ÖMB101U-EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ
Ünite 7: Eğitimin Politik ve Hukuksal Temelleri ile
Türk Eğitim Sisteminin Yapısı ve İşleyişi
Giriş
Eğitim bireylerin davranışlarını değiştirme yönünde bir girişim olduğundan tüm kesimlerin ilgisini çekmektedir. Bu ilginin diğer hizmet örgütlerinde olduğunu söylemek oldukça güçtür. İster politikacılar, isterse veliler, isterse okulda çocuğu olmayan tüm kişiler eğitimle çok yakından ilgilenmektedir. Bu ilginin nedeni daha etkili, verimli bir eğitim sisteminin kurulmasına yönelik olabileceği gibi eğitimi kendi yönüne çekme, onu etkileme yönünde de olabilmektedir. Sağlıklı değerlendirmelerin yapılabilmesi için politika ve eğitim politikası kavramlarının ne olduğunun açıklığa kavuşturulmasında yarar vardır.
Politika ve Eğitim
İtalyanca bir sözcük olan politika devlet ile ilgili düzenlemeleri ve yürütmeyle ilgili bir kavram olarak değerlendirilebilir. Siyaset ise at bakıcılığı anlamında kullanılan Arapça bir sözcüktür. Siyaset politikadan biraz daha pragmatik anlamda kullanılmakla birlikte özünde ikisi de aynı anlamda kullanılmaktadır.
Politika-siyaset; devlet işlerini yürütmek için kullanılan yol veya düzenlemeler anlamında kullanılmaktadır.
Türk Dil Kurumuna göre politika; devletin etkinliklerini amaç, yöntem ve içerik olarak düzenleme ve gerçekleştirme esaslarının bütünü olarak tanımlanmaktadır. Politika aynı zamanda siyaset ve siyasal anlamına gelmektedir.
Eğitim Politikalarının Belirlenmesi
Eğitimin çıktılarının diğer toplumsal örgütlerin de çıktıları olması eğitimi tartışılan bir alan hâline getirebilmektedir. Eğitimin ürününü değerlendirmek oldukça güç ve uzun bir süre almaktadır. Çünkü eğitimdeki ölçümler doğrudan değil dolaylı ölçmelerdir. Olumsuz diye nitelendirilen davranışları kazanan bireylerin bu özellikleri kazanıp kazanmadığı yetişkin yaşamında ve iş alanında belli olmaktadır. Eğitim politikası belirleme süreci hakkındaki bilgiye ilgili bölümde yer alan şekil 7.1’e bakınız.
Eğitim bir toplumun şekillenmesinde, kalkınmanın itici gücü olmasında önemli bir sosyal girişim olduğu için sadece ülkenin yönetsel sistemini yönetenlere bırakılmaması uygulama başarısını büyük ölçüde artırabilecektir.
Türk Eğitim Politikasının Temelleri
Eğitim politikası, devlet politikası ile uyum içinde oluşturulmalıdır. Vatandaşlarına eğitim hizmeti götürmek, sosyal ve demokratik devletlerin en önemli politik görevleri arasında yer alır.
Eğitim politikaları ve eğitim programlarının gereksinimlere dayalı olarak hazırlanması beklenir. Bu gereksinimler; kaynağına göre toplumun gereksinim ve değerleri, bireyin gereksinimi ve konu alanı özelliklerinden kaynaklanan gereksinimler olmak üzere üçe ayrılır.
Eğitimin politik ya da siyasal işlevleri;
• Var olan siyasal düzeni koruyacak, millî değerlere ve millet bilincine sahip bireyler yetiştirmek • Ülke yönetiminde görevler üstelenecek liderler yetiştirmek. • Toplumsal gelişme ve ilerlemeyi sağlayacak bireyler yetiştirmek. • Demokratik yaşamın geliştirilmesine katkı sağlayacak bireyler yetiştirmek olarak özetlenmektedir.
Eğitim politikaları; bir ülkenin geleceğini, yetiştirdiği insan gücü ile belirlenen plan ve programlara göre makro ve mikro düzeyde, mevcut eğitim sisteminin sürdürülmesi veya değiştirilmesine yönelik kararları içermektedir.
Eğitimi Etkileyen Ulusal Politikalar
Eğitimi etkileyen ulusal politikalar; Hükûmet Programları, Millî Eğitim Bakanlığı, Millî Eğitim Şûraları, Kalkınma Planları, Orta Vadeli Programlar, Bilgi Toplumu Stratejisi ve Eylem Planı (2015-2018), Uzun Vadeli Gelişme, Temel Amaçlar ve Stratejisi (2001-2023) olarak ele alınmaktadır.
Hükümet Programları
Hükûmet programları, hükûmetlerin eğitim ile ilgili görüşlerini, tercihlerini ve politikalarını yansıtır. Hükûmetlerin görev süreleri içinde eğitim ile ilgili karar ve uygulamalarını yönlendirici bir rol oynar. Ancak bağlayıcı değildir ve çoğu zaman yerine getirilemediği söylenebilir.
Millî Eğitim Bakanlığı (MEB)
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ile birlikte ülkenin eğitim politikalarının belirlenmesi sorumluluğu, 2 Mayıs 1920’de kurulan Millî Eğitim Bakanlığına verilmiştir. MEB, bakanlığa bağlı kurumlar aracılığı ile ve 9 Temmuz 2018 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanan Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi bu işlevi günümüzde de sürdürmektedir.
Millî Eğitim Şûrası
Millî Eğitim Şûrası, Türkiye’de eğitim sistemini geliştirmek ve eğitimin niteliğini yükseltmek için eğitim ve öğretim ile ilgili konuları incelemekten ve öneri niteliğinde kararlar almaktan sorumludur. Millî Eğitim Şûraları MEB’in koordinatörlüğünde toplanan en geniş katılımlı toplantılardır. Şûralarda eğitimle ilgili ulusal düzeyde sorunlar ele alınır ve raporlar hazırlanır, sorunlar ve çözüm önerileri geliştirilerek Millî Eğitim Bakanlığına sunulur.
Kalkınma Planları
Kalkınma planları, bir ülkede var olan sektörlerle ilgili kalkınmaya yönelik planlanmış öngörülerden oluşmaktadır. Ekonomik hedefleri gerçekleştirmeyi öngören geleceğe yönelik planlamalardır. Beş yıllık aralıklarla hazırlanan kalkınma planlarında eğitimle de ilgili politikalar üretilmektedir. Eğitim ekonomik sistem için itici güç olarak görülmektedir.
Bilgi Toplumu Stratejisi ve Eylem Planı (2015-2018)
2015-2018 Bilgi Toplumu Stratejisi ve Eylem Planı, Yüksek Planlama Kurulunun 24 Şubat 2015 tarihli kararı ile kabul edilmiş ve 6 Mart 2015 tarihli Resmî Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanmıştır. 2015-2018 Bilgi Toplumu Stratejisi ve Eylem Planı, hâlihazırda küresel ölçekte yaşanmakta olan bu dönüşüme daha fazla dahil olmak ve ülkemizin bu süreçten mümkün olduğunca faydalanmasını sağlamak amacıyla ilgili tüm tarafların katkılarının da alındığı kapsamlı bir çalışma sonucunda hazırlanmıştır.
Orta Vadeli Program (2021-2023)
Orta Vadeli Program, stratejik amaçlar temelinde kamu politikalarını şekillendirmek ve kaynak tahsisini bu çerçevede yönlendirmek için hazırlanmıştır. 2022 yılına değin toplam 15 Orta Vadeli Program bulunmaktadır.
Uzun Vadeli Gelişme, Temel Amaçlar ve Stratejisi (2001- 2023)
Uzun Vadeli Gelişme, Temel Amaçlar ve Stratejisi’inde (2001-2023); Cumhuriyet’in 100’üncü yıldönümüne rastlayan yılına kadar uzanan uzun vadeli amaç ve stratejiler belirlenmiştir. Uzun vadeli temel amaç; temel değerleri ve kimliği koruyarak, bilgi toplumuna geçişin sağlanması ve toplumun yaşam kalitesinin yükseltilmesidir.
Eğitimi Etkileyen Uluslararası Politikalar
Eğitimi Etkileyen Uluslararası Politikalar bağlamında Avrupa Birliği çerçevesinde Sokrates, Leonardo Da Vinci, Gençlik Programlarından söz etmek mümkündür.
Sokrates Programı, Avrupa ülkeleri arasında eğitim alanında bağlayıcı halka olması için 1995 yılında Avrupa Komisyonu tarafından kurulan topluluk eylem programıdır.
Leonardo da Vinci Programı, Avrupa Birliği’nde mesleki eğitimi geliştirmek amacıyla 6 Aralık 1994 tarihinde kabul edilmiş, birinci safhası 1995-1999 yılları arasında uygulanmış, ikincisi 2000-2006 yılları arasında uygulanmakta olan bir mesleki eğitim eylem programıdır.
Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları, 2004-2013 yılları arasında sürdürülmüş gençlik programları 1 Ocak 2013 tarihi itibarıyla yeni bir döneme giren bu program yılı sonuna kadar süren yedi yıllık bir dönemde programlar iki ana öğe altında birleştirilmiştir.
Sistem Kavramı ve Sistem-Örgüt İlişkisi
Toplumsal yapının şekillendirilmesinde eğitimi araç olarak kullanan eğitim yöneticilerine önemli görevler düşmektedir. Eğitimin kendisinden beklenen rolünü gerçekleştirmesi okullar aracılığı ile olmaktadır.
Sistem kavramı, biyoloji alanında getirilmiş bir kavramdır. Örgüt ve yönetim kuramları; klasik örgüt ve yönetim kuramı, neo-klasik örgüt ve yönetim kuramı ve modern örgüt ve yönetim kuramları başlıklarında yaygınlıkla ele alınıp incelenmektedir.
Yönetim kuramları:
1) Klasik Kuramlar (Bilimsel Yönetim yaklaşımı, Yönetim işlevleri ve süreçleri yaklaşımı, Bürokrasi yaklaşımı), 2) Neo-klasik Kuramlar (İnsan İlişkileri yaklaşımı, Davranışsal yaklaşımlar-çevresel-davranışsal yaklaşımlar yaklaşımlar), 3) Modern Kuramlar (Sistem yaklaşımları, Durumsallık Yaklaşımları ve Yeni yaklaşımlar)
şeklinde sınıflandırılmaktadır.
Durumsallık yaklaşımı, örgütü açık bir sistem olarak ele aldığı için örgütü etkileyen birçok içsel (işin çalışanlarının niteliği, görev, vizyon, amaçlar vb. gibi) ve dışsal (müşteriler, yönetim yasalar, rekabet şartları, kültürel yapı vb. gibi) faktörleri dikkate alarak değişik analizlerin yapılmasına olanak veren bir yaklaşımdır.
Yönetim Şekilleri
Yönetim kuramları temel alınarak yönetim şekilleri farklı açıdan değerlendirilebilir. Nasıl değerlendirilirse değerlendirilsin yönetim şeklini belirleyen, yönetenlerle yönetilen arasındaki ilişkilerdir.
• Otoriter yönetimler: Yönetim yetkilerinin tek bir elde olduğu, insan hak ve özgürlüklerini yok sayı- larak baskıya dayanan yönetim biçimidir. Tüm alanlarda halkın yönetiminin devlet kontrolü içinde tek bir kişide olma durumunu gösterir. • Oligarşik yönetimler: Oligarşi, yönetim biçimlerinden küçük bir grup tarafından tüm ülkenin yönetilmesidir. Azınlığın yönetimde olduğu bir devlet olarak yönetim sağlaması mümkündür. • Monarşik yönetimler: Bir hükümdarın (kral, padişah, emir, prens vb.) devletin başında mutlak bir hâkimiyet pozisyonunda bulunduğu baskıcı ve otoriter yönetim biçimidir. • Demokratik Yönetimler: Yönetenlerin yöne- tilenler tarafından seçildiği bir yönetim şeklidir.
Sistem Kavramının Anlamı
Sistem değişik anlamlar verilerek kullanılan bir sözcüktür. Örneğin “dizge” sözcüğü sistem yerine yaygınlıkla kullanılmaktadır. Günlük yaşamda düzen, yol, yöntem, model, tip gibi sözcükler sistem yerine kullanılmaktadır.
Sistemin Öğeleri
Sistem nasıl tanımlanırsa tanımlansın, onu etkileyen iç ve dış dinamiklerle açıklanır. Buna göre, bütün sistemler varlıklarını sürdürmek, kendilerine yüklenen görevleri başarıyla yerine getirebilmek için çevrelerinden birtakım girdileri alırlar. Önceden belirlenmiş olan yöntem ve ilkelere göre, bunları işler ve çevrelerine çıktı olarak verirler. Okulun sistem döngüsü için şekil 7.4’e bakınız.
Okulun Sistem Özellikleri
Bu özellikler şunlardır:
• Okul, içerisinde yer aldığı ve güvenlik sınırlarının belirlendiği bir çevrede yer alır.
• Okul, işleyişini sürdürmek için çevresinden birtakım girdiler alır ve çevrelerine çıktılar verir. • Okulun gerçekleştirmeye çalıştığı amaçları vardır. • Okul amaçlarının gerçekleştirilmesi bir süreci gerektirir. • Okul, birbirine katkıda bulunan pek çok alt sistemden oluşur. • Okulun işleyişinde belli bir denge vardır. • Okulun hareketi doğrusal değil çemberseldir. • Okul sisteminin bir merkezi vardır. • Okul sistemi, içindeki baskın (dominant) öge tarafından yönetilir ve temsil olunur.
Sistem ve Örgüt İlişkisi
Eğitim sistemi en alt düzeyden en üst düzeye kadar tek tek örgütlerden oluşur. Örgüt ve örgütsel yaşam, insanoğlu için vazgeçilmez bir gereksinimdir. Aşağıdaki hâllerde hükümlüler hakkında verilen cezalar doğrudan açık ceza infaz kurumlarında yerine getirilir:
Örgüt, kişisel amaçlarını gerçekleştirmeye çalışan bireylerin çabaları sonucu ortaya çıkan bir yapıdır.
Örgütler, ortak bir amaç için güç birliği yapan insanların, çevrelerinden aldıkları girdileri kendi güçleri ile işleyip örgütün gücüne dönüştürdüğü, bu güçle amaçlarına uygun çıktılar üreten toplumsal yapılardır.
Toplumsal sistemlerde olduğu Türk Eğitim Sisteminde de toplumsal yaşamı düzenleyen dinsel kurallar, ahlak kuralları, görgü kuralları ve hukuk kuralları vardır.
• Anayasa: Devletin temel yapısını, hükûmet şeklini, devletin organlarını ve bu organların birbirleri ile olan ilişkilerini, kişilerin devlete karşı haklarını ve ödevlerini düzenleyen kurallardır. • Yasa (Kanun): Yasama organı tarafından, yasa yapmak için konan yöntemlere uygun olarak çıkarılan metinlere denir. • Kanun Hükmünde Kararname: Cumhurbaşkanlığınca veya TBMM’nin çıkardığı yetki yasasına dayanarak Bakanlar Kurulunca belli konuları düzenlemek üzere çıkarılan yazılı hukuk kurallarıdır. • Tüzük: Kanunların uygulanmasını göstermek ya da emrettiği işleri belirtmek üzere Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılan hukuksal düzenlemelerdir. • Yönetmelik: Kurum ve kuruluşların kendi iç durumlarını düzenlemek, çalışma usullerini belirlemek, yasa ve tüzüklerin uygulanmasını kolaylaştırmak amacıyla çıkardıkları düzenleyici kurallardır. • Genelge: Kamu hizmetinin yerine getirilmesi için üst makamların kendi altındaki personele gönder- dikleri yazılı duyurulardır. • Yazısız Kaynaklar: Bazı hukuk kuralları kendiliğinden oluşur. Yazılı metinler içinde yer
almazlar. Ancak yazılı olmasalar bile bunlara uyulması zorunludur. Bunlara örf âdet hukuku denir. • Yardımcı Kaynaklar: Bilimsel görüşler ve yargısal kararlardır.
Türk Eğitim Sisteminin Genel Amaçları
1739 Sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu’na göre Türk Millî Eğitiminin genel amacını ilgili bölümün 182. sayfasından takip ediniz.
Türk Eğitim Sisteminin Özel Amaçları
İlgili bölümün 182. sayfasına bakınız.
Türk Eğitim Sisteminin Genel Yapısı
Örgün Eğitim
Örgün eğitim; belirli yaş grubundaki ve aynı seviyedeki bireylere, amaca göre hazırlanmış programlarla, okul çatısı altında düzenli olarak yapılan eğitimdir. Sanığın tutukevine kabul edilebilmesi için hâkim veya mahkeme tarafından verilmiş bir tutuklama kararının bulunması zorunludur.
Okul Öncesi Eğitim: Okul öncesi eğitim kurumları; bağımsız anaokulları olarak açılabileceği gibi çocuk gelişimi ve eğitim alanı olan mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında uygulama sınıfı ve diğer eğitim kurumları bünyesinde ana sınıfı olarak da açılabilmektedir.
İlköğretim: Mecburi ilköğretim çağı, 6-14 yaş grubundaki çocukları kapsar. İlköğretim kurumları; dört yıl süreli ve zorunlu ilkokullar ile dört yıl süreli zorunlu ve farklı prog- ramlar arasında tercihe imkân veren ortaokullar ile imam hatip ortaokullarından oluşur.
Ortaöğretim: Ortaöğretim; ilköğretime dayalı, en az dört yıllık zorunlu, örgün veya yaygın öğrenim veren genel, mesleki ve teknik öğretim kurumlarının tümünü kapsar.
Genel Ortaöğretim: İlköğretime dayalı en az dört yıllık zorunlu eğitimle öğrencilere genel kültür kazandırmanın yanı sıra ilgi, istek ve yetenekleri doğrultusunda yükseköğretime, hem yükseköğretime veya geleceğe hazırlayan eğitim öğretim sürecidir.
Mesleki ve Teknik Ortaöğretim: İlköğretime dayalı en az dört yıllık zorunlu eğitimle öğrencilere genel kültür kazandırmanın yanı sıra, ilgi, istek ve yetenekleri doğrultusunda yükseköğretime, hem yükseköğretime hem mesleğe veya geleceğe ve iş alanlarına hazırlayan eğitim öğretim sürecidir.
Yükseköğretim: Yükseköğretim; ortaöğretime dayalı, en az iki yıllık yüksek öğrenim veren eğitim kurumlarının tümünü kapsar.
Yaygın Eğitim
Yaygın eğitim, örgün eğitim yanında veya dışında düzenlenen eğitim faaliyetlerinin tümünü kapsar.
Millî Eğitim Bakanlığı
Millî Eğitim Bakanlığının görevleri için ilgili bölümün 186. sayfasına bakınız.
Millî Eğitim Bakanlığının Merkez Örgütü
Bakan (doğrudan bakana bağlı olarak; (Yükseköğretim Kurulu, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı, Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği, İç Denetim Birimi Başkanlığı, Personel Genel Müdürlüğü, Özel Kalem Müdürlüğü ve Teftiş Kurulu Başkanlığı, Taşra Örgütü ve Yurt Dışı Örgütü), Bakan yardımcılıkları 4 adet bakan yardımcılığı oluşturulmuştur.
Millî Eğitim Bakanlığının Taşra Örgütü
Taşra Örgütü İl Millî Eğitim Müdürlükleri ve İl Millî Eğitim Müdürlüklerine bağlı İlçe Millî Eğitim Müdürlükleri şeklinde örgütlenmiştir. Bakana bağlı iş ve işlev yapabilecekleri gibi gereksinim duydukları alanlarda bakan yardımcılıklarına bağlı olarak görev yaparlar. Ancak İlçe Millî Eğitim Müdürlükleri, İl Millî Eğitim Müdürünün onayı olmadan bakan ve bakan yardımcılıklarıyla iş ve işlemde bulunamazlar.
Millî Eğitim Bakanlığının Yurt Dışı Örgütü
Türkiye’deki veya Yükseköğretim Kurulu tarafından denkliği kabul edilen yurt dışındaki üniversitelerin eğitim fakültelerinin ilgili bölümlerinden lisans düzeyinde eğitimini başarıyla bitirenlerden ilgili ülke vatandaşlığına sahip olanlarla süresiz oturma ve çalışma izni bulunanlar, Bakanlıkça mahallinden sözleşmeli statüde öğretmen olarak hizmet alınabilir.