LOJ301U-DIŞ TİCARETTE RİSK YÖNETİMİ VE SİGORTACILIK
Ünite 7: Risk Yönetiminde Forward ve Futures Sözleşmeler
Giriş
Riskten korunma amacıyla geliştirilen ve günümüzde yatırım amaçlı olarak da alınıp satılan türev ürünlerin tarihi çok eski zamanlara kadar dayanmaktadır. Türev ürünler, bir varlık veya göstergede gelecekte meydana gelebilecek değişimlere karşı, bugünden fiyatın ve diğer sözleşme koşullarının belirlendiği ancak işlemin ileriki bir tarihte gerçekleştirildiği sözleşmelerdir.
Forward, futures, swap ve opsiyon sözleşmeleri olmak üzere dört tip sözleşmeden oluşan türev ürünler, uluslararası faaliyetlerde bulunan işletmelere kur ve faiz oranı riski gibi finansal riskler ile ürettikleri, ticaretini yaptıkları veya üretim sürecinde kullandıkları malların fiyat değişimlerine karşı korunma imkânı sağlamaktadır. Her bir türev ürün sahip oldukları farklı özellikleri itibarıyla işletmelerin farklı ihtiyaçlarını karşılamaktadır
Türev Ürünler ve Piyasalar
Varlık piyasalarında işlemler genellikle dayanak varlığın hemen ya da kısa bir süre sonra teslim edilmesini gerektirmektedir, varlığın satışına ilişkin ödemeler ise bazen kredilendirme yapılsa da genellikle hemen yapılmaktadır. Bu özelliklerinden dolayı, bu piyasalara nakit piyasalar veya spot piyasalar adı verilmektedir.
Türev ürünlerin bir fiyatı bulunmaktadır ve alıcılar olabildiğince ucuza satın almaya çalışırken, satıcılarda söz konusu ürünü olabildiğince pahalıya satmaya çalışmaktadır. Tüm türev ürünlerin bir son kullanma tarihi, diğer bir ifadeyle belirli bir ömürleri vardır. Türev ürünler iki taraf arasında özel koşullarla tezgâh üstü piyasalarda ya da borsalarda oluşturulmaktadır. Tezgâh üstü piyasa terimi, yatırımcıların bir borsa dışında alım satım yaptığı yerleri tanımlamak için kullanılan bir terimdir.
Forward, futures, opsiyon ve swap sözleşmeleri olmak üzere dört tip türev ürün bulunmaktadır ve bu ürünler tezgâh üstü piyasalarda ya da organize borsalarda işlem görmektedir. Forward ve swap sözleşmeleri tezgâh üstü piyasalarda, futures sözleşmeler genellikle organize piyasalarda, opsiyon sözleşmeleri ise hem tezgâh üstü hem de organize piyasalarda işlem görmektedir. Tezgâh üstü piyasalarda işlem gören türev ürünler bankalar gibi aracılar tarafından sağlanmaktadır ve karşı tarafa uyacak şekilde özelleştirilebilmektedir. Organize piyasalarda işlem gören türev ürünler ise NYSE-Euronext, Chicago Emtia Borsası (CME Group Inc) gibi borsalarda alınıp satılmakta ve sözleşmelerin büyüklükleri ile ödeme tarihleri sabit olmaktadır. Organize piyasalarda işlem gören türev ürünlerin çeşitliliği tezgâh üstü piyasalardan daha azdır, ancak borsalarda alınan pozisyonların kapatılması nispeten daha kolay olmaktadır.
Türev Ürünlerin Fonksiyonları
Türev ürünlerin doğmasına neden olan temel faktör, ister alıcı isterse satıcı olsun tüm ekonomik birimlerin geleceğin belirsizliğinden korunmak istemesi olmuştur. Ancak zaman içerisinde türev sözleşmelerinin yaygınlaşması ve özellikle
bazı türev sözleşmelerinin borsalarda işlem görmesiyle birlikte türev ürünlerin kullanım amaçları da çeşitlenmiştir. Başlangıçta hedging amacıyla kullanılan türev ürünler, kârlı yatırım fırsatlarının fark edilmesiyle birlikte spekülasyon ve arbitraj amacıyla da alınıp satılmaya başlanmıştır. Bu ve benzeri nedenlerle birçok yatırımcının ilgisini çeken türev ürünlerin; hedging, spekülasyon, arbitraj, piyasa etkinliği, fiyat keşfi ve operasyonel faydalar gibi farklı fonksiyonları bulunmaktadır.
Hedging (Riskten Korunma): Türev ürünlerin en temel fonksiyonu, riskten korunmadır. Hedging belirli bir riske karşı korunma işlemini ifade etmektedir ve bu işlemde temel amaç kâr elde etmek değil, gelecekte ortaya çıkabilecek olumsuz değişimler sonucunda meydana gelecek riski sınırlamaktır.
Spekülasyon: Bu kavram, büyük kârlar elde etme ihtimali doğrultusunda riskli ticari ve finansal işlemlere girişmek anlamına gelmektedir. Spekülasyon işleminde yatırımcının, sözleşmeye konu olan dayanak varlığa karşı özel bir ilgisi bulunmamaktadır, yalnızca varlığın gelecekteki fiyatı hakkında bir öngörüye sahiptir ve bu öngörüsü dahilinde kâr elde etmeyi istemektedir.
Arbitraj: Arbitraj, aynı anda iki ya da daha fazla piyasada pozisyon alarak risksiz bir kâr elde etmeyi ifade etmektedir. Arbitraj işlemi yapan yatırımcıya arbitrajcı adı verilmektedir. Arbitraj işleminin temeli “tek fiyat yasasına dayanmaktadır. Tek fiyat yasası bir varlığın tüm piyasalarda aynı fiyata satılması gerektiğini ifade etmektedir. Buna göre aynı varlık farklı piyasalarda, farklı fiyatlardan satılıyorsa arbitrajcılar devreye girmekte ve varlığı ucuz olan piyasadan alıp pahalı olan piyasada satmaktadır.
Piyasa Etkinliği: Fama’nın 1970 yılındaki çalışması ile literatüre kazandırdığı etkin piyasalar hipotezine göre piyasalar etkin formda, yarı etkin formda ve zayıf formda olmak üzere üçe ayrılmaktadır. Kısaca etkin bir piyasada tüm bilgiler hızla piyasaya yansıma, yatırımcılar ise bu bilgilere maliyete katlanmadan ulaşabilmektedir.
Etkin bir piyasa, bir varlığın fiyatının gerçek ekonomik değerine eşit olduğu piyasadır. Spot ve türev piyasalar ise genellikle etkin piyasa özelliği göstermektedir.
Fiyat Keşfi: Türev piyasaların en temel fonksiyonlarından biri fiyat keşfidir. Vadeli işlemler, sözleşmelerin üzerine yazıldığı dayanak varlıkların fiyatları hakkında değerli bilgiler sağlamaktadır. Bu bilgiyi iki şekilde sağlarlar. Bilindiği gibi sözleşmeye esas teşkil eden varlığın cari fiyatına spot fiyat adı verilmektedir. Dayanak varlıkların çoğu coğrafi olarak dağınık piyasalarda alınıp satılmaktadır ve bu piyasalarda birçok farklı spot fiyat ortaya çıkabilmektedir. Türev piyasalar varlığın gelecekte oluşabilecek fiyatına ilişkin bir fikir sağlayarak spot fiyatların değerlendirilebilmesine olanak tanımaktadır. Piyasada işlem gören vadesi en kısa süreli sözleşmenin fiyatı, genellikle dayanak varlığın fiyatı için bir vekil görevi görmektedir. İkinci olarak, piyasada işlem gören
sözleşmelerinin fiyatları, gelecekteki belirsiz fiyat riskiyle karşılaşmak yerine sözleşme alıp satan kişiler tarafından varlığın gelecekte kabul edilebilecek spot fiyatı olmaktadır.
Forward, futures ve swap sözleşmelerinin fiyat keşfi konusunda yerine getirdiği fonksiyon yukarıda ifade edildiği gibi gerçekleşirken, opsiyon sözleşmelerinin durumu biraz daha farklı olmaktadır. Çünkü, opsiyon sözleşmeleri fiyatların opsiyon alıcısının öngörüsü doğrultusunda hareket etmesi durumunda kazançlara katılım sağlarken, aleyhte fiyat hareketleri durumunda sahibine sözleşmeyi kullanmama hakkını tanımaktadır. Opsiyonun fiyatı ise bu haktan oluşmaktadır.
Operasyonel Faydalar: Türev ürünlerin varlığı pek çok operasyonel fayda sağlamaktadır. Öncelikle türev piyasalarda işlem maliyetleri spot piyasalara oranla daha düşüktür. İkinci olarak, türev piyasalarda likidite genellikle spot piyasalara kıyasla daha fazladır.
Türev piyasalarda likiditenin yüksek olmasının nedenlerinden biri alınacak pozisyon için ihtiyaç duyulan sermaye miktarının düşük olması, diğer bir ifadeyle kaldıraçlı işlem olanağıdır.
Türev Ürünlerin Tarihi
Bugünün türev piyasalarının nasıl çalıştığını anlamak için türev ürünlerin geçmişine ve tarihsel süreç içerisinde geçirdiği evrimine bakmak önemlidir. Her ne kadar türev ürünler, pay senetleri ve tahviller kadar eski finansal varlıklar olmasa da Orta Çağ’da vadeli sözleşmelerin var olduğuna dair bazı kanıtlar bulunmaktadır. Bunun yanında, futures sözleşmelere benzer varlıkların, 17. yüzyılda Japonya’daki pirinç pazarlarında mevcut olduğu bilinmektedir. Günümüzdeki hâliyle türev piyasalarının ilk resmî kanıtı ise 1848’de kurulan Chicago Ticaret Kurulu (CBOT)’dur. Chicago Ticaret Kurulu standartlaştırılmış olan ve futures sözleşmelere benzeyen, malın varış yerinde teslimini garanti eden sözleşmelerin (arrive sözleşme) alım satımının sağlanması amacıyla oluşturulmuştur.
Chicago Ticaret Kurulu 1975 yılında ilk finansal futures sözleşmesini Hükümet Ulusal İpotek Birliği (GNMA)nin ipoteğe dayalı menkul kıymetleri üzerine çıkarmıştır (Banks, 2003, 119). Öte yandan, 1973 yılında yine Amerika’da opsiyon sözleşmeleri borsalarda işlem görmeye başlamıştır.
Tezgâh üstü türev ürünlerin ilkel versiyonlarının eski Yunan uygarlıklarında ortaya çıktığı düşünülmektedir. Bugünkü hâliyle tezgâh üstü türevlerin ise borsa türev ürünlerinde olduğu gibi 1970 yıllarda finansal piyasalarda yaşanan dalgalanmaların ardından gelişim gösterdiği söylenebilir. Bu dönemde birçok finansal kuruluş başta döviz kuru olmak üzere, piyasadaki dalgalanmalara karşı forward sözleşmeler yapmıştır. 1980’li yıllarda diğer bir türev ürün olan swap sözleşmeleri yazılmaya başlanmıştır. Swap sözleşmelerinin de ortaya çıkmasıyla birlikte, 1980’ler tezgâh üstü türev piyasaların hızlı gelişim gösterdiği bir dönem olmuş ve özelleştirilmiş birçok forward, swap ve opsiyon sözleşmesi geliştirilmiştir. Bu
gelişim günümüzde de devam etmekle birlikte 2008 Global Krizi, OTC piyasalarının daha şeffaf hâle gelmesi ve işlemlerini takas odaları aracılığıyla yürütülmesi gerekliliğini ortaya koymuştur.
Forward Sözleşmeler
Forward sözleşme, işlemin belirli bir miktar ve belirli bir teslimat tarihi için iki taraf arasında (genellikle telefonla) müzakere edildiği şekilde doğrudan alıcı ve satıcı arasında gerçekleştiği, tezgâh üstü (OTC) piyasalarda işlem gören bir türev üründür. Forward sözleşmelerde iki taraf bulunmaktadır ve iki taraf da aldığı pozisyona göre yükümlülük altına girmektedir. Taraflar vade tarihinde dayanak varlık için para alışverişinde bulunacaklarını kabul etmektedir. Uzun pozisyon (long) alan taraf alıcı, kısa pozisyon (short) alan taraf ise satıcı olarak adlandırılmaktadır. Alıcı taraf, sözleşmeye konu varlığın fiyatının artacağını düşünerek gelecekte belirli bir zamanda, bugün belirlenen sabit bir fiyattan varlığı satın almak üzere sözleşmeye girmektedir. Satıcı ise varlığın fiyatının düşeceği beklentisi ile gelecekte belirli bir zamanda, bugün belirlenen sabit bir fiyattan varlığı satma yönünde sözleşmeye taraf olmaktadır.
Forward sözleşmeler başlangıçta, tarımsal emtiaların spot fiyatındaki değişikliklerden kaynaklanan riski ortadan kaldırmak için geliştirilmiştir ve yüzyıllardır kullanılmaktadır. Ancak, nüfus artışı ve tarımsal üretim teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte çiftçilerin ekim alanlarının artması on dokuzuncu yüzyıl başlarında ve ortalarında forward sözleşmelerin popüler hâle gelmesine neden olmuştur.
Forward Sözleşme Türleri
Emtia Forward Sözleşmeleri: Sahibine, belirli bir emtiayı önceden belirlenen bir fiyattan gelecek bir tarihte alma ya da satma olanağı veren sözleşmelerdir.
Döviz Forward Sözleşmeleri: Önceden belirlenen bir döviz tutarını gelecekte, üzerine anlaşılan bir kurdan satın almaya veya satmaya olanak tanıyan sözleşmelerdir.
Faiz Forward Sözleşmeleri: Gelecekte faiz oranlarında meydana gelmesi olası değişimlere karşı riskten korunma amacıyla kullanılan türev ürünlerdir. Bu ürün gerek diğer alternatif türev ürünlerin yeterince esnek olmaması gerekse muhasebeleştirilmede yaşanan zorluklar nedeniyle geliştirilmiştir.
Pay senedi Forward Sözleşmeleri: Pay senedi forward sözleşmesi, ileriki bir tarihte bireysel bir pay senedi, pay senedi portföyü ya da pay senedi endeksinin alım satımını içeren bir türev üründür.
Futures Sözleşmeler
Futures sözleşmeler, forward sözleşmelere oldukça benzemektedir, ancak futures sözleşmeler, forward sözleşmelerden ayrılan birkaç temel özelliğe sahiptir. Forward sözleşmeler genellikle iki taraf arasında özelleştirilir, taraflar tüm şartlar üzerinde anlaşırlar ve
birbirlerine güvenmek durumundadır. Futures sözleşmeler ise oluşturulan standart hüküm ve koşullara sahip sözleşmeler yoluyla ve bu sözleşmeleri bir borsa ve bir takas odası organizasyonu içinde yürüterek güven sorununu ortadan kaldırmaktadır.
Sözleşmelere yapılan standardizasyon işlemi futures sözleşmelerin konusu olan dayanak varlıkların, sözleşmelerin sona erme tarihlerinin ve diğer bazı şartların borsa tarafından belirlenmesi anlamına gelmektedir. Borsa sözleşme standartlarını belirler, ancak bu durum tarafların alım satım yaptığı fiyatı belirtmemektedir. Söz konusu sözleşmede alıcı ve satıcı müzakere süreci sonunda fiyat üzerine anlaşır. Sözleşmelerin standart hâle getirilmesi alıcılar ve satıcıların daha güvenli bir şekilde alım satım yapmalarına olanak tanımaktadır.
Futures piyasalar, işletmelerin en temel sorunlarından biri olan geleceğin belirsizliğini olabildiğince kontrol etmeye yaramaktadır.
İşlem hacmi, tüm borsa türlerinin en temel işlevlerinden biri olan fiyat keşfinin temel anahtarlarından biridir. Bir dayanak varlığa ilişkin işlem hacmi ne kadar yüksekse, arz- talep dengesi o derece güvenilir bir noktada oluşmakta ve doğru fiyat oluşumunun gerçekleşmesine o denli olanak tanınmaktadır.
Forward sözleşmeleri, diğer tüm finansal sözleşmelerde olduğu gibi taraflardan birinin temerrüde düşmesi ihtimalini barındırmaktadır. Futures sözleşmelerde ise bir kredi garantisi bulunmaktadır, diğer bir ifadeyle taraflardan biri dayanak varlığın fiyat değişimlerine bağlı olarak karşı taraftan ödeme almaya hak kazanırsa, bu ödemeyi alma konusunda endişelenmesine gerek yoktur.
Futures piyasalarda işlem yapılabilmesi için teminat yatırılması zorunluluğu bulunmaktadır. Borsa, tarafların yükümlülüklerini yerine getirmemeleri olasılığına karşı teminat talep etmektedir. Tarafların günlük kâr zarar durumları hesaplanır, kâr varsa hesaplarına yatırılırken zarar varsa teminattan düşülmektedir.
Futures sözleşmelerde pozisyonlar genellikle vadesinden önce kapatılmaktadır. Ancak kimi sözleşmelerin sonlandırılması teslimat ile gerçekleştirilmektedir. Bu nedenle futures piyasalarda teslimat sürecinin anlaşılması oldukça önemlidir. Futures sözleşmeler işlem gördükleri borsalar tarafından belirlenen teslimat tarihlerine sahiptir.
Futures Sözleşmelere İlişkin Temel Kavramlar
Uzun Pozisyon: Futures sözleşmelerde alıcı ve satıcı olmak üzere iki taraf yer almaktadır. Uzun pozisyon alan taraf dayanak varlığın belirli bir miktarını, gelecekte belirli bir zamanda, belirli bir fiyattan teslim almakla yükümlüdür (Wasendorf, 2001, 13). Bir futures sözleşmede uzun pozisyon alan tarafın dayanak varlığın gelecekteki fiyatına ilişkin beklentisi yükseliş yönündedir.
Kısa Pozisyon: Bir futures sözleşmede satıcı olunduğunda dayanak varlıkta kısa pozisyon alınmış olunmaktadır. Kısa
pozisyon alan taraf dayanak varlığın belirli bir miktarını, gelecekte belirli bir zamanda, belirli bir fiyattan alıcıya satmakla yükümlüdür.
Dayanak Varlık: Tüm türev ürünler, başta dayanak varlık olmak üzere bazı faktörlerin rassal performansına dayanmakta ve fiyatı temel olarak dayanak varlığın fiyatından türetilmektedir. Bu ifadede yer alan dayanak varlık terimi, türev ürün sözleşmesinde alım satıma konu olan varlığı ifade etmektedir.
Başlangıç Teminatı: Futures piyasalarda alınan pozisyonlar, müşteri tarafından brokere ve takas üyesi tarafından takas odasına ödenecek, iade edilebilir, depozito benzeri bir teminata tabidir. Bu teminata başlangıç teminatı adı verilmektedir.
Sürdürme Teminatı: Futures sözleşmelerde yer alan tarafların alacaklarını garanti altına almak adına yatırılması zorunlu tutulan başlangıç teminatları, yapılan netleştirmeler sonucunda oldukça düşük seviyelere gelebilmektedir. Teminat miktarının düşmesi, uygulamanın getirilme amacı olan koruma sağlama fonksiyonun sağlanmasını engelleyebilecektir. Bu nedenle borsalar, piyasa katılımcılarının işlemlerine devam edebilmeleri için sürdürme teminatı uygulamaları getirmiştir. Bu bağlamda, sürdürme teminatı futures sözleşmelerde işlemlerin devam edebilmesi için gerekli olan minimum teminat tutarı olarak tanımlanmaktadır.
Teminat Tamamlama Çağrısı (Margin Call): Yatırımcıların teminat hesaplarında bulunan miktarın borsa tarafından belirlenen sürdürme teminatının altına düşmesi durumunda, borsa teminatın tamamlanması için yatırımcıya çağrı yapmaktadır. Bu çağrıya teminat tamamlama çağrısı adı verilmektedir.
Fiyat Adımı (Tick): Futures sözleşmelerde borsa tarafından izin verilen, olası en küçük fiyat değişimine fiyat adımı adı verilmektedir.
Netleştirme: Takas odasının sözleşme taraflarının hesaplarına günlük olarak elde ettikleri kârı ya da zararı yansıtmasına netleştirme adı verilmektedir.
Takas Odası: Takas odası, türev sözleşmelerin alım satımına aracılık eden ve tarafların birbirlerine karşı yükümlüklerine garantör olan bir birimdir.
Futures Sözleşme Türleri
Futures sözleşmeler, borsada işlem gördüğünden ve sözleşme büyüklükleri forward sözleşmelere göre daha düşük olduğundan, yatırımcılar açısından daha ulaşılabilir ve spekülatif amaçlı kullanıma daha uygun araçlardır.
Emtia Futures Sözleşmeleri: Tarımsal emtialarda fiyat, ürünlerin sadece belirli dönemlerde (mevsimlerde) elde edilebilmesi ve aynı zamanda elde edilecek ürün miktarının da tam olarak bilinmemesi nedeniyle oldukça yüksek oynaklık göstermektedir.
Döviz Futures Sözleşmeleri: Dayanak varlığı yabancı bir para birimi olan futures sözleşmelere döviz futures sözleşmesi adı verilmektedir.
Faiz Futures Sözleşmeleri: Yatırımcılar eğer faiz riskini hedge etmezler ise kredi, faiz vb. finansal risklerle karşılaşabilirler. Bu bağlamda diğer futures sözleşme türlerinde olduğu gibi faiz futures sözleşmelerinde de temel amaç, faiz oranı özelinde gelecekte meydana gelebilecek değişimlere karşı korunmaktır
Pay Senedi Futures Sözleşmesi: Dayanak varlığı tek bir büyük şirketin adi pay senedi olan futures sözleşmelerdir. Sözleşme fiyatlarının oluşumunda pay senedinin peşin fiyatı belirleyici olmaktadır, ancak gelecekte oluşacak fiyata ilişkin beklentiler de sözleşme fiyatı üzerinde önemli bir rol oynamaktadır
Endeks Futures Sözleşmeleri: Fiyatı S&P 500, FTSE 100, Nikkei 225, BIST 100 endeksleri gibi temel bir borsa endeksine bağlı olan sözleşmelerdir. Bu tür futures sözleşmeleri, riskten korunma, spekülasyon ve endeks arbitrajında yaygın olarak kullanılmaktadır.
Forward Sözleşmeler ile Futures Sözleşmeler Arasındaki Farklar
Forward sözleşmeler yapıları gereği nama yazılı, futures sözleşmeler ise hamiline yazılı sözleşmelerdir. Ayrıca forward sözleşmeler taraflar arasındaki ihtiyaçlar doğrultusunda düzenlendiği için, her bir benzer forward sözleşmenin içeriği farklı olabilir ve piyasada yer alan diğer yatırımcıların bu sözleşmelere ilişkin detaylı bilgilere ulaşması mümkün değildir. Bu nedenle forward sözleşmelerin ikincil bir piyasası bulunmamaktadır. Futures sözleşmeler ise şeffaf yapıdadır ve forward sözleşmelere göre çok daha kolaylıkla devredilebilmektedir.
Forward sözleşmelerde taraflar vade, fiyat, miktar, kalite, cins vb. koşulları aralarında serbestçe belirleme imkânına sahiptir, futures sözleşmeler ise standart yapıdadır.
Forward sözleşmeler iki taraf arasında tezgâh üstü piyasalarda 24 saat boyunca yapılabilmekte, futures sözleşmeler ise organize piyasalarda borsa tarafından belirlenen seans saatleri içinde gerçekleştirilir.
Forward ve futures sözleşmeler arasındaki bir diğer farklılık, vade sonunda teslimat ile ilgilidir. Forward sözleşmelerde genellikle sözleşmeye konu olan emtia, döviz vb. dayanak varlık fiziki olarak teslim edilirken, futures sözleşmelerde çoğunlukla nakit uzlaşı geçerlidir.
Forward ve futures sözleşmeler, kredi riski ve takas güvencesi açısında da farklılık göstermektedir (Gottesman, 2016, 20). Futures sözleşmelerde taraflar birbirleri ile değil takas odası ile ilişki kurarlar.
Futures sözleşmelerde belirlenen amaç doğrultusunda pozisyon almak ve değişen koşullar karşısında bu pozisyonu korumak için farklı teminatların yatırılması, ayrıca yapılan işlemler doğrultusunda takas
komisyonlarının ödenmesi gerekmektedir. Forward sözleşmelerde ise işlem yapabilmek için belirli teminat yatırma zorunluluğu bulunmamakta ve ayrı bir komisyon ödenmemektedir.
Futures sözleşmelerde kâr ya da zarar, günlük olarak hesaplanmakta ve sözleşme sahibinin hesabına yansıtılmaktadır. Forward sözleşmelerde ise kâr ya da zarar, beklentinin gerçekleşme durumuna göre vade sonunda belli olmaktadır. Bu bağlamda forward ve futures sözleşmelerin nakit akışı özelinde de farklılık gösterdiği ifade edilebilir.
Türkiye Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasasında (VİOP) Yer Alan Futures Sözleşmeler
4 Şubat 2005 tarihinde İzmir’de faaliyete başlayan “Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası A” ülkemizde kurulan ilk türev piyasa olma özelliği taşımaktadır. İlerleyen süreçte Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası A, Borsa İstanbul bünyesine katılmış ve 5 Ağustos 2013 tarihinde “Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası” (VİOP) adını almıştır
VİOP’ta işlem gören vadeli sözleşmeler şu şekildedir;
• Pay senetleri, • Pay endeksleri (BIST 30 Fiyat Endeksi-XU030D, BIST Likit Banka Endeksi-XLBNKD ve BIST Banka Dışı Likit 10 Endeksi-X10XBD) • Yabancı endeksler (Saraybosna Borsası Fiyat Endeksi-SASX 10), • Faiz (Türk Lirası Gecelik Referans Faiz Oranı- TLREF), • Döviz (Türk Lirası/ABD Doları kuru-USDTRY, Türk Lirası/Euro kuru-EURTRY, Euro/Amerikan (ABD) Doları (EUR/USD) çapraz kuru- EURUSD, Rus Rublesi/Türk Lirası kuru- RUBTRY, Offshore Çin Yuanı/Türk Lirası kuru- CNHTRY, İngiliz Sterlini/Amerikan (ABD) Doları çapraz kuru-GBPUSD), • Emtia (41 Renk Ege pamuk-COTEGE, Anadolu kırmızı sert ikinci sınıf baz kalite buğday- WHTANR, Makarnalık üçüncü sınıf baz kalite buğday-WHTDRM,), • Metal (HMS 1&2 80:20 CFR İskenderun Çelik Hurdası Endeksi-HMSTR), • Kıymetli madenler (Saf Altın (TL/gram)- XAUTRY, Saf Altın (USD/ons)-XAUUSD, Saf Gümüş (USD/ons)-XAGUSD) • Enerji (Baz Yük Elektrik-ELCBAS) vadeli sözleşmeleri işlem görmektedir.
VİOP sisteminde verilecek emirlerde günlük (GUN), iptale kadar geçerli (IKG), tarihli (TAR), gerçekleşmezse iptal et (GIE) ve kalanı iptal et (KIE) emirleri geçerlidir.
VİOP’ta fiziki teslimat ve nakdi uzlaşı yöntemleri bulunmaktadır. Pay ve emtia vadeli işlem sözleşmelerinde fiziki teslimat uygulanmakta, pay vadeli işlem sözleşmelerinde fiziki teslimat pay senetlerinin kaydi olarak el değiştirmesi şeklinde gerçekleşmektedir.