AÖF Soru Bankası

Sosyal Psikoloji IÜnite 4 Soru-Cevap

Sosyal Psikoloji I (PSI201U) soru-cevapları.

Tutum kavramının sosyal psikolojide tarihsel süreç içinde nasıl ele alındığına kısaca değininiz. 

Sosyal psikoloji disiplininde tutum konusu, 1. üniteden de hatırlayacağınız gibi, 1920’lerde Thurstone ve arkadaşları tarafından geliştirilen tutum ölçümleriyle başlamıştır. O zamandan bu yana tutum konusu sosyal psikolojinin ana araştırma geleneklerinden birini oluşturmuştur. Daha 1935’te sosyal psikolojinin önemli isimlerinden Gordon Allport tutumun sosyal psikolojinin en ayrıcalıklı ve en vazgeçilmez kavramı olduğunu ilan etmiştir. McGuire (Hogg ve Vaughan, 2005:174) sosyal psikolojide
tutumların tarihsel olarak değişimini izlememize olanak veren üç evre saptamıştır:
1. 1920’ler ve 1930’lar: Bu dönemde tutum çalışmaları oldukça statik konulardaki tutumları ölçmeye ve bu tutumların davranışla nasıl ilişkili olduğuna odaklanmıştır.
2. 1950’ler ve 1960’lar: Bu dönemdeki tutum çalışmaları tutum değişimine odaklanmıştır.
3. 1980’ler ve 1990’lar: Tutumun bilişsel bir sistem olarak yapı ve işlevlerinin açıklanmasına odaklanılmıştır.

Sosyal psikolojik analiz düzeyde tutumların önemi nasıl ortaya çıkmaktadır?

Bireysel düzeyde tutumlar algıyı, düşünmeyi, diğer tutumları ve davranışı etkiler. Bu nedenle tutumlar kişinin psikolojik varoluşuna ciddi bir katkı yapar.
• Kişiler arası düzeyde rutin olarak tutumlar hakkında bilgi aranır ve iletişimin konusu olur. Diğerinin tutumları bilindiğinde dünya daha tahmin edilebilir bir yer hâline gelir. İnsanın kendi düşünceleri ve davranışları bu bilgi tarafından şekillendirilebilir ve belki kişi diğerinin tutumlarını değiştirmek yoluyla davranışını kontrol edebilir.
• Toplumsal düzeyde kişilerin kendi gruplarına ve diğer gruplara yönelik tutumları gruplar arası işbirliğinin ve çatışmanın temelinde yer alır. Kişilerin kendisinin dahil olmadığı gruba (dışgrup) karşı olumsuz tutumları ya da önyargısı ayrımcılığa yol açabilir (Bohner ve Wanke, 2002).

Tutumların Olumluluğu/Olumsuzluğunu açıklayınız.

Başlangıç olarak bir tutum nesnesine yönelik tutumun çok kabaca olumlu ya da olumsuz olduğu söylenebilir. Yani bir tutumun yönü artı ya da eksi değerde olabilir. Örneğin idam cezasına karşı çıkıyorsanız bu tutumun değeri eksi, idam cezasını
onaylıyorsanız bu tutumun değeri artıdır. Ancak burada sizin tutumunuzun değeri tutum nesnesine yaklaşmak ya da ondan kaçınmak şeklinde anlaşılmalıdır. Siz idam cezasına karşı çıkıyorsanız tutum nesnesi ile aranıza mesafe koyuyorsunuz ve bu teknik olarak eksidir ama elbette bu tutum sizin için olumludur. Diğer yandan idam cezasını onaylayan birinin tutumu artıdır ve o kişi için bu tutum öznel olarak olumludur ama idam cezasına karşı çıkanlar bu tutumu olumsuz olarak değerlendirirler. 

Tek kutuplu ve çift kutuplu tutumlara örnek veriniz. 

Bir tutumu bir değerlendirme çizgisi üzerinde değerlendirmek istediğimizde bu çizginin kapsadığı alanı bilmek isteyebilirsiniz.
Örneğin “dondurmayı ne kadar seversiniz” ya da “caz müziğini ne kadar seversiniz” sorularının cevabı büyük olasılıkla nötrden olumluya kadar uzanan bir aralıkta yer alacaktır. Bu tür tutumlar tek kutuplu tutumlar olarak adlandırılır. Yani cevaplarınız bunlardan ya hiç zevk almamak ya da çok zevk almak arasında değişecektir. Ancak diğer bazı tutumlar daha fazla kutuplaşmış tepkiler ortaya çıkarabilir. Örneğin bazı kişiler kürtajın yasal bir uygulama olması gerektiğini öne sürerken diğerleri bunu istememekle kalmaz, buna karşı çıkarlar. Ya da idam cezası örneğinde olduğu gibi kimileri bunun yasallaşmasını savunurken, kimileri de yasallaşmasına çok ciddi karşı çıkabilirler. Bu tür tutumlar çift kutuplu tutumlar olarak adlandırılır. Değerlendirme çizgisi üzerinde böyle bir tutum örneğin -5 ile +5 arasında (-5, -4, -3, -2, -1, 0, 1, 2, 3, 4, 5) gösterilebilir. Peki tutumların tek kutuplu (nötrden olumluya ya da nötrden olumsuza kadar bir aralıkta değerlendirme) ya da çift kutuplu (olumludan olumsuza, bir şeyin yanında olmadan bir şeyin karşısında olmaya kadar bir aralıkta değerlendirme) olması önemli midir? Belirli bir tutumun tek kutuplu ya da çift kutuplu olması tutumun ve onun bileşenlerinin bellekte nasıl organize edildiğini, yeni bilgiye nasıl tepki verildiğini ve tutumların nasıl değiştiğini etkiler mi? Çift kutuplu tutumlar söz konusu olduğunda o tutumun her iki yanında yer alanların (yani bir tutum konusunun yanında ve karşısında olanlar) her ne kadar kendi taraflarını tutuyor olsalar da her iki tarafın da iddialarını iyi bildikleri gösterilmiştir. Diğer bir deyişle bir tutum nesnesinin/konusunun yanında olanlar da karşısında olanlar da benzer bilgi yapılarına sahiptir. Tek kutuplu tutumlar söz konusu olduğunda ise, bu tek kutup ister artı ister eksi olsun, kişiler kendi tutumlarıyla tutarlı bilgiye sahiptirler, kendi tutumlarıyla tutarlı olmayan bilgiye sahip değildir. Bir tutumun tek kutuplu ya da çift kutuplu olarak zihinde temsil edilmesi kişilere göre değişebilir ama tutum nesnesine/konusuna göre de değişebilir. Eğer bir konu çevrenizde çok tartışılıyor ve bu konuya ilişkin farklı iddialar ortaya atılıyor ise bunların çift kutuplu tutum olarak temsil edilme olasılığı fazladır. Diğer yandan spor ya da müzik gibi konularda bu kadar çok tartışma çıkması beklenmez ve bunlar hakkındaki tutumların tek kutuplu olarak zihinde temsil edildiği söylenebilir.

Tek boyutlu tutum ne demektir?

Tek boyutlu tutum, bir tutumun iki ya da daha fazla boyutsal uzamda değil, tek bir değerlendirme çizgisi üzerinde bir nokta, tek bir puan ile betimlenmesi anlamına gelir.

Tutumların yapısal özelliklerini açıklayınız. 

 

Tutumların Olumluluğu/Olumsuzluğu

Tek Kutuplu ve Çift Kutuplu Tutumlar

Tutumların Çok Boyutluluğu ve Çelişkili Tutumlar

Tutumların Gücü

İki boyutlu tutumu açıklayınız. 



Bir tutum nesnesinin iki ayrı boyut üzerinde olumlu veya olumsuz olarak değerlendirilmesidir.

Çelişkili tutum ne demektir?

Bir kişinin bir tutum nesnesini hem sevmesi hem de sevmemesidir.

İki boyutlu tutum hakkında bilgi veriniz. 

Bir tutum nesnesinin iki ayrı boyut üzerinde olumlu veya olumsuz olarak değerlendirilmesidir.

Tutumlara ilişkin farklı teorik yaklaşımların özünü ortaya çıkaran temel işlevleri yazınız. 

Bilginin örgütlenmesine ve yaklaşma ve kaçınmaya rehberlik etmek

Yüksek psikolojik ihtiyaçlara hizmet etmek

İçsel değerlerin ifade edilmesi ne demektir?

Tutumların kişinin değerlerini ifade etmek için kullanılmasını ifade eder.

Faydacı işlev ne demektir?

Tutumların ödülleri maksimize etmek ve bedelleri minimize etmek için kullanılmasını ifade eder

Egoyu koruma işlevi ne demektir?

Tutumların benlik-saygısını korumak için kullanılmasını ifade eder.

Tutum ve davranışın genelliği ve spesifikliği hakkında bilgi veriniz.

Tutumların davranışları yordadığını iddia eden sosyal psikologlar ilk çalışmaların tutum ve davranışı aynı spesifiklik düzeyinde ölçmediğini gözlemişlerdir. Araştırmacılar genellikle çok spesifik bir davranışı tahmin edebilmek için çok genel bir tutum ölçümü yapmışlardır. LaPiere’in çalışmasında da anketle sorulan sorular çok genel iken gözlem yapılan davranış çok spesifiktir. Ankette işletmelere genel olarak Çinlilerin girip giremeyeceği sorulmuş, oysa davranış gözlemi düzleminde iyi giyimli, iyi İngilizce konuşan ve yanında bir beyazla otele ya da restorana giren iki Çinliye nasıl davranıldığı gözlemlenmiştir. Bu durumda ölçülen tutum ile gözlenen davranış arasında tutarsızlık olması beklenen bir durumdur (Franzoi, 2003).

Denklik hipotezine demektir?

Tutumların ölçülmesi ve tutuma ilişkin davranış gözleminin genellik/spesifiklik düzeylerinin karşılıklılığını ifade eder.

Tutumun erişilebilirliği ne demektir?

Tutumun zihinsel temsiline ne kadar hızlı ve kolay erişilebildiğini ifade eder.

Özel ve kamusal benlik-farkındalığını karşılaştırarak kısaca yazınız. 

Tutum ve davranış arasındaki ilişkiyi etkileyen bir başka faktör benlik-farkındalığıdır. Özel benlik-farkındalığı yüksek olan kişiler davranışı gerçekleştirmede kişisel standartlarına daha çok dikkat gösterirken, kamusal benlik-farkındalığı yüksek olan kişiler kamusal standartlara daha fazla dikkat ederler.

Tutumların yapısal özelliklerini betimleyiniz. 

Tutumların başlıca yapısal özellikleri şunlardır: tutumların olumlu ya da olumsuz oluşu, tutumların tek kutuplu veya çift kutuplu oluşu, tutumların tek ya da çok boyutluluğu, tutumların çelişkili olması ve tutumların
gücü. Tutumların olumlu ya da olumsuz olması tutumların artı ya da eksi değerde olmasıdır. Tek kutuplu
tutumlar nötrden artı ya da eksi kutba kadar değerlendirme içerirken, çift kutuplu tutumlar eksi uçtan artı uca
kadar değerlendirme içerir. Tutumlar tek boyutlu ya da birden fazla boyutlu olabilir. Tek boyutlu tutum, tutumun sadece bir değerlendirme boyutunda bir değer alması, çok boyutluluk ise tutumun birden fazla değerlendirme boyutunda değerler alması anlamına gelir. Bazen çok boyutluluk tutumun kendi içinde çelişkili olduğu
bir yapı ortaya çıkarabilir. Tutumun gücü önemli bir araştırma konusudur ve bu kavram çeşitli göstergelerle
ifade edilmektedir. Direkt deneyim, tutum nesnesinin kişisel olanla ilgili olması, tutumun erişilebilir olması,
tutum nesnesi hakkında bilgi sahibi olma gibi faktörler tutumun gücünü belirler.

Tutumların işlevlerini açıklayınız. 

Tutumları işlevlerinin neler olduğunu ortaya çıkarmak sosyal psikologlar için önemlidir. Çünkü tutumlar değiştirilmek isteniyorsa, ilk önce tutumların kişilerin hangi ihtiyaçlara cevap verdiğini bilmek gerekir. Çok genel
düzeyde tutumlar işlevleri açısından ikiye ayrılabilir: 1. Bilgiyi örgütlemeye ve yaklaşma ve kaçınmaya rehberlik
etmek 2. Yüksek psikolojik ihtiyaçlara hizmet etmek. Bu iki temel ayrımın altında dört spesifik tutum işlevi
şunlardır: bilgi sağlama, tutumların araçsallığı, içsel değerlerin ifade edilmesi ve egoyu korumak.

Tutum ve davranış arasındaki ilişkiyi açıklayınız. 

Tutum ve davranış arasındaki tutarlılık, diğer bir deyişle tutumlardan hareket ederek davranışı yordayabilmek
(tahmin etmek) sosyal psikolojide tutum çalışmalarının başlangıcından beri yoğun bir tartışmaya konu olmuştur. 1930’ların başında LaPiere’in Çinli bir çiftle ırkçılık temel alınarak yapılan çalışmanın tutum ve davranış
tutarsızlığını göstermesinden sonra sosyal psikolojide tutum kavramından vazgeçilmemiş ancak tutumların
ancak belirli koşullar altında davranışı yordayabildiği ileri sürülmüştür. Bu koşullar şöyle sıralanabilir: Denklik
hipotezi, tutumun gücü, tutumun erişilebilirliği, direkt deneyimin rolü, kamusal ve özel benlik-farkındalığının
etkisi ve davranışa yönelik niyet. Bunlar arasında özellikle davranışa yönelik niyetin tutumlarla davranış arasında aracılık yaptığını ileri süren bir bakışla teori üretilmiş olması kayda değerdir. Planlanmış davranış teorisi
davranışa yönelik niyeti şu üç bileşenin ortaya çıkardığını ileri sürer: davranışa yönelik tutum, öznel norm
ve algılanan davranışsal kontrol. Bu teori, rasyonel ve planlanmış davranışlar söz konusu olduğunda ampirik
bulgular tarafından desteklenmiştir. Ancak düşünülmeden yapılan pek çok davranış için bu teorinin geçerli
olduğu söylenemez.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında