LOJ301U-DIŞ TİCARETTE RİSK YÖNETİMİ VE SİGORTACILIK
Ünite 8: Risk Yönetiminde Opsiyon ve Swap Sözleşmeleri
Giriş
Uluslararası ticari faaliyette bulunan işletmelerin karşılaştıkları riskleri yönetebilmek amacıyla yararlanabilecekleri araçların biri türev ürünlerdir. Temel olarak forward, futures, opsiyon ve swap sözleşmelerinden oluşan türev ürünler, koruma sağlamanın yanında yatırım amaçlı olarak da kullanılabilen finansal ürünlerdir.
Özellikleri itibarıyla opsiyonlardan ayrılan ve genellikle uzun vadeli olan swap sözleşmeleri, koşulları taraflarca özelleştirilen ve geleceğe yönelik nakit akışlarının takas edildiği türev ürünlerdir. İşlem hacmi her geçen gün artan swap piyasalarında, işletmeler döviz, faiz, emtia vb. swap türlerinden yararlanarak risklere karşı korunma sağlayabilmektedir.
Opsiyon Sözleşmeleri
Opsiyon sözleşmeleri, opsiyon sahibine, satıcıya bugünden ödeyeceği belirli bir prim karşılığında, dayanak varlığı gelecekteki bir tarihte belirli bir fiyattan alma ya da satma hakkını veren türev ürünlerdir. Tanımda belirtilen dayanak varlık ifadesi, sözleşmeye konu olan ve alım satımı yapılacak döviz, petrol, pamuk, pay senedi, endeks vb. varlıkları ifade etmektedir. Opsiyon sözleşmeleri sahibine varlığı alma ya da satma konusunda hak sağlamaktadır. Ancak, opsiyon sözleşmeleri söz konusu hakkı opsiyon primi ya da fiyatı adı verilen bir bedel karşılığında alıcıya sağlamaktadır, forward ve futures sözleşmelerde ise böyle bir bedel söz konusu değildir.
Opsiyon sözleşmeleri, başlangıçta buğday ve şeker gibi emtialar üzerine yazılmıştır. Bugün ise yatırımcılar emtiaların yanında döviz kurları, tahviller, pay senetleri, pay senedi endeksleri ile futures ve swap vb. türev ürünler gibi finansal ürünler dahil olmak üzere çok çeşitli dayanak varlıklar üzerine yazılmış olan opsiyonları alıp satabilmektedir.
Alıcıya ya da diğer bir ifadeyle opsiyon sahibine, opsiyonun konusuna göre alma ya da satma hakkını sağlayan unsur olan prim, opsiyonun fiyatı olarak nitelendirilmektedir.
Opsiyon Türleri
Opsiyon sözleşmeleri farklı özellikleri itibarıyla çeşitli şekillerde sınıflandırılmaktadır. Bu bağlamda, opsiyonlar işlemin konusuna göre alım ve satım opsiyonları şeklinde, dayanak varlığın türüne göre döviz opsiyonları, faiz opsiyonları, pay senedi opsiyonları vb. şeklinde, vadesinden önce kullanılıp kullanılmamasına göre Avrupa ve Amerika tipi opsiyonlar şeklinde, işlem gördüğü piyasaya göre ise borsada işlem gören ve tezgâh üstü opsiyonlar şeklinde ayrılmaktadır.
İşlemin Konusuna Göre Opsiyonlar: Konusuna göre opsiyonlar, alım ve satım opsiyonları olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Alım opsiyonları, alıcıya dayanak varlığı belirlenen fiyat üzerinden gelecekteki bir tarihte alma hakkı veren opsiyonlardır. Satım opsiyonları ise alıcıya dayanak
varlığı belirlenen fiyat üzerinden gelecekteki bir tarihte satma hakkı veren opsiyonlardır.
Dayanak Varlığın Türüne Göre Opsiyonlar: Opsiyonlar sözleşmeye konu olan varlığın türüne göre, temel olarak döviz opsiyonları, faiz opsiyonları ve pay senedi opsiyonları olmak üzere farklı şekillerde sınıflandırılmaktadır.
Vadesinden Önce Kullanılıp Kullanılmamasına Göre Opsiyonlar: Opsiyonlar, alıcının opsiyonun sağladığı hakkı vadesinden önce kullanıp kullanamamasına göre Avrupa tipi ve Amerika tipi opsiyonlar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Avrupa tipi opsiyonlar opsiyonun sağladığı hakkın yalnızca vade tarihinde kullanımına imkân veren sözleşmelerdir. Avrupa tipi bir alım opsiyonunda alıcı, dayanak varlığı yalnızca vadesi geldiğinde kullanım fiyatı üzerinden alabilmektedir.
İşlem Gördüğü Piyasaya Göre Opsiyonlar: Opsiyonlar işlem gördüğü piyasanın türüne göre borsada işlem gören opsiyonlar ve tezgâh üstü opsiyonlar olmak üzere iki şekilde sınıflandırılmaktadır. Diğer türev ürünlerden farklı olarak opsiyonlar her iki tip piyasada da yoğun bir şekilde işlem görmektedir.
Temel Opsiyon Stratejileri
Bireyler ve işletmeler opsiyon sözleşmesine konu olan dayanak varlığın fiyatında meydana gelebilecek farklı yöndeki değişimlere karşı, temel opsiyon stratejileri olarak isimlendirilen dört farklı şekilde pozisyon alarak riskten korunma veya getiri elde etme imkânına sahip olmaktadır. Opsiyonun konusuna ve opsiyonda alınan pozisyonlara bağlı olarak dört temel opsiyon stratejisi bulunmaktadır.
Alım Opsiyonu Almak: Alım opsiyonu alımı, opsiyon alıcısının gelecekte dayanak varlığın fiyatında artış beklenmesi durumunda aldığı pozisyondur. Bu stratejide alıcı olunduğundan prim ödenmekte ve dolayısıyla pozisyon, ödenen prim miktarı kadar zararla başlamaktadır.
Alım Opsiyonu Satmak: Alım opsiyonu satımında, satıcı fiyatların düşeceğini ya da artsa bile artışın primden daha düşük seviyede kalacağını düşünmektedir. Satıcı, bu pozisyonda dayanak varlığı satma yükümlülüğü altına girmekte ve bunun karşılığında prim elde etmektedir.
Satım Opsiyonu Almak: Satım opsiyonu alan taraf gelecekte sözleşmeye konu olan dayanak varlığın fiyatının düşeceğini öngörmekte, varlığın fiyatının düşmesi ihtimaline karşı fiyatı sabitleyerek kendisini koruma altına almak istemektedir. Alıcı bu korumayı alabilmek için opsiyon satıcısına prim ödemekte ve dolayısıyla pozisyona prim miktarı kadar zararla başlamaktadır.
Satım Opsiyonu Satmak: Satım opsiyonu satımında, satıcı alıcının aksine dayanak varlığın fiyatının yükseleceğini ya da düşüşün prim miktarından daha az olacağını tahmin etmektedir. Satıcı, bu pozisyonda aldığı prim karşılığında dayanak varlığı satın alma yükümlülüğü altına girmektedir. Opsiyonun vadesi geldiğinde piyasa fiyatı kullanım
fiyatının üstünde olursa, opsiyon alıcısı opsiyonu kullanmayacağından prim kadar kâr elde edecektir.
Opsiyon Fiyatının Duyarlılığı
Opsiyon alıcısının satıcıya ödediği ve opsiyon primi olarak adlandırılan opsiyon fiyatının duyarlılığı, diğer finansal piyasa araçlarının duyarlılığından farklıdır. Bir opsiyonun fiyatı sözleşmeye konu olan dayanak varlığın fiyatı, opsiyonun kullanım fiyatı, opsiyonun vadesine kalan gün sayısı, dayanak varlığın piyasa fiyatındaki Opsiyon sözleşmesinin fiyatı, opsiyon fiyatlandırma modellerinde de dikkate alınan ve ilgili faktörün fiyat üzerindeki etkisini ölçmeye yarayan delta, gamma, theta, vega, rho olarak isimlendirilen beş faktörün herhangi birinde veya bunların kombinasyonundaki değişikliklerden etkilenebilmektedir.
Delta: Hedge oranı olarak isimlendirilen delta, opsiyon fiyatlama modeli olan Black-Scholes modelinden elde edilmektedir. Delta, opsiyon fiyatının dayanak varlığın spot fiyatında yaşanan değişimlere duyarlılığını gösteren bir ölçüttür.
Gamma: Gamma aslında opsiyon fiyatının duyarlılığını ölçmeyen tek ölçüttür. Gamma opsiyon fiyatının duyarlılığına ilişkin bir ölçüt olan deltanın duyarlılığını, diğer bir ifadeyle dayanak varlık fiyatında meydana gelecek bir birimlik değişimin opsiyonun deltasında ne kadar değişim yaratacağını ölçmeye yaramaktadır.
Theta: Opsiyonun vadesine kalan süre ile opsiyon fiyatı, diğer bir ifade ile zamandaki değişim ile opsiyon fiyatı değişimi arasındaki ilişkiyi gösteren ölçüte theta adı verilmektedir.
Vega: Epsilon, eta veya kappa olarak da bilinen opsiyon vegası dayanak varlığın piyasa fiyatının oynaklığındaki (volatilite) değişimlerin opsiyon fiyatı üzerinde yarattığı etkiyi göstermektedir.
Rho: Rho, opsiyon fiyatının faiz oranlarına duyarlılığına ilişkin bir ölçüttür ve faiz oranlarındaki değişimlerin opsiyon fiyatında meydana getireceği değişimi göstermektedir.
Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasasında (VİOP) Yer Alan Opsiyon Sözleşmeleri
2005 yılında faaliyete başlayan “Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası”, ilerleyen süreçte Borsa İstanbul bünyesine katılmış ve 5 Ağustos 2013 tarihinde “Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası” (VİOP) adını almıştır.
VİOP’ta işlem gören opsiyon sözleşmeleri ise şu şekildedir;
• Pay (Akbank T.A.Ş.-AKBNK, Arçelik A.Ş.- ARCLK, Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortak A.Ş-EKGYO, Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T.A.Ş.-EREGL, T. Garanti Bankası A.Ş.-GARAN, Türkiye Halk Bankası A.Ş.- HALKB, T. İş Bankası A.Ş.-ISCTR, Koç Holding A.Ş.-KCHOL, Kardemir Karabük Demir Çelik
Sanayi ve Ticaret A.Ş.-KRDMD, Petkim Petrokimya Holding A.Ş.-PETKM, Pegasus Hava Taşımacılığı A.Ş.-PGSUS, H.Ö. Sabancı Holding A.Ş.-SAHOL, Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş.-SISE, Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.- TCELL, Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş.- TOASO, Türk Telekomünikasyon A.Ş.-TTKOM, Tüpraş-Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş.-TUPRS, Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O.-VAKBN, Yapı Kredi Bankası-YKBNK) • Pay endeksi (Mini BIST 30 ve BIST 30 Endeksi) • Döviz (ABD Doları/Türk Lirası- USD/TL)
Piyasada işlem gören opsiyon sözleşmelerinin büyüklüğü, sözleşme türlerine göre farklılık göstermektedir. Bir adet standart pay opsiyon sözleşmesi dayanak varlığa ait 100 adet pay senedini, ABD Doları/Türk Lirası opsiyon sözleşmesi 1.000 ABD dolarını, bir endeks opsiyon sözleşmesi 10 adet dayanak varlığı temsil etmektedir.
Opsiyon sözleşmelerinde uzlaşma şekli de dayanak varlığa göre değişiklik göstermektedir. Pay endeksi ve Dolar/TL opsiyon sözleşmelerinde uzlaşma yöntemi nakdi, pay opsiyon sözleşmelerinde ise fiziki teslimat olarak uygulanmaktadır.
Swap Sözleşmeleri
Swap sözleşmesi, tarafların sözleşmeye konu varlığın gelecekteki nakit akışlarını sözleşme süresi boyunca değiştirmek üzere anlaştığı tezgâh üstü işlemdir Taraflara özel anlaşmalar olma niteliği bulunan swap sözleşmelerinde nakit akışları üzerinde önceden anlaşılan bir hesaplama biçimine göre belirlenmektedir. Forward sözleşmeleri ve futures sözleşmeleri genellikle kısa vadeli sözleşmeler iken swap sözleşmeleri genellikle uzun vadelidir. Diğer türev ürünlerde taraflardan birinin kâr etmesi diğer tarafın zarar etmesi ile mümkün olmaktadır. Swap sözleşmelerinde ise sözleşmeye dahil olan iki taraf da işlemden fayda sağlamaktadır. Swap sözleşmelerinde nakit akışlarının takas edildiği tarihler ve nakit akışlarının nasıl hesaplanacağına dair ayrıntılar yer almaktadır.
Uygulamada, swap sözleşmeleri diğer türev ürünlerde olduğu gibi hedging ya da spekülasyon amacıyla sıklıkla kullanılan bir araçtır. Korunma amacıyla kullanıldığında, swap hem kazançları hem de zararları dengeleyerek, dayanak varlık için net bir nakit akışı sağlamaktadır. Ancak diğer türev ürünlerden farklı olarak, swap sözleşmelerinden doğan nakit akışları tipik olarak aylar veya yıllar boyunca tekrarlanmaktadır.
Swap sözleşmeleri iki taraf arasında yapıldığı için taraflardan birinin isteği doğrultusunda sözleşme iptal edilememektedir. Bir swap sözleşmesinin iptal edilebilmesi için tarafların her ikisinin de kabul etmesi gerekmektedir.
Swap sözleşmelerinin özellikleri temel olarak aşağıdaki unsurlardan oluşmaktadır.
Taraflar: Tüm swap sözleşmeleri en az iki tarafın periyodik ödeme serilerinin takasını içermektedir.
Aracılar: Swap sözleşmeleri genellikle birçok ülkede faaliyet gösteren büyük finansal kurumlar ya da bankalar aracılığıyla gerçekleştirilmektedir. Bu aracıların çoğunlukla, diğer işletmelerle bağlantılı olan büyük uluslararası işletmelerle swap dışında farklı ilişkileri ve sözleşmeleri bulunmaktadır. Swap aracıları komisyoncular ve swap satıcıları olmak üzere iki grupta sınıflandırılmaktadır.
Nakit Akımları: Swap sözleşmesinde nakit akımları cinsinden iki farklı ödeme akışı hesaplanmaktadır. Bu iki ödeme akışına swap bacakları adı verilmektedir. Nakit akışı değişimlerinin periyodik şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Takas tarihi adı da verilen bu ödeme günleri ve sıklığı, swap fiyatlandırması zamanlama maliyetlerinin hesaplanmasına olanak tanıdığından swap işleminde yer alan taraflar için farklı olabilmektedir.
Dokümantasyon: Swap işlemleri, belgeleri ve formaliteleri genellikle kredi anlaşmalarıyla kıyaslandığında çok daha az olduğu için büyük bir hızla gerçekleştirilebilmektedir.
İşlem Tarihi, Geçerlilik Tarihi, Ödeme Tarihi, Sıfırlama Tarihi ve Bitiş Tarihi: Swap sözleşmelerine ilişkin önemli tarihlerden biri işlem tarihidir. İşlem tarihi takas işleminin gerçekleştirilmesi için tarafların üzerinde uzlaştığı, swap sözleşmesine girilen tarihtir. Valör tarihi de denilen geçerlilik tarihi, swap süresinin ilk günü olarak belirtilen tarihtir. Faiz swaplarında geçerlilik tarihi, swap faizinin hesaplandığı tarihtir ve bu tarih genellikle işlem tarihinden iki iş günü sonradır. Örneğin 30 Mart 2021 tarihinde yapılan bir swap sözleşmesinin geçerlilik tarihi 1 Nisan 2021 olabilir. Swap sözleşmesi sebebiyle doğan ödemeler de yine önceden belirlenen ödeme tarihi adı verilen tarihlerde gerçekleştirilmektedir. Faiz swaplarında, değişken oranlı bacak için yapılacak ödeme tutarları sıfırlama (reset) tarihi adı verilen tarihlerde hesaplanmaktadır. Birinci sıfırlama tarihi genellikle birinci ödeme tarihinden 2 gün öncesi, ikinci sıfırlama tarihi ikinci ödeme tarihinden 2 gün öncesi vb. şekilde belirlenmektedir. Swap sözleşmesinin bitiş tarihi ise swap vadesinin son tarihi olarak belirtilen tarihtir.
Swap Sözleşmelerinin Tarihi
1970’li yıllar finansal piyasalarda önemli değişim ve dönüşümlerin yaşandığı yıllar olmuştur. Başta para sistemlerinde yaşanan değişimler ve sermaye hareketlerinin önündeki sınırların kalkması olmak üzere yaşanan bu değişimler, ekonomik birimleri yeni arayışlara itmiş ve bu arayışların sonucunda finansal piyasalarda birçok yenilik yaşanmıştır. 1970’lerde kullanılmaya başlanan paralel kredi piyasaları da Avrupa’da uygulanan kambiyo kontrolleri sebebiyle, kurumların istedikleri para cinsinden borçlanmalarının zorlaşmasına bağlı olarak ortaya çıkmıştır. Paralel kredi (parallel loan) piyasaları işletmelerin ihtiyaç duydukları yabancı para cinsi kredileri temin etmelerine olanak sağlamıştır.
Paralel kredi işleminin gerçekleşebilmesi için doları sağlamaya hazır ve aynı zamanda Birleşik Krallıkta, belki
de kendi iştiraki için sterlin cinsinden kredi ihtiyacı bulunan bir Amerikan şirketi gerekmektedir. Ayrıca, her iki ülkede aynı vadelere sahip iki kredi oluşturulmalıdır.
Döviz kontrolleri kaldırıldıkça, paralel kredinin yerini karşılıklı kredi (back-to-back loan) piyasası almıştır. Karşılıklı kredi piyasası işletmelerin doğrudan birbirleriyle kredi işlemlerini gerçekleştirmesine olanak sağlamıştır. Karşılıklı krediler, paralel kredilere oranlara işlemlerin daha basit bir şekilde gerçekleştirilmesine imkân vermiş ve operasyonel riskleri azaltmıştır.
Karşılıklı kredilerin arkasındaki itici ekonomik güç, “karşılaştırmalı üstünlük” olarak adlandırılan son derece önemli bir kavramdır. Merkezî bir ülkede bulunan bir şirketin başka bir ülkede tanınırlığı az olacağından, o ülkeden sağlayacağı kredinin maliyeti çok yüksek olacaktır. Karşılıklı krediler 1970’ler boyunca oldukça yaygın bir biçimde kullanılmıştır. 1970’lerin sonunda ise karşılıklı kredilerin gelişmiş bir versiyonu olan çapraz döviz swapları kullanılmaya başlanmıştır.
İlk swap sözleşmesi 1981 yılında Deutsche Bank ile ismi açıklanmayan bir karşı taraf arasında yapılmış ve bu tarihten itibaren swap piyasası hızla büyümeye başlamıştır. Swap piyasalarının üç önemli gelişim aşaması bulunmaktadır. Söz konusu piyasaların ortaya çıktığı ve birinci dönem olarak adlandırılan ilk yıllarda sözleşmeler doğrudan taraflar arasında pazarlıkla yapılmıştır. İşleme aracılık eden bir “danışma” bankası tarafları bulmak ve işleme yardımcı olmak için ücret almıştır.
Swap piyasalarında yaşanan gelişim sürecinin üçüncü aşaması 1980’lerin son yıllarıdır. Bu dönemde geliştirilen piyasa yapıcı banka kavramı ile bankalar talep üzerine swap kotasyonları vermeye başlamıştır. Bankalar birçok taraf ile eş zamanlı olarak ilgilenmeye başlamış ve eşleşmeyen swaplara taraf olarak girmiştir. Artan piyasa riski nedeniyle bankaların sermaye ihtiyacı artmış, fiyatlandırma ve risk yönetim sistemlerinin geliştirilmesi, dokümantasyonda standartlaştırmaları zorunlu hâle gelmiştir. Üçüncü aşama, swap piyasasının büyük ticari bankaların hâkimiyetine girdiği bir dönem olmuştur. Günümüzde bankalar, aracılık getirileri arayışlarının sonucu olarak daha düşük anapara tutarları üzerinden swap sözleşmeleri yapmaktadır. Bazı kurumlar özellikle küçük montanlı işlemler üzerinde uzmanlaşmakta ve swap piyasaları bu işlemlerin de artmasıyla gelişimini üssel bir şekilde sürdürmektedir.
Swap Türleri
Muhasebe uygulamalarına yol gösteren genel kabul görmüş muhasebe ilkelerinin var olması, bir taraftan söz konusu farkların nedenlerini açıklarken bir taraftan bu farkların en aza indirilmesini sağlar. Genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri şöyle sınıflanmaktadır:
Faiz Swapı: İşletmelerin borçlanma miktarları ve koşullarını belirleyen faktörlerin başında işletmenin içinde bulunduğu ekonomik koşullar ve işlemenin kredi değerliliği yer almaktadır. Bu koşullar nedeniyle, işletmeler kimi durumlarda değişken faizle borçlanmak istemelerine
rağmen sabit faizle borçlanmak durumunda kalmakta ya da tersi bir durumla karşılaşmaktadır. Böyle bir durumda işletmeler faiz swap sözleşmelerine taraf olarak istediği borçlanma biçimine ulaşma imkânına sahip olabilmektedir.
Döviz (Para) Swapı: Döviz swapları bir para birimi üzerinden değişken veya sabit faiz ödemelerinin başka bir para birimi üzerinden değişken ya da sabit faiz ödemeleri ile değişimini öngören sözleşmelerdir. Daha detaylı bir tanıma göre döviz swapı, iki taraf arasında, belirli bir süre için farklı para birimlerinden faiz ödemelerini ve sözleşmenin vade tarihinde farklı para birimlerinden anapara tutarlarını önceden üzerinde anlaşmaya varılan bir döviz kuru üzerinden takas etmek için üzere yapılan bir sözleşmedir.
Emtia (Mal) Swapı: Emtia swapları, sözleşmeye konu olan emtianın dalgalı piyasa fiyatının, belirli bir süre boyunca sabit bir fiyatla değiştirildiği swap sözleşmeleridir. Emtia swapları bazen ilgili emtianın fiilî teslimatına dayanırken, bazen swapın bir bacağındaki ödemeler emtianın piyasa fiyatına bağlanmaktadır.
Pay Senedi Swapı: Türev ürünlerin tarihine bakıldığında, dayanak varlığı pay senedi olan sözleşmelerin genellikle bireysel pay senetleri üzerine yazıldığı görülmektedir ve bu varlıkların oldukça uzun bir geçmişi vardır. Çünkü türev ürünlerin ilk örnekleri standart olmayan sözleşmelerdir. Modern pay senedi türevleri ise genellikle pay senedi endeksleri üzerine yazılmaktadır.
Risk Yönetiminde Kredi Türevleri
Yatırımcılar ve işletmeler, aldıkları finansal kararlar ve faaliyetleri sonucunda enflasyon, döviz, faiz, likidite, jeopolitik vb. pek çok farklı riske maruz kalmaktadırlar. Bunlardan biri, en eski risklerden biri olan ve hemen hemen tüm finansal işlemlerde karşılaşılan kredi riskidir. Kredi riski, temel olarak borçlunun borcunu ödeyememesine bağlı olarak karşılaşılan risktir ve doğru şekilde ölçülmesi, fiyatlandırılması ve yönetilmesi oldukça önemlidir.
Kredi temerrüt riski (default risk); kredi kullanan ya da menkul kıymet ihraç eden borçlunun, zamanında yükümlülüğünü yerine getirememesini ifade etmektedir. Bu risk türü, sadece borcun tamamının (anapara ve faiz) ödenmediği durumda değil aynı zamanda faiz ödemesi gibi kısmi ödemelerin yapılmadığı durumlarda da ortaya çıkabilmektedir.
Kredi notunun düşme riski (downgrade risk); Standard &Poor’s, Fitch, Moody’s vb. kredi derecelendirme kuruluşlarının, borçlunun mevcut kredi notunu düşürme olasılığından kaynaklanan riski ifade etmektedir.
Kredi spreadi belirli bir kredi pozisyonu alındığında meydana gelen, risksiz faiz oranının üzerindeki risk primini ifade etmektedir. Bu bağlamda kredi spread riski (credit spread risk) borçlunun kredi notunda yaşanan değişimlerden ya da hazine bonosu/devlet tahvili, LIBOR vb. bir referans faiz oranı ile ihraç edilen borçlanma
aracının faiz oranı arasındaki farkın değişiminden kaynaklanan risk türüdür.
Türev ürünler temel olarak değeri genellikle spot piyasada yer alan bir dayanak varlığa bağlı olan finansal ürünlerdir. Türev ürünler, dayanak varlıkların sahip olduğu risklerin, varlığın kendisinden ayrı olarak alınıp satılmasına olanak vermekle birlikte doğrudan kredi riskinin yönetimini sağlayamamaktadır.
Kredi türevleri; kredi riskine, diğer bir ifadeyle kredi olayı (doğrudan iflas/temerrüde düşme, ödemelerin yapılmaması ya da gecikmeli olarak gerçekleşmesi, yeniden yapılandırma vb.) sonucu meydana gelebilecek zararlara karşı koruma sağlayan kompleks ürünlerdir.
Kredi türevlerinin, kredi riskinin finansal sistem genelinde dağılımı ve dolayısıyla kredi arzı üzerinde olumlu etkileri bulunmaktadır (Hirtle, 2009, 126). Kredi türev piyasasında ticari bankalar, işletmeler, sigortacılar, menkul kıymet yatırımcıları, hükümetler ve ihracatı finanse eden kurumlar ile birlikte yatırım, emeklilik ve hedge fonlar gibi pek çok kuruluş bulunmaktadır.
Kredi türev piyasasında temel kullanım amacı, diğer türev piyasalarda olduğu gibi riskten korunmaktır. Ancak piyasada riskten korunmaya yönelik işlemlerin yanı sıra spekülatif ve arbitraj amaçlı işlemler de yapılmaktadır.
Kredi Türev Ürünleri
Kredi riskinin işletmeler ve bankalar açısından öneminin anlaşılmaya başlamasıyla beraber kredi riskine maruz kalanlar, bu riskin yönetilmesine imkân veren ürünlerin arayışına girmişlerdir. Kredi türev ürünleri genel olarak üç gruba ayrılmaktadır.
Kredi Temerrüt Swapları (CDS): Sade yapısı ve geleneksel sigortacılık mantığına benzemesi nedeniyle en çok tercih edilen kredi türevlerinden biridir. Kredi temerrüt swapı temel olarak, bir alıcının, kredi veya tahvil gibi bir referans varlığa ilişkin kredi olayının gerçekleşmesi olasılığına karşılık diğer bir taraftan koruma satın aldığı sözleşmelerdir.
Toplam Getiri Swapı (TRS): Temel olarak, sözleşme ile belirlenen vade boyunca bir referans varlığın toplam getirisinin farklı bir nakit akımıyla değiştirildiği ürünlerdir. Bununla birlikte toplam getiri swaplarında yatırımcılar, referans varlığa sahip olmadan da varlığa ilişkin nakit akımlarını alabilmektedir.
Kredi Spread Opsiyonları (CSO): Standart opsiyonlar döviz, faiz vb. risklere karşı koruma olanağı sağlamaktadır. Kredi opsiyonları ise adından da anlaşılabileceği gibi sahibine kredi riskine karşı korunma olanağı sunmaktadır. Kredi spread opsiyonları, belirli bir borçlunun kredi risk spreadine dayanmaktadır.