LOJ331U-ULUSLARARASI İKTİSAT
Ünite 8: Ödemeler Bilançosunun Denkleşmesi: Para ve Maliye Politikaları
Giriş
Bu bölümde ödemeler dengesinde fiyat istikrarı ve denge ile tam istihdam sağlamak için kullanılan uyum politikaları incelenmektedir. Ülkelerin başlıca ekonomik hedefleri; iç denge, dış denge, makul bir büyüme oranı, eşit bir gelir dağılımı ve çevrenin yeterli korunmasıdır. Dış dengesizliklerde ekonominin doğal dinamikleri harekete geçerek açıklar ve fazlalar kendiliğinden giderilir. Bunlar dış denkleşmeyi sağlayan otomatik denkleşme mekanizmaları olarak tanımlanır. Bu bölümde dış dengesizliğin giderilmesi konusu üç ana başlık altında incelenmektedir. Bunlar; fiyat değişmesi mekanizmaları, ulusal gelir değişmesi mekanizmaları ve parasalcı denkleşme mekanizmasıdır.
Ödemeler Bilançosunun Denkleşmesi
Ödemeler bilançosundaki açık veya fazlalıkların belli bir süre içinde giderilmesi ve dış dengenin sağlanması gerekir. Dış açıkların giderilmesinde etkili olabilecek mekanizmalar, fiyat değişmeleri, gelir değişmeleri, parasal değişmeler, dolaysız kontroller ve döviz gelirlerini artırıcı önlemler şeklinde sıralanabilir.
Fiyat Değişmesi Mekanizmaları
Temelde akım değişkenler olan ihracat ve ithalatta meydana gelen değişmelerin döviz arz ve talebini etkilediği; bunların da döviz fiyatlarını değiştirerek dengesizlikleri giderici etkilere yol açtığı düşüncesine dayanır.
Değişken Kur Sisteminde Denkleşme
Döviz arz ve talebini etkileyerek ödemeler bilançosunda dengesizlik doğuran bir gelişme ortaya çıktığında, döviz kuru buna tepki olarak değişir. Denge yeni bir kur düzeyinde sağlandığında ise döviz arz ve talebi yine birbirine eşitlenmiş ve dış denge bir kez daha sağlanmış olur. Döviz talebini etkileyen en önemli faktörler; mal ve hizmetler konusunda yurt içi ve yurt dışı nispi fiyat farklılıkları ile sermaye giriş ve çıkışları bakımından nispi faiz oranı farklılıklarıdır.
Toplam Döviz Arzı ve Talebi Eğrileri: Gerçek yaşamda döviz piyasası arz ve talebini oluşturan etkenler yalnızca mal ve hizmet ithali ve ihracından kaynaklanmamaktadır. Sermaye akımları özellikle önemli bir yer tutar. Ülkeye giren kısa ve uzun vadeli sermaye, mal veya hizmet ihracı yanında döviz arzını, ülkeden çıkan sermaye de döviz talebini artırıcı bir etkendir. Dolayısıyla, toplam döviz arz ve talebine ulaşmak için tüm bu gelir ve gider kalemlerinin de hesaba katılması gerekir.
Döviz piyasası ve ödemeler bilançosunu etkileyen gelişmeler:
1. Tercihlerde değişme: Halkın tercihleri ithal malları yönünde değişirse: döviz talebi eğrisi sağa kayar, dış açık oluşur, kur yükselir, ihracat artar ve ithalat azalır. 2. Enflasyon oranları: Ülkedeki fiyatların göreceli olarak dünya fiyatlarından daha hızlı artması da dış ticaret bilançosunda açık doğuran başka bir
nedendir. Bu durumda döviz talebi eğrisi sağa, döviz arz eğrisi sola kayar. 3. Beklenen kur değişmeleri: Kurlarda bir yükselme beklenmesi, bugünkü mal ve hizmet ithalatını artırıp, ihracatını azaltarak cari işlemler açığı yaratır ve sonuçta kurun bugünden yükselmesi sonucunu doğurabilir. 4. Yabancı sermaye hareketleri: Eğer ülkeden dışarıya sermaye çıkışı artmışsa, bunun sonucunda döviz talebi artar, ödemeler bilançosu açık verir ve kur yükselir. Yükselen kur ise mal ve hizmet ihracını özendirip, ithalini caydırarak cari işlemlerin fazla vermesine neden olur. Dolayısıyla bu durumda sermaye bilançosu açığı cari işlemler fazlasıyla karşılanarak dış denge yeniden sağlanmış olur. 5. Gelirlerde değişme: Halkın gelirlerinin yükselmesi daha fazla yabancı mal talep edilmesine yol açar.
İstikrarlı ve istikrarsız piyasa koşullarında dış denkleşme: Piyasa istikrarı, denge durumundan herhangi bir sapma karşısında arz ve talebin, piyasayı yeniden dengeye götürecek mekanizmaları harekete geçirebilme özelliğini ifade eder.
İstikrarlı denge koşulu altında bir dış ticaret açığı, kurun yükselmesi, dış ticaret fazlası da kurun düşmesi ile otomatik biçimde giderilmiş olur.
Kur değişmelerinin dış denge üzerindeki etkisi: Marshall- Lerner Koşulu Marshall-Lerner koşuluna göre, ithal ve ihraç mallarının arz esnekliklerinin sonsuz olması varsayımı altında döviz piyasasının istikrarlı olup olmadığı, ithal mallarının yurt içi talep esnekliği (em) ile ihraç mallarının dış talep esnekliğinin (ex) toplam değerine bağlıdır. Bunların mutlak değerleri toplamı bir veya daha büyük olursa döviz piyasası istikrarlıdır. em + ex ≥ 1 Formüle göre, ithal ve ihraç mallarının arz esneklikleri sonsuzken talep esneklikleri toplamının birden büyük olması durumunda, kur artışı dış ticaret açığını, kur düşüşü de dış ticaret fazlasını giderici etkide bulunur.
Kurların Geçiş Etkisi: Döviz kurlarındaki bir değişme sonucunda ithal ve ihraç mallarının fiyatlarında görülen değişme oranına geçiş etkisi adı verilir.
J-Eğrisi Etkisi: Devalüasyondan veya piyasada oluşan kur artışlarından sonra ticaret bilançosundaki değişmeler J harfinin biçimine benzetilmektedir.
Sabit Kur Sisteminde Denkleşme: Devalüasyon
Sabit kur rejimlerinde hükûmet kararı ile resmî döviz kurunun yükseltilmesi olayına devalüasyon, bunun tersine ise revalüasyon adı verilir. Devalüasyon ya da revalüasyon terimleri sabit veya istikrarlı kur sistemlerinde ve hükûmet kararı ile döviz kurlarında yapılan ayarlamaları ifade eder. Bu kavramlar geçmişte uygulanan ve sabit kurlara dayalı bir uluslararası para sistemi olan Bretton Woods sisteminin araçlarıdır.
Devalüasyon ve Esneklik Yaklaşımı
Devalüasyon ihracat gelirleri üzerinde fiyat etkisi ve hacim etkisi diye iki etki doğurur. Birincisi olumlu, ikincisi olumsuz yöndedir. Ülkenin ihracat gelirlerinin net olarak artıp artmayacağı, bu iki etkinin göreceli ağırlığına bağlıdır ve bunu ihraç mallarının dış talep esnekliği belirler. Eğer dış talep esnekliği 1’den büyükse ihracat gelirleri artar, 1’den küçükse azalır, 1’e eşitse bir değişiklik olmaz.
Devalüasyon: Ne Zaman ve Ne Oranda Olmalıdır? Sabit kur sistemlerinde cari açıkla karşılaşan bir ülkede hükûmet, devalüasyon yapmaya karar verince devalüasyon zamanını ve oranını da belirlemelidir.
Devalüasyon yurt içinde göreceli enflasyon oranının yüksekliği nedeniyle dış ticaret bilançosunda ortaya çıkacak açıklara karşı uygulanabilecek bir önlemdir. İç ve dış enflasyon farkı ölçüsünde bir devalüasyon yapmakla, yalnızca bozulan fiyat ilişkileri düzeltilebilir. Oysa ekonomide verimlilik düşüklüğü, teknolojik gerilik, üretim yetersizliği, tüketici tercihlerinin yabancı mallara yönelik olması vs. gibi nedenlerle ortaya çıkan açıklar için bundan farklı tedavi edici önlemler almak gerekir.
Ulusal Gelir Değişmeleri ile Denkleşme
Gelir denkleşme mekanizması temelde Keynes’in millî gelir ve istihdam teorisine dayanır. Bir ülkede ulusal gelir dış ticareti etkiler ama diğer yönden dış ticaret akımları da ulusal geliri etkiler.
Millî Gelirin Oluşumu
Ulusal gelir tanımları aşağıdaki gibi ifade edilebilmektedir: Ekonominin genel üretim hacmini yansıtmak üzere en yaygın olarak kullanılan gösterge gayrisafi yurtiçi hasıla-GSYH’dir. GSYH’nin doğru ölçülebilmesi için, bir yıl boyunca üretilen tüm mal ve hizmetlerin piyasa fiyatları ile değerlerinin yalnız bir kez toplanması, bir defadan fazla hesaba katılmaması gerekir.
Net yurtiçi hasıla: GSYH den, amortisman adı verilen cari yılda sermayedeki aşınma, eskime ve yıpranma payının düşürülmesi ile elde edilir.
Millî gelir: Bir ülkenin ulusal faktörlerinin yurt içinde veya yurt dışında cari üretime yaptıkları katkılar dolayısıyla kazandıkları gelirlerin toplamıdır. Kişisel gelir: Hane halkının eline geçen gelirlerin toplamıdır. Kullanılabilir gelir: Hane halkının elde ettiği gelirlerin tümünden kişisel vergiler çıkartıldıktan sonra kalan kısmıdır.
Açık bir ekonomide toplam harcamaları elde edebilmek için ihracatın ayrı bir kalem olarak tüketim ve yatırım harcamalarına eklenmesi gerekir.
Ulusal Gelir Değişmeleri Yoluyla Dış Denge
Ulusal Gelir Değişmeleri ile Otomatik Denkleşme Mekanizması Dış ticaret bilançosu açık ve fazlalarının hükûmet müdahalesine gerek olmaksızın ülkenin toplam harcamalarını ve ulusal gelir düzeyini etkileyerek bozulan
dış dengeyi düzeltici sonuçlar doğurması, otomatik gelir denkleşme mekanizması olarak adlandırılabilir.
Ulusal Geliri Değiştirme Politikaları ile Dış Dengeyi Sağlama Para Politikası ve maliye politikası kullanılır.
Dolaysız Hükûmet Müdahaleleri ile Dış Ekonomik Denge
Dış dengeyi sağlamaya yönelik önlemlerin bir bölümü ülkenin dış ekonomik ilişkilerine hükûmetin doğrudan müdahalesi biçimindedir. Bunlar da ya ülkenin dış harcama doğuran işlemleri ya da dış gelir sağlayan işlemleri özendirmesi biçiminde olabilir.
Dış Denkleşmede Parasalcı Model
Dış denkleşmede parasalcı model başlığı kapsamında; parasalcı model ve dış dengesizlikler, parasalcı model ve otomatik dış denkleşme ve parasalcı politika ve denkleştirici politikalar açıklayacaktır.
Parasalcı Model ve Dış Dengesizlikler
Parasalcı modele göre, bir dış ödemeler açığı veya fazlası para arzı ile para talebi arasındaki dengesizliklerin sonucudur. Burada dar kapsamlı bir dış ticaret bilançosu dengesizliği yerine, geniş kapsamlı ödemeler bilançosu dengesizliklerinin giderilmesi söz konusudur. Bunun nedeni teorinin mal ve hizmet akımları ile birlikte, uluslararası sermaye akımlarını da kapsamakta oluşudur.
Parasalcı Model ve Otomatik Dış Denkleşme
Parasalcı yaklaşıma göre ödemeler bilançosu açık ve fazlalıkları, para arz ve talebi arasındaki bir dengesizliğin sonucu olup geçici niteliktedir. Yeterli bir zaman süresinin geçmesinden sonra bu dengesizlikler kendi kendini giderir.
Parasalcı Yaklaşım ve Denkleştirici Politikalar
Dış ödemeler dengesizlikleri kendi kendini düzeltici olduğuna göre, uzun dönemde kur değişikliği ve öteki denkleştirici hükûmet politikalarına gerek kalmaz. Hükümet politikaları sadece kısa dönemde etkili olabilir. Uzun dönemde çözüm, Merkez Bankasının para ve kredi yaratma hızını düşürmesinde yatmaktadır.