LOJ331U-ULUSLARARASI İKTİSAT
Ünite 3: Dış Ticaret ve Ekonomik Büyüme
Giriş
Ekonomik büyüme, belirli bir dönemde mal ve hizmet üretim miktarının yükselişine bağlı olarak üretim kapasitesinde meydana gelen artış olarak tanımlanır. Bir ülkede ekonomik büyümenin hangi oranda meydana geldiğini belirleyebilmek için GSYİH (Gayrisafi Yurt İçi Hasıla)’deki artışa bakmak gerekmektedir. GSYİH bir ülke sınırları dâhilinde belli bir dönem içerisinde üretilen tüm nihai mal ve hizmetlerin o dönemin fiyatları cinsinden toplam değeridir.
Ekonomik büyüme iki şekilde gerçekleşebilir:
• Üretim faktörleri stokunda bir artış • Teknolojik gelişme
“Bir ülke dünya ekonomisi ile bütünleşerek bunun bir parçası olduğu zaman ekonomik büyümesi olumlu mu yoksa olumsuz mu etkilenir?” şeklindedir.
Günümüz ekonomilerinde çalışan nüfus artışı dolayısıyla bir taraftan iş gücü (emek) miktarı yükselirken diğer taraftan teknolojinin ilerlemesi sonucu mevcut üretim tekniklerinin daha etkin ve verimli bir hâl almasıyla sermaye birikimi meydana gelmektedir. Bu durumun bir sonucu olarak ülkelerin üretim, tüketim, ithal mallarına yönelik talepleri ve faktör fiyatları söz konusu gelişmelerden etkilenmekte dolayısıyla ekonomiler zaman içerisinde büyümektedirler.
Serbest ticaretin gerçekleştiği bir dünya ekonomisinde büyüme kavramı ülkeler açısından tartışma ve kaygıların ana kaynağıdır. Söz konusu tartışmalar iki soru kapsamında sürmektedir:
• Diğer ülkelerin ekonomik büyümesi bizim ülkemiz için iyi midir, kötü müdür? • Bir ülke dünya ekonomisi ile bütünleşerek bunun bir parçası olduğu zaman ekonomik büyümesi olumlu mu yoksa olumsuz mu etkilenir?
Bir taraftan ihracatımız için daha büyük pazarlar ve ithalatımız için daha düşük fiyatlar sağlaması sebebiyle dünyanın geri kalanında gerçekleşen bir ekonomik büyüme bizim ülkemiz için iyi olabilecekken diğer taraftan, diğer ülkelerdeki büyüme yurt içindeki üreticiler ve ihracatçılar için, yabancı ihracatçılar karşısında artan bir oranda rekabet etme ortamı anlamına gelebilir. Dış ticaret ile yerli üreticilerin ve ihracatçıların pazarda oluşan daha düşük fiyatlar üzerinden yabancı ihracatçılar ile rekabet etmeleri gerekmektedir.
Dış Ticaret ve Büyüme
Bir ülkede büyümenin temeli olarak üretimde kullanılan;
• Girdiler • Üretim faktörleri
ele alınabilir. Üretim faktörlerinin tam ve etkin kullanılması ile üretilebilecek maksimum mal ve hizmetlerin parasal karşılığı potansiyel GSMH’dir. Üretim
kapasitesinin tam kullanımı ile potansiyel GSMH’ye ulaşılmaktadır. Potansiyel GSMH’nin anlaşılmasında üretim imkânları eğrisinden yararlanılabilir. Artan nüfusun daha iyi yaşam koşullarına sahip olabilmesi için gelişmişlik düzeyi fark etmeksizin ülkeler hızlı ve istikrarlı bir iktisadi büyüme trendini yakalamak zorundadır.
Büyümenin Kaynakları
Büyümenin kaynakları şunlardır:
• Sermaye • Emek • Teknolojik ilerleme • Doğal kaynaklar
Bunlar içerisinde doğal kaynaklar tükenebildiği için sermaye, emek ve teknolojik gelişme geçmişten beri dünya üretiminde görülen büyük artışın başlıca kaynağını oluşturmaktadır.
Bir ülkenin ekonomik büyümesini göstermek için üretim imkânları eğrisinden yararlanılır. Üretim imkânları eğrisi tam istihdam koşulları altında mevcut teknoloji ve üretim faktörlerini kullanarak belirli bir dönemde bir ülkenin üretebileceği en yüksek seviyedeki mal ve hizmet bileşimlerini, diğer bir ifade ile üretim kapasitesini göstermektedir. Bu eğri aynı zamanda, ülkelerin hangi üretim faktörüne daha fazla sahip olduğunu, ekonomik tercihlerini ve bu tercihlerin alternatif maliyetleriyle ulaşabileceği maksimum üretim kapasitesini ifade eder. Ülkenin kaynaklarında zamanla bir artış yaşanmışsa, üretim imkânları eğrisi yukarı ve sağa kaymakta ve bu durum ülkenin üretim kapasitesinin genişlediğini göstermektedir. Eğer bir ülke mevcut teknoloji ve üretim faktörleri kullanılarak üretim imkânları sınırına ulaşamıyorsa, kaynakların tümü etkin kullanılmıyor, dolayısıyla ülkenin toplam kapasitesinden daha az üretim gerçekleştiriliyor demektir.
Üretim imkânları eğrisindeki kayma, tek bir malda üretim artışını gösterebilecekken, her iki malın üretiminde farklı oranlarda artış biçiminde de gözlenebilir. Her iki maldaki artış yoğunluğuna göre üretim imkânları eğrisini aynı yönde ve büyüklükte sağa kaydırabileceği gibi, farklı büyüklüklerde de kaydırabilir.
İktisadi büyüme bir ülkede üretilen mal ve hizmet düzeyinde ve kapasitesinde meydana gelen artıştır. Ülkenin sahip olduğu sermaye stokunun büyüklüğü, iş gücü miktarı, niteliği ve doğal kaynaklar ülkenin üretiminde kullanılan temel üretim faktörleridir.
Büyümenin Dış Ticarete Etkileri
Bir ülkede büyüme gerçekleştiğinde üretim ve tüketimde değişiklik yaşanacak, dolayısıyla bu durumun etkisi ticarette de kendisini gösterecektir. Faktör stoklarındaki artışların veya teknolojik ilerlemenin üretim tekniklerindeki teknolojik değişim hızına bağlı olarak üretimi ve tüketimi farklı etkilediğinden söz edebiliriz. Faktör arzındaki bu artışlar ve teknolojik ilerleme sadece
ekonomik büyümeyi değil, ülkenin üretim ve tüketim kapasitesini de etkilediği için ihracat ithalat miktarlarını bunun sonucu olarak ticaret hadlerini de etkilemektedir
Büyümenin ticaret üzerindeki etkisi;
• Yansız büyüme • Ticaret artırıcı yönlü büyüme • Ticaret azaltıcı yönlü büyüme
olarak üç şekilde karşımıza çıkabilir.
Yansız büyüme; ülkenin üretim faktörlerinin hepsinin belli bir zaman aralığında aynı oranda arttığı, dolayısıyla ekonomide büyüme gerçekleşmiş olsa da sermaye/emek oranının başlangıçtaki seviye ile aynı kaldığı büyüme şeklidir.
Ticaret artırıcı yönlü büyüme; büyümenin üretim dolayısıyla ihracat üzerindeki olumlu etkisi ithalat üzerindeki olumsuz etkisinden büyük olduğu bu duruma ticaret artırıcı üretim etkisidir.
Rybczynski Teoremi, sermaye yatırımcılarının ve göçlerin ülke ekonomisinin üzerindeki etkisini inceler.
Ticaret azaltıcı yönlü büyüme; üretimde yaşanan olumsuz etkilerin, ithalatta da düşüşe neden olur ve tüketim azalırsa, dış ticaret hadleri ülke lehine değişmesidir.
Teknolojik İlerleme ve Ekonomik Büyüme
Ekonomik büyüme (üretim imkânları eğrisinin ileriye kayması) ya ülkede üretim faktörleri miktarında meydana gelen artışlardan ya da teknolojide meydana gelen gelişmelerden kaynaklanır.
Yapılan çalışmalar, sanayileşmiş ülkelerdeki kişi başına düşen gelir artışının çoğunun sermaye faktörünün artmasından ziyade teknolojik ilerlemeden kaynaklandığını göstermiştir. Bununla birlikte büyüme üzerinde teknolojik ilerlemenin analizi, faktör artışının analizinden daha karmaşıktır. Teknolojik gelişme iki şekilde ortaya çıkmaktadır:
• Mevcut üretim tekniklerinin değişimi • Yeni bir mal icat edilmesi
Gelişme yolunda olan ülkelerin gelişmiş ülkelerle arasındaki teknoloji açığının kapatılmasında, mal ve hizmet niteliğinin yükseltilmesinde AR-GE (Araştırma- Geliştirme) faaliyetleri büyük önem taşımaktadır.
Teknolojik ilerleme sadece bir faktörün üretim sürecinde meydana gelebilirken aynı anda iki faktörün üretim sürecinde de ortaya çıkabilir. Sonuç olarak yansız, emek tasarrufu sağlayan veya sermaye tasarrufu sağlayan şeklinde sınıflandırılır.
Sabit maliyetler varsayımı altında teknolojik yenilik, her iki üretim faktöründe verimliliği aynı oranda artıran teknolojik gelişme yansız (nötr) teknolojik ilerlemedir.
Yansız teknolojik ilerleme, emek ve sermayenin marjinal verimliliğini aynı oranda artırır. Bunlar bir birim mal için
gereken emek ve sermaye miktarlarını azaltarak iki faktörden aynı oranda tasarruf sağlaması anlamına gelmektedir. Yansız teknolojik ilerleme durumunda sabit faktör fiyatlarından bir birim mal üretimi için kullanılan girdilerin miktarları azalmakta fakat faktör yoğunluklarında bir değişme olmamaktadır. Yansız bir teknolojik ilerleme durumunda, faktör fiyatları değişmiyorsa bir birim mal üretimi için kullanılan faktör miktarı azalsa da faktör yoğunluğu değişmemektedir.
Teknolojik yenilik üç farklı şekilde meydana gelebilmektedir. Sermayenin verimliliğinin emeğe oranla daha fazla artması üretim sürecinde emek yerine sermayenin tercih edilmesine yol açarak sermaye/emek oranının yükselmesini sağlamaktadır. Bu tarz teknolojik gelişmeye emek tasarrufu sağlayan teknolojik ilerleme denir.
Sermaye tasarrufu sağlayan teknolojik ilerleme durumunda faktör fiyatları sabit iken emeğin marjinal verimliliği sermayeye göre daha fazla artar. Üretimde sermaye emek faktörü ile ikame edilir. Dolayısıyla, sermayenin birimi başına daha fazla emek kullanılacağı için bu durum sermaye tasarrufu sağlayan teknolojik ilerleme olarak adlandırılmaktadır.
Üretim imkânları eğrisi sağa kaydıkça toplum için daha önce üretimi olmayan mal bileşimleri artık piyasaya girebilecektir. Örneğin, 1990’lı yıllarda üretim olanakları olmayan mal ve hizmetler, günümüzde üretim olanaklarına kavuşmuştur (dokunmatik ekran telefonlar, tablet bilgisayar, harici hard diskler, 3D yazıcılar vb.). Bu gelişmenin ardında yatan en önemli faktörler, yatırımlardaki artış ve teknolojik ilerlemedir. Ekonomik büyümenin refah artışı sağlaması büyümeyi gerçekleştiren kaynakların dağılımına bağlıdır.
Dış Ticaret Hadleri ve Ekonomik Büyüme
Eğer ele alınan ülke dünya ticaret pazarında büyük bir paya sahip ise yapacağı ihracat ve ithalat dünya arz ve talebinde etkili olarak dünya fiyatlarını değiştirecektir. Örneğin büyük ülkenin yapacağı ihracat (ithalat), dünyadaki mal arzını (talebini) artıracak, bu durumda ihraç (ithal) edilen malın fiyatı düşecek (yükselecek) ve dolayısıyla dünya ticaret hadleri bozulacaktır. Ticaret hadlerinin bozulması, ülkenin bir birim ihraç malı karşılığında daha az ithal malı elde etmesine sebep olarak ülke refahını olumsuz etkileyecektir.
Eğer büyüme kaynağına ve türüne bakılmaksızın, sabit fiyat varsayımı altında ülkenin ticaret hacmini genişletirse, ticaret hadleri ülkenin lehine değişim gösterir. Buna büyümenin ticaret haddi etkisi (terms-of-trade effect) denir. Büyümenin ülkenin refahı üzerindeki etkisi, ticaret hadleri ve servet etkisi arasındaki ilişkinin sonucuna bağlıdır. Gelir etkisi, büyüme sonrasında kişi başına düşen çıktıdaki değişimi temsil etmektedir. Pozitif gelir etkisi ülkenin refah seviyesini artırırken tersi geçerli olduğunda refah seviyesi azalacak veya aynı kalacaktır. Gelir etkisi
ve ticaret hadleri ters yönde hareket ederse, ülkenin refahı bozulabilir, gelişebilir veya değişmeden kalabilir.
Ticareti artırıcı yönlü büyüme durumunda ticaret hadleri, ülke aleyhine değişmektedir. Bunun sebebi, büyüme sonucunda ülkenin dünya piyasalarına daha fazla mal ihraç ederek arzı artırması ve dolayısıyla daha yüksek seviyede mal ithalatı gerçekleşmesiyle talebin artmasıdır.
Fakirleştirici Büyüme
1958 yılında Jagdish Bhagwati tarafından ortaya atılan fakirleştirici büyüme teorisine göre büyüme aynı zamanda refah düşüşüne neden olabilmektedir. Fakirleştici büyümeye gerçek hayatta rastlamak çok olası bir durum değildir. Bu durumun gerçekleşebilmesi için ülkenin ihracat ve ithalatındaki artış kadar, diğer ülkelerdeki talep koşullarının da önemi vardır. Bir ülke küçük bir pazara sahip ise mevcut dünya fiyatlarından istediği kadar mal ticareti gerçekleştirirken uluslararası ticaret hadlerini etkilememektedir.
Bir ülkenin küçük ya da büyük ülke olması, ülkenin uluslararası fiyatları etkileyebilmesi ile ölçülür. Ülke GSYH açısından küçük bir ülke olsa da herhangi bir malın üretiminde etkili ise uluslararası fiyatları etkileyebilir. Örneğin; Brezilya, dünya ekonomisinde büyük bir ülke olmasa da dünya kahve ticaretinde önemli bir üretici olup pazarda büyük bir paya sahiptir. Bu nedenle Brezilya’nın çok fazla miktarda kahve üretip uluslararası pazara sunması dünya kahve fiyatlarını doğrudan etkileyecektir.
Tüketici Zevklerinde Değişmeler ve Ekonomik Büyüme
Zaman içinde ekonomiler sadece büyümekle kalmamakta, büyüme ile birlikte toplumun zevk ve tercihlerinde de büyük değişmeler meydana gelmektedir. Dış ticaret ile birlikte üretim sınırları genişleyen ve daha çok tüketim seçeneği kazanan ülkelerde toplumsal zevklerde değişiklik yaşanmaktadır. Bunun sebebi, büyüme ile birlikte talep edilen malların niteliklerinin değişmesi bu durumun bir sonucu olarak ticaretin etkilenmesidir. Dış ticaret aracılığıyla ülkeler daha önce kendilerinde üretilemeyen mallar ile karşılaşarak bunları tüketmeye başlarlar. Bu mallara yönelik ihtiyacın devam etmesi ile birlikte o ülkede yeni bir talep yapısı oluşmaktadır.