SAĞ103U-SAĞLIK İŞLETMECİLİĞİ I
Ünite 2: Sağlık Yönetimi, Kavramsal Çerçeve ve Uygulamalar
Sağlık Yönetimi
Sağlık Hizmetleri Yönetimini, bir sistemin ideal olarak yürütülmesini gerekli kılan bir süreç olduğu bütünsel bir perspektifle düşünüldüğünde; planlama, örgütleme, yürütme, koordinasyon ve denetim fonksiyonlarına ilişkin kavram, ilke, kuram, model ve tekniklerin bileşkesi olarak adlandırılmaktadır.
Sağlık Yönetimi Nedir?
Sağlık kavramının Dünya Sağlık Örgütü (World Health Organization-WHO) tarafından yapılan tanımına göre; “sağlık, sadece hastalık ve sakatlığın yokluğu değil; bireylerin fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden tam iyilik hâli”dir. Yönetim; belirli birtakım hedeflere ulaşmak ve amaçları gerçekleştirmek için başta insanlar olmak üzere parasal kaynakları, donanımı, demirbaşları, ham maddeleri, yardımcı malzemeleri ve zamanı birbiriyle uyumlu, verimli ve etkin kullanabilecek kararlar alma ve bu kararları uygulatma süreçlerinin bütünüdür. Sağlık yönetimi ise; kişilere, örgütlere ve toplumlara belirli hizmetlerin verilmesinde, tıbbi bakım ve sağlıklı bir çevre için talep ve ihtiyaçların karşılanmasında kullanılan işlemlerin ve kaynakların plânlanması, örgütlenmesi, yönetilmesi, kontrol edilmesi ve değerlendirilmesidir. Sağlık hizmetleri yönetimi; toplumun demografik, sosyal, kültürel, ekonomik, biyolojik, ekolojik vb. özelliklerinin belirlenmesi; sağlık hizmeti kullanımını etkileyen faktörlerin belirlenerek ölçülmeye çalışılması; kaynakların niteliklerinin, büyüklüklerinin ve yerlerinin tespiti; sağlık ocağından, sağlık merkezi, sağlık grup başkanlığı, hastane, ilçe, il ve merkezi sağlık teşkilatlarının örgütlenmesini ve toplumun sağlık hizmetine en fazla katkıda bulunacak şekilde yönetimi konularını içermektedir.
Türk Sağlık Yönetiminin ve Türkiye’de Sağlık Uygulamalarının Tarihsel Gelişimi
Türkiye’de sağlık yönetiminin tarihsel gelişimini;
1920-1923 yılları arasındaki yapılanma dönemi, 1923- 1946 yılları arasındaki koruyucu sağlık hizmetlerinin önceliği, 1946-1960 yılları arasındaki milli sağlık politikaları çalışmaları, 1960-1980 dönemindeki sosyalizasyon çalışmaları ve 1980 sonrası dönemde yaşanan sağlık politikalarında reform çalışmaları şeklinde sınıflandırabiliriz.
Sağlıkta Dönüşüm Programı
2002 sonraki hükûmetler döneminde, Sağlık Hizmetlerinin Yeniden Yapılandırılması Acil Eylem Planı çerçevesinde “Herkese Sağlık” adı altında birtakım hedefler belirlenmiştir. Acil Eylem Planının belirlenmesinin ardından da 2003 yılında Sağlıkta Dönüşüm Programı (SDP) hazırlanarak uygulamaya geçilmiştir. Sağlıkta Dönüşüm Programının amaçları, sağlık hizmetlerinin etkili, verimli ve adil bir şekilde organize edilmesi, finansmanının sağlanması ve sunulmasıdır. Bu amaçlara yönelik ilkeler ise “insan merkezlilik, sürdürülebilirlik, sürekli kalite gelişimi, katılımcılık, uzlaşmacılık,
gönüllülük, güçler ayrılığı (sağlık hizmetlerinin sunumunun, finansmanının, planlama ve denetleme yetkilerinin birbirinden ayrılması) ve hizmette rekabet” olarak belirlenmiştir.
Türk Sağlık Sektörü Yönetimi
Türkiye’de sağlık sisteminin yönetim ve organizasyonu, Sağlık Bakanlığı altında örgütlenmiştir. Sağlık Bakanlığı, sağlık hizmetlerinin yürütülmesi ve uygulanması yetkisini elinde bulundurup Anayasa ve yasalardan aldığı yetki ile her düzeyde teşkilât yapısını oluşturarak sağlık hizmetlerine yönelik yetki ve sorumluluklarını yerine getirmeye çalışmaktadır.
Sağlık Yönetiminin İşlevleri (Fonksiyonları)
Sağlık yönetiminin işlevlerini şu şekilde sıralayabiliriz:
Planlama, yönetimin ilk işlevidir. Amaçlara ulaşmak için gerekli araçlar ve yollar kararlaştırılır.
Örgütleme, belli bir işin yapılması için tahsis edilmiş olan kaynakların karşılıklı ilişkileri belirlenerek belli bir yönetim yapısı içerisinde sistemli olarak yer edinmesidir. Örgütlemenin formal ve informal olarak iki yapısı vardır.
Yönetme veya Yönetim, bir ülkede hazırda var olan ve uygulanan sağlık sisteminin etkisindeki nüfusun sağlıklı olma durumu ve bu durumun idare edilmesi şeklinde tanımlanabilir. Yönetme fonksiyonunun temel taşlarından birini de yürütme fonksiyonu oluşturmaktadır. Yürütme, her kademedeki görevlerde çalışan personelin bütün bilgi, yetenek ve güçlerini olumlu ve etkili bir şekilde amaca doğru seferber etmesidir.
Eş Güdümleme (Koordinasyon), bir işletmede çalışmalar arasında uyum sağlamak olarak tanımlanmaktadır. Sağlık kurum ve kuruluşlarında koordinasyonu sağlamanın iki ana unsuru vardır. Bunlardan birincisi; her üyenin görev ve sorumluluğunun yazılı olduğu yönergeler hazırlanması olup bu yönergelerde kimlerin kimlerle nasıl iş birliği yapacağı yazılmalıdır. İkincisi ise; ekip üyelerinin kendi içinde ve ekipler arasında sürekli aksaksız iletişimin kurulmasıdır.
Denetleme veya Denetim, elde edilen sonuçlarla hedeflenmiş sonuçların karşılaştırılmasını; sonuçta ortaya çıkan durumun değerlendirilmesini ifade eder.
Sağlık Yönetiminin Özellikleri
Sağlık hizmetlerinin büyük kısmının karşılandığı hastane işletmelerinin yönetimi, tıbbi yönetim ve genel yönetim olmak üzere iki alt dala ayrılabilir. Tıbbi yönetim; hasta bakım ve tedavi hizmetlerini sunan servis ve polikliniklerin yönetimi ile hemşirelik ve tıbbi personel yönetimini içermektedir. Genel yönetim ise diğer işletmelerdeki yönetim işlevlerinin yanı sıra büro yönetimi, mali yönetim, personel yönetimi ve hasta bakımına yardımcı olan diyet, yiyecek-içecek, ev idaresi, arşiv, çamaşırhane gibi destek hizmet birimlerini kapsamaktadır. Hastanede faaliyetlerin tıbbi hizmetler, hemşirelik hizmetleri gibi gruplandırılması fonksiyonel
örgütlenmeyi, tıbbi hizmetlerin de kendi içinde dahiliye, kulak burun boğaz, göz hastalıkları gibi gruplandırılması hizmet esasına göre örgütlenmeyi ifade etmekte ve proje organizasyonunun temelini oluşturmaktadır.
Hastane yönetimi gibi matris organizasyonda fonksiyonel yönetici ile vaka yöneticisi şeklinde iki tür yönetici bulunmaktadır. Fonksiyonel yönetici; işin kimler tarafından, nerede ve mesleki açıdan nasıl yapılacağı konuları ile ilgilenmekte; vaka yöneticisi ise neyin ne zaman ve neden yapılacağını tespit etmektedir.
Belirgin bir hastane organizasyonu başhekim, medikal direktör, klinik şefleri, başhemşire, hastane müdürü, çeşitli işlevleri destekleyici hizmetler ve bu hizmetlerin yöneticilerinden oluşur. Bir başka durum; hastane işletmeciliğinde hekimlerin, her bölümde çalışan kendi alanlarında uzman sağlık elemanlarının, hemşirelerin, yine idari çalışanların sorumluluğu paylaşmaları gerektiğidir.
Hastanelere İlişkin Temel Bilgiler
Kâr amacı gütmeyen hastaneler, kurumsal otoriteleri gereği insana hizmet odaklı olup hastalarla sağlık sorunlarından kaynaklı çözüm üretme içerisinde sürdürülebilir bir yapıyı oluşturma içerisinde olan sağlık birimleridir.
Hastaneler
Sağlık Bakanlığı Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği’nde hastaneler; hasta ve yaralıların, hastalıktan şüphe edenlerin ve sağlık durumlarını kontrol ettirmek isteyenlerin ayakta ve yatarak gözlem, tanı, tedavi ve rehabilite edildikleri aynı zamanda da doğum yapılan kurumlar” olarak belirtilmektedir.
Hastanelerin Sınıflandırılması
Sundukları Hizmet Türlerine Göre Hastaneler: İlçe/Belde Hastanesi, Gün Hastanesi, Genel Hastaneler, Özel Dal Hastaneleri ve Eğitim ve Araştırma Hastaneleri olarak ayrılmaktadır.
Mülkiyet Esasına Göre Hastaneler: Kamu Hastaneleri, Vakıf/Dernek Hastaneleri ve Özel Hastaneler olmak üzere üç gruba ayrılır.
Büyüklüklerine Göre Hastaneler: Yatak sayılarına göre hastaneler; 800 üstü, 800, 600, 400, 200, 50, 25 yataklı hastaneler şeklinde sınıflanabilirler. Ülkemizde, kamu hastaneleri asgari 50 yataklı, özel hastaneler ise; asgari 100 yataklı olarak açılabilirler.
Akredite Edilme Durumuna Göre Hastaneler: ABD’deki Sağlık Kurumları Akreditasyon Komisyonu (JCAHO) tarafından belirlenen standartları esas alarak yapılandırılmış hastaneleri ifade eder.
Dikey Bütünleşme Basamağına Göre Hastaneler: a. Birinci Seviye Hastaneler: Bu hastaneler, genellikle günübirlik sağlık hizmeti veren hastanelerdir. b. İkinci Seviye Hastaneler: Kısa süreli yataklı tedavi hizmeti veren hastanelerdir. c. Üçüncü Seviye Hastaneler: Birinci ve
ikinci seviyedeki hastanelerin iyileştiremedikleri hastalara yönelik tedavi hizmeti veren, gelişmiş teknolojik donanıma sahip olan hastanelerdir.
Eğitim Statüsüne Göre Hastaneler: Tanı ve tedavi hizmetleri ile sağlık profesyonellerinin eğitimine yönelik hizmetler vermektedir. Eğitim amacı olmayan hastaneler ise geleneksel teşhis ve tedavi hizmetleri ile sınırlı ölçüde uygulamaya yönelik eğitim hizmetleri sunmaktadır.
Hastaların Hastanede Kalış Süresine Göre Hastaneler: Kısa süreli hastaneler (akut bakım hastaneleri) ve Uzun süreli hastaneler (akıl ve ruh sağlığı hastaneleri, kronik bakım hastaneleri, kemik hastalıkları hastaneleri) olarak ayrılmaktadır.
Hastanelerin İşlevleri (Fonksiyonları)
Hastanelerin genel anlamda tedavi edici sağlık hizmetleri işlevi, koruyucu ve geliştirici sağlık hizmetleri işlevi, eğitim işlevi ve araştırma ve geliştirme işlevi olarak dört temel işlevi bulunmaktadır. Bu temel fonksiyonların yanı sıra hastanelerde yerine getirilen diğer işlevler; idari işlev, finansal işlev, otelcilik işlevi, teknik işlev ve sosyal işlev şeklinde sıralanmaktadır
Hastanelerin Özellikleri
• Sağlık kurumları ve özellikle hastaneler, büyük yatırımlar gerektiren teknik donanıma sahip olmalarına rağmen emek yoğun endüstriler olarak vasıflandırılmaktadırlar. • İşlevsel bağımlılık, bir kişi veya birimin iş yapabilmesi için bir başka kişi veya birimin hizmetlerine gereksinim duymasıdır. Dolayısıyla sağlık hizmetleri ile diğer meslek gruplarının faaliyetleri arasında yüksek derecede iş bölümü ve koordinasyon gerektiğinden hastanelerde işlevsel bağımlılık çok yüksektir. • Profesyonel çalışanlardan oluşan sağlık hizmetleri personeli, mesleki hedefleri kurumsal hedeflerden ön planda tutmalıdırlar. • Sağlık kurumlarında uzmanlaşma seviyesinin yüksek olması nedeniyle bu duruma paralel olarak sağlık kurumları çalışanlarının ücretleri de yüksektir. • Hastanelerde sunulan hizmetler ve yapılan işler, hata ve belirsizliklere karşı oldukça duyarlıdır; tolerans gösterilemez. • Sağlık kurumlarında yürütülen tanı ve tedavi işlemleri karmaşık ve değişkendir. Hastaneler 24 saat hizmet verirler. • Hastanelerde yapılan işler ve hizmet üretim biçimi her hastaya göre değişkenlik gösterdiğinden sağlık hizmetlerinin üretiminde standartlaştırma çok zordur. • Sağlık hizmetlerinin arzı pahalıdır. • Hastanelerin yapısal anlamda organizasyon yapıları karmaşıktır. Hastaneye olan rağbet için tahmin yapılamamaktadır.
• Hastanelerde en önemli girdinin ve çıktının insan olması nedeniyle, çıktının tanımlanması ve ölçümü çok güçtür. • Sağlık hizmeti, ikamesi olmayan bir hizmet türüdür. • Sağlık hizmetinin talebi, hizmetten yararlanan tarafından belirlenmemektedir. Sağlık hizmetinin kapsamına ise hizmeti alan değil, hizmeti sunan karar verir. • Sağlık hizmetinin çıktısı, kâr amacı gütmeyen sosyal amaçlı bir çıktıdır.
Sağlıkta Yalın Yönetim Uygulamaları
Yalın yönetim, teknik adımlarla hataların önüne geçmeyi ve olası zararları minimize etmeyi tüm süreçlere uygulayabilmektedir. Dünyanın birçok ülkesinde gerek sağlık gerekse sağlık dışı sektörlerde uygulanabilen yalın yönetim teknikleri, aktif bir işletme hayatının sağlanmasında da önemli olduğu kadar bununda ötesinde bir nevi otokontrol sistemiyle insan kaynağını başta yönetme olmak üzere işletmenin gelecek projeksiyonunu da işletme sahiplere kazandırmakta ve onlara motivasyon aşılamaktadır.
Yalın Üretim
Yalın üretim mümkün olan en az kaynakla, en kısa sürede, en ucuz ve hatasız üretimin, müşterinin talebine tam anlamıyla yanıt verilebilecek şekilde, en az israfla ve üretim faktörlerini esnek bir şekilde kullanarak nasıl gerçekleştirileceğini ortaya koyan bir üretim sistemidir.
Yalın Üretim Prensipleri
Womack ve Jones tarafından yayımlanan kitapta yer almıştır. Bunlar; değer, değer akışı, akış, çekme ve mükemmelliktir.
Yalın Düşüncenin/Üretimin Tarihsel Gelişimi
Yalın düşünce/üretim; daha az insan kaynağı, daha az stok, daha az yatırım kaynağı kullanarak üretimin geliştirilmesidir. Yalın düşünce fikrinden ilk defa Krafjick’in 1988’de yayımlanan “Yalın Üretim Sistemlerinin Zaferi” makalesinde bahsedilmiştir. Ardından ilk kez 1991 yılında “Dünyayı Değiştiren Makine” adıyla yayımlanan kitapla Toyota Üretim Sistemi tüm dünyaya tanıtılmıştır. Bu tarihsel noktadan itibaren söz konusu yönetim, ilke, araç, yöntem ve sistemler, Yalın Düşünce ve ondan türetilen Yalın Üretim adıyla ifade edilmeye başlanmıştır. Proje yöneticisi, ekip çalışması, bilgi kültürü, tedarikçilerle bütünleşme, eş zamanlı mühendislik ve tüketici oryantasyonu olmak üzere yalın üretimi simgeleyen altı başarı faktörü vardır.
Yalın Yönetim
Yalın üretim kaynaklı yalın yönetim, yetki devrinin arttığı, yapılan işten herkesin sorumlu olduğu, sıfır hiyerarşinin hedeflendiği, yalın üretimin gerçekleşmesi için inşa edildiği düşünülen bir yönetim şeklidir. Yalın yönetimin temel ilgi alanları ürün yönetimi, ürün geliştirme, tedarik
zinciri yönetimi ve satış sonrası hizmetlerdir. Yalın yönetimde daha az ile daha çok yapmak hedeflenmektedir.
İşletme yapılarında değişimi hedefleyen yalın yönetim düşüncesinde, beş yönlü bir bakış açısına gereksinim vardır.
• Geleceği öngörme ya da tahmin etme yaklaşımı • Duyarlılık yaklaşımı • Global (bütüncül) yaklaşım • Dinamik yaklaşım • Tutumluluk (ekonomik olma) yaklaşımı
Yalın uygulamaların temel amacı, işletmelerde sıklıkla görülen israfları azaltmak ve ortadan kaldırmaya çalışmaktır. Yalın düşüncenin başlangıç noktasını ise “değer” kavramı oluşturmaktadır. Yalın yönetim, gereksiz aşamaların ortadan kaldırılıp geriye kalanların sürekli bir akış düzenine konmasını öngörmektedir. Yalın yönetimde herhangi bir süreçte yer alan faaliyetler: Değer Katan Faaliyetler, Organizasyon İçin Değer Katan Faaliyetler ve Değer Katmayan Faaliyetler olmak üzere üç gruba ayrılmaktadır.
Sağlık İşletmelerinde Yalın Yönetim Uygulamaları
Sağlık hizmetlerinde yalın uygulamanın amacı ve yararı; kurum içindeki esnekliği, kaliteyi ve hızı oluştururken gereksiz taşımaları ve bekleme sürelerini azaltarak, israfı yok etmektir.
Womack ve Jones yalın tekniklerin hizmet sektörüne özellikle de sağlık hizmetleri sektörüne nasıl uygulanabileceğini öneren ilk yazarlardandır. Sağlık hizmetlerinde yalın düşünceyi uygulamanın ve sisteminin temel performans ölçütlerinin (temel adımlarının) nasıl olacağını şu şekilde sıralamışlardır; hastaya öncelik vermek, kaliteyi gerçekleştirmek, hasta bakımı için çok yetenekli hasta bakım ekibi oluşturmak, hasta bakımı sürecinde hastanın aktif rol almasını sağlamak.
Yalın yönetim doğrultusunda sağlık kurumları için yalın düşünce ilkelerini şöyle açıklayabiliriz:
a. Hasta bakış açısı ile değerin tanımlanması b. Hastanın, hastaneye girişi ile tedavisinin tamamlanıp hastaneden ayrılması sürecinde değer akışının tanımlanması, değer katan ve değer katmayan faaliyetlerin saptanması c. Değer katmayan faaliyetlerin ortadan kaldırılması ve değer akışı boyunca hastanın düzgün ve hızlı bir biçimde aşamalar arasında akışının sağlanması d. Süreçler ve bölümler arasında işin ve hastanın itilmesi yerine işin, hastanın ve gerekli malzemelerin çekilmesinin sağlanması e. Sürekli gelişme ile mükemmelliğin sürdürülmesi
Sağlık Kuruluşlarında Yalın Yönetimde İsraf Türleri
Yalın felsefeye göre; hastaneler için tanımlanan yedi israf türü vardır. Bunlar; fazla/aşırı üretim, ulaşım, hareket, bekleme, aşırı işlem, kusurlar, stok/envanterdir.