AÖF Soru Bankası

Temel İlkyardım BilgisiÜnite 7 Özeti

Boğulmalarda İlkyardım ve Hasta/Yaralı Taşıma Teknikleri

SAĞ101U-TEMEL İLKYARDIM BİLGİSİ

Ünite7: Boğulmalarda İlkyardım ve Hasta/Yaralı Taşıma Teknikleri

Giriş

Birleşmiş Milletler Dünya Sağlık Örgütünün Küresel Boğulma Raporu’na göre her yıl 400 bine yakın kişi boğularak yaşamını kaybediyor. Boğulmaların yüzde 90’dan fazlası düşük ve orta gelirli coğrafyalarda gerçekleşmektedir. Bu ülkeler arasında Bangladeş, Kamboçya, Çin, Hindistan, Filipinler, Tayland ve Vietnam başta gelmektedir. Deniz yolu ulaşımı kazalarındaki ölümler de eklendiğinde Avustralya, Finlandiya ve ABD’deki boğulmalarda da son yıllarda yüzde 50’ye yakın bir artış yaşanmaktadır. Ayrıca rapora göre boğularak ölenlerin oranı, sıtmadan ölenlerin yarısından fazla, gıda kaynaklı ölümlerinse neredeyse 2 katıdır. Dünyada en çok 1-4 yaş ve sonrasında 5-9 yaş arası çocuklar boğularak ölmektedir. Türkiye içinse tablo dünya genelindeki kadar kötü değildir. Türkiye’de boğulmaya bağlı ölümler ölüm nedenleri arasında ilk onda yer almamaktadır. Yine de bilinçsizlikten dolayı TÜİK’in raporuna göre Türkiye’de her yıl ortalama 643 kişi boğularak can vermektedir. En çok boğulma vakaları yaşanan bölgelerde çeşitli kampanyalar yürütülse de sorun hâlen çözülememiştir.

Boğulma

Boğulma bedene oksijen alınımının ve karşılığında karbondioksit verilmesinin durmasıdır. Bedene daha doğrusu dokulara ve hücrelere oksijen alınamadığı zaman beden var olan yedek oksijen depolarını tüketir. Bu yedek depoların başında normal bir nefes verdikten sonra akciğerlerde kalan hava ve kanda oksijen taşıyan hemoglobin gelmektedir. Ancak bu depolar da yetişkin bir kişiyi ancak 3-5 dakika idare eder. Hücre ve dokulara yeterli oksijen gitmemesi olarak tanımlanan hipoksi durum düzeltilmezse asfiksiye yani boğulmaya bağlı ölüme dönüşür.

Boğulma halk sağlığı açısından önemli bir durumdur. Dünyada boğulmaya bağlı ölümlerin neredeyse yarısını 15 yaş altı bireyler oluşturur. Trafik kazalarından sonra kazaya bağlı ölüm nedenleri listesinde ikinci sıradadır.

Herhangi bir kaza ya da yaralama ya da benzer bir durumla karşılaşıldığında ilkyardımcı ne ile karşılaşacağını bilmediğinden genel ilkyardım kurallarına riayet etmelidir. Koruma ilkesini gerçekleştirdikten sonra kişinin bulduğu pozisyonda bilincini kontrol etmelidir. Bilinç kapalı ise yanındaki kişiye 112 acil servisi arattırdıktan sonra müdahaleye başlamalıdır. Kişiyi sırtüstü sert bir zemine yatırmalı, rahat nefes almasını sağlamak için boğaz bölgesinde sıkılı olan kıyafetleri gevşetmelidir. Bilinci kapalı bir kişi için en tehlikeli durumlardan birisi sırtüstü pozisyondur. Bu pozisyonda iken dil kökü kişinin soluk borusunu kapatabilir. Bu nedenle sırtüstü çevrilen bir yaralının hemen ağız içini kontrol ederek kişiye baş çene pozisyonu verilmelidir. Boğulma sebepleri arasında bilinç kaybı sonucu sırtüstü yatan kişide dil kökünün üst solunum yolunu tıkaması, asılma, ağır akciğer travması, gazla zehirlenme, solunum

yolunun yabancı cisimle tıkanması ve suda boğulmalar yer alır. Boğulmaya bağlı ölüm nedenleri içinde en sık olanı suda boğulmadır. Suda boğulma sıvıya batmaya bağlı birincil solunum yetersizliği gelişmesidir. Suda boğulma müdahale hızına ve şekline bağlı olarak kişinin zarar görmeden atlatabileceği bir durum olabileceği gibi ölümle de sonuçlanabilir. Suya atlamaya bağlı boyun travması, hipoksi süresine bağlı olarak ortaya çıkan beyin hasarı sonucu kalıcı sakatlık, akciğere giren suyun içeriğine göre akciğer enfeksiyonu gibi çeşitli faktörler ölüm nedenleri arasında sayılabilir.

Boğulma sonucunda bedende ortaya çıkabilecek genel belirtiler nefes alma zorluğu, gürültülü, hızlı ve derin solunum, ağızda balgam toplanması, bedende (özellikle yüz ve dudaklarda) morarma, bilinç bozuklukları ve bayılmadır.

Suda Boğulma Fizyolojisi

İster yüzme bilsin ister yüzme bilmesin çeşitli nedenlerden dolayı (bayılma, kramp, zehirlenme, travma vb.) suya batan bir kişide fizyolojik refleks mekanizmalara bağlı bir dizi olay ortaya çıkar. Suya batma durumunda refleks olarak nefes tutulur. Ağız ve larinkse sıvı girince refleks laringospazm (ses tellerinin solunum yolu girişini kapatması) gelişir ve istense de nefes alınamaz; bu evrede bolca su yutulur. Vücuda oksijen alınamaması sonucu hipoksi, karbondioksit atılamamasına bağlı olarak hiperkapni ve dokunun oksijen kullanamaması, CO2’nin birikmesi sonucu asidoz gelişir. Hiperkapninin solunum merkezini uyarması sonucunda solunum hareketleri başlar ancak laringospazm nedeniyle soluk borusu girişi kapalı olduğundan hava geçişi olmaz. Hipoksi ağırlaştıkça dokular fonksiyonlarını sürdüremez hâle gelir ve kapalı olan ses telleri açılır; laringospazmın açılması ile solunum hareketlerine bağlı olarak soluk borusundan içeriye sıvı girer. Akciğerlerde gaz değişiminin yapılamaması hipoksiyi daha da arttırır.

Suda Boğulmalarda İlkyardım

Hangi durum olursa olsun nedeni ne olursa olsun suda boğulma vakalarında da genel ilkyardım kurallarına uyulur. İlkyardımın amaçlarından birisi de hatırlanacağı üzere hayati tehlikenin ortadan kaldırılmasıdır. Suda boğulma vakalarında da kişinin yaşamını tehdit eden durum suda bulunmasıdır. Bu nedenle kişinin bir an önce sudan çıkartılması gerekir. Burada önemli nokta ilkyardımcının can güvenliğidir. Ne kadar iyi yüzme biliyorsanız bilin boğulan bir kişinin size sarılması durumunda siz de yaşamınızı kaybedebilirsiniz. Hele ki karşınızdaki boğulan kişi sizden iri yarı ise...Bu nedenle suda boğulma vakalarında boğulan kişiye imkânlar dahilinde öncelikle bir sopa uzatılmalı, can yeleği atılmalı, ip fırlatılmalı ya da kayıkla yaklaşılmalıdır ve kişi bu yöntemlerle sudan çıkartılmalıdır.

Bazen karşımızda boğulan kişi çocuk bile olsa ilkyardımcıya sarılarak ilkyardımcının da boğulmasına yol açabilir. İlkyardımcı boğulan kişiyi tutamayacağını


düşünüyorsa boğulan kişiye yaklaşmalı, ve onu gözden kaybetmeden takip etmeli ve boğulduğu an dışarı çıkarmalıdır. Bu nedenle suda boğulan kişi olabildiğince, mümkünse kurtarıcı suya girmeden, hızla sudan çıkartılmalıdır. Kurtarıcı bu aşamada kendi hayatını tehlikeye atacak girişimlerden uzak kalmalıdır. Suya dalma sırasında boyun travması olabildiğinden, boğulan kişilerin taşınmasında buna dikkat edilmelidir. Boğulanın önce bilinci kontrol edilir, ardından solunumu değerlendirilir. Boğulan kişi hemen sudan çıkartılamıyor, kıyıya dek taşınması gerekiyorsa bilinç ve solunum değerlendirme işi suda yapılabilir. Kıyıya dek mesafe uzun ise ve kurtarıcı bu konuda eğitim almışsa ilkyardımı suda başlatabilir. Kişide solunum yoksa zaman kaybetmemek adına ilkyardımcı suyun içerisinde kişiye 2 kurtarıcı soluk verebilir. Kişi sudan çıkartıldıktan sonra sırtüstü yatırılarak bilinci kontrol edilir. Bilinç kapalı ise 112 acil servis yanımızdaki kişiye arattırılır.

Genel olarak suda boğulmada ilkyardımda;

a. Hayatı tehdit eden durum ortadan kaldırılmalı, kişi sudan çıkartılmalıdır. b. Sudan çıkartıldıktan sonra hemen bilinci kontrol edilmelidir. c. Ağız içi kontrol ve baş çene pozisyonu vererek BC değerlendirmesi yapılmalıdır. d. Solunum ve dolaşım yoksa derhâl temel yaşam desteğine geçilmelidir. e. Solunum ve dolaşım varsa ya da temel yaşam desteğinden sonra geri gelmişse ikinci değerlendirmeye geçilmelidir. f. Kişiye durumuna uygun pozisyon verilmelidir. g. Tıbbi yardım istenmeli, boğulan kişinin vücut sıcaklığının daha fazla düşmesini önlemek için üzeri örtülmeli, ıslak giysilerinden kurtarılmalıdır. h. 112 acil servis gelinceye kadar kişinin yanında kalarak yaşam bulguları değerlendirilmelidir.

Hasta/Yaralı Taşıma Teknikleri

İlkyardımın genel amaçlarından bir tanesi de 112 acil servis olay yerine gelinceye kadar kişinin yaşamsal fonksiyonlarının sürdürülmesini sağlamaktır. Bunun gerçekleşebilmesi için de ilk basamak hasta/yaralının hatta ilkyardımcının güvenli bir ortamda olması gerekir. İlkyardımda genel bir mantık da hasta ya da yaralıya bulunduğu yerde müdahale etmek, mümkün olduğunca kişiyi hareket ettirmemektir. Ancak bazı durumlarda olayın meydana geldiği yer ilkyardımcı ve yaralı açısından güvenli olmayabilir. Örneğin, trafik kazası geçirmiş yolun ortasında kalan bir kişiye güvenli bir şekilde müdahale edebilmek için trafik akışı kesilmelidir. Trafik akışı kesilemiyorsa yani tehlike devam ediyorsa kişi güvenli bir ortama alınmalıdır. Buna işleme hasta ya da yaralının taşınma işlemi adı verilir. Bu işlem bazen patlama riski olan bir araçtan veya gaz zehirlenmesi olan yerden kişiyi uzaklaştırmak, engebeli bir arazide kişiyi taşımak, suda boğulan kişiyi karaya çıkarmak, yangından ya da yanma ihtimali olan binadan kişileri çıkarmak vb. durumlar için de yapılabilir. Burada dikkat

edilmesi gereken kişileri taşırken kişilere daha fazla hasar vermemek ya da mümkün olan en az hasarı yansıtmaktır. Çünkü bir kişiyi yerinden hareket ettirmek, ne kadar usulüne uygun yapılırsa yapılsın, kişiye az da olsa zarar verecektir. Taşıma tekniklerinde önemli olan mümkün olan en az hasarı sağlamaktır. Taşıma işleminde kritik olan unsur kişilerin gerçekten taşınması gerekip gerekmediğine karar vermektir. İlkyardımcı hasta ya da yaralıya müdahale edeceği ortamın güvenli olduğunu düşünüyorsa kişiye bulunduğu yerde müdahale etmeli, güvenli görmüyorsa kişiyi güvenli bir ortama aldıktan sonra müdahale etmelidir.

İlkyardımcı her olayı kendi içinde değerlendirmelidir. Acil servis arandığında yangın ihtimali varsa itfaiyeye, polise ve ilgili diğer birimlere de haber vermelidir. Çünkü olağanüstü durumlarda olay yerine ulaşan ekiplerin sayısından ve eldeki imkânlardan daha fazla sayıda hasta veya yaralı olay yerinde olabilir. Bu durumda da karşımıza farklı bir kavram çıkar. Hangi hastaya öncelikli olarak müdahale edilmesi gerektiği: Triaj.

Triaj, Fransızca ayırt etmek, elemek, sınıflandırmak, seçmek anlamına gelir. Tıbbi anlamda ise hangi hastaya öncelik verilmesi gerektiğini ifade eder. Triaj özellikle çok sayıda kişinin etkilendiği olaylar için kullanışlıdır. Terör olayları, trafik (uçak, tren, gemi, araba) kazaları, toplu zehirlenme olaylarında triaj uygulaması oldukça önem kazanır. İlkyardımcı olay yerine geldiğinde hasta ve yaralıların durumlarını değerlendikten sonra kısa süre içerisinde eldeki imkânlarla hastaları öncelik durumlarına göre sınıflandırmalıdır. Triajın amacı daha fazla sayıda hayat kurtarmak, durumu öncelik gerektirenleri tespit etmektir. Normalde triaj acil sağlık hizmetleri için kullanılsa da ilkyardımcılar için kullanılması çok yanlış olmaz. Çünkü triajın temelinde aşağıdaki durumlar söz konusudur:

a. Olay yerinde çok sayıda yaralı olması yani yeterli sayıda ilkyardımcı olmaması b. İlkyardım için kullanılan malzemelerin yetersiz olması c. 112 acil servisin olay yerine geç gelme ihtimali (trafiğin kapalı olması, ulaşılacak bölgenin uzak olması, gerekli bilgilendirmenin yapılamaması, yeterli ambulansın olmaması vb.) d. Yaralılara yapılacak müdahalenin uzun sürme ihtimali (örneğin 15 dakika süren temel yaşam desteği uygulaması, kanamalarda yapılacak müdahalenin uzun sürmesi vb.)

Triaj her olayda değişkenlik gösterir. Bu nedenle meydana gelen olayın şiddeti, yaralı sayısı gibi faktörler triaj kurallarını doğrudan etkiler. Temel olarak bu kurallar aşağıda özetlenmiştir:

• Triaj, olayla ilgili herkese uygulanır. • Triajı belirleyen ilkyardımcı diğer kişilere de görev verir. Ama tek sorumlu eğitim alan ilkyardımcıdır. • Triaj sorumlusu olay yerine hakim olmalıdır.


• Triaj için değerlendirme süresi her bir yaralı için 1 dakikayı aşmamalıdır. • Triajda değerlendirme solunum, dolaşım, bilinç sırasıyla gider. Öncelikli hasta veya yaralılar tespit edilir.

Triaj sadece olay yerinde yapılmaz. İlkyardım genel hatları ile değerlendirildiğinde her aşamada triaj yapılabilir. Bazen acil aranan 112 komuta merkezi bile triaj yapabilir. Triaj çeşitleri;

Başvuru triajı: 112 komuta merkezi kendisine gelen aramaları ciddiyetine göre sınıflandırır. Hangi arama daha ciddi ve acilse var olan ekibini o bölgeye yönlendirir. İlkyardımcı ya da 112 acil servisi arayan kişi komuta merkezinin acil durum önceliğine göre ambulans sevk edeceğini bilmelidir. Bu nedenle 112 acil servis arandığında sakin bir şekilde olayın ne olduğunu, kişinin durumunu, ne zaman olduğu, kaç yaralının olduğu gibi durumları net bir şekilde söylemelidir.

Müdahale triajı: Hangi yaralıya önce müdahale edileceğine karar verme işlemidir.

Nakil triajı: Hangi hasta veya yaralının naklinin önce yapılacağına karar vermedir. Hangi hastaya öncelikli olarak müdahale edilmesi gerektiği hızlıca tespit edilmelidir.

Acil sağlık hizmetleri bunun için sınıflandırmalar oluşturmuştur. Bu sınıflandırmalara göre;

a. Durumu sabit olmayanlar: Bu grupta değerlendirilen yaralılarda solunum ve dolaşım sabit yani stabil değildir. Her an dolaşım ya da solunum durabilir. Müdahale edilmezse hastanın kaybedilme ihtimali çok yüksektir. İlk aşamada müdahale edilmesi gereken gruptur. Ciddi kanaması olanlar, geniş yanığı olanlar, bilinç düzeyinde hızla gerileme olanlar, nabız alınamayan ciddi kırıklar, ciddi kafa travması, göğüs bölgesi ciddi yaralanmaları, solunum ve dolaşım sistem bozuklukları, şok bu durumlara örnektir. b. Durumu sabit olanlar: Solunum ve dolaşım sıkıntısı olmayan yaralılardır. Daha acil durumda olanlar yoksa müdahale geciktirilebilir. Turnike ile kontrol edilebilen kanamalar, dolaşımı etkilemeyen ciddi kırık ve çıkıklar, elektrik yanığı, basit kafa ve omurilik yaralanmaları, basit hipotermi, lokal donuklar örnek verilebilir. c. Acil olmayanlar: Solunum ve dolaşıma yönelik olarak ciddi bir durumun olmadığı durumlardır. Bunlara örnek olarak doku travması, basit burkulma, çıkık ve kırıklar, küçük yanıklar, doğrudan bastırılmak suretiyle durdurulabilen burun kanamaları verilebilir. d. Ağır yaralı ya da ölü olarak değerlendirilenler: 15 dakikadan fazla nabız alınamayanlar, çok büyük doku travması ve kaybı olanlar, aşırı dozda radyasyona maruz kalanlar,

bedeninin çoğu yanık olanlara müdahale önceliği verilmez, triajda üzerine yoğunlaşılmaz.

Yukarıda sayılan durumlara göre de kişilere renk kodu verilir:

• Kırmızı kod: Öncelikli müdahale ve nakledilmesi gereken gruptur. • Sarı kod: Bulunduğu duruma göre yaşamı tehlikede olmasa da zamanında hastaneye ya da acil servise yönlendirilmezse yaşam tehdidi olabilecek kişiler için kullanılır. • Yeşil kod: İlkyardım açısından acil değildir. • Siyah kod: Ölmek üzere olan ya da ölmüş kişilere verilen koddur. İlkyardım yapılmaz ya da en sona bırakılır.

Hasta ya da Yaralının Taşınması

İlkyardımda önemli konulardan bir tanesi de hastaların taşınma yani transferi işlemidir. Taşıma işleminin uygun koşullarda gerçekleşebilmesi için ilk düşünülmesi gereken konu gerçekten hastanın taşınmasının gerekli olup olmadığıdır. İlkyardım genelde olayın meydana geldiği yerde yapılır, hasta/yaralı mümkün olduğunca hareket ettirilmez. Hasta ya da yaralılar ancak kişinin bulunduğu yerin yaralıya, ilkyardımcıya ya da çevresine daha fazla tehlike oluşturduğu durumlarda taşınmalıdır. Yani olağanüstü koşullar (patlama, yangın, sel, kaza, oksijensiz ortam vb.) var ise kişi bulunduğu yerden güvenli ortama alınmalıdır. Taşıma işlemleri olayın oluş şekli, ilkyardımcının ya da yaralının fiziksel yapısı, sayısına göre farklı tekniklerle yapılmaktadır. Doğru yapılmayan gereksiz taşımalar kişiye daha fazla zarar vermektedir. Bunun örneklerine ülkemizde maalesef sıklıkla karşılaşılmaktadır. Trafik kazası sonrasında araç içerisine sıkışan bir yaralının durumunda herhangi bir olumsuzluk olmamasına, aracın patlama ihtimali olmamasına rağmen zorla çıkartılmaya çalışılması ve kişide kalıcı olarak kafa ve omurga yaralanmasının ortaya çıkması gibi. Olayın türüne ve ilkyardımcı ve yaralının fiziksel durumuna göre farklı taşıma yöntemlerine başvurulur. Hangi taşıma tekniğinin kullanılacağının tercihinde yaralı fiziksel ve zihinsel durumu, ilkyardımcı fiziksel durumu ve sayısı, taşıma malzemelerinin (sedye, sandalye, battaniye vb.) varlığı önemlidir. Örneğin asla ve asla kendinizden çok fazla ağır bir kişiyi kucakta taşıma yöntemi ile taşımaya çalışmayınız. Bu tür durumlarda eğer birden fazla ilkyardımcı ya da yardımcı kişiler varsa ağırlık bölüşülerek taşınmalıdır. Yaralının bilinci açıksa yaralıdan da yardım alınabilir. Bilinci kapalı ise bu duruma uygun taşıma tekniklerinden faydalanılabilir. Hangi taşıma yöntemi seçilirse seçilsin teknikler mutlaka hasta ya da yaralıyı sarsacaktır. Bu nedenle hasta ya da yaralının taşınmasında şu kurallara dikkat edilmelidir:

• Zorunlu yani olağanüstü bir durum söz konusu ise yaralı taşınmalıdır. • Kişinin bilinci açıksa kişi sakinleştirilmelidir.


• İlkyardımcı kendi fiziksel ve sağlık durumunu da değerlendirerek, kendi güvenliğini öncelikli sağlamalı, gereksiz zorlamalardan kaçınmalıdır. • Kişiye zarar vermeyecek ya da en az zararı verecek taşıma yöntemi tercih edilmelidir. • Hasta ya da yaralının kafa, boyun ya da omurga zedelenmesinden şüpheleniliyorsa boyun ve omurga hiç hareket etmeyecek şekilde taşınmalıdır. • Taşınacak kişiye olabildiğince yakın mesafede olmalıdır. Dizler ve kalçalar bükülmeli, yerden destek alınmalıdır. Kalkarken ağırlık kalça kaslarına verilmelidir. Daha uzun ve kuvvetli kas grupları kullanılmalıdır. Yerden destek alacak şekilde her iki ayağı da kullanarak biri diğerinden biraz öne yerleştirilmeli, kalkarken ağırlığı kalça kaslarına vererek dizler en uygun biçimde doğrultulmalıdır. • Baş her zaman düz tutulmalı, homojen ve düzgün bir şekilde hareket ettirilmelidir. • Yavaş ve düzgün adımlarla yürünmeli ve adımlar omuzdan daha geniş olmamalıdır. • Omuzlar, leğen kemiğinin ve omuriliğin hizasında tutulmalıdır. • Yön değiştirirken ani dönme ve bükülmelerden kaçınılmalıdır. İki kişi ile taşımalarda dönme hareketlerinde ilkyardımcılar birbirlerini mutlaka uyarmalıdır. • Hasta/yaralı mümkün olduğunca az hareket ettirilmelidir. • Hasta/yaralı en az 6 destek noktasından (baş- boyun-gövde ekseni esas alınarak) tutulmalı, kaldırılmalı ve taşıma süresince buna uyulmalıdır. • Birden fazla ilkyardımcı ya da taşıyıcı varsa aralarında mutlaka bir lider olmalı, liderin komutuna göre hareket etmelidirler. Ekip çalışması sağlanmalıdır. • Lider kişi hastanın baş kısmında bulunmalıdır. • Taşınma sırasında yavaş ve düzgün adımlarla hareket edilmelidir. Ani dönüşlerden ve komutsuz hareketlerden kaçınılmalıdır.

Araç İçindeki Yaralıyı Taşıma (Araçtan Çıkarma) Tekniği: Rentek

Araç içerisinde bulunan bir kişiyi kişiye zarar vermeden çıkarma tekniğine rentek manevrası adı verilir. Rentek manevrasına geçmeden önce ilkyardımcı kesinlikle hastayı çıkarması gerektiğine emin olmalıdır. Gerçekten çıkarmalıyım demelidir. Rentek manevrası için ilkyardımcının öncelikle araç içerisinde bulunan kişiye şu müdahaleleri yapması gerekir:

a. Yaralamalı ya da ölümlü trafik kazalarında 112 acil servis ve olayın durumuna göre diğer ilgili kuruluşlara (trafik polisi, itfaiye, sivil savunma gibi) haber verilmelidir.

b. Aracın patlama, devrilme, yanma ihtimali varsa, trafik akışı durdurulamıyorsa yeni kazalara sebep vermemek için gerekli ikazlar yapıldıktan sonra kişi hiç vakit kaybetmeden araçtan çıkartılmalıdır. c. Aracın patlama, devrilme, yanma ihtimali yoksa ve trafik güvenli ise diğer genel güvenlik tedbirlerini (koruma ilkesi, aracın kontağının kapatılması, el freninin çekilmesi gibi) aldıktan sonra hasta ya da yaralıya yaklaşarak bulduğu pozisyonda kişinin bilinci kontrol edilir. Bilinç kontrolü kafa, boyun yaralanmaları ve kırık durumları göz önüne alınarak yapılmalıdır. d. Kişi çıkartılmaya karar verilmişse öncelikle yaralının emniyet kemeri çözülür. Ayakları kontrol edilerek pedallara sıkışmışsa ayakları serbestleştirilir. Hasta/yaralıya yan tarafından yaklaşılır, ilkyardımcı bir elini yaralının koltuk altından geçirerek diğer kolunu tutar. Diğer eliyle yaralının çenesinden tutarak boyun tespiti yapar. Baş-boyun-gövde hizasını bozmadan kazazedenin sırtını göğsüne, yakın dizini hasta/yaralının kalçasına dayayarak yaralıyı hafifçe çevirir. e. Yaralının baş-boyun-gövde eksenini oynatmadan tüm vücudu araç dışına yavaşça çeker. f. Yaralı araçtan dışarıya alındıktan sonra yere veya varsa sedye üzerine yavaşça yatırılmalıdır.

Taşıma Teknikleri

İlkyardım açısından olağanüstü hâllerde hasta ya da yaralıları taşımak için birçok teknik vardır. Bu tekniklerden hangisinin kullanılacağı olayın meydana geldiği yer, olayın şekli, yaralının durumu, ilkyardımcının fiziksel durumu ve olay yerindeki diğer yardım edebilecek kişilerin sayısına göre değişir. Taşımalar ilkyardımcının sayısına göre sınıflandırılsa da genel olarak bu taşıma teknikleri;

• Sürükleme teknikleri (ayak bileğinden, koltuk altından ve yaralıyı boyna asarak), • Kısa mesafeli taşıma teknikleri (Kucakta taşıma, omuzdan destek verme, sırtta taşıma, omuzda taşıma, altın beşik, kol ve bacaklardan tutarak ve sandalye ile taşıma), • Sedye ile taşıma teknikleri

olarak sınıflandırılır.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında