AÖF Soru Bankası

İşletme FinansmanıÜnite 2 Özeti

Nakit Akışları ve Finansal Hesaplamalar

LOJ306U-İŞLETME FİNANSMANI

Ünite 2: Nakit Akışları ve Finansal Hesaplamalar

Giriş

Paranın zaman değeri kapsamında yapılan gelecek değer ve bugünkü değer hesaplamaları yalnızca işletmeler tarafından değil, aynı zamanda işletmenin ihraç ettiği menkul kıymetleri almayı planlayan yatırımcılar, menkul kıymet analistleri, işletmeye borç verenler vb. pek çok farklı dış paydaş tarafından da kullanılmaktadır. Gelecek değer ve bugünkü değer hesaplamaları kullanım amacına göre hem basit hem de bileşik faiz esasına göre yapılmaktadır. Bu tip hesaplamalarda tek bir nakit akışının gelecekteki veya bugünkü değeri tespit edilmektedir. Ancak pratikte birden düzenli nakit akışının gerçekleştiği finansal işlemler söz konusu olmaktadır. Bu gibi durumlarda ise anüite hesaplamalarından yararlanılmaktadır. Finansal hesaplamalar içerisinde bir diğer önemli alan, nakit akışları ve nakit akışları kullanılarak yapılan hesaplamalardır.

Paranın Zaman Değeri

Paranın zaman değeri yatırımların ve yeniden yatırımların bir sonucu olarak zaman içinde para kullanımından elde edilen değer olarak tanımlanmaktadır. Bu, bugün elde edilecek bir miktar paranın değerinin, gelecekte elde edilecek aynı miktardaki paranın değerinden farklı olacağı anlamına gelmektedir. Kısaca tanımlanacak olursa paranın zaman değeri, paranın değerinin zamana bağlı olarak değişimi ifade etmektedir. Bugünkü 1 TL bir yıl sonra elde edilecek 1 TL’den, bir yıl sonra elde edilecek 1 TL ise iki yıl sonra elde edilecek 1 TL’den daha değerli olacaktır. Paranın değerinde zamana bağlı değişimin nedeni getiri faktörü veya faiz faktörüdür. Para para kazandırdığı için, yani paranın getirisi olduğu için, paranın değerinde zamanla değişiklik olmaktadır.

Bir bankanın mevduata %15 faiz verdiğini varsayalım. Bu durumda bankaya yatırılan 1.000 TL, bir yıl sonra 1.150 TL’ye çıkacaktır. Yani, bugünkü 1.000 TL bir yıl sonraki 1.150 TL’dir çünkü getiri veya faiz faktörü bulunmaktadır. Paranın bir getiri için yatırılabileceği ancak atıl olarak tutulmasının tercih edildiği durumda ise paranın getiri sağlama potansiyeli olsa bile, getiri elde edilmez. Bu durumda kaybedilen faydaya fırsat maliyeti adı verilmektedir. Bu, getiri veya faizin tersidir. Dolayısıyla, paranın zaman değeri, fırsat maliyetinden (alternatif maliyet) de kaynaklanmaktadır.

Paranın bir zaman değerinin olmasının diğer bir sebebi gelecekte elde edilmesi beklenen gelirlere ilişkin belirsizliğin derecesidir. Zamanda ileri gidildikçe belirsizlik artacağından bugünkü 1 TL, gelecekte elde edilmesi beklenen 1 TL’den daha değerli olacaktır. Paranın zaman değerinin olmasının son sebebi ise fiyat seviyelerinde yaşanabilecek değişimlerin, paranın satın alma gücünü etkileyebilecek olmasıdır. Ürünlerin genel fiyat düzeyinde artışlar yaşanması durumunda, diğer bir ifadeyle enflasyonist bir ortamda paranın satın alma gücü düşecektir. Bu durumda bir yıl veya daha sonraki yıllarda elde edilecek paranın değeri bugün elde edilecek aynı miktardaki paradan daha değersiz olacaktır. Tersi durumda,

ürünlerin genel fiyat düzeyinde düşüşler yaşanırsa paranın satın alma gücü artacak ve dolayısıyla bir yıl veya daha sonraki yıllarda elde edilecek paranın değeri bugün elde edilecek aynı miktardaki paradan daha değersiz olacaktır.

Enflasyon ve Faiz

Enflasyon ve faiz oranı arasındaki ilişkiyi anlayabilmek için bankanın 1 yıllık faiz oranı için %10 verdiğini düşünelim. Bu, bankaya bugün itibariyle 1.000 TL yatıran bir bireyin bir yılın sonunda 1.100 TL (1.000 ´ 1,10 = 1.100) alacağı anlamına gelmektedir. %10’luk bir getiri oranı iyi bir oranmış gibi görünebilir ancak gerçekten öyle olup olmadığına ilişkin kararı enflasyon oranına bakarak verebiliriz.

Söz konusu dönem için enflasyon oranının %6 olduğunu varsayalım. Bu oran, neredeyse tüm ürün fiyatlarını etkileyecektir. Örneğin, bugün itibariyle 20 TL olan bir hamburger, bir yılın sonunda enflasyonun etkisiyle 21,2 TL’ye (20 ´ 1,06 = 21,2) satılacaktır. Bugün itibariyle 1.000 TL ile 50 tane (1.000 / 20 = 50) hamburger almak için kullanabilir veya alternatif olarak bankaya yatırılıp bir yılın sonunda 51,9 tane (1.100 / 21,2 = 51,9) hamburger alınabilir. Bu durumda, para bankaya yatırılarak hamburger alımı yalnızca %3,8 artmış olacaktır. Enflasyon nedeniyle malların fiyatları yüzde 6 oranında arttığından, parayı bankaya yatırmak, bireyin herhangi bir mal veya mal kombinasyonu tüketimini yalnızca %3,8 oranında artırmasına olanak tanımaktadır. Dolayısıyla, enflasyona göre düzetildikten sonra mevduat hesabından gerçekte kazanılan tutar %3,8’dir. Ekonomistler bu örnekte %3,8’lik rakamı reel faiz oranı yüzde 10’luk oranı ise nominal faiz oranı veya sadece faiz oranı olarak adlandırmaktadır.

Nominal faiz oranı piyasa tarafından belirlenir ve piyasa faiz oranı olarak isimlendirilir. Reel faiz oranı ise enflasyona (enflasyon beklentisine) göre düzeltilmiş faiz oranı olarak tanımlanmaktadır.

Gelecek Değer

Gelecek değer, faizin her bir dönemde %i oranında kazanıldığı n dönemlik bir süre boyunca başlangıçtaki anapara tutarının veya bugünkü değerin artmasının beklendiği toplam tutar olarak tanımlanabilir. Gelecek değer hesaplamaları bireylerin mevduat hesaplarına ilişkin kararları gibi günlük finansal kararlarında hem de işletmelerin planlama ve analiz faaliyetlerinde sıklıkla ihtiyaç duydukları bir hesaplama yöntemidir. Gelecek değer hesaplamaları belirlenen amaç doğrultusunda hem basit faiz hem de bileşik faiz esasına göre yapılabilmektedir.

Basit Faizde Gelecek Değer

Basit faiz, her devre itibariyle faizin sabit bir anapara üzerinden hesaplandığı faiz hesaplama yöntemidir. Faiz tutarının hesaplandığı anapara tutarı değişmediğinden, basit faiz tutarı da her devre için sabit kalmaktadır. Basit faiz de dahil olmak üzere, faiz hesaplamalarında dikkat edilmesi gereken temel noktalardan biri verilen faiz oranı ile devre


sayısının uyumlu olmasıdır. Faiz oranı yıllık ise süre de yıl cinsinden, faiz oranı aylık ise süre de ay cinsinden, faiz oranı haftalık ise süre de hafta cinsinden ve faiz oranı günlük ise süre de gün cinsinden ifade edilmelidir. Faiz oranı ve süre uyumsuz ise süre gerekli revizyon yapılmalıdır. Aksi belirtilmedikçe verilen faiz yıllık faizdir.

Gelecekteki Değer, bugünkü değer (Anapara) ile bugünkü değerin basit faiz tutarının toplamına eşittir. Matematiksel olarak Gelecekteki Değer (GD) = Bugünkü değer (Anapara) ´ (1 + iskonto oranı ´ dönem) ile elde edilir.

Örneğin bir girişimci, çalışma sermayesi ihtiyacını gidermek üzere bir kredi kurumundan 8 ay süreyle 23.000 TL’lik kredi kullanmıştır. Faiz oranı %15 ise, girişimcinin belirtilen süre sonunda ödeyeceği tutar ne kadar olacaktır? problemini ele alalım. Burada gelecekteki değeri bulmak için bugünkü değerin (23000) basit faiz tutarını 23.000 ´ (1 + 0,15. (8 / 12)) = 25.300 olarak bulunur.

Basit faizde gelecek değerin hesaplanmasına yönelik problemlerde süre, gelecek ve bugünkü değerler bilindiğinde faiz oranı da hesaplanabilmektedir. Basit faizde gelecek değerin hesaplanmasında, mevcut bilgilere bağlı olarak dönem sayısının da hesaplanması istenebilir.

Bileşik Faizde Gelecek Değer

Her devre değişen sermayeler üzerinden hesaplanan faiz bileşik faiz, uygulanan yöntem ise bileşik faiz yöntemi olarak adlandırılmaktadır. Bileşik faizde her bir döneme ilişkin faiz sonraki döneme ilişkin anapara tutarına eklenmekte, dolayısıyla her devre anapara tutarı ve buna bağlı olarak tahakkuk eden faiz tutarı artmaktadır.

Örneğin 10.000 TL %25 faizle 3 yıl için basit faize yatırıldığında;

Basit faiz tutarı (I) = Bugünkü değer (BD) × i × n olduğundan I = 10.000 × 0.25 × 3=7.500 TL elde edilecektir.

10.000 TL %25 faizle 3 yıl için bileşik faize yatırıldığında ise;

1. yıl 10.000 × 0,25 = 2.500 TL

2. yıl 12.500 × 0,25 = 3.125 TL

3. yıl 15.625 × 0,25 = 3.906,25 TL

Toplamda (2.500 + 3.125 + 3.906,25) 9531,25 TL faiz geliri elde edilecektir.

Bileşik faizde gelecek değer (GD), i iskonto oranı ve n dönem olmak üzere şu şekilde ifade edilir:

GD = BD × (1+i) ´ xn

Bileşik faizde gelecek değer 1 TL’nin gelecek değeri tablosundan yararlanarak da hesaplanabilmektedir. Ek’te yer alan tablolarda sütunlar iskonto oranlarını (faiz oranlarını) satırlar ise faizin devre sayısını temsil etmektedir. Aşağıda yer alan adımlar 1 TL’nin gelecek değeri tablosunun nasıl kullanılacağını, tablo kullanılarak

gelecek değer ve faiz tutarının nasıl hesaplanacağını açıklamaktadır:

• Gelecek değer faktörün Ek’te yer alan Tablo 1’den uygun satır ve sütununda bulunması, • Anaparanın (bugünkü değer) faktörle çarpılması. Elde edilen sonuç gelecek değerdir. • Anaparanın gelecek değerden çıkarılması. Elde edilen sonuç toplam bileşik faiz tutarıdır.

Bileşik faiz hesaplamaları hisse başına kazanç, nüfus tahmini, Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH), enflasyon, amortisman vb. pek çok farklı alanda kullanılmaktadır.

Aylık enflasyon oranı %5 ise yıllık enflasyon oranı şu şekilde hesaplanabilir;

(1+ Aylık Enflasyon Oranı)12 = (1+Yıllık Enflasyon Oranı) Yıllık Enflasyon Oranı = (1+ Aylık Enflasyon Oranı)12– 1

Efektif Faiz

Yıllık cari faiz oranına, nominal yıllık faiz oranı denir. Yıl içinde faizlendirme sıklığı birden fazlaysa gerçekleşen yıllık faiz yıllık nominal faizden fazla olur. Bu durumda gerçekleşen faize efektif faiz adı verilir. Formülde devre faizi i=j/m olmak üzere;

Efektif faiz oranı (e) = (1 + i)m-1

Örneğin yıllık nominal faiz oranı %10 ve 4 ayda bir faizlendirme yapılıyorsa, yıllık efektif faiz oranı;

1 + e = (1 + j / m)m, i = j / m = 0,10 / 4 = 0,025,

1 + e = (1 + 0,025)4,

1 + e = 1,1038

Efektif faiz oranı (e) = 0,1038 = %10,38 hesaplanır.

Bugünkü Değer

Bugünkü değer yani iskontolama finansta anahtar bir kavramdır ve bileşiklendirme kavramıyla yakından ilişkilidir. Bir yatırımın ya da nakit akışlarının toplam değeri, anapara ile faizin toplamıdır. Buradaki toplam, gelecekteki değer olarak tanımlanmaktadır. Yatırılan orijinal anapara ise finansta bugünkü değer olarak adlandırılmaktadır.

Bugünkü değer, bugün eldeki para belirli bir faiz oranında yatırıldığında gelecekte elde edilecek bir miktar paranın günümüzdeki değerini temsil etmektedir. Diğer bir ifadeyle bugünkü değer, sıfırıncı yılda yani bugün itibariyle elde edilen değer anlamına gelmektedir. Bugünkü değer basit faiz esasına ve bileşik faiz esasına göre hesaplanabilmektedir.

Basit Faizde Bugünkü Değer

Basit faizde bugünkü değer formülü basit faizde gelecek değer formülünden yararlanılarak elde edilebilmekte ve aşağıdaki şekilde gösterilmektedir:

GD = BD × (1 + i× n) ise BD = GD / (1+ i× n).


Örneğin “İşletme, kredi kurumundan aldığı kısa vadeli bir krediyi 10 ay sonra faizi ile birlikte 200.000 TL olarak ödemiştir. Faiz oranı %18 ise kullanılan kredi tutarı ve ödenen faiz nedir?” problemini ele alalım. Burada Gelecek değer GD=200.000, i=0,18 ve n=10 ay yani 10/12’dir.

BD = 200.000 / (1 + 0,18 ´ (10 / 12)) = 200.000 / 1,15 = 173.913,04TL, Ödenen faiz ise GD – BD = 200.000 - 173.913,04 = 26.086,96 TL bulunur.

Bileşik Faizde Bugünkü Değer

Bugünkü değer hesaplamaları, gelecek değer formülünün tersini kullanarak paranın bu zamandaki değerini ölçmek için basit bir yol sağlamaktadır. Bileşik faizde bugünkü değer formülü, doğrudan bileşik faizde gelecek değer formülünden türetilebilmektedir.

Gelecek Değer (GD) = BD × (1 + i)n

Bugünkü Değer (BD) = GD / (1 + i)n

Örneğin “Bugün hangi miktarda para %5 bileşik faizle bankaya yatırıldığında 5 yıl sonunda 25.000 TL olur?” problemini düşünelim.

GD=25000TL, i=0,05 ve n=5 olduğuna göre BD = 25000 / (1 + 0,05)5 = 25000 / 1,276 = 19.592,48 TL olur.

Basit faiz hesaplamalarında olduğu gibi bileşik faiz hesaplamalarında da bugünkü değer ve gelecek değer formülleri ile herhangi bir alımın peşin mi yoksa vadeli olarak mı daha avantajlı olduğuna karar verilebilir. Örneğin bir üretim bandı peşin olarak 285.000 TL’ye ya da bir yıl vadeli olarak da 300.000 TL’ye satın alınabilecektir. Yıllık faiz %7 ve yılda 4 kez faizlendirme durumunda, bu üretim bandının hangi şekilde alınması uygundur? problemini düşünelim.

BD = 285.000 TL, GD = 300.000 TL ise i = 0,07 / 4 = 0,0175 olduğundan

BD = GD / (1+i)n = 300.000 / (1 + 0,0175)4 = 300.000 /

1,07185903 = 279.887,6 TL bulunur. Bu durumda söz konusu üretim bandının vadeli olarak alınması daha avantajlı olacaktır. Bileşik faiz hesaplamalarında, gelecek ve bugünkü değerler yardımıyla faiz oranı da hesaplanabilmektedir.

Anüite Hesaplamaları

Periyodik aralıklarla gerçekleştirilen eşit tutarlarda nakit ödeme akışına anüite adı verilmektedir. Ödemelerin aylık, çeyreklik ve yıllık vb. düzenli aralıklarla yapılması ve miktarlarının eşit olası taksitlerin anüite olarak nitelendirilmesi için yeterlidir (taksit ödemeleri aritmetik veya geometrik olarak artan veya azalan anüiteler de bulunmaktadır). Günümüzde birçok kredi, sigorta ödemesi vb. için ödeme periyotları aylık olarak belirlenmektedir. İpotekli ev kredileri anüitelerin tipik bir örneğidir. Müşteriler bankadan yüksek miktarda kredi almakta ve bu krediyi 5, 10, 20 yıl gibi uzun vadelerde aylık eşit taksitlerle geri ödemektedir. Birçok borçlanma da anüite içermektedir. Borcun vadesi boyunca yapılacak taksit ödemeleri ile vade

sonunda yapılacak toplu ödeme kombinasyonu borcun geri ödenmesini oluşturmaktadır. Örneğin tahvil geri ödemelerinde kupon ödemeleri anüite ödemelerini vade sonunda yapılacak anapara ödemesi ise toplam ödemeyi ifade etmektedir.

Anüiteler farklı açılardan sınıflandırılabilmektedir. Ödemelerin başlama ve bitiş tarihinin belirli olup olmamasına göre anüiteler belirli anüiteler ve belirsiz anüiteler olmak üzere ikiye ayrılmaktadır: Belirsiz anüite, ilk taksit ödemesinin, son taksit ödemesinin veya her ikisinin gerçeklemesinin bir olaya bağlı olduğu anüite türüdür. Malulen emeklilik durumlarında, emekli aylıklarının başlangıç tarihi belirsiz anüiteye bir örnektir. Taşıt kredisi gibi, ödemelerinin başlangıç tarihi ve bitiş tarihi belirli olan anüiteler ise belirli anüitedir. Anüiteler, taksit ödemelerinin devre başında veya sonunda yapılmasına göre normal anüiteler ve devre başı ödemeli anüiteler olmak üzere iki grupta toplanmaktadır. Kira ve sigorta primi ödemeleri devre başı anüitelere örnektir. Normal anüiteler ise taksit ödemelerinin devre sonlarında yapıldığı ödemelerdir ve anüite denildiğinde genellikle normal anüite anlaşılmaktadır. Kimi durumlarda ödemeler faiz devresinin bitiminden sonra farklı bir tarihte yapılabilir. Bu tür anüitelere geciktirilmiş anüiteler adı verilmektedir. Taksitlerin bugünkü değerinin, taksit ödemeleri başladıktan bir süre sonra hesaplandığı anüite türü ise çabuklaştırılmış anüite olarak tanımlanmaktadır. Bazı anüitelerde taksit sayısı çok fazladır ve yapılacak ödeme sayısı, ödemelerin ne zaman sonlanacağı belirsizdir. Bu tip anüitelere de sonsuz (daimi) anüite olarak isimlendirilmektedir.

Anüitenin Gelecekteki Değeri

Her ödemenin belirli bir faiz oranında yatırıldığı ve ödeme döneminin sonuna kadar tutulduğu varsayıldığında, ödeme döneminin sonunda elde edilecek toplam tutara anüitenin gelecek değeri adı verilmektedir. Anüitenin gelecekteki değeri, her bir taksit tutarının ayrı ayrı gelecek değerinin hesaplanıp toplanması yerine, tüm nakit akışları için tek seferde hesaplama yapılmasına olanak tanımaktadır Gelecekteki değer hem normal anüiteler hem de devre başı ödemeli anüiteler için hesaplanabilmektedir. Normal anüitelerin gelecekteki değeri aşağıdaki formül yardımıyla bulunmaktadır: a eşit taksit (anüite) tutarı, i devre faiz oranı ve n devre sayısı olmak üzere

Devre Sonu Ödemeli Anüitelerin Gelecekteki Değeri (S) = a× (((1+ i)n −1) / i)

Pratikte anüiteler genellikle devre sonu ödemeli anüitelerdir. Ancak iş hayatında veya kişisel hayatta bireylerin ödemelerini dönem başlarında yaptığı durumlar bulunmaktadır. Örneğin gelecekte ihtiyaç duyacağı belirli bir miktar parayı biriktirmek için bugünden başlamak üzere, belirli bir tutardaki parayı bankaya yatıran bir kişi, dönem sonunda birikiminin ulaşacağı tutarı hesaplamak için anüitenin gelecekteki değerinden yararlanabilir. Devre başı ödemeli anüitelerin hesaplanması normal anüitelerden çok farklı değildir. Temel farklılık devre başı ödemeli


anüitelerde, ödemelerin bir periyot önden gelmesi nedeniyle bir dönem daha fazla faiz kazandırıyor olmasıdır. Bu durumda kullanılacak formül;

Devre Başı Ödemeli Anüitelerin Gelecekteki Değeri(S) = a× (((1+ i)n − 1) / i) × (1 + i)

Anüitenin Bugünkü Değeri

Anüitenin bugünkü değeri, gelecekteki her bir taksit ödemesinin belirli bir iskonto oranıyla elde edilen bugünkü değerlerinin toplamıdır. Anüitenin bugünkü değeri hesaplanırken formül kullanılabileceği gibi anüite tablolarından da yararlanılabilmektedir. Bugünkü değer hem normal anüiteler hem de devre başı ödemeli anüiteler için hesaplanabilmektedir. Normal anüitelerin bugünkü değeri için aşağıdaki formül kullanılmaktadır: DevreSonuÖdemeli(Normal) Anüitelerin Bugünkü Değeri(R) = a× ((1+ i)n −1)/( (1+ i)n× i)

Devre başı ödemeli anüiteler için de bugünkü değer hesaplanabilir. Örneğin, işletme faaliyetleri için bir ofis kiralıyorsa, kontratta bu kiralamaya ilişkin ödemelerini dönem başlarında yapmak durumunda kalacaktır. Benzer şekilde, bir makine veya ekipman aldığında, satıcı genellikle ilk taksiti hemen almayı talep etmektedir. Bu durumlarda işletme ödenecek taksitlerin bugünkü değerini hesaplayarak ödeme alternatiflerini karşılaştırmak isteyebilir. Bu durumda kullanılacak formül; DevreBaşıÖdemeli Anüitelerin Bugünkü Değeri(R) = a×(1+ i)× ((1+ i)n −1))/ ((1+ i)n × i)

Kredi Ödemeleri ve Amortisman Çizelgesi

Anüite kavramının yaygın ve önemli bir uygulaması, kredi veya ipotek (mortagage) düzenlemelerinde görülmektedir. Bu düzenlemeler tipik olarak hem faiz hem de anapara geri ödeme bileşenini içeren eşit tutarlar için “karma” ödemelerden oluşmaktadır. Anüite ödemeleri, krediyi itfa etmek için tasarlanmıştır ve kredi süresinin sonunda, kredi ve ilgili tüm faiz yükümlülükleri ödenmiş olmaktadır. Piyasada işletmelere ve kişilere verilen kredilerin büyük bir kısmı amortisman kredisi adı verilen kredilerden oluşmaktadır. Amortisman terimi, bir kredinin vadesi boyunca anaparanın (borçlanılan tutarın) geri ödenme şeklini tanımlamaktadır. Amortisman kredisi ise her bir kredi ödemesinin, bir miktar anapara geri ödenmesini ve geri kalan anaparaya ait faiz ödemesini içerdiği bir kredi türüdür (Parrino, Kidwell ve Bates, 2012, s.172). Borç itfalarında, diğer bir ifade ile geri ödemelerde her aya ait kredi ödemesinin bir kısmı anaparanın ödenmesine gitmektedir. Nihai kredi ödemesi yapıldığında ödenmeyen anapara sıfıra indirilmekte ve kredi kapatılmaktadır. Her kredi ödemesinin diğer kısmı, ödenmemiş anaparanın (hâlâ borçlu olunan para miktarının) kullanımı için yapılan faiz ödemesi olmaktadır. Böylece, amortismanlı bir kredilerde, her kredi ödemesi bir miktar anapara ve faiz ödemesi içermektedir. Tüketicilere verilen kredilerin neredeyse tamamı amortismanlı kredilerdir. Amortismanlı kredilerde her bir kredi taksitinin ne kadarlık kısmının anapara, ne

kadarlık kısmının faiz ödemelerinden oluştuğu kredi amortisman çizelgelerinden görülebilmektedir.

Nakit Akışları ve Kullanım Alanları

İşletmeler gerçekleştirdikleri satışlar, maaş ödemeleri, mal alımları, banka transferleri, kredi ödemeleri, tahvil ödemeleri, hisse senedi ihracı ve sabit varlık yatırımları gibi birçok işlem sonucunda nakit giriş ve çıkışları yaşamaktadır. Bu nakit akışları temel olarak işletmenin faaliyetlerinden, yatırım kararlarından ve finansman kararlarından kaynaklanmaktadır. Söz konusu kaynaklardan doğan veya harcanan bu nakit akışları, işletmenin planlama ve karar alma süreçlerinde yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Yalnızca işletme değil, işlemeye borç verenler, ortak olmayı düşünen yatırımcılar, menkul kıymet analistleri ve işletme çalışanları için de nakit akışları önemli birer veri olmaktadır. Buradan elde edilen veriler proje değerlemesi, hisse senedi değerlemesi ve şirket değerlemesi gibi birçok konuda önemli birer girdi olmaktadır. Bu bağlamda, nakit akışlarına dayanan ve finans alanında en yaygın kullanım alanlarından birine sahip olan yaklaşım indirgenmiş nakit akışları yaklaşımıdır.

İndirgenmiş nakit akışı yaklaşımında ilk adım nakit akışlarının tahmin edilmesidir. Nakit akışlarının tanımlanması kullanılacak analiz türü için önemlidir. Uygulamaya bakıldığında nakit akışları olarak genellikle serbest nakit akışları ya da net nakit akışlarının kullanıldığı görülmektedir. Serbest nakit akışı temel olarak, bir projeden veya firmanın faaliyetlerinden elde edilen, ortaklara ve borç verenlere dağıtım için uygun vergi sonrası fonlardır. Serbest nakit akışları proje veya firmanın faaliyet gelirleri ve harcamaları arasında beklenen farkın bir ölçüsüdür. Net nakit akışları ise bir dönem boyunca sağlanan nakit girişleri ile gerçekleşen nakit çıkışları arasındaki net farktır.

Yaklaşımın ikinci adımlarından biri kullanılacak iskonto oranının belirlenmesidir. Nakit akışları ve kullanılacak iskonto belirlendikten sonra son adımda nakit akışları sıfırıncı döneme (ya da referans döneme) kadar iskonto edilerek nakit akışlarının toplam bugünkü değeri elde edilir.

İndirgenmiş nakit akışı yaklaşımı aynı zamanda özsermayeye serbest nakit akışları baz alınarak bir işletmenin hisse senetlerini değerlemek için de kullanılabilmektedir. Özsermayeye serbest nakit akışı, tüm giderler, yatırımlar ve borç verenlere faiz ödemeleri yapıldıktan sonra hissedarların kullanımına sunulan nakdi ifade etmektedir. Alternatif olarak, indirgenmiş nakit akışları yaklaşımı hisse senetleri yerine, firmaya serbest nakit akışları kullanılarak şirketin değerini belirlenmek için de kullanılmaktadır. Özsermayeye serbest nakit akışı, yalnızca hissedarların kullanımına sunulan nakdi ifade ederken firmaya serbest nakit akışı hem hissedarların hem de borç verenlerin kullanımına sunulan nakdi ifade etmektedir

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında