MLY201U-TÜRK VERGİ SİSTEMİ
Ünite 3: Ücretler, Serbest Meslek Kazançları,
Gayrimenkul-Menkul Sermaye İratları, Diğer Kazanç ve İratlar
Giriş
Ücret geliri, kazanç ve irat ifadesini barındırmayan sadece emek faktörünün getirisi olan ve tahsil esasına göre tespit edilen bir gelir türüdür. Serbest meslek kazancı, ticari ve zirai kazançtan sonra üçüncü kazanç türü olan ve uygulamada ticari kazanç ile zaman zaman karıştırılabilen uzmanlaşmış emek ve sermayenin geliri olarak ortaya çıkan bir gelir türüdür.
Ücretin Tanımı ve Vergilendirilmesi
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61. maddesinde ücret “… işverene tabi ve belirli bir iş yerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir” şeklinde tanımlamıştır. Elde edilen gelirin ücret olarak vergilendirilebilmesi için;
• İşverene tabi olma • İşyerine bağlı olma • Hizmet karşılığı olarak ödeme yapılması
ücreti gelir vergisine konu diğer kazanç ve iratlardan özellikle de serbest meslek kazancından ayıran en önemli özellikleridir.
Gelir Vergisi Kanununda ücretin tanımı yapıldıktan sonra ücretin tespiti konusunda doğabilecek bazı tereddütleri gidermek amacıyla aynı maddenin ikinci fıkrasında “ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsilat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez” hükmü yer almaktadır.
GVK’nun 61. maddesinde genel tanım kapsamına girsin girmesin ücret sayılan ödemeler şöyle belirtilmiştir:
a. Kanunla kurulan emekli sandıkları ile Sosyal Sigortalar Kanunu’nun geçici 20. maddesinde belirtilen bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, ticaret odaları, sanayi odaları, borsalar veya bunların teşkil ettikleri birliklerin personellerinin malullük, yaşlılık ve ölümlerinde yardım yapmak üzere kurulan sandıklardan ödenen ve en yüksek devlet memuruna ödenen en yüksek ödeme tutarını aşmayan kısım istisna kapsamında olup; bunların dışında kalan emeklilik, maluliyet, dul ve yetim aylıkları, b. Daha önce yapılmış veya gelecekte yapılacak hizmetler karşılığında verilen para ve ayınlarla sağlanan diğer menfaatler, c. TBMM, İl Genel Meclisi ve Belediye Meclisi üyeleri ile Özel kanunlarına veya İdari kararlara göre kurulan daimi veya geçici bütün komisyonların üyelerine ve yukarıda sayılanlara benzer diğer kişilere bu sıfatları dolayısıyla ödenen veya sağlanan para, ayın ve menfaatler,
d. Yönetim ve Denetim Kurulları başkanı ve üyeleriyle, tasfiye memurlarına bu sıfatları dolayısıyla ödenen veya sağlanan para, ayın ve menfaatler, e. Bilirkişilere, resmî arabuluculara, eksperlere, spor hakemlerine ve her türlü yarışma jürisi üyelerine ödenen veya sağlanan para, ayın ve menfaatler, f. Sporculara transfer ücreti veya sair adlarla yapılan ödemeler ve sağlanan menfaatler,
Ücretlerde matrah genel kural olarak gerçek usule göre belirlenir. Ücretin gerçek safi değeri, işveren tarafından verilen para ve ayınlar ile sağlanan menfaatlerin toplamından GVK’rur 63. maddesinde belirtilen şu indirimler yapıldıktan sonra kalan tutardır:
• Emekli aidatı ve sosyal sigorta primleri, • Sosyal güvenlik destekleme primi, • İşsizlik sigortası primi, • Hayat/şahıs sigorta primleri, • OYAK ve benzeri kamu kurumlarınca yapılan yasal kesintiler, • Sendikalara ödenen aidatlar (işçi ve memur sendikaları), • Engellilik indirimi, • Sigortanın Türkiye’de kâin ve merkezi Türkiye’de bulunan bir emeklilik veya sigorta şirketi nezdinde akdedilmiş olması şartıyla; ücretlinin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat sigortası poliçeleri için hizmet erbabı tarafından ödenen primlerin %50’si ile ölüm, kaza, sağlık, hastalık, sakatlık, işsizlik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta poliçeleri için hizmet erbabı tarafından ödenen primler (İndirim konusu yapılacak primler toplamı, ödendiği ayda elde edilen ücretin %15’ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşamaz. Cumhurbaşkanı bu bentte yer alan oranları yarısına kadar indirmeye, iki katına kadar artırmaya ve belirtilen haddi, asgari ücretin yıllık tutarının iki katını geçmemek üzere yeniden belirlemeye yetkilidir).
GVK’na göre (ister dar mükellef ister tam mükellef olsun) gerçek usule tabi ücretlerin vergilendirilmesi iki şekilde yapılmaktadır;
• Ücretten, işveren tarafından vergi kesintisi (stopaj usulüyle vergilendirme) yapılması, • Elde edilen ücretin yıllık beyanname ile beyan edilmesi (beyan usulüyle vergilendirme).
Ücretlerin Stopaj Usulüyle Vergilendirilmesi
Ücretin ödenmesi sırasında sorumlular tarafından verginin kesilerek vergi dairelerine yatırılmasına kesinti (tevkifat) usulü denilmektedir. Gerçek usulde elde edilen ücretlerin vergilendirilmesi esas olarak bu yöntemle yapılmaktadır. Yapılacak olan kaynakta kesinti ücretin safi tutarı üzerinden yapılmaktadır. Başka bir ifade ile Kanunun 63.
maddesindeki indirimler yapıldıktan sonra kalan tutar üzerinden stopaj yapılmaktadır. Ücret gelirlerinde yapılacak tevkifat, Gelir Vergisi Kanunu’nun 103. maddesinde yer alan vergi tarifesi uygulanmak suretiyle hesaplanmaktadır.
Asgari Geçim İndirimi
Gelir Vergisi Kanununda “İndirimler” başlığı altında yer alan 32. maddesi ile ücret geliri elde edenlere “asgari geçim indirimi” uygulamasından yararlanma hakkı verilmiştir. Buna göre asgari geçim indirimi uygulamasından, ücretleri gerçek usulde vergilendirilenler yararlanabilir.
Asgari geçim indirimi, ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgari ücretin yıllık brüt tutarına;
• Mükellefin kendisi için % 50’si, • Çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için % 10’u, • Çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere; ilk iki çocuk için % 7,5’i, • Üçüncü çocuk için %10’u, • Diğer çocuklar için % 5’i,
olmak üzere ücretlinin şahsi ve medeni durumu dikkate alınarak indirim oranı tespit edilir. Asgari ücretin yıllık brüt tutarına bu indirim oranı uygulanmak suretiyle asgari geçim indirimine esas teşkil edecek tutar hesaplanır. Hesaplanan bu tutara gelir vergisi tarifesinin birinci dilimi için öngörülmüş %15’lik oranın uygulanmasıyla yıllık asgari geçim indirimi tutarı tespit edilir. Bu sonucun on ikiye bölünmesiyle her aya isabet eden asgari geçim indirimi tutarı hesaplanır. Hesaplanan bu tutar ise ödenecek gelir vergisinden mahsup edilir. Hesaplamada kullanılan formül şöyledir:
AGİ Yıllık Tutarı = (Asgari Ücretin Yıllık Brüt Tutarı × AGİ Oranı) × %15
Asgari geçim indiriminin yıllık tutarı, her ücretli için asgari ücret üzerinden hesaplanan yıllık vergi tutarını aşamamakta ve yıl içerisinde asgari ücret tutarında meydana gelen değişiklikler asgari geçim indirimi uygulamasında dikkate alınmamaktadır.
Engellilik İndirimi
Gelir Vergisi Kanunu’na göre hizmet erbaplarından çalışma gücünün asgari % 80’ini kaybetmiş bulunanlar birinci derece engelli, % 60’ını kaybetmiş bulunanlar ikinci derece engelli, % 40’ını kaybetmiş bulunanlar ise üçüncü derece engelli sayılır ve elde ettikleri ücret gelirlerinden aşağıda belirtilen aylık engellilik indirimi tutarları indirilir.
Ücretlerin Beyan Usulüyle Vergilendirilmesi
Türk Vergi Sisteminde ücretlere ilişkin olarak temel vergilendirme yöntemi stopaj usulü olmakla birlikte stopaj harici yöntem olarak ücretin beyanname üzerinden
vergilendirilmesi ve bazı ücretlerin vergi karnesi üzerinden vergilendirilmesine yönelik düzenlemeler de mevcuttur.
Vergi Karnesi Üzerinden Vergilendirme
GVK’nun 64. maddesi aşağıda sayılan kişilerin, bu işlerden sağladıkları gelirlerini gerçek ücretlerin dışında “diğer ücretler” olarak adlandırmış ve özel bir vergilendirme sistemi getirmiştir:
• Kazançları basit usulde tespit edilen ticaret erbabı yanında çalışanlar, • Özel hizmetlerde çalışan şoförler, • Özel inşaat işçileri, • Gayrimenkul sermaye iradı sahibi yanında çalışanlar.
Bu hizmet erbabının ücretleri, sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgari ücretin yıllık brüt tutarının % 25’idir. Gerçekte elde ettikleri ücretin bir önemi olmaması nedeniyle bunlara gerçek ücretlerin dışında “diğer ücretler” adı verilmiştir. Diğer ücretler kapsamında vergilenen mükelleflere vergi karnesi alma yükümlülüğü getirilmiştir. Bu kişiler aldıkları vergi karnesi üzerinde, gelir vergisi tarifesi dikkate alınarak tahakkuk ettirilen vergiyi, şubat ve ağustos aylarında olmak üzere iki taksit halinde ilgili vergi dairesine ödemektedirler.
Ücretlilerin Beyanname Üzerinden Vergilendirilmesi
Gelir vergisi beyannamesi verme yükümlülüğü olan ücret gelirleri; kaynakta kesintiye tabi tutulmamış ücretler ile stopaja tabi olmasına rağmen birden fazla işverenden elde edilen ve o yıl için belirlenen beyan sınırını aşanlardır.
GVK’nun 95. Maddesinde ifade edilen ve aşağıda verilen ödemeler stopaja tabi olmamaktadır. Bu nedenle 95. madde kapsamında ücret geliri elde edilmesi durumunda beyan usulü ile vergilendirme yapılması gerekmektedir. GVK’nun “Tevkifata Tabi Olmayan Ücretler” 95. maddesinde yer alan;
• Ücretlerini yabancı bir memleketteki işverenden doğrudan doğruya alan hizmet erbabı, • Ücretlere yönelik olarak Kanunun 16. maddesinde yazılı istisnadan faydalanmayan yabancı elçilik ve konsolosluk memur ve hizmetlileri, • Hazine ve Maliye Bakanlığınca yıllık beyanname ile bildirilmesi gerekli görülen ödemeler
yıllık beyanname ile bildirilirler.
Ücretlerde Muaflık ve İstisnalar
GVK’nda ücretlere ilişkin birtakım muaflık ve istisna hükümleri yer almaktadır. Bunlardan bazıları;
• Diplomat Muaflığı • Elçilik ve Konsolosluk Çalışanlarının Ücret İstisnası
Ücretlerde Diğer İstisnalar
Bu istisnalar GVK’nun 23 “Müteferrik İstisnalar” başlığını taşıyan Altıncı Bölümü’nde yer almaktadır. Müteferrik kavramı ‘çeşitli’, ‘farklı’ anlamına gelmektedir. GVK’nun 23. maddesinde ücret olarak yapılan bazı ödemelere ilişkin istisnalara yer verilmiştir. 24. madde gider karşılıklarında uygulanacak istisna hükümlerini, 25. madde bazı tazminat ve yardımların istisnaya tabi tutulmasını, 26. madde vatan hizmeti yardımlarında, 27. madde teçhizat ve tayin bedellerinde, 28. madde bazı öğretim ve uygulama giderlerinde, 29. madde ise teşvik, ikramiye ve mükâfatlarda gelir vergisinden istisna tutulan ödemeleri düzenlenmiştir.
Serbest Meslek Kazançları
193 Sayılı GVK’nun 65. maddesinde; “Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.” ifadesi ile hüküm altına alınmıştır. Ayrıca her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Tahkim işleri dolayısıyla hakemlerin aldıkları ücretler ile kolektif, adi komandit ve adi şirketler tarafından yapılan serbest meslek faaliyeti neticesinde doğan kazançlar da serbest meslek kazancıdır.
GVK’nda yer alan serbest meslek faaliyeti tanımından, bu faaliyetin;
• Sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmî veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayalı olması, • Bir işverene bağlı olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılması, • Sürekliliğinin olması,
gerektiği anlaşılmaktadır. Serbest meslek faaliyetini kendi nam ve hesabına, mutat meslek halinde ifa eden; avukat, doktor, diş hekimi, veteriner hekim, mimar, mühendis, serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir, yeminli mali müşavir, danışman, ressam, yazar, bestekar ile birlikte;
• Gümrük müşavirleri, bilumum borsa ajan ve acenteleri, noterler, • Bizzat serbest meslek erbabı tarifine girmemekle beraber serbest meslek erbabını bir araya getirerek teşkilat kurmak veya bunlara sermaye temin etmek suretiyle veya sair suretlerle serbest meslek kazancından hisse alanlar, • Dava vekilleri, müşavirler, kurumlar ve tüccarlarla serbest meslek erbabının ticarî ve meslekî işlerini takip edenler ve konser veren müzik sanatçıları, • VUK’nun 155. maddesinde belirtilen şartlardan en az ikisini taşıyan ebe, sünnetçi, sağlık
memuru, arzuhalci, rehber gibi mesleki faaliyette bulunanlar, • Serbest meslek faaliyetinde bulunan kolektif ve adi şirketlerde ortaklar, adi komandit şirketlerde komandite ortaklar
da serbest meslek erbabı sayılmaktadırlar.
Serbest Meslek Kazancının Başka Kazançlara Dönüşmesi
Serbest meslek faaliyetlerinin bir işverene tabi olarak yapılması halinde, elde edilen gelir ücret geliri olmaktadır.
Serbest meslek faaliyetinin sermaye unsuru ön planda tutularak başka bir ifade ile sermaye konularak yapılması durumunda ise ticari kazanç söz konusu olmaktadır.
Serbest meslek faaliyetini sürekli olarak değil de arızi (geçici) olarak yapanlar ise, diğer kazanç ve irat hükümlerine göre vergilendirilirler.
Serbest Meslek Kazancının Tespiti
Bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ile diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerden bu faaliyet dolayısıyla yapılan (ödenen) giderler indirildikten sonra kalan fark serbest meslek kazancıdır.
Müşteri veya müvekkilinden, serbest meslek faaliyeti ile ilgili olmak üzere para ve ayın şeklinde alınan gider karşılıkları da serbest meslek kazancına ilave edilir.
Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin satılması halinde, alınan bedel ile bunların envanter defterinde kayıtlı değerleri arasındaki müspet fark kazanca ilave edilir.
Vergi, resim, harç, keşif, şahitlik, bilirkişilik ve ekspertiz gibi hususlara harcanmak üzere müşteri veya müvekkilden alınan ve tamamen bu hususlara harcanan para ve ayınlar serbest meslek kazancı sayılmaz.
Serbest meslek erbabı “Serbest Meslek Kazanç Defteri” tutmak zorundadır. Kolektif, adi komandit ve adi şirketler de mesleki kazançlarını Serbest Meslek Kazanç Defteri üzerinden tespit ederler. Bu şirketlerin bilanço esasına göre tuttukları defterler serbest meslek kazanç defteri yerine geçer. Serbest meslek kazanç defterine işlemlerin günü gününe kaydedilmesi zorunludur.
Serbest meslek faaliyetinde bulunan serbest meslek erbabı, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha “Serbest Meslek Makbuzu” düzenlemek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşteri de bu makbuzu istemek ve almak zorundadır.
İndirilebilecek Giderler
Serbest meslek sahibinin, safi kazancının belirlenmesinde gider olarak düşebileceği bazı kalemler GVK m. 68’de “mesleki giderler” başlığı altında açıklanmaktadır (ders kitabının 70. Sayfasında listelenmiştir). Ayrıca, her türlü para cezaları ve vergi cezaları ile meslek erbabının suçlarından doğan tazminatlar gider olarak indirilemez.
Serbest Meslek Kazançlarında İndirim, Muafiyet ve İstisnalar
GVK’nda yer alan serbest meslek kazançlarına ilişkin istisnalar şunlardır:
• Telif kazançları istisnası • Genç girişimcilere kazanç istisnası • Sergi ve panayır istisnası • Serbest meslek kazancı muaflığı
Gayrimenkul Sermaye İratları
GVK’nun 70. maddesinde belirtilen mal ve hakların kiraya verilmesi karşılığında elde edilen gelirler gayrimenkul sermaye iradı olarak ifade edilmekte olup bu gelirler belirli koşullarda gelir vergisine tabi tutulmaktadır.
Mutasarrıf: Bir mal veya hak üzerinde kullanma yetkisi olan kişidir.
Zilyetlik: Taşınır veya taşınmaz bir mal üzerindeki fiili hakimiyettir.
İrtifak hakkı sahibi: Bir gayrimenkulden özel bir hukuki sebebe dayanarak (tapu siciline tescil edilmek suretiyle) yararlanma hakkı bulunan kişidir.
İntifa hakkı sahibi: Bir menkul veya gayrimenkul mal ya da hak üzerinde yararlanma ve kullanma hakkı olan kişilerdir.
GVK’nun 70. maddesinde belirtilen kira gelirine konu mal ve haklar ders kitabının 72. sayfasında listelenmiştir.
Gayrimenkul Sermaye İradının Başka Kazançlara Dönüşmesi
GVK’nun 70. maddesinde yazılı olan ve yukarıda verilen mal ve hakların bir ticari veya zirai bir işletmeye dâhil olması durumunda, bu mal ve haklardan elde edilen iratlar ticari veya zirai kazancın tespitine ilişkin hükümlere göre vergilendirilecektir. Örneğin (A) A.Ş. ait bir meskenin ya da işyerinin kiraya verilmesi sonucu elde edilen gelir ticari kazanç olmaktadır.
Gayrimenkul Sermaye İratlarında Hasılat ve Vergilendirme
Gayrimenkul sermaye iradında safi irat, GVK’nun 71. maddesinde gayrisafi hasılattan iradın sağlanması ve idamesi için yapılan giderler indirildikten sonra kalan müspet fark olarak tanımlanmıştır. GVK’nun 72. maddesinde ise gayrisafi hasılat, “70. maddede yazılı mal ve hakların kiraya verilmesinden bir takvim yılı içinde o yıla veya geçmiş yıllara ait olarak nakden veya aynen tahsil edilen kira bedellerinin tutarıdır.” şeklinde ifade edilmiştir.
Kira gelirinin vergilendirilmesinde, elde edilen gelirin safi tutarı iki farklı şekilde tespit edilebilmektedir.
• Gerçek Gider Yöntemi • Götürü Gider Yöntemi (Hakları kiraya verenler hariç)
Götürü gider yöntemini seçen mükellefler, gerçek giderlere karşılık olmak üzere hasılatlarından %15’ini götürü olarak indirebilirler. Kira geliri elde edip de mesken istisnasından yararlanabilecek mükellefler için götürü gider, istisna tutarı düşüldükten sonra bulunan tutar üzerinden hesaplanmaktadır.
Gerçek gider yönteminin seçilmesi durumunda, safi iradın bulunması için gayrisafi hasılattan GVK’nun 74. maddesinde yazılı olan (ders kitabının 73. sayfasında listelenen) giderler indirilebilmektedir.
Gayrimenkul Sermaye İradında İstisna
Binaların mesken olarak kiraya verilmesinden bir takvim yılı içinde elde edilen hasılat (2021 yılı için istisna tutarı 7.000 TL) gelir vergisinden istisna edilmiştir. Konut kira geliri elde eden kişilerin, yıllık olarak tespit edilen istisna tutarının altında kira geliri elde etmeleri halinde bu gelirleri için beyanname vermesine gerek bulunmamaktadır.
Gayrimenkul Sermaye İradının Beyanı
Beyana tabi geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından ibaret olan mükelleflerden;
• Bir takvim yılı içinde elde ettiği konut kira geliri, istisna tutarını (2021 yılı için 7.000 TL) aşanlar, • İş yeri kira gelirleri üzerinden vergi kesintisi yapılanlardan, kira gelirlerinin brüt tutarı beyanname verme sınırını (2021 yılı için 53.000 TL) aşanlar • Bir takvim yılı içinde mal ve hakların kiralanmasından elde edilen gelirlerden kesinti ve istisna uygulamasına konu olmayan ve tutarı beyanname verme sınırını (2021 yılı için 2.800 TL) aşanlar,
yıllık beyanname vereceklerdir.
Vergi Güvenlik Müessesesi (Emsal Kira Bedeli)
GVK’nda, vergilenecek gayrimenkul sermaye iradında gayrisafi hasılatın, emsal kira bedelinden düşük olamayacağı öngörülmüş, bu amaçla da kira bedelinin hiç olmaması veya düşük olması halinde, “emsal kira bedeli” esas alınacağı hükmü söz konusudur.
Emsal kira bedeli: Kira bedelinin gerçekte olandan düşük beyan edilmesini önlemeye yarayan bir vergi güvenlik müessesesidir.
Menkul Sermaye İratları
GVK’nun 75. maddesine göre, sahibinin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti dışında nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden müteşekkil sermaye dolayısıyla elde ettiği kâr payı, faiz, kira ve benzeri iratlar menkul sermaye iradıdır. Buna göre aşağıdaki gelirler menkul sermaye iradı sayılmaktadır:
• Her türlü hisse senetlerinin kâr payları (temettü gelirleri), • İştirak hisselerinden doğan kazançlar,
• Devlet tahvili ve Hazine bonosu faizleri ile diğer her türlü tahvil ve bono faizleri, eurobond (yani, uluslararası piyasalarda işlem gören, yabancı para cinsinden uzun vadeli yatırım aracı) faizleri, • Repo gelirleri, • Mevduat faizleri, • Faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kâr payları ile kâr ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kâr payları ve özel finans kurumlarınca kâr ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen kâr payları (İslam bankacılığı ve işletmeciliği), • Her nevi hisse senetleri kâr payları, • Sermaye Piyasası Kanunu’na göre kurulan yatırım fonları katılma belgelerine ödenen kâr payları, • Her türlü alacak faizleri, • Bireysel emeklilik sisteminden ayrılanlara yapılan ödemelerin içerdiği irat tutarları, • Her çeşit senetlerin iskonto edilmesi karşılığında alınan iskonto bedelleri.
Menkul Sermaye İratlarının Başka Kazançlara Dönüşmesi
GVK’nda menkul sermaye iradı kapsamında irat sağlayan menkul kıymetlerin ticari faaliyete dâhil olması durumunda, bu iratların ticari kazancın tespitinde dikkate alınacağı ve ticari kazanca göre vergilendirileceği hüküm altına alınmıştır. Yine Hazine bonosu, Devlet tahvilleri ve eurobondların vadesi gelmeden elden çıkarılması durumunda, menkul sermaye iradı olarak değil, diğer kazanç ve irat (değer artışı kazancı) vergilendirileceğinin de bilinmesi gerekmektedir.
Menkul Sermaye İratlarının Vergilendirilmesi
Menkul Sermaye İratlarının Stopaj Yoluyla Vergilendirilmesi
Gerçek kişilerce, tam mükellef kurumlardan elde edilen ve GVK kapsamında kâr payı sayılan;
• Her türlü hisse senetlerinin kâr payları, • İştirak hisselerinden doğan kazançlar, • Kurumların idare meclisi başkan ve üyelerine verilen kâr payları,
tam mükellef kurumlardan elde edilmesi durumunda yarısı gelir vergisinden istisna olup, kalan tutar vergiye tabi gelir olarak dikkate alınmaktadır. Beyana başka gelirlerin bulunmaması halinde, vergiye tabi gelir 2021 yılı için 53.000 TL’yi aşıyor ise beyan edilecektir.
Menkul Sermaye İratlarının Beyanname Üzerinden Vergilendirilmesi
Gerçek kişilerce elde edilen menkul sermaye iratlarının bir kısmı beyan edilecek gelir toplamının 2021 yılı için 53.000 TL aşması halinde, bir kısmı ise vergi kesintisine ve istisnaya tabi olmadıkları için 2021 yılı için 2.800 TL aşması halinde yıllık beyanname ile beyan edilmektedir.
Bu kapsamda; Türkiye’de vergi kesintisine tabi olmayan ve istisna uygulanmayan aşağıda belirtilen menkul sermaye iratları 2021 yılı için 2.800TL’lik tutarı aşması halinde yıllık beyanname ile beyan edilmektedir:
• Kıyı bankacılığından (off-shore bankacılık) elde edilen faiz gelirleri, • Hisse senetleri ve tahvillerin vadesi gelmemiş kuponlarının satışından elde edilen bedeller (01/01/2006 tarihinden önce ihraç/ iktisap edilenler), • İştirak hisselerinin sahibi adına henüz tahakkuk etmemiş kar paylarının devir ve temliki karşılığında alınan para ve ayınlar, • Her çeşit senetlerin iskonto edilmesi karşılığında alınan iskonto bedelleri, • Yurt dışından elde edilen diğer menkul sermaye iratları (faiz, repo, kar payı vb.), • Her türlü alacak faizleri.
Elde edilen gelirin 2021 yılı için 53.000 TL’yi aşması halinde ise yıllık beyanname verilmesi zorunludur.
Menkul sermaye iratları toplamının 2021 yılı için 53.000 TL’yi aşıp aşmadığının tespitinde, indirim oranı ve istisna uygulanabilecek menkul sermaye iratlarının, indirim oranı ve istisna uygulandıktan sonra kalan kısımlarının dikkate alınması gerekmektedir.
Farklı menkul sermaye iradını bir arada elde eden mükellefler açısından, beyanname verme sınırının tespitinde; mükellef tarafından kurumlardan elde edilen kâr payları ve beyana tabi olan diğer menkul sermaye iratları toplanmaktadır.
Verilen beyannamede, brüt menkul sermaye iradın toplamından aşağıda yer alan giderler indirilebilir:
• Depo etme ve sigorta ücretleri gibi taşınır değerlerin korunması için yapılan giderler, • Temettü hisseleri ve faizlerin tahsil giderleri, • Menkul kıymetler ve bunların iratları için ödenen her türlü vergi, resim ve harçlar.