AÖF Soru Bankası

Vergi PlanlamasıÜnite 8 Özeti

Uluslararası Vergi Planlaması

Sürekli vergi avantajına yönelik vergi planlamasında elde Uluslararası Vergi Planlaması edilen düşük efektif vergi oranı sürekli olup vergi yüküm-

Küreselleşme ile birlikte uluslararası ticaret artmış, yeni iş lüsünden izleyen dönemlerde geçmiş dönemlerle ilgili modelleriyle ticaretin niteliği değişmiş, sermaye ilave vergi istenmemektedir. Sürekli vergi avantajına kontrolleri kaldırılmış, işgücü fiziki mekandan bağımsız yönelik vergi planlamasına örnek olarak gayri maddi bir şekilde üretim faaliyetlerine dahil olmaya başlamış ve varlıkların efektif kurumlar vergisi oranının düşük olduğu çok uluslu şirketler üretim fonksiyonlarını rahatça bir ülkede kurulmuş olan yavru şirkete transfer edilmesi giderlerinin daha düşük olduğu ülkelere kolaylıkla ve gayri maddi varlığın diğer grup şirketlerine buradan kaydırabilme olanağına kavuşmuştur. Buna karşılık lisanslanması örnek gösterilebilir. Geçici vergi avantajına şartları sertleşen küresel rekabet şirketlerin üretim ve yönelik vergi planlamasında ise elde edilen gelir faaliyet giderleriyle Ar-Ge giderlerini artırmış, bu ise kâr muhasebe ilkelerine göre dönem kârı olarak kabul marjı üzerinde olumsuz etki bırakmıştır. Böylece çok edilirken vergi düzenlemelerine göre dönemin vergiye tabi uluslu şirketler yenilikçi yaklaşımlarla ürün kalitelerini geliri olarak nitelendirilmez ve sonraki dönemlerin vergi iyileştirmeye, tedarik zincirlerinin etkinliklerini artırmaya, matrahına eklenir. Ulusal düzeyde geçici vergi avantajına giderlerini düşürmeye ve risklerini iyi yönetmeye yönelik vergi planlamasına örnek olarak grup vergileme odaklanmışlardır. rejimi kapsamında vergilendirilen şirketler arasında varlık Uluslararası vergi planlaması, vergi yükümlülerinin vergi devri örnek gösterilebilir.

sonrası gelirlerini maksimize edebilmek için ulusal vergi Grup Vergilendirme Rejimi: Grup vergilendirme rejimi, düzenlemelerinden, ulusal vergi düzenlemeleri arasındaki bir grup olarak kabul edilen şirketlerin elde ettikleri farklılıklardan ya da çifte vergilendirmeyi önleme kazançların vergilendirilmesinde özel yöntemler içeren, anlaşmalarından yararlanma konusunda izledikleri yol ve gruplara vergilendirme açısından bazı avantajlar sağlayan yöntem olarak tanımlanır. Uluslararası vergi planlaması ile bir vergilendirme yöntemidir. Grup şirketlerin vergilendir- uluslararası vergiden kaçınmayı birbirinden ayırmak me kuralları genellikle dolaysız vergilere uygulanmakla oldukça güçtür. Bu bakımdan iki kavram arasında kesin birlikte KDV gibi dolaylı vergileri de kapsayabilmekte ve bir çizgi çekmek her zaman mümkün olmadığı gibi, her ülkeden ülkeye farklılıklar göstermektedir. bir somut olay nezdinde olayın maddi unsurları ve şartları dahilinde değerlendirme yapılmalıdır. Bu nedenle iki Niteliksel uluslararası vergi planlamasında, vergi kavram arasındaki fark olaydan olaya, ülkeden ülkeye yükümlüğü efektif vergi oranını minimize edebilmek için farklılık gösterebilir. ekonomik faaliyetin nitelinde değişiklik yapar. Örneğin, efektif kurumlar vergisi oranının yüksek olduğu bir ülkede Uluslararası Vergi Planlamasının Amaçları faaliyette bulunan birçok uluslu şirket, efektif vergi

Uluslararası vergi planlamasının nihai amacı hisse başına oranının daha düşük olduğu bir başka ülkede faaliyetleri kazancı maksimize etmektir. Buna göre, efektif vergi sürdürme kararı alabilir ya da kuruluş yerinin belirlenmesi oranının %35 olduğunu varsaydığımızda şirketin faaliyet aşamasında efektif kurumlar vergisi oranının yüksek kazancı üzerinden %35 vergi nedeniyle düşecek, neticede olduğu ülkeyi tercih etmeyebilir.

hisse başına kazanç azalacaktır. Bu noktada hisse başı Niteliksel uluslararası vergi planlamasının üç farklı kazancı maksimize edebilmek için ödenecek vergiyi mi- yöntemle uygulama konulması mümkündür: nimize edecek araçlar kullanılacaktır. Uluslararası vergi planlaması hisse başı kazancı maksimize edebilmek için • Yerleşik olunan ülkenin değiştirilmesi, farklı vergisel sonucu amaçlayabilir: • Verginin konusuna giren unsurun başka bir ülkeye kaydırılması ve • Çifte vergilendirmeden kurtulma ya da etkilerini • Yerleşik olunan ülkenin değiştirilmesi ve vergi azaltma için uluslararası vergi planlaması, konusuna giren unsurun başka ülkeye • Hiç vergi ödememe ya da vergi yükünü minimize aktarılması. etmek için uluslararası vergi planlaması ve • Negatif vergilendirme için vergi planlaması. Biçimsel uluslararası vergi planlamasında, vergi yükümlüsü ekonomik faaliyetlerinin niteliğinde değişiklik Efektif Vergi Oranı: Vergi yükümlüsünün ödediği yapmadan, var olan durum ve yapı içinde efektif vergi vergilerin gelirine oranı olarak ifade edilmektedir. oranını minimize edecek uygulamalara yönelir. Örneğin, Nominal vergi oranından farklı olarak vergi yüksek efektif kurumlar vergisi oranlı ülkede faaliyette yükümlüsünün ekonomik faaliyeti üzerindeki gerçek vergi bulunan bir şirket, aynı şirketler grubunda olup düşük yükünü gösterir. efektif kurumlar vergisi oranlı ülkede faaliyette bulunan

Uluslararası Vergi Planlamasının Sınıflandırılması bir şirket tarafından borçla finanse edilebilir. Bu durumda Uluslararası vergi planlaması, vergi yükümlüsünün elde borç alan şirket ödeyeceği faizi finansman giderini vergiyi ettiği vergi avantajının sürekli olup olmamasına ve tabi kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate faaliyetlerinin niteliğini değiştirip değiştirmemesine göre alacak ve vergi azaltacaktır. Günümüzde çok farklı sınıflandırılabilmektedir. şekillerde uygulanabilen biçimsel uluslararası vergi


planlaması, çok uluslu şirketlerin genel olarak kullandığı düzenlemelerden etkin bir şekilde yararlanılması vergi planlaması türü olarak değerlendirilir. hedeflenir. Örneğin, ülkedeki Ar-Ge faaliyetlerine yönelik teşviklerden yararlanma, kârın sonraki vergilendirme Temel Uluslararası Vergi Planlaması Stratejileri dönemlerine aktarılması, gayri maddi varlıkların yeniden

Uluslararası Vergi Planlaması Stratejisinin değerlemesinin yapılması, vergi tatillerinden ve serbest Oluşturulması bölge uygulamaları gibi bazı uygulamalardan

Uluslararası vergi planlaması stratejisinin oluş- yararlanılması bunlara örnek gösterilebilir.

turulmasında ilk aşama şirketin efektif vergi oranının Uluslararası Vergi Planlamasının Araçları benzer şirketlerle karşılaştırılması ve şirketin efektif vergi oranının hangi faktörler tarafından belirlendiğinin Holding Şirketler

saptanmasıdır. Böylece şirketin efektif vergi yükünü Genel olarak holding şirketler, üretim ve satış gibi etkileyen faktörler benzer şirketlerle karşılaştırılır, şirketin faaliyetlerde bulunmayan, başka şirketlere iştirak eden ve neden daha avantajlı ya da dezavantajlı olduğu çoğunlukla şirketlerin büyük ortağı durumunda olan veya değerlendirilir. başka yollarla şirketler üzerindeki hâkimiyetini elinde bulunduran şirketler olarak tanımlanır. Bir holding şirket Vergi planlamasında ikinci aşama ise vergi sonrası kârı kurmanın birçok gerekçesi bulunmaktadır. Birçok uluslu etkileyen finansal ve işlevsel faktörlerin belirlenmesidir. şirket için belirli bir bölgedeki örneğin, Avrupa, Asya- Finansal faktörler finansal risk ile ilgilidir. Kısaca finansal Pasifik ya da Latin Amerika bölgesindeki yavru risk, yatırım ve kredi ile ilgili yönetim kararlarıyla şirketlerini konsolide ederek yönetim ve finansal ilişkilendirilir. Genel olarak, kur riski, faiz riski ve likidite etkinliğin sağlanması amacı ilk akla gelendir. Holding riskini kapsar. Şirket kârına olumsuz etkide bulunan vergi şirketler, yönetim ve finansal etkinliğin sağlanması amacı faktörleri genellikle finansal kâr belirleyicileri kategorisi dışında vergi yükünün minimize edilmesi amacına da ile ilgilidir. İşlevsel kâr belirleyicileri ise şirketin önemli hizmet edebilmektedir. Literatürde holding şirketlerinin işletme fonksiyonları ve bu fonksiyonların nerede yerine kuruluş nedenleri ile ilgili olarak farklı gerekçelendirmeler getirildiği ile ilgilidir. Örneğin, üretim, dağıtım, bulunmaktadır. pazarlama, satış, hizmet ve Ar-Ge faaliyetlerinin nerede sürdürüldüğü, dolayısıyla riske nerede katlanıldığı önemli Holding şirketler için en uygun kuruluş yerinin tespit olmaktadır. edilmesinde vergiler, hukuki sistemi, coğrafi konum, düşük kuruluş ve faaliyet giderleri, muhasebe ve Çok uluslu şirketler kâr kaydırma ve ikamet devlet raporlama açısından uyum maliyetleri ve ucuz ancak stratejileri olmak üzere iki temel uluslararası vergi nitelikli işgücü gibi birçok faktör etkili olmaktadır. Bu planlaması stratejisi takip ederler. Stratejinin faktörler uluslararası vergi planlaması perspektifinden oluşturulmasında şirketin politikaları, amaçları ve vergisel faktörler ve vergi dışı faktörler olmak üzere organizasyon yapısı dikkate alınır. sınıflandırabilir. Kârın Kaydırılmasına Yönelik Uluslararası Vergi Sermaye Vergisi: Belirli şirket türlerinin kuruluş, Planlaması Stratejileri sermaye artırımı veya kanuni merkez ya da etkin yönetim Kâr kaydırması çok uluslu şirketler için temel uluslararası merkezlerinin transferi aşamasında alınan bir vergidir. Av- vergi planlaması stratejisi olarak nitelendirilir. Çok uluslu rupa Birliği ülkelerinde 1972 yılından itibaren şirket ilk aşamada efektif vergi oranının yüksek olduğu uygulanmaya başlanan bu vergi, günümüzde kademeli ülkede elde ettiği, ancak efektif vergi oranının düşük olarak kaldırılmaktadır. Günümüzde bu vergiyi uygulayan olduğu ülkeye kaydırabileceği “kaydırılabilir” kârları Avrupa Birliği üyesi devletler 2008/7/EC sayılı Avrupa tespit eder. Efektif vergi oranının yüksek olduğu ülkedeki Birliği Direktifi’nin katı koşullarını yerine getirmek kaydırılabilir kârlar buradaki düzenlemelere uygun bir zorundadır. şekilde finansal risk yönetim teknikleri kullanılarak, belirli varlıkların, işletme fonksiyonlarının ve risklerin Çok uluslu şirketler açısından efektif vergi oranını kaydırılmasıyla veya bölgesel ya da küresel merkezler minimize eden ve nakit akışı üzerinde olumlu etkileri olan kurularak efektif vergi oranının nispi olarak düşük olduğu vergisel faktörler ön plana çıkmakla birlikte, vergi faktörü ülkeye kaydırılır. dışındaki faktörlerde holding şirket kuruluşunda gözden kaçırılmamaktadır. Vergi Tatili: Özellikle gelişmekte olan ülkelerin belirli sektörlerini geliştirmek ya da yeni sektörler elde etmek Çok uluslu şirketler uluslararası vergi planlaması amacıyla bu sektörlerde faaliyette bulunan vergi yü- stratejilerinden 3 temel model kullanarak yararlanabilirler. kümlülerine belirli bir süre boyunca vergi muafiyeti ya da Bu modellerde her bir şirket farklı özelliklere sahip ülke istisnası şeklinde vergi avantajı sağlamasıdır. ya da rejimlerde kurulurlar. Holding şirketler ile bağlı şirketler arasındaki finansman ve lisanslama ilişkileriyle İkamet Devlette Vergi Yükünün Minimize Edilmesine vergi avantajı elde edilir. Bu modellerden birincisi efektif Yönelik Uluslararası Vergi Planlaması Stratejileri vergi oranı düşük Avrupa Birliği (AB) ülkesinde kurulmuş

Bu strateji ile ikamet ülkede efektif vergi oranının olan bir holding şirket vasıtasıyla iştiraklerin kredi yoluyla minimize edilmesi için vergi avantajı sağlayan finanse edildiği modeldir. Bu model yerine lisanslama ve


finansman için ayrı bir şirketin kurulmasıyla ikinci bir değer artış kazançları) ya da madde 21 (diğer gelirler) model elde edilir. Holding şirketlerin vergi planlaması kapsamında vergilendirilebilir. aracı olarak çok aşamalı bir yapı içinde de kullanılabil- Türev ürünlerin kullanılarak uluslararası vergi planlaması mesi ile üçüncü bir model söz konusu olabilir. stratejisi oluşturulması, türev ürünlerden elde edilen Borçla Finansman gelirin vergilendirilme zamanı, gelirin nitelendirilmesi ve Bir şirketin sermaye ya da borçla finansmanı elde edeceği kaynak devlette stopaj yükünün hafifletilmesi konularına kurum kazancı üzerinden ödeyeceği vergiyi doğrudan odaklanmaktadır.

etkilemektedir. Buna göre, bir şirket temin etmiş olduğu Gayri Maddi Varlıklar yabancı kaynak için faiz öder ve bu faizi vergiye tabi Bir malın üretiminde ya da bir hizmetin sağlanmasında kurum kazancının tespitinde finansman gideri olarak kullanılan patentler, know-how, tasarımlar ve modeller ile indirim konusu yapar. Ancak bu şirketin hissedarlarına müşterilere transfer edilen ya da ticari faaliyetin ödemiş olduğu kâr payları vergiye tabi kurum kazancının sürdürülmesinde kullanılan varlıklar ile ticari markalar ve tespitinde indirim konusu yapılamaz. Faiz ve kâr ticari unvanlar, müşteri listeleri, dağıtım kanalları ile ilgili paylarının ödeyen şirketin vergiye tabi kurum ürün açısından önemli bir promosyon değerine sahip nevi kazançlarının tespitinde indirim konusu yapılıp şahsına münhasır isimler, semboller ya da resimler gibi yapılamaması ana şirketlerin yavru şirketlerini ya da varlıkları kapsamaktadır. iştiraklerini finanse etme biçimini doğrudan etkilemektedir. Buna göre şirketler yavru şirketlerini Günümüzde gelişen teknoloji ile birlikte ortaya çıkan yeni efektif vergi oranını minimize etmek için sermaye yerine iş modelleri çok uluslu şirketlerin elde ettikleri kazançlar borçla finanse etmek eğilimindedirler. içinde gayri maddi varlıklardan elde edilen gelirlerin önemli bir yer tutmasına neden olmuştur. İlaç Türev Ürünler endüstrisinde sahip olunan patentlerin, banka ve sigorta Türev ürünler riski transfer etmek amacıyla kullanılan ve şirketlerinde ünlü ve değerli ticaret unvanlarının, yazılım değeri bir başka finansal varlığın değerine dayalı olan şirketlerinde bu şirketler tarafından geliştirilmiş finansal varlıklar olup bağlı oldukları varlıkların alım ve yazılımların ve daha birçok alanda gayri maddi varlıkların satımını daha esnek hâle getiren yatırım araçlarıdır. Temel elde edilen gelirde çok ciddi katkıları bulunmaktadır. Bu türev ürünler forward, future, opsiyon ve swaplar olarak nedenle, çok uluslu şirketin sahip olduğu gayri maddi sıralanırken; faiz oranları, döviz kurları, borsa endeksi, varlığı bulundurduğu ülkenin efektif vergi oranı, çok hisse senedi ve mal fiyatlarına bağlı çok sayıda üründen uluslu şirketin genel olarak katlandığı efektif vergi oranını söz edebiliriz. Söz konusu ürünler organize borsalarda önemli ölçüde etkileyecektir. Çok uluslu şirketler doğal işlem görebilecekleri gibi banka ile müşterileri arasında olarak gayri maddi varlıklarını efektif vergi oranının tezgâh üstü piyasalarda da alınıp satılabilmektedir. düşük olduğu ülkelerde kurulu yavru şirketlerine transfer

Bazı türev ürünler temsil ettiği finansal varlıklardan ayrı edip toplamda katladıkları efektif vergi oranını minimize bir finansal varlık olarak görülür. Bu bakımdan türev etmeye çalışırlar. Gayri maddi varlıkların tutulduğu ürünün temsil ettiği finansal varlıklardan elde edilen gelir ülkelerle ilgili geleneksel yaklaşımda, Ar-Ge bu türev ürün elden çıkartılmadıkça ya da sözleşme süresi faaliyetlerinden elde edilen know-how ve buna bağlı sona ermedikçe vergi hukuku bakımından patentler, Ar- Ge faaliyetlerinin sürdürüldüğü, yani Ar-Ge vergilendirilebilir bir gelir olarak nitelendirilmez. Bazı harcamalarının yapıldığı ve riskin üstlenildiği Ar-Ge türev ürünler de temsil ettiği finansal varlıklardan ayrı bir Şirketlerinde tutulur. Geleneksel model dışında, finansal varlık olarak nitelendirilmez ve finansal varlık- uluslararası vergi planlaması amaçları açısından siparişe lardan elde edilen gelirler elde edildiği anda türev ürünün dayalı Ar-Ge modeli kullanılabilir.

piyasa değerine bağlı olarak vergilendirilir. Türev Uluslararası vergi planlaması amaçları bakımından gayri ürünlerden elde edilen gelirin nitelendirilmesinde bazı maddi varlıkların kullanılmasında temel strateji, grup ülkelerde sermaye değer artış kazançları için düzenlenmiş şirketlerinin bu varlıkları kullanabilmek için ödedikleri özel vergilendirme rejimlerine tabi tutularak yüksek gayri maddi varlık bedellerini maksimize etmesi ve bu orandan, bazı ülkelerde ise elde edilen diğer gelirlerle varlıkların efektif vergi oranlarının en düşük olduğu birlikte vergilendirilerek olağan vergi yükünü taşırlar. ülkelerde kurulu grup şirketlerin aktifine kayıtlı olmasını

Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları bakımından sağlamaktır.

türev ürünler, bu varlıklardan elde edilen gelire hangi Tedarik Zinciri Yönetimi maddenin uygulanacağı bakımından önem arz ederler. Çok uluslu şirketlerin işletme giderlerini minimize etmek Aslında bu konu bu varlıklardan elde edilen gelirin vergi ve verimliliği en üst düzeye çıkarmak amacıyla işlevlerini, anlaşmaları hukuku kapsamında nitelendirilmesi ile varlıklarını ve riskleri yavru şirketleri ve iştirakleri ilgilidir. Anlaşmayı uygulayan ülkenin iç hukukuna bağlı arasında tahsis etmesi tedarik zinciri yönetimi olarak olmakla birlikte elde edilen gelir madde 7 (ticari nitelendirilir. Sermaye ve kambiyo kontrollerin kazançlar), madde 11 (faiz gelirleri), madde 13 (sermaye kaldırılması, teknolojide ve sözleşme serbestisinde kaydedilen gelişmeler çok uluslu şirketlerin işlevlerini,


varlıklarını ve üstlendikleri riskleri yavru şirketleri ve niteliğine göre işlem yapılır ve vergi yü- iştirakleri arasında paylaştırmasını kolaylaştırmıştır. Çok kümlülerinin haksız olarak bazı avantajlardan, ör- uluslu şirketlerin sahip olduğu bu olanaklar aynı zamanda neğin gider indirimlerinden ya da istisnalardan ticaretin doğasını değiştirerek yeni iş modellerinin vb. yararlanmaları engellenir. geliştirilmesini sağlamıştır. • Yerleşik olmayan kişilere yapılan ödemelerden stopaj yapılması: OECD ülkeleri genellikle Vergiden Kaçınmanın Engellenmesine Yönelik yerleşik olmayan kişilere yapılan faiz, temettü ve Vergi Güvenlik Önlemleri gayri maddi varlık bedellerini stopaja tabi

Ulusal Vergi Mevzuatlarında Bulunan Hükümler tutmaktadırlar. Bununla birlikte, stopaj oranları OECD ülkelerinde vergiden kaçınmanın engellenebilmesi çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları için uygulanmakta olan önemler beş temel başlıkta hükümlerine göre daha düşük uygulanabilirler. sıralanabilir. Esasen faiz, temettü ve gayri maddi varlık bedelleri üzerinden yapılan stopajın amacı • Transfer fiyatlandırması düzenlemeleri: Çok vergiden kaçınmayı engellemek olmamakla uluslu şirketlerin vergi yüklerini minimize birlikte vergi yükümlülerinin vergi planlaması etmelerinin en önemli araçlarından biri olanaklarını etkilemektedir. uluslararası transfer fiyatlandırması stratejileridir. Transfer fiyatı, bir işletmenin gelir-gider veya kâr Vergi Anlaşmalarında Vergi Güvenlik Önlemleri

paylaşımı olarak ilişkili olduğu, kâr paylaşımı • Gerçek lehdar hükmü: Anlaşma alışverişinin açısından aynı çıkar birliğine dahil olan, ana önlenmesinde anlaşmanın esas alınmasına şirket veya alt şirketlerle veya yönetim ve dayanan “gerçek lehdar” (beneficial owner) denetimi itibariyle hâkim durumda olduğu koşulu, aracı kuruluşun (intermediary) ortaklık, iştirak ve şubeleriyle, karşılıklı olarak sahipliğine yönelik bir test aracıdır. Buna göre mal ve hizmet ile gayri maddi hak transferlerinde OECD ve Birleşmiş Model Vergi Anlaşmalarının belirlediği fiyat olarak tanımlanabilir. temettü, faizler ve gayri maddi hak bedellerine • Örtülü sermaye düzenlemeleri: Bir şirketin ilişkin maddelerinde, anlaşmadan hissedarları tarafından sermayeye kıyasla daha yararlanılabilmesi, ödemenin gelirden gerçekten yüksek bir miktarda borçla finanse edildiği faydalanan kişiye yapılması koşuluna durumda şirketin örtülü sermaye temin ettiği bağlanmıştır. “Gerçek lehdar” kavramı, kişinin varsayılır. Hissedarlar şirketi sermaye yerine anlaşmadan yararlanmaya yetkili olup olmadığı borçla finanse ederek borçla finansmanın vergi ve iki devlet arasında imzalanan anlaşmanın yönünden sağladığı avantajdan yararlanmak ister- temettü, faiz ve gayri maddi hak bedeli ler. Birçok ülkede hissedarların şirketlerini hükümlerinden yararlanıp yararlanamayacağını sermaye yerine borçla finanse ederek vergiden belirlemede önemli bir role sahiptir. kaçınma stratejilerinin engellenebilmesi için • Anlaşma menfaatlerinin sınırlandırılması hükmü: örtülü sermaye teminini engelleyen ya da Vergi anlaşmalarında anlaşma alışverişinin sınırlayan düzenlemeler bulunmaktadır. Bu önlenmesinin önüne geçebilmek için kullanılan düzenlemelere örtülü sermaye düzenlemesi bir diğer hüküm ise anlaşma menfaatlerinin denilir. sınırlandırılması hükmüdür. • Kontrol eden yabancı kurum düzenlemeleri: Ülkeler, kendilerinde yerleşik olan şirketlerin elde ettikleri kazançlarının bur şirketlerin yurtdışında düşük vergi oranlı ülkelerde kurdukları şirketlere aktarılmasını engelleyebilmek için kontrol edilen yabancı kurum düzenlemeleri uygulamaktadırlar. Kontrol edilen yabancı kurum kazancı düzenlemelerine göre, şirketlerin düşük vergi oranına sahip ülkelerde kurulu olan şirketlerinin kazançları belli şartların gerçekleşmesi hâlinde şirketlerin yurt içi kazançlarına dahil edilerek vergilendirilir. Bazı ülkelerde yurt dışındaki şirketin yalnızca temettüler, faiz gelirleri ve gayri maddi varlık gelirleri gibi pasif nitelikteki gelirleri kazanca eklenirken bazı ülkelerde yurt dışındaki şirketin tüm kazancı yurt içi gelire dahil edilir. • Genel vergi güvenlik önlemleri: Genel vergi güvenlik önlemleriyle olayların gerçek ekonomik

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında