AÖF Soru Bankası

PsikolojiÜnite 1 Özeti

Psikolojinin Temelleri

PSI103U- PSİKOLOJİ

Ünite 1: Psikolojinin Temelleri

Psikoloji Biliminin Tanımı ve Amaçları

Psikoloji, zihinsel süreçlerin ve davranışların bilimsel olarak incelenmesidir. Bu tanım üç temel unsuru içerir:

1. Zihinsel Süreçler: Algılama, hatırlama, unutma ve düşünme gibi içsel deneyimleri ifade eder.

2. Davranış: Yüz ifadeleri, hareketler ve konuşma gibi gözlemlenebilen eylem ve tepkileri kapsar.

3. Bilimsellik: Psikoloji bir bilim dalıdır, çünkü araştırmacılar insan zihnini ve davranışını anlamak için öznel ve sezgisel yollar yerine, sistemli biçimde, geçerli ve güvenilir ölçüm araçlarıyla nesnel gözlemler yaparak veriler toplar. Psikoloji, ampirik, sistematik, nesnel, yanlışlanabilir ve genellenebilir bir bilimsel disiplindir.

Psikolojinin birbiriyle ilişkili dört temel amacı vardır:

• Betimleme: Psikolojik olgu ve olayların tarif edilmesini sağlar. Örneğin, bebeklik amnezisi (3,5 yaş öncesinden anı hatırlayamama) veya anı tümseği (10-30 yaş aralığından beklenenden fazla anı hatırlanması) gibi örüntüleri tarif eder.

• Yordama: Değişkenler arasında düzenli ve öngörülebilir ilişkilerin ortaya çıkarılmasıdır.

• Açıklama: Gözlemler, deneyler ve kuramlar aracılığıyla bireylerin neden belirli şekillerde davrandığını anlamaya çalışır. Örneğin, Broca Alanı’ndaki hasarın konuşma üretimini engellemesi, zihinsel süreçlerin biyolojik temellerini ortaya koymuştur.

• Uygulama: Araştırmalar yoluyla öğrenilen davranış ilkelerinin, insanlara fayda sağlayacak şekilde kullanılmasıdır.

Psikoloji bir meslek olarak psikologlar tarafından yürütülür; psikologlar hem insan doğasına ilişkin bilgi üreten temel araştırmalar hem de gündelik yaşamdaki problemlere çözüm arayan uygulamalı araştırmalar yaparlar. Psikologlar ayrıca bireylere psikoterapi, danışmanlık veya eğitim hizmetleri sunabilirler.

Psikoloji Biliminin Tarihsel Gelişimi

İnsan zihnine ve davranışlarına ilişkin sorular, 19. yüzyılın ortalarına kadar felsefe ve ardından fizyolojinin bağlamında ele alınmıştır. Psikolojinin ayrı bir bilimsel disiplin kimliği kazanmaya başlaması, 19. yüzyılın sonlarına doğru, felsefe ve fizyolojiden bağımsız olarak gerçekleşmiştir.

• Kuruluş: Wilhelm Wundt’un 1879’da Almanya’daki Leipzig Üniversitesinde ilk psikoloji laboratuvarını kurması, deneysel psikolojinin ve psikoloji biliminin başlangıcı kabul edilmektedir.

• Yapısalcılık: Wundt ve öğrencisi Edward Titchener tarafından adlandırılan bu yaklaşım, psikoloji araştırmalarının odak noktasının bilinç olması gerektiğini ve bilincin yapısını tanımlamayı amaçlamıştır.

• İşlevselcilik: William James, yapısalcı yaklaşımı reddederek zihinsel süreçlerin çevreye uyum sağlayarak hayatta kalmadaki işlevlerine odaklanmıştır. James, bilinci kesintisiz, dinamik ve sürekli değişen bir süreç olarak tanımlayan bilinç akışı kavramını kullanmıştır.

• Gestalt: Almancada "şekil" veya "form" anlamına gelir ve bütünün onu oluşturan parçaların toplamından büyük olduğunu ileri sürer. Deneyimleri parçalara ayırarak anlama anlayışına karşı çıkmış ve bütünsel algıyı incelemiştir.

• Psikanaliz: Sigmund Freud tarafından geliştirilmiştir. İnsan davranışlarını bilinçdışı süreçler, içsel çatışmalar ve erken çocukluk deneyimleri bağlamında açıklar. Psikolojik sorunların çözümü, bilinçdışına itilen materyali bilinçli farkındalığa getirmeyi hedefler.

• Davranışçılık: John B. Watson’ın öncülüğünde, 1960’lara kadar psikolojide baskın olmuştur. Psikolojinin odak noktası, algı veya bellek gibi gözlemlenemeyen zihinsel süreçler değil, gözlemlenebilen, ölçülebilen davranışlar olmalıdır. B. F. Skinner’ın edimsel koşullama deneyleri, pekiştireçlerin ve cezalandırıcıların davranış üzerindeki etkisini göstermiştir.

• Bilişsel Devrim: 1960'larda davranışçılığın sınırlayıcı görülmesiyle zihinsel süreçlere olan ilgi yeniden artmış ve bilişsel psikolojinin başlangıcı kabul edilmiştir.

Psikolojinin Alt Alanları ve Farklı Yaklaşımları

İnsan zihni ve davranışları karmaşık ve çok yönlü olduğu için, psikolojinin zihin ve davranışı farklı yaklaşımlarla ele alan birçok alt alanı bulunmaktadır.

• Bilişsel Psikoloji: Algı, dikkat, bellek, zekâ, problem çözme ve düşünme gibi zihinsel süreçleri anlamaya çalışır. Bilişsel sinirbilimle iş birliği içinde çalışır.

• Biyolojik Psikoloji: Zihin ve davranışın altında yatan fizyolojik süreçleri, hormonal sistemleri ve beyin hücrelerinin kimyasal işleyişini anlamaya çalışır.


• Gelişim Psikolojisi: Döllenmeden ölüme kadar devam eden bilişsel, sosyal, duygusal ve davranışsal gelişimi ve değişimi inceler.

• Sosyal Psikoloji: İnsanlar arasındaki ilişkileri ve etkileşimleri, insanların diğer insanlar hakkında nasıl düşündüklerini ve onları nasıl etkilediklerini sistematik olarak inceler. İtaat, ön yargı ve gruba uyma gibi konularla ilgilenir.

• Kültürel Psikoloji: İnsanların içinde yaşadıkları kültürün onların zihinsel ve davranışsal süreçleri üzerindeki rolüne odaklanır; hangi olguların evrensel, hangilerinin kültüre özgü olduğunu anlamaya çalışır.

• Klinik Psikoloji: Zihinsel, duygusal ve davranışsal süreçlerde güçlük yaşayan kişileri değerlendirme ve tedavi etmeyi kapsar.

• Endüstri ve Örgüt Psikolojisi: İnsanın çalışma yaşamındaki davranışlarıyla ilgilenir. En temel amacı, insanların iş yaşamındaki performansını ve iş doyumunu artırmaktır.

• Evrimsel Psikoloji: Zihinsel süreçlerin ve davranışların kökenlerini, organizmanın çevreye uyumunu artırarak soyunun devamını sağlayan evrimsel uyum süreci açısından açıklamaya çalışır.

• Yeni Alt Alanlar: Spor psikolojisi, trafik psikolojisi, sağlık psikolojisi, adli psikoloji ve siber psikoloji gibi yeni uzmanlık alanları gelişmektedir.

Psikolojinin Bilimsel Yöntemi

Psikoloji, insan hakkındaki bilgileri bilimsel yöntemle, yani duyularla algılanabilen deneyime dayalı verilerle elde ederek diğer disiplinlerden ayrışır. Bilimsel bilgi, nesnel, sistematik, yanlışlanabilir ve genellenebilirdir.

• Sözde Bilim: Bilimsel yöntemler kullanıyor gibi görünen ancak yetersiz, bilimsel olmayan yöntemlere dayanan ve genellikle yanlış iddialar sunan pratiklerdir. Sözde bilim kesinlik vadederken, bilim bize olasılık ve şüphe sunar.

• Araştırma Adımları: Bir araştırma sorusuyla başlanır, ardından değişkenler arasındaki ilişkilere dair tahminler olan hipotezler oluşturulur. Hipotez test edilirken, soyut psikolojik bir özelliğin somut, ölçülebilir biçimde tanımlanmasına işevuruk tanım denir. Elde edilen bulgular, diğer araştırmacıların tekrarlamasını sağlamak amacıyla araştırma raporları aracılığıyla paylaşılır.

Psikolojide temel olarak üç farklı araştırma yöntemi kullanılır:

1. Betimsel Yöntemler: Hâlihazırdaki durumu ortaya koyar.

o Gözlem: Verilerin sistematik biçimde kaydedildiği bilimsel yöntemdir. Gözlemci etkisi ve gözlemci yanlılığı riskleri bulunur.

o Vaka Çalışması: Bir bireyin ayrıntılı incelenmesidir; nadir vakalar için önemlidir, ancak genellenebilmesi zordur.

o Anket: Gözlemlenmesi mümkün olmayan kişisel durumları veya büyük grupların görüşlerini belirlemeyi sağlar.

2. İlişkisel Yöntemler : İki ya da daha fazla değişken arasında düzenli bir ilişki olup olmadığını tespit etmek için kullanılır. İlişkinin düzeyi korelasyon katsayısı ile belirlenir. Korelasyon neden-sonuç ilişkisi anlamına gelmez.

3. Deneysel Yöntemler: Bir davranışın nedenlerini anlamanın yoludur. Araştırmacı, deneyin sonucunu etkileyebilecek diğer tüm değişkenleri sabit tutarken incelemek istediği belirli değişkenleri kasıtlı biçimde değiştirir.

o Bağımsız Değişken: Etkisi incelenen değişkendir.

o Bağımlı Değişken: Bağımsız değişkene bağlı olarak değişen değişkendir.

o Deney Grubu manipülasyona maruz kalır; Kontrol Grubu kıyaslama için kullanılır. Araştırma dışı faktörlere karıştırıcı değişkenler denir ve bunlar kontrol edilmelidir. Karıştırıcı katılımcı özelliklerini önlemek için rastgele atama yapılır.


Psikolojideki Güncel Tartışmalar

• Tekrar Krizi: 2010’ların başında ortaya çıkan bu kriz, psikoloji bilimindeki bazı önemli bulguların benzer yöntemler kullanılarak tekrarlanamadığına dair endişeleri ifade eder. Araştırma bulgularının tekrarlanması, bilimin temel özelliklerinden biridir.

• Açık Bilim: Replikasyon krizine karşı bir tedbir olarak yaygınlaşan bu anlayış, araştırmada şeffaflığı, iş birliğini ve yeniden üretilebilirliği teşvik eder.

• Yapay Zekânın Etkisi: YZ, uygulama açısından sohbet robotları aracılığıyla terapiyi daha erişilebilir ve ucuz hale getirebilir, ancak robotlar insani bağlam bilgisine sahip değildir. Araştırma açısından ise YZ, büyük miktarda veriyi hızlı bir şekilde işleyip analiz etme ve örüntüleri belirleme kapasitesine sahiptir. YZ ayrıca insan zekâsını anlamak için araştırmacılara yeni yollar sunabilir.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında