SAĞ112U-SAĞLIK İŞLETMECİLİĞİ II
Ünite 5: Sağlık İşletmelerinde Modern Yönetim Yaklaşımları
Toplam Kalite Yönetimi
Toplam kalite yönetimi, kaliteden tüm çalışanların sorumlu olduğu, hata bulmaktan çok hatayı önlemeyi, önce insan felsefesine sahip, sonuçtan çok süreç odağında, çalışanların tamamının katılımını ve sürekli iyileşmeyi esas alan, çalışanların memnuniyeti ile birlikte müşterilerin memnuniyetini de hedefleyen bir yönetim anlayışıdır. Toplam kalite yönetimi, Amerika’da doğmuş ve 2. Dünya Savaşı’ndan sonra uygulamaya koyulmuş bir kavramdır. Amerika’da kabul görmemiş bu kavramın önemi Japonlar tarafından başarılı bir şekilde uygulanması ile artmıştır. Kaizen felsefesine dayanan bu anlayış, Japonca iyileştirme anlamına gelmektedir; maddi ve manevi her türlü unsuru kapsayan sürekli bir iyileştirme söz konusudur.
Başka bir tanıma göre toplam kalite yönetimi müşteri beklentilerini karşılamayı amaçlayan, organize ve entegre eden sürekli bir kalite iyileştirme sistemidir. Toplam kalite yönetimi, işletmelerde devamlı olarak bir geri bildirim sürecinin ardından yapılan iyileştirmelerle hizmet ve ürün kalitesini yükseltmeyi amaçlayan ayrıntılı ve yapılandırılmış bir yönetim şeklidir.
ISO 9000 Kalite Yönetim Sistemi’nin kullanılmaya başlanması ile TKY anlayışına döndüğü ve 2000’li yıllardan itibaren de bu yönetim sistemine göre yapılanma çalışmalarının yaygınlaştığı söylenebilir. Ancak sağlık kurumlarında toplam kalite yönetiminin uygulanmasının önünde birtakım engeller söz konusudur. Bunlardan ilki sağlık kurumlarının karmaşık, bürokratik ve çok miktarda bölümlere ayrılmış hastane yapılarıdır.
Yaratıcılık Yönetimi
Yaratıcılık, yeni ve yararlı fikirler üretilmesidir. Bireysel anlamda hem yeni hem de uygun çıktı üretme yeteneği olarak tanımlanan yaratıcılık kavramı günümüzde işletmeler tarafından gittikçe önem kazanan bir kavram hâlini almaktadır. Örgütsel yaratıcılık karmaşık bir sosyal sistem içerisinde birlikte çalışan bireyler tarafından değerin, faydalı yeni bir ürünün, hizmetin, fikrin, prosedürün ya da aşamanın oluşturulmasıdır. Bu sebepten dolayı birçok işletme çalışanların yaratıcılığını geliştirecek imkânlar sunmaya başlamıştır. Örneğin; 3M firması teknik personelinin zamanının%15’ini yaratıcı fikirler üretmeleri için onlara zamanı serbestçe kullanma imkânı tanımaktadır.
Personel Güçlendirme
İnsan sermayesi, örgütlerde en önemli katma değer sağlayan entelektüel sermaye unsurlarından biridir. Teknolojik gelişmeler nedeniyle örgütlerin insan kaynakları yapısı değişse bile hâlâ vazgeçilmez bir unsur olmaya devam etmektedir. Motivasyonel anlamda güçlendirme kavramı ise Bandura’nın öz yeterlilik yaklaşımı kullanılarak açıklanmaktadır.
Bu yaklaşıma göre güçlendirme bireyin öz yeterliliğine olan inancının arttığı süreci ifade eder. Personel
güçlendirme, insanların, örgütlerin ve toplulukların yaşamlarında ustalık kazanma mekanizmasını ele alan bir süreçtir. Personel güçlendirmenin psikolojik boyutu bu yaklaşımla ortaya koyulmaktadır.
Psikolojik güçlendirmenin literatürde yer alan tek bir kavramla açıklanamayacağı, bireyin iş hayatındaki rolüne yönelimini yansıtan ve dört kavram ile açıklanabilen içsel bir yaklaşım olduğundan bahsedilmektedir.
Değişim Mühendisliği
Gelişen teknoloji ile birlikte ulaşım ve iletişim alanındaki hızlı gelişim ve değişimler örgütlerin çevreye olan uyumu konusunda zorluklara sebep olmaktadır. Değişim mühendisliği, maliyet, kalite, hizmet ve hız gibi çağdaş performansın araçlarında çarpıcı iyileştirmeler elde etmek için iş süreçlerinin yeniden düşünülmesi ve köklü bir şekilde yeniden tasarlanmasıdır.
Değişim mühendisliğinin temel amacı, müşteri istek ve gereksinmeleri üzerinde odaklanmaktır. Değişim mühendisliği sağlık kurumları bazında ele alındığında sağlık kurumları müşterileri içerisinde en çok hastaları ve hasta yakınlarını kapsayan dış müşterilere fayda sağlayacağı olağandır. Örgüt süreçlerinin hastaların istek ve beklentilerine göre yeniden yapılandırılması değişim mühendisliği kapsamında, sağlık kurumlarında hastaların kalite algıları ve tatminleri artış ile sonuçlanacaktır.
Öğrenen Örgütler
Günümüzde iş ve yönetim sahasının hızla gelişmesi ve değişmesiyle, örgüt için düşünen «yönetici» olarak benimsenen tek bir kişinin olması ne yazık ki yeterli değildir. Öğrenen organizasyonlarda standart bir örgüt anlayışı söz konusu olmamakla birlikte, genelde organizasyonel katılım, problem çözme, etkili ekip çalışması, serbest haberleşme, yatay ilişkiler ve iş birliği geçerli olmaktadır. Örgütler, bireylerden farklı olarak sadece yakın üyelerini etkilemekle kalmayıp aynı zamanda örgüt öyküleri ve normları yoluyla başkalarına aktarılan öğrenme sistemleri geliştirir ve sürdürürler.
Kullanım Yönetimi
Kullanım yönetimi, sağlık hizmetlerinin kullanımını etkilemek ve böylece sağlık hizmetleri kaynak tüketimini sınırlamak için tasarlanmıştır . Mevcudiyeti yeni olmayan, geçmişte aşırı kullanıldığı varsayılan pahalı prosedürlerin artan maliyetlerinin söz konusu olduğu teşebbüslerde yararlanılan kullanım yönetimi kavramının sağlık kurumları tercihinde son yıllarda yurt dışında artmakta olan bir trend söz konusudur. Bu ifadeler ışığında kullanım yönetimi programları, tıbbi tedavi gereksinimlerini klinik olarak uygun ve gerekli olduğunu vaka düzeyinde tasdik etmektedir.
Kullanım yönetimi nezdinde özel kullanım yönetimi, inceleme prosedürleri, ön inceleme, eş zamanlı inceleme, yüksek maliyetli vaka yönetimi ile ayakta tedavileri inceleme imkânları mevcuttur. Kullanım yönetimi
kavramı yurtdışında etkin bir şekilde uygulanmasına rağmen ülkemizde kullanımı etkin değildir.
Yalın Yönetim
Yalın kavramı ise örgütlerde etkililiği ve verimliliği artırmak için her şeyden daha az kullanma fikrini benimsetmek için ilk olarak 1988’de sunulmuştur. Gilbreth ve Lillian Gilbreth’in endüstri mühendisliği yalın yönetim uygulamalarının fabrikalar dışında hastanelerde de kullanılabileceği ortaya konmuştur.
Sağlık sektöründe öncelikle doktorların ameliyat anında gerekli ekipmanları almak için hastadan uzaklaşmak zorunda kalmasıyla oluşan zaman israfından dolayı yalın yönetim felsefesinin sağlık kurumlarında uygulanma ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Minneapolis’te bulunan Park Nicollet Sağlık Kurumlarında uygulanan yalın yönetim, süreç iyileştirilmesi ve hastaların erişimi konusunda aksaklıkların iyileştirilmesine olanak sağlamıştır. Yalın yönetim uygulaması sonucunda kanser merkezinde günde on kemoterapi hastasına ilave kapasite oluşturulması, acil bakımda hastaların bekleme sürelerinin 122 dakikadan 52 dakikaya düşmesi gibi önemli iyileştirmeler ortaya çıkmıştır.
Outsourcing (Dış Kaynaklardan Yararlanma)
Dış kaynak kullanımı, işletmelerin uzmanlık alanlarında olmayan faaliyetlerinde bu alanda uzmanlaşmış diğer işletmelerin aracılığıyla sağlanmasına olanak veren yönetim stratejisidir. . Literatürde yapılan çalışmalar dış kaynak kullanımının basit bir maliyet kontrol aracı olmaktan ziyade rekabetçi bir araç olarak kullanılmasına yönelik açık bir eğilim olduğunu belgeler niteliktedir. Daha sonra dış kaynak kullanımının kapsamı bununla sınırlı kalmayarak genişlemiştir. Zamanla sağlık kurumlarının faturalama, halkla ilişkiler, veri girişi ve depolama, bilgi teknolojileri gibi klinik olmayan idari hizmetler ile radyoloji, laboratuvar gibi klinik hizmetleri de kapsayacak şekilde genişletilmiştir.
Özellikle yöneticilerin fayda-maliyet dengesini göz önüne alarak ve işletmenin temel yetkinliklerinden uzaklaşarak içinin boşalmasına fırsat vermeyecek şekilde sağlık kurumlarında dış kaynak kullanımının gerçekleştirmesi gerekir. Dış kaynak kullanımından sağlanacak fayda sağlık kurumları için aksi takdirde risk faktörü hâline gelebilir.
Benchmarking
İşletmelerin seri üretimin ötesinde kaliteli, ekonomik ve hızlı üretime önem vermesi ekonomideki hızlı değişimler ve modern ekonominin getirdikleri ile birlikte başlamıştır. Yenilik ve iyileştirmenin sağlanması için işletmeler benchmarking yöntemini katalizör olarak kullanmaya başlamışlardır. Asıl olarak resmileştirilmiş kıyaslama uygulaması ise Xerox fotokopi makinelerini Japon ortaklığı olan Fuji-Xerox ve sonrasında diğer Japon firmalarının ürettiği makinelerle karşılaştırdığında başlamıştır. Sağlık hizmetlerinde halkın kaliteli hizmet
beklentisi ile daha gelişmiş ve pahalı tıbbi müdahalelerin artan maliyeti dünya hükümetlerini benchmarking gibi hizmetleri kullanmaya teşvik etmiştir. Sağlık kurumlarında kıyaslama iç ve dış sistemlerin kıyaslamasını içerir.
Kriz Yönetimi
Kriz yönetimi kavramının önemi örgütler normal seyrinde işlerken ihtiyaç duyulmayan fakat olağanüstü bir hal durumunda muhtaç olunan ve önceden planlanmadığı takdirde beklenenden daha yıkıcı etki yaratan krizlere ilişkin önem gün geçtikçe daha fazla artmaktadır. Bilindiği kadar basit bir kavram olmayan kriz kavramı özellikle sağlık kurumlarında ulusal hatta uluslararası etki yaratabilecek sorunlara sebep olabilmektedir. Fakat sağlık kurumlarının krizi sadece afet ile sınırlı olmamakla birlikte günümüz şartlarında sağlık alanının dinamik doğası, sağlık sektöründeki uluslararası ve bölgesel gelişmeler, artan nüfuslar ve öngörülen ya da öngörülmeyen potansiyel sağlık tehditleri sağlık alanında krizlerin ortaya çıkmasına sebebiyet verebilmektedir.
Amaçlara Göre Yönetim
Amaçlara göre yönetim, bir örgütün üst ve alt yöneticilerinin ortak hedeflerini birlikte belirledikleri, her bireyin temel sorumluluk alanlarını kendisinden beklenen sonuçlar açısından tanımladıkları ve bu ölçekleri üyelerin her birinin katkısını değerlendirmek için kılavuz olarak kullandıkları bir süreçtir. Amaçlara göre yönetim yaklaşımı çalışanların katılımı ve iş birliğine dayalı çabalar bakımından insan ilişkileri modelini esas alırken hedef ve ölçüm bakımından rasyonel hedef modelini temel almaktadır.
Hizmet sektöründe performans değerleme konusunda önemli bir yöntem olarak kullanılan teknik amaçlara göre yönetim yaklaşımıdır. Örgütlerin başarılarını değerlendirmedeki kolaylık sektörlere ve birimlere göre değişiklik gösterir.
Sanal Örgütler
Bilgi birikimi ve bilişim teknolojisinde gelişmeler yaşanması sebebiyle geleneksel örgüt yapısı hızlı bir değişim eğilimine girmiştir. İş ortamındaki değişikliklere bağlı olarak belirsizliğin artması daha fazla esnekliğe ihtiyaç duyulmasına neden olmuştur. Sanal örgütlerin sahip olduğu diğer bir özellik ise esneklik, uyarlanabilirlik ve pazar değişikliklerine hızlı bir şekilde yanıt verebilme yeteneğine sahip olmasıdır. Sanal örgütlerin başarısı ortak iş hedeflerine ulaşmak için tasarlanmış paylaşımlı, birbirine bağlı iş süreçlerine bağlıdır. Bu sanallaşmayla birlikte sağlık kurumlarındaki stok seviyelerinin büyük ölçüde düşürülebileceği iddia edilmiştir. Sağlık sektöründe görülen diğer bir sanallaşma durumu ise sağlık danışmanlığı veren sitelerin veya kişilerin varlığıdır.