Yaşam için gerekli enerjinin eldesi için gerekli olan oksijeni atmosferden bedene alma ve metabolizma sonucu üretilen karbondioksitin beden dışına atılma işlemine basitçe solunum adı verilir. Solunum işleminin gerçekleşmesinde görev alan yapıların oluşturduğu sisteme de solunum sistemi adı verilir.
Temel İlkyardım Bilgisi — Ünite 2 Soru-Cevap
Temel İlkyardım Bilgisi (SAG101U) soru-cevapları.
Solunum ve Solunum Sistemi nedir?
Solunum sisteminde görev alan yapılar nelerdir?
Solunumda görev alan bu yapılar burun, ağız, yutak ve gırtlak üst solunum yollarını; soluk borusu,
bronşlar ve akciğerler ise alt solunum yollarını oluşturur.
İnsanlarda solunumun genel özellikleri nelerdir?
Bebekler dakikada yaklaşık 18-25; çocuklar 15-20 kez ve yetişkinler 12-20 kez soluk alıp verir.
İstirahat hâlinde normal bir nefes alma sırasında akciğerlere 500 mL hava girişi ve çıkışı olur.
Eğer normal bir soluk aldıktan ve verdikten sonra zorlayarak soluk verilirse yaklaşık 1000 mlt daha hava dışarı atılabilir. Aslında bu hava yedek depo havasıdır.
Kendimizi zorlayarak alabileceğimiz hava hacmi 3000-4000 ml arasındadır.
Kadınların toplam akciğer hacimleri yaklaşık 5 litre, erkeklerinki en fazla 6 litredir.
Alınan havadaki oksijen alveollere oradan da kana geçerek dokulara taşınır.
Solunum otonom sinir sistemi tarafından yönetilen bilinçsiz bir reflekstir ve durdurulamaz. Fakat istendiğinde solunum hızı azaltılıp çoğaltılabilir.
Beynin medulla bölgesinde solunum merkezi vardır. Solunumda görev alan yapılar bu merkezle bağlantı kurarlar.
Solunum merkezindeki soluk alma ile ilgili sinir hücreleri kendi kendini ateşler yani aktifleştirir.
Soluk alma bölgesi çalışma süresi 2 saniye kadardır. Bu da soluk alma süresinin 2 saniye olmasını sağlar. Soluk alma bölgesi aynı zamanda soluk verme bölgesini de 2 saniye boyunca susturur ki akciğerlere yeteri kadar hava girişi gerçekleşsin. Akciğerlere yeteri kadar hava 2 saniye süresince girdikten sonra bu hava akciğerleri gerer. Bu germe bir uyarı sinyali başlatır. Bu uyarılar soluk alma bölgesine ulaşarak soluk almayı durdururken soluk verme bölgesi çalışmaya başlar. Soluk verme bölgesinin çalışma süresi yaklaşık 3 saniyedir. Böylece normal şartlar altında yaklaşık olarak bir soluk alıp verme olayı 5 saniye sürer.
Kişinin durumuna göre (dinlenim hâli, egzersiz, ayakta durma, araç içi yolculuk, travma, hava sıcaklığı vb.) soluk alıp verme sayısı değişkenlik gösterebilir.
Bir ilkyardımcı bir kaza ile karşılaştığında kazazedenin solunumuyla ilgili hangi önlemleri alır?
İlkyardımcı kaza yerine geldiğinde önce güvenlik önlemlerini alır.
Sonra kişinin hemen bilincini kontrol eder; kişinin bilinci yoksa yanınızdaki kişiye 112 acil servis arattırdıktan sonra kişiyi sırtüstü sert bir zemine yatırır.
Sırtüstü yatan bir kişide en büyük tehlike hava yollarının dil kökü ile kapanmasıdır. Bu nedenle kişinin ağzında bir cisim var mı yok mu kontrol ettikten sonra kişiye baş çene (baş geri-çene ileri pozisyonu) pozisyonu verir.
Baş çene pozisyonu verdikten sonra bak dinle hisset yöntemi ile solunumu en az 10 saniye değerlendirir. 10 saniye değerlendirilmesinin amacı bir soluk alma verme süresinin beş saniye olmasıdır. İlkyardımcı bir solunumu kaçırırsa ikinci solunumda kişide solunum olup olmadığını anlayacaktır.
Dolaşım sistemi nedir ve temel yapıları nelerdir?
Kalbin fırlattığı kanın damar içinde dolaşımıyla oluşan sisteme dolaşım sistemi adı verilir. Bu sistemin temel görevi sindirim sisteminden kana geçen besinleri ve solunum sistemi aracılığıyla alınan oksijeni tüm hücre ve dokulara ulaştırmak, metabolizma sonucu oluşan atık ürünleri bedenden diğer sistemlerle birlikte uzaklaştırmaktır. Dolaşım sistemi kapalı bir sistemdir ve temel yapıları kalp, damar ve kandır. Sistemin merkezini kalp oluşturur.
Nabız nedir?
Bedende herhangi bir atardamar üzerinden kalp atımlarının hissedilmesine nabız denir. Nabızın oluşma nedeni kalbin kasılması sırasında atardamara fırlatmış olduğu kanın damara yaptığı basınçtır.
İnsanlarda nabız nasıl ölçülür?
Nabız yetişkinlerde ve çocuklarda boynun her iki yanında bulunan şah damarından, bebeklerde ise dirsek üstündeki kol atardamarından ölçülür.
Bir insanda kalbin dakikadaki atım sayısı kaçtır?
Dinlenim durumundayken kalp dakikada ortalama 70 kere (yetişkinlerde 60-100 arası) atarken hızlı koştuğumuzda atım sayısı 150-200’e kadar çıkabilir. Otururken dakikada 60 ile 80 arasında atıyor olması normal kabul edilir. Çocuklarda dakika atım sayısı normalde 100 dolayındadır ve yaşlılıkta azalır.
Bir ilkyardımcı bir kazazedenin bedeninde hangi yaşamsal fonksiyonları görürse yaşadığını anlar?
Bir ilkyadımcı bir kazazede solunum ve nabızın varlığını farkederse yaşadığını anlar.
Bir ilkyardımcı bir olay yerine geldiğinde hangi güvenlik tedbirlerini alır?
İlkyardımcı öncelikle kendi can güvenliğini sağlamalıdır. Bunun için de önce çevre güvenliğini sağlamalıdır.
Sonra hasta ya da yaralının güvenliğini sağlamalıdır.
Tüm güvenlik tedbirleri alındıktan sonra ilkyardımcı güven içinde hasta ya da yaralıya yardımcı olmalıdır.
Bir ilkyardımcı bir trafik kazasında kaza mahallinde hangi güvenlik önlemlerini almalıdır?
Trafik kazası ile karşılaşıldığında çevre güvenliği alındıktan sonra trafik akışının kesilmesi ve gerekli işaretlemelerin ve yönlendirilmelerin yapılması gerekir.
Kaza yapan araca başka araçların çarpmasını engelleyici işaretlemeler
(150-200 metreden görülebilecek şekilde ve gerekli ikazlar) mutlaka yapılmalıdır.
Kaza yapan aracın yanına gelerek aracın el freni çekilmeli, araç kontağı kapatılmalıdır.
Araçta yakıt sızıntısı olup olmadığı kontrol edilmeli, araç tüplü ise tüpün vanası
kapatılmalıdır.
Patlama olasılığı yüksek olan araçlara yaklaşılmamalıdır.
Olay yerinde toplanan meraklı kalabalık derhâl uzaklaştırılmalıdır.
Sigara içirtilmemeli, kıvılcım oluşturabilecek her türlü cihazın kullanımı engellenmelidir.
Araç içerisindeki kişilere gereksiz müdahalelerde bulunulmamalıdır.
Elektrik kazaları ve suda boğulma olaylarında ne gibi güvenlik önlemleri alınmalıdır?
Elektrik kazaları ile ilgili acil durumlarda kazazedeye müdahale etmeden önce elektrik akımı kesinlikle
kesilmelidir.
Kazazedeye elektrik iletkenliği olmayan maddelerle temas edilmelidir.
Suda boğulan biriyle karşılaştığınızda boğulan kişinin ulaşabileceği veya kişiyi su üstünde tutmaya yarayan bir nesnenin atılması, böyle bir nesne yoksa kişiye çevrede kayık ya da benzeri bir yüzen araçla yaklaşılmalıdır.
İlkyardımcı bir hasta ya da yaralının birincil değerlendirmesinde neler yapmalıdır?
İlkyardımcı olay yerinin, kendisinin ve yaralının güvenliğini sağlar.
Hastanın yanına gelerek bulduğu durumda ya da pozisyonda kişinin bilincini kontrol eder (Bilinç kontrolünde önce kişiye ‘Nasılsınız, iyi misiniz, beni duyuyor musunuz’ şeklinde sorular sorar. Sözel uyarılara yanıt yoksa yetişkinlerde ve çocuklarda bilinç, omuz başlarından hafifçe vurarak; bebeklerde ise bebeğin ayak tabanına vurarak bilinci kontrol edilir.) Herhangi bir şekilde tepki ortaya çıkıyorsa (başını sallama, gözünü kırpma, elini tutma, öksürme vb.) kişi yaşıyor kabul edilir.Eğer kişinin bilinci yoksa ve
kendisine gelen uyartılara cevap veremiyorsa bilinç kapalı olarak kabul edilir.
İlkyardımcı yalnız değilse yanındaki kişiye 112 acil servisi arattırır. 112 acil servise hasta ve olay yeri ile ilgili gerekli bilgiler verilirken ilkyardımcı müdahalesine devam eder.
Kişiyi hemen sırtüstü sert bir zemine yatırır, boğaz ve göğüs bölgesinde sıkan giysileri varsa gevşetir
ki yaralı kişinin rahat nefes alabilmesini sağlar.
Daha sonra kişinin ağız içini kontrol eder. Ağız içinde bir cisim varsa çıkartır.
Kişiye daha sonra baş çene pozisyonu verir.
Baş çene pozisyonu verildikten sonra BAK DİNLE HİSSET (kişinin göğüs kafesinin hareketine
bakarak; soluk alma verme sesini dinleyerek; soluk alma verme sıcaklığına hissederek) yöntemi ile kişinin
soluk alıp vermediğini en az 10 saniye kontrol eder.
Solunum yoksa derhâl temel yaşam desteğine geçer.
Temel yaşam desteğine geçmeden önce eğer 112 acil servis arattırılamamışsa (ilkyardımcı yalnız ise) 112 acil servisi ilkyardımcı kendisi arar.
Solunum varsa dolaşım olup olmadığı kontrol eder. Bedende dolaşımın varlığı nabız hissetmesi ile anlaşılır.
Yukarıdaki hasta ya da yaralının birincil değerlendirmesindeki aşamalar sırası değiştirilmeden yapılmalıdır. Herhangi bir aşama yapılmadan diğerine asla geçilmez.
- İlkyardımcı olay yerinde bir hasta ya da yaralının ikincil değerlendirmesinde neler yapar?
İlkyardımda ikinci değerlendirmeye geçilmişse kişide kesinlikle solunum ve dolaşım var demektir.
İlkyardımcı kendini tanıtır, gerekirse eğitim durumunu ve çalıştığı yeri söyler
Yaralının ismini öğrenir ve adıyla hitap eder
Hasta/yaralının endişelerini giderir
Nazik davranarak hastanın ya da yaralının güvenini sağlar
Olayın nasıl olduğunu sorar
Kişisel özgeçmişleri, kullandığı ilaçlar ve alerjisi olup olmadığını sorar
En son ve ne zaman ne yediklerini öğrenir
Bilinç düzeyi, anlama, algılama işlemleri
Solunum sayısı, ritmi, derinliğini tespit eder
Vücut ısısı, nemlilik, renk kontrolü yapar
Bedeni, baştan ayağa kontrol ederek durum değerlendirmesi yapar
İkinci değerlendirme bulgularına göre hasta veya yaralıya 112 Acil Servis gelene kadar uygun pozisyon verir
İlkyardımda yer alan 3 temel pozisyon hangi durumlarda kullanılır?
İkinci değerlendirme sonucunda elde edilen bulgular 112 acil servis beklenirken
kişiye hangi pozisyonu vereceğimiz konusunda da bize yardımcı olur. Temel olarak ilkyardımda 3
pozisyon vardır.
a. Yarı oturur pozisyon: Yarı oturur pozisyon kalp krizi geçirenlere, solunum sıkıntısı olanlara, göğüs bölgesinden yaralanmış kişilere verilir.
b. Şok pozisyonu: Şok pozisyonu hastanın nabzının hızlı ve derinden duyulduğu, solunumun
hızlandığı, deri renginin soluk olduğu, derinin soğuk olduğu ve kanamanın olduğu durumlarda verilir.
c. Koma pozisyonu yani yarı yan yatar pozisyon ise ikinci değerlendirme sırasında kişilerde
şok bulguları ve yarı oturur pozisyon vermek için gerekli bulgular tespit edilmemişse
verilmelidir.
Tüm bunların sağlıklı bir şekilde tespit edilebilmesi içinde etkin ikinci değerlendirme yapılmalıdır. İkinci
değerlendirme en az birinci değerlendirme (bilinç kontrolü, ABC) kadar önemlidir.
112 acil servis beklerken hangi pozisyonu vermiş olursanız olun hasta asla yalnız bırakılmamalı, hastanın sürekli yaşamsal bulguları kontrol edilmeli, gerektiğinde pozisyon da değiştirilmelidir.
Temel Yaşam Desteği nedir ve amacı nedir?
İlkyardımcı solunumu ve dolaşımı duran bir kişiyle karşılaştığında (yetişkinlerde hemen 112 acil servisi arayarak bilgi vermeli) kişinin solunumunu ve dolaşımını geri getirmek amacıyla temel yaşam desteğine geçmesi gerekir. Duran solunumu geri getirmek amacıyla suni solunum ve duran kalbi çalıştırmak amacıyla yapılan kalp masajı uygulamalarına TEMEL YAŞAM DESTEĞİ adı verilir.
Temel yaşam desteğinde amaç kalbi tekrar çalıştırmak, solunumu geri getirmektir. Aslında gizli bir amaç da dışardan göğüs kafesine baskı yaparak (kalbi yer ve göğüs kafesi arasında sıkıştırarak) dışardan bir kuvvetle kalbin pompalama görevini yapmasını sürdürmektir.
Yetişkinlerde temel yaşam desteği uygulaması nasıl yapılır?
Yetişkin bir hasta ya da yaralı ile karşılaşıldığında ilkyardımın temel uygulaması olarak öncelikle
koruma ilkesi yani çevrenin, ilkyardımcının ve yaralının güvenliği sağlanır.
sonra ilkyardımcı yetişkin yaralıyı bulduğu pozisyonda seslenerek ve omuz başlarına vurarak bilincini kontrol etmelidir. Bilinç kontrolü sonrası herhangi bir yanıt alınamıyorsa bilinç kapalı olarak kabul edilir.
Yanımızda birisi varsa 112 acil servis arattırılır.
Yanımızda birisi yoksa kişi hemen sırtüstü sert bir zemine yatırılır.
Hastanın boğaz bölgesinde sıkan kıyafetleri varsa gevşetilir. Hatta hastanın göğüs bölgesi görünür
şekilde açılır.
Hastanın ağız içi kontrolü yapılarak ağzında bulunan yabancı cisim çıkartılır.
Yabancı cisim çıkartıldıktan sonra ya da ağzında herhangi bir cisim yoksa kişiye baş çene pozisyonu verilir. (Baş çene pozisyonu verirken ilkyardımcı bir elini yaralının alnına bir elini çenesine koyar. Daha sonra başı geri çeneyi ileri doğru ittirerek kişiye baş çene pozisyonu verir. Bu pozisyon verildiğinde bilinci
kapalı kişilerde dil kökünün geriye kaçması engellenmiş olur.)
Baş çene pozisyonu verildikten sonra kişide solunumunun olup olmadığını anlamak için bak dinle hisset yöntemi uygulanır. Solunum olmadığı anlaşılırsa ve ilkyardımcı olay yerinde yalnız ise yani 112 acil servisi daha önce arattıramamışsa bu kez kendisi112 acil servisi arar ve 112 acil servise gerekli bilgileri verdikten sonra temel yaşam desteğine geçer.
Yetişkinlerde temel yaşam desteği uygulaması KALP MASAJI ile başlar. (Kalp masajında önemli
olan doğru yere doğru baskı yapmaktır. Kalp bası noktası bulunurken ilkyardımcı bir elinin başparmağını
göğüs kemiğinin (halk arasında iman tahtası) çeneye yakın bitim noktasına; diğer elinin işaret
parmağını diyaframa yakın göğüs kemiğinin bitiş noktasına koyar. Aslında ellere iki eşit C harfi şekli
verilmiştir. Bu iki eşit C’nin orta noktası yani iki parmağın temas ettiği yerin altında kalan C bölgesine
ilkyardımcı bir elinin avucunun tabanını koyar. Diğer elini de bu elinin üstüne koyar. Parmak uçları kesinlikle gövdeye temas etmemelidir. Parmaklar göğse temas ederse bu baskı kuvvetinin
azalmasına yol açacaktır. Üstteki el, altta bulunan eli yukarıya doğru çekerek elin ayası ve parmaklarının
hasta veya yaralıya temas etmesi önlenir. Dirsekleri bükmeden, kollar ve omuzlar düz, hasta
veya yaralının üzerine tam dik olacak şekilde pozisyon alınır. İlkyardımcı yaralının üzerine doğru eğilerek dirsekleri kırmadan yandan bakıldığında göğüs bölgesinin yüksekliğinin 1/3’ü kadar yani 5 cm kadar çökecek şekilde aşağı doğru dik şekilde bası uygulanır.)
Toplamda 30 kez bu bası uygulanır. Her bası için bir rakam söylenir. Bası temposu dakikada 100
olacak şekilde ayarlanmalıdır. Sayarken birden ona kadar olan harfler tek heceli olduğu için yanına bir
harf eklendir. 1c, 2c, 3c, ………, on bir, on iki,……………..otuz şeklinde sayılır.
30 kez kalp masajı yaptıktan sonra kişi hâlen kendine gelmemişse 2 kez suni solunum yapılır. Suni solunum için kişi baş çene pozisyonunda iken ilkyardımcı bir elinin iki parmağı ile yaralının burun deliklerini kapatır ve diğer eliyle çenesinden aşağı çekerken yaralının ağzını ağzının içine alarak her biri bir saniye süren 2 nefes verir. Nefes verme işleminde verilen havanın çıkıp çıkmadığı kontrol edilir ve beklenir. Bu şekilde temel yaşam desteği bir döngü hâlinde 30:2 şeklinde devam eder.
Temel yaşam desteği 112 acil servis olay yerine gelene kadar, kişi kendine gelene kadar ya da ilkyardımcı yorulana kadar yapılmalıdır.
Temel yaşam desteğinin her aşamasında yaralı kişi kendine gelebilir. Kendine gelme yani bir anlamda yaşama dönme şiddetli bir tepki ile kendini gösterebileceği gibi basit bir göz kırpması ile de ortaya çıkabilir. Bu nedenle ilkyardımcı müdahalelerini yaparken gözünü hasta ya da yaralıdan ayırmamalıdır. Kişinin vermiş olduğu bir tepki üzerine derhâl temel yaşam desteği uygulamasını sonlandırmalı, hemen kişinin solunum ve dolaşımını kontrol etmelidir.
Kişi gerçekten yaşama dönmüşse ikinci değerlendirmeye geçmelidir. İkinci değerlendirme sonucunda elde
edilen bulgulara göre kişiye gerekli müdahaleler yapıldıktan sonra kişiye uygun pozisyon (koma, şok ya da
yarı oturur) verilmelidir.
Pozisyon verildikten sonra 112 acil servis gelinceye kadar hasta ya da yaralı yalnız bırakılmamalı, 3-5 dakikada bir yaşamsal bulguları değerlendirilmelidir.
.
Çocuklarda Temel Yaşam Desteği Uygulaması nasıl yapılır?
Yaralı, hasta ya da kazazede olan bir çocukla karşılaşıldığında da ilkyardımın temel uygulamalarına
aynen uyulmalıdır.
Yani önce koruma ilkesi gerçekleştirilmelidir.
Koruma ilkesi gerçekleştirildikten sonra çocuğun bilinci aynı yetişkinlerde olduğu gibi sesli uyarılarla ve omuz başlarından fiziksel uyarılarla tespit edilmeye çalışılmalıdır.
Bilinç kontrolü sonrasında çocuğun bilinci olmadığı anlaşılırsa ve ilkyardımcının yanında birisi varsa 112 acil servis bu kişiye arattırılır.
İlkyardımcı yalnız ise çocuğun durumunu bir an önce ortaya koymak için 112 acil servisi aramadan müdahaleye devam eder.
Çocuğu sırtüstü sert bir zemine yatırır, sıkan giysilerini gevşetir, göğüs bölgesini açar.
İlkyardımcı daha sonraçocuğun ağız içini kontrol eder, bir cisim varsa çıkartır.
Çocuğa yetişkinlerde olduğu gibi 90 derece olacak şekilde baş çene pozisyonu verilir.
Baş çene pozisyonu verildikten sonra çocuğun solunumu bak dinle hisset yöntemi ile en az 10 saniye
kontrol edilir.
Solunumu olmadığı tespit edilirse çocuklarda temel yaşam desteği uygulamasına geçilir.
Çocuklarda yetişkinlerden farklı olarak temel yaşam desteğine 2 suni solunum ile başlanır. (Çocuğun,
solunumunun olmadığına karar verildiğinde ilkyardımcı bir el alna yerleştirilerek diğer el ile çene yukarı doğru kaldırılır. Alında bulunan elin baş ve işaret parmakları ile burun kanatları sıkıca kapatılır, çene yukarı doğru kaldırılırken çocuğun ağzı hafifçe açılır. İlkyardımcı normal bir nefes alır.İlkyardımcının ağzı çocuğun ağzına hava dışarı çıkmayacak şekilde yerleştirilir ve 1 nefes üflenir. Çocuklarda verilecek hava miktarı göğüs yükselecek kadar olmalıdır. Göğüs kafesinin yükselip yükselmediği kontrol edilmelidir. Eğer göğüs kafesi verilen nefese rağmen yükselmiyorsa verilen baş çene pozisyonu yeterli değildir, hava yolu yabancı cisim ile tıkalıdır ya da daha fazla hacimde nefes vermeye ihtiyaç vardır. Çocuğa nefes verdikten sonra havanınçıkışına izin verilmelidir. İlkyardımcı tekrar nefes alarak aynı şekilde ikinci nefesini verir.
Kurtarıcı nefesler yani suni solunumlar verildikten sonra hâlen çocuk kendine gelmediyse yani yaşama dönmediyse kalp masajına geçilir. Kalp masajı noktası yani bası noktası yetişkinlerde olduğu gibi tespit
edilir. İki eşit C yaparak göğüs kemiğinin karna doğru alt noktasına (C parçasına) bir elin tabanı yerleştirilir. Çocuklarda kalp masajı tek elle yapılır. Tel elle baş çene pozisyonunu bozmadan dirsekleri bükmeden dik şekilde yere doğru parmaklar göğse değmeden 30 kez kalp masajı yapılır. Baskı kuvveti göğüs kemiğinin 1/3 ü çökecek şekilde olmalıdır. Bu da yaklaşık 2-5 cm arasına denk gelir. Kalp bası sayısı ve temposu yine dakikada 100 olacak şekilde ayarlanmalıdır.
Her 30 kalp basısından sonra 2 kez suni solunum yapılmalıdır.
İlkyardımcı olay yerinde yalnızsa ve daha önceden 112 acil servisi arattıramamışsa 5 tur 30 kalp masajı 2 suni solunum yaptıktan sonra bu kez kendisi 112 acil servisi arar.
Daha sonra 112 acil servis gelinceye kadar, çocuk kendine gelinceye kadar ya da ilkyardımcı yoruluncaya kadar temel yaşam desteği uygulamasına devam edilir.
Hasta ya da yaralı kendine gelirse ikinci değerlendirmeye geçilir, ikinci değerlendirme sonucuna göre müdahaleler yapılır, uygun pozisyon verilir.
112 acil servis ekipleri gelinceye kadar hastanın yanından ayrılınmaz, 3-5 dakikada bir yaşamsal bulguları takip edilir.
Bebeklerde Temel Yaşam Desteği Uygulaması nasıl yapılır?
Bebeklerde temel yaşam desteği uygulaması çocuklara yapılan uygulamalara benzese de bazı noktalarda
farklılık gösterir.
İlkyardıma muhtaç bir bebekle karşılaşıldığında ya da bulunduğunda yine koruma tedbirlerine öncelik verilir.
Koruma ilkesi sağlandıktan sonra yani bebek güvenli bir ortama alındıktan sonra bebeğin bilinci bulunduğu pozisyonda kontrol edilir. Bebeklerde bilinç ayak tabanından kontrol edilir.
Bebeklerin bilinçli tepkileri her zaman tespit edilemeyeceği için özellikle bilinç kontrolünde hangi ayağa
vuruluyorsa çapraz eldeki tepki değerlendirilmelidir. Tepki yoksa bilinç kapalı olarak kabul edilir.
Gerek yetişkin gerekse çocuklarda olduğu gibi bilinç kapalı olduğundan yanımızda birileri varsa 112 acil servis o kişiye arattırılır. İlkyardımcı yalnız ise müdahalelerine devam eder.
İlkyardımcı bebeği sırtüstü sert bir zemine yatırır ve bebeğin kıyafetlerini çıkartır. Bebeğin ağız içini kontrol ettikten sonra bebeğe yetişkinlerden ve çocuklardan farklı olarak 60 derecelik bir baş çene pozisyonu verir.
Daha sonra bebeğin solunumu yine bak dinle hisset yöntemi ile en az 10 saniye boyunca kontrol edilir.
Solunum yoksa temel yaşam desteğine geçilir.
Temel yaşam desteğine çocuklarda olduğu gibi 2 suni-kurtarıcı solunumla başlanır.
Bebeklerde ağız ve burun birbirine çok yakın olduğu için ilkyardımcı bebeğin ağzı ile burnunu ağzının içine alarak 2 suni solunum yapar. Bebeklere hava verirken ilkyardımcı ekstra nefes almamalıdır. Ağzının içindeki hava kadar havayı puff şeklinde bebeğe üflemelidir. Çok fazla hava üflemesi durumunda bebeğin akciğerlerine zarar verebilir.
İki kurtarıcı soluk verildikten sonra bebek hâlen kendine gelmemişse kalp masajına geçilir. Kalp bası noktası bebeklerde iki meme başı eksen alınarak bulunur. İki meme başı arasında hayali bir çizgi çekilir, bu çizginin orta noktasına iki parmak (orta ile yüzük parmak ya da işaret parmak) yerleştirilir. Parmaklar dik olacak şekilde dirsekleri bükmeden 30 kez dakikada 100 olacak şekilde göğüs kemiğine baskı yapılır. Bebeklerde göğüs kemiğine göğüs kafesinin 1/3’ü çökecek kadar baş parmaklarla bası uygulanır. Bu 1-3 cm’ye tekabül eder.
Her 30 kalp basısından sonra 2 kez suni solunum yapılmalıdır.
İlkyardımcı olay yerinde yalnızsa ve daha önceden 112 acil servisi arattıramamışsa 5 tur 30 kalp masajı
2 suni solunum yaptıktan sonra bu kez kendisi 112 acil servisi arar.
Daha sonra 112 acil servis gelinceye kadar, bebek kendine gelinceye kadar ya da ilkyardımcı yoruluncaya kadar temel yaşam desteği uygulamasına devam edilir.
Bebek kendine gelirse ikinci değerlendirmeye geçilir, ikinci değerlendirme sonucuna göre müdahaleler yapılır, uygun pozisyon verilir, 112 acil servis ekipleri gelinceye kadar bebeğin yanından ayrılınmaz, 3-5 dakikada bir yaşamsal bulguları takip edilir.
Hava yolu tıkanıklıklarında ilkyardım uygulaması nasıl yapılır?
Hava yolunun yabancı cisimlerle tıkanması, hasta veya yaralının yaşamını tehdit eden en önemli durumlardan bir tanesidir. Tıkanma durumunda solunum sistemi çalışmayacağı yani oksijenin bedene girişi duracağı için kısa sürede bilinç kaybı ve müdahale edilmezse ölüm ortaya çıkar. Solunum yolunu tıkayan ya da daraltan etmenler başlıca dil kökü, yemek parçası, ağza alınan küçük cisimler, diş parçası, takma dişler, kusmuk, kan pıhtısı, hastalıklar sonucu oluşan semptomlardır. Basit müdahalelerle kişi bu durumdan kurtarılabilir. Hava yolu tıkanıkları genel anlamda kısmi ve tam tıkanma olarak ikiye ayrılır.
A. Kısmi tıkanma ve ilkyardım: Kısmi tıkanma hava yolunun bir kısmının yabancı bir cisimle tıkanmasıdır. Kısmi tıkanma durumlarında az da olsa bir hava geçişi vardır, kişi nefes alabilir, konuşabilir, nefes alırken ıslık benzeri bir ses duyulabilir. Kısmi tıkanması olan kişinin bilinci açıktır, öksürebilir ve konuşabilir. Kişi sıkıntısını dile getirebilir. Genelde öksürme refleksi ile yabancı cisimler rahatlıkla dışarı atılır. Öksürebilen bir hastaya asla fiziksel müdahalede bulunulmaz. Kişi öksürmeye teşvik edilir. Kısmi tıkanma her an cismin yer değişmesine bağlı olarak tam tıkanmaya dönüşebilir bu nedenle kişinin yanından ayrılınmaz.
B. Tam tıkanmalarda ilkyardım: Hava yolunun yabancı cisim etkisiyle tamamen kapanmasıdır.
Bazen de kısmi tıkanma sırasında kişinin öksürmesine bağlı olarak kısmi tıkanma da tam tıkanmaya dönüşebilir. Tam tıkanmalarda kişi konuşamaz, nefes alamaz, öksüremez, kişi morarır, kişide ölüm korkusu gözlenir, ellerini boğazına götürür. Zamanında müdahale edilmezse kişi kısa sürede ölür. Tam tıkanmalarda Heimlich manevrası uygulanır. Bu manevra Dr. Henry Heimlich tarafından geliştirilmiştir. Tam tıkanmalarda başlangıçta kişinin bilinci açık olsa da bir süre sonra cisim çıkartılmazsa bilinç kaybolacaktır.
Tam tıkanmalarda ilkyardımda:
a. Koruma ilkesi gerçekleştirilir.
b. Bilinç kontrolü yapılır.
c. Hastanın ağız içi kontrol edilir.
d. Hastada tam tıkanma işareti ve belirtileri varsa hastanın hemen arkasına geçilerek bir kolla hastayı koltuk altından göğüs bölgesinden çekerek tutarak sırtına 5 kez süpürür tarzda aşağıdan yukarı vurulur.
Yabancı cismin bu beş vuruşun etkisiyle ağıza gelip gelmediği kontrol edilir.
e. Cisim çıkmazsa bu kez ilkyardımcı bir elini yumruk yapar. Başparmak eklemini göğüs kemiğinin bittiği noktaya diyafram üzerine koyar. 5 kez şiddetli bir şekilde kişiyi kendine çeker. Oluşan basınçla cisim çıkabilir (Heimlich manevrası). Çıkmazsa 5 kez sırta 5 kez karına baskıya devam edilir.
f. Cisim çıkmaz kişinin bilinci tamamen giderse bu kez ABC değerlendirmesi ve gerekirse temel yaşam desteğine geçilir.
Bebeklerde hava yolu tıkanıklıklarında ilkyardım nasıl yapılır?
Bebekler en çok lokma, nohut, leblebi, fıstık, bilye, oyuncak, düğme, para gibi cisimleri soluk borularına kaçırırlar. Sağlıklı bir bebek aniden zor nefes alıyor ve öksürüyorsa yabancı cisim yuttuğundan şüphelenilmelidir.
Bebeklerde tam tıkanmalarda uygulama çocuklardan ve yetişkinlerden farklıdır.
Bebeklerde kısmi tıkanmalarda bebeğin kendi kendine nefes alması ve öksürmesine yardımcı olunur. Bu durumlarda bebek kucağa alınıp başı yükseltilir, omuza yaslanır. Arada bir ağız içi kontrol edilir, cisim çıkmışsa elle alınır. Cisim tehlike arz ediyorsa en yakın sağlık kuruluşuna yönlendirilir.
Tam tıkanmalarda ise sırta ve göğse baskı yöntemi uygulanır. Genel ilkyardım kurallarına uyulduktan sonra bebeğin bilinci yerinde ise yüzüstü sol ya da sağ kolun üzerine yatırılır. Bebeğin başı aynı kolun eli ile desteklenerek iki kürek kemikleri arasına beş kez yukarıdan aşağıya doğru vurulur. Bebeğin ağız içi kontrol edilir, cisim çıkmamışsa bu kez bebek diğer kol üzerine bu kez sırtüstü bebeğin başı aşağıya doğru olacak şekilde yatırılır. Bebeğin yatırıldığı kol, bacağa yaslanarak destek alınır. Yabancı cisim çıkmış mı tekrar bakılır. Cisim çıkmamışsa bu kez kalp masajı yapılan noktaya 5 kez baskı (aşağı ve ileriye doğru) yapılır. Yabancı cismin çıkıp çıkmadığı kontrol edilir. Yabancı cisim çıkana kadar 5 sırta vurma, 5 göğüs basısı işlemi sürdürülür.