AÖF Soru Bankası

Laboratuvar Hayvanları Yetiştirme ve SağlığıÜnite 2 Özeti

Deney Hayvanı Yetiştiriciliğinde Etik Düzenlemeler ve Kurallar

LBV210U-LABORATUVAR HAYVANLARI YETİŞTİRME VE

SAĞLIĞI

Ünite 2: Deney Hayvanı Yetiştiriciliğinde Etik Düzenlemeler ve Kurallar

Giriş

Tedavi edici ajanların canlı içerisindeki etkileşiminin, insandan önce deney hayvanlarında gözlemlemek insan etkileşimini en aza indirmek açısından önem taşımaktadır. Ancak tüm bu çalışmalarda, kullanılan deney hayvanlarının da birer canlı olduğu kesinlikle unutulmamalı, deneysel çalışmalarda hayvan kullanımı etik kurallara uygun, hayvan haklarına dikkat edilerek yapılmalıdır. Hayvan hakları bilincinin birçok insana yayılması ve 19. yüzyılın sonlarına doğru yoğunlaşan girişimler ile “Hayvanlara İnsancıl Davranma Yasası“ gibi düzenlemelere olanak sağlamıştır.

Genel Kavramlar

Deney Hayvanı

Deneylerde kullanılan hayvanların standartlaştırılması gerekliliği ortaya çıkmış ve bu doğrultuda belirli kurallar, düzenlemeler yapılmıştır. Deney hayvanlarının yetiştirildiği merkezlerin standart hâle getirilmesi ilk basamağı oluşturmuştur. Yapılan düzenlemeler çerçevesinde ikinci aşamada, deney hayvanlarının kullanımıyla ilgili ilkelerin belirlenmesi ve bu ilkelere aykırı davranış karşısında uygulanacak yasal yaptırımlar belirlenmiştir. Deney hayvanı kelimesi “deneysel çalışmalarda kullanılan ya da kullanılacak hayvan” şeklinde tanımlanmaktadır.

Ülkemizde, deney hayvanları terimi, ilgili yasalar çerçevesinde “insan olmayan omurgalı canlılar arasında, serbest yaşayan larva biçimleri ve/veya çoğalan larva biçimleri dışında kalan canlılar” şeklinde ifade edilmiştir. Deney hayvanı üretim, barınma ve yetiştirme tesislerinde üretimi yapılacak deney hayvanlarının taşıması gereken özellikleri, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının 2011 yılında Resmî Gazete’de yayımlamış olduğu yönetmeliğin dördüncü maddesinde belirlenmiştir. Belirlenen bu özellikler kapsamında herhangi bir hayvanın deney hayvanı olarak tanımlanabilmesi için ilgili kurullar tarafınca kurulup işletilmesine izin verilmiş standart bir üretim merkezinden temin edilmesi/bilimsel amaçlar için üretilmiş olması gerekmektedir. 2014 yılında yürürlüğe dahil olan yönetmelikte de deney hayvanları, “prosedür ve çalışmalarda kullanılan, serbest yaşayan veya çoğalan larva biçimleri, canlı kafadanbacaklılar (cephalapoda) ve normal embriyonik gelişimlerinin son üçte birlik döneminden itibaren memeliler dâhil, insan olmayan omurgalı canlılar” olarak tanımlanmıştır.

Etik

Hayvan deneylerinde etik kavramı ile ilgili ilk çalışmalara Avrupa’da iki farklı ülkede oluşturulan komisyonlarla 19. yüzyılın son çeyreğinde başlamıştır. Bu topluluklar; Frances Power Cobbe (Fransa, 1875) ve The Victoria Street Society (Londra,1875)’dir. İlerleyen süreçteki gayret ve çalışmalar sonucunda, İngiltere’de (1876) “Royal Commision” adı altında kurulan komisyon “Hayvanlara İnsancıl Davranma Yasası” olarak dilimize çevrilebilen ilk etik yasayı yapmıştır. Yasanın ana fikrini “yaşayan

herhangi bir hayvan üzerinde yapılabilecek olan çalışmaların fakat eyalet sekreterliğinin denetimi ile anestezi verilerek ve sadece insanlığa faydalı bilim adına yapılabileceği” kararı oluşturmaktadır. Royal Commision’un ardından Almanya ve Amerika’nın da sahil olduğu birçok ülkede deney hayvanlarının kullanılacağı çalışmalarda uyulması şart olan etik kuralları belirleyen komisyonlar ya da dernekler faaliyet göstermeye başlamıştır. Yaklaşık üç yıl sonra, 1978 yılında, 14 maddeden oluşan “Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi” (Şekil 2.1) Paris’te deklare edilerek hayvan deneyleri etiği konusunda büyük bir mesafe katedilmiştir.

Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin deklare edilmesini takiben 1982 yılında Dünya Sağlık Örgütü ile Uluslararası Tıbbi Bilimler Örgütleri Konseyinin (CIOMS) gerçekleştirdiği bir çalışma da deney hayvanları etiği konusunda yapılan önemli adımlardan birisidir. Bu çalışmanın sonunda “bilimsel araştırmalarda hayvan kullanımının esasen kullanımının hiç istenmediği, mümkünatı var ise başka yöntemlerin kullanılmasının seçiminin gerekli olduğu ve günümüz imkânları ile deneysel çalışmalarda hayvan kullanımının zorunluluğu” düşüncesi ağır basmıştır. Toplantıda alınan kararlar “Hayvan Deneyleri Etik Yasası” adı ile yayımlanmıştır.

Hayvan Deneyleri Etiğinde Temel İlkeler

Deneysel çalışmalarda kullanılacak hayvanların, hangi şartlar altında kullanılabileceğini belirlemek amacı ile İnsani Deneysel Tekniklerin İlkeleri isimli eser, Russel ve Burch (1959) adlı iki araştırmacının girişimleri ile yayımlanmıştır. Eserin en önemli özelliklerinden biri, 3R olarak bilinen ve İngilizce baş harfleri R ile başlayan 3 kelimenin hayvan deneylerindeki önemini vurgulamak amacıyla ile önerilen kuralları ortaya atmasıdır. Bu kelimeler;

• Replacement (yerine başkasını kullanma), • Reduction (sayısını azaltma), • Refinement (şiddetini azaltma) olarak sıralanabilir.

İlerleyen zaman içerisinde bu kavramın kapsamı genişletilerek ülkemizde yapılan deneysel çalışmalar sırasında yukarıda bahsedilen ilkelere ek olarak bir ilke daha eklenmiş ve 4R kuralı ismini almıştır.

• Az sayıda deney hayvanı kullanımı, • Ağrısız-acısız deney protokolü, • Alternatif araştırma olanaklarını araştırmak, • Ahlak ve bilimsel yönteme sahip araştırmacı şeklinde söylenebilir.

Son yıllarda gelişen toplumsal bilinç sayesinde bilim insanları 3R kuralını daha da geliştirmişler, 3R kuralının üzerine ekleyerek 5R kuralını kullanmaya başlamıştır.

Yerine Başkasını Kullanma (Replacement)

Yapılan araştırmalarda mümkünse sinir sistemleri daha az gelişmiş omurgasız canlılar veya tek hücreli organizmalar


tercih edilmelidir. Ayrıca, düşük organizasyonlu canlıların yanı sıra doku, organ, hücre kültürleri ve matematiksel modellemeler gibi alternatif yöntemler de değerlendirilmelidir. Araştırma gereksinimlerine bağlı olarak gönüllü insanların veya insan materyallerinin kullanımı da bir seçenek olabilir.

Yerine Başkasını Koyma Yönteminin Olumlu ve Olumsuz Yanları

Hayvan kullanımını büyük miktarda azaltabilme amacına hizmet ediyor olsa da her yöntem gibi bu yöntem de bazı avantaj ve dezavantajları beraberinde getirmektedir.

Az Gelişmiş Canlıların Kullanımı

Bazı organizmalar, insan genlerine benzerlik gösterdikleri için omurgalı hayvanların yerine kullanılabilirler. Örneğin, meyve sineği (Drosophila melanogaster) genlerinin %50’si insanlarda da bulunmaktadır, bu nedenle bu organizmalar, insanlarla ilgili çalışmalarda alternatif olarak kullanılabilirler. Ancak bu organizmaların fizyolojilerinin insandan farklı olması kullanımlarında önemli bir dezavantajdır.

Hücre, Organ ve Doku Kültürleri

Bazı deneysel çalışmalarda, canlı organizmalar kullanmak yerine bu organizmalar temsilen canlılardan izole edilip laboratuvar ortamında çoğaltılmış hücre grupları ile gerçekleştirilebilir. İnsandan izole edilmiş bir hücrenin ve çoğaltılarak üretilen hücre grubunun doku içerisinde birlikte işlev gösterdiği hücre gruplarından bağımsız varlığını devam ettirmesi insandaki etkileri tam olarak göremememize sebep olmaktadır. Ayrıca, doku kültüründe kullanılan hücrelerin sık çoğaltılması durumlarında hücresel deformasyonlar ile karşılaşılması ve ilerleyen süreçte aynı hücre grubundan alınan sonuçlarda tutarsızlık olabilmesidir. Ek olarak, doku kültürlerinin, hücre kültürleri gibi büyütme ve deneyin gerçekleştirilmesi sırasında mikroorganizmalar tarafından enfekte olma riski ile doğrudan karşı karşıya olmasıdır.

Bilgisayar Modelleri, Matematik Yöntemler ve Veri Bankalarının Kullanılması

Yaşadığımız yüzyılda hızla gelişen teknoloji sayesinde dijital ortamda hazırlanan yazılımlar, yapay zekâ ve bilgisayar öğrenmesi hızlı bir gelişim göstermektedir. Bu gelişmeler deneysel modellemelerde kullanılarak deney hayvanına olan gereksinimi oldukça azaltmıştır. Her ne kadar makine öğrenmesi yeni gelişmelere imkân sağlasa da (bazı alanlar haricinde) sağlıklı verinin yetersiz olması elde edilen dijital yorumlarda tutarsızlık oluşmasını beraberinde getirmektedir.

İnsan Deneylerinden Elde Edilen Verilerin Değerlendirilmesi

Hayvan deneyleri, deneysel modelleme için en yaygın alternatif olmasına rağmen, bazı araştırmalar için insan deneyleri daha uygun bir yöntem olabilir. İnsanlar üzerinde yapılan çalışmalarda, epidemiyolojik araştırmalar ve hasta anamnezlerinden elde edilen bilgiler, deneysel

çalışmalardan elde edilen sonuçlarla karşılaştırılabilir. Unutmamak gerekir ki bu çalışmalarda karşılaşılacak etik ve pratik çıkmazlar daha fazladır. Yöntemin olumsuz yönlerinden biri ise denek sayısının yetersiz ve örnek sayısının az olmasıdır.

Yapay Modellemeler ve İnteraktif Eğitim Videoları

Yapay modellemeler ve interaktif eğitim videoları, özellikle eğitim amaçlı çalışmalarda deney hayvanlarına alternatif olarak işlevsel bir seçenek olarak değerlendirilmektedir. Ancak bu modeller yetersiz kaldıkları için deneysel veri elde etme amacıyla kullanımları oldukça sınırlıdır.

Sayısını Azaltma (Reduction)

Temel amacı, deney setinde yer alan grupların içerisindeki deney hayvanı (örneklem) sayısının azaltılarak, araştırılan madde ya da modelin daha az canlı kullanarak yapılmasını önermektedir. Son yıllarda geliştirilen istatistiksel yöntemler ve paket programlar örneklem sayısının az olması hâlinde bile fikir edinebileceğimiz verileri bize sunsa da deney hayvanlarının bireysel farklılıkları nedeniyle veri tutarlılığını yakalamak güç olmaktadır.

Şiddetini Azaltma (Refinement)

Kullanılan canlıların uygulama sırasında çekebileceği acının en aza indirgenmesini amaçlamaktadır. Deneysel çalışma sırasında yapılacak her türlü işlem (cerrahi girişimler, kan alma, uzun süreli madde enjeksiyonları vb.) boyunca kullanılan canlıların, özellikle de sinir sistemi gelişmiş olan canlıların, maruz kalacağı acıyı hissetmelerini önlemek amacı ile çeşitli anestezik malzemelerin kullanımı, işlem sırasında oluşabilecek olumsuz durumları ortadan kaldırmaktadır. Ama çok hassas hormonal çalışmalar sırasında uygun anestezik malzemenin kullanılamaması, deney sonucunu olumsuz etkileyerek aynı grup içerisindeki bireylerden elde edilen verilerde tutarsızlığa neden olmaktadır.

Sorumluluk (Responsibility)

Deneysel çalışmalarda sorumluluk ilkesi; araştırmacının, çalışma konusuna hâkimiyeti, kullanacağı deney hayvanı üzerinde yapacağı işlemlerde yeterli ve yetkin olması, çalışma öncesinde, çalışma sırasında ve sonrasında deney hayvanları ile ilgili yapılacak tüm protokolü eksiksiz yerine getirme çabasında olması olarak ifade edilebilir.

Saygı (Respect)

Sebepsiz yere bir tek canlının deneyde kullanılması sayısal olarak az gibi görünse de etik olarak büyük bir eksikliktir. Bu durumu engellemek için aşağıda yer alan açıklamalar dikkate alınmalıdır.

• Bir canlının deneyde kullanılabilmesinin mantıklı bir sebebi ve açıklaması olmalı, kullanılacak hayvan sayısı çalışma sonuçlarının da tutarlılığı düşünülerek en az sayıda tutulmalıdır. Önceden planlanmış, sonuç alınmış hiçbir çalışmanın tekrarı olmamalıdır. Araştırmada çok önemli


sonuçlar beklenmiyorsa çalışmanın daha alt canlı grupları üzerinde yapılma seçeneği değerlendirilmelidir. Bu durumu engellemenin en önemli yolu iyi bir literatür taraması ve alan hâkimiyetidir. • Deneylerden alınacak sonuçların tutarlılığı ve tekrarın önlenmesi açısından, her bir deney hayvanının yetiştiği ortam (aynı yaşlarda, cinsiyetleri aynı, eşeysel olgunluğa erişmiş, aydınlık/karanlığı belirlenmiş, ortam nemi ve sıcaklık gibi) ve üzerinde yapılacak işlemlerin aynı yani standart olması zorunluluktur. • Deneysel çalışmanın her aşamasında hayvan refahı öncelikli tutulmalı kullanılan türün ihtiyaç duyduğu tüm koşullar optimum olarak sağlanmalıdır. Postoperatif (post-op) bakım koşullarına dikkat edilmeli, deney sonrası iyileşme konforu ve süreç içerisinde mümkün olan en az acılı iyileşme sürecine katkıda bulunulmalıdır. • Deney bitiminde hayvanın yaşamını devam ettirecek koşulların olmaması durumunda kullanılan canlının yaşamı acı hissettirmeden sonlandırılmalı, şartlar buna uygun değilse deney hayvanı uygun maddeler ile uyutulmalıdır. • Deney planlamasından elde edilecek sonuçların etki derecesi ile kullanılacak canlının çekeceği sıkıntıya değip değmeyeceği düşünülmelidir. Deney hayvanı kullanılmasına alternatif olacak bir yöntem varsa mutlaka tercih edilmelidir.

Hayvan Deneylerinde Etik Kurulların İşlevi

UNESCO’nun Paris’teki merkezinde yapılan toplantı sonucunda tüm hayvanların haklarının güvence altına alınması amacıyla “Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi” 15 Ekim 1978’de kabul edilmiştir. Ülkemizde hayvan deneyleriyle ilgili ilk yasal düzenleme 16 Mayıs 2004’te yürürlüğe girmiştir. Hayvan deneylerinin bilimsel amaçlarla kullanımı sırasında yapılacak çalışmaların kontrolünü sağlamak üzere “Hayvan Deneyleri Merkezî Etik Kurulu (HADMEK)” ve “Hayvan Deneyleri Yerel Etik Kurulu (HADYEK)” oluşturularak deneysel amaçlı yapılacak çalışmalarda hayvan kullanımının standardizasyonu ve kontrolüne yönelik çalışmalar hız kazanmıştır.

Hayvan Deneyleri Merkezî Etik Kurulu (HADMEK)

HADMEK, Türkiye’de gerçekleşecek olan deneysel çalışmaların ve bu çalışmalarda kullanılan deney hayvanlarının tek merkezden denetiminin sağlanması amacıyla 2006 yılında ilk olarak yürürlüğe dahil olan yönetmelik çerçevesinde, çalışma usul ve esasları belirlenen kurulun adıdır. “Hayvan Deneyleri Etik Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelik” 2014 yılında T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yenilenerek son durumunu almıştır.

Hayvan Deneyleri Yerel Etik Kurulları (HADYEK)

Yerel etik kurullarının bir ilde kurulması için 5199 sayılı Kanun hükümleri kapsamında belirli şartları sağlaması gerekmektedir. En önemli koşul Tarım ve Ormancılık Bakanlığının ruhsatlandırdığı ya da Yükseköğretim Kurumu’na bağlı resmî/özel kurumların bulunduğu şehirlerde HADYEK kurulabilir. Bu ortamlarda faaliyet gösteren resmî veya özel birimlerde en az bir veteriner hekim bulunması da zorunludur ve bu birimlerin T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından düzenlenmiş çalışma iznine sahip olmaları gerekmektedir.

Etik Kurulların Çalışma İlkeleri

HADYEK, illerde gerçekleştirilen hayvan deneyleri çalışmalarının etik kurallara uygun bir şekilde yürütülmesini sağlamaktadır. HADYEK bunu gerçekleştirirken aşağıdaki ilkelere uygun şekilde kararlar almaktadır.

• Hayvanlara yapılacak kötü muamelenin önüne geçmek. Mümkün olan en az sayıda deney hayvanı kullanımını sağlamak • Ağrı, yoksunluk gibi deneysel çalışmalarda kullanılacak her canlının bir defa kullanımını sağlamak. Tekrar gerekiyorsa bu durumun bilimsel kaynaklarla ciddi bir şekilde desteklenmesini istemek • Hayvanlar üzerinde ağrı, acıya neden olabilecek eğitim etkinliklerinin alternatif yöntemler kullanılarak yapılmasını sağlamak • Canlıların barınma ortamının türüne uygun olarak düzenlenmesini sağlamak • Hayvan bakıcılarının yapması gerekenlere hakim olup olmadığını denetlemek. Eksiklikleri varsa tamamlamasını sağlamak • Hayvanlar üzerinde yapılan tüm çalışmaların sorumlu veteriner hekim kontrolünde gerçekleşmesini garantiye almak. Hayvanların uygun anestezi protokolünü takip ederek ilgili işlemlerin yapılmasını sağlamak • Daha önceden yapılmış ve sonuç alınmış deneysel çalışmaların tekrarının önüne geçmek • Deney sonrasında canlının uyanma sürecinde şiddetli ağrı, acı durumları öngörülüyor ise sorumlu veteriner hekim desteği ile ağrı kesici tedavisinin uygulanmasını önermek • Uygulama sonrasında oluşabilecek uzun süreli ağrı, acı gibi fiziksel yoksunluk durumlarından mümkün olduğunca kaçınılmasını sağlamak • Sorumluluk alanı içerisinde ve etik kurul onayı alınmış çalışmaların yapılmasına izin vermek ve bunları denetlemek • Etik kurul onayına sahip araştırmaların içeriği ve araştırma ekibinde oluşan değişiklikleri takip ederek ve gerekli izinlerin alınmasını sağlamak.


Hayvan Deneyleri Sertifika Eğitim Programı

Deney hayvanı sertifika programı 12.12.2007 tarih ve 2007/11 sayılı Genelge’de belirtilen, AB mevzuatına uyumlu olarak HADMEK ya da zorunlu olmamakla birlikte illerde HADYEK tarafından talebe göre belirli aralıklarla düzenlenmektedir.

Kursiyerlerin sertifika programında eğitim aldıkları konu başlıkları aşağıdaki gibidir:

• Deney Hayvanları Mevzuatı • Deney hayvanlarının anatomisi, fizyolojisi, histolojisi ve biyokimyası • Hayvan deneyleri etiği • Hayvan refahı ve davranış özellikleri • Temel laboratuvar güvenliği ve temizliği • Deney hayvanlarının üretimi • Deney hayvanlarının beslenmesi • Hayvan hastalıkları • İş sağlığı ve güvenliği • İlaç verme ve enjeksiyon teknikleri • Tutuş teknikleri • Kan ve örnek alma teknikleri • Anestezi, ötenazi teknikleri

Etik Kurul Başvuruları

İllerde HADYEK, hayvan deneyleri ile ilgili yapılacak tüm çalışmaları belirler, kontrol eder ve bu çalışmalarda ihtiyaç duyulan eğitimleri düzenler. Araştırmacılar, uygun etik kurallar çerçevesinde hazırlamış oldukları deneysel işlem prosedürlerini ve protokolleri etik kurulların onayına sunarak, yetkili etik kurul onayını aldıktan sonra çalışmalarını yürütürler.

Küçük farklılıklar taşımasına rağmen etik kurul formlarında aşağıdaki başlıklara açıklama getirilmesi beklenmektedir.

• Araştırmanın başlığı • Araştırma ekibi • Araştırmanın türü • Araştırmanın süresi • Araştırmanın amacı • Deney hayvanları üzerinde yapılacak işlemler • Alternatif yöntemler • Deney hayvanlarının temin edileceği yer • Deney hayvanlarının kimliği • Seçilen türün gerekçeleri • Deney grupları ve sayıları • Deney süresince hayvanların bakım yeri ve bakım koşulları • Deneylerde kullanılacak kimyasal/ biyolojik maddeler ve farmakolojik ajanlar • Deney hayvanları için kısıtlayıcı durumlar • Deney sırasında/sonrasında ortaya çıkabilecek tehlikeli durumlar • Oluşacak tıbbi atıklar ve yok edilmesi

Deneysel Çalışmalarda Hayvan Kullanımında Önemli Noktalar

Hayvan refahı ve etiği göz önüne alındığında deney hayvanları ile yapılacak çalışmalarda sayısız parametrenin doğru bir şekilde kontrol edilmesi gerekmektedir. Deney hayvanının üretiminden deneye gelinceye kadar geçen süreçte gerçekleştirilecek her adım, görevli personele ayrıntılı olarak ve standartlara uygun kurallar şeklinde oluşturulmalı/ öğretilmelidir. Bu durum deney hayvanı biriminde üretilen canlının ve yapılacak deneyin standart hâle getirilmesinde en önemli basamaktır. Kullanılacak cihazların yerleşimi önceden planlanarak işlem sırasında meydana gelebilecek aksaklık, kaza, gecikme gibi unsurların en aza indirgenmesi sağlanabilir. Yapılacak bu planlama aynı zamanda hayvanlar üzerinde yapılacak işlem süresinin kısaltılmasına ve ideal bir çalışma ortamının kurulmasına katkı sağlayacaktır. Anestezi derinliğinin sağlanması, anestezi derinliği oluşmadan kesinlikle işleme başlanmaması deney hayvanı üzerinde yapılacak girişimlerde en önemli konuyu oluşturmaktadır. İşlemler sırasında vücut sıcaklığının ve sıvı elektrolit dengesinin devamlı ve dikkatle kontrol edilmesi, hayvanlara uygulanacak invazif girişimini gerçekleştirecek araştırmacının operatif becerisi de oluşabilecek olumsuz durumları en aza indirgeyecektir.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında