ortaya çıkarlar. Molalar görünüş ve karakterine göre şu Doğmasal Anomaliler şekilde adlandırılırlar;
Gebelik sırasında yavrular implantasyon öncesinde, embriyonik ve fetal gelişim aşamalarında zararlı etkilere • Mola cystica (kese şeklinde) karşı savunmasız ve duyarlıdır. İmplantasyon öncesi • Mola sanguinolenta (içi kanla dolu) evrede, embriyo teratojenlere yani ilaç, hormon, kimyasal • Mola villosa (villi koryalisleri çok gelişmiş) gibi uyaran ajanlara karşı çok dirençli ve zona pellusida • Mola carneosa (et şeklinde) bir kaç virüse karşı etkili bir bariyerdir. Embriyonik ve • Mola racemosa (üzüm salkımı şeklinde)
fetal ölüm ile birlikte anormal yavruların doğumu, güç Gebelikte Yavrunun Ölümü doğumlara ve önemli ekonomik kayıplara neden Erken embriyonik ölümden sonra embriyonik dokular olmaktadır. Embriyonik ölüm plasentasyon şekillenmeden genellikle rezorbe olabilir ve uterusta başka bir yavru önce oluşursa, korpus luteum’un (ovumun atılmasından yoksa östrusa dönebilir. Ölüm gebeliğin kabulünden sonra sonra onun yerinde gelişen hormon salgılayan yapı) oluşursa, östrus siklusu süresi uzar, enfeksiyon nedeniyle yaşam süresi uzamaz ve bu erken, korpus luteumun yaşam oluşmuşsa, embriyonik materyal rezorbe olsa bile süresinin uzamasından sonra oluşursa geç embriyonik ovaryumda korpus luteum ve serviksin kapalı olması ölüm olarak adlandırılır. Bu ölümlerde, embriyolar ya nedeniyle, arkasından piyometra gelişebilir. Eğer fetal emilir ya da bir sonraki östrusun çara akıntısı ile birlikte ölüm kemikleşmenin başlamasından sonra olursa, fetal atılırlar. Embriyonik ölümler, kısraklarda en çok 10-14. materyalin tam rezorpsiyonu olmayabilir. Onun yerine günler arasında, ineklerde 15. günden önce, düvelerde 19. yavrunun mumifikasyonu, maserasyonu ya da amfizem- günden sonra, koyunlarda ise 15-18. günler arasında inden biri şekillenebilir. oluşur. Mumifikasyon evcil hayvanlarda fetüsün ölmesi, yavruyu Evcil hayvanlarda döl verimini aksatan ve genetik etkiler uterusta saran içten-dışa ikinci zarın ve amnion sıvılarının sonucunda oluşan gelişme bozuklukları şu şekilde emilmesi, yavru zarlarının kuruması, büzülmesi, sıralanabilir. sertleşmesi ve uterusun üzerine yapışarak yavruyu kuru b- Akondroplasti, Tibialhemimelia, Cücelik, Hydrocephalus, ir kitle halinde tutması demektir. Tüm evcil hayvanlarda Arthrogryposis, Hip displazi, Familial ataksia, Tüysüzlük, görülmekle birlikte, en çok ineklerde görülür. Gebelikte Faktör IX yetersizliği, Sindaktil, Cryptorchidism, yavrunun ölümüne ve yavru atmaya neden olan faktörler Ovaryum ve testis hipoplazileri, Müller kanallarının nedeniyle oluşur. Mumifikasyon’un iki klinik tipi vardır. segmental aplazisi, Skrotal ve inguinal fıtık, Hematik tip ineklerde, papiraseus tip ise koyun, keçi, İnterseksüalite kedi, köpek ve domuzlarda görülür.
Doğmasal anomallerin en sık görülenleri schistosoma Yavrunun maserasyonu, gebeliğin hemen her döneminde reflexum, perosomus elumbus ve ikili acaibatlardır. bütün türlerde görülürse de, sıklıkla ineklerde rastlanır. Fetüsün ölümünü takiben, atık yavrunun uterus tembelliği Şistosoma refleksum ruminantlarda ve domuzlarda nedeniyle atılamadığı olgularda, açık serviks yoluyla gözlenen en genel anomalilerden biridir. Omurganın uterusa bakteriler girer. Fetüs, uterus sıvıları içerisinde doğrultusunun değişmesi sonucu sakrum, koksa kemikler bakteriyel parçalanmaya uğrar. Bu durum, fetüs iskelet ve arka bacakların öne ve yanlara doğru gitmesi, haline gelinceye kadar sürer. Uterus içersinde fetal kem- kuyruğun başa yaklaşması olarak tanımlanır. Göğüs ve ikler bir kitle olarak kalır. karın tam olarak kapanmadığı için açık kalır ve iç organlar amnion sıvısı içerisinde serbest halde yüzerler. Uterusta ölen yavrunun deri altında, dokuları arasında ve vücut boşluklarında gaz birikerek şişmesi olgusuna, Perosomus elumbus olgusu, lumbal ve sakral sinirler ile - yavrunun amfizemi denir. Tüm evcil hayvanlarda innerve edilen arka ayakları içeren beden bölgelerinde, görülürse de en çok ineklerde rastlanır. kaslarda atrofi vardır. Arka bacaklarda bükülme ve anki- loz vardır, eklemler hareketsizdir. Fetal Membranların ve Fetüsün Ödemi
İkili acaibatlar, çeşitli bölgelerinden birbirine yapışık olan Gebelikte karşılaşılabilecek üç ödemli durum vardır. iki yavru ya da normal şekilde gelişmiş yavrunun kimi Bunlar; plasentanın ödemi, fetal zarların ödemi ve fetüsün beden bölümlerinin, özellikle bacaklarının fazla olması ödemidir. Bunlar ayrı ayrı gelişebildiği gibi, birlikte de demektir. görülebilir.
Yumuşak kitle anlamına gelen molalar, gebeliğin erken Plasenta da ödem oluştuğunda suların miktarı artmaksızın, dönemlerinde embriyonun ölmesi, ancak fetal zarların yavru zarlarında ödem oluşmasına denir. Çoğunlukla gelişmelerini sürdürmeleri sonucunda oluşurlar. Molalar, ruminantlarda görülür. Ödemler kotiledonlar arası bölgede amorphous globosus veya akardiak acabat olarak kehribar sarısı renkte ve jelâtinimsi kalınlaşmalar adlandırılmaktadırlar. Genellikle ikiz gebeliklerde şeklindedir. Çoğunlukla abortla ve ölü doğumla yavrunun biri normal gelişmesini sürdürürken, diğer sonuçlanır.
embriyonun ölmesi ve mola durumunu alması biçiminde
Fetal zarların ödemi yavru sularının anormal artış göstermesi olarak tanımlanan amnion ve allantois sıvılarının normalden fazla olmasına denir. Genellikle ineklerde görülen bir hastalık olmasına karşın, kısraklarda da karşılaşılmaktadır ve koyunlarda ikiz ve üçüz gebeliklerde görülebilir.
Yavru zarlarının ödeminin oluşumunda, maternal ve fetal faktörler birlikte etkili olmaktadır. Hidroamnion hemen her zaman genetik ve kalıtsal faktörlere bağlı fetal anomaller ile birlikte görülür. Bu anomaller, anne ile yavru arasındaki plasental işlev bozukluklarından ileri gelmektedir. Gebeliğin ortasından sonra amniotik sıvı, normalde yutularak ya da solunarak fetüsün büyük bronşuna gelmekte ve daha sonra abzorbe edilmektedir. Hidroallantois olguları ise allantoisin yapısal ve işlevsel bozuklukları ile damarlarda şekillenen bozukluklar nedeniyle oluşur. Bu nedenle hidroallantois, fetal bir sorundan çok, genellikle annedeki plasentasyon bozukluğuna bağlı olarak gelişir.
Fetüsün ödeminin üç tipi vardır. Doğumda önemli olanlar hidrosefalus, astes ve anasarkadır. Güç doğum riski, toplanan sıvının lokalizasyonu ve miktarıyla ilişkilidir. Hidrosefalus beynin ventriküluslarında veya beyin zarları arasında sıvı toplanmasıdır. Tüm evcil hayvanlarda görülebilir, kafatası çok büyür, iç basınç nedeniyle kemikleri incelir, atrofiye olarak az çok birbirinden ayrılır. Oluşumunda enfeksiyöz etkenler, genetik faktörler ve beslenme bozuklukları rol oynamaktadır. Ascites, yavrunun karın boşluğuna değişen miktarlarda sıvı toplanması demektir. Fetüsün infeksiyöz hastalıkları ve akondroplasti gibi gelişim defektleri ile ilişkili olarak oluşur. Anasarcada ise, sıvı yavrunun tüm yumuşak dokuları arasına toplanır ve yavruyu tulum veya suaygırı benzeri bir şekle sokar. Başta aşırı şişlik nedeniyle normal yüz hatları kaybolur.
Süperfekondasyon
Aynı kızgınlık döneminde yumurtaların değişik erkek hayvanların spermatazoonları ile döllenmesi olarak tanımlanır. Östrus süreleri, yumurtaların atılma sayıları ve onların yaşam sürelerinin uzun olmasından dolayı, köpeklerde daha sık görülmektedir. Tanı, ancak doğum sonrası renk, büyüklük ve yapı ayrılıkları bakımından, iki ırka ait belirgin farklılıklar gösteren yavrular doğduğu zaman konulabilir.
Süperfetasyon
Gebe olan bir dişinin yeniden kızgınlık göstermesi, çiftleşmesi ve ovulasyonun olması ile ikinci bir yavruya gebe kalması durumuna denir. Süperfetasyon ineklerde çok görülmez, kısraklarda teorik olarak olası, taylarda olması şüpheli ancak tavşanlarda görülme olasılığı yüksektir.