AÖF Soru Bankası

Eğlence PazarlamasıÜnite 6 Özeti

Kültüre Dayalı Eğlence

PZL216U-EĞLENCE PAZARLAMASI

Ünite 6: Kültüre Dayalı Eğlence

Giriş

Genel bir entelektüel, ruhani ve estetik gelişim sürecine atıfta bulunmak için kullanılan kültür kelimesi bir halkın, bir dönemin ya da bir grubun belirli bir yaşam biçimini ifade eder. Kültür sadece entelektüel ve estetik faktörler için değil okuryazarlık, tatiller, spor ve dinî festivallerin gelişimine de atıfta bulunur. Gelir ve heyecan yaratmak üzere yaratılan etkinlik olarak basitçe tanımlanan eğlence, sanat ve ticaretin bir karması hâline gelmiştir. Sanat ve kültürel tüketim eğitsel-eğlencenin bir formu olarak yorumlanabilir. Zira bu tüketim formunda insanlar hem bir şeyler öğrenir hem de eğlenir.

Sanat Pazarlaması

Sanat pazarlaması sanatçının eserinin, ona sahip olmak isteyen bir tüketici tarafından satın alınma sürecidir. Sanat pazarlaması, sanat kuruluşları ile müşterileri arasındaki değer alışverişini ilgilendirdiği için, aynı zamanda sanat ürünlerinin güncel pazarlama bilgileri bağlamında nasıl değerlendirileceğini de ortaya koymaktadır.

Sanat pazarlaması sanat dünyası ile işletme yönetimi dünyasının bir araya gelmesinden oluşmaktadır. Sanat pazarlamasının amacı, insanları yaratıcı bir eseri satın almaya motive etmektir. Sanat piyasasının dünya çapında önde gelen merkezleri New York ve Londra’dır. Klasik dönemin en önemli merkezlerinden biri sayılan Paris (Fransa), dünyanın üçüncü büyük sanat pazarına sahipken Roma (İtalya) ise dördüncü büyük küresel sanat pazarına sahiptir. Sanat pazarı, sanatçılar, sanat meraklıları, koleksiyonerler, küratörler, sanat eleştirmenleri, sanat danışmanları, sanat galerileri, sanat fuarları, sanat müzeleri, sanat alıcıları/izleyicileri, müzayede evleri ve müzelerin yanı sıra sanat etkinlikleri ve bienaller gibi çok sayıda farklı katılımcıdan oluşan bir yapı olarak tanımlamaktadır.

Sanat pazarına ait bir pazarlama karması vardır. Ürünün değeri sanat eseriyle, fiyat değeri sanat eserinin finansal maliyetiyle, dağıtımın değeri ise sanat eserini barındıran galeriler veya sergiyle temsil edilebilir. Sanat eserini diğer ürünlerden ayıran en önemli özelliği, eserlerin sanatçının hayal gücü sonucu yaratılmasıdır. Sanat eserleri tüketicilerin istekleri doğrultusunda yapılmaz, onları beğenen ve yaratıldıktan sonra ona sahip olmak isteyen kişiler tarafından satın alınırlar.

Sanat ürünü çeşitli biçimlerde olabilmektedir. Fiyatlandırma sanatta karmaşık bir konudur ve özellikle kamu sektörü sübvansiyonlarının rolü nedeniyle tartışmalı da olabilmektedir. Yer veya dağıtım aşağıdaki üç ana unsura sahiptir:

1. Tüketicilerin gösteriler için bilet satın alabileceği seyahat acenteleri ve turist danışma büroları gibi pazarlama aracılarının kullanımı; 2. Ön rezervasyonun olmadığı durumlarda yer, kelimenin tam anlamıyla binalara girmeye veya etkinliklere katılmaya ilgi duydukları yer anlamına gelebilir. 3. Sanat tesisleri veya etkinlik organizasyonlarından telefonla veya yazılı olarak doğrudan rezervasyon;

Sanatta en popüler tanıtım yöntemleri şunlardır:

• Bireysel tesisleri veya bireysel özel etkinlikleri kapsayan broşürler veya bir tiyatrodaki oyunların bir sezonunu kapsayan yayımlanmış programlar; • Büyük ölçüde basılı medyada, yerel veya bölgesel gazetelerde veya özel süreli yayınlarda reklam; hem katma değer içeren satış promosyon teklifleri; • Basın ve halkla ilişkiler de yaygın olarak kullanılmakta, medyada olumlu bir şekilde yer almaktadır (bu da büyük ölçüde ücretsizdir); • Sponsor kuruluşun profilini yükselten ve/veya ekstra gelir getiren kuruluşlar tarafından sanat organizasyonlarına sponsor olunması.

Festivaller

Festival, sanatçının eserinin, ona sahip olmak isteyen bir tüketici tarafından satın alınma sürecidir. Festival kelimesi şölen kelimesinden türemiştir ve bir kutlama zamanını ifade eder. Festivalin en belirleyici ve tanımlayıcı özelliği geçiciliğidir.

Festivaller göklere ve toprağa yönelik olan hem hayata hem de hayatın gizemine yönelik düzenlenmiştir. Dünyada dört bin yıl önce tarım ve din amacına yönelik yapılan en eski festival Akitu festivalidir. Festivaller; toplumlara inançlarını veya kimliklerini ifade etme ve değişik bir şekilde kişilere sosyal yapıları ve değer sistemlerini onaylama ve itiraz etme imkânı sunan uygulamaların kolektif bir fonksiyonudur. Belirli bir alanda ve zamanda, görsel performans ve ürünlerin sunulması ile gerçekleştirilen bu etkinlikler bütünü, ulusal veya uluslararası boyutta gerçekleşebilmektedir.

Festivaller, genel bir sınıflandırılmaya sahip olmamakla birlikte bazı kriterlere göre aşağıdaki gibi çeşitlendirilip örneklendirmek mümkün olabilir. Büyüklüğü Açısından Festivaller, Küçük Ölçekli Yerel Festivaller, Orta Ölçekli Bölgesel Festivaller, Büyük Ölçekli Ulusal Festivaller, Mega Ölçekli Uluslararası Festivaller olarak sınıflandırılır. Temasına Göre Festivaller, Sanatsal Festivalleri ve Kültürel Festivalleri olarak; Alanına Göre Festivaller: Tek bir alanda gerçekleştirilen festivaller ve Çok alanda gerçekleştirilen festivaller olarak sınıflandırılmaktadır.

Festivallerin bir şehir veya bölge hatta bir ülke için önemli rolleri vardır. Festivallerle turizmde oluşan kitlesel hareketlerin olumsuz etkilerini en aza indirerek ve turist ve yerel halk ilişkilerinde misafirperverliği ön plana çıkarmaya teşvik etmektedir.

Festivaller, hareketsiz alanlara insanı taşıyarak, alanı peyzaj ve diğer donanımlarla yaşam alanına çevirerek, festivalin sonunda bu alanın daha fazla kullanılmasını teşvik edicidir. Kalıcı nitelikte olanakların sağlanması, etkinliklere yapılan toplumsal yatırımlar festivallerin katma değerini yükseltmektedir.

Festival Pazarlamasının Temelleri

Festivallerin pazarlanması sürecinde, rekabetçi bir pazar olduğunun göz önüne alınması gerekmektedir. Başka bir


deyişle, festivalin başarısı, etkinliğin türüne, içeriğinin çekiciliğine ya da etkinliğin nedenine değil, bir pazarlamacının potansiyel festival izleyicisini ne kadar iyi motive edebildiğine bağlı olmaktadır. Bir festivalin başarısı bir şekilde pazarlanması için yer seçimi, rekabet, hava durumu, maiyet, eğlence ve medya gibi faktörlerin bir arada olması gerekir:

Müzik

Müzik tartışmasız eğlence endüstrisinin en önemli sektörlerinden biridir. Dünya çapında milyarlarca kişiye ulaşan ve teknoloji ile rekabet eden devasa bir sektördür.

Müzik Pazarlama Karması

Müzik pazarlaması, bir sanatçının ya da grubun müzik eserlerini tanıtmak, dağıtmak ve satmak için kullandığı stratejiler bütünüdür. Müzik pazarlaması sanatçının hedef kitleye ulaşmasını ve müziğinin markalaşması için olanak sağlar. Jerome McCarthy tarafından geliştirilen klasik pazarlama karması (4P: Ürün (Product), fiyat (price), yer (place) ve tutundurma (promotion)) müzik sektörüne de uyarlanmıştır.

Lauterborn (1990) tarafından geliştirilen 4C pazarlama karması modelinde; ürün, müşteri değeri (Customer Value); fiyat, müşteri maliyeti (Customer Cost); yer, müşteriye kolaylık (Customer Convenience) ve tutundurma, müşteri iletişimi (Customer Communication) hâline gelmiştir. Müzik pazarlamasında Lauterborn’un modelideki C’lere topluluk (community) unsuru eklenmiştir.

Müzik pazarlamasında özellikle pazarlama iletişimine odaklanarak açıklık (Clarity), güvenilirlik (Credibility), tutarlılık (Consistency) ve rekabetçilik (Competitiveness) elemanlarının önemini vurgulayarak müzik pazarlama iletişim karması (4C) oluşturulmuştur. Daha sonra bu karmaya içerik (Content), kanallar (Channels), sohbet (Conversation), bağlantı (Connection) ve bağlılık (Commitment) olmak üzere dört adet daha eleman eklenerek müzik tüketicilerine en etkili şekilde ulaşabilecek müzik pazarlama iletişimi 9C ile son hâlini almıştır.

Müzik Ürünü

Müzik ürünü geliştirme sürecinde plak şirketi ve medya yöneticilerinin en temel görevi sanatçının beklentileri doğrultusunda süreci yönetmeleridir. Sanatçı geliştirme, sanatçıyı yalnızca şarkı ya da albüm kaydının teslimatı, fotoğraf, video çekimleri ve tanıtım faaliyetleri gibi süreçler boyunca yönetmekle kalmaz, aynı zamanda şarkıcının benzersiz özelliklerini en üst düzeye çıkaran diğer pazarlama fırsatları arar.

Müzik Fiyatlandırması

Bir ürünün perakende satış fiyatını belirlemek için genellikle üç yöntem kullanılır. Bu yöntemler; maliyete dayalı fiyatlandırma, rekabete dayalı fiyatlandırma, değere dayalı fiyatlandırma, kitlesel fonlama ve sanatçının kendi fiyatını kendisinin belirlemesidir.

Müzik Dağıtımı

Müziğin tüketicilere ulaştırılmasında pek çok yöntem gündeme gelmektedir. Canlı müzik Performansları (konserler, turneler), bar ve gece kulüpleri, Müzik Video, MP3, P2P, dijital (online) platformlar gibi uygulamalar müziğin dağıtımında kullanılan kanallar olarak karşımıza çıkmaktadır.Dijital müzik platformları ile ilgili bazı bilgiler kitabınız sayfa 164’de yer alan Tablo 6.1’de yer almaktadır.

Müzik Tutundurması

Tutundurma; reklam, kişisel satış, satış promosyonu ve halkla ilişkiler faaliyetlerini içerir. Tüketiciyi ürünü satın alması için bilgilendirmeyi, motive etmeyi ve hatırlatmayı içerir.

Tiyatro

Sanatsal bir ürün olan tiyatronun büyük bir tüketici kitlesi ile buluşmasını sağlamak amacıyla pazarlamanın yaygın olarak kullanılmaya başlandığı görülmektedir. Son yıllarda hem kâr amacı gütmeyen hem de özel tiyatrolar pazarlamaya yönelmişlerdir.

Tiyatro Pazarlama Karması

Pazarlama anlayışına dayalı tiyatrolar genellikle izleyicilerine iki olası yaklaşımdan birini uygularlar. İlk yaklaşım izleyicilerinin bilinen ve tahmin edilen beklentilerini ve beğenilerini karşılayarak onları şımartırlar ki bu çoğunlukla ticari tiyatro türlerinde söz konusudur ya da izleyicilerine yeni veya beklenmedik bir şey sunarak, onları eğiterek veya tiyatro ile bağlantılı bir tür sosyal faaliyete dahil ederek onları manipüle ederler.

Tiyatroda Ürün

Tiyatroda ürün oyundur. Oyunun seçimi alanında uzman kişiler tarafından yapılmalı ve oyun, oyunun kalitesine uygun oyuncular tarafından sahnelenmelidir. Her adımda, halkı çekmek ve ürünü, nüfusun hangi kesimlerinin onu istediğini veya ihtiyaç duyduğunu ve onları kullanmaya nasıl ikna edileceğini anlamak için pazarlama stratejileri kullanılır. Tiyatro ürününü ele alırsak asıl kompozisyon programı, olanakları, etkinlik zamanını, rezervasyon sistemini, tiyatro imajı ve markasından oluşmaktadır.

Tiyatroda Fiyatlandırma

Diğer sektörlerde olduğu gibi sanat alanında da fiyat bileşeni hesaplanırken hedef kitlenin dikkatli bir şekilde ele alınması gerekir. Dolayısıyla kişi bir kültürel etkinliğe katılmayı düşünüyorsa, bunu gerçekleştirmek için kendi ekonomik durumunu ve boş zamanını planlamıştır ve fiyat burada katılma düşüncesini eyleme dönüştüren tek etken değildir.

Tiyatroda Dağıtım

Tiyatro gösterisi sergilenirken tüketici ve üreticinin bir arada bulunması nedeniyle doğrudan dağıtım yapılır. Tiyatro kaynaklarının dağıtımında aracı bir organizasyona gerek yoktur. Gösterim yeri kadar mekân da önemlidir, bu faktörlerin her ikisi de ürünün kullanım sıklığı, miktarı ve kişi üzerinde etkilidir. Mekânın coğrafi konumu, ulaşım


yolları ve sistemlerine yakınlığı, park alanının bulunması, yakın çevrede yemek yeme seçeneğinin bulunması, performansın gerçekleşeceği mekânın tasarımı gibi diğer faktörler de dikkate alınır.

Tiyatroda Tutundurma

Tiyatro bağlamında tutundurma pazarlama karmasının en önemli bileşenidir ve bir ürünün tanıtımında dikkate alınması gerekir. Tiyatronun bir mekân olması ve yapıldığı yerde tüketilmesi nedeniyle reklam, tanıtım stratejisi olarak sıklıkla kullanılmaktadır. Reklam kaynaklarının kullanıldığı yerler genellikle medya kuruluşlarını, radyoyu ve internet ve sosyal medyayı içerir. Reklam, billboard, radyo, televizyon, tiyatro dergileri ve diğer yayınlar yaygın bir biçimde pazarlama aracı olarak tiyatro oyunlarının pazarlanmasında kullanılmaktadır. Bu tekniklerden belki de en önemlisi sinema, tiyatro ve sanatın pek çok dalında ağızdan ağıza iletişimdir.

Müze

Amerikan Müzeler Birliği (AAM) müzeyi esasen eğitim ve estetik amaçlar için kalıcı olarak var olan, canlı veya cansız somut nesnelere bakan, sahip olan veya kullanan ve bunları düzenli olarak sergileyen, en az bir profesyonel çalışanı veya tam zamanlı eşdeğeri olan ve düzenli olarak yılda en az 120 gün halka açık olan kamu veya özel bir kurum olarak tanımlamaktadır.

Türkiye’deki müzeler; tarihî bir geçmişe sahip olup 19. yüzyıldaki Batılılaşma çabalarının bir göstergesi olarak öncelikle tarihî ve kültürel mirası korumayı amaçlayan çağdaş müze olarak ortaya çıkmışlardır. Türkiye’de müzecilik alanını doğrudan etkileyen iki önemli etkene odaklanılmaktadır. İlk etken tarihî ve kültürel mirasın korunması, diğeri ise Batılılaşmadır.

Modern müzecilik anlayışıyla hedeflerini karşılamak için sergiler giderek daha fazla çoklu bakış açısı, anlatı ve etkileşimli deneyimler sunmaktadır. Bu deneyimlerin bazıları kitabınız sayfa 168’de sıralanmıştır.

Müze Sınıflandırmaları

Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığının resmî internet sitesinde de belgelendiği üzere en etkili sınıflandırma müze koleksiyonlarına göre yapılmaktadır. Ayrıca koleksiyonlarını sergiledikleri mekânlara, ilişkili oldukları kuruluşlara, hizmetlerine ve diğer müzelere göre sınıflandırmalar bulunmakta olup bunların tümü kitabınız 167. Sayfada yer alan Tablo 6.2’de listelenmiştir.

Müze Pazarlaması

Müze pazarlaması, bir müzenin hedeflerini tanımlayan ve ziyaretçilerin tanınması, tahmin edilmesi ve tatmin edilmesinden sorumlu olan süreçtir. Bu, müzelerin hem mevcut hem de potansiyel ziyaretçilerin isteklerini tanıması ve bu istekleri uygun bir pazarlama stratejisiyle eşleştirmesi gerektiği anlamına gelir. Müze pazarlaması bağlamında pazarlama karması; ürünler, fiyatlar, dağıtım, tutundurma, sunum ve insanlardır.

Müzenin ürünü; ziyaretçilerin müze deneyiminden edindiği izlenimlerin toplamıdır. Müzenin sunduğu hizmete dayalı ürününün özü, müzenin amacıdır ve soyuttur. Müze pazarlaması bağlamında ürün üç düzeyde ele alınmaktadır: Temel ürün, Gerçek ürün ve Arttırılmış ürün.

Müzede Fiyat: Fiyat, tüketici değişim sürecindeki maliyet unsurudur. Müzenin hedeflerini finanse etmesine yardımcı olacak bir gelir akışı yaratır. Ayrıca fiyatlandırma, hedef grupların katılımını teşvik etmek için bir araç olarak da kullanılabilir.

Müzelerde Tutundurma: Müze tutundurması, müzenin sürekli bir ziyaretçi akışı çekmesini sağlar. Tanıtım; reklam, halkla ilişkiler ve doğrudan pazarlama, dijital medya kullanımı da dahil olmak üzere pek çok şekilde yapılabilir. Müze pazarlamasında hangi tutundurma bileşeninin kullanılacağında, müzenin yapısı, ziyaretçi sayısı, hedef kitlesinin yapısı, mevcut ziyaretçilerinin ziyaret sıklığı ve pazarın rekabetçi yapısı gibi faktörler etkili olur Müze tutundurma karmasında kullanılabilecek yöntemler kurum kimliği, kişisel satış, basılı yayınlar, satış geliştirme, reklam, halkla ilişkiler, doğrudan pazarlama, sosyal medya ve ağızdan ağıza iletişimdir.

Müzelerde Dağıtım, tüketicilerin bir müzenin ürün ve hizmetlerini yerinde ya da müze dışında deneyimlemelerini sağlayan kanallarını ifade eder. Müze ziyaretinde deneyimi etkileyen dağıtım faktörleri müzeye ulaşım, müzenin tanınması, giriş görevlilerinin tutumu, bilet satış ile ilgili bilgilendirme, müzenin açık olduğu saatler, vestiyer imkânı, müze girişinde yaratılan hava, kısa sergi tanıtımı ve müze plan broşürü, müze elemanlarının tutumu, sergilerin belirli bir düzen içerisinde takip edilebilmesi, ışıklandırma ve tavan yüksekliği ferahlığı gibi ziyaretçilerin ilgisini uyandıran koşullar, yeme içme alanı hizmet kalitesi, tuvaletler, yaşlı, engelli, bebekli anneler ve küçük çocuklar için kolaylıklar ve müze çıkışında yer alan mağazalarda ürünlerin satışı olarak sıralanabilir.

Müzedeki İnsanlar: Bir müzede personelin konuksever, nazik ve bilgilendirici olması esastır. Müze ziyaretçilerinin müzede karşılaştıkları bütün müze personelinin görünüşü, tutumları, davranışları ve motivasyonu müzede sergilenen eserler ile müzelerde sunulan objeler kadar önemlidir ve ziyaretçilerin gözünün önündedir.

Müze Sunumları: Bir müze ziyaretini organize etmek, ziyaretçiye en azından bir karşılama, yönlendirme ve müze ziyareti deneyimini kolaylaştıracak hizmetler sunmaktır. Müzelere ait web siteleri ziyaretçilerin önceden kişiselleştirilmiş galeri turları tasarlamasına olanak tanır. Ziyaretçiler yol bulma rehberlerini; sergiler, programlar ve hizmetler hakkında bilgileri; toplu taşıma ve park yeri bilgilerini bu sitelerden indirebilirler.

Müzelerde Sunulan Hizmetler

Müze yöneticileri ve çalışanları müze hizmet sunum programlarını yalnızca personelinin bakış açısından değil, ziyaretçilerin ve tüketicilerin bakış açısından da


değerlendirerek hazırlamalıdır. Müzelerde üç tür müze hizmet sunumu vardır.

1. Müzenin mevcut sergileri, koleksiyonları ve programları; 2. Müzenin yeni sergiler, programlar ve diğer sunumlar geliştirmesi; 3. Müze hizmetleri

Müzeler, müze galerilerinde kendi kendine rehberli, rehberli ve sesli rehberli turları içeren resmi olmayan ve resmi galeri öğrenme programları sunar. Bazı müzeler, ziyaretçilerin nesnelere dokunmasına olanak tanıyan “art- on-the-cart” programlarına sahiptir.

Müze Deneyimleri

Müze deneyimleri benzersiz ve tatmin edici olacak şekilde tasarlanmıştır. Müze deneyimlerin içeriklerinde olağanüstü nesneler ve unutulmaz olaylar yer alır. Müze bağlamında deneyim, duygu ve bilişin yanı sıra duygularla doludur. Günümüz müzeleri ziyaretçileri, yönlendirme ve yön bulma bilgileri, oturup dinlenebilecekleri yerler, yiyecek hizmetleri, alışveriş, tuvaletler, bebek ve çocukların kıyafetlerini değiştirebilecekleri tesisler, su çeşmeleri, kayıp eşya ve diğer güvenlik işlevleri gibi çeşitli hizmetler sunmaktadır.

Müzeler, türleri ne olursa olsun çeşitli deneyim sunar. Bunların başında, müzelerin varoluş nedenlerinden biri olan öğrenme ve eğitim deneyimleri gelmektedir.

• Sanat müzeleri zengin estetik deneyimler sunar. • Tarih müzelerinde anlatı, büyük insanların veya büyük tarihî olayların hikâyelerini ele alır. • Bilim müzeleri, ziyaretçileri araştırmalara ve deneylere dahil eden öğrenme deneyimleri sunar. • Çocuk müzeleri eğlenceli yaşamı kutlayan deneyimler sunar. • Çoğu müze aynı zamanda eğlence ve sosyal deneyimler de sunar.

Film

Film ve eğlence piyasası popüler kültürün ayrılmaz bir parçasıdır ve çok sayıda alıcı ve yatırıma sahiptir. Büyük bir prodüksiyon ve pazarlama bütçesine sahip bir filmin her zaman gişede başarıyı garanti etmediğini unutmamak gerekir. Kayıp riskini azaltmak ve filmin kârlılığının yanı sıra başarısını da artırmak için pazarlama tanıtım stratejileri giderek daha önemli hâle gelmiştir.

Film Pazarlaması

Film pazarlaması film endüstrisindeki yapılan pazarlama iletişiminden daha fazladır. Film pazarlaması, diğer sektörlerde pazarlama yönetim süreçleri ile paralel olarak, yeni ürün geliştirme aşamasında başlar ve proje fikirlerinin oluşumu, üretim ile dağıtım ve gösterimi boyunca devam eder. Sinema ve bunun aracı olan filmlerin pazarlaması sürecinde literatürde pazarlama karmasına karşılık gelen bir film pazarlama karması geliştirilmiştir. Film pazarlama karması dört elemandan oluşmaktadır.

Yıldızlar ve Yaratıcı Ekip

Film tüketicisi sinemaya giderken izleyeceği filmi seçerken referans noktası filmin yıldızlarıdır. Film seçiminde senaryo, filmin türü, hedef izleyici kitlesi ve bütçesi de önemlidir. Fakat bu faktörler izleyici seçiminden çok filmin yaratıcı ekibini oluşturmada önemlidir. Baş aktör ve aktrislerin yani yıldızların çekiciliği hâlâ devam etmektedir.

Senaryo ve Tür

İzleyicilerin filmle ilgili düşünceleri ve yorumları filmin senaryosuna ve türüne göre şekillenir. Filmin türü izleyiciye daha filmi seyretmeden film hakkında ipuçlarını sağlar. Senaryo, bir filme konu olacak olayın, hikâyenin, romanın sinema tekniğine göre sahnelere bölünerek açıklamalar ve diyaloglar tarzında hikâye edildiği yazılardır.

Yaş

Film pazarlaması karmasının en çok göz ardı edilen ve çok önemli elemanı yaş sınıfı ya da oranıdır. Bu oran film tüketicilerine hem filme ulaşması gereken izleyicilerinin yaş grubunu hem de filmin türü hakkında fikir verir. Filmin yaş derecesi filmin pazarda başarılı olmasını da sağlamaktadır.

ABD’de Amerikan Sinema Filmleri Derneği filmleri izleme yaş sınırları için dört kategori belirlemiştir. G, PG 13, R 17, NC17. Bir benzer derecelendirme de İngiliz Film Derecelendirme Kurulu tarafından yapılmıştır. U, PG, 12, 12A, 15, 18, R18–Sadece 18 yaş üzeri için satılır.

Vizyon

Film endüstrisinde filmler vizyona (gösterime) pencere sistemi olarak bilinen bir yöntemle girerler. Filmin gösterildiği her araç bir penceredir. Sinema, DVD, İnternet, TV, Ulusal Yayın gibi araçlar vardır. Her pencere bir diğerinden mümkün olduğunca korunur ve sözleşmede yer alan sıraya taraflar uymak zorundadırlar. Pencere sisteminde filmin gösterileceği gün ve tarih önceden bellidir, her araç sırasını bozmadan filmin gösterime girmesini bekler. Filmin vizyona girme strateji gişe hasılatında da büyük etkisi vardır. Bazı film türleri için yılın belli zamanlarında vizyona girmesi daha uygundur.

Sinemada Tanıtım

Yeni bir filmin tanıtımı, vizyon öncesi medya tanıtımı, dergi ve gazetelerde film yıldızı aktör ve aktrislerle röportaj, haber başlıklarında ve yüksek reytingli TV haber ve programlarında görünmeyi içerir. Sosyal medya promosyonlarından yararlanmak ve diğer doğrudan reklam hizmetlerini satın almak gibi başka tanıtım faaliyetleri de vardır. Sinemaseverler, film yapım şirketinin pazarlama tanıtım faaliyetleri, vizyon öncesi reklamlar ve eleştirmenlerin değerlendirmelerinin yanı sıra diğer sinemaseverlerin ağızdan ağıza iletişimleri yoluyla filmle ilgili bilgi edinebilirler. Sosyal medya platformları ve fragman yayını, film pazarlama iletişim stratejilerinin en önemli unsurlarındandır.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında