bile bilinirken, iç kârlılık oranı yönteminde bu oran analist tarafından bulunmak zorundadır.
Projenin net bugünkü değerini sıfıra eşitleyen orana iç kârlılık oranı adı verilir.
İç kârlılık oranı yöntemi kullanıldığı durumlarda bir yatırımla ilgili karar verirken aşağıdaki kurallara bakılır:
1. Eğer iç kârlılık oranı sermaye maliyetinden fazla ise yatırım projesi kabul edilir. 2. Eğer iç kârlılık oranı sermaye maliyetinden düşük ise yatırım kararı reddedilir. 3. Alternatif projeler arasından en yüksek iç kârlılık oranına sahip olan proje tercih edilir.
İç kârlılık oranı formülü şu şekilde gösterilebilir:
! !!" I0 = !!! ! !!!
Formülde;
I = Yatırım harcamalarını NNA = Net nakit akışı k = İç kârlılık oranını n = Yatırımın ekonomik ömrünü t = Nakit akışının vadesini
ifade etmektedir.
Almaşık (Alternatif) Yatırımlar: Bir yatırımın yapılması, teknik olarak diğer bir yatırımın yapılmasını engelleyen ya da her iki yatırımın aynı işlevi yerine getireceği bilinen yatırımlardır.
Kârlılık Endeksi
Kârlılık endeksi bir yatırım projesinin net bugünkü değerinin başlangıçtaki yatırım tutarına bölünmesiyle elde edilir (Clayman vd., 2012: 58). Kârlılık endeksinin diğer bir adı da fayda-maliyet oranıdır.
! !!" !!!!!! ! KE = !!
Formülde;
KE = Kârlılık endeksini I = Yatırım harcamalarını NNA = Net nakit akışı k = İç kârlılık oranını n = Yatırımın ekonomik ömrünü t = Nakit akışının vadesini
ifade etmektedir.
Kârlılık endeksi yöntemi ile birden fazla proje karşılaştırılırken kârlılık en yüksek proje tercih edilir.
Riskli Yatırım Projelerinin Değerlendirilmesi
Belirsizlik, bir ya da birkaç seçeneğin birtakım sonuçlar doğuracağı ancak bu sonuçların olasılıklarının bilinmediği ya da tahmin edilemediği karar ortamıdır. Risk, belirsizliğin objektif ölçüsüdür. Risk, sermaye bütçelemesi
ve yatırım kararlarının verilmesinde temel unsur olmaktadır (Akbulut & Doğanay Payzıner, 2019: 132).
Belirsizlik, yatırım kararını etkileyebilecek gelecekle ilgili değişkenlerin değerlerinin objektif bir biçimde tahmin edilemediği durumdur.
Risk, beklenen sonuçtan sapma ihtimalidir.
Yatırım projeleri ile ilgili riskleri hesaplamak ve analiz etmek için kullanılan bazı yöntemler; riske göre düzeltilmiş iskonto oranı yöntemi, belirlilik eşiti yaklaşımı, olasılık dağılımı yaklaşımı, karar ağacı yaklaşımı ve simülasyon yaklaşımıdır.
Riske Göre Düzeltilmiş İskonto Oranı Yöntemi
Yatırımın iskonto oranını farklılaştırma yöntemi olarak da anılan bu yöntemde gelecekte beklenen nakit akımları aynen alınırken; iskonto oranı riske göre ayarlanmaktadır (Aydın vd., 2010: 402).
Belirlilik Eşiti Yaklaşımı
Bir yatırımın ekonomik ömrü boyunca sağlayacağı nakit girişlerinin, risk derecesine göre düzeltilmesini içeren yaklaşımdır.
Olasılık Dağılımı Yaklaşımı
Bu yaklaşımda projenin sağlayacağı nakit girişlerinin beklenen değeri olasılıklarla çarpılarak bulunmakta ve bulunan değer iskonto oranı üzerinden bugünkü değerine indirgenerek projenin değerlendirmesi yapılmaktadır (Aydın vd., 2010: 407).
Karar Ağacı Yaklaşımı
Karar ağacı yaklaşımı kararların bir defada verilmesi yerine sıra ile verilmesi imkânını vermektedir (Sevil, 2019: 87). Bu yöntem yatırım projelerinin değerlendirilmesinde, farklı kararları ve bunların olası sonuçlarını bir arada göstermektedir.
Simülasyon Yaklaşımı
Simülasyon, önceden belirlenmiş olasılık dağılımlarına uygulanan ve rassal sayılarla riskli sonuçları tahmin etmede kullanılan istatistik tabanlı davranışsal bir yaklaşımdır (Aydın vd., 2010: 410).