AÖF Soru Bankası

Eğitim Bilimine GirişÜnite 3 Özeti

Eğitimin Psikolojik Temelleri

ÖMB101U-EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ

Ünite 3: Eğitimin Psikolojik Temelleri

Giriş

İnsan yaşamında ve davranışlarında ortaya çıkan değişimlerden eğitim bilimi alanı ve faaliyetleri de etkilenmiştir. Bu değişimlerin yansımalarını okullarda ve öğrenci davranışlarında görmek olasıdır. Artık okullarda bir yandan teknolojinin ortaya çıkardığı fırsatlardan öğrencilerin yararlanmalarını ve kendilerini geliştirmelerini beklerken diğer yandan da sağlıksız kullanım davranışlarından uzak kalmaları, teknoloji bağımlılığı geliştirmemeleri, dijital okuryazar olmaları için önleyici rehberlik çalışmalarına yer verilmesi ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bu nedenle, eğitim bilimi açısından okul ortamlarındaki bu değişimlerin ortaya çıkardığı sonuçları, geliştirici olduğu kadar önleyici ve koruyucu bağlamda da değerlendirmek büyük önem kazanmaktadır.

Eğitim Bilimi

İnsanın var olduğu zamandan beri eğitim kavramı insan yaşamında yer almaktadır. Yaşamın bir parçası olarak da hep kendini keşfetme ve gelecek kuşaklarını yaşama hazırlama anlamında, eğitim ihtiyacının karşılanması için planlı ve plansız çabalar söz konusu olmuştur. Bilgi elde çabasındaki pek çok düşünür de bu eğitimin nasıl olması gerektiği hususunda açıklamalar yapmıştır.

Günümüzde ise bilimsel bir çalışma alanı olarak eğitim alanı, bilimsel yöntemi kullanarak bilimsel araştırmalar yolu ile geçerliliği olan sistemli bilgiler ortaya koymaktadır. Bilgi elde etmede bilimsel yöntemi kullanmakta, bilimsel yöntemin tüm basamaklarını izlemekte ve bilimin temel nitelikleri ve değerlerini dikkati almaktadır.

Bir çalışma alanı, bilgi elde etmede bilimsel yöntemi kullanıyorsa, bilimsel yöntemin basamaklarını izliyorsa ve bilimsel nitelikler ile değerleri dikkate alıyorsa, bu alan bir bilimsel çalışma alanıdır. Eğitimde bir bilimsel çalışma alanıdır.

Bilimsel yöntem, geçerliliği olan bilgi elde etmek üzere izlenen yoldur. Bilimsel araştırma ise bilimsel yöntemi kullanarak sistemli bir biçimde bilgi elde sürecidir. Eğitim alanında, bilimin temel işlevleri kapsamında bireyin davranışını değiştirme sürecinde onların davranışını açıklamak, yordamak ve kontrol etmeye yönelik bilimsel araştırma faaliyetleri yürütülmektedir. Ayrıca eğitim bilimi, bu kitapta da söz edildiği üzere eğitimin felsefi, sosyolojik, psikolojik, program, yönetim, ölçme ve değerlendirme, teknoloji gibi çok çeşitli yönlerini ve alt dallarını içeren çok geniş bir bilimsel çalışma alanı olmasından hareketle, eğitim bilimleri alanı olarak da adlandırılabilmektedir.

Eğitim-Psikoloji İlişkisi ve Eğitim Psikolojisinin Gelişimi

Bireylerin gelişiminde aile ve okul önemli bir yer tutar. Bireyin ilk çocukluk yıllarında okul öncesi kurumlara devam etmeye başlaması ile birlikte okul ortamında planlı ve programlı bir biçimde eğitim faaliyetlerine katılımı

başlar. Böylece bireyin okula başlama ile birlikte devam eden süreçte okul öncesi, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite kademelerini izleyerek önceden belirlenmiş amaçlar doğrultusunda planlı ve programlı öğrenme yaşantıları geçirmesi söz konusu olur. Bu öğrenme yaşantıları yoluyla da bireylere gelişebileceği ortamlar oluşturulur ve bireylerden bu ortamlarda davranış değişikliği oluşturarak gelişimlerini sürdürme çabası sergilemeleri beklenir. Bireyin tüm eğitim süreci dikkate alındığında eğitimin belirtilen temel unsurlar çerçevesinde ortamı düzenlediği ve bireyde davranış değişikliği oluşturduğu görülmektedir.

Dolayısıyla, buradan da anlaşılacağı üzere eğitimde “davranış değişikliği” en temel kavramdır. Eğitimciler davranış değişikliği oluşturmak üzere en uygun ortamları hazırlama yönünde çaba göstermektedirler. Bunun için de eğitimciler felsefe, sosyoloji, psikoloji gibi diğer yakın çalışma alanlarının bilimsel bilgilerinden yararlanırlar ve bu bilgileri öğrenme yaşantılarında işe koşarlar. Özellikle psikolojinin ortaya koyduğu bilimsel bilgiler, eğitimcilerin uygun ve etkili öğrenme ortamları oluşturmalarında ve öğrenme etkinlikleri gerçekleştirmelerinde temel öneme sahiptir.

Psikoloji, davranışı ve altında yatan fizyolojik ve zihinsel süreçleri inceleyen bir bilim dalıdır. Psikoloji bilimi bilimsel araştırma sonuçları ile bireylerin kendilerinden beklenen performansı yerine getirirken karşılaştıkları durumlarla ilgili soruların yanıtlarını ortaya koymakta ve ilgili uzmanların bu bilgilerden yararlanmasını sağlamaktadır. Nitekim eğitimciler de psikolojinin ortaya koyduğu bu bilgilerden öğrenme yaşantıları oluştururken ve öğrenme ortamları hazırlarken dikkate almakta ve yararlanmaktadırlar.

Sonuç olarak, eğitim ortamında öğrencilerin davranışlarını ve bu davranışın nedenlerini anlamak, istendik davranış değişikliklerini oluşturmak, kazandırmak ve bunun içinde etkili öğrenme ortamları oluşturmak için eğitimde psikoloji biliminin insan davranışına ilişkin ortaya koyduğu bilgilerin dikkate alınmasına ve uygulanmasına gerek vardır.

Eğitim Psikolojisinin Tanımı

Eğitim psikolojisi, eğitim sürecinde öğrencilerin gelişimsel özelliklerini dikkate alarak ve öğrenmenin temel ilkelerini ve kurallarını kullanarak nitelikli bir öğrenme öğretme süreci gerçekleştirmeyi hedefleyen ve bunun içinde mevcut bilimsel bilgileri kullanan ve bilimsel bilgiler üreten bir bilim alanıdır.

Eğitim psikolojisinin odağını

• öğrenen olarak öğrenci, • öğreten olarak öğretmen ve • bu iki bileşen arasındaki etkileşim süreçleri

oluşturur.


Bu nedenle, eğitim psikolojisini öğrenen, öğreten ve ikisi arasında yer alan etkileşim temelinde öğrenme-öğretme sürecini çalışan, bu süreci anlamayı ve kolaylaştırmayı içeren durumlar ile ilgilenen bir akademik disiplin olarak görmek gerekir. Eğitim psikolojisi alanında çalışan araştırmacılar hem psikoloji hem eğitim bilimi bilgilerini kullanarak bağımsız araştırmalar gerçekleştirirler. Öğretmen eğitiminin bilimsel temellerini ve öğretmen yeterliliklerini iyileştirmeye yönelik araştırmalar yaparlar.

Eğitim Psikolojisinin İlgi Alanları

İnsanlar yaşam boyu gelişim süreci içerisindedirler. Bu gelişimlerini belirleyen ise doğuştan getirdiği genetik yapı veya kalıtımsal özellikler ile içinde bulunduğu çevrenin özellikleri ve koşullarının zaman içerisindeki etkileşimidir. Dolayısıyla bireyin gelişim süreci dikkate alındığında kalıtımsal özelliklerinin ortaya çıkmasında çevre önemli bir belirleyicidir. Aynı zamanda içinde bulunulan zaman da etkilidir.

Okullarda bireyler tüm eğitim süreçlerinde öğrenme yoluyla gelişimlerini gerçekleştirmektedirler. Dolayısıyla eğitim psikolojisi okul ortamında öğrencilerde istendik öğrenmeleri gerçekleştirmek için öğrenci ve öğretmen davranışları ve ikisinin etkileşimindeki unsurlara odaklanmaktadır. Bu kapsamda eğitim psikolojisi öğrencilerin gelişim özelliklerini ve bunun öğrenme yaşantısı üzerindeki etkilerini, öğrencilerin öğrenme yaşantılarına, bu yaşantıları olumlu ve olumsuz biçimde etkileyen unsurlara ve öğrenme için en uygun ortamların nasıl sağlanabileceğini ortaya koymaya çalışmaktadırlar.

Gelişim Psikolojisi ve Öğrencilerin Gelişim Özellikleri

Bireyler yaşam boyu gelişim sürecinde, büyüme ve olgunlaşma ile öğrenme yoluyla gelişimlerini gerçekleştirirler. Yaşamda fiziksel gelişimin yoğun olduğu ilk yıllarda fiziksel gelişim açısından büyüme ve olgunlaşma önemli gelişimsel süreçlerdir. Bunun yanı sıra yaşamın başlangıcından başlayarak devam eden süreçte bireyin gelişiminin fiziksel, bilişsel ve psikososyal gibi tüm yönlerinde öğrenme de önemli bir gelişimsel süreçtir.

Öğrencilerin öğrenmesinde ve onlara en uygun öğrenme ortamlarının hazırlanmasında onların gelişimsel özelliklerini bilmek, dikkate almak ve özelliklerine ve ihtiyaçlarına yönelik düzenlemeler yapmak gerekir. Bu nedenle eğitim psikolojisi çalışmalarında psikolojinin tüm bilgilerinden yararlanmakla birlikte, özellikle gelişim psikolojisi bilgilerinden yararlanır ve bunları dikkate alır. Psikoloji biliminin bir alt dalı olan gelişim psikolojisi insan gelişiminin doğasını, fiziksel, bilişsel, sosyal, duygusal gibi tüm gelişimsel yönlerini, yaşam boyu ortaya çıkan değişimlerini, gelişim dönemlerinin özelliklerini ve gelişim ile ilgili pek çok konuyu kuramsal ve uygulamalı bir biçimde araştırır. Bu yönü ile eğitim bilimi ve eğitim psikolojisine, eğitimin hedef kitlesini oluşturan çocukların, ergenlerin ve gençlerin gelişimleri ve gelişimsel özellikleri hakkında elde ettiği bilgileri paylaşır.

Gelişim dönemleri bağlamında düşünülecek olursa, öğrenciler okul ortamında yaklaşık olarak okul öncesinde

• ilk çocukluk dönemi veya oyun çağı, • ilkokul ve ortaokulda ikinci çocukluk dönemi veya okul çağı • ergenliğin ilk yılları, lisede ergenlik dönemi ve • üniversitede genç yetişkinlik dönemi içerisinde

bulunurlar.

Bu gelişim dönemlerinin her birinin de insan gelişiminin doğası bağlamında gelişimsel özellikleri ve görevleri birbirinden bazı farklılıklar gösterir. Eğitim psikologları ve tüm eğitimciler, öğrenme-öğretme sürecinde öğrencilerin bu gelişimsel özelliklerini ve görevlerini bilmek ve gelişim psikolojisinin bilgilerini dikkate almak durumundadırlar.

Gelişim psikolojisi, psikolojinin bir alt dalıdır ve insan yaşamında yaşam boyu sistemli bir biçimde ortaya çıkan değişimleri inceler. Doğum öncesinden başlayarak bebeklik, çocukluk, ergenlik, yetişkinlik ve yaşlılık yıllarındaki gelişimsel süreçte ortaya çıkan fiziksel, bilişsel ve psikososyal yönlerden değişimleri inceler.

Psikoloji ve gelişim psikolojisi alanındaki araştırmacılar, gelişimin doğasına ilişkin ilgilendikleri konularda bilimsel bilgi elde etmek üzere çalışmalar gerçekleştirmişlerdir. Bu çalışmalar sonucunda ise gelişimin doğasına ilişkin geçerli genel ilkeler ve açıklamalar elde etmişlerdir. Böylece hemen hemen herkes için geçerli olabilecek kuramlar ortaya çıkmıştır. Gelişim ilkeleri olarak adlandırılan bu ilkeler;

• gelişim süreklidir, • bir bütündür, • birikimlidir, • sistemli biçimde ilerleyen, belirli yönelimler içeren ve bireysel farklılıklar gösteren ve de dönemlere ve özelliklere göre değişen hız ve oranlara sahip

değişimlerdir.

Gelişimi açıklayan kuramların ileri sürdüğü bilgileri kullanarak insanların gelişimsel açıdan özellikleri ve davranışlarını açıklamak, ileriye dönük olabilecekler hakkında başarılı tahminler yapmak ve bu durumları kontrol etmek veya çözümler oluşturmak olanaklı hâle gelmiştir. Kuram, belli bir alanda ve bu alana özgü çalışma konularında çeşitli araştırmalar neticesinde ortaya çıkmış olup, var olan mevcut durumu anlamak, açıklamak, tahmin etmek ve çözümler geliştirmek amacı ile kullanılabilecek geçerliliği olan kendi içerisinde tutarlı bilgi öbekleridir.

Gelişim psikolojisi alanında çok sayıda kuram mevcut olup, bu kuramların her biri büyük bilgi öbekleri ve depolarıdır. Bu kuramların önemli bir kısmı da daha önce vurgulandığı gibi gelişim yoğun bir biçimde gerçekleştiği ve eğitimin de hedef kitlesini oluşturan çocukluk ve ergenlik dönemlerine yöneliktir. Örneğin;


• Piaget çocuklara yönelik incelemeleri neticesinde zihinsel etkinliklerin nasıl gerçekleştiğini ortaya koyarak bilişsel gelişim kuramını ileri sürmüştür. • Vygotsky’nin sosyokültürel kuramı, kültürün gelecek kuşaklara nasıl aktarıldığına odaklanmış ve bilişsel yeterliliklerdeki kültürel çeşitliliğin anlaşılmasına önemli katkılar sağlamıştır. • Bronfenbrenner’in ekolojik sistem kuramı çevreyi iç içe geçmiş katmanlardan oluşan bir sistem olarak görür.

Ayrıca gelişim psikolojisinde kişiliği ve kişiliğin gelişimini içeren kuramlar da mevcuttur. Örneğin;

• Freud’un topografik kuramı bireyin zihinsel etkinliklerinin bilinç, bilinç öncesi ve bilinç dışı olmak üzere üç bilinçlilik düzeyinde gerçekleştiğini ileri sürer. Freud’un yapısal kişilik kuramı ise kişiliğin birbiri ile etkileşim içerisinde bulunan id, ego ve süperego yapılarından oluştuğunu ileri sürer. • Freud’un psikoseksüel gelişim kuramı ise ilk beş yılda geçirilen yaşantıların ilerleyen yıllardaki kişiliğin temel belirleyicileri olduğu görüşünü ileri sürer. • Erikson’un psikososyal gelişim kuramı, kişilik gelişiminde çocukluk yıllarının oldukça önemli olduğunu kabul etmekle birlikte kişiliğin yaşam boyu devam eden bir süreç içerdiğini belirterek, bu süreci sekiz dönem hâlinde açıklamıştır.

Gelişim psikolojisinde psikoanalitik kuramların yanı sıra kişiliğe ilişkin başka kuramlar da söz konusudur:

• İnsancı kuramlar, psikoanalitik kuramcıların tersine insan kişiliğine iyimser bir bakış açısı ile yaklaşarak insanların kişiliğini kendilerinin biçimlendirdiğini ifade ederler. İnsancı kuramlar, psikoanalitik kuramcıların tersine insan kişiliğine iyimser bir bakış açısı ile yaklaşarak insanların kişiliğini kendilerinin biçimlendirdiğini ifade ederler. İnsancı kuramcılardan Rogers kişilik gelişimini benlik ve benliğin gelişimi ile açıklar. İnsancı kuramcılardan bir diğeri ise A. Maslow’dur. • Kişiliği açıklayan diğer kuramlardan biri de ayırıcı özellikler (treyt) kuramlarıdır. Bu kuramlar da kısaca ifade etmek gerekir ise insan kişiliğinin çok sayıda kalıcı, tutarlı onu diğer bireylerden ayırt edici özelliklerin bir sentezi olduğunu ileri sürer.

Öğrenme Psikolojisi ve Öğretme-Öğrenme Süreçleri

Öğrenme bir yaşantı sonucunda zihinsel simge ve bağlantılarımızdaki uzun süreli değişiklik olarak tanımlanabilir. Bu tanımda öğrenmenin uzun süreli bir değişiklik, beyinde bir temeli olan zihinsel imgeler ve bağlantıları ile bir yaşantı sonucunda meydana gelen bir değişikliği içerdiği vurgulanmaktadır.

Gelişim psikolojisi gibi öğrenme psikolojisi alanında da psikolojide çeşitli kuramlar vardır. Bu kuramlar insan öğrenmesinin doğasını, temellerini, ilkelerini ve sürecini açıklamaktadırlar.

• Davranışçı kuramlar; öğrenmeyi gözlenilebilen davranışlar ve uyarıcı-tepki ilişkisi temelinde açıklamaya çalışır. o Kuramın öncülerinden Pavlov’un klasik koşullama kuramı, koşullama yoluyla insan öğrenmelerini açıklamış; koşullu uyarıcı verilerek koşulsuz uyarıcıya karşı sergilenen tepkinin koşullu uyarıcıya da verilmesini öngörmüştür. o Skinner ise davranışın sonuçlarının da davranışın ortaya çıkmasında ve davranışın kontrolünde önemli bir faktör olduğu üzerinde durarak edimsel koşullama kuramı ile öğrenmeyi açıklamıştır. • Sosyal öğrenme kuramı öncüsü A. Bandura, doğrudan gözlenememekle birlikte insanların dolaylı biçimde de gözleyerek veya model alarak öğrenebileceğini açıklamıştır.

Sonuçta, tüm bu kuramların insan öğrenmesini ve davranışını ve dolayısıyla da gelişimini açıklamaya çalışmakta ve her biri de eğitim biliminin uygulamalarına önemli katkılar sağlamaktadır. Bu kuramlar eğitim psikologları ve tüm eğitimcilerin öğrenmeyi etkili bir şekilde gerçekleştirmelerine yardım etmektedir. Bu çerçevede, eğitim psikolojisini ve öğrenme psikolojisini dikkate alan ve uygulayan bir eğitimci, öğrencilerin gelişimsel özellikleri ile birlikte öğrencilerin öğrenme ihtiyaçlarını, özelliklerini, koşullarını, ilkelerini ve güdülenmelerini de önemser.

Sınıf Yönetimi

Etkili sınıf yönetimi, öğretmenin sınıf içinde uygun öğrenme ortamları oluşturarak öğrencilerin gelişimlerini sürdürmelerini sağlaması, bunun için de zamanı etkili biçimde kullanarak sınıf içi etkili kişilerarası iletişim becerilerinin geliştirilmesine ve sergilenmesine çalışması ve öğrenme sürecini engelleyici istenmedik öğrenci davranışları ile de mücadele edebilir olmasını içerir. Öğrenme-öğretme sürecinin istenilen hedeflere ulaşabilmesi öğretmen davranışları, özellikle sınıf ortamındaki davranışları ile yakından ilişkilidir. Sınıf ortamını sadece fiziki olarak bir mekân ve sadece akademik öğrenmelerin gerçekleştiği bir derslik olarak algılamamak gerekir. Sınıf, akademik öğrenmelerin yanı sıra öğretmen ve öğrencilerin kişiler arası ilişkiler kurduğu, sosyal yaşantıların da var olduğu ve bunların da öğrenme yaşantılarına etki ettiği ortamlardır.

Etkili sınıf yönetiminde öğretmen, iletişim sürecini kavramalı ve sınıf içinde öncelikle kendisi etkili iletişim becerileri sergilemelidir. Öğretmen aynı zamanda, etkili iletişim becerileri olarak öğrenciler ile ilişkilerinde saygı, içtenlik-dürüstlük ve empatik anlayışa yer vermesi de


oldukça önemlidir. Empatik anlayış, öğretmenin kendini o an için öğrencisinin yerine koyarak onun bakış açısından onun düşüncelerini ve duygularını kavrayabilmesi, anlayabilmesi ve bunu ona iletebilmesidir.

Sonuç olarak eğitim psikolojisinde, öğrenme-öğretme süreci bağlamında gelişim psikolojisi ve öğrenme psikolojisi bilgileri temel alınmakta ve temel ilgi odağını bu unsurlar oluşturmaktadır. Bununla birlikte, günümüzde eğitim psikolojisinde öğrenme-öğretme sürecini etkilemesi olası güncel konuların da önemli bir ilgi alanını oluşturması söz konusudur.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında