AÖF Soru Bankası

Uluslararası İktisatÜnite 4 Özeti

Uluslararası Faktör Hareketleri

LOJ331U-ULUSLARARASI İKTİSAT

Ünite 4: Uluslararası Faktör Hareketleri

Giriş

Klasik iktisatçılar üretim faktörlerinin ülke içinde tam hareketli, ülkeler arasında tam hareketsiz olduklarını varsaymıştır. Ancak günümüzde sermaye, emek faktörleri ulusal sınırları aşmış durumdadır. Serbest ticaret aracılığı ile iki ülke piyasaları arasında hareket edebilen üretim faktörleri zaman zaman birbirlerinin yerine geçebilmektedir. Uluslararası ticaret ve üretim faktörlerinin hareketi ülkeler üzerinde çok farklı ekonomik etkilere sahiptir. Uluslararası mal ticaretinde olduğu gibi, üretim faktörleri de göreceli olarak bol ve fiyatlarının düşük olduğu ülkelerden üretim kaynakları göreceli olarak kıt olan ve dolayısıyla fiyatların yüksek olduğu ülkelere hareket ederler. Bu durum faktör fiyatlarının uluslararası düzeyde eşitlenmesine kadar devam eder. Serbest dolaşım sayesinde ülkeler arasında faktörlerin yer değiştirerek etkin bir şekilde yeniden dağılması sonucunda faktör fiyatlarının eşitlenmesi faktör fiyatları eşitliği teoremi ile açıklanmaktadır. Her iki durumun sonunda genel olarak refah düzeyi iki ülkede de artacaktır.

Uluslararası faktör hareketliliği üç şekilde karşımıza çıkmaktadır:

• Uluslararası emek • Sermaye • Teknoloji hareketleri

Uluslararası emek hareketlerini tek bir başlık altında inceleyebiliriz ancak uluslararası sermaye hareketleri kendi içinde farklı açılardan incelenmelidir. Uluslararası sermaye hareketleri özel sermaye hareketleri ve resmî sermaye hareketleri olarak ikiye ayrılır. Özel sermaye hareketlerini ise doğrudan yatırımlar, portföy yatırımları ve diğer yatırımlar olmak üzere üç başlık altında inceleyebiliriz. Bir yıldan az süreliler kısa, bir ile beş yıl arasındakiler orta ve beş yıldan fazla süreliler ise uzun vadeli yatırım şeklinde gerçekleşmektedir. Sermaye piyasası işlemleri tahvil ve hisse senedi gibi menkul değerlerin alım satımı ile ifade edilir ve genel olarak portföy yatırımları şeklinde adlandırılmaktadır. Portföy yatırımları tamamen ulusal bir para birimi cinsinden tahvil, hisse senedi gibi finansal varlıklardır.

Doğrudan yabancı yatırımlar ise kişi veya firmalar tarafından, bir ülkede bir firmayı satın alarak, yeni kurulan bir firma için kuruluş sermayesini sağlayarak veya mevcut bir firmanın sermayesini artırarak diğer ülkelerde bulunan firmalara yapılan ve kendisi ile birlikte firmanın teknolojisini, yatırımcının yönetim ve denetim yetkisini de beraberinde getiren yatırımlardır. Resmî sermaye hareketleri gelişmiş ülke ekonomilerinden gelişmekte olan ülke ekonomilerine bağış ve kredi şeklinde aktarılan yardımları kapsamaktadır. Bu yardımlar bağış şeklinde gerçekleştiğinde uluslararası bir transfer söz konusu iken, kredi şeklinde olduğunda devletler arası bir borçlanma söz konusudur. Resmî krediler piyasa koşullarından farklı olarak daha düşük faizli ve uzun vadeli kredileri ifade ederler.

Uluslararası Sermaye Hareketleri

Uluslararası sermaye hareketi, “bir ülkede yerleşik kişi veya kuruluşların başka bir ülkede yerleşik kişi veya kuruluşlara fon aktarması ya da söz konusu kuruluşlardan bir aktif satın almak üzere fon göndermesi” şeklinde tanımlanmaktadır.

Uluslararası sermaye hareketlerini;

• Banka kredileri (borçlar) • yatırımlar

olarak iki başlık altında incelemek mümkündür. Banka kredilerinden oluşan ve borç olarak ifade edilen sermaye hareketlerinde, parasal değerle ölçülen bir kaynak başka bir ülkenin kullanımına belirli bir vade sonuna kadar sunulur. Vadesi dolan borç için bu süre sonunda banka tarafından verilen ana para ve faizinin geri ödenmesi şartı aranır. Bu tarz bir sermaye hareketi dış borç olarak da ifade edilebilir.

Uluslararası banka kredileri, söz konusu borcu üç farklı şekilde kullandırabilir:

• Yerli bankalar ülke vatandaşlarına yabancı para cinsinden • Yerli bankalar o ülkede ikamet etmeyen yabancılara ulusal para cinsinden • Yerli bankalar o ülkede ikamet etmeyen yabancılara yabancı para cinsinden

kredi açabilirler.

Yatırımlar başlığı altındaki uluslararası sermaye hareketleri ise;

• Uluslararası portföy yatırımları: Riske uygun en yüksek getiriyi sağlayan başka bir ülkedeki hisse senedi, tahvil, bono şeklinde gerçekleştirilen ve çoğunlukla kısa vadeli olan yabancı finansal değerlerdir. • Uluslararası doğrudan yatırımlar: Yatırımcının başka bir ülkede üretim yapmak üzere bir firmayı satın alarak, yeni kurulan bir firma için kuruluş sermayesi sağlayarak veya mevcut bir firmanın sermayesini artırarak sermayesini, teşebbüsünü, teknolojisini, işletmecilik bilgisini kapsayan yönetim ve denetim yetkisini de beraberinde o ülkeye getirdiği yatırımlardır.

Uluslararası Portföy Yatırımları

Portföy yatırımları fon sahiplerinin tahvil ve hisse senedi satın alımı şeklindeki sermaye piyasası araçlarına yaptıkları yatırımlardır. Uluslararası portföy yatırımlarının temel amacı yurt dışında daha yüksek getiri elde edebilmektir. Bu sebepten ötürü bir ülkenin vatandaşları getirisi daha yüksek olan başka bir ülkenin tahvillerini veya yabancı şirketin gelecekteki kârlılığının yerli şirketlerinkinden daha fazla olacağı beklentisi üzerine, başka bir ülkedeki bir şirketin hisse senetlerini satın alabilirler. Bu durum, iki ülkeli Heckscher-Ohlin


modelinden üretilen uluslararası faktör fiyatları eşitliği teorimi gerçekleşene kadar devam edebilir.

Portföy yatırımları şeklindeki uluslararası sermaye hareketlerinin uluslararası politik risk, kambiyo kuru riski, bilgi edinebilme riski, iflas, piyasa veya faiz oranı riski, likidite riski, enflasyon riski, sektör riski vb. yatırım yapanlar tarafından üstlenilen bazı riskleri bulunmaktadır. Uluslararası tahvil ile uluslararası hisse senedi arasındaki en önemli ekonomik fark risk konusudur.

Serbest dış ticarette ülkelere yapılan yatırımlar, uluslararası tahvil, hisse senetleri, finansman bonosu gibi finansal varlıklar şeklinde olabileceği gibi, fiziki üretim amacına yönelik de gerçekleşebilir. Söz konusu fiziki üretime yönelik yatırımlar dolaysız yabancı sermaye yatırımları, reel yatırımlar ya da uluslararası doğrudan yatırımlar olarak adlandırılır

Uluslararası Doğrudan Yatırımlar

Uluslararası doğrudan yatırımların (UDY) sebepleri genel olarak portföy yatırımları ile aynıdır. Yabancı ülkedeki yüksek büyüme oranları, daha ılımlı vergi politikaları veya altyapılarının daha iyi koşullarda olmasından dolayı yatırımcılar daha yüksek getiri elde etmekte ve riski çeşitlendirmektedir. Böylece yatırımcı yüksek getiri elde ederken gelişmekte olan ülkelerde ihtiyaç duydukları sermayeyi uluslararası doğrudan yatırımlar aracılığı ile karşılamaktadır.

Ülkeler neden kendi ülkelerinde üretim yapmayı tercih etmek yerine, başka bir ülkede üretim yaparlar? Bu sorunun olası birkaç cevabı bulunmaktadır. Bu nedenlerden en önemlisi, birçok büyük şirketin (genellikle tekelci ve oligopolistik piyasalarda), yurt dışında kolaylıkla kullanarak yüksek kârlar elde edebileceği ve şirketin doğrudan kontrolünü elinde tutmak isteyeceği üretim bilgisi veya yönetim becerisine sahip olmasıdır.

Uluslararası Portföy ve Doğrudan Yatırımlar Arasındaki Farklar

Uluslararası portföy yatırımlarını doğrudan yatırımlar ile karşılaştırırsak bu farklılıklar şu şekilde sıralanabilir:

• Uluslararası tahviller birer borç senedi iken hisse senedi bir mülkiyet senedir.

• Uluslararası tahvillerin çıkartıldığı anda vadeleri bellidir; bu vade sonunda şirket ile uluslararası tahvil sahibi arasındaki ilişki hukuki anlamda son bulurken hisse senedi herhangi bir vade içermez.

• Nitekim uluslararası portföy yatırımları ülkeyi terk etmiş olsalar bile, ülkedeki ekonomik ve siyasal koşullar tekrar düzeldiğinde ülkeye kolayca geri dönebilirler.

• Uluslararası tahvillerin -değişken faizli tahvil özelliği taşımıyorlarsa- vadeleri gibi, getirileri de belli ve sabittir.

• Uluslararası tahvil sahipleri şirketin yönetiminde söz sahibi değillerdir ve vade sonunda şirket ile

hukuki ilişkileri bittiği için şirketin varlığı üzerinde herhangi bir hak iddia edemezler.

• Uluslararası tahviller şirketlerin yanı sıra kamu kuruluşları tarafından çıkartılabilirken hisse senetleri anonim şirketler tarafından ihraç edilmektedir.

Uluslararası Sermaye Hareketlerini Etkileyen Faktörler

Uluslararası sermaye hareketlerinin nedeninin temelini başka bir ülkede kendi ülkelerine kıyasla daha yüksek getiri elde etmeleri şeklinde ifade etmiştik. Bununla birlikte yabancı yatırımcı için söz konusu yüksek getirinin devamlılığı ve istediğinde kendi ülkesine transfer edebilmesi de önem taşımaktadır. Bir ülkede bu üç koşulun sağlanabilmesi istikrarlı bir ekonominin varlığı ile mümkün olabilmektedir. Ekonomideki istikrarın devamlılığı;

• Demokrasi temelinde insan hakları • Mülkiyet hakları • Yatırımcının özgürlüğünün güvende olduğu

ortamlarda gerçekleşmektedir. Bu sebepten ötürü uluslararası doğrudan yatırımların hangi ülkelerde yatırım yapacaklarını belirlerken göz önüne aldıkları faktörler ekonomik, yatırım ortamına yönelik ve politik faktörlere göre toplanmaktadır.

Dünyada Sermaye Hareketleri

Dünyada gerçekleşen uluslararası sermaye hareketleri incelendiğinde, küreselleşme ve her alandaki teknolojik ilerleme sayesinde yabancı sermaye yatırımlarının hacminde önemli gelişmeler gözlenmektedir. Üretim maliyetlerinin düşüşüyle, yüksek getiri elde etmek isteyen gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere uluslararası sermaye hareketleri her geçen gün artmaktadır. Bunun nedenleri arasında sınır ötesi birleşme ve satın almalar, kamu iktisadi teşebbüslerinin satılmasında yabancı yatırımcıların tercih edilmesi gibi küresel gelişmeler sayılabilmektedir.

Uluslararası Sermaye Hareketlerinin Ekonomik Analizi

Klasik iktisatçılar sermaye hareketlerini kısıtlamışken, serbest dış ticaret sayesinde uluslararası sermaye hareketlerinin önündeki engeller büyük ölçüde kalkmıştır. Neo-klasik iktisatçılara göre sermaye hareketleri, uluslararası doğrudan yatırımlar aracılığıyla ekonomideki toplam yatırım miktarları artarak ekonomik büyümeye olumlu katkı sağlamaktadır.

Uluslararası sermaye hareketleri ülkeyi portföy veya sermaye yatırımı oluşlarına göre farklı şekillerde etkilemektedir.

Uluslararası sermaye hareketleri yatırım yapan ve ev sahibi ülkelerin ödemeler dengelerini etkilemektedir.

Uluslararası sermaye hareketlerinde yatırım yapılan ülkenin ihracat ithalat yapısı değişmektedir.


Yabancı yatırımlar, yatırımcı ve ev sahibi ülkelerin ticaret hacmini ve elde ettikleri çıktıyı etkiledikleri için dış ticaret hadlerini de değiştirmektedir.

Ülkeler arasında sermaye hareketlerine (yabancı doğrudan yatırımlar dâhil) getirilen kısıtlamaların bir maliyeti vardır. Kısıtlamalar, iki ülkenin gelirinde azalmaya yol açmıştır. Sermaye hareketlerine uygulanan kısıtlamalar üç gerekçeyle kaldırılır:

• Sermaye hareketlerinde serbestleşmenin getirdiği rekabet sebebiyle sermaye piyasasının uzmanlaşmayı teşvik etmesi amaçlanır. • Tasarrufların verimli alanlarda kullanımı arzu edilir. • Bireyler, portföy çeşitlendirmesine giderek ve yurt içi şoklardan etkilenmeyen istikrarlı bir gelir elde etme imkânına sahip olabilirler.

Uluslararası Emek Hareketleri

Emek faktörünün bir ülkeden başka bir ülkeye belli bir süre ikamet etmek niyetiyle yer değiştirmesi olarak tanımlanan, uluslararası göç kavramı, göç alan ve veren ülkeler için çeşitli ekonomik etkiler doğurmaktadır.

İş gücü genel olarak uluslararası sermayeden daha az hareketlidir. Uluslararası piyasalarda iş gücü, mal ve hizmetler kadar küresel çapta hareketliliğe sahip olmamasına rağmen, son dönemlerde iş gücü göçü giderek daha fazla ülke ve bölgeyi içine alarak artmaktadır. Uluslararası emek hareketlerinin ülkelerin iş gücü piyasalarını düzenleyen kurumları, istihdam düzeyi, ücret hadleri ve ekonomi politikaları üzerinde önemli etkileri bulunmaktadır.

Uluslararası Göç Örgütünün (International Organization for Migration-IOM) 2020 yılında yayımladığı rapora göre; Dünyada 272 milyon uluslararası göçmen bulunmaktadır. Bu rakam küresel nüfusun %3,5’una denk gelmektedir.

Eğer ülke uluslararası göç sonucunda iş gücü piyasasının ihtiyacından fazla sayıda yabancı iş gücü ile karşı karşıya kalırsa, bu durumda yerli iş gücü olumsuz etkilenecektir. Söz konusu göç, emek arzını artırarak ve ücretlerin düşmesine sebep olacaktır.

Uluslararası Emek Hareketlerinin Ekonomik Etkileri

Küresel dünyada uluslararası göç hareketleri, ülkelerin emek piyasası üzerinde önemli etkiler yaratır. Bu etkileri açıklayabilmek için şimdi dünyada sadece iki ülkenin (Almanya ve Türkiye) olduğunu varsayalım. Göçten önce Almanya’da saat başına ücretler yüksek iken Türkiye’de daha düşük olsun. Almanya ve Türkiye göçü sınırlayan engelleri kaldırırsa Almanya’da saat ücretleri daha yüksek olduğu için ülkeye Türkiye’den iş gücü göçü başlar. Bu durumda Almanya’da ücretler çalışacak nüfus bollaştığı için düşerken Türkiye’de göç nedeniyle ücretler azalan çalışacak nüfus yüzünden yükselir. Bu durum iki ülkenin uyguladıkları ücretin eşit olmasına kadar devam eder.

Uluslararası göç hareketleri sonucunda ülkeler arasında ücret seviyeleri arasındaki farklılıklar azalır. Emek faktörünün hareketinin önündeki engellerin kaldırılmasıyla, dünya geliri artmaktadır. Uluslararası göçün serbestleşmesi ile göç veren ülkeler yukarıda saydığımız elde edilen vergi gelirlerinde azalma gibi nedenlerle ekonomik açıdan bir kayba uğrarlar, bununla beraber göçmenler ülkelerine önemli miktarlarda döviz transfer etmektedirler. Günümüzde göçmen işçiler yılda 100 milyar doları aşan dövizi ülkelerine göndermektedirler.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında