AÖF Soru Bankası

Tedarik Zinciri YönetimiÜnite 8 Özeti

Tedarik Zincirinde yeni Yaklaşımlar

PZL212U-TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ

Ünite 8: Tedarik Zincirinde yeni Yaklaşımlar

Giriş

Tedarik zinciri, en baştaki tedarikçiden, en sondaki müşteriye kadar tüm süreçleri kapsayan bütünleşik bir yapıya sahiptir. Doğru ürüne, doğru yer ve zamanda en uygun fiyata ulaşmasını sağlayan malzeme, bilgi ve paranın akışını temsil eder. Sürdürülebilirlik ile bir yandan süreçlerin daha esnek olmasını, temin sürelerini azaltabilmeyi amaçlarken, yeşil ve tersine tedarik zinciri yönetimi ile tedarik zinciri sürecinin her aşamasında ekonomik ve ekolojik dengeyi sağlayabilmeyi amaçlamaktadırlar. Teknolojinin hızla gelişip hayatın her aşamasına girmiş olduğu günümüzde, tedarik zinciri yönetimi süreçlerinde de oldukça ileri teknolojiler kullanılmakta, işletmeler her bir müşterinin ihtiyaçlarını en iyi şekilde ve en az maliyetle karşılamaya gayret etmektedirler. Dijital tedarik zinciri teknolojileri sayesinde, kalite ve üretim hızında artış, maliyet ve zaman tasarrufu, süreçlerin daha şeffaf ve esnek hale gelmesi, daha hızlı ve doğru kararlar alabilmek, hatayı en aza indirmek vb. birçok avantaj elde etmek mümkündür.

Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yöntemi

Sürdürülebilirlik kavramı, devamlılığın sağlanması olarak tanımlanabilmek. Birleşmiş Milletler bünyesinde çalışan Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu’nun 1987 yılında yayımladığı raporda sürdürülebilirlik, doğanın gelecek nesillerin ihtiyaçlarını karşılama gücüne zarar vermeden, günlük ihtiyaçları temin ederek, kalkınmayı sürdürülebilir kılma şeklinde tanımlanmıştır.

Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetiminin Önemi

Devamlılığın sağlanması ancak yeterince değer vermek ve korumak ile mümkündür. Burada birtakım hedefler belirleyerek doğru yollar ve kaynaklar aracılığı ile bu hedeflere ulaşmak önemli bir adım olacaktır. Sürdürülebilirlik denilince ilk akla gelen, ekonomik, ekolojik ve sosyal boyutlardır. Bu üç boyutun dengeli bir şekilde yönetimi sürdürülebilirliğin sağlanmasında büyük önem arz etmektedir. Ekolojik sürdürülebilirlik, doğada bulunan doğal kaynakların doğru bir şekilde kullanılması gerektiğine odaklanan, çevresel sürdürülebilirliğin, ekonomik ihtiyacın giderilmesi ve kalkınma için de önemli olduğunu ileri süren bir kavramdır. Sosyal sürdürülebilirlik, yaşam kalitesi, sağlık, eğitim ve güvenli bir yaşam vb. alanlarda toplumsal koşulların sürdürülebilirliğinin önemini vurgular. Ekonomik sürdürülebilirlik, üretim ve tüketimin sürdürülebilirliği üzerinde durur. Tedarik zincirinde birçok bilgiyi gözden geçirmek ve bir tedarik zincirinde neyin sürdürülebilir olduğunu belirlemek çok güç olabilir. Bir sürdürülebilirlik girişimi başlatırken, işletmenin sektördeki diğer işletmelerle karşılaştırma yaparak tam olarak nerede durduğunu belirlemesi oldukça önemlidir. Ana odak noktası, atıkların önlenmesi, güvenliğin iyileştirilmesi ve kaynakların sorumlu kullanımı için önceliklerin ve yönergelerin belirlenmesi olmalıdır. En büyük zorluklardan biri, tedarik zincirindeki sürdürülebilirlik performansı için güvenilir bir

değerlendirme yöntemi geliştirmektir. Birçok işletme, mesleki kuruluşlardan ve ISO gibi uluslararası standardizasyon kuruluşlarından önemli sertifikalar almak için çaba sarf etmektedir. Özünde, tedarik zinciri sürdürülebilirliği etik ve insanlarla ilgilidir. Adil çalışma standartları, iş sağlığı ve güvenliği standartları, işsizliğe karşı koruma ve çalışanlar için kaza sigortası bu bağlamda önem arz eden konular arasındadır. Performansın hedeflere göre ölçülmesi ve gelişmelerin raporlanması yine önemli bir adımdır. Sürdürülebilir tedarik zinciri, çevresel, sosyal veya yönetişim anlamında daha etik bir tedarik zinciri yönetimi sunmaktadır. İşletme, tedarikçiler ve müşteriler için gerçek değer yaratma potansiyeline sahiptirler.

Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetiminin Boyutları

Tedarik zinciri satış, planlama, talep ve sipariş yönetimi, stok ve depo yönetimi, sevkiyat gibi süreçleri içermektedir. Bu süreçlerin en iyi şekilde yürütülmesi firmaya rekabet avantajı getirmektedir. Sürdürülebilirlik bu süreçlerin tamamı için büyük önem arz etmektedir. Ekonomik unsur, toplam gelir, toplam maliyet, verimlilik, yatırımın geri dönüşü ve etkinliğe odaklanır. Çevresel unsur, geri dönüştürülebilir malzeme kullanımı, yeşil ürün, yeşil ambalajlama, yeşil satın alma, atıkların yönetimi, çevresel yasal şartlara uyum ve yeşil lojistik, kaynakların verimli kullanımı ve yalın üretim gibi konulara odaklanır. Toplumsal unsur ise insan ilişkileri ve sosyal sorumluluk projelerine dayanmaktadır. Sürdürülebilir tedarik zincirlerinde, tedarik zinciri içindeki varlıklarını sürdürmek isteyen üyeler, çevresel ve sosyal kriterleri karşılamaya gayret ederler. Sürdürülebilirliğin ekonomik kriterlerini rekabet ve müşteri beklentileri ile birleştirerek karşılamak mümkündür. Günümüzde birçok işletme ağır rekabet koşullarında ayakta kalabilmek ve varlığını uzun yıllar sürdürebilmek için tedarik zincirinde sürdürülebilirliği benimsemekte ve uygulamaktadır. Ancak bazı ağır koşullar ve yüksek maliyetler nedeniyle uygulamak istemeyen işletmeler de vardır ki bu noktada hükümet uygulamaları ve yasal düzenlemeler devreye girer.

Yeşil Tedarik Zinciri Yönetimi

Rekabet şartlarının ağır olması işletmeleri kalite, verimlilik, fiyat ve maliyet gibi birçok etken ile karşı karşıya koymaktadır. Tüm bunlara bir de sosyal sorumluluk eklenince, işletmeler ürün kalitesine zarar vermeden maliyeti ve riski azaltma durumunda kalmışlar bu da yeşil tedarik zinciri kavramını ortaya çıkarmıştır.

Yeşil Tedarik Zinciri Yönetim Faaliyetleri

Yeşil tanımlaması ile yeni ve farklı bir kimlik kazanan tedarik zinciri süreci; çevre yönetim süreci, yeşil tasarım, yeşil satın alma, yeşil üretim ve malzeme yönetimi, yeşil dağıtım ve paketleme, tersine lojistik gibi yeni faaliyetler içermektedir. Yeşil satın alma, tedarikçilerin seçimi ve değerlendirilmesini de kapsayacak şekilde çevresel sorunları önleyici tedbirlerin alındığı stratejik satın alma faaliyetleridir. Yeşil üretim, yeni teknolojiler ile üretim faktörlerinin etkin ve verimli kullanılması, geri dönüşüm ve


yeniden kullanım olanaklarının değerlendirilmesidir. Bir tedarik zincirinin çevreye olumsuz etkilerinin azaltılması için birçok faaliyetin gerçekleşmesi gerekmektedir.

Yalın Tedarik Zinciri Yönetimi

Günümüzde firmaların birçoğu, yeşil uygulamaları ve yenilenebilir enerji kaynaklarını benimsemektedir. Yalın tedarik zinciri, ölçek ekonomisi ve rekabet avantajı sağlamak için, tedarikçilerden başlayıp nihai müşterilere kadar tüm aşamalardaki her türlü atığı gidermek ve belli bir düzeyde üretim programını sağlamak için bir değer akışı oluşturma faaliyetlerinden meydana gelir. Yalın düşünceye göre israf, yaygın olarak kullanılan anlamının dışında, müşteriye herhangi bir değer sunmayan ve onların da fazladan bedel ödemeyi reddedecekleri her şeydir. Yalın tedarik zincirinin ortadan kaldırmaya çalıştığı israf kaynakları; fazla üretim, fazla bekleme zAmanı, fazla taşıma işlemi, yanlış işleme, tüm gereksiz faaliyetler, arızalar-hatalar ve eksik ya da fazla stok bulundurma olarak özetlenebilir. Bu israf faktörleri ortadan kaldırılamadığında verimliliği ve kaliteyi düşürürken, maliyetleri ve zaman kaybını artırmaktadır.

Tersine Tedarik Zinciri Yönetimi

Tersine tedarik zinciri yönetimi, üretim faaliyetleri ile meydana gelen tüm atıklar, hurdalar ve kullanım süresi dolan tüketici atıklarının çevre açısından olumsuz etkilerini azaltabilmek için gerçekleştirilen faaliyetlerdir. Tersine tedarik zinciri yönetimi, tedarik zincirindeki tüketiciden veya son müşteriden gelen iade ürünlerin, geri akışını ifade eder. Tersine tedarik zinciri işletmelerde, geri kazanım, malzeme girişi ve maliyet tasarrufu sağlarken aynı zamanda müşteri-tedarikçi ilişkilerinde iyileşme ve ekolojik dengeyi önemseyen bir firma imajı gibi avantajları da beraberinde getirmektedir.

Tersine Tedarik Zinciri Yönetiminin Etkileri

İadeler, tedarik zinciri sisteminde genellikle istenmeyen bir etkinliktir. Ayrıca tedarik zinciri bilgi sistemleri de ters akışı izleme ve yönetme de yetersiz kalabilir. Zayıf bir tersine lojistik sistemi, tüm tedarik zincirini finansal olarak etkileyebilir ve nihai tüketicinin bir ürünü nasıl gördüğü üzerinde önemli bir etkiye sahip olabilir. GBCC (Global Business Consulting Company), tarafından yapılan son araştırmaya göre, ters mantık maliyetlerinin ileri lojistikten dört ila beş kat daha yüksek olduğunu ve ortalama olarak 12 kat daha fazla işlem aşaması olduğunu belirtmiştir. Tersine tedarik zinciri sürdürülebilirlikte oldukça önemli bir rol oynamaktadır. Giderek daha fazla firma çevre üzerindeki etkilerini en aza indirgemeyi ve karbonsuz yöntemler araştırmayı tercih etmektedir.

Tersine Tedarik Zinciri Sürecinde Ürünlerin Geri Dönüş Nedenleri

Tersine tedarik zinciri sürecinde ürünler, birçok nedenle bu dağıtım ağına dâhil olabilmektedirler. Bu nedenleri aşağıdaki gibi sınıflandırmak mümkündür. Yanlış veya hasarlı teslimatlar, kullanım süresi bitmiş ürünler, stok fazlası ürünler, ürün geri çağırmaları ve fonksiyonel

dönüşler dağıtıcı dönüşlerine sebebiyet verir. Tüm bu geri dönüşler sayesinde; ürün tekrar değerlendirmeye dâhil edilmediğinde kaybedilecek olan değer, kazanılmış olur. Bu kazanım maliyetlerin düşmesi ve verimliliğin artmasına yol açar.

Tersine Tedarik Zinciri Faaliyetleri

Tersine tedarik zinciri faaliyetlerini aşağıdaki gibi özetlemek mümkündür.

1. Doğrudan Yeniden Kullanım: 2. Tamir 3. Yenileme 4. Geri dönüşüm 5. Ürünün Kısmi Kullanımı 6. Yakma ve Gömme

Tersine Lojistik Faaliyetlerinin Uygulanma Nedenleri

İşletmeler hem kendi paydaşları ile hem de çevreleriyle etkileşim içerisindedirler. Üretim faaliyetlerin sonuçlardan sorumludurlar. Bu sorumluluk hem sosyal hem de yasal yaptırımlarla pekiştirilmektedir.

1. Alıcı Yönlü Tersine Lojistik Faaliyetlerinin Sürdürülmesi • Ekonomik Nedenler: Geri dönen ürünleri yeniden işleme almak işletmelere ekonomik olarak kazançlar sağlar • Yasal Zorunluluklar: Hem çevre ile hem de müşteriyi koruma ve ürün garantisi ile ilgili yasal düzenlemeler tersine lojistik faaliyetlerini kaçınılmaz hâle getirmiştir • Kurumsal Kimlik: Doğal çevrenin korunmasına değer veren işletmeler, ekonomik kazançlar, tüketicilerin gözünde imaj kazanmak yahut yasal zorunluluklar olmaksızın da tersine lojistik faaliyetlerini gerçekleştirerek bu durumu bir bakış açısı, bir kurumsal kimlik olarak değerlendirirler. 2. Gönderici Yönlü Tersine Lojistik Faaliyetlerinin Sürdürülme • Üretim Dönüşleri: Üretim aşamasında ortaya çıkan geri kazanılabilen ürünlerin ya da parçaların değerlendirilmesidir. • Dağıtım Dönüşleri: Dağıtım esnasında oluşan tüm dönüşleri bu kategoride değerlendirmek mümkündür.

Dijital Tedarik Zinciri Yönetimi

Birkaç yüzyıldır gelişimini sürdürmekte olan modern sanayi, üç büyük devrim geçirmiş olup günümüzde 4.0 olarak adlandırılan 4. Sanayi devrimi yaşanmaktadır. 2011 yılında Almanya’da ortaya çıkmış olan Endüstri 4.0 kavramı sanayi alanında önemli etkiye sahip birçok teknolojik gelişmeleri benimsemektedir. Endüstriyel devrimler verimliliği artırmak üzerine odaklanmışlardır. İlki buhar gücü ile ikincisi elektrik, üçüncüsü ise elektronik teknolojisi ile verimliliği artırırken, dördüncüsü de dijital teknolojiyi ön plana çıkarmaktadır.


Dijital Tedarik Zincirinin Unsurları

Endüstri 4.0 ile birlikte hızla dijitalleşmeye başlayan tedarik zinciri yönetim süreçlerinde çok daha hızlı ve etkin kararlar almak ve uygulamak mümkündür. Dijital tedarik zinciri, tedarikçi, üretici, müşteri arasındaki iş birliğini ve otomasyonu, siparişin en başından ürünün hayat seyrinin sonuna kadar tüm aşamaların en iyi şekilde organize edilmesini kolaylaştırır. Tedarik zinciri süreçleri dijitalleşme ile şeffaflık kazanmış, izleme ve kontroller gerçek zamanlı yapılabildiği için rota ve güzergâh planlaması daha etkin bir şekilde yapılmaktadır. Bununla birlikte, sürücülerin performansı, araçların güvenliği, teslimatın zamanlaması vb. kontrollerin yapılması da mümkün olmaktadır. Birçok aşamada otonom cihazların kullanılıyor olması, siparişlerin toplanması, stok sayımı vb. birçok faaliyeti kolaylaştırmaktadır.

1. Nesnelerin İnterneti: Fiziksel nesneleri internet ile aralarındaki bağlantı sayesinde iş süreçlerinde aktif katılımcılar hâline getiren bir teknolojidir. Nesnelerin interneti ile tüm tedarik zincirini süreçleri kapsayan bir akıllı lojistik ağı kurmak mümkündür. 2. Akıllı Robotlar: Akıllı robotlar yapay zekâ kullanarak insan makine iş birliğini mümkün kılmaktadır. Yapay zekâ ile problem çözme akıl yürütme, algı vb. insani vasıflar makinalara aktarılmaktadır. 3. Siber-Fiziksel Sistemler: Siber-fiziksel sistemler, bilgi teknolojileri alanındaki en önemli gelişme olarak kabul edilebilir. 4. Simülasyon: Simülasyon, herhangi bir sistemin alternatiflerinin, matematiksel bir model aracılığı ile kurularak denenmesine imkân tanıyan, sayısal bir analiz yöntemidir. Bir uygulamanın sebep sonuç ilişkilerini bilgisayar modeline uyarlayıp meydana gelebilecek sonuçları gözlemleyebilmeyi sağlayan bir sistemdir. Simülasyon aracılığı ile var olan sistemin koşullarına göre kararlar alınabilir ve uygulamaya geçmeden önce sonuçları incelenebilir. Daha sonra elde edilen bilgiler ışığında sistemin tasarımı en uygun şekilde gerçekleştirilebilir. 5. Büyük Veri: Büyük veri, birçok farklı verinin birlikte kullanılarak karar alınmasını mümkün kılan bir uygulamadır. Günümüzde dijital ortamda faaliyet gösteren işletmelere kendi veri tabanları yeterli olmamaktadır. Bu durum, dış kaynaklardan gelen verileri analiz edilerek yeni bilgilerin edinilmesini gerekli kılmıştır. Elde edilen büyük veri ile hem geçmişteki performansı ortaya koymak hem de geleceğe dair tahminler yapmak mümkündür. 6. 3B Yazıcılar: 3B Yazıcılar, bilgisayar kontrolü altındaki dijital bir veri formundan üç boyutlu bir nesne üretme teknolojisidir. 3B yazıcılar plastik, silikon, cam vb. materyalleri yazdırabilirler. Bu materyaller ile dişçilik, tıp, otomotiv yedek

parçaları, konfeksiyon ve diğer sektörlerde üretim yapabilirler. 3B baskı, enerji kullanımı, karbon ayak izini ve maliyetleri düşürürken ürünlerin değerinde artış sağlamaktadır 7. Artırılmış Gerçeklik: Gerçek dünyadaki nesnelerin, bilgisayar tarafından üretilen ses, görüntü vb. verilerle oluşturulan fiziksel görünümüdür. Bu yapay bilgiler gerçek dünya ile uyumludur. Artırılmış gerçeklik ile üç boyutlu yapılar üzerinde analizler yapabilmek, makinaların ve iş süreçlerinin etkinliğini değerlendirerek henüz planlama aşamasındaki projelerin gerçekleştirilip gerçekleştirilmeyeceği kararını almayı kolaylaştırmış böylece maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı sağlamıştır. 8. Bulut Bilişim Sistemi: Bulut tabanlı uygulamalara yüklenmiş olan belgelere, internet üzerinden bağlantı kurulduğunda istenilen noktadan erişim ve kullanıcılar arasında paylaşım imkânı sunan bir teknolojidir. 9. Sistem Entegrasyonları: Tedarikçiler, üretim faaliyetleri, müşteriler vb. üretim ve dağıtım aşamasındaki tüm işletmelerin sistemlerinin birbirleriyle entegre bir şekilde faaliyet göstermeleri esasına dayanmaktadır.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında