AÖF Soru Bankası
MLY302U · Ünite 7

İl Özel İdareleri ve Köylerin İdari ve Mali Yapısı

Mahalli İdareler Maliyesi dersi, ünite 7 özeti

MLY302U-MAHALLİ İDARELER MALİYESİ

Ünite 7: İl Özel İdareleri ve Köylerin İdari ve Mali Yapısı

Giriş

Kamuoyu, bir yerel yönetim birimi olan il özel idareleri ile merkezî yönetim kuruluşu olan ili birbirinden ayırmakta güçlük çekmektedir. Hatta, ilin bu iki ayrı yönünü, ilgililer ve özel olarak ilgi duyanlar hariç, çoğu kimse fark etmemektedir. İlin iki ayrı yönü şöyle açıklanabilir;

• 1982 Anayasası’nın 126. maddesi hükmüne göre merkezî yönetimin bir kademesi olan il, yetki genişliği ilkesine göre yönetilmektedir. İlin bu niteliği, yani merkezî yönetimi oluşturan unsurlar arasında yer alışı, ilin genel yönetimi olarak ifade edilmektedir. Merkezî yönetimin taşra örgütü olan ilin en büyük mülki amiri, merkez tarafından atanan validir. • İlin ikinci yönü de 1982 Anayasası’nın 127. maddesine göre, aynı zamanda yerel yönetim birimi olarak kabul edilmesidir. Buna göre, il sınırları içinde yaşayan kişilerin, ortak nitelikteki yerel ihtiyaçlarını karşılamak üzere kamu tüzel kişiliğine, dolayısıyla idari ve mali özerkliğe sahip bir kuruluş oluşturulmuştur. Bu kuruluşa mevzuatta İl Özel İdaresi adı verilmiştir. Merkezî yönetim, il özel idaresini idari vesayet yöntemi ile denetlemektedir.

İl özel idarelerinin yasal olarak temeli 1864 tarihli “Teşkili Vilâyet Nizamnamesi” ile atılmıştır. Fransa’dan departman sistemi örnek alınarak idari alanda başlatılan yeniden yapılanma arayışının en önemli yönü, eyalet sisteminin yerine vilayet sisteminin getirilmesidir.

İlin genel idaresi ile özel idaresinin iki ortak yönü vardır;

• Valinin, hem il genel idaresinin, hem de özel idaresinin başı olması • İlin genel idaresi ile özel idaresinin faaliyet alanlarının, il sınırları içinde kalan bölge olarak saptanmış olması

İl özel idarelerinin esaslarını, 1913 yılında geçici olduğu belirtilerek yürürlüğe konulmuş bulunan “İdare-i Umumiye-i Vilayet Kanun-u Muvakkati” düzenlemişti. Bu Kanun 74 yıl yürürlükte kalmış, 16.5.1987 tarih ve 3360 sayılı Kanun’la adı “İl Özel İdaresi Kanunu” olarak değiştirilmiş, bazı maddeleri yürürlükten kalkmış, bazıları da değiştirilmiştir. 1987 yılına kadar çeşitli dönemlerde çıkarılan onbir ayrı kanunla da 1913 tarihli geçici Kanunun bazı maddeleri değiştirilmiş, bazılarına da eklentiler yapılmıştır. Bütün bu değişiklikler sonucunda şöyle bir durum ortaya çıkmıştır:

• 1913 tarihli Kanun’un dili anlaşılamadığı için İçişleri Bakanlığı, 1970’li yıllarda Kanun’u bugünkü diline çevirmiş ve ilgililere dağıtma gereğini duymuştur. 1987’deki değişiklikten sonra aynı Kanun içinde âdeta iki ayrı dil ile yazılmış çeşitli maddeler oluşmuştur. Örneğin, Kanun’un adı İl Özel İdaresi Kanunu’na

dönüştürülmüş ancak ikinci kısmın başlığı İdare-i Hususiye-i Vilâyet olarak aynen korunmuştur. • 1987’de çıkarılan 3360 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile şu hüküm getirilmiştir: “İl özel idarelerinin görevli olduğu mahalli ve müşterek ihtiyaçların kapsamı ve sınırı Bakanlar Kurulunca tespit olunur”. Bu hüküm, açılan bir dava üzerine, Anayasa’ya aykırılığı nedeniyle Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir.

Kanun’da, il özel idarelerine 1913 yılı şartlarında çok geniş bir görev alanı öngörülmüştür. Bunun temel sebebi, il özel idarelerinin merkezî idarenin sorumluluğundaki hizmetleri taşrada sunan ara düzey kurumlar olarak görülmeleridir.

22 Şubat 2005 tarihinde yukarıda belirtilen 1913 tarihli Kanun yürürlükten kaldırılarak 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanun’u yürürlüğe girmiştir. Bu Kanun’da İl Özel İdaresi, “il halkının yerel nitelikteki ortak ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve karar organları seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan, idari ve mali özerkliğe sahip kamu tüzel kişileri” şeklinde tanımlanmıştır. Ancak bu tanımda geçen idari ve mali özerklik kavramı sınırsız bir özerkliği değildir ve Anayasa’nın 123. maddesinde düzenlenen idarenin bütünlüğü ilkesini ortadan kaldıracak veya zayıflatacak şekilde yorumlanamayacağı, 5302 sayılı Kanun’un gerekçesinde açık bir şekilde ifade edilmiştir.

İl Özel İdaresi ve Kısa Tarihçesi

Osmanlı İmparatorluğu döneminde, 1854 öncesi, sadece yerel hizmetleri görmekle yükümlü bir birim yoktu. Bunun nedeni, Osmanlı İmparatorluğu’nun kendine özgü idari yapısı, toprak rejimi, maliyesi, vakıf düzeni ve kadılık kurumudur. Yerel hizmetlerin bazıları esnaf örgütleri, bazıları gönüllü kuruluşlar, bazıları da vakıflar tarafından gerçekleştirilirdi.

Osmanlı döneminde, 1839 tarihli Gülhane Hatt-ı Hümayunu’nda mali ıslahata öncelik verilmiş, özellikle yerel yönetim sistemi açısından bir yenilik öngörülmemiştir. Bu konudaki ilk düzenleme 1856’da Islahat Fermanı’nda yapılarak, vilayet düzeninin oluşturulmasında önemli bir adım atılmıştır.

Bugünkü il özel idarelerinin yasal temeli, Tanzimat Fermanı’nın üzerinden yirmi beş yıl geçtikten sonra 1864 tarihli Teşkili Vilayet Nizamnamesi ile atılabilmiştir.

Muhassallık Meclisleri vilayet yönetimindeki ilk yerel kurul uygulamasıdır. Muhassallık kurumu, bazı yazarlar tarafından, “Tanzimat’tan sonra eyalet yönetiminde müslüman ve hıristiyan yerel nüfus gruplarının yönetime katılması” ve “yerel yönetim kurullarının sınırlı bir anlamda ilk örneği” şeklinde nitelendirilmiştir.

Eyaletlerin başındaki vali, merkezin temsilcisi olarak yapacağı her işte merkeze danışmak gereği duyuyordu. Bu merkeziyetçi yönetim, yerel hizmetleri aksattığı gibi merkezin işlerinin çoğalmasına sebep oluyordu. Bu sakıncaları azaltmak için Tuna Vilayeti pilot bölge olarak


seçilmiş, bu amaçla çıkarılan “Tuna Vilayeti Nizamnamesi” valinin başkanlığında sürekli olarak toplanacak bir Vilayet İdare Meclisi kurulmasını öngörüyordu. Bu mecliste hâkim, defterdar, müftü ve müslüman olmayan toplulukların ruhani reisleri gibi tabii üyelerin yanı sıra, ikisi müslüman, ikisi de müslüman olmayan dört tane de halk tarafından seçilmiş üye bulunuyordu. Halk, merkezden atanan bir hakimin başkanlığındaki Temyiz ve Hukuk Divanına da üye seçiyordu. Bunların yanı sıra, Ticaret Mahkemesi de o yerin tüccar ve zanaatkârlarından kuruluyordu. O tarihte, Tuna Vilayeti’nin başında başarılı Vali Mithat Paşa bulunuyordu.

1864 tarihli Nizamname 1870 yılına kadar uygulanmış ve o tarihten itibaren yerini, İdare-i Umumiye-i Vilâyet Nizamnamesine bırakmıştır.

Vilayetlerin özerk bir yerinden yönetim birimi hâline getirilmeleri, yasal yönden ilk olarak 1876 tarihli Anayasa ile kabul olunmuştur. Anayasa’da vilayet işlerinin, yetki genişliği ve görevlerin ayırımı esaslarına göre yürütüleceği ve bu esasların ayrı bir kanunla düzenleneceği belirtilmiştir.

Kuruluş

İl özel idaresi, ilin kurulmasına dair kanunla kurulur ve ilin kaldırılmasıyla ya da belli illerde kaldırılmalarına ilişkin kanunla tüzel kişiliği sona erer. Görev alanı il sınırlarını kapsar. Merkezî idarenin taşra teşkilatı olan il ile bir yerel yönetim birimi olan il özel idaresinin hizmet yürüttükleri alan aynıdır. Ayrıca il genel idaresinin başı olan vali, aynı zamanda il özel idaresinin de yürütme organıdır. Bu benzerlikler sebebiyle il genel idaresi ile il özel idaresi zaman zaman birbirine karıştırılmaktadır.

Çıkarılan bir kanunla bir yerleşim birimi il hâline getirilirken, aynı zamanda bir il özel idaresi de kurulmaktadır. Anayasa’nın 126. maddesinin birinci fıkrasına göre kanun koyucu; coğrafya durumu, ekonomik şartlar ve kamu hizmetlerinin gereklerini göz önünde tutarak il kuracak veya mevcut bir ili kaldıracaktır.

Cumhuriyetin ilk dönemlerinde 74 olan il sayısı, 1933 yılında 57’ye düşmüş 1957 yılında 67’ye yükselmiştir. 30.03.2014 tarihine kadar ülkemizde 81 ilde 81 il özel idaresi bulunmaktaydı. 30 büyükşehirde bulunan il özel idarelerinin kalkmasıyla, 81 olan il özel idare sayısı şu an için 51’dir.

İl Özel İdaresi Organları

İl özel idaresinin organları;

• İl genel meclisi • İl encümeni • Vali

olmak üzere üçe ayrılır.

İl Genel Meclisi

İl genel meclisi, il özel idaresinin karar organıdır ve ilgili kanunda gösterilen esas ve usullere göre ildeki seçmenler tarafından seçilmiş üyelerden oluşur.

Yeni kamu yönetimi anlayışına uygun olarak meclis çalışmalarında katılımcılık, saydamlık, hesap verebilirlik, hizmetten yararlananların ihtiyacına odaklılık, sivil toplum örgütlerinin önerilerinden yararlanma ve halkın bilgi edinme hakkını kullanması düşüncelerini hayata geçirecek bir sistem kurulması öngörülmüştür.

İl Genel Meclisinin Görev ve Yetkileri: İl genel meclisinin görev ve yetkileri ders kitabınızın 163 ve 164. sayfalarında maddeler halinde belirtilmiştir.

Meclis Başkanlık Divanı: İl genel meclisi, seçim sonuçlarının ilanını izleyen beşinci gün kendiliğinden toplanır. Bu toplantıda meclise en yaşlı üye başkanlık eder. Meclis, bu toplantıda, üyeleri arasından ve gizli oyla meclis başkanını, meclis birinci ve ikinci başkan vekillerini, ikisi yedek olmak üzere dört kâtip üyeyi ilk iki yıl için görev yapmak üzere seçer. İlk iki yıldan sonra seçilecek başkanlık divanı, yapılacak ilk mahalli idareler seçimlerine kadar görev yapar.

Meclis Toplantısı: İl genel meclisi, il genel meclisince belirlenecek bir aylık tatil hariç her ayın ilk haftası meclis tarafından önceden belirlenen günde mutat toplantı yerinde toplanır. Meclisin her ay olağan olarak toplanması ile mahalli hizmetlerin katılımcı ve şeffaf bir anlayışla yürütülmesi ve meclis denetiminin daha etkin şekilde yapılması amaçlanmaktadır. İl genel meclisi görüşmeleri görevlilerce tutanağa geçirilir, tutanak başkan ve kâtip üyeler tarafından imzalanır. Toplantılar, meclisin kararıyla sesli veya görüntülü cihazlarla da kaydedilebilir. Özel idare teşkilatı ve ildeki kamu kurum ve kuruluşlarının birim amirleri gündemdeki konularla ilgili olarak meclis toplantılarına davet edilebilir ve bilgi alınabilir. Olağanüstü toplantı çağrısı ve gündem en az üç gün önceden meclis üyelerine yazılı olarak duyurulur ve ayrıca mutat usullerle ilan edilir.

Gündem: Gündem, meclis başkanı tarafından belirlenir ve üyelere en az üç gün önceden bildirilir. Böylelikle meclis üyelerinin görüşmelere etkin ve hazırlıklı olarak katılmalarına imkân verilmektedir. Valinin önerdiği hususlar meclisin ilk toplantısında gündeme alınır. Gündem, çeşitli yollarla da halka duyurulur.

Toplantı ve Karar Yeter Sayısı: İl genel meclisi, üye tam sayısının salt çoğunluğuyla toplanır ve katılanların salt çoğunluğuyla karar verir. Ancak, karar yeter sayısı, üye tam sayısının dörtte birinden az olamaz.

Meclis Kararlarının Kesinleşmesi: İl genel meclisi tarafından alınan kararların tam metni, en geç beş gün içinde valiye gönderilir. Vali, hukuka aykırı gördüğü kararları, yedi gün içinde gerekçesini de belirterek yeniden görüşülmek üzere il genel meclisine iade edebilir. Valiye gönderilmeyen meclis kararları yürürlüğe girmez. Yeniden görüşülmesi istenilmeyen kararlar kesinleşir.

İhtisas Komisyonları: İl genel meclisi, bir yıl görev yapmak üzere üyeleri arasından en az üç, en fazla beş kişiden oluşan ihtisas komisyonları kurabilir. Plan ve


Bütçe ile İmar ve Bayındırlık komisyonları en çok yedi kişiden meydana gelir. İhtisas komisyonları, her siyasi parti grubunun ve bağımsız üyelerin il genel meclisindeki üye sayısının meclis üye tam sayısına oranlanması suretiyle oluşturulur. Eğitim, kültür ve sosyal hizmetler komisyonu, imar ve bayındırlık komisyonu, çevre ve sağlık komisyonu ile plân ve bütçe komisyonu kurulması zorunludur.

Denetim Komisyonu: İl genel meclisi, her yılın Ocak ayında yapılacak toplantısında il özel idaresinin bir önceki yıl gelir ve giderleri ile hesap ve işlemlerinin denetimi için kendi üyeleri arasından gizli oyla ve üye sayısı üçten az, beşten çok olmamak üzere bir denetim komisyonu oluşturur. Komisyon, her siyasi parti grubunun ve bağımsız üyelerin il genel meclisindeki üye sayısının meclis üye tam sayısına oranlanması suretiyle oluşur. Komisyon, çalışmasını Şubat ayı sonuna kadar tamamlar ve buna ilişkin raporunu, izleyen ayın on beşine kadar meclis başkanlığına sunar. Konusu suç teşkil eden hususlarla ilgili olarak meclis başkanlığı tarafından yetkili mercilere suç duyurusunda bulunulur

Meclisin Bilgi Edinme ve Denetim Yolları: İl genel meclisi soru, genel görüşme ve faaliyet raporunu değerlendirme yollarıyla bilgi edinme ve denetim yetkisini kullanır. Meclis üyeleri, meclis başkanlığına önerge vererek il özel idaresi işleriyle ilgili konularda sözlü veya yazılı soru sorabilir. Soru, vali veya görevlendireceği kişi tarafından sözlü veya yazılı olarak cevaplandırılır. İl genel meclisi üyelerinin en az üçte biri, meclis başkanlığına istekte bulunarak il özel idaresinin işleriyle ilgili bir konuda mecliste genel görüşme açılmasını isteyebilir. Bu istek, meclis tarafından kabul edildiği takdirde gündeme alınır. Vali, Mart ayı toplantısında bir önceki yıla ait faaliyet raporunu meclise sunar. Faaliyet raporundaki açıklamalar, meclis üye tam sayısının dörtte üç çoğunluğuyla yeterli görülmezse, yetersizlik kararıyla görüşmeleri kapsayan tutanak, meclis başkanı tarafından gereği yapılmak üzere İçişleri Bakanlığına gönderilir.

Başkan ve Meclis Üyelerinin Görüşmelere Katılamayacağı Durumlar: İl genel meclisi başkanı ve üyeleri, münhasıran kendileriyle veya ikinci derece dahil kan, kayın hısımları ve evlatlıkları ile ilgili işlerin görüşüldüğü meclis toplantılarına katılamazlar. Bunun nedeni meclis kararlarının objektif ve tarafsız bir şekilde alınmasına imkân sağlamaktır.

Meclis Üyelerinin Yükümlülükleri: İl genel meclisi üyeleri, görevleri süresince ve görevlerinin sona ermesinden itibaren iki yıl süreyle il özel idaresi ve bağlı kuruluşlarına karşı doğrudan doğruya veya dolaylı olarak taahhüde giremez, komisyonculuk ve temsilcilik yapamaz.

Meclis Üyeliğinin Sona Ermesi: İl genel meclisi üyeliği, ölüm ve istifa durumunda kendiliğinden sona erer. Özürsüz veya izinsiz olarak arka arkaya üç birleşim günü veya bir yıl içinde yapılan toplantıların yarısına katılmayan üyenin üyeliğinin düşmesine, savunması

alındıktan sonra üye tam sayısının salt çoğunluğuyla karar verilir. İl genel meclisi üyeliğine seçilme yeterliliğinin kaybedilmesi durumunda, valinin bildirmesi üzerine Danıştay tarafından üyeliğin düşmesine karar verilir.

Meclisin Feshi: İl genel meclisi; kendisine kanunla verilen görevleri süresi içinde yapmayı ihmal eder ve bu durum il özel idaresine ait işleri aksatırsa; İl özel idaresine verilen görevlerle ilgisi olmayan siyasi konularda karar alırsa İçişleri Bakanlığının bildirisi üzerine Danıştay’ın kararı ile feshedilir. İçişleri Bakanlığı gerekli gördüğü takdirde meclisin feshine dair bildiri ile birlikte karar verilinceye kadar meclis toplantılarının ertelenmesini de ister. Danıştay, toplantıların ertelenmesi hususunu en geç bir ay içinde karara bağlar. Bu şekilde feshedilen meclisin yerine seçilen meclis, kalan süreyi tamamlar.

Boşalan Meclisin Görevinin Yerine Getirilmesi: İl genel meclisinin;

• Danıştay tarafından feshi veya meclis toplantılarının ertelenmesi, • Yedek üyelerin getirilmesinden sonra da meclis üye tam sayısının yarısından aşağı düşmesi, • Geçici olarak görevden uzaklaştırılması, • Meclis üye tamsayısının yarıdan fazlasının tutuklanması,

durumlarında, meclis çalışabilir duruma gelinceye veya yeni meclis seçimi yapılıncaya kadar il genel meclisi görevi, encümenin memur üyeleri tarafından yürütülür.

Meclis Üyelerinin Huzur Hakları ve Diğer Sosyal Hakları: Meclis ve komisyon toplantılarına katıldıkları her gün için; il genel meclisi başkanına 6000 gösterge, diğer meclis üyelerine 2200 gösterge rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda huzur hakkı ödenir.

İl Encümeni

İl encümeni valinin başkanlığında, genel sekreter ile il genel meclisinin her yıl kendi üyeleri arasından seçeceği üç üye ve valinin her yıl birim amirleri arasından seçeceği iki üyeden oluşur. Valinin katılamadığı encümen toplantısına genel sekreter başkanlık eder. Encümen toplantılarına gündemdeki konularla ilgili olarak, ilgili birim amirleri vali tarafından oy hakkı olmaksızın görüşleri alınmak üzere çağrılabilir.

Encümenin Görev ve Yetkileri: Encümenin görev ve yetkileri ders kitabınızın 167. sayfasında listelenmiştir.

Encümen Toplantısı: Encümen, haftada en az bir defa olmak üzere önceden belirlenen gün ve saatte toplanır. Başkan acil durumlarda encümeni toplantıya çağırabilir. Encümen üye tam sayısının salt çoğunluğuyla toplanır ve katılanların salt çoğunluğuyla karar verir. Oyların eşitliği durumunda başkanın bulunduğu taraf çoğunluk sayılır. Çekimser oy kullanılamaz.

Encümen Üyelerine Verilecek Ödenek: Encümenin memur olmayan üyelerine 12000 gösterge rakamının


Devlet memurları için belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık brüt ödenek verilir. Encümen başkanı hariç encümenin memur üyelerine encümen üyeleri için belirlenen gösterge rakamının yarısı ödenir.

Vali

İl özel idaresi, il genel idaresi sınırları içinde teşkil edilen bölgesel nitelikte bir yerinden yönetim idari kademesidir. Vali, bu idarenin en büyük amiridir. Vali, aynı zamanda merkezî idarenin hiyerarşisine dahildir ve onun il genel idaresindeki en büyük amiridir. İllerin idaresi, yetki genişliği esasına dayandığından, vali ilde devleti temsil eder ve onun adına kural olarak her türlü idari işlem ve eylemi yapabilir. Vali aynı zamanda hükümetin ve ayrı ayrı her bakanın idari ve siyasi yürütme aracıdır, yani verdikleri emir ve kararların uygulanmasını sağlar.

Valinin Görev ve Yetkileri: Valinin görev ve yetkileri ders kitabınızın 168 ve 169. sayfalarında listelenmiştir.

Stratejik Plan ve Performans Planı: Vali, mahalli idareler genel seçimlerinden itibaren altı ay içinde; kalkınma plan ve programları ile varsa bölge planına uygun olarak stratejik plan ve ilgili olduğu yıl başından önce de yıllık performans planı hazırlayıp il genel meclisine sunar. Stratejik plan, varsa üniversiteler ve meslek odaları ile konuyla ilgili sivil toplum örgütlerinin görüşleri alınarak hazırlanır ve il genel meclisinde kabul edildikten sonra yürürlüğe girer.

Yetki Devri: Vali, görev ve yetkilerinden bir kısmını uygun gördüğü takdirde, vali yardımcılarına, yöneticilik sıfatı bulunan il özel idaresi görevlileri ile ilçelerde kaymakamlara devredebilir.

İhtilaf Halinde Temsil Yetkisinin Devri: Vali ile birinci ve ikinci derecedeki kan ve kayın hısımlarının il özel idaresi ile ihtilaflı olduğu durumlarda, dava açılması ve bu davada il özel idaresinin temsili, meclis başkanı, bulunmadığı takdirde başkan vekili veya bunların yetkilendireceği kişiler tarafından yerine getirilir.

İl Özel İdaresi Görevleri

İl Özel İdaresinin Görev ve Sorumlulukları

İl özel idarelerinin görev ve yetkileri, Anayasa’nın 127. maddesi ile Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartında öngörülen ilkelere uygun olarak yeniden düzenlenmiştir. Kanun’da il özel idarenin görev ve yetkileri tek tek sayılmak yerine hizmet alanları belirtilmekte ve kanunlarla açıkça başka bir kurum ve kuruluşa verilmeyen mahalli müşterek nitelikli her türlü görev ve hizmetin özel idarelerce yapılması öngörülmektedir. Bununla birlikte il özel idaresinin hangi hizmet alanlarında bütün il genelinde, hangi hizmet alanlarında ise belediye hudutları dışında yetkili olacağı ayrıca belirtilmiştir.

İl özel idaresinin, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla ders kitabınızın 170. sayfasında listelenen

görevleri ve yetkisi, 171. sayfasında listelenen imtiyazları vardır.

İl Özel İdaresi Gelirleri

İl özel idaresinin gelirleri şunlardır:

• Kanunlarla gösterilen il özel idaresi vergi, resim, harç ve katılma payları • Genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan paylar

Paylar, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından aylık olarak hesaplanır. Hazine ve Maliye Bakanlığı il özel idareleri paylarını ilgili idarelere aktarılmak üzere tahsil edilen ayı takip eden ayın sonuna kadar İller Bankasına aktarır. İller Bankası, payları müteakip ayın en geç onuncu günü mesai saati sonuna kadar ilgili idarelere gönderir.

İl özel idare payının;

• %50’lik kısmı illerin nüfusuna, • %10’luk kısmı illerin yüzölçümüne, • %10’luk kısmı illerin köy sayısına, • %15’lik kısmı illerin kırsal alan nüfusuna, • %15’lik kısmı illerin gelişmişlik endeksine,

göre İller Bankası tarafından dağıtılır.

İl Özel İdaresi Giderleri

İl özel idaresinin giderleri arasında; bina tesis bakım onarım giderleri, personel giderleri, altyapı giderleri, vergi tahsil giderleri, faiz ve borçlanma giderleri ve sosyal yardım giderleri yer alır. Dava takip giderleri, temsil ve tören giderleri, avukatlık giderleri, sosyokültürel etkinlik giderleri, doğal afet giderleri ve diğer görev giderleri de il özel idaresinin giderleri arasındadır.

İl Özel İdaresi Bütçesi

İlin stratejik planına uygun olarak hazırlanan bütçe, il özel idaresinin mali yıl ve izleyen iki yıl içindeki gelir ve gider tahminlerini gösterir, gelirlerin toplanmasına ve harcamaların yapılmasına izin verir. Bütçeye ayrıntılı harcama programları ile finansman programları eklenir. Bütçe yılı merkezî yönetim bütçesi mali yılı ile aynıdır. Bütçe dışı harcama yapılamaz. Vali ve harcama yetkisi verilen diğer görevliler, bütçe ödeneklerinin verimli, tutumlu ve yerinde harcanmasından sorumludur.

Vali tarafından hazırlanan bütçe tasarısı Eylül ayı başında il encümenine sunulur. Encümen, bütçeyi inceleyerek görüşüyle birlikte Kasım ayının birinci gününden önce il genel meclisine sunar. İl genel meclisi bütçe tasarısını yıl başından önce aynen veya değiştirerek kabul eder. Bütçe tasarısının süresi içinde kesinleşmemesi halinde vali, görüşüyle birlikte durumu İçişleri Bakanlığına bildirir. İçişleri Bakanının otuz gün içinde vereceği karar kesindir. Her yıl bütçesinin kesin hesabı, vali tarafından hesap döneminin bitiminden sonra gelen Mart ayı içinde encümene sunulur. Kesin hesap il genel meclisinin Mayıs ayı toplantısında görüşülerek karara bağlanır.


İl özel idaresi bütçesi ile muhasebe işlemlerine ilişkin esas ve usuller Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşü alınarak İçişleri Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

Borçlanma

İl özel idaresi, görev ve hizmetlerinin gerektirdiği giderleri karşılamak amacıyla ders kitabınızın 175. sayfasında belirtilen usul ve esaslara göre borçlanma yapabilir ve tahvil ihraç edebilir. İl özel idaresi, varlık ve yükümlülüklerinin ayrıntılı bir şekilde yer aldığı mali tablolarını üçer aylık dönemler halinde İçişleri ile Hazine ve Maliye Bakanlığına gönderir.

Şirket Kurulması

İl özel idaresi kendisine verilen görev ve hizmet alanlarında, ilgili mevzuatta belirtilen usullere göre sermaye şirketleri kurabilir.

İşletme Tesisi

İl özel idaresi, özel gelir ve gideri bulunan hizmetlerini İçişleri Bakanlığının izniyle bütçe içi işletme kurarak yapabilir. Bu işletmeler il özel idaresinin tâbi olduğu usule göre denetlenir.

Yurt Dışı İlişkileri

İl özel idaresi, il genel meclisinin kararına bağlı olarak görev alanıyla ilgili konularda faaliyet gösteren uluslararası teşekkül ve organizasyonlara, kurucu üye veya üye olabilir. İl özel idaresi, bu teşekkül ve organizasyonlarla ortak faaliyet ve hizmet projeleri gerçekleştirebilir.

Diğer Kuruluşlarla İlişkiler

İl özel idaresi, il genel meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda ders kitabınızın 176. sayfasında belirtilen diğer kuruluşlarla ilişkiler sağlayabilir. İl özel idaresi, yangın, sanayi kazaları, deprem ve diğer doğal afetlerden korunmak veya bunların zararlarını azaltmak amacıyla ilin özelliklerini de dikkate alarak gerekli afet ve acil durum planlarını yapar, ekip ve donanımı hazırlar.

İl Özel İdaresi Denetimi

Denetimin amacı faaliyet ve işlemlerinde hataların önlenmesine yardımcı olmak, çalışanların ve il özel idaresi teşkilatının gelişmesine, yönetim ve kontrol sistemlerinin geçerli, güvenilir ve tutarlı duruma gelmesine rehberlik etmek; hizmetlerin süreç ve sonuçlarını mevzuata, önceden belirlenmiş amaç ve hedeflere, performans ölçütlerine ve kalite standartlarına göre tarafsız olarak analiz etmek, karşılaştırmak ve ölçmek; kanıtlara dayalı olarak değerlendirmek, elde edilen sonuçları rapor hâline getirerek ilgililere duyurmaktır.

Denetimin Kapsamı ve Türleri

İl özel idarelerinde iç ve dış denetim yapılır. Denetim, iş ve işlemlerin hukuka uygunluk, mali ve performans denetimini kapsar. İç ve dış denetim 5018 sayılı Kamu

Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümlerine göre yapılır. Ayrıca, il özel idaresinin mali işlemler dışında kalan diğer idari işlemleri, idarenin bütünlüğüne ve kalkınma planı ve stratejilerine uygunluğu açısından İçişleri Bakanlığı, vali veya görevlendireceği elemanlar tarafından da denetlenir.

Faaliyet Raporu

Vali, Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nda belirtilen biçimde; stratejik plân ve performans hedeflerine göre yürütülen faaliyetleri, belirlenmiş performans ölçütlerine göre hedef ve gerçekleşme durumu ile meydana gelen sapmaların nedenlerini açıklayan faaliyet raporunu hazırlar. Faaliyet raporu Mart ayı toplantısında vali veya genel sekreter tarafından meclise sunulur. Raporun bir örneği İçişleri Bakanlığına gönderilir ve kamuoyuna da açıklanır.

Hizmetlerde Aksama

İl özel idaresi hizmetlerinin ciddi bir biçimde aksatıldığının ve bu durumun halkın sağlık, huzur ve esenliğini hayati derecede olumsuz etkilediğinin ilgili bakanlığın talebi üzerine yetkili sulh hukuk hâkimi tarafından belirlenmesi durumunda, İçişleri Bakanlığı;

• Hizmetin özelliğine göre makul bir süre vererek il özel idaresinden ister. • Aksama giderilemezse söz konusu hizmetin yerine getirilmesini o ilin valisinden ister.

Köy ve Kısa Tarihçesi

Köy, insanların toplumsal bir varlık olmalarından ve bir arada yaşama ihtiyaçlarından doğan doğal bir yerleşme birimidir. Bu yerleşim yerlerinin bazıları hem nüfus açısından hem de ekonomik güç açısından büyüyerek şehir veya kasabalara dönüşmüş, bazıları ise varlıklarını sürdürmüşlerdir. Köy, çok eskiden beri var olmasına rağmen, devletin yönetim örgütü içinde ayrı bir tüzel kişiliğe ve aynı zamanda yerel yönetim niteliğine kavuşması, Cumhuriyet dönemi başında çıkarılan 18.3.1924 tarih ve 442 sayılı Köy Kanunu ile gerçekleşebilmiştir.

6360 sayılı Kanun, 30.03.2014 tarihinden itibaren 30 büyükşehir olan ilde köylerin tüzel kişiliğini kaldırmıştır. Dolayısıyla 30 ilde bulunan köyler mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katıldıklarından köy sayısında önemli bir düşme olmuştur. 6360 sayılı Kanun öncesinde 34283 olan köy sayısı 2015 yılı sonu itibariyle %47 oranında azalmış ve 18143’e düşmüştür.

Köy Organları

Köylerin danışma ve karar organı köy derneği ile ihtiyar meclisi, yürütme organı ise muhtardır.

Köy Derneği

Köy muhtarını ve ihtiyar meclisi üyelerini seçmeğe hakkı olan kadın ve erkek köylülerin toplanmasından oluşan bir organdır. Görevleri genel olarak şunlardır; muhtar ve ihtiyar meclisi üyelerini seçmek, köyün isteğe bağlı


işlerini zorunlu hale getirmek, imamı tayin etmek, köy tüzel kişiliği ile muhtar veya ihtiyar meclisi üyeleri arasında çıkan davalarda köyü temsil edecek kişiyi seçmek.

İhtiyar Meclisi

İhtiyar meclisi, köye ait işleri görüşüp yürütmeye ilişkin kararlar alan ve bunları denetleyen bir organdır. İki tür üyeden oluşur. Birincisi, ihtiyar meclisine seçimle gelen üyelerdir. İkincisi ise kanunla atanan doğal üyelerdir. İhtiyar meclisinin, ihtiyar kelimesinin çağrıştırdığı şekilde yaşlı kimselerden oluşması gerekmemektedir. Seçilme yaşına gelme, seçilebilmek için yeterli olduğundan, gençlerin de ihtiyar meclisine üye olmaları mümkündür.

Seçimle işbaşına gelen üyeler, tek dereceli, genel, eşit ve gizli oyla, çoğunluk esasına göre seçilirler. Seçilen üye sayısı köyün nüfusuna göre değişir. Nüfusu 1000’den az olan köylerde 8, binden fazla olan köylerde ise 12 üye seçilir. Doğal üyeler ise; köyün imamı, köyün öğretmeni veya başöğretmeni, şayet varsa birinci sınıf ebelerle birinci sınıf sağlık memurlarıdır. İhtiyar meclisinin görevleri ders kitabınızın 180. sayfasında verilmiştir.

Muhtar

Köy Kanunu’na göre muhtar, hem merkezî yönetimin köydeki temsilcisi, hem de yerel yönetim birimi olan köy yönetiminin başı ve yürütme organıdır. Buna göre muhtarın görevleri, devlet işleri ve köy işleri olarak ikiye ayrılmıştır. Köy muhtarları, seçilme niteliğine sahip köy halkı arasından köylü seçmenler tarafından seçilir. Ayrıca, en az altı aydan beri köyde yerleşmiş olmak gerekmektedir.

Köy Üzerindeki İdari Vesayet

Çoğunluğu Köy Kanunu ile olmak üzere çeşitli kanun ve yönetmeliklerle köy yönetimine 115 ayrı görev verilmiştir.

Köy Görevleri

Köy kanununa göre köy işleri zorunlu ve köylünün isteğine bağlı işler olmak üzere ikiye ayrılır. Kanuni olarak, köylünün zorunlu işleri görmemesi hâlinde ceza göreceğini hükme bağlayarak, zorunlu işleri kamu yükümlülüğü olarak kabul etmiştir. Zorunlu işler ve köylünün isteğine bağlı işler köy kanununda tek tek belirtilmiştir.

Köy Kanunu’nun 12. maddesi köye ait işleri, zorunlu olan işler ve köylünün isteğine bağlı işler olarak ikiye ayırmıştır. Her iki türde yer alan görevler sayılarak belirtilmiştir. Zorunlu görevler olarak gösterilen 37 tür hizmetin çoğu, temizlik, sağlık, tarım, bayındırlık ve eğitim gibi hususlarla ilgilidir. İsteğe bağlı görevler ise 32 tür hizmet olarak yine sayılma yöntemi ile belirtilmiştir.

Zorunlu ve isteğe bağlı görevleri ders kitabınızın 182 ve 183. sayfalarından inceleyebilirsiniz.

Köy Gelirleri

Köyler, gelir yetersizlikleri içinde varlıklarını sürdürmeye çalışan yerel yönetim birimlerimizdir. Köy Kanunu’nun

15, 16 ve 17. maddelerinde köy gelirleri yer almıştır. Buna göre köy gelirleri şunlardır;

• İmece: Köyün zorunlu işlerinin yapılması için köy halkının ortaklaşa ve eşit koşullar altında çalışmaları • Salma: Köy işlerini gören köyün aylıklı personelinin aylık ve yıllıklarıyla, köy sınırları içinde yapılacak mecburi köy işlerine yetmezse uygulanacak bir gelirdir. • Diğer gelirler

Köy Bütçesi

Köy Kanununda, köyün görevleri ve gelirleri ayrıntılı olarak belirlenmesine rağmen, köy bütçelerine ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. Köy bütçeleri, İçişleri Bakanlığının 1942 yılında yayınladığı “Köy İdareleri Hesap Talimatı”na göre düzenlenmekte ve uygulanmaktadır. Bu talimata göre, “Köy bütçesi, köy idarelerinin bir yıllık gelir ve giderlerini gösteren ve bunların senesi içinde toplanıp, kanunlarla belirlenen işlere ve hizmetlere harcanmasına izin veren bir kararnamedir.”

Köy bütçelerinin hazırlanışında, önce gelir tahminleri yapılıp, sonuçlara göre bütçenin gider kısmı hazırlanır. Böylece, bütçenin denk olarak hazırlanması sağlanır.

Köy bütçesi, muhtarın başkanlığında ihtiyar meclisi tarafından hazırlanır. Bütçenin hazırlanışına ilişkin ayrıntılara, İçişleri Bakanlığının yukarıda belirtilen talimatında yer verilmiştir. Ayrıca, İçişleri Bakanlığı “bütçe örneği” bastırıp köylere dağıtmıştır. İhtiyar meclisi, köyün bütçesini örneğe uygun olarak hazırlayıp, kabul eder. Sonra da, onanmak üzere bağlı oldukları ilçe veya ile gönderir. Kaymakam veya vali onaylamadan önce düzeltme yapabilir veya ihtiyar meclisine yaptırabilir. Bütçenin yürütücüsü muhtardır. Ödenek değişikliği gerekirse bunun ihtiyar meclisi tarafından yapılması ve vesayet makamı tarafından onaylanması gerekir. Kesin hesaplar sayman görevini de üstlenmiş muhtar tarafından düzenlenir. Köy parasından muhtar ve ihtiyar meclisi sorumludur.

Ünite 7 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç