Sosyal etki çok genel anlamda insanların birbirlerini etkilemesi ya da etkilemeye çalışmasıdır.
Sosyal Psikoloji I — Ünite 3 Soru-Cevap
Sosyal Psikoloji I (PSI201U) soru-cevapları.
Sosyal etki ne demektir?
Uyma davranışı ne demektir?
Başka insanların gerçek ya da hayali etkileri sonucunda kişinin davranışının değişmesidir.
Zimbardo’nun hapishane deneyini anlatınız.
Zimbardo tutuklu ve gardiyanlığın psikolojik etkilerini araştırmak için Stanford Üniversitesi Psikoloji Bölümü binasının bodrum katında bir hapishane hazırlamıştır. Yerel bir gazeteye verdikleri ilanla bu deneye gönüllü olmak isteyen deneklere çağrı yapılmış ve bu ilan sonucunda 70 başvuru yapılmıştır. Denekleri tanımak için yapılan görüşmeler ve kişilik testlerinden sonra tıbbi ve psikolojik problemi olanlar ya da suç ve madde kullanımı geçmişi olanlar elenmiş ve A.B.D’li ve Kanadalı 24 üniversite öğrencisi
genç erkekler denek olarak seçilmiştir. Bu denekler ölçülebilen ve gözlenebilen tüm açılardan “normal” davranış gösteren kişilerdi. Sonuçta ortalama olarak sağlıklı, zeki ve orta sınıf erkeklerle hapishane deneyine başlanmıştır. Denekler yazı tura atılarak iki gruba ayrılmıştır: tutuklular ve gardiyanlar. Bu noktada bu iki gruba ayrılan denekler arasında bir farklılık olmadığını vurgulamak gereklidir.
Konformiteyi etkileyen faktörleri yazınız.
Konformiteyi etkileyen faktörler durumsal ve kişisel faktörler olarak ikiye ayrılabilir. Durumsal faktörler grubun büyüklüğü ve grupta söz birliğinin etkisidir. Ayrıca kültürler arası farklılıklar ve toplumsal cinsiyet farklılıkları da buna dâhil edilebilir. Kişisel faktörler içinde benlik-farkındalığı, benliksunumu ve kişisel kontrol ihtiyacı sayılabilir.
Konformiteyi etkileyen faktörlerden biri olan grup büyüklüğü hakkında bilgi veriniz.
Grup ne kadar büyükse konformite de o kadar artar mı? Asch sahte denek sayısını birden on beşe
kadar arttırınca konformitenin de arttığını bulmuştur ama sadece bir noktaya kadar. Konformite en yüksek düzeyine sahte denek sayısı 3 ve 4 olduğunda ulaşmıştır, bundan sonraki artış konformite düzeyinde bir değişiklik yapmamıştır. Yani sahte denek sayısının 15 olması, 3 olduğu durumdan daha fazla bir konformiteye yol açmamıştır. Diğer araştırmalar grup büyüklüğünün verilmesi gereken sosyal yargının kolay olduğu durumlarda önemli olduğunu, ama belirsiz durumlarda görece önemsiz olduğunu göstermiştir.
Konformite karşıtlığı ne demektir?
Tüm sosyal bağlamlarda genellikle psikolojik tepkisellikten dolayı sosyal etkiye karşı çıkmaktır.
Konformiteyi etkileyen kişisel faktörler hakkında bilgi veriniz.
Konformite açısından araştırılan kişisel faktörler benlik-farkındalığı, benlik-sunumu ve kişisel kontrol ihtiyacıdır. Benlik-farkındalığı özel ve kamusal benlik-farkındalığı olarak ikiye ayrılabilir. Özel benlik- farkındalığı kişinin davranışlarını kendi kişisel standartları, kamusal benlik-farkındalığı ise kişinin davranışlarını sosyal standartlar doğrultusunda ayarlamasıdır. Dolayısıyla yüksek özel benlik-farkındalığı konformite düzeyini azaltır, yüksek kamusal benlik-farkındalığı konformite düzeyini arttırır.
Konformiteyi etkileyen oplumsal cinsiyet farklılıkları hakkında bilgi veriniz.
Uzun yıllar kadınların sosyal etkiye erkeklerden daha fazla açık olduğu kabul edilmiştir. Sosyal etkiye ilişkin erken literatür bu tür genellemelerle doludur. Ancak toplumsal cinsiyetle ilgili bu genellemeye yakından bakıldığında aslında bu deneysel çalışmaların erkeklerin lehine olacak bir şekilde düzenlendiği açığa çıkmıştır. Deneylerde katılımcılara erkeklerin kadınlardan üstün olduğu düşünülen görevler verilmiş ve doğal olarak kadınlar erkeklere uyma göstermiştir. Peki cinsiyetle ilişkisiz ya da kadınların daha iyi olduğu bir deneysel görevde nasıl bir sonuç alınırdı? Yine toplumsal cinsiyet farklılığı ortaya çıkar mıydı? Brewer ve Crano (1994) toplumsal cinsiyetle ilişkisiz bir deneysel görev söz konusu olduğunda toplumsal cinsiyet farkının ortadan kalktığını, kadınların iyi olduğu bir deneysel görevde ise erkeklerin konformite oranının kadınlardan fazla olduğunu belirtmektedir.
İtaati etkileyen faktörler nelerdir?
Milgram, deney sonuçlarını yorumlarken bazı koşullarda itaat düzeyinin yüksekliğinden çok itaat düzeyinin farklı koşullar altında değiştiğine vurgu yapmıştır. Yani itaat düzeyinin bazı koşularda çok yüksek olması bu deneylerin sonucuna ilişkin sansasyonel bir etki yaratmış olabilir ama daha önemlisi itaatin koşullara bağlı olarak ciddi düzeylerde değişen dinamik doğasıdır.
Otoritenin meşruiyeti
Milgram’ın deneylerini eleştirenlerden bazıları yüksek düzeyde itaatin bu deneyin Yale Üniversitesi’nde yapılmasıyla ilgili olduğunu ileri sürmüştür. Zira katılımcılar Yale Üniversitesi gibi güvenilir ve prestijli bir kurumda kimseye zarar verilmesine izin verilmeyeceğini düşünmüş olmalıydılar. Bunu test etmek için Milgram, deneyi Yale Üniversitesi ile ilgisi olmayan sıradan bir binada gerçekleştirmiştir. İtaat oranı düşmüş olsa da bu
istatistiksel olarak anlamlı bir düşüş değildir. % 65’ten % 48’e düşmüştür. Ancak deney yine aynı binada ama bu kez otorite figürü olarak Milgram’ın yerine sıradan birinin yer almasıyla gerçekleştirildiğinde itaat oranı daha anlamlı bir düzeye, % 20’ye düşmüştür. Bu sosyal bağlam fark etmeksizin, araştırmacının itaati yaratmak için yeterli bir prestije ve otoriteye sahip olması gerektiğini göstermektedir.
Normatif sosyal etki ne demektir?
Ödül almak ve cezadan kaçınmak için gösterilen uyma davranışıdır. Başkalarına davranışın sonuçları açısından bağımlı olmaktır.
Bilgisel sosyal etki ne demektir?
Belirsizliği ortadan kaldıracak bilgiyi edinmek için gösterilen uyma davranışıdır. Başkalarına bilgi için bağımlı olmaktır.
Sosyal etki türlerini yazınız.
uyma, norm oluşması ve yenilik
İtaati etkileyen faktörlerden biri olan grup baskısını açıklayınız.
İtaat oranının üzerinde en dramatik etki yaratan faktör grup baskısıdır. Milgram bu faktörün etkisini öğretmen denek sayısını üçe çıkararak test etmiştir. Bu deneylerdeki üç öğretmenin ikisi ne yapacakları deneyden önce belirlenen sahte denek ve biri gerçek denektir (Elbette gerçek denek diğer ikisinin sahte denek olduğunu bilmiyordu). Üç öğretmen denek, bir öğretmen deneğin yaptığı
işleri bölüşerek yapmıştır. Biri kelime listesini okumakla, diğeri öğrencinin verdiği cevapların doğru olup olmadığını ona söylemekle görevlidir. Gerçek denek ise orijinal deneyde olduğu gibi elektrik şoku vermek için düğmeye basmakla görevliydi. Üç öğretmenle yapılan deneylerin bir koşulunda diğer
iki öğretmen (sahte denekler) deneycinin talimatlarını harfiyen yerine getirmişler ve öğrenci denek için hiçbir sempati belirtisi göstermemişlerdir. Bu koşulda itaat oranı % 72’ye çıkmıştır. Diğer bir koşulda ise 150 volta gelindiğinde ve öğrenci denekten ilk kez şiddetli tepki geldiğinde öğretmen deneklerden biri deneye devam etmeyi reddetmiş ve odadan ayrılmıştır. Diğer öğretmen denek de 210
voltta deneyden ayrılmıştır. Bu durumda itaat oranı en düşük düzeye gerilemiştir: % 10. Bu son koşul, Asch’ın konformite deneyindeki çoğunluktaki söz birliğinin bozulma etkisine çok benzemektedir.
Orada nasıl çoğunluğa karşı çıkan bir kişi çoğunluğa direnmenin meşru olduğunu gösterdiyse, burada da otoriteye itaat etmeyi reddeden iki öğretmen denek otoriteye direnmenin meşru bir davranış olarak görülmesine yardım etmiştir (Aronson, Wilson ve Akert, 2012).
Azınlık etkisi: mavi-yeşil deneylerini anlatınız.
Moscovici ve arkadaşları azınlık etkisi konusunda bir dizi deney gerçekleştirdi. Ancak burada bu deneylerin sadece standart versiyonu ele alınmıştır. Bu deneye üniversiteli kız öğrenciler denek olarak katılmıştır. Deney görünüşte bir renk algısı deneyidir. Katılımcıların hepsi deneyden önce renk körlüğü testinden geçirilmişlerdir. Deneyde uyarıcı olarak 36 renk slaytı kullanılmıştır. Bu slaytların hepsi mavidir ancak mavinin açıklı-koyulu çeşitli tonları kullanılmıştır. Deneyde üç koşul vardır, bir kontrol koşulu ve iki deneysel koşul. Bu koşulların
her birinde altı denek yer almıştır. Kontrol koşulunda tüm katılımcılar gerçek deneklerdir. Her biri sırayla 36 slaytın ne renk olduğu sorusuna cevap vermişlerdir. Bu koşulda hata oranı sıfıra yakındır. Bu sonuç diğer deneysel koşullardan elde edilen sonuçlar için bir karşılaştırma çıtası işlevini görür.
Diğer iki deneysel koşulda yine altı katılımcı yer almıştır ancak bu katılımcılardan ikisi sahte denek, dördü gerçek denektir. Deneysel koşullardan biri tutarsız azınlık, diğer tutarlı azınlık koşuludur. Tutarsız azınlık koşulunda iki sahte denek 36 mavi slaytın 24’üne yeşil ve 12’sine mavi cevabını vermişlerdir. Tüm yeşil cevapları ve tüm mavi cevapları ardı ardında değil, karışık bir sırayla vermişlerdir. Diğer dört deneğin bu iki kişiden etkilenerek gerçekte mavi olan slaytlara yeşil cevabı verme oranı % 1.25’tir ve bu oran istatistiksel olarak anlamlı değildir. Yani bu koşulda azınlık etkisi elde edilememiştir. Diğer yandan tutarlı azınlık koşulunda iki sahte denek 36 mavi slaytın hepsine yeşil cevabını vermişler ve diğer dört gerçek deneğin mavi slaytların ne kadarına yeşil dediklerine bakılmıştır. Bu koşulda gerçek deneklerin mavi slaytlara yeşil cevabını verme oranı % 8.2’dir ve bu oran istatistiksel olarak kontrol grubuyla kıyaslandığında anlamlıdır. Bu oran Asch’ın konformite deneyinde elde ettiği % 33’ten çok daha düşük bir orandır ama hâlâ önemli kabul edilmektedir.
Azınlığın davranışı hakkında bilgi veriniz.
Moscovici, azınlığın çoğunluğu etkilemesinin belki kolay değil ama mümkün olduğunu ileri sürmektedir. Bunu gerçekleştirebilmesi için azınlığın belirli bir davranış tarzına sahip olması gerekir.
Moskociye göre, eğer azınlık çoğunluğu etkilemek istiyorsa tutarlı davranmalıdır. Tutarlılık hem zaman içinde hem de grup üyeleri arasındaki tutarlılık olarak anlaşılmalıdır. Zaman içinde tutarlılıktan azınlık grubunun aynı şeyleri sürekli tekrarlaması değil, çoğunluk üzerinde tutarlılık algısı yaratması kastedilmektedir. Grup üyeleri arasındaki tutarlılık ise grubun söz birliği içinde olmasıdır. Azınlığın
davranış tarzını oluşturan ikinci özellik özerkliktir. Azınlık grubu belli ilkelere göre hareket ettikleri,
kişisel çıkar ya da başka gizli kapaklı güdüleri olmadığı izlenimi verirlerse çoğunluk üzerinde etkili olabilirler. Üçüncü bir davranış özelliği ise katılık/ esneklik ekseninde betimlenebilir. Azınlık grubu
çoğunluk grubuyla tüm müzakere yollarını kapatmışsa ve bu konuda çok katı ise çoğunluk tarafından dogmatik görünür ve reddedilir. Diğer taraftan çok esnek olursa bu kez tutarsızlıkla suçlanabilir ve aşırı esneklikten dolayı çoğunlukla arasındaki farkı ortaya koyamaz. Bu nedenle azınlık grubu katılık/ esneklik ekseninde dengeyi tutturmak zorundadır.
Norm oluşumunu ve etkisini açıklayınız.
Sosyal gerçekliğin belirsiz olduğu durumlarda insanlar yaşamlarına devam edebilmek (karar almak ve
harekete geçmek gibi) için o sosyal gerçekliği tanımlamak zorundadır. Bunu yapabilmek için de bilgi
kaynağı olarak diğer insanları referans alırlar. Böyle belirsiz durumlarda insanlar uzlaşarak sosyal gerçekliği tanımlayacak normlar oluştururlar. Bir kez böyle bir norm oluştuktan sonra da başka insanların
varlığından bağımsız olarak kişi o sosyal gerçekliği sahiplenir. Muzafer Sherif’in otokinetik etki deneyi
böyle belirsiz bir durum yaratarak, deneysel uyarıcıya ait yargıda grup normunun oluşumunu ve daha
sonra insanların bu norma uyduklarını göstermiştir.
Konformitenin dinamiklerini açıklayınız.
Asch gerçekliğe ilişkin hâlihazırda emin olduğumuz bir tanıma ve norma sahip olduğumuzda başkalarının davranışlarını referans olarak almayacağımızı düşünerek çizgiler deneyini düzenlemiştir. Ancak bu
deney insanların gerçeklik çok açık ve belirginken bile sadece grup ya da çoğunluğun baskısıyla yanlış
olduğuna inansalar bile uyma davranışı gösterdiğini kanıtlamıştır. Bu uyma davranışına konformite adı
verilir. Konformite düzeyi çeşitli durumsal ve kişisel faktörlerin etkisiyle değişebilir. Grubun büyüklüğü
belli bir dereceye kadar konformiteyi artttırır. Grupta söz birliğinin bozulması konformiteyi çok azaltan
önemli bir faktördür. Bu faktöre gerçekte gruba direnme dinamiğini çok iyi gösterir. Diğer yandan bireyci kültürlerde insanlar kendi içgruplarına bile karşı çıkabilirken, toplulukçu kültürlerde insanlar dışgruba
değil ama içgruplarına konformite yoluyla uyma gösterirler. Son zamanlarda yapılan deneysel çalışmalarda deneysel görevin niteliğine bağlı olarak kadınların erkeklerden ve erkeklerin kadınlardan daha fazla
konformite gösterdiği bulunmuştur. Konformiteyi etkileyen kişisel faktörler benlik-farkındalığı, benliksunumu ve kişisel kontrol ihtiyacıdır.
İtaat yoluyla uymanın dinamiklerini anlatınız.
Milgram 2. Dünya Savaşı’nda Nazi rejiminin yaptığı soykırıma dair yapılan özellikle de Hannah
Arendt’in yorumlarından etkilenerek “kötülüğün sıradanlığı” olgusunu sosyal psikolojik bir deneyle göstermiştir. Etik açıdan çok problemi olan ve görünüşte öğrenmede cezanın rolünü test eden bu deneyde
insanlar sırf otoriteye “hayır” diyemedikleri için diğer bir insanın acı çekmesine yol açacak yıkıcı davranış
gösterebilmişler, sahte de olsa deneklere öldürücü düzeyde elektrik şoku verebilmişlerdir. Bu deneyin
daha çarpıcı bir sonucu çeşitli faktörlere göre itaat düzeyinin çok geniş bir aralıkta değişkenlik göstermesidir. Kurbanla öğretme deneğin fiziksel yakınlığı, öğretmen denekle otorite figürünün fiziksel yakınlığı,
otoritenin meşruiyeti ve grup baskısı itaat düzeyinde değişiklikler yaratan faktörlerdir. Burada da Asch’ın
konformite deneyinde olduğu gibi itaat etmeyen başkalarının varlığı itaat düzeyini dramatik bir düzeyde
düşürmektedir. Sosyal psikolojide sosyal etki ikiye ayrılarak kavramlaştırılmaktadır: Bilgisel sosyal etki
ve normatif sosyal etki. Bilgisel sosyal etki gerçekliği tanımlamayı ve ona ilişkin norm oluşturmayı ifade
eder. Sherif’in deneyindeki uyma bilgisel sosyal etkinin bir örneğidir. Normatif sosyal etki grup ya da
otorite figürünün verebileceği ödülü almak ya da cezadan kaçınmak için gösterilen uymayı ifade eder.
Asch’ın çizgiler deneyindeki konformite ve Milgram’ın itaat deneyindeki uyma normatif sosyal etkinin
örnekleridir.
Azınlık etkisinin önemini ve dinamiğini yazınız.
Moscovici, Amerikan sosyal psikolojisini sadece çoğunluk etkisini çalıştığı, azınlık etkisini göz ardı ettiği
için eleştirmiştir ve bunu uyma yanlılığı olarak ifade etmiştir. Çoğunluk etkisi var olan düzenin nasıl
devam ettiğini açıklarken azınlık etkisi sosyal değişmeyi açıklar. Moscovici yeniliğin azınlık gruplardan
çıktığını ve topluma yayıldığını ileri sürmüştür. Moscovici’ye göre azınlık kendi yaşamları üzerinde karar sahibi olmayan gruptur. Mavi-yeşil deneyleri ile azınlık etkisinin mümkün olabildiği gösterilmiştir.
Azınlık etkisi zor gerçekleşen bir etkidir. Bunun olabilmesi için azınlığın belirli bir davranış tarzına sahip
olması gerekir. Azınlık tutarlı olmalı, özerk olmalı ve katılık ile esneklik arasında bir denge tutturmalıdır.
Sosyal psikologlar arasında çoğunluk ve azınlık etkisinin aynı süreç mi yoksa farklı süreçler mi olduğuna ilişkin tartışmalar vardır. Aynı süreç modeline göre hem azınlık hem de çoğunluk etkisi aynı sosyal
mekanizmalarla işler, sadece ağırlıklarına göre sonuç ya azınlık ya da çoğunluk etkisi olur. Farklı süreç
modeline göre ise bu iki etki biçimi farklı sosyal psikolojik mekanizmalarla gerçekleşir. Çoğunluk etkisi
kolay, hızlı, herhangi bir zihinsel emek olmadan gerçekleşen ve hemen gözlenebilen bir etkidir. Azınlık
etkisi ise zor, yavaş ve kendisini hemen göstermeyen bir etkidir.