PZL212U-TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ
Ünite 7: Tedarik Zinciri Risk Yönetimi
Giriş
Dünya ticaretinin belkemiği olan tedarik zincirleri, küreselleşme ekseninde karmaşıklaşan bir hâl almıştır. Ticari yaşamın gelecek belirsizliğiyle birlikte faaliyetlerini sürdüren tedarik zincirlerinin amacı müşteri beklentilerini karşılayarak kâr elde etmektir. Ancak deprem, savaş, terör, salgın hastalık gibi dış çevre kaynaklı olaylar, zincirde yer alan organizasyonlarda ortaya çıkan aksaklıklar ve bunlara bağlı olarak zincir boyunca ürün, bilgi ve fon akışında meydana gelen kesintiler; taleplerin zamanında karşılanamamasına, finansal kayıplara, itibarın zedelenmesine ve pazar payının azalmasına neden olabilmektedir.
Riskle İlgili Kavramlar
Tedarik zinciri risk yönetimi konusunun daha iyi anlaşılabilmesi için bu bölümde öncelikle riskle ilgili temel kavramlar açıklanmıştır.
Risk
Risk, ISO 31000: 2018 risk yönetimi kılavuzunda “Belirsizliğin hedefler üzerindeki etkisi” olarak tanımlanmaktadır. Buradaki etki, beklenen sonuçtan olumlu ya da olumsuz sapmayı, hedef ise arzu edilen ya da beklenen sonucu ifade etmektedir. Risk kavramı genellikle potansiyel bir olaya ve sonuçlarına veya bunların kombinasyonuna göre nitelendirilmekte ve olasılık ile ilişkilendirilmektedir.
Risk İştahı
Organizasyonun hedefleri doğrultusunda kabul etmeye (tolere etmeye/maruz kalmaya/önlem almamaya) hazır olduğu veya sürdürmeye razı olduğu en yüksek risk düzeyidir. Risk iştahı kavramı, bu düzeyin üzerindeki risklerin organizasyon tarafından kabul edilemeyeceğini ve önlem alınması gerektiğini ifade etmektedir.
Risk Toleransı
Risk toleransı, organizasyonun veya paydaşlarının hedeflerine ulaşabilmek için riskin etkisini ya da olasılığını azaltmaya yönelik belirli önlemleri aldıktan sonra riske katlanmaya hazır olmasını ifade etmektedir. Başka bir deyişle risk toleransı, hedefler etrafındaki kabul edilebilir bir değişkenliği belirtmektedir.
Artık Risk
Artık risk, organizasyonun riskin gerçekleşme olasılığını ve/veya etkisini azaltmak için riske yanıt vermesi aşamasında aldığı önlemlerden sonra kalan riski ifade etmektedir.
Risk Yönetimi
Risk yönetimi, bir organizasyonun riski yönetmek ve kontrol altına almak için uyguladığı koordineli faaliyetler bütünüdür.
Riskin Değerlendirilmesi
Risk yönetiminin ilk ve temel aşaması olan riskin değerlendirilmesi; risklerin tespit edilerek organizasyon açısından önem düzeylerinin belirlenmesi sürecidir. Bu aşamada, riskin kaynağı ve hedeflerden sapmaya neden olabilecek riskli durumların ortaya konmasını amaçlamaktadır. Riskin değerlendirilmesi; riskin belirlenmesi, analiz edilmesi ve derecelendirilmesi faaliyetlerinden meydana gelmekte ve riskin niteliğinin, riske neden olan faktörlerin, sonuçların ve olasılıkların ortaya konmasına katkı sağlamaktadır. Risk değerlendirmesi; nitel, nicel ya da yarı nicel teknikler kullanılarak yapılabilmektedir. Genel olarak risk değerlendirmesi aşağıda verilen sorulara cevap aramaktadır:
• Ne olabilir ve neden olabilir? • Sonuçları nelerdir? • Gerçekleşme olasılığı nedir? • Sonuçların (etkilerin) ve/veya gerçekleşme olasılığının azaltılmasına yönelik yapılabilecek bir şey var mı? • Riskin seviyesi kabul edilebilir bir düzeyde mi yoksa seviyeyi düşürmek için daha fazla önlem almak gerekir mi?
Riskin Belirlenmesi
Risklerin belirlenmesinde genellikle aşağıda sıralanan teknikler kullanılmaktadır:
• Geçmişe dair veriler, • Anket ve kontrol listesi, • Beyin fırtınası • Atölye çalışmaları (workshops), • Denetimler, • İş akış şemaları, • Bağımlılık analizi, • Tehlike ve işletilebilirlik (hazard and operability- HAZOP) analizi, • Hata türleri ve etkileri analizi (failure modes effects analysis-FMEA), • PESTLE (P: politic (politik), E: economic (ekonomik), S: social (sosyal), T: technologic (teknolojik), L: legal (yasal), E: environmental (çevresel)) analizi, • SWOT (S: strenghts (güçlü yönler), W: weaknesses (zayıf yönler), O: opportunities (fırsatlar), T: threats (tehditler)) analizi.
Risk Analizi
Riskin niteliğini anlama ve seviyesini belirleme sürecidir. Risk analizi; riske ait olasılık ve etki değerlerinin belirlenmesiyle riskin derecelendirilmesine ve riske karşı ne yapılacağına, riskin hangi metotlar ve stratejiler kullanılarak işleneceğine yönelik kararlara temel oluşturulmaktadır. Bir olayın gerçekleşme ihtimali olasılığını, olayın gerçekleşmesi hâlinde hedeflerden meydana gelecek negatif ve pozitif sapmalar ise etkisini ortaya koymaktadır.
Riskin Derecelendirilmesi
Organizasyonun kararlarını desteklemek için risk analizi sonuçları ile önceden belirlenen risk kriterlerinin karşılaştırılarak harekete geçilmesi gerekli durumların belirlenmesi faaliyetidir. Risk kriterleri; risklerin öneminin değerlendirilmesinde kullanılan referans noktalarıdır.
Riskin İşlenmesi
Riskin işlenmesi, riske karşı sergilenecek tutumu ifade etmektedir. Tespit edilen ve risk iştahı çerçevesinde değerlendirilen risklere karşı organizasyonun olası tehditleri azaltmak/ortadan kaldırmak ya da fırsatları yakalamak üzere nasıl bir tutum sergileyeceğinin belirlenmesidir. Alternatif risk işleme şekillerinin belirlenmesi, planlama ve uygulama, etkililiğin değerlendirilmesi, artık riskin kabul edilebilir olup olmadığına ve kabul edilebilir olmadığı durumlarda daha farklı işleme metotlarının kullanılmasına karar verilmesi aşamalarından oluşmaktadır.
Kayıt Altına Alma ve Raporlama
Gelecekte alınan kararlara temel teşkil etmesi için riskin niteliği, kaynakları, önem düzeyi ile uygulanan riski işleme yöntemlerinin, katlanılan maliyetlerin ve sonuçların kayıt altına alınması ve raporlanması sürecidir.
İzleme ve Gözden Geçirme
Zamanla değişen koşullara bağlı olarak risklerin olasılık ve etkileri değişebilmekte, yeni riskler ortaya çıkabilmektedir. Diğer taraftan riski işleme faaliyetleri, var olan risklerin değişmesine ya da yeni risklerin ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Dahası, riskin işlenmesine yönelik kararlar ne kadar dikkatli tasarlanıp uygulansa da istenmeyen sonuçlar ortaya çıkabilir ya da beklenen sonuçlar elde edilemeyebilir. Bu nedenle riski işleme yaklaşımlarının, izleme ve gözden geçirme faaliyetleriyle entegre bir biçimde yürütülmesi gerekmektedir.
Tedarik Zinciri Riskleri
Küreselleşme, mal ve hizmet üreticilerine yeni pazarlara açılma ve dünyanın dört bir yanındaki müşterilere ürünlerini ulaştırma açısından fırsatlar sunmaktadır. Ancak madalyonun öteki yüzü farklıdır ve üreticilerin uluslararası rakipleriyle de rekabet etme yeteneği kazanmasını gerektirmektedir. Küreselleşmeyle birlikte farklı coğrafi lokasyonlarda faaliyet gösteren tedarik zinciri üyeleri arasındaki mesafeler artmıştır.
Dış Kaynaklı Riskler
Dış kaynaklı riskler; tedarik zincirinin etkileyemediği ya da ihmal edilecek kadar az etkisinin olduğu dışarıdan gelen pazar fiyatları, rakiplerin durumu, tedarikçiden temin edilen hammadde, malzeme ve/veya yarı mamullerin kalitesi, politika ve yasalar, savaşlar, doğal afetler, salgınlar gibi risklerdir.
İç Kaynaklı Riskler
İç kaynaklı risklere organizasyonun üzerinde kontrol gücüne sahip olduğu kapasite yetersizliği, aşırı stok,
geciken teslimatlar, yanlış tahmin, kazalar, çalışan hataları, bilgi gecikmeleri gibi örnekler verilebilir.
Tedarik Zinciri Risk Yönetimi
Risk yönetiminin tedarik zinciri ölçeğinde ele alınması tedarik zinciri risk yönetimi (TZRY) kavramını oluşturmaktadır. Tedarik Zinciri Risk Liderlik Konseyi tedarik zinciri riskini “Hammadde kaynaklarından müşterilerin nihai kullanımına kadar tedarik zinciri boyunca herhangi bir noktada olayların meydana gelme olasılığı ve sonuçları” olarak, tedarik zinciri risk yönetimini ise “Bir organizasyonun uçtan uca tedarik zincirinin tedarik zinciri riskleri açısından yönetilmesi ve kontrolü için faaliyetlerin koordinasyonu” şeklinde tanımlamaktadır.
• Diğer tedarik zinciri üyelerinin riski kontrol etmesi beklenmeden dâhili olarak kontrol faaliyetleri başlatılmalıdır. • Tesis lokasyonu, tedarik kaynağı, taşıma modu vb. unsurlarda çeşitlendirmeye gidilmelidir. • Tedarik zincirinin bozulmalara karşı sağlamlığını en zayıf halka belirlemektedir. • Olay gerçekleştikten sonra problemleri çözmeye çalışmaktansa önleyici tedbirler alınması (proaktif yaklaşım) tercih edilmelidir. • Tedarik zincirinde etkinlik ve yalınlık sağlamaya yönelik yaklaşımların, kırılganlığı artırıcı etkisi göz önünde bulundurulmalıdır.
Tedarik Zinciri Risklerinin Belirlenmesi
Tedarik zincirinde iç kaynaklı riskler; ürünün bulunabilirliği, tedarikçilerden uzaklık, kapasite, teknolojideki ve iş gücü durumundaki değişiklikler, finansal istikrar, yönetim değişimi gibi pek çok duruma bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir. İç kaynaklı risklerle teknolojik ve yeterli ekipman kullanımı, personelin eğitilmesi, bilgi sistemleri ve yönetimsel kontrol faaliyetlerinin etkinliğinin artırılması yoluyla baş edilebilmektedir.
Risk Matrisi
Risk matrisleri tedarik zinciri boyunca bir operasyon, organizasyon, proje ya da tedarik zincirinin bütünü için genellikle olumsuz risklerin değerlendirilmesinde faydalı bir araç sağlamaktadır. Matrislerin risk analizinde kullanılmasıyla yöneticilerin riske karşı ne yapılacağına karar vermesinde yardımcı olmak üzere olayların olasılık ve etkilerinin kombinasyonları dikkate alınarak risklerin önem düzeyi ve önceliği ortaya konmaktadır.
Tedarik Zinciri Risk Yönetiminin Faydaları
Tedarik zinciri risk yönetiminin amacı; müşteri taleplerini karşılamak üzere tedarikçilerden müşterilere kadarki ürün, bilgi ve fon akışların planlandığı şekilde, kesintiye uğramadan devamlılığının sağlanmasıdır. TZRY, yalnızca zorlu rekabet koşullarında sürdürülebilirliğin sağlanması ve gelir ve itibar kaybı yaşanmaması açılarından tedarik zincirlerine fayda sağlamakla kalmayıp aşağıda sıralanan pek çok yararın da elde edilmesine imkân tanımaktadır.
Tedarik Zincirinde Risk Azaltma Stratejileri
Riskin yalnızca olumsuz yönleri dikkate alındığında risk işleme faaliyetleri genellikle “riskten kaçınma” ya da “riski azaltma” yaklaşımları olarak karşımıza çıkmaktadır. Tedarik zincirinin faaliyet gösterdiği sektör, maruz kalacağı riskleri etkilemektedir. Tedarik zincirinde geçmişten beri kullanılan en yaygın riskle mücadele yöntemi sigortalamadır. Bilginin etkin paylaşımı da tedarik zincirlerinin karşılaşabileceği riskleri azaltmada (mitigation) önemli bir rol oynamaktadır.
Risk ile İlişkili Tedarik Zinciri Özellikleri
Günümüzün rekabet koşullarının tedarik zincirleri üzerinde oluşturduğu üretilen hizmet ve ürünlerin en düşük maliyetle ve en yüksek kalitede sunulmasına yönelik baskılar, tedarik zinciri üyelerinin dünya genelinde yayılmasına neden olmaktadır. Yayılan ve karmaşık hâle gelen ağ yapıları, tedarik zincirlerin karşı karşıya geleceği riskleri ve zincir boyunca meydana gelebilecek bozulmaları (disruption) artırmaktadır. Tedarik zinciri risk yönetiminde önleyici (proaktif) ve tepkisel (reaktif) olmak üzere iki farklı yaklaşım söz konusudur. Önleyici yaklaşım, tedarik zinciri boyunca bozulmalar meydana gelmeden önce olası risk senaryolarının ve tedarik zinciri yapısının değerlendirilmesini gerektirmektedir.
Tedarik Zinciri Dirençliliği
Oldukça dinamik ve karmaşık bir ortamda faaliyet gösteren tedarik zincirleri, varlıklarını sürdürebilmek ve belirsizliklerle dolu çevrede etkinliklerini koruyabilmek için “dirençli olmaya” ihtiyaç duymaktadır.
Tedarik Zinciri Çevikliği
Çeviklik, bir organizasyonun beklenmeyen değişikliklere cevap verebilme hızı olarak tanımlanmak
Tedarik Zinciri Sağlamlığı
Tedarik zinciri sağlamlığı, zincirin direnç kapasitesini ortaya koymaktadır.
Tedarik Zinciri Kırılganlığı
Tedarik zinciri kırılganlığı, tedarik zincirinin iç ve dış kaynaklı risklere karşı koyabilme ve sürdürülebilirliğini devam ettirme yeteneklerini olumsuz etkileyen özelliklerini ifade etmektedir. Tedarik zinciri kırılganlığı, zincirin dirençliliğinin karşıt anlamlısı olarak ifade edilebilir.
Tedarik Zinciri Güvenliği
TS ISO 28000 Tedarik Zinciri Güvenliği Yönetim Sistemi, tedarik zinciri güvenliğini “Tedarik zincirine bilerek veya yetkisiz olarak düzenlenmiş eylemlerle zarar verebilecek faaliyetlere karşı koyma” olarak tanımlamaktadır. Küresel rekabet ortamında tedarik zincirlerinin ayakta kalabilmeleri, güvenliği sağlamak adına etkin bir risk değerlendirmesi yapmalarına ve buna bağlı olarak da meydana gelebilecek riskleri kontrol altına alabilmelerine bağlıdır.