SAĞ303U-SAĞLIK EKONOMİSİ
Ünite 1: İktisat Bilimi ve Temel Kavramlar
İktisatta Sık Kullanılan Terimler
Sağlık sektörü sürekli değişen dinamik bir sektör olduğu için kaynak gereksinimi her geçen gün artmaktadır. Sağlık sektörü için iktisat bilimi önemlidir çünkü iktisat, kıt kaynakların sonsuz insan ihtiyaçlarını gidermek üzere alternatif alanlarda kullanımını inceleyen bir disiplindir.
Bu bölümde iktisatta sık kullanılan terimler ele alınmıştır.
İhtiyaç, Kıtlık ve Tercih
Karşılandığı zaman mutluluk ve zevk veren, karşılanmadığı zaman ise üzüntü ve acı veren duygulara ihtiyaç denilmektedir. İhtiyaçların aşağıda sıralananlar gibi farklı özellikleri vardır:
• İhtiyaçlar sınırsızdır • İhtiyaçların şiddet dereceleri farklıdır • İhtiyaçlar karşılandıkça onlara duyulan şiddet de azalır • Bir ihtiyacın türü zamanla değişebilir • İhtiyaçlar karşılandıktan belirli bir süre sonra tekrarlanabilirler • İhtiyaçlar veya ihtiyaçların karşılanmasında kullanılan mallar birbirlerinin yerine ikame edilebilir
İhtiyaçlar şiddetlerine göre zorunlu ihtiyaçlar ve zorunlu olmayan ihtiyaçlar olarak ikiye ayrılmaktadır. Zorunlu ihtiyaçlar, insanların hayatlarını sürdürebilmeleri için karşılamak zorunda oldukları ihtiyaçları ifade etmektedir. Zorunlu ihtiyaçlar karşılanmadığı zaman insanların hayatları tehlikeye girmektedir. Zorunlu olmayan ihtiyaçlar ise karşılanmadığı zaman insanın hayatını tehlikeye sokmayan ihtiyaçları ifade etmektedir.
Kıtlık, bir ekonomide karşılanmak zorunda olunan ihtiyaçların, bu ihtiyaçları karşılayacak olan mal ve hizmetlerin üretilmesinde kullanılan kaynaklardan daha fazla olmasını ifade eden iktisadi bir terimdir. Kıtlık problemi, tercih yapma zorunluluğunu beraberinde getirmektedir.
Üretim Faktörleri
İnsan ihtiyaçlarını gidermek için mal ve hizmetlerin elde edilmesi sürecini ifade eden her türlü faaliyete üretim, üretimin yapılabilmesi için gerekli unsurlara da üretim faktörleri denilmektedir. Bu üretim faktörleri; emek, sermaye, müteşebbis ve doğal kaynak olarak dörde ayrılmaktadır.
Emeğin üretime katılması sonucu üretimden aldığı pay, ücret veya maaştır. Sermayenin üretimden aldığı pay ise faizdir. Müteşebbisin üretimden aldığı pay, kârdır. Doğal kaynağın üretimden aldığı pay ise rant veya kira olarak ifade edilmektedir.
Pozitif ve Normatif İktisat
İktisat, pozitif ve normatif iktisat olarak ikiye ayrılmaktadır. Değer yargısı barındırmayan, bir iktisadi olayın veya davranışın ne olduğu ile ilgilenen ve genel
sonuçlar sunan iktisada pozitif iktisat denilmektedir. Belirlenen amaçlara ulaşabilmek için bir iktisadi olayın veya davranışın ne olması gerektiği ile ilgilenen, değer yargılarına dayanan ve öznel sonuçlar sunan iktisada ise normatif iktisat denir.
Pozitif iktisatta elde edilen sonuçlar test edilerek reddedilebilir ancak normatif iktisatta elde edilen sonuçlar değer yargısı içerdiği için test edilemez ve reddedilemez.
Mikro ve Makro İktisat
İktisat biliminin iki alt dalı, mikro ve makro iktisattır. 1776 yılında Adam Smith tarafından yayınlanan “Ulusların Zenginliği” adlı eserin temelini oluşturduğu Klasik iktisatta, analizlerde mikro ekonomik temeller kullanılmıştır.
Makro iktisadın temeli ise John Maynard Keynes tarafından 1936 yılında yayınlanan “İstihdam, Faiz ve Paranın Genel Teorisi” adlı eserle atılmıştır.
Mikro iktisat tek bir birey ve tek bir firmanın iktisadi davranışlarını incelemekte olup bireyin amacı fayda maksimizasyonu iken firmanın amacı kâr maksimizasyonudur.
Makro iktisat ise toplulaştırma yaparak bütün bireylerden oluşan hanehalkı sektörü ile bütün firmalardan oluşan firmalar sektörünün iktisadi davranışlarını incelemekte olup amacı, iktisadi büyümeyi artırmak ve iktisadi dalgalanmaları gidermektir.
Mikro iktisatta yapılan çalışmalar, daha çok teoriye dayalı olarak yapılırken makro iktisatta daha çok ampirik ve bilimsel veriye dayalı olarak yapılmaktadır.
Arz, Talep ve Piyasa Dengesi
Bu bölümde önce arz tablosu ve arz eğrisi, piyasa arz tablosu ve piyasa arz eğrisi, arzın değişmesi ve arz edilen miktardaki değişim incelenmiştir. Daha sonra talep tablosu ve talep eğrisi, piyasa talep tablosu ve piyasa talep eğrisi, talebin değişmesi ve talep edilen miktardaki değişim ele alınmıştır. Son olarak da arz ve talep yardımı ile piyasa dengesi açıklanmıştır.
Arz
Arz, üreticilerin piyasada belli bir zaman dilimi içinde satmayı planladıkları mal ve hizmet miktarını ifade etmektedir. Bir malın arz edilen miktarı ile fiyatı arasında doğru yönlü ilişki vardır.
Diğer unsurlar sabitken (ceteris paribus) varsayımı altında, bir malın fiyatı arttığında arz edilen miktarın artmasına ve fiyatı azaldığında ise arz edilen miktarın azalmasına Arz Kanunu denmektedir. Herhangi bir mala ait bireysel arz tablosu ve bu tablo yardımı ile çizilen arz eğrisi, malın arz edilen miktarı ile malın fiyatı arasındaki pozitif (doğru yönlü) ilişkiyi yansıtmaktadır.
Piyasa arz eğrisi, bireysel arz eğrilerinin yatay olarak yan yana toplanmasından elde edilmektedir.
Arz edilen malın kendi fiyatı dışında üretim faktörlerinin fiyatları, diğer malların fiyatları, teknoloji, fiyat beklentileri ve piyasadaki üretici sayısı gibi arzı etkileyen faktörlerdeki değişim sonucunda arz değişmekte ve arz eğrisi bütünüyle kaymaktadır. Arz eğrisinin sağa doğru kayması arzın artmasını ifade ederken sola doğru kayması, arzın azalmasını ifade etmektedir.
Diğer unsurlar sabitken bir malın kendi fiyatındaki değişim sonucunda aynı arz eğrisi üzerinde bir noktadan diğer noktaya hareket edilmesi arz edilen miktarı değiştirmektedir.
Talep
Tüketicilerin belirli bir dönemde ve belirli bir fiyattan satın almak istediği mal ve hizmet miktarına talep denmektedir. Burada bahsedilen talep, satın alınma gücü ile desteklenen efektif taleptir.
Ceteris paribus varsayımı altında bir malın fiyatı arttığında talep edilen miktarın azalmasına ve fiyatı azaldığında ise talep edilen miktarın artmasına Talep Kanunu denilmektedir.
Herhangi bir mala ait bireysel talep tablosu ve bu tablo yardımı ile çizilen talep eğrisi, malın talep edilen miktarı ile malın fiyatı arasındaki negatif (ters yönlü) ilişkiyi yansıtmaktadır.
Piyasa talep eğrisi, bireysel talep eğrilerinin yatay olarak yan yana toplanmasından elde edilmektedir.
Talep edilen malın kendi fiyatı dışında tüketicinin geliri, diğer malların fiyatları, tüketicinin zevk ve tercihleri, gelecek hakkındaki beklentiler ve nüfus gibi talebi etkileyen faktörlerdeki değişim sonucunda talep değişmekte ve talep eğrisi bütünüyle kaymaktadır. Talep eğrisinin sağa doğru kayması talebin artmasını ifade ederken sola doğru kayması talebin azalmasını ifade etmektedir.
Diğer unsurlar sabitken bir malın kendi fiyatındaki değişim sonucunda aynı talep eğrisi üzerinde bir noktadan diğer noktaya hareket edilmesi talep edilen miktarı değiştirmektedir.
Piyasa Dengesi
Arz edilen miktar ile talep edilen miktarın birbirine eşitlendiği durumda ortaya çıkan fiyata denge fiyatı denilirken bu fiyata karşılık gelen miktara da denge miktarı denilmektedir.
Esneklik
İktisatta duyarlılık veya tepki olarak ifade edilen esneklik, bağımsız değişkende meydana gelen yüzde değişimin bağımlı değişken üzerinde ortaya çıkardığı yüzde değişim olarak tanımlanmaktadır.
Esneklik, talep ve arz esnekliği olarak ikiye ayrılmaktadır. Talep esnekliği talebin fiyat esnekliği, talebin çapraz esnekliği ve talebin gelir esnekliği olmak üzere üçe ayrılmaktadır. Diğer bir esneklik çeşidi olan arz
esnekliği ise bir malın fiyatında meydana gelen yüzde değişimin, o malın arz edilen miktarında meydana getirdiği yüzde değişim olarak ifade edilmektedir.
Üretim İmkânları Eğrisi
Üretimde kullanılan üretim faktörleri ile teknoloji sabitken üretilebilecek maksimum mal ve hizmet bileşimlerinin geometrik yerine üretim imkânları eğrisi denilmektedir. Üretim imkânları eğrisi kıtlığın sonuçlarını, ekonomideki tercihleri ve yapılan tercihlerin fırsat maliyetini göstermektedir.
Piyasa Aksaklıkları
Piyasalar çeşitli sebeplerden dolayı her zaman etkin bir şekilde çalışamamakta ve bu yüzden piyasa aksaklıkları ortaya çıkabilmektedir.
Bazı mal ve hizmetlerin üretiminin tamamen piyasa koşullarına bırakılması durumunda, bu mal ve hizmetlerin toplumun faydasını maksimum yapacak şekilde üretilememesine piyasa aksaklıkları denilmektedir. Ayrıca piyasa aksaklıkları, etkin üretim düzeyine ulaşmada piyasanın başarısız olması olarak da tanımlanmaktadır.
Piyasa aksaklıklarının nedenlerini, tam rekabet koşullarının gerçekleşmemesi, dışsallıklar, içsel ekonomiler, kamusal mal ve hizmetler olarak sıralamak mümkündür.
İktisat Biliminin Temel Sorunları
İktisat biliminin temel sorunları; tam kullanım sorunu, etkin kullanım sorunu ve iktisadi büyüme ve kalkınmadan oluşmaktadır.
Kaynaklarımız sınırlı olduğu için istediğimiz kadar üretim yapma imkânımız yoktur. Bu yüzden, öncelikli olarak hangi mal ve hizmetlerin üretileceğine karar verilmelidir. Sonra ne kadar üretileceğine karar verilmelidir. Mal ve hizmetlerin nasıl ve nerede üretileceği sorularının cevapları üretimde hangi üretim yönteminin seçilmesi gerektiği ile ilgilidir. Mal ve hizmetlerin kimin için üretileceği sorusu ülkenin gelir dağılımı ile ilgilidir.
İktisadi büyüme, bir ülkede reel GSYİH’daki sürekli artış olarak tanımlanmakta olup üretim kapasitesindeki artışı ifade etmektedir.
Kalkınma ise bir ülkenin sosyal sorunlarının da giderilerek büyümesini ifade ettiği için bir ülkenin kalkınması için büyümenin yanı sıra sosyo-kültürel açıdan da gelişmesi gerekmektedir. Bu yüzden büyüme ve kalkınma sorunu iktisat biliminin temel sorunları arasında yer almaktadır.