AÖF Soru Bankası
SAG402U · Ünite 7

Ötanazi ve Etik

  • 22 soru-cevap
  • Sağlık Bilimlerinde ve Yönetiminde Etik
1

Ötanazi kelimesi hangi dildeki iki kelimenin birleşimi ile oluşur?

Ötanazi (Euthanasia) kelimesi Yunanca Eu “İyi, hoş, güzel” ve Thanatosis “ölüm” anlamındaki iki kelimeden oluşmaktadır.

2

Amerikan Tabipler Birliği Etik ve Adli İşler Konseyine göre ötanazi nedir?

Amerikan Tabipler Birliği Etik ve Adli İşler Konseyine göre ötanazi, “hastanın dayanılmaz ve tedavi edilemez acılarını rahatlatmak amacıyla öldürücü bir etkin maddenin tıbbi müdahale ile uygulanmasıdır.

3

Ötanazinin kapsamlı tanımı nasıl olmalıdır?

Kapsamlı bir tanıma göre ötanazi; “iyileşemeyeceği ve dayanılmaz acıların ölümüne kadar süreceği tıbbi yönden ispatlanmış, durumu; kendisi ve yakınları tarafından bilinen, hukuken ehliyeti tam bir kişinin kendi, bilinçli özgür iradesi ile verilmiş kararı üzerine kendisini tedavi eden hekim tarafından acısız bir şekilde yaşamının sonlandırılması”dır.

4

Tıp hukukuna göre ötanazi nasıl tanımlanmaktadır?

Tıp hukukuna göre ötanazi, “ölümün kaçınılmaz olduğu ve tıp biliminin verilerine göre iyileştirilmesi olanağı olmayan veya dayanılmaz acılar içinde olan kişinin tıbbi yollarla öldürülmesi veya tıbbi yardımın kesilerek ölümüne terk edilmesi” şeklinde tanımlanmaktadır.

5

Ötanazi tanımlarının tümünde ortak olan en önemli nokta nedir?

Ötanazi tanımlarının tümünde ortak olan en önemli nokta hastaya kolay, acısız bir ölüm sağlamak amacı ile kişiye yardım edilme prensibi taşımasıdır.

6

“Niteliksiz olarak kabul edilen yaşama son verilip verilemeyeceği ve buna karar verme hakkının kimde olduğu” sorusunun cevabı ile ilgili olan kavram, ötanazi kavramının ilişkili olduğu kavramlardan hangisi ile ilgilidir?

Yaşama Hakkı
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi (İHEB) madde 3 ve Avrupa İnsan Hakları sözleşmesi (AİHS)
madde 2’de “yaşama hakkı, kişinin ruhsal ve fiziksel bütünlüğünü koruyabilme ve varlığının çeşitli
etkilerle bozulmasına engel olabilme hakkı” olarak tanımlanır. Yaşama hakkı “kişilerin kamu makamlarının emri ya da izni ile öldürülememesi ve yaşamına yönelik tehlikelere karşı kamusal otoriteler tarafından korunması” olarak da tanımlanabilir. Diğer tüm hakların varlığı ancak bireylere yaşama hakkının tanınması ve garanti altına alınmasıyla mümkün olduğundan, tüm çağdaş demokrasiler yaşama hakkını anayasalarla güvence altına almıştır. Yaşama hakkı hem devletler üstü düzeyde yapılan anlaşmalarla (1948 tarihli İHEB ve 1950 tarihli AİHS) hem de devletlerin hukuk sistemlerindeki düzenlemelerle korunur. Türkiye Cumhuriyeti
Anayasası 2. kısım 2. bölüm madde 17/1’de “Herkes yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve
geliştirme hakkına sahiptir” ifadesi yer alır. Özetle, yaşama hakkı uluslararası ve ulusal hukuki düzenlemelerle korunmaktadır. Teorik olarak insan hakları arasında herhangi bir hiyerarşi yoktur. Ancak yaşama hakkının insana tanınan en eski, en temel ve en üstün hak olduğu
ileri sürülebilir. Yaşama hakkının tam anlamıyla sağlandığının kabul edilebilmesi için, insanın yalnızca fiziki varlığını sürdürebilmesi yeterli değildir. Bu hakkın sağlık hakkı, sosyal ve ekonomik haklarla desteklenmesi gerekir. Yaşama hakkının muhafaza edilmesi ile ilgili değinilmesi gereken maddi
ve manevi faktörler vardır. Maddi faktör kişinin biyolojik varlığı, manevi faktör ise kişinin moral ve
entelektüel varlığıdır. İnsan biyolojik, moral ve entelektüel varlığı ile bir bütündür. Özetle bedensel
ve ruhsal bütünlük ile yaşam ve sağlık hakkı insanın hukuki varlığının en önemli unsurlarıdır.
Ötanazi tartışmalarının bir tarafında dinî bakış açısının “yaşamın kutsallığı” tezi ile esasen buna
paralel olan laik bakış açısının “yaşamın dokunulmazlığı” ilkesi vardır. Bu bakış açılarına göre, yaşam ne olursa olsun değerlidir. Bu nedenle ölümcül hastalığı olan bir hastanın kendi iradesiyle veya
bilinci kapalı olan bir hastanın yakınlarının iradesiyle ötanazi isteğinde bulunması ve hastanın acılarını dindirmek için bu isteğin gerçekleştirilmesi söz konusu değildir. Tartışmaların diğer kısmında,
“yaşamın niteliği’ni temel alan ve bireyin yaşamına özgür iradesi ile son verebileceğini savunan tez yer alır. İnsan yaşamının sürdürülmesi ve korunmasının ötesinde, yaşamın niteliğinin gözetilmesinden kaynaklanan tartışmalar, ötanazi konusuna farklı bir boyut kazandırır. Bu boyutta, “niteliği bozulan bir yaşamın, gerçek manada ne kadar yaşam olarak
adlandırılabileceği” ve “bu soruya kimin yanıt verme hakkının bulunduğu” cevap bulunmaya çalışılan sorulardır. Modern tıp insana yaşamı uzatabilme imkânları
sağlar. Bu imkânlarla uzayan yaşam, bazen dayanılmaz acılar içinde ölümün beklendiği uzun bir süreç olabilir. Hastalar bu süreçte sağlık çalışanlarının ya da yakınlarının bakımına muhtaç olup yaşam kaliteleri düşebilir ve yaşama anlam katan unsurlardan mahrum kalabilir. Üstüne üstlük yoğun bakımda yaşam destek ünitesinde koma hâlinde senelerce yaşayabilen hastalar açısından, yalnızca bedenen bir yaşam var olabilse de fizyolojik, psikolojik ve sosyal bütünlük hâli mümkün olmayabilir. Bu sebeble özellikle istem dışı ötanazi tartışmalarının odak noktasında yaşamın niteliği kavramı yer alır. Özen’e (2010) göre, yaşama hakkının içeriğini onurlu bir biçimde yaşamak oluşturur ve yaşam bu niteliğini kaybettiğinde kişiye ölme hakkı tanınmalıdır. Ancak bu noktada “niteliksiz olarak kabul edilen yaşama son verilip verilemeyeceği ve buna karar verme hakkının kimde olduğu” sorusunun cevabını vermenin oldukça zor olduğu gerçeği yadsınamaz. Besiri (2009), konuya üç farklı bakış açısından yaklaşıldığını bildirmektedir. Birinci bakış açısına göre, yaşama hakkı kendi içinde ölme hakkını da barındırır ve bu sebeple ötanazi uygulanabilirdir. İkinci bakış açısına göre, insanın yaşamını nasıl sürdürdüğüne, yani yaşamın niteliğine bakılarak, yaşamın kutsal olup olmadığına karar verdikten sonra ötanazinin gerçekleştirilip gerçekleştirilmemesi kararının verilmesi gerektiğidir. Üçüncü bakış açısına göre ise, yaşamın kutsallığının kişisel özgürlükler ve özerklik içinde değerlendirilmesi gerektiğidir.

7

Tıbbi etiğin en önemli ilkelerinden olan, kişinin özgürce iradesini kullanıp, seçim yapabilme özgürlüğüne ne ad verilir?

Özerklik Hakkı
Ötanaziyi savunanların güçlü argümanlardan birisi bireysel özerkliktir. Tıbbi etiğin en önemli ilkelerinden olan ve otonomi olarak da adlandırılan özerklik hakkı, kişinin özgürce iradesini kullanıp,
seçim yapabilme özgürlüğüdür.

8

Uygulanış biçimine göre ötanazi kaça ayrılır? İsimleri nelerdir?

Ötanazi uygulanış biçimine ve hastanın istem durumuna göre sınıflandırılabilir. Ötanazi uygulanış biçimine göre “pasif” ve “aktif” olmak üzere ikiye ayrılabilir.

9

Hastanın suni solunum cihazının çekilmesi veya sıvı beslenme desteklerinin kesilmesi, tıbbi müdahaleyi yapmamak, geri çekmek gibi örnekler; ötanazinin uygulanış biçimlerinden hangisine örnektir?

Pasif Ötanazi
Yaşam desteklerini çekerek ölümü hızlandırmak ve doğal seyrine bırakmaktır. Bu “tıbbi müdahaleyi
yapmamak, geri çekmek”, “yaşam devam ettirme tedavisinin sonlandırılması” ya da tıbbi tedaviyi
kesmek, vermemek” biçiminde ortaya çıkar. Pasif ötanaziye örnek olarak; hastanın suni solunum cihazının çekilmesi veya sıvı ve beslenme desteklerinin kesilmesi verilebilir.

10

Aktif ötanazi kendi içerisinde hastanın istemlilik pozisyonuna göre kaça ayrılır? Nelerdir?

Aktif ötanazi kendi içerisinde hastanın istemlilik pozisyonuna göre üçe ayrılır. Birincisi istemli aktif ötanazi olup hastanın isteği üzerine tıbbi yolla doğrudan ölümüne sebep olunmasıdır.
Günlük yaşantımızda halk arasındaki konuşmalarda ötanazi derken vurgulanan aslında bu türdür. Diğer bir ifadeyle aktif ötanazinin hastanın talebi doğrultusunda gerçekleştirilmesi istemli aktif ötanazidir. İkincisi istem dışı aktif ötanazi olup rıza ehliyeti olmayan hastaya ölüme sebep olacak
ilaç ya da tıbbi girişimin yapılmasıdır. Sonuncusu ise istemsiz aktif ötanazi olup hasta bilinçli ve
onam verebilecek pozisyondayken, kendisinden herhangi bir istek gelmeden ve sorulmadan ilaç ya da başka bir müdahale ile hastanın ölümüne sebep olmaktır.

11

İstem dışı (irade dışı) Ötanazi nedir?

İstem dışı ötanazi, hastanın karar verme yeterliliğinde olmadığı ve/veya kendi dileğini söyleyemediği durumlarda, kararın vasisi tarafından verilerek aktif veya pasif ötanazi uygulanmasıdır.

12

İrade tarafına göre ötanazi nedir?

İrade tarafına göre ötanazi iki gruba ayrılır. “İç (self) ötanazi” istemli ötanazinin bir türü olup bir
hastanın kendi ölümüne iradesini kullanarak razı olmasıdır. İradeye bağlı ötanazi hastanın kendi
bedeni, yaşamı ve ölümü üzerinde söz hakkının kendisinde olmasını içerir. İradeye bağlı ötanazide
tek şart hastadan alınması gereken aydınlatılmış onam’dır. Bu onam hastanın bilgilendirildiğine dair
açık ve anlaşılır bir rıza beyanına dayanmalıdır. Dış ötanazi ise kendisine kanun tarafından yetki verilmiş kişilerin iradesi alınmak suretiyle üçüncü bir kişinin ölümünün sağlanmasıdır. Bilinci kaybolmuş hastalarda, yakınlarının iradesiyle gerçekleşen istem dışı ötanazi veya bunu kabul eden ülkelerde olduğu gibi mahkeme kararına dayanan istemli ötanazi, bu kapsamda değerlendirilir.

13

Hastanın yaşam süresini kısaltmasına rağmen, tedavisi mümkün olmayan hastanın acılarını dindirmek amacıyla birtakım ilaçlar verilmesi ve bu biçimde dolaylı olarak hastanın yaşamının
kısaltılması şeklinde tanımlanan ötanazi, gerçekleşme amacına göre ötanazi çeşitlerinden hangisine örnektir?

Gerçekleşme amacına göre ötanazi dolaylı ve doğrudan olmak üzere ikiye ayrılır. Doğrudan ötanazi önceki kısımlarda bahsedildiğinden, burada dolaylı ötanazi hakkında bilgi verilmiştir. Dolaylı
ötanazi, hastanın yaşam süresini kısaltmasına rağmen, tedavisi mümkün olmayan hastanın acılarını dindirmek amacıyla birtakım ilaçlar verilmesi ve bu biçimde dolaylı olarak hastanın yaşamının
kısaltılmasıdır.

14

Hekim yardımlı (destekli) İntihar (Hekim Yardımlı Ölüm-Hekimin Ölüme Yardımı-Physician Assisted
Suicide-PAS) nedir?

İntiharda kişi şahsi isteğiyle ve yine kendi bildiği yöntem ve yollarla kendi hayatına son verir. PAS ise, hekimin hastaya yaşamını sonlandırabilmesi amacıyla öldürücü dozda uyku hapı, karbonmonoksit gazı gibi gerekli araç, bilgi ya da olanağı sağlamasıdır.
Literatürde PAS, ötanazinin bir türü, aktif ötanazinin bir gerçekleştirilme biçimi olarak kabul edilebilmektedir.

15

Hastanın intihar etme talebi üzerine, hekimin hastasına ölüme sebep olacak ilaçları reçete etmesine  ya da temin ederse, hastanın bu ilaçları kendi tasarrufuyla ve bizzat alarak ölmesi halinde hangi durumdan bahsedilir?

Hekim Yardımlı (Destekli) İntihar (Hekim Yardımlı Ölüm-Hekimin Ölüme Yardımı-Physician Assisted
Suicide-PAS)
Ölme hakkı ötanazi ile birlikte PAS ve intihar kavramlarını da içerir. Ötanazinin kabul edilip
edilmemesi yönündeki tartışmalardan biri, onun bir çeşit intihar olup olmadığıdır. Kişi yaşamına
bizzat kendisi son verirse, intihar bahis konusudur. Bu bağlamda tedavisi mümkün olmayan ve dayanılmaz ıstırapları nedeniyle ölmeyi isteyen bir hasta, yaşaması için gerekli ilaçları vb. almamak için direnç gösterir ve sonuçta ölürse bu bir intihar olur.

Hastanın intihar etme talebi üzerine hekim hastasına ölüme sebep olacak ilaçları reçete eder ya da
temin ederse, hasta bu ilaçları kendi tasarrufuyla ve bizzat alarak ölürse hekimin intihara yardımından bahsedilir.

16

Türk hukukunda ötanaziye ilişkin en net düzenleme hangisidir?

Türk hukukunda ötanaziye ilişkin en net düzenleme Hasta Hakları Yönetmeliği (HHY) m. 13’tür.
Bu maddede “Ötanazi yasaktır. Tıbbi gereklerden bahisle veya her ne suretle olursa olsun, hayat hakkından vazgeçilemez. Kendisinin veya başkasının talebi olsa dahi, kimsenin hayatına son verilemez.” ifadesi bulunur.

17

1942’de PAS’ı, kişinin miras gibi bir menfaati için gerçekleştirmemesi koşulu ile suç olmaktan çıkaran ilk ülke hangisidir?

İsviçre
1942’de PAS’ı, kişinin miras gibi bir menfaati için gerçekleştirmemesi koşulu ile suç olmaktan çıkaran ilk ülkedir. 

18

Çocuklarda ötanaziye izin veren ilk ülke neresidir?

Belçika
2002’de aktif ötanazi ve PAS’a yasal izin vermiş olup Hollanda’dan sonra yasalaştıran ikinci ülkedir. Hastanın ölümcül hastalığından dolayı, fiziki veya ruhsal açıdan sürekli ve dayanılmaz acı çekiyor olması, ötanazi isteğini düşünerek ve birkaç defa yansıtması, bu talebini bilinçli ve kendi iradesiyle yapması koşullardır. Hekim için de hastayla derinlemesine görüşmesi, sağlık durumuyla ilgili bilgi vermesi, “ötanaziden başka bir çare kalmadığına dair hastayla mutabakat sağlaması ve bağımsız
bir hekime danışması gibi koşullar aranır. Hastanın ötanazi talebiyle ötanazinin yapılması arasında
en az bir ay geçmesi ve özel bir komisyonun nihai kararı vermesi de koşullar arasındadır. Yasa, hiçbir
hekimin zorla ötanazi yapmaya mecbur edilemeyeceğini de kapsar. Çocuklarda ötanaziye izin veren
ilk ülkedir. 

19

Çocuk ötanazisinde kapsam dışı bırakılan durumlar hangileridir?

Belçika
2002’de aktif ötanazi ve PAS’a yasal izin vermiş olup Hollanda’dan sonra yasalaştıran ikinci ülkedir. Hastanın ölümcül hastalığından dolayı, fiziki veya ruhsal açıdan sürekli ve dayanılmaz acı çekiyor olması, ötanazi isteğini düşünerek ve birkaç defa yansıtması, bu talebini bilinçli ve kendi iradesiyle yapması koşullardır. Hekim için de hastayla derinlemesine görüşmesi, sağlık durumuyla ilgili bilgi vermesi, “ötanaziden başka bir çare kalmadığına dair hastayla mutabakat sağlaması ve bağımsız
bir hekime danışması gibi koşullar aranır. Hastanın ötanazi talebiyle ötanazinin yapılması arasında
en az bir ay geçmesi ve özel bir komisyonun nihai kararı vermesi de koşullar arasındadır. Yasa, hiçbir
hekimin zorla ötanazi yapmaya mecbur edilemeyeceğini de kapsar. Çocuklarda ötanaziye izin veren
ilk ülkedir. 2014’te istemli ötanazi ve PAS’ta yaş sınırlaması kaldırılmıştır. Ebeveyn onayı, çocukta
ayırt etme ve karar yetkinliğinin uzman tarafından onaylanması ve raporlaması zorunludur. Ayırt
etme kapasitesine sahip olma koşulu arandığından, çocuklarda psikiyatrik bozukluklar, bilinç düzeyi
kayıpları, zihinsel engelliler, küçük çocuklar ve yenidoğanlar kapsam dışındadır.

20

Yabancı ülke vatandaşlarına intihar yardımı hakkı tanıyan tek ülke hangisidir?

İsviçre
1942’de PAS’ı, kişinin miras gibi bir menfaati
için gerçekleştirmemesi koşulu ile suç olmaktan çıkaran ilk ülkedir. Hastanın ölümüne yardım eden
kişilere bir yaptırım uygulanmaz. İsviçre’de hekim olmayan kişiler de intihara yardım edebilir. Exit
DS, Dignitas gibi intihara yardım amaçlı kurulan kuruluşlar vardır. İntihar yardımında kontrol mutlaka karar verme yetkinliği olan hastada olmalıdır.
Ayrıca terminal dönem olmasa da tedavi edilemeyecek bir hastalık şarttır. İsviçre’deki PAS vakalarının sayısı 2003 ile 2016 yılları arasında dört kattan fazla artmıştır. Bunda İsviçre’nin, yabancı ülke vatandaşlarına intihar yardımı hakkı tanıyan tek ülke olmasının rolü bulunmaktadır. Bu durum, “ötanazi turizmi” ve “intihar turizmi” kavramlarını ortaya çıkarmıştır.

21

"Pasif ötanazi açısından, kişinin kendi geleceğini belirleme hakkı yaşamın ne zaman ve nasıl sonlandırılacağını kapsar. Bu bağlamda hastanın tedaviyi reddetme hakkı vardır." şeklindeki görüş, ötanaziye yönelik görüşlerden hangisinin kapsamına girer?

Ötanaziyi Destekleyen Görüşler
Ötanaziyi destekleyenlerin savundukları argümanlar, aşağıda belirtildiği şekilde özetlenebilir.
✓ Hiç kimse insan onuruyla bağdaşmayacak
şekilde acı ve ıstırapla yaşamaya zorlanamaz. Özerkliğe saygı ilkesi gereğince, dayanılmaz acılar çeken kişinin özgür iradesiyle
onurlu bir ölümü isteme hakkı vardır.
✓ Yaşamın niteliği tezi çerçevesinde insanın kaliteli bir yaşam hakkı vardır. Sadece fiziksel
değil, psikolojik ıstıraplar da insan yaşamının niteliğini olumsuz etkiler. Dayanılmaz
acılar içinde, umutsuz ve başkalarına muhtaç olmak insanın onurunu zedeleyebileceğinden, insan onuruyla ölmek isteyebilir.
✓ Pasif ötanazi açısından, kişinin kendi geleceğini belirleme hakkı yaşamın ne zaman ve
nasıl sonlandırılacağını kapsar. Bu bağlamda hastanın tedaviyi reddetme hakkı vardır.

22

"Ötanazi insanın yaşamını koruma içgüdüsüne yani insanın doğasına aykırıdır." şeklindeki görüş, ötanaziye yönelik görüşlerden hangisinin kapsamına girer?

Ötanaziyi Reddeden Görüşler
Ötanaziyi destekleyenler gibi, karşı çıkanların veya suç olarak kabul edenlerin de çeşitli argümanları bulunmaktadır. Bunlar aşağıda belirtildiği biçimde özetlenebilir.
✓ Yaşamın kutsallığı ve dokunulmazlığı ilkesi esastır. İnsan yaşamı her yönden vazgeçilmeyecek kadar değerlidir. Gelenekler ve
birçok din de ötanaziye karşı çıkar ve ötanaziyi cinayetle eş görür. Toplumsal ve ekonomik çıkarların insanın yaşam hakkından
üstün görülmesi tehlikesi vardır.
✓ Ötanazi insanın yaşamını koruma içgüdüsüne yani insanın doğasına aykırıdır.

Ünite 7 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç