AÖF Soru Bankası

Eğitim Bilimine GirişÜnite 1 Özeti

Eğitimin Temel Kavramları

ÖMB101U-EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ

Ünite 1: Eğitimin Temel Kavramları

Giriş

Eğitim Bilimine Giriş dersi, eğitim bilimi alanını sistem bütünlüğü içinde incelemeyi hedeflemektedir. Bu dersin ilk bölümü ise eğitimle ilgili temel kavramların tanımlanmasını ve açıklığa kavuşturulmasını amaçlamaktadır. Bu kavramlar, eğitim temellerini anlamamıza ve eğitim sistemi yapısını kavramamıza yardımcı olacaktır. Eğitim kavramı ve ilişkili terimlerin doğru kullanılması, iletişimimizi kolaylaştırır ve yanlış anlaşılmalara engel olur.

Eğitimin Tanımı, Kapsamı, Amaç ve İşlevleri

İnsanlar doğal ve toplumsal çevreleriyle etkileşime girdikçe bilgi, beceri, tutum ve değerler kazanır. Bu kazanımlar, toplumsal birikimin temelini oluşturur ve nesilden nesile aktarılır; bu sürece kültür denir. Toplumlar, kültürlerini yeni nesillere aktarmak için kültürleme sürecini kullanır. İlkel toplumlarda bu süreç doğal bir şekilde işlerken, karmaşık toplumlarda planlı ve kasıtlı bir kültürleme süreci, yani eğitim, önem kazanır. Eğitim, insanların toplumsal normlara uygun şekilde gelişmelerini ve kültürlerini sürdürmelerini sağlar, bu da toplumların hızla değişen koşullarına uyum sağlamalarını kolaylaştırır.

Eğitimin Tanımı ve Kapsamı

Eğitim, günümüzde toplumların en öncelikli ilgi odağıdır. Bilgi artışının hız kazanması, teknolojinin gelişmesi ve sosyal, kültürel ve ekonomik değişiklikler, eğitime verilen önemi sürekli artırmaktadır (Çalık, 2016). Eğitim, toplumun her kesimini ve yaşamın her alanını etkileyen bir konudur ve birçok insan, eğitim hakkında farklı düşünceler geliştirir, ancak bu düşüncelerin birçoğu eğitimin gerçek kapsamının farkında değildir.

Eğitimin zaman ve mekân açısından çok boyutlu olması, farklı tanımlamalara yol açar. Örneğin idealizm eğitimi "insanın Tanrı'ya ulaşma çabası" olarak görürken, realizm eğitimi "kültürel mirasın aktarımı ve topluma uyum sağlama süreci" olarak tanımlar. Pragmatizm, eğitimi "deneyimlerin yeniden inşası ve yetiştirme süreci" olarak ele alırken varoluşçuluk eğitimi, kişinin kendini gerçekleştirmesinin aracı" olarak tanımlar. Bu görüşler, eğitimi farklı perspektiflerle açıklar.

Felsefecilerin yanı sıra, sosyologlar ve psikologlar da eğitimi toplumsal ve bireysel açıdan ele alarak tanımlarlar. Sosyologlar, eğitimi daha çok bireyin topluma uyum sağlaması ve toplum içindeki görevlerini yerine getirebilmesi olarak görürken, psikologlar bireyin yeteneklerini en üst düzeye çıkarmayı amaçlar.

Eğitimi en genel anlamıyla, bireyin davranışlarında değişiklik yaratma süreci olarak tanımlayabiliriz. Eğitim, yaşantılar aracılığıyla bireyin davranışlarını değiştirmeyi amaçlar. Eğitim tanımlarının ortak noktaları ise üç temel özelliği vurgular:

1. Eğitim bir süreçtir: Eğitim anında gerçekleşmez, yaşam boyu devam eden bir süreçtir. Bireyin bir

amaç doğrultusunda sürekli olarak gelişmesini sağlar. 2. Eğitim sonucunda davranış değişikliği olur: Eğitimin temel amacı, bireyin davranışlarında olumlu yönde değişiklik yapmaktır. 3. Davranış değişikliği bireyin yaşantıları sonucunda meydana gelir: Eğitim, bireyin çevresiyle olan etkileşimleri sonucunda davranış değişikliklerini tetikler. Bu nedenle öğrenen, yaşantıların içinde olmalı, denemeli ve bu yaşantılar arasındaki ilişkileri keşfetmelidir.

Bu açıklamalardan anlaşılacağı gibi, eğitim oldukça kapsamlıdır ve insan davranışını etkileyen her türlü etkinliği içerir. Eğitim, okulda veya okul dışında, ailede, çevrede, öğretmenlerle, arkadaşlarla, komşularla vb. kurulan etkileşimler yoluyla gerçekleşir ve yaşam boyu süren deneyimlerin tümünü içerir.

Eğitimin Amaç ve İşlevleri

Eğitim, bireyin her yönüyle gelişmesini ve değişimlere ayak uydurmasını amaçlayan bir süreçtir. Bu bağlamda, eğitimin iki temel işlevi vardır:

1. Toplumsal İşlev: Eğitim, bireylerin topluma ve toplumun dinamiklerine uyum sağlamalarına yardımcı olmayı amaçlar. Bu işlev, kültürün ve değerlerin nesilden nesile aktarılmasını içerir. Eğitim, toplumun kalıcı olmasını ve gelişmesini sağlar. 2. Bireysel İşlev: Eğitim, bireylerde mevcut yeteneklerin ve potansiyellerin en üst sınırına kadar gelişmesini hedefler. Bu, bireylerin kişisel ve entelektüel gelişimini destekler ve onları bilinçli, yetenekli, sağlıklı ve toplumla uyumlu bireyler haline getirir.

Ayrıca, eğitimin siyasal ve ekonomik işlevleri de vardır. Siyasal işlevleri, lider özelliklere sahip bilinçli seçmenler yetiştirerek ülkenin anayasal yapısına uygun vatandaşlar yetiştirmeyi içerir. Ekonomik işlevleri ise bilinçli üreticiler ve tüketiciler yetiştirerek toplumun ekonomik kalkınmasına katkı sağlamayı amaçlar. Eğitimin amaçları arasında bireylerin kendini gerçekleştirmesi, insan ilişkilerini geliştirmesi, ekonomik etkinliği artırması ve vatandaşlık sorumluluğunu geliştirmesi gibi hedefler bulunur.

1. Kendini Gerçekleştirme: Eğitim, bireylerin öğrenme isteğini artırır, etkili iletişim becerileri kazandırır, matematik ve temel yeteneklerin gelişmesini destekler ve genel yaşam becerilerini güçlendirir. 2. İnsan İlişkilerini Geliştirme: Eğitim, insanlara saygı duyma, sosyal etkileşimde bulunma, işbirliği yapma, nazik davranma, aile değerlerini benimseme ve sosyal sorumlulukları yerine getirme yeteneklerini geliştirir. 3. Ekonomik Etkinlik Artırma: Eğitim, bireylerin iş yaşamında mutlu olmalarını, uygun meslek seçimleri yapmalarını, mesleklerinde başarılı


olmalarını, ekonomik bilinç geliştirmelerini, bütçe yönetimini ve etkili tüketici olmalarını teşvik eder. 4. Vatandaşlık Sorumluluğunu Geliştirme: Eğitim, sosyal adalet bilinci, eleştirel düşünme, hoşgörü, ulusal kaynakları koruma, bilimsel farkındalık, dünya olaylarını takip etme, yasalara saygı ve demokratik değerlere bağlılık gibi vatandaşlık görevlerini geliştirir.

Bu hedefler, bireylerin eğitim süreci boyunca kazanması beklenen davranışları içerir.

Eğitim Türleri

Eğitim, zaman ve mekân sınırlamalarına tabi olmayan bir etkinliktir. İki temel türü vardır: "informal" (planlanmamış, kendiliğinden) ve "formal" (planlı) eğitim. Formal eğitim örgün ve yaygın eğitim olarak iki gruba ayrılır.

İnformal Eğitim

İnformal eğitim, plan veya amaç olmadan, kişinin çevresinde bulunduğu ortamda farkında olmadan gerçekleşen öğrenme sürecini ifade eder. Bu tür eğitim, aile, çevre, arkadaşlar, çalışma ortamı ve medya gibi farklı ortamlarda meydana gelebilir. Gözlem yapma ve taklit etme gibi yöntemlerle gerçekleşen bu öğrenme, bireyin yaşamı boyunca devam edebilir. İnformal eğitim önemli bir işleve sahiptir; toplumun kültürünü, geleneklerini, normlarını ve değerlerini yeni nesillere aktararak toplumun bütünlüğünü ve sürekliliğini korur. Ancak, plansız ve kontrolsüz olması nedeniyle istenmeyen davranışların da öğrenilme riskini taşır. Toplumsal karmaşıklığın artması ve sosyal yapıların değişmesiyle birlikte, eğitim alanında planlı ve amaçlı eğitim etkinliklerine duyulan ihtiyaç artmıştır. Bu ihtiyacı karşılamak için de okullar kurulmuştur. Okullar, belirli bir plana ve programa dayalı olarak öğrencilere eğitim sunarlar. Okulların Özellikleri:

• Amaçlıdır: Okullar, belirlenmiş hedeflere ulaşmayı amaçlar. Öğrencilere belirli bilgi, beceri ve davranışları kazandırmak için programlar düzenlerler. • Devam Zorunluluğu: Birçok ülkede, belirli bir yaşa kadar okula gitmek zorunludur. Eğitim hakkı yasal olarak korunur. • Toplum Gözetiminde: Okullar, toplumun dikkatini çeker ve toplumun beklentilerini karşılamakla yükümlüdürler. Toplum, okulları yakından takip eder. • Sınırlı Kaynaklar: Okullar, genellikle sınırlı maddi kaynaklara sahiptir. Bu nedenle kaynakların etkili ve verimli bir şekilde kullanılması önemlidir. • Roller ve Statüler: Okul içinde öğretmenler, yöneticiler, idari personel ve öğrenciler arasında belirli roller ve statüler bulunur. Bu roller, yasal düzenlemelerle tanımlanır. • Küçük Gruplarla Çalışma: Öğretmenler zamanlarının büyük bir kısmını sınıf içinde öğrencileriyle geçirirken, diğer görevlerini alanlarına özgü gruplar içinde gerçekleştirirler.

Bu özellikler, okulların eğitim işlevini yerine getirirken karşılaştığı bazı temel faktörleri yansıtır. Okullar, bireylere bilgi ve beceriler kazandırmak, topluma yararlı bireyler yetiştirmek ve bağımsız düşünme yeteneği kazandırmak gibi önemli görevleri yerine getirirler.

İnformal eğitimin özetle (a) planlı programlı değildir, (b) rastgele gerçekleşir; yaşamın içinde kendiliğinden ortaya çıkar; (c) zaman ve mekân bakımından sınırlı değildir, her an her yerde olabilir ve (d) sadece olumlu davranışlar kazandırmakla kalmaz, olumsuz davranışları da içerebilir.

Formal Eğitim

Formal eğitim, önceden hazırlanmış bir plan ve programa göre uzman kişiler tarafından belli bir mekânda gerçekleştirilen amaçlı bir eğitim türüdür. Bu eğitim, okullarda, halk eğitim merkezlerinde ve çeşitli kurumlarda sunulabilir. Formal eğitimin özellikleri şunlardır:

• Amaçlıdır: Formal eğitim, belirli amaçlara yönelik olarak düzenlenir. Öğrencilere belirli bilgi, beceri ve davranışlar kazandırmak amacı taşır. • Planlı ve Programlıdır: Eğitim, önceden hazırlanmış bir plan ve programa göre yürütülür. Bu programlar, öğrencilere hangi konuların öğretileceğini ve nasıl öğretileceğini belirler. • İstendik Davranış Kazandırılması Esastır: Formal eğitim, istenilen davranışların öğrenilmesini hedefler. Öğrencilere belirli bilgi ve beceriler kazandırmak amaçlanır. • Profesyonel Kişilerce Yürütülür: Eğitimi veren kişiler genellikle uzman ve profesyonellerdir. Öğretmenler, eğitimciler veya uzmanlar, öğrencilere bilgi aktarımını sağlarlar. • Belirli Bir Sürede Belirli Bir Mekânda Gerçekleşir: Formal eğitim, belirli bir zaman dilimi içinde belirli bir mekânda gerçekleştirilir. Okullar, kurslar veya diğer eğitim kurumları bu mekânları sağlarlar.

Örgün eğitim, belirli bir yaş grubundaki öğrencilere millî eğitim amaçları doğrultusunda belirli programlarla verilen düzenli eğitimi ifade eder. Öğrenciler, bu programlara göre eğitilirler ve her bir öğrenim basamağı bir öncekini temel alır. Yaygın eğitim ise daha özgür ve kişiselleştirilmiş bir yaklaşıma sahiptir. Öğrenciler, kendi ilgi ve ihtiyaçları doğrultusunda eğitim alabilirler. Yaş sınırlaması yoktur ve farklı yaş gruplarından bireyler aynı anda katılabilirler. Her iki tür eğitim de planlı ve programlıdır.

Öğrenme

İnsanları diğer varlıklardan ayıran temel özellik öğrenme yeteneğidir. İnsanlar doğduklarında sınırlı davranışlar sergilerler, ancak yaşlandıkça ve çevreleriyle etkileşime girdikçe hızla yeni davranışlar öğrenirler ve davranış repertuarlarını genişletirler. Yeni davranışlar çoğunlukla öğrenme yoluyla öğrenilir. Doğumdan itibaren başlayan ve yaşam boyunca devam eden öğrenme sürecinde eğitim de yer alır.


Öğrenmenin Tanımı ve Özellikleri

Öğrenme, davranış değişikliklerini açıklamak için kullanılan farklı kuramlar tarafından farklı şekillerde tanımlanır. Davranışçı kurama göre, uyarıcıları gözlemlemek ve davranış sonuçlarını değerlendirmek öğrenmeyi açıklar. Bu kuram, kalıcı davranış değişikliği olarak kabul edilen öğrenmeyi tanımlar. Bilişsel kuram, ise öğrenmeyi çevreden gelen uyarıcıları algılama, onları önceki bilgilerle ilişkilendirme ve zihinsel olarak kodlama süreci olarak tanımlar. Birçok tanımın ortak noktası, öğrenmenin bireyin çevresiyle etkileşiminden kaynaklandığı ve davranışta değişikliklere yol açtığıdır.

Öğrenme genellikle aşağıdaki koşulları gerektirir:

1. Öğrenmenin bir sonucu olarak anlaşılabilir bir davranış değişikliği olmalıdır. Yeni beceriler kazanmak veya mevcut becerileri geliştirmek öğrenmeyi içerir. 2. Davranış değiştirmek sürekli olmalıdır. Geçici değişiklikler öğrenme değildir. 3. Yaşantıların bir sonucu olarak davranışlar değişmelidir. Bireyin çevresiyle etkileşimi sırasında yaşadığı deneyimler öğrenmeyi oluşturur. Sonuç olarak, her bireyin öğrenme süreci farklıdır. 4. Davranışlar öğrenilmiş ve öğrenilmemiş olarak iki kategoriye ayrılabilir. Öğrenilmemiş davranışlar, refleksler gibi doğuştan gelen veya geçici davranışlardır. Öğrenilmiş davranışlar istendik ve istenmedik olarak kategorize edilebilir. İstendik davranışlar eğitim yoluyla kazanılırken, istenmeyen davranışlar doğadan gelir.

Bu açıklamalar ve özellikler, öğrenme kavramını tanımlamak için temel bir temel sağlar.

Öğrenme, kişinin çevresiyle etkileşim sonucu meydana gelen kalıcı davranış değişikliğini ifade eder ve bu süreç yaşantılarla şekillenir. Davranışlar, iki ana kategori altında incelenebilir: öğrenilmemiş ve öğrenilmiş davranışlar. Öğrenilmemiş davranışlar, genellikle doğuştan gelen veya geçici durumlar sonucu ortaya çıkar, örneğin nefes almak gibi refleks davranışlar. Öğrenilmiş davranışlar ise istendik veya istenmedik davranışlar olarak sınıflandırılabilir. İstendik davranışlar genellikle planlı eğitim etkinlikleri sonucu gelişirken, istenmedik davranışlar ise yaşamın doğal akışı içinde kendiliğinden kazanılan davranışlardır, örneğin kopya çekmek gibi.

Öğrenmenin Gerçekleşme Biçimleri

Öğrenme süreci, kendiliğinden öğrenme ve yönlendirilmiş öğrenme olmak üzere iki şekilde gerçekleşir. Kendiliğinden öğrenme, bireyin kendi inisiyatifiyle gerçekleştirdiği davranış değişikliğini ifade eder. Günlük yaşam içinde deneme yanılma veya gözlem yoluyla gerçekleşebilir. Örneğin, bir kişi sıcak bir şeye dokunduğunda elinin yanacağını deneyerek öğrenirken, evcilik oyununda bebeklerini nasıl besleyeceğini annesini gözlemleyerek öğrenebilir.

Yönlendirilmiş öğrenme ise bir başka kişinin veya aracın rehberliğinde gerçekleşir. Bu tür öğrenmeler, öğretmenlerin okulda gerçekleştirdiği öğrenme etkinlikleri veya kitap, gazete, televizyon gibi kitle iletişim araçlarıyla sağlanabilir.

Öğretme ve Öğretim

Öğretme

Öğretme, bilgi veya beceri aktarımını amaçlayan yönlendirici etkinliklerin genel bir tanımını oluşturur. Öğrenmeyi kolaylaştırmak amacıyla düzenlenen öğretme etkinlikleri, bireylerin çeşitli yaşantılar aracılığıyla bilgi ve deneyim kazanmalarını sağlar. Bu süreç, günlük yaşamda karşımıza çıkar; örneğin, çocuklar arkadaşları tarafından yeni bir oyun öğrenirken veya okulda öğretmenleri tarafından matematik problemleri öğretilirken bu etkileşimler gerçekleşir. Öğretme ve öğrenme kavramları sıkça birlikte kullanılır, çünkü öğretme genellikle öğrenmeyi amaçlar. Ancak her öğretme etkinliği, her zaman istenilen öğrenmenin gerçekleşmesini garantilemez. Buna ek olarak, öğrenme bazen öğretme etkinliği olmadan da meydana gelebilir. Bu, bireylerin kendi çevrelerinde deneyimler kazanarak veya kendi başlarına bilgi edinerek öğrendikleri durumları içerir.

Öğretim

Öğretme genellikle belirli bir amacı gerçekleştirmek için planlanmış, düzenli ve yönlendirilmiş bir süreçtir. Bu süreç, öğrencilerin hedeflenen davranışları kazanmalarına dayanır ve dikkatli bir planlama, hazırlık ve sistematik bir uygulama gerektirir. Öğretme etkinlikleri, genellikle belirli bir müfredat veya programa dayalı olarak amaçlı bir şekilde eğitim kurumlarında gerçekleştirilir ve bu tür etkinliklere "öğretim" denir. Öğretim, bireylerin yaşamları boyunca süren eğitimin okulda planlı ve programlı bir şekilde yürütülen bölümünü temsil eder.

Kitabınızda Şekil 1.2’de gösterildiği gibi öğretim sürecinde temel bileşenler arasında amaçlar, içerik, öğretme-öğrenme süreci ve değerleme bulunur. Amaçlar, öğrencilerin öğretim etkinliği sonunda kazanmaları gereken davranışları ifade eder. İçerik, öğrencilere kazandırılması planlanan bilgi, beceri ve tutumları içerir. Öğretme-öğrenme süreci, amaçlara ulaşmada öğrencilere rehberlik eden dışsal koşulları düzenler. Değerleme, öğrencilerin amaçlara ne ölçüde ulaştığını değerlendirmeyi içerir.

Öğretimin başarılı olabilmesi için öğrencilerin hazır bulunuşluk durumu, ilgi, motivasyon ve özgüven gibi öğrenci nitelikleri önemlidir. Aynı şekilde, öğretim hizmetinin niteliği de ipucu, katılım, pekiştirme ve geribildirim-düzeltme gibi faktörleri içerir. Öğretim sürecinin etkili olabilmesi için öğrencilerin kavrama gücü, uyaranın ölçülülüğü, ödülün etkililiği, öğretim amaçlarının gerçekçiliği, öğrenci katılımı, anlamlı içeriklerin öğretilmesi ve becerilerin tekrar ve alıştırmayla pekiştirilmesi gibi unsurlara dikkat edilmesi gerekir.


Son olarak Kitabınızdaki Şekil 1.3’te verilen eğitim ve öğretim arasındaki farkları özetlemek gerekirse:

• Eğitim, kapsamlı, çok boyutlu ve genellikle sürekli bir süreçtir. Bu süreç, bilgiye dayalı olabileceği gibi yaşantılara da odaklanabilir. Eğitim, bir bireyin yaşamboyu süren gelişimini ve öğrenmesini kapsar. • Öğretim ise daha güdümlü, planlı ve programlı bir yaklaşıma sahiptir. Genellikle öğretmenlerin öğrencilere bilgi ve becerileri aktardığı bir süreci ifade eder. Öğretim, eğitsel öğrenmeyi teşvik etmeyi amaçlar ve öğrenci, öğretmen ve veli beklentilerini içerir.

Her iki kavram da toplumun sosyal, kültürel ve ekonomik bağlamından etkilenir ve yerel, ulusal ve uluslararası düzeyde özellikler taşır. Ayrıca, eğitim ve öğretim alanlarının araştırma açısından benzerlikleri bulunmaktadır.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında