LOJ305U-DEPOLAMA VE ENVANTER YÖNETİMİ
Ünite 8: Uluslararası Ticarette Depolama
Uluslararası Depolama Faaliyetlerinde Antrepolar
Uluslararası depolama faaliyetlerinin en önemli aktörleri “antrepolar”dır. Antrepo, sözlük anlamı olarak “Gümrüklere gelen ticari eşyanın konulduğu, korunduğu yer, ardiye” şeklinde tanımlanmaktadır. Antrepolar, eşyanın gümrük mevzuatında düzenlenen şekilde konulması durumunda süresiz kalabildiği ve eşyanın antrepoda kaldığı süre içinde ticarete konu eşya için herhangi bir vergi ödemesinin yapılmadığı bir gümrük rejimidir.
Antrepo Rejimi gereğince, ithal edilerek antrepoya depolanan eşya, yurt içine getirilmesine rağmen ithal edilmemiş kabul edilmektedir. Bu yüzden üretilen malların depolanması sırasında, üretici gümrük vergisi ödememektedir. Antrepoda bulunan eşya, antrepoda bulunduğu sürece gümrük gözetiminde kalmakta ve söz konusu eşya için dış ticaret sürecinde oluşabilecek vergiler ödenmemektedir.
Türkiye’de antrepo açma ve işletme için izin başvuruları gümrük müdürlüklerine yapılmaktadır.
Antrepo Çeşitleri
Türkiye’de antrepo açılması ve işletilmesi T.C. Ticaret Bakanlığının iznine tabidir. İşleticisinin ve depo sorumlusunun yetkileri açısından antrepolar altı tip olarak karşımıza çıkmaktadır: A Tipi Antrepolar, B Tipi Antrepolar, C Tipi Antrepolar, D Tipi Antrepolar, E Tipi Antrepolar ve F Tipi Antrepolar. Bu antrepolardan A Tipi, B Tipi ve F Tipi Antrepolar “genel antrepo” niteliğinde, C Tipi, D Tipi ve E Tipi Antrepolar ise “özel antrepo” niteliğindedir. Genel ve özel antrepolarda eşyanın kalış süresi sınırsızdır.
Genel Antrepolar: Herkes tarafından kullanılabilen, devlet veya özel kişi sahipliğinde antrepo açmanın mümkün olduğu antrepolardır. A Tipi, B Tipi ve F Tipi Antrepolar “genel antrepo” niteliğindedir.
A Tipi Antrepo; işleticisinin, stok kayıtlarını tuttuğu ve antrepoya konulan eşyada herhangi bir noksanlık olması hâlinde gümrük vergilerini ödemekten sorumlu olduğu genel antrepo tipidir.
B Tipi Antrepo; antrepoya konulan eşyadan, Gümrük Kanunu’nun 97. Maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kullanıcının sorumlu olduğu, antrepo beyannamesini kullanıcının verdiği genel antrepo tipidir.
F tipi Antrepo, gümrük idarelerince işletilen genel antrepo tipidir. Gümrük kanununun 47 ila 50. Maddelerinde belirtilen geçici depolama yerleri, aynı zamanda F tipi antrepo olarak işletilebilmektedir.
Özel Antrepolar: Tek bir şahsın veya firmanın sadece kendi ihraç ve ithal mallarını depolamak için açtığı antrepolar ise “özel antrepolar” olarak karşımıza çıkmaktadır. C Tipi, D Tipi ve E Tipi Antrepolar ise “özel antrepo” niteliğindedir.
C Tipi Antrepo; işleticisi ve kullanıcısı aynı kişi olan ve antrepoya alınan eşyadan bu kişinin sorumlu olduğu özel antrepo tipidir. Antrepoya konulacak eşya, eşya listesinde belirtilmiş eşya ile sınırlıdır. Eşya listesi haricinde antrepoya eşya konulmak istenilmesi hâlinde T.C. Ticaret Bakanlığında (Gümrükler Genel Müdürlüğü) izin alınır.
D Tipi Antrepo; işleticisi ve kullanıcısının aynı kişi olduğu, Gümrük Kanunu’nun 104. Maddesinin 3. Fıkrasının uygulandığı özel antrepo tipidir. Eşyanın antrepoya alındığı tarihteki kıymet, miktarı dikkate alınarak vergiler hesaplandığından, buralara konulan eşya, basitleştirilmiş usul ile serbest dolaşıma sokulabilmektedir.
E Tipi Antrepo; işleticisi ve kullanıcısının aynı kişi olduğu, izin hak sahibinin depolama yerinin antrepo sayıldığı veya depolama yeri olmazsa dahi eşyaya antrepo rejimi hükümlerinin uygulandığı özel antrepo tipidir.
Geçici Depolama Yeri ile Antrepo Arasındaki Farklar
Geçici depolama yeri; Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen ve serbest dolaşımda olmayan eşyanın, gümrüğe sunulmasından sonra gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutuluncaya kadar konulduğu, eşyanın her türlü dış etken ve müdahalelerden korunmasını sağlayacak şekilde yapılmış, taşıtların durduğu, yanaştığı veya indiği yerlerdeki ambar, depo, ardiye veya hangar gibi yerler olarak tanımlanmaktadır. Antrepo ise, gümrük gözetimi altında bulunan eşyanın veya izin verildiği durumlarda serbest dolaşımda bulunan eşyanın ihraç edilmek kaydıyla konulduğu açık ya da kapalı alanlar olarak tanım- lanmaktadır.
Geçici depolama yeri ile antrepo arasındaki temel farklar şunlardır:
• Eşya; geçici depolama yerine özet beyan kap- samında alınır ve herhangi bir rejim beyanında bulunulmasına gerek yoktur. Antrepoya eşya alınabilmesi için her şeyden önce rejim beyanında bulunmak ön şarttır. • Eşya; geçici depolama yerinde süreli, antrepoda süresiz depolanabilmektedir. Geçici depolama yerinde bekleme süresi özet beyanın verildiği tarihten itibaren deniz yoluyla gelen eşya için 45 gün, diğer bir yolla gelen eşya için ise 20 gün olarak belirlenmiştir. Antrepo uygulamasında da ise eşya, onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutuluncaya kadar süresiz olarak kala- bilmektedir. • Gümrük kontrolü altında işleme, elleçleme vb. işlemler antrepolarda rahatlıkla yapılabilirken; geçici depolama yerlerinde bu imkân sınırlıdır. • Geçici depolama yerlerinde gümrük gözetim ve denetimleri, Gümrük memurları vasıtasıyla, antrepolarda ise (akaryakıt antrepoları hariç) Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirleri vasıtasıyla yapılmaktadır.
• Eşyanın devir işlemleri hem antrepo da hem de geçici depolama yerlerinde yapılabilir. Bununla birlikte devir işlemleri parçalı ve sistematik olarak antrepoda daha rahat gerçekleştirilir.
Türkiye’de Antrepolar
2018 Haziran ayı itibarıyla Türkiye’de toplam antrepo sayısı 1326’dır. Toplamda yaklaşık olarak 11 milyon m2 antrepo alanından söz etmek mümkündür. Toplam kapladıkları alan olarak en çok antrepo alanı İstanbul’dadır. İstanbul’u hemen hemen aynı alan büyüklüğü ile Kocaeli takip etmektedir. Üçüncü İzmir, dördüncü İskenderun’dur. Ayrıca sıvı ve gaz depolamasına uygun antrepolar en çok Kocaeli ilinde bulunurken onu çok daha cüzi miktarda depolama alanı ile Tekirdağ takip etmektedir. Genel antrepolar içinde Türkiye’de en çok bulunan antrepo tipi A Tipi Antrepolar olurken özel antrepolar içinde ise en çok C Tipi Antrepo bulunmaktadır. Ayrıca Türkiye’de en çok gıda niteliğindeki eşyaya yönelik antrepolar faaliyet göstermektedir. Bunu ikinci sırada akaryakıt ve yanıcı- patlayıcı nitelikteki eşyaya yönelik antrepolar takip etmektedir.
Uluslararası Depolama Faaliyetlerinde Serbest Bölgeler
Serbest Bölge Kavramı ve Türkiye’deki Uygulaması
“Serbest Bölgeler”, ülkede geçerli ticari, mali ve iktisadi alanlara ilişkin hukuki ve idari düzenlemelerin uygulanmadığı veya kısmen uygulandığı, sanayi ve ticari faaliyetler için daha geniş teşviklerin tanındığı ve fiziki olarak ülkenin diğer kısımlarından ayrılan yerler olarak tanımlanabilir. Serbest bölgelerin kurulması ve işletil- mesindeki temel amaçlar şunlardır:
• İhracata yönelik yatırım ve üretimi teşvik etmek, • Doğrudan yabancı yatırımları ve teknoloji girişini hızlandırmak, • İşletmeleri ihracata yönlendirmek ve uluslararası ticareti geliştirmek.
Bu amaçlara göre serbest bölgelerin temel makro ekonomik hedefleri destekleyici katkıları şu şekilde sıralanabilir:
• Yatırım ve üretimin artışına ve çeşitlenmesine katkı sağlayarak büyümeyi destekleyebilecektir. • Yabancı sermaye ve teknoloji girişini hızlandıra- rak altyapı olanaklarının gelişmesine ve yatırım olanaklarının artmasına katkı sağlayabilecektir. • Firmaların ucuz, kaliteli ve düzenli girdi teminine olanak sağlayarak ülke kaynaklarının etkin kulla- nılmasına katkı sağlayabilecektir. • Firmaların ulusal finans kaynaklarının yanı sıra ucuz ve yeterli dış finansman olanaklarına erişimine katkı sağlayabilecektir. • Dış ticaret olanaklarının artmasına ve gelişmesine katkı sağlayabilecektir.
• Yeni iş alanlarının yaratılması dolayısıyla ülkenin istihdamının artmasına katkı sağlayacaktır.
Türkiye’de ilk serbest bölge uygulaması 1985 yılında kurulan ve 1987 yılında faaliyet göstermeye başlayan Antalya ve Mersin Serbest Bölgeleri ile olmuştur. Türkiye’de 20 adet serbest bölge vardır. Serbest bölge faaliyetlerine yönelik uygulanan temel teşvik ve avantajlar ise şu şekilde sıralanabilir:
• Firmalar, Kurumlar Vergisi ve Gelirler Vergisinden %100 muaftırlar. • Bölgeye giren mallar için Gümrük Vergisi, Katma Değer Vergisi (KDV), Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu (KKDF) ödemelerinden muaftır. • Üretiminin %85 ve fazlasını ihraç eden firmalar personel maaşları üzerinden muhtasardan %100 muaftırlar. • Elde edilen kârlar hiçbir izne gerek olmadan yurt içine veya yurt dışına transfer edilebilir. • Türkiye’den Serbest Bölgeye yapılan satışlar ihracat sayıldığından firmalar, Türkiye’den ihraç fiyatına KDV’siz mal satın alabilirler. • Her türlü altyapı hizmetleri (Elektrik, Su, Doğal gaz, Haberleşme) KDV’siz olarak firmalara sunulur. • İkinci el makinelerin Serbest Bölgelere girişlerinde yaş sınırı yoktur. • Serbest Bölgelerde alım-satım, stok değerleme ve muhasebeleştirme konvertibl dövizlerle yapıldığı için kullanıcılar enflasyondan olumsuz etkilenmezler. • Mahrecine iade işlemi çok kolaydır ve sadece fatura kesilerek gerçekleştirilebilir. • Gümrüksüz ve süre kısıtlaması olmadan depolama ve stoklama yapılabilmektedir.
Türkiye’de Serbest Bölgelerde Depolama Faaliyetleri
Türkiye’de Serbest bölgelerde depolama faaliyetleri Serbest Bölgeler Kanunu’na istinaden çıkarılan depolama faaliyetleri ile ilgili genelge ile düzenlenmiştir.
Kullanıcı statüsünde (faaliyet ruhsatı sahibi) olmayan kişiler serbest bölgede depolama yapabilmek için “Depo Kullanma Belgesi” almak zorundadır.
Uluslararası Depolama Faaliyetlerinde INCOTERMS
INCOTERMS, Uluslararası Ticaret Odası (ICC) tarafından düzenlenen eşyanın taşınması ile teslimi aşamalarında, sorumluluklar ve maliyetlerin ticari taraflar arasında dağılımını belirleyen uluslararası kurallardır.
INCOTERMS kuralları uluslararası ticarette kullanılan, evrensel olarak standardizasyonu sağlanmış sözleşme terimleridir. Değişimi yapılan malların fiyatı bu terimlerin müzakeresine dayanan bir sözleşmede belirtilmektedir. Temelde, müzakereye konu olan terimler, ürünün
taşınmasının hangi kısmını hangi tarafın ödeyeceğini göstermektedir. Bu terimlerin sözleşmede kullanımı zorunlu değildir. Ancak bu terimlerin kullanılması, sözleşmenin dayandırılacağı hukuki zemin açısından son derece önem arz etmektedir. Teslim şekilleri aşağıda maddeler halinde açıklanmıştır:
1. EXW (Ex Works): Tüm masraf ve risklerin alıcıya ait olduğunu bildiren uluslararası ticaret terimidir. 2. FCA: (Free Carrier): Uluslararası ticarette, satıcının ülkesinde teslim yeri belirterek taşımacıya teslim anlamına gelmektedir. 3. FAS (Free Alongside Ship): Uluslararası ticarette, satıcının ismi belirtilen limandaki geminin yanında teslimatı gerçekleştirmesi anlamına gelmektedir. 4. FOB (Free On Board): Tedarikçinin malzemeyi nakliye yapılacağı geminin güvertesine taşıyana kadar olan sorumluluğunu içermektedir. 5. CFR (Cost and Freight): İthalat ve ihracatta taşınan ürünün, daha önce belirlenmiş limana ka- dar bütün taşıma masraflarının tamamen ihracatçı firma tarafından karşılanacağını belirtmektedir. 6. CPT (Carriage Paid To): Sözleşmede belirtilen yere kadar satıcının navlunu ödenmiş bir şekilde malı teslim edecek olması anlamına gelir. 7. CIP (Carriage and Insurance Paid to): CPT ve CFR teslim şeklindeki gibi satıcı malın taşınma masraflarını ödemekte, buna ek olarak malın sigorta masrafları da satıcıya ait olmaktadır. 8. DAP (Delivered At Place): Sözleşmede belirlenen yerde teslim anlamına gelmektedir. 9. DDP (Delivered Duty Paid): “Gümrük Resmi Ödenmiş Olarak Teslim” anlamına gelmektedir. Belirlenen bu yere kadar tüm masraflar satıcıya aittir. 10. CIF (Cost, Insurance & Freight): Mal bedeli, sigorta ve navlun ödenmiş anlamındadır. 11. DPU (Delivered at Place Unloaded): Taraflarca belirlenen yerde eşyanın boşaltılmasından sonra alıcıya teslim edileceğini, bu noktaya kadar ortaya çıkacak tüm masraf ve risklerin satıcıya ait olduğu teslim şeklidir.
Uluslararası Depolama Alanlarında Elleçleme Faaliyetleri
“Elleçleme” faaliyeti, gümrük gözetimi altındaki eşyanın asli niteliklerini değiştirmeden istiflenmesi, yerinin değiştirilmesi, büyük kaplardan küçük kaplara aktarılması, kapların yenilenmesi veya tamiri, havalandırılması, kalburlanması, karıştırılması ve benzeri işlemleri ifade etmektedir.
Elleçleme faaliyetinin amaçları aşağıdaki gibidir:
• Dolaşım alanın minimum ölçülerde kullanılmasının sağlanması,
• Ürünlerin depoda bekleme süresinin kısaltılması, • Depolama alanı içerisinde elleçleme sayısının azaltılması, • Depo alan maliyetinin azaltılması, • İnsan gücü kullanımının azaltılması, • Etkin çalışma koşullarının sağlanması, • Lojistik hizmet düzeyinin arttırılması.
Gümrük Kanunu’nda Elleçleme Faaliyetleri
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 3”üncü maddesinin 22 numaralı bendinde “elleçleme” faaliyeti; “gümrük gözetimi altındaki eşyanın asli niteliklerini değiştirmeden istiflenmesi, yerinin değiştirilmesi, büyük kaplardan küçük kaplara aktarılması, kapların yenilenmesi veya tamiri, havalandırılması, kalburlanması, karıştırılması ve benzeri işlemler” şeklinde tanımlanmıştır. Kanunu’nun 102’nci maddesinin birinci fıkrasının ilk paragrafında; “İthal eşyası, iyi korunmaları, görünüşlerinin veya pazarlama kalitelerinin geliştirilmesi ya da dağıtım veya yeniden satışa hazırlanmaları yönünden yönetmelikle belirlenen mutat elleçleme işlemlerine tabi tutulabilir.” şeklinde hükme bağlanmıştır.
e-Ticarette Depolama ve Dinamik Depolama Stratejileri
e-Ticaretin Tanımı ve Kapsamı
e-Ticaret, ticaretin elektronik ortamda (internet aracılığıyla) yapılmasını ifade etmektedir. e-Ticaret, tedarik zincirinin yapısının değişmesine neden olmuştur. Özellikle e-Ticaretin sunmuş olduğu olanaklar dolayısıyla talep değişkenliğinin fazla ve belirsiz olması, firmaların sabit yatırımlı uzun vadeli lojistik ağ planlamalarından, dinamik planlama ve uygulamalara geçişini zorunlu hâle getirmiştir.
e-Ticarette Depolama
Depoculuk bakış açısıyla incelendiğinde e-Ticaretin yegâne fiziki ortamı depolamadır. Hatta bazı durumlarda bu fiziki ortam dahi olmayabilmektedir. Dolayısıyla ürünün üretim maliyeti hariç depolandığı ve hareket halinde olduğu safhalar dışında hemen hemen hiçbir maliyet unsurunun olmaması, e-Ticareti avantajlı kılan temel unsurdur.
Yeni Lojistik Uygulamaları ve Paylaşım Ekonomisi
Firmalar, depolama pazaryeri platformları üzerinden atıl kapasitesi bulunan lojistik işletmelerinin tesislerinde ihtiyaç duydukları an ve yerde ihtiyaç duydukları hizmetleri değişken giderler karşılığında esnek bir yapıda erişebilmekte ve bu tarz dinamik depolama stratejileri ile nakliye giderlerini düşürüp müşteri hizmet seviyelerini arttırabilmektedirler. Dinamik depolama bazı maliyetleri olsa da e-Ticaret firmalarına sağladığı avantajlar şu şekilde sıralanabilir:
• Mevsimsellik etkilerinde azalma, • Farklı teslimat seçenekleri sunabilme, • Depo ve teslimat süreçlerinde iyileşme,
• Nakliye giderlerinde azalma, yenilikçi lojistik çözümler ve fikirlerin • Bütçelenebilir yapıya geçiş, oluşturulması için 3PL firmalarını sürece dahil • İzlenebilir tam zamanlı stoklama, etmektedir. 4PL ile arasındaki en büyük fark 5PL • Sipariş çevrim sürelerinde azalma, hizmet sağlayıcılarının büyük oranda e-Ticaret • İade ürün yönetimi, alanına odaklanmasıdır.
• Dinamik bir lojistik yapısı, • Müşteri memnuniyetinde artış.
e-Ticarette Lojistik Yönetiminin Önemi
Gelişmiş ülkelerde çeşitli türlerde mal üreten firmalar artık ürünlerini online olarak, mağazalarda ya da diğer web siteleri üzerinden ilan edebilmekte ve satabilmektedirler. Böylece artan sayıda tüketici, evlerini terk etmeden e-Ticaret yardımıyla alışveriş yapabilmektedir. Hızlı ve kolayca sipariş vermenin yanı sıra, bankacılık ve ödeme sistemlerinin sunmuş olduğu online ödeme olanakları, gereksinimlere uymuyorsa bir ürünün iade edilebilmesi, hızlı ve daha büyük siparişler için ücretsiz teslimat ve cazip fiyat ve düşük maliyet olanakları gibi avantajlar da e-Ticaret sistemin sunmuş olduğu olanaklardandır. e-Ticarette firmalar için iki önemli sorun vardır; artan depolama maliyetleri ve hızlı teslimat sorunu.
e-Ticarette Artan Depolama Maliyetlerine Çözümler
İletişim ve ulaşım teknolojilerindeki gelişmeler üretimin her alanına etki etmiş ve üretimin her alanında verimliliği artırmıştır. Dolayısıyla üretimin her sürecinde olduğu gibi lojistik faaliyetlerinin de bu gelişmelere uyum göstermesi gerekmiştir. Ticari hayattaki gelişmeler sonucunda 1PL, 2PL, 3PL, 4PL ve 5PL Sistemlerinin lojistik faaliyetlerindeki safha safha gelişmeyi ortaya koymaktadır:
• 1PL Sistemi (Birinci Parti Lojistik Sistemi), üreticinin, perakendecinin, ya da göndericinin kendi imkânları ile yaptığı lojistik faaliyetlerdir. • 2PL Sistemi (İkinci Parti Lojistik Sistemi), kendi varlığı olan nakliye araçları, depo yerleri, antrepolarıyla geleneksel taşımacılık, depoculuk hizmetleri veren lojistik firmalarının, doğrudan lojistik ihtiyacı olan firmalara yönelik yapılan lojistik faaliyetleridir. • 3PL Sistemi (Üçüncü Parti Lojistik Sistemi), bir firmanın malzeme yönetiminin veya ürün dağı- tımının kısmen veya bütünüyle başka bir firmaya verilmesidir. • 4PL Sistemi (Dördüncü Parti Lojistik Sistemi) firmaları, müşterilerine kapsamlı tedarik zinciri çözümleri sunarak, bünyesinde bulundurduğu teknoloji, yetkinlik, kaynak ve deneyimlerini, 3PL firmalarıyla entegre ederek tedarik zincirini baştan sona tasarlayan, kurgulayan ve yöneten firmalardır. • 5PL (Beşinci Parti Lojistik Sistemi), tedarik zincirlerinden elektronik tedarik ağlarına geçiş yapıldığında söz konusu olacaktır. 5PL hizmet sağlayıcısı, tedarik zinciri ağlarının yönetimini garanti etmektedir. Endüstriyel aktör, stratejik,