AÖF Soru Bankası

Laboratuvar Hayvanları Yetiştirme ve SağlığıÜnite 1 Özeti

Laboratuvar Hayvanları Bilimi

LBV210U-LABORATUVAR HAYVANLARI YETİŞTİRME VE

SAĞLIĞI

Ünite 1: Laboratuvar Hayvanları Bilimi

Giriş

Dünyada ve ülkemizde laboratuvar hayvanları, tıbbi araştırmalarda, ilaç ve aşı geliştirmede, yeni tıbbi teknolojileri test etmede ve hayvan hastalıklarını araştırırken kullanılmaktadır. Türkiye’de laboratuvar hayvanlarının kullanımı, 2005 yılında yürürlüğe giren Hayvan Deneyleri Yönetmeliği ile düzenlenmiştir. Laboratuvar hayvanlarının kullanımı, ilgili kurumlardaki hayvan deneyleri etik kurulları tarafından denetlenmektedir.

Deney Hayvanları Bilimi

Laboratuvar hayvanları bilimi, aşağıdaki temel konuları kapsamaktadır:

• Laboratuvar hayvanlarının biyolojisi ve fizyolojisi • Laboratuvar hayvanlarının bakımı ve beslenmesi • Laboratuvar hayvanlarının barındırılması ve yetiştirilmesi • Deneysel hayvan araştırmalarının etik ilkeleri

Laboratuvar hayvanları bilimi, disiplinler arası bir bilim dalıdır. Bu bilim dalında, tıp, biyoloji, kimya, veterinerlik, hayvancılık ve çevre bilimleri gibi çeşitli disiplinlerden gelen bilim insanları birlikte çalışmaktadır.

Laboratuvar Hayvanları Biliminin Amaçları

Laboratuvar hayvanları biliminin temel amaçları şunlardır:

• Laboratuvar hayvanlarının refahını sağlamak • Laboratuvar hayvanlarının bilimsel araştırmalar için uygun şekilde kullanılmasını sağlamak • Laboratuvar hayvanları araştırmalarının etkinliğini ve güvenilirliğini artırmak

Laboratuvar Hayvanları Biliminin Önemi

Laboratuvar hayvanları bilimi, insan ve hayvan sağlığının korunması, yeni ilaç ve tedavilerin geliştirilmesi ve çevre sorunlarının çözümü için büyük önem taşımaktadır. Bu bilim dalı, aşağıdaki alanlarda önemli katkılar sağlamaktadır:

• Tıbbi araştırmalar • Biyomedikal araştırmalar • Farmasötik araştırmalar • Çevresel araştırmalar • Sosyal araştırmalar

Laboratuvar Hayvanları Biliminin Geleceği

Laboratuvar hayvanları bilimi, hızla gelişen bir bilim dalıdır. Bu bilim dalının geleceğinde, aşağıdaki gelişmelerin yaşanması beklenmektedir:

• Yeni laboratuvar hayvanı modellerinin geliştirilmesi • Deneysel hayvan araştırmalarının azaltılması • Alternatif araştırma yöntemlerinin geliştirilmesi

Hayvan Deneylerinin Tarihî Gelişimi

Başlangıçtan bu yana tıp bilimi ile gelişmiştir. Batı tıbbının anlayışının başlangıç eserlerinden “Corpus Hippocraticum- MÖ 400” adı verilen tıp el kitabında hayvanların kullanıldığına ait örnekler ve yöntemlerin yer aldığı görülmektedir. Tarihten gelen tüm bu gelişmeler laboratuvar hayvanı bilimini ortaya çıkarmıştır. Kurallı, amaçlar doğrultusunda planlanmış etik kuralları olan çalışmalar hâlini almıştır.

“Hayvan deneyi” terimi, omurgalı ya da omurgasız olmalarına bakılmaksızın hayvanlar ile yapılabilen tüm bilimsel çalışmalar için kullanılır.

Milattan Önceki Süreçten İtibaren Tarihsel Gelişimi

Milattan sonra 130-201 yıllarında yaşayan Galen; domuz, maymun ve köpeklerle yapmış olduğu incelemeler sayesinde sadece yaşadığı dönemde değil, yüzyıllar sonra bile tıp bilimine ışık tutmuş çalışmalar yapmıştır. Galen’de Roma Dönemi’nde bu alanda uygun ortam sağlayamadığı için çalışmalarına uzun bir süre ara vermiştir ve onun bilime sunduğu gelişmeler de duraklamıştır. Bunun üzerine Hristiyanlığın ortaya çıkması ile uygulamalı bilimlere bakış açısı değişmiş ve çalışmalar durma noktasına gelmiştir. Bu durağanlık 15. yüzyıla Rönesans dönemine kadar devam etmiştir.

1500-1600’lı yıllarda deneysel tıp ve biyolojik araştırmalar tekrar hız kazanmıştır ve anatomi alanındaki çalışmalar ön plana çıkarak kendini göstermiştir. 1569-1650 Rene Descartes’in araştırmalarının kitap hâline gelmesiyle de güç kazanmış ve ilerlemeler kaydetmiştir. Hayvanlar ile yapılan çalışmalar ve insan refahına sağladığı katkılar düşüncesi 18. yüzyıldan itibaren, deneysel tıp araştırma sonuçlarının olumlu olduğu fikri giderek artan oranda kabul görmeye başlamıştır.

1789 yılında hayvan deneylerinin kabul edilip düzenli bir şekilde tıp alanında kullanılmasıyla ve Jeremy Bentham’ın katkılarıyla önü açılmıştır. Ahlak ve Yasamanın İlkelerine Giriş (Introduction to the Principles of Morals and Legislation) eserinde “Hayvanlar ağrıyı hissetmez” görüşünü kabul etmemiştir.

1875 yılında İngiltere’de hayvan deneylerinin yasaklanmasını isteyen ilk organizasyon “The Victoria Street Society” adı altında kurulmuştur. 1876 yılında “Cruelty to Animals Act” deney hayvanlarının korunması ile ilgili kanun İngiltere’de kabul edilip yürürlüğe girmiştir. 19. yy. sonlarından başlayarak laboratuvar çalışmaları, hayvan deneyleri giderek artmış, tıbbi çalışmaların önemli bir parçası hâlini almıştır. 1865’te Claude Bernard’ın Deneysel Tıp Çalışmalarına Giriş adlı eserinde fizyolojik yapının deneysel modellemesi için hayvan deneylerine olan gereksinimden bahsedilmiştir. 1884 “Postulates” adlı kitabında Koch, mikropların oluşturduğu patolojilerin anlaşılabilmesi için hayvan deneylerinin yapılmasını ve hayvanlar üzerinde denenmesinin çok yararlı olacağını belirtmiştir.


Yakın Tarihsel Gelişim Süreci

2000 yılında Avrupa Bilim Fonunun (European Science Foundation-ESF) hazırladığı kural ve uygulanmasını istediği gereklilikler, deneysel amaçlı hayvan kullanımına düzenleme getirmiştir. Bu düzenlemeler;

• Avrupa Bilim Fonu (ABF); laboratuvar hayvanlarının cismen var olmalarının yanında saygı gösterilmesi gereken ve bu hayvanların da duygularının olduğunu kabul etmesi. • ABF hem insanın hem hayvanın refahı için bilimsel çalışmalarda hayvan kullanılmasını kabul ederken “3 R” kuralının uygulanmasında ısrarcıdır. 3 R yerine koyma (Replacement), azaltma (Reduction), iyileştirme (Refinement) • Bilimsel bir deneye başlamadan önce metot, barınma, refah vb. açıdan etik kurallara uygunluğu onaylanmalıdır. Bilimsel faydanın, hayvanın acı çekmesine değecek düzeyde olup olmaması bu değerlendirmenin en önemli bölümünü oluşturur. • İnsanda ağrıya sebep olan deneysel işlemlerin diğer omurgalılarda da ağrıya sebep olacağı varsayılmalıdır. • Deneylerde kullanılacak hayvanların yaşamını sürdürülebilmesi için uygun koşullar (ışık, ısı, nem, su, yem) sağlanmalıdır. • Yetkin personel tarafından takip edilmeli ve sağlık kontrolleri aksatılmamalıdır.

Araştırmacıların Eğitimi ve Yetiştirilmesi

Araştırmaların güvenilirliğinin ve araştırmalarda kullanılan hayvanların uygun şekilde kullanımının sağlanabilmesi için üniversitelerin alanla ilgili eğitim verdiği bölüm mezunları ile laboratuvar hayvanları biliminde yapılan teorik ve pratik eğitim almış kişiler, tarım bakanlığı iş birliği ile üniversitelerde açılan kurslardan yetki sertifikası alanlar bu tip araştırmalar yapabilir. Bu alanlarda yetkin, kaliteli eleman yetiştirmek konusu oldukça hassas donanımlı eğitimli kişiler tarafından hem pratik hem de teorik bilgi birikimi oluşturmak oldukça önemlidir.

Deney Hayvanları Kullanımında Eğitim Aşamaları

Deney hayvanları kullanım sertifikası eğitim programları, çeşitli üniversiteler, araştırma merkezleri ve özel kurumlar tarafından düzenlenmektedir. Bu programların süresi, içeriği ve maliyeti farklılık gösterebilir. Deney hayvanları kullanım sertifikası eğitim programlarının içeriği, aşağıdaki konuları kapsamaktadır:

• Deney hayvanları ile ilgili temel bilgiler • Deney hayvanlarında etik kuralları • Deney hayvanlarının bakımı ve beslenmesi • Deney hayvanlarının sağlığı ve refahı • Deney hayvanlarının kullanımı ile ilgili araştırma tasarımı • Deney hayvanlarının kullanımı ile ilgili araştırma yürütme

Deney hayvanları kullanım sertifikası eğitim programlarına katılmak için, araştırmacıların aşağıdaki şartları taşıması gerekir:

• Lisans veya yüksek lisans derecesine sahip olmak • Deney hayvanları ile ilgili araştırma yapmak istemek

Laboratuvar Hayvanları Biliminin Önemi ve Gerekliliği

Laboratuvar hayvanları bilimi, biyomedikal araştırmaların ve bilimsel keşiflerin temel taşlarından biri olarak kabul edilmektedir. Bu bilim dalı, hayvanların araştırmalarda etik ve etkili bir şekilde kullanılmasını sağlayarak insan sağlığını ve yaşam kalitesini artırmayı hedefler.

Laboratuvar Hayvan Çalışmaları

Laboratuvar hayvanları biliminin önemini birkaç başlık altında sıralamak istersek şu şekilde özetleyebiliriz:

• İnsan sağlığını iyileştirmek • İnsan fizyolojisini ve patolojisini anlamak • Çevresel faktörlerin etkilerini araştırmak

Deney hayvanlarının kullanılmalarının en önemli nedeni hayvanlar ve insandaki fonksiyonların birbirine çok benzer olmasıdır. Bu nedenle normal dışına çıkan anatomik/fizyolojik özelliklerin normale çevrilmesi için gerekli deneysel çalışmalar hayvanlara uygulanabilir. Bu tip denemelerde hayvanların bilinen soydan gelmesi oldukça önemlidir. Hayvanların verimliliklerini artırmak ya da iyi olan niteliklerini bozulmadan sürdürebilmeleri için denemeleri alınırlar. Bu amaçla yapılan çalışmalarda da hayvanların kaliteli olması ve optimum koşullarda yaşatılması çok önemlidir.

Hayvan Denemeleri ile İlgili Yasal Düzenlemeler

Hayvan deneylerinin etik kullanımı, 3R ilkeleri olarak bilinen “Reduction” (azaltma), “Refinement” (iyileştirme) ve “Replacement” (ikame etme) stratejileri etrafında şekillenir. Ulusal ve uluslararası düzeyde kabul edilen bu ilkeler, hayvan sayısını minimize etmeyi, deneylerin hayvanlara verdiği rahatsızlığı azaltmayı ve alternatif yöntemlerin kullanımını teşvik etmeyi amaçlar.

Dünyadaki Düzenlemeler

Gerek Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada gerekse Avrupa ülkelerinde deneylerde hayvan kullanımı çeşitli yasalarla kontrol altına alınmıştır. Bu yasalar ilgili ülkelerin adalet, sağlık, çevre, tarım bakanlıklarınca hazırlanmış olup, gerek görüldükçe yeniden incelenmektedir. Bu yasaların hemen tamamında aşağıdaki konular yer alır:

1. Hayvan kullanılan denemeler, uzman veteriner hekimliği bürolarının denetimleri ve sorumluluğunda yürütülür. 2. Konusunda uzman nitelikli elemanlar çalışmalıdır.


3. Eğer engel yoksa, denemelerde acı, ağrı hissettirmemek için özellikle operatif çalışmalar anestezi altında yürütülmelidir. 4. Omurgasız hayvanlarda kısıtlamalar yoktur. 5. Kullanılan hayvan türü, sayısı, çalışmanın amacı gibi konularda 1-2 yıllık kayıtlar tutularak uzmanlarca kontrol edilir. 6. Eğer varsa alternatif yöntemlere öncelik verilmelidir. 7. Tıp, veteriner hekimliği, biyoloji gibi, alanlarda öğrenci eğitimleri alternatif yöntemlerle yapılır.

Ayrıca birçok ülkede laboratuvar hayvanları bilimi alanında çalışan bilimsel dernekler vardır. ABD’de “American Association for Laboratory Animal Science” (AALAS) (Amerika Laboratuvar Hayvanları Bilimi Derneği) en göze çarpanı iken, Avrupa’da birkaç ulusal dernek birleşerek “Federation of European Laboratory Animal Science Association” (FELASA) (Avrupa Laboratuvar Hayvanları Bilimi Dernekleri Federasyonu)’nu kurmuştur.

Avrupa’daki Düzenlemeler

Avrupa’da 1980 yılında deneysel çalışmalar ile ilgili hayvan kullanımının kontrolü iki önemli yönerge şeklinde yayımlanmıştır. İlk yönerge Strazburg’da Avrupa Konseyi tarafından hazırlanmıştır. 1985 yılında Avrupa Konseyi’ne üye ülkelerden 26’sının katılımıyla deneysel ve bilimsel amaçlar için kullanılan omurgalı hayvanların çalışmalara karşı korunması anlaşması kabul edilmiştir. İkinci yönerge ise 1986 yılında Avrupa Parlamenterler Konseyi tarafından hazırlatılmış ve kabul edilmiştir. Tüm araştırmacılardan uyulmasını istedikleri kurallar bir önceki anlaşmaya göre zorlaştırılmıştır. Deneysel çalışmalarda hayvan kullanımını düzenleyen kanun ve yönergelere bakıldığında genel hedefler aşağıdaki gibi sıralanabilir:

• Laboratuvar hayvanlarının kullanılmasına sağlam gerekçe gösterilmelidir. • Hayvan deneyinde çalışacak herkes gerekli eğitimden geçmiş, uygun donanıma sahip, tecrübeli olmalıdır. • Deney hayvanları yerine yapılabilecek başka yollar var ise hayvan kullanımı sınırlandırılmalıdır. • Yapılacak tüm deneylerde hayvanların maruz kalacağı gereksiz ağrı ve stres önlenmelidir. • Tüm çalışmalarda kontrol edilebilecek şekilde bildiri ve iş formları hazırlanacaktır. • Kamuoyu vicdanını rahatsız edecek unsurlar için önceden tedbir alınacak ve önlenecektir.

Avrupa Topluluğu Yönergesi

Avrupa genelinde tek tip bir uygulama sağlayarak ülkeler arasında araştırma ve ticaret açısından eşit şartlar sunmayı amaçlamaktadır. Yönerge, hayvanlar üzerindeki gereksiz acı ve stresi azaltmayı, deneylerde kullanılan hayvan sayısını en aza indirmeyi ve alternatif yöntemlerin geliştirilmesini teşvik etmeyi esas alır.

Kapsam

Yönerge maddeler hâlinde omurgalı hayvanların deneylerinde stres, şiddet, ağrı unsurlarına ya da uzun süreli zararlı etkilere maruz kalınması ile ilgili konuları içermektedir. Bununla beraber genetik değişikliğe uğratılmış hayvanlar, ilaç medikal malzeme ve bu ürünlerin yan etkilerinin ölçülmesi ve doğal çevrenin korunabilmesine yönelik yapılan hayvan deneyleri, eğitim amaçlı ve temel araştırmalar yapılırken de bir düzen içerisinde tüm ülkelerden yasal çerçeve dâhilinde yapılması istenmiştir.

Barındırma ve Hayvan Bakımı

Yönergenin 5. maddesine göre çalışmadan önce, çalışma sırasında ve çalışmadan sonra genel hayvanlarına insani olarak dağılması gerekliliği vurgulanmıştır. Bir veteriner hekim ve konusunda uzman personeller tarafından hayvan refahı-sağlığına danışmanlık yapması ve bu kişiler tarafından planlanarak takip edilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Yeterlilik

Avrupa Konseyi’ne üye her ülkenin kendi ulusal yasalarında düzenlemeler yapılarak laboratuvar hayvanları bilimine katkı sağlayacak; personel eğitimi, uzman kişilerin bulundurulması, laboratuvar şartlarının yeterli hâle getirilmesi ve denetlenmesi gerekmektedir.

Hayvan Deneylerine Alternatifler

Sağlık açısından veya bilimsel bir problemin çözümü, hayvan deneylerine başvurmadan da elde edilebiliyorsa alternatif yöntemler “hayvan kullanılmadan seçilmesi zorunludur” ibaresi ile net bir tavır ortaya koymuştur. Hayvan deneylerinin zorunlu olduğu durumlarda ise duyarlılık derecesinin en alt seviyede olduğu hayvan ya da hayvanlara en uygun yöntem seçilerek deneyi gerçekleştirilir. Doğadan temin edilen hayvanlar gerekli olmadığı sürece deneylerde kullanılmamalıdır.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında