AÖF Soru Bankası
SAG104U · Ünite 7

Kronik Hastalıklar

  • 20 soru-cevap
  • Temel Sağlık ve Hastalık Bilgisi
1

Kronik hastalıklar neden önem taşımaktadırlar?

Kronik hastalıklar dünya çapında görülen ölüm ve hastalıkların önde gelen sebeplerinden biri oldu­ğundan en önemli sağlık problemlerinden biridir. Günümüzde hayat kalitesinde görülen artış ve gelişen teknoloji sayesinde insanlarda beklenen ortalama yaşam süresi artmaktadır. İnsanlardaki ortalama yaşam süresinin artması sonucunda yaşlı nüfus sayısı çoğalmakta ve çocukluk çağı hastalıkları azalmaktadır. Bu­nun sonucu olarak yaşlı nüfusta görülen kronik hastalıkların görülme oranı artmaktadır. Sık görülen kro­nik hastalıklar; kardiyovasküler hastalıklar ve kanser türleri başta olmak üzere serebral palsi, obezite, kronik obstrüktif akciğer hastalığı, bazı artrit türleri, depresyon ve astımdır. Kronik hastalıklara bağlı ölümler 2000 yılında yaklaşık 31 milyon iken, 2012 yılında yaklaşık 38 milyon kadardır. Gittikçe artan bu oranın 2030 yılında 52 milyon olacağı tahmin edilmektedir.

2

Dünya Sağlık Ör­gütüne göre kronik hastalıkların hangi risk faktörleri değiştirilebilir ve kontrol edilebilir?

Dünya Sağlık Ör­gütüne göre kolesterol yüksekliği, kan basıncı yüksekliği, ağırlık artışı ve obeziteye neden olan sağlıksız bes­lenme, yetersiz fiziksel aktivite, zararlı oranda alkol ve tütün kullanımı kronik hastalıkların değiştirilebilir ve kontrol edilebilir risk faktörlerindendir. Bu faktörlerden en az birinin kontrol edilmediği durumlarda kronik hastalıklara yakalanma oranı artmaktadır. Genetik yatkınlık ve ilerlemiş yaş kontrol edilemeyen faktörlerdendir. Kontrol edilemeyen faktörler kronik hastalık riskini büyük oranda arttırmaktadır.

3

Kronik hastaliklardan korunmada hangi kontrol önlemler önem taşır?

Kronik hastalıklardan korunma çalışmalarını desteklemek için Kronik Hasta­lıklar ve Sağlığı Geliştirme Daire Başkanlığının yürüttüğü Entegre Kronik Hastalıkları Önleme ve Kontrol Programı çeşitli hedefler belirlemektedir. Bu hedefler doğrultusunda belirlenen kontrol önlemlerinden bazıları kısaca özetlenmiştir;

  • Kronik hastalıkların gündeme getirilerek farkındalık düzeyinin arttırılması
  • Özellikle henüz gelişmekte olan toplumlarda ve ülkelerde toplumu merkeze alan projelerin gelişti­rilmesi ve uygulanabilmesi için desteklenmesi
  • DSÖ’ye üye ülkelerin iş birliği içinde korunma ve kontrol çalışmalarını yürütebilmesi
  • İş birliği düzeyini arttırabilmek için Global Forum ile ulusal ve uluslararası bağlantıların kurulması
  • Bilimsel yeniliklerin ve uygulamaların tüm dünyada etkin şekilde yaygınlaştırılması ve eğitim dü­zeyinin geliştirilmesi

• Kronik hastalık rehberleri geliştirilmesi

4

Romatoid Artrit (İltihaplı Eklem Romatizması) tanısı hangi belirtilerde konur?

Romatoid artrit (RA), genellikle küçük eklem­lerde (el-el bileği, ayak-ayak bileği eklemleri) si­metrik olarak başlayan ve uzun süre devam eden kronik enflamatuar (iltihaplı) bir romatizmadır. Yalnızca küçük eklemlerde değil diz, dirsek ve hat­ta kalça ve omuzlarda yer alan büyük eklemlerde de görülebilir. Eklemlerde sıcaklık artışı, şişkinlik ve ağrı görülmektedir. Bunun sonucu olarak hasta­da kemik hasarı ve işlev kaybına neden olmaktadır.

5

Gut hastalığı hangi belirtilerle karakterize olur?

Gut hastalığı, ürik asit kristallerinin eklemlerde birikmesi ile karak­terize enflamatuar bir hastalıktır. Biriken ürik asit kristalleri eklemlerde ağrı, gerginlik ve kızarıklıkla karakterize, şiddetli ve ani ataklara sebep olur. Gut ataklarının tekrarlanmasıyla ürik asit kristalleri ek­lemlerde kalıcı olarak birikir. Bunun sonucu olarak eklemlerde şekil ve fonksiyon bozukluğuna, hare­ket kısıtlılığına sebep olan şişlikler oluşur. Hastalık en çok ayak başparmak ekleminde görülür.

6

Kalp damar hastalıkları hangi genel semptomlarla karakterize olur?

Kalp damar hastalıklarının genel semptomları:

  • Göğüs ağrısı, göğüste sıkışma, basınç ve ra­hatsızlık hissi
  • Kollar veya bacaklarda ağrı, güçsüzlük ve uyuşma
  • Boyun, çene, üst karın veya sırtta ağrı

Kalp aritmilerinden kaynaklanan kalp hastalığı semptomları:

  • Kalp çarpıntısı
  • Kalbin normalden daha hızlı atması (taşi­kardi)
  • Kalbin normalden daha yavaş atması (bra­dikardi)
  • Göğüs ağrısı veya rahatsızlık hissi
  • Baş dönmesi, bayılma (senkop) veya ‘bayı­lacak gibi olma’ hissi
7

Kalp damar hastalıklarının tedavisinde hangi genel tedavi prensipleri uygulanır?

Kalp hastalıklarında tedavi hastalığın türüne bağ­lıdır. Genel olarak tedavi prensipleri şu şekildedir:

  • Uzman önerilerine uygun düzenli ve denge­li bir diyet
  • Orta düzeyde egzersiz (haftada birkaç kez en az 30 dk.lık yürüyüş)

• Zararlı alışkanlıklardan uzaklaşma (sigara, alkol)

8

Beyin kanaması hangi durumdan kaynaklanabilir?

Beyin kanamaları, kan damarlarını etkileyen birçok durumdan kaynaklanabilir.

  • Hemorajik inmeye sebep olan faktörlerden bazıları;
  • Kontrol altında tutulamayan yüksek tansiyon
  • Kan sulandırıcı kullanımı
  • Anevrizmalar
  • Travma
  • Damar duvarında zayıflığa yol açan protein birikintileri

• Kanamaya yol açan iskemik inme

9

İnme (felç) durumunun belirtileri nelerdir?

Belirtileri şu şekildedir;

  • Konuşmada ve başkalarının ne dediğini an­lamada zorlanma
  • Yüz, kol veya bacakta ani uyuşma, hâlsizlik, yürümede zorlanma
  • Aniden bir veya iki gözde bulanık ya da çift görme
  • Ani ve şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi, kusma
  • Bilinç değişikliği

• Koordinasyon kaybı

10

Beyindeki kan akımının sağlanamadığı (tamamen veya kısmen) durum neden risklidir?

Beyindeki kan akımının sağlanamadığı (tamamen veya kısmen) durumlarda beyin hücreleri oksijensiz ka­larak hızla ölmeye başlar. Bunun sonucu olarak kalıcı beyin hasarı oluşur. Bu durum inme, felç veya stroke olarak tanımlanır. Acil müdahale ve tedavi yapılmazsa sakatlık veya ölümlere sebebiyet veren ciddi bir durum­dur. Bu durumda felç belirtilerini anlayabilmek hayati öneme sahiptir.

11

Serebral palsi hastalığının bilinen nedenleri nedir?

Bilinen nedenlerden bazıları şu şekildedir;

  • Genetik bozukluklar
  • Annenin gebelik döneminde geçirdiği en­feksiyonlar
  • Gelişmekte olan beyindeki kan akım bo­zukluğu (fetal inme)
  • Doğum öncesi veya doğumdan hemen son­ra görülen beyin kanaması
  • Beyinde ve/veya çevresinde oluşan bebek enfeksiyonları
  • Araç kazası, düşme veya fiziksel istismar gibi bir bebeğe travmatik kafa travması ya­şatan herhangi bir durum
  • Doğuma bağlı asfiksi
12

Serebral palsi hastalığı nasıl tanımlanır?

Serebral palsi (SP), gebelikten hemen önce, gebelik sürecinde veya doğum sonrası ilk aylarda gelişmekte olan beyinde herhangi bir lezyon veya zedelenme sonucu meydana gelen kalıcı hasar nede­niyle ortaya çıkar. Çocuklarda büyüme ve gelişimle beraber kas tonusunu, hareketi ve postürü etkileyen, ilerleyici olmayan fakat yaşla beraber değişen bir hastalıktır. Serebral palsili hastalarda genellikle yutma güçlüğü, göz kası işlev bozukluğu (gözler aynı anda aynı nesneye odaklanamaz) ve kas sert­liğinden kaynaklanan hareket kabiliyetinde azalma görülür.

13

Astım hastalığın özellikleri nelerdir?

Astım hava yollarının uzun süreli iltihabı olarak tanımlanan, sıklığının ve yoğunluğunun değişken olduğu, kontrol altına alınabilen fakat tedavi edile­meyen kronik iltihabi bir akciğer hastalığıdır. Temel semptomları nefes darlığı, solunum güçlüğü, öksürük, hırıltı, göğüste sıkışıklık hissi, artmış mukus sekresyonu ve sonuç olarak hava yollarında hassasiyet artışı olarak görülür. Astım krizi çok ciddi seviyelerde solunum güçlüğüne neden olmaktadır. Astım hastalığı kü­resel bir halk sağlığı sorunudur. Türk Toraks Derneğinin yaptığı PARFAIT (Prevalence and Risk Factors of Allergies in Turkey) çalışmasına göre ülkemizdeki görülme sıklığı erkeklerde yaklaşık %7, kadınlarda %9’dur.

14

Uyku apnesi sendromu hangi belirtilerle karakterize bir hastalıktır?

Uyku apnesi sendromu, uyku sırasında meydana gelen ve üst solunum yolu daralmasına bağlı olarak gelişen istemsiz solunum durmasıyla karakterize, uzun süreli soluk kesilmesi sonucu ani ölümlere sebep olabilen ciddi bir hastalıktır. Solunum durması on saniye veya daha fazla sürebilir. Hastalığın prevalansının kadınlarda yaklaşık %2, erkeklerde ise yaklaşık %4 olduğu bilinmektedir. Uyku apnesi için risk faktörleri obezite başta olmak üzere kısa ve kalın boyunlu olmak, ırk, menopoz, alkol ve tütün kullanımı, çeşitli ilaç­lar, endokrin ve genetik hastalıklardır. Ayrıca kadınlara göre erkekler ve 40-65 yaş arası bireyler yüksek risk altındadır. Uyku apnesi bulunan bireylerde gece uykusu sıklıkla bölündüğü için uyku kalitesi azalmaktadır. Bu nedenle en sık gözlenen şikâyetler gün içinde uyuklama, yorgunluk, baş ve eklem ağrılarıdır. Ayrıca gece gürültülü horlama durumu da uyku apnesi semptomlarından birisidir.

15

Kanserin muhtemel risk faktörleri nelerdir?

Kanser, birçok ülkede kalp ve damar hastalıklarından sonra en çok ölüme sebep olan hastalık grubudur. Kanserde muhtemel risk faktörleri ileri yaş, obezite, radyasyon, alkol, tütün, enfeksiyöz ajanlar, mesleki, çevresel ve genetik fak­törlerdir. Sosyoekonomik durumu düşük bireylerde kanserin temel risklerinin daha fazla görülmesi ve sağlık hizmetlerine ulaşım imkânının daha az olması nedeniyle kanser görülme oranı artmaktadır

16

Şeker hastalığı tanımı nedir?

Diyabet (Şeker Hastalığı:

Diyabet ya da şeker hastalığı olarak bilinen diabetes mellitus, pankreas tarafından üretilen ve kan şeke­rini düzenleyen bir hormon olan insülinin üretimi, kullanımı veya ikisinde birden meydana gelen bozuk­luk sonucu kandaki şeker düzeyinin (normal açlık kan şekeri, 60-100 mg/100 ml kandadır) yükselmesiyle gelişen kronik ve metabolik bir hastalıktır. Diyabetli hasta hayatı boyunca tıbbi bakım almak zorundadır. Vücut insülin defektlerinden dolayı protein, yağ ve karbonhidratlardan yeterince yararlanamaz. Diyabet kontrol altında tutulabilir

17

Tip 1 Diyabet semptomları nelerdir?

Tip 1’de insülin salgısı hiç yok veya yok denecek kadar azdır. Tip 1 diyabette hastalar ömür boyu vücutlarına insülin enjekte etmek zorundadırlar. İnsülin almayı bıraktıklarında hayati tehlikeleri başlamaktadır.

Tip 1 Diyabet tipinde sık görülen belirtiler:

  • Bulantı, kusma
  • Görme bozukluğu
  • Kilo kaybı
  • Derin soluk alma
  • Baygınlık hissi, yorgunluk, dalgınlık
  • Kuru cilt
  • Sık idrara çıkmak
  • Karın ağrısı
  • Şiddetli susuzluk ve ağız kuruması
  • Kaslarda güçsüzlük
  • Ağızda aseton kokusu
18

Hangi durumlar ikincil hipertansiyona neden olabilir?

İkincil hipertansiyon altta yatan bir nedenden kaynak­lanan yüksek tansiyon tipidir. Aniden ortaya çıkar ve birincil hipertansiyondan daha yüksek tansiyo­na neden olmaktadır. İkincil hipertansiyona neden olabilecek durumlar;

  • Obstrüktif uyku apnesi
  • Böbrek hastalığı
  • Adrenal bez tümörleri
  • Tiroid bezi sorunları
  • Kan damarlarında doğuştan gelen bazı ku­surlar
  • Doğum kontrol hapları, soğuk algınlığı ilaçları, dekonjestanlar, reçetesiz satılan ağrı kesiciler ve bazı reçeteli ilaçlar
  • Uyuşturucu madde kullanımı
19

Klinik depresyon hangi özelliklerle karakterize olan bir duygu bozukluğudur?

Majör Depresyon: Klinik depresyon olarak da adlandırılan bir duygu-durum bozukluğudur. İştah ve uyku problemlerinin yanı sıra ruh hâli ve davranış­ları da etkileyen çok ciddi tıbbi bir durumdur. Tanı için yaşanılan depresyon hâli ve duygu-durum deği­şiklikleri en az 2 hafta veya daha fazla sürmelidir. Bu süreçte ani kilo kaybı veya kilo alımı, uyku bozuk­lukları, yorgunluk, değersizlik ve suçluluk hissi görül­mektedir. İlerlemiş durumlarda birey intihara eğilim göstermektedir. Nedeni bilinmemektedir. Genetik yatkınlık, stresli yaşam ve hormonal değişiklikler ma­jör depresyona neden olabilir. Ayrıca alkol ve uyuştu­rucu kullanımı, kanser, çocukluk döneminde istismar ve bazı ilaçlar majör depresyonu tetikleyebilir.

20

Depresyon tedavisinde hangi yöntemler önem taşır?

Depresyon tedavi edilmezse kişinin yaşam ka­litesi azalır, ekonomik ve mesleki kayıplara yol açar, sosyal ilişkilerin ve uyumun bozulmasına se­bep olur. Ayrıca genellikle depresyona alkol, sigara veya madde bağımlılığı eşlik eder. Öncelikle alkol, sigara ve uyuşturucu madde kullanımı derhâl son­landırılmalıdır. Hastanın hiç vakit kaybetmeden uzman doktora başvurması gerekmektedir. Düzen­li beslenme ve yeterli fiziksel aktivite konularında özenli olunmalıdır. Kişinin kendisini iyi hissede­ceği, pozitif enerji alabileceği arkadaşları veya aile fertleriyle psikososyal açıdan destekleyici faaliyetler yapılmalıdır. Kişi kendine büyük ve ulaşılması zor hedefler koymak yerine sürdürülebilir ve küçük parçalara ayrılmış hedefler koymalıdır. Hayatla il­gili büyük kararlar bu dönemde verilmemelidir.

Ünite 7 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç