AÖF Soru Bankası

Eğitim Bilimine GirişÜnite 6 Soru-Cevap

Eğitim Bilimine Giriş (OMB101U) soru-cevapları.

Tarihin  işlevleri nelerdir? 

Tarihin değişik işlevlerinden söz edilmektedir. Bu işlevler şunlardır (Öksüzoğlu, 1997): 

• Geçmişi ve içinde yaşanılan zamanı, yaşamın sürekli bir akış hâlinde devam ettiğini, evrim kavramını ve neden sonuç ilişkisini kavrama 

• Toplumu anlama ve çözümlemeye yardımcı olma 

• Ulusal kimlik kavramını ve ulusal kimliğe sahip çıkma bilinci geliştirme. 

eğitim tarihi ne ile ilgilidir? 

Eğitim tarihi, eğitimin zaman içinde geçirdiği evrimi inceleyen bir bilim dalıdır. 

Eski mısır döneminde okul sistemi nasıldı ? 

Dinin eğitim üzerinde etkili olduğu Mısır’da, özellikle tapınak okullarında bilimsel çalışmalara bugünün burs sistemi gibi uygulamalarla destek sağlandığı görülmektedir (Gurbetoğlu, 2012). Okulların ilk, orta ve yüksek olarak üçe ayrıldığı Mısır’da çocuklar beş yaşında okula başlıyor ve on iki yıl öğrenim görüyorlardı. Okulların amacı devlet memuru yetiştirmekti. Okulların yatılı ve gündüzlü olabildiği Mısır’da okullarda okuma yazma, matematik, astronomi, heykel, müzik ve beden eğitimi dersleri yer almaktaydı. Mısır’da iş ve meslek eğitimi küçümsendiğinden meslek okulu bulunmamaktaydı. 

Doğu toplumlarında eğitimin  özellikleri nelerdir ?

Doğu toplumlarında eğitimin bazı özellikleri şöyle özetlenebilir: 

• Eğitimin amacı, ahlaklı ve devlet otoritesine bağlı bireyler yetiştirmek olmuştur. 

• Eğitimde dinin ve din adamlarının egemen olduğu görülmüştür. 

• İş ve meslek eğitimine önem verilmemiş ve küçümsenmiştir. 

• Öğretmen kutsal kabul edilmiş ve öğretmene saygı duyulmuştur. 

skolastik nedir? 

Skolastik; inanç ve bilgiyi kiliseyle, özellikle Aristoteles’in bilimsel sistemini kiliseyle uyumlu bir biçimde birleştirmeye çalışan Orta Çağ felsefesidir (TDK, 2022). 

Orta Çağ’da eğitimin en temel iki özelliği nedir? 

Orta Çağ’da eğitimin en temel iki özelliği katılık ve dine aşırı bağlılıktır. Eğitim dinî geleneklere paralel bir şekilde yürütülmüştür. Bu durum tüm Orta Çağ boyunca sürmüştür 

Rönesans döneminde eğitimin bilimsel olarak gelişmesi neden gecikmiştir ? 

Rönesans döneminde eğitimin bilimsel olarak gelişmesi gecikmiştir çünkü eğitimin de içinde bulunduğu sosyal ve psikolojik olgu ve olaylar felsefe biliminin içinde değerlendirilmiştir. 

Eski Türklerdeki eğitim anlayışının özellikleri nelerdir? 

Orta Asya’nın coğrafi koşulları, Türklerin yaşama biçimini ve dolayısıyla da eğitimde esas aldıkları anlayışı ve bu alandaki uygulamalarını etkilemiştir. Yiğit, cesur, bilge, kahraman ve itaatli olmak Eski Türklerin eğitim anlayışında önemli değerler olarak yer almıştır. Hem cesur hem de yiğit “Alp insan tipi” eğitim yoluyla yetiştirilmeye çalışılmıştır. Eski Türklerde töre çocukların eğitiminde oldukça önemli bir rol oynamış ve töreye göre eğitimin amacı çocukları güçlü ve iyi askerler olarak yetiştirmek olmuştur. Mesleki eğitime de önem veren eski Türkler; deri, kürk vb. hayvansal ürünleri ile demiri işlemede uzmanlaşmışlardır (Gültekin, 2011). 

Ahilik sistemi nedir? 

Selçuklular döneminde ortaya çıkan Osmanlılarda da etkili olmuş yaygın eğitimi kurumu olan ahilik, 13. yüzyılda Ahi Evran tarafından kurulmuştur. Kelime olarak kardeşlik anlamına gelen Ahilik, mesleki ve dinî nitelikte bir lonca kurumudur. Bu kurum küçük esnaf, sanatkâr usta, kalfa ve çıraklara hem meslek öncesinde hem de meslek içinde yetişme olanağı veren bir meslek eğitimi sistemidir. Bu sistemde üyeler törenle örgüte alınır; okuma-yazmanın yanı sıra dinin esasları, örgütün gelenekleri, meslek ahlakı öğretilmiştir 

Atabeklik nedir? 

Selçuklular, şehzade ve sultanlara danışmanlık yapmak, onlara eğitim vermek amacıyla deneyimli hocalardan yararlanmışlardır. Atabeklik şehzade ve sultanların savaş ve siyaseti öğrendikleri kişilerdir. Şehzadelerin yanında görevlendirilen ve onlara her konuda rehberlik eden “Atabek” adı verilen bu kişiler şehzadelerin yanında görevlendirilir ve onlara her konuda rehberlik ederlerdi. Atabeklik çok önemli bir görevdi ve atabek yüksek bir statüye sahipti (Şişman, 1999). 

Selçuklularda eğitimin temel özellikleri nelerdir? 

Selçuklularda eğitimin temel özellikleri şöyle özetlenebilir (Akyüz, 2001): 

• Devlet adamları eğitim-öğretim ve bilime önem vermişlerdir. 

• Medreseler gelişmiş ve ülkenin her yerine yayılmıştır.

Alp, gazi ve veli tipi insan yetiştirmeye önem verilmiştir. 

• Yaygın eğitimde Ahilik, şehzadelerin eğitiminde ise atabeklik gibi özgün eğitim kurumları ortaya çıkmıştır. 

• İlk dönemlerde eski Türk değerleri canlı tutulmuş; ancak zamanla bazıları unutulmaya yüz tutmuştur. 

• Saray ve edebiyatta Türkçenin yerini Farsça ve Arapça almaya başlamıştır. 

Osmanlı İmparatorluğu’nda bulunan eğitim kurumları hangileridir ? 

Osmanlı İmparatorluğu’nda Sıbyan Mektepleri, Medreseler, Enderun Mektebi ve Acemioğlan Kışlaları olmak üzere dört farklı eğitim kurumu bulunmaktaydı (Varış ve diğerleri, 1991; Sözer, 2007). 

Osmanlılarda eğitimin özellikleri nelerdir? 

Osmanlılarda eğitimin özellikleri şöyle özetlenebilir (Kanad, 1977’den akt. Yılman, 2003): 

• Medreseler çok yaygın ve güçlü eğitim kurumları durumuna gelmiş, toplumu derinden etkilemiştir. 

Enderun denilen özgün ve seçkin bir eğitim kurumu kurulmuştur. 

• 19. yüzyılın sonuna kadar ilkokul, karmaşık olmayan bir yapıda basit düzeyde geçekleştirilmiştir. 

• Devletin son dönemlerine kadar ilkokuldan sonraki eğitim kurumlarında yalnızca erkek öğrenciler öğrenim görmüştür. 

• Eğitim-öğretimde dinin etkisi güçlü olmuştur; alim dendiğinde yalnızca din bilginleri anlaşılmış ve pozitif bilimlere ilgi bireysel ve istisnai durumlarda olmuştur. 

• Eğitim ve öğretimde genelde aktarmacı ve ezbere dayalı yöntemler kullanılmıştır. 

• Tanzimat dönemine kadar eğitim ve öğretim her düzeyde ücretsiz olmuştur. 

• Azınlık ve yabancılara eğitim hakkı tanınmış; ancak bunların faaliyetleri denetlenmediği için devlet için siyasi ve ekonomik olumsuz sonuçlara neden olmuştur. 

• Arapça ve Farsça karışımı yapay bir dil oluşmuş; Osmanlıca denen bu dil aydınlarla halk arasındaki uçurumu derinleştirmiş, eğitim ve bilimin yaygınlaşmasını güçleştirmiştir. 

• Yaygın eğitim, din adamları ve edipler tarafından gerçekleştirilmiştir. 

• Eğitimde yenileşmeler askeri alanda başlamış, 1776 yılından sonra askeri okullar açılmıştır. 

• Medrese dışında sivil okullar da açılmış; ancak medresenin etkisi devam etmiştir. 

Cumhuriyetin ilk yıllarında medreselerin kaldırılmısını ve eğitimin laikliği temel alan bir nitelik kazanmasını sağlayan yasa hangisidir? 

3 Mart 1924 günü Tevhid-i Tedrisat (Öğretimin Birleştirilmesi) yasası kabul edilmiştir. Bu yasa ile tüm eğitim kurumları Millî Eğitim Bakanlığına bağlanmış, yabancı okulların faaliyetlerine sınırlama getirilmiş, milliî eğitimde gerçekleştirilen farklı gelişmelere böylece son verilmiştir. Bu yasa ile medreseler kaldırılmış ve eğitimin laikliği temel alan bir nitelik kazanması sağlanmıştır (Gurbetoğlu, 2012, Gültekin, 2011; Başar, 2010; Varış ve diğerleri, 1991). 

1939 yılında kırsalda açılan ve eğitim sistemimize önemli katkı sağlayan kurum nedir? 

Cumhuriyetin ilanından sonraki ilk yıllar eğitim sisteminin yenilenmesi çabaları meydana gelmiş ancak bu çabalar özellikle kırsal bölgelerde sayısal sorunlar nedeniyle sekteye uğramıştır. 1940 yılında Türkiye nüfusunun neredeyse yüzde 80’i köylerde yaşamaktaydı. Bu nedenle, eğitimciler köy eğitimi konusuna ağırlık vermiş, hem kalkınmanın köyden başlatılması hem de ülkedeki okur-yazarlık oranını artırılması için 1939 yılında Köy Enstitüleri açılmıştır. İlk önce iki adet açılan Köy Enstitüleri zamanla yaygınlaşmıştır. 

1921 ve 1939 den itibaren toplanan eğitim kongreleri nasıl isimlendirilmiştir ? 

1923, 1924 ve 1926 yıllarında Maarif Kongresi adıyla toplanan eğitim kongreleri 1939 tarihinden itibaren Millî Eğitim Şûraları adı altında toplanmaya başlamıştır. 

1973 yılında çıkarılan 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Yasasıyla getirilen en önemli yenilik nedir?  

Millî Eğitim Temel Yasası’nın getirdiği en önemli yenilik, hangi eğitim basamağında olursa olsun öğretmen adaylarına “yükseköğrenim görmüş olma” zorunluluğu getirmesidir. 

1981 yılında çıkarılan 2547 sayılı YÖK Yasası ile öğretmen eğitiminde yapılan yenilik nedir? 

1981 yılında çıkarılan 2547 sayılı YÖK Yasası ile birlikte, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı öğretmen yetiştiren kurumların tümü üniversitelerin çatısı altına alınmış, böylece öğretmen eğitimi ilk kez tümüyle üniversitelerin sorumluluğuna verilmiştir (Gültekin, 2011). 

Cumhuriyet dönemi eğitiminin temel özellikleri nelerdir? 

• Cumhuriyetin kuruluşunda toplumun %10’unun bile okur-yazar olmamasının da etkisiyle eğitime çok önem verilmiştir. 

• Atatürk, “baş öğretmen” sıfatıyla kitlelerin eğitim düzeyinin yükseltilmesinde öncü olmuş ve büyük çaba göstermiştir. Bu yaklaşımıyla Atatürk, öğretmen ve eğitimcilere çok değerli manevi destek sağlamıştır. 

• Eğitimde sayısal bakımdan önemli gelişmeler sağlanmıştır. 

• 1924 Tevhid-i Tedrisat Yasası ile tüm okullar Maarif Vekaletine bağlanmış, medreseler kaldırılmıştır. 

• Eğitim, laik ve demokratik bir yapıya kavuşturulmuştur. 

• Özellikle tarih ve dil konularında millî bir anlayış geliştirilmiştir. 

• Harf devrimiyle birlikte Latin harfleri kabul edilmiştir. 

• Kadınların eğitimine önem verilmiş; karma eğitime geçilmiştir. 

• 1938 yılına kadar Atatürk’ün varlığı tüm halka ve öğrencilere güven duygusu vermiş, onlar da topluma yararlı olabilmek için büyük çaba göstermişlerdir. 

• Köy için köy öğretmeni yetiştirme konusu üzerinde önemle durulmuş, yeni uygulamalara gidilmiştir. 

• Eğitimin amacı, Atatürk ilkelerine bağlı laik bireyler yetiştirmek olmuştur. 

• Özellikle 1940’lı yıllara kadar halk eğitimine önem verilmiştir. 

• 1945’ten sonra eğitim bilimlerindeki gelişmeler, Avrupa’nın etkisinden çıkarak ABD’nin etkisine girmiştir. 

• 1961 yılında Devlet Planlama Teşkilatı kurulmuş, kalkınma planları dönemine geçilmiştir. 

• Eğitimde öğrencileri yetenekleri ve ülkenin ihtiyaçları doğrultusunda mesleki ve teknik eğitime yönlendiren bir sistem kurulamamıştır. 

• Eğitim ve öğretimde şekilci bir anlayış benimsenmiş, öz ihmal edilmiştir. 

• Zaman zaman hükûmetler kendi politikalarını öncelemişler; bu nedenle istikrarlı bir millÎ eğitim politikası izlenememiştir.

• Öğretmen eğitiminde çoğu zaman nitelik gözetilmemiştir. Eğitim sisteminde var olan sorunlar çözümlenememişken başka sorunların da eklenmesiyle sorunlar büyük boyutlara ulaşmıştır. 

• Kitle iletişim araçları-medya eğitim öğretime yeteri kadar destek olamamış, zaman zaman da olumsuz etkiler yapmıştır. 

• Siyasi etmenler, düzensiz kentleşme, kaynak yetersizliği vb. nedenlerle eğitimde nitelik sağlanamamıştır. 

• Geçmişten gelen geleneksel öğretim yöntemleri ve disiplin anlayışının etkileri sürüp gitmiştir. Bu konularla ilgili olarak ilgililerde yeterli düzeyde bilinçlenme ve çaba görülmemiştir. 

Türkiye’de 2012 yılında eğitim sisteminde nasıl bir değişim yaşanmıştır? 

Türkiye’de 2012 yılında eğitim sisteminde yapısal değişime gidilmiş; eğitim sisteminin yapısı yeniden düzenlenmiştir. Kısaca, 4+4+4 düzenlemesi olarak betimlenen bu düzenlemeyle birlikte sekiz yıllık kesintisiz zorunlu eğitim yerine, 12 yıllık zorunlu kademeli eğitime geçilmiş 12 yıllık süre ilkokul, orataokul ve lise olmak üzere üç kademeye ayrılmıştır. 

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında