AÖF Soru Bankası

Küçük İşletme YönetimiÜnite 8 Özeti

Küçük Aile İşletmeleri Yönetimi

İŞY204U-KÜÇÜK İŞLETME YÖNETİMİ

Ünite 8: Küçük Aile İşletmeleri Yönetimi

Giriş

Aile işletmeleri; ülkelerin ekonomik ve sosyal kalkınmasında önemli rol oynayan, dünya ekonomisinin önde gelen itici güçlerinden biridir. Aile işletmeleri genelde girişimcilik ruhu ile başlayan, ayakta kalmayı amaçlayan, akraba ilişkileriyle yönetilip idare edilen işletmelerdir. Dünyanın bağımsız, en eski aile işletmesi Kongo Gumi’dir. Kore’den Japonya’nın Osaka kentine göç etmiş Kongo ailesi tarafından 578 yılında kurulan ve kurucusu Shigemitsu Kongo olan, inşaat sektöründe 14 yüzyılı aşkın süre kesintisiz faaliyet gösteren ve 40 nesil aile bireyleri tarafından yönetilen Kongo Gumi, 2006 yılında kapanmıştır (Nikkei Asia, Erişim tarihi 08.05.2021). Aile işletmelerinin faaliyetlerini geliştirmeleri, sürekliliği sağlamaları, ülke ekonomisinde sürdürülebilir bir büyümeyi elde etmek için kritik bir öneme sahiptir. Aile işletmelerinin büyümeyi sürdürülebilir kılmaları, uzun ömürlü olmaları ve ailenin yönetimi gelecek nesillere aktarabilmesi, profesyonel yönetim anlayışına geçebilmeleri, dijital dönüşümü yapabilmeleri ve yenilik temelli iş modellerine odaklanmaları gerekmektedir.

Aile İşletmesi Kavramı

Aile işletmesi, genel olarak akrabalık bağı olan kişilerin mal ya da hizmet üretmek ve kendi geçimlerini sağlamak için kurdukları kâr amaçlı işletmeler olarak tanımlanabilir. Aile işletmelerinde aile ya da ailenin bir ferdi hem işletmenin kurucusu hem de yöneticisi konumundadır. Aile işletmeleri, karar almanın genellikle operasyonel rakamlardan çok sezgi ve deneyime dayalı olduğu işletmelerdir (Carsrud ve Brännback, 2011: 3).

Aile İşletmelerinin Temel Yapısı

Aile işletmesi, aile, yönetim ve mülkiyetin birbiriyle örtüşen, etkileşimli ve birbirine bağlı üç alt sistem olarak modellenir. Bu üç alt sistem arasındaki ilişkileri göstermek üzere üç çember modeli kullanılır. Bir sistem olarak aile işletmesi, birbiriyle örtüşen, etkileşimli ve birbirine bağlı aile, yönetim ve mülkiyet üç alt sisteminden oluşacak şekilde modellenir (Poza, 2010: 24). Bu modelin en büyük özelliklerinden biri, bir aile işletmesinde hayatın ne kadar karmaşık olduğunu göstermesidir (Aronoff ve Baskin, 2011: 5). Üç çemberin kesişmesiyle aile işletmesiyle bağlantılı yedi farklı çıkar grubu veya paydaşı barındıran alanlar ortaya çıkmakta ve bireyler, bu alanlardan birinde ya da birden fazlasında yer almaktadır (Poza, 2010: 8). Üç çemberli model tarafından tanımlanan çıkar gruplarının her birinin kendi bakış açıları, amaçları, endişeleri ve dinamikleri vardır. Hiçbir bakış açısı diğerinden daha meşru değildir ancak aile işletmesi sisteminin gelecekteki yönünü belirlemek için farklı bakış açıları bütünleştirilmelidir. Aile işletmesi sisteminin uzun dönemli başarısı, sözü edilen grupların nasıl işlediğine ve birbirlerine verdikleri desteğe bağlıdır. (Tagiuri ve Davis, 1996).

Aile İşletmelerinde Liderlik ve Yönetim

Aile işletmelerinin yerel ve küresel ekonomiler açısından önemi bilinmekle birlikte bu işletmelerinin büyük çoğunluğunun genellikle kurucu nesil ile birlikte faaliyetlerine son verdiği de bir gerçektir. Aile işletmeleri, ikinci nesle geçse bile bu süreklilik üçüncü nesilde sık olarak görülmemektedir. Bu sorunun temelinde yatan sorunlar, ulusal ve uluslararası araştırmalarda ortaya çıkarılmıştır (Ghee, Ibrahim ve Abdul-Halim, 2015: 103). Aileyi yönetmek ve harekete geçirmek için liderlik, hayati destek sağlayan önemli bir işlevdir. Aile işletmelerinde liderlerin en fazla zorlandıkları konulardan biri, zamanı ve öncelikleri yönetmektir. Liderlerin hedeflere ulaşma yolundaki ilerlemeleri, değerlendirmenin yanı sıra öncelikleri üzerinde düşünmek ve bunları netleştirmek için önemli zaman ayırması gerekmektedir. Aile işletmelerinde aile, mülkiyet ve yönetim olarak üç alt sistem vardır ve liderlik yeteneğinin sadece işletmenin değil, mülkiyet ve aile sisteminin de iyi liderlere ihtiyacı vardır. Mülkiyet sisteminde liderlik rolü; işletmenin, ailenin ve mülkiyet sisteminin ihtiyaçlarını karşılamak, gruplara rehberlik etmektir. Güven, aile işletmesi liderliğinin para birimidir ve liderlerin başarısı önemli ölçüde güven oluşturacak şekillerde performans gösterme yeteneklerine bağlıdır (Aronoff ve Baskin, 2011: 14). Aile işletmesi; aynı ailenin üyeleri tarafından denetlenen baskın bir koalisyon tarafından yönetilen ve işletmenin vizyonunu, ailenin nesilleri boyunca potansiyel olarak sürdürülebilir olacak şekilde şekillendirmek ve sürdürmek üzere yönetilen bir işletmedir (Roffia vd, 2020: 232). Sürdürülebilir bir işletme varlığı; sürdürülebilir bir rekabet üstünlüğü, sürdürülebilir başarı, birlikte yönetme, motivasyon ve ailenin ayakta kalması için kurumsallaşmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Kurumsallaşma, girişimci yöneticilerin işten uzak kalması değil ortak bir felsefe ve inanç oluşturma işidir. Kurumsallaşma, işletmelerin sürdürülebilir bir başarı elde etmesi için son derece önemlidir.

Aile İşletmelerinin Gelişim Süreci

Aile işletmesi; ister küçük ölçekli olsun ister büyük, kurulduğu gibi kalmaz ve bir süre sonra büyümeye odaklanır. Büyüme, işletmenin ölçeğinde meydana gelen artışlardır. İşletmeler için sağlıklı büyüme, sürdürülebilir ve kârlı büyümedir (Pendergast, 2011: 3). Kârlı büyüme; işletmeye finansal olarak destek olma yeteneği sunar, aile genişledikçe ailenin maddi değerleri artar ve aile üyelerine finansal fırsatlar sağlanır. Büyümemenin bir diğer yaygın nedeni, şirket liderinin operasyonel kontrolü elinde tutmak istemesidir (Pendergast, 2011: 10). Aile işletmelerinde istenilen büyüme, kontrollü, yönetilebilir büyümedir. Aile işletmelerinin kuruluşundan itibaren büyüme ve gelişim sürecinde genellikle dört yaşam evresinden bahsedilebilir. Temel özellikleri açıklanan bu büyüme ve gelişim dönemleri şunlardır (Gersick vd., 1997: 135-154; Alayoğlu, 2003: 37-40):


I- Birinci Nesil Aile İşletmeleri:

Bu işletmeler, kurucunun sahip olduğu ve yönettiği şirketlerdir. Birinci nesil aile işletmelerinde işletme sahibinin işletmeyi aile şirketine dönüştürme isteği, ailenin büyümesine paralel olarak artar.

II- Büyüyen ve Gelişen Aile İşletmeleri:

İkinci evre, sahipliğin kardeşler arasında paylaşıldığı kardeş ortaklıklarıdır. Bu aşama, varlığını devam ettiren ve başarısını sürdüren aile şirketleri için kritiktir. Şirket, aile hüviyetinin ana unsuru durumuna gelmektedir. Bu evredeki şirketler; önemli organizasyonel, stratejik ve psikolojik problemlerle boğuşmaya başlamaktadırlar. Bu evrenin ana teması, işbirliğidir ve şirket bir ortaklık halindedir. Büyüme ve gelişim sürecinin ikinci aşamasında aile işletmesini mülkiyetin kardeşler arasında paylaşıldığı kardeş ortaklıkları oluşturur.

III- Kompleks Aile İşletmeleri:

Büyüme ve gelişimin üçüncü döneminde kuzenlerin de yönetime girdiği ve önemli kararlara imza attığı kompleks aile işletmesi vardır. İşletmede birden fazla nesil çalışmakta; farklı yaş, bilgi seviyesi ve kariyere sahip çok sayıda aile üyesi yer almaktadır. Buna ilaveten çok sayıda profesyonel yönetici istihdam edilmektedir.

IV- Sürekli Olmayı Başaran Aile İşletmeleri:

Sürekliliği sağlayan aile işletmelerinde, işletme değerlerinin ailenin değerlerinden daha öncelikli duruma geldiği, profesyonel yönetimin etkili olduğu ve kurumsallaşma öğelerinin yoğun şekilde işletmede yer aldığı görülür. Faaliyetlerin gerçekleştirilmesinde kan bağı ve güvenilirlikten daha ziyade işlerin niteliği ön plandadır.

Aile İşletmelerinin Üstünlükleri ve Zayıf Yönleri

Aile İşletmelerinin Üstünlükleri

Esnek Yönetim Modeli

Günümüzde aile işletmelerinin bir bölümünün yapılandırılmış ancak esnek bir model olarak adlandırılabilecek kurumsal yönetim, hesap verebilirlik ve daha verimli karar alma süreçleri oluşturmaya ilişkin politikaları benimsediği görülmektedir.

Değerler Sistemi

Değerler, insanları motive etme gücüne sahiptir. Değerler bir işletme kültüründe hayat buldukça kendini yenileyen enerjiye sahiptir ve güçlü bir verimlilik kaynağıdır. Güçlü, pozitif değerlere dayalı bir kültür, aile işletmesine birçok yönden fayda sağlar. Aile işletmelerinde değerler, işletme liderlerine ve sahiplerine yeniliklere ve belirsiz yönlere adımlar atma cesareti verebilir. Temel değerler, işletme liderlerinin çıkmaza girmekten kaçınmasına ve sağlıklı stratejik karar vermelerine yardımcı olur. Aile işletmesinin üstün olmalarının arkasındaki değerlerin gücü şöyle sıralanabilir (Aronoff ve Ward, 2011: 7):

• Kurumsal kültürün temellerini atmak, • Karar vermede bir şablon sağlamak,

• Üstün performansa ilham vermek, • Uzun vadeli görüşe destek olmak, • Sermaye maliyetini azaltmak, • Geleneksel düşünceye itibar etmemek, • Değişime uyum sağlamak, • Stratejik planlamanın iyileştirilmesine katkı sağlamak, • Stratejilerin uygulanmasını desteklemek, • Stratejik ittifaklar kurmak, • Çalışanları işe alma ve işte tutmaya çalışmak.

İstikrar ve Tutarlılık

Yönetimin sık sık değişmemesi, dolayısıyla politikaların istikrarlı kalabilmesi, yönetimde bulunan aile bireylerinin birlik ve dayanışma içerisinde olmaları, ailenin tamamıyla işe odaklanması, amaç ve hedef bütünlüğü, kültür ve ahlâki değerlerin uyumu üstün yanlar olarak görülebilmektedir.

Örgütsel Adanmışlık

Özellikle işletmenin ilk yıllarında yöneticiler ve çalışanlar; siparişleri alma, üretim ve pazarlama gibi temel işleri fedakâr bir şekilde, genellikle yoğun mesailer harcayarak yerine getirir. Zorlukların aşılması için aile işletmesini oluşturan herkes büyük bir kararlılık sergiler.

Aile İşletmelerinin Zayıf Yönleri

Aile işletmelerinin yapısının ele alındığı başlıkta, bu işletmelerin birbiriyle iç içe geçen üç çember hâlinde aile, işletme ve mülkiyet unsurlarını barındırdığı ifade edilmişti. Aile işletmelerinin en büyük zayıflığı, bu üçlü yapıyı yönetememeleridir. Aile şirketlerinin yaşadığı güçlükler şu şekilde sıralanabilir:

Nesil Çatışması

Aile işletmelerinde, nesiller arasındaki iletişim problemleri en çok yaşanan konu olmaktadır. İşletmeyi bir miras olarak bulan ikinci neslin birinci nesle göre işi sahiplenmemesi veya sevmemesi mümkün olabilmektedir.

Nüfus Problemleri

Başarıyla varlıklarını sürdürebilen işletmelerde birkaç nesilden sonra aile ağacının büyüyüp genişlemesinden dolayı iletişim sorunları yaşanabilmektedir.

Rol Çatışmaları

Bir işletmede hem sermaye sahibinin hem de yöneticinin aynı kişi olması işletme yönetiminin ve sisteminin denetlenmesine olanak sağlamamaktadır.

İşin Çekirdeğinden Gelme ve Eski Alışkanlıkların Devamı

Şirket kültürü ile aile kültürü özdeş bir hâle geldiğinden aile bireyleri sahip oldukları eski yönetim anlayışını devam ettirme konusunda ısrarcıdırlar.

Güç Kavgası

Aile içi geçimsizliklerin etkisiyle tepe yöneticisinin etrafında çıkar çevreleri oluşabilir.


Yüksek İş Gücü Devir Oranı

İş gücü devir oranının yükselmesine katkıda bulunmaktadır.

Profesyonel Yönetim Anlayışının Eksikliği

İşin çekirdeğinden gelmemeleri ve rahat bir ortamda yetişmelerinden dolayı aile işletmeleri genellikle ikinci nesil ile birlikte geriye doğru gitmektedir. Profesyonel yönetim anlayışını kazanamamış örgütlerde işletme çıkarları ile aile çıkarlarının çakıştığı noktalarda yönetim zayıf düşmektedir.

Yönetim Kadrosunu Oluşturma Güçlüğü

Aile işletmelerinde istihdam ve terfilerde aile üyesi olma kriterleri ile aile çatışmaları ve rekabet gibi faktörler, çoğu profesyonel yöneticinin aile işletmelerini tercih etmemesine neden olmaktadır.

Motivasyon Eksikliği

Aile işletmelerinde, aile üyesi çalışanların yüksek motivasyonuna karşı aile üyesi olmayan çalışanların aynı motivasyonda olmamaları önemli bir sorun oluşturmaktadır.

Nepotizm (Akraba Kayırmacılık)

Aile üyelerinin eş-dost akraba çalışanlarının yeterlilikleri göz ardı edilerek işletme içerisine yerleştirilmeleri zamanla iş gücü verimlilik oranının kötüleşmesine, değişime direncin artmasına, işletmede kutuplaşma ve çatışmaların yaşanmasına neden olur.

İkinci Nesle Yetki Devri

Yetkiyi devretmek istemeyen girişimci yönetici, tüm kararları kendi vermek istemesinden dolayı ortaya çok ciddi sorunlar çıkmaktadır.

Aile İşletmelerinin Yönetiminde Kullanılan Araçlar

Aile ve aile işletmesi arasındaki ilişkiyi düzenleyen politikalar, herhangi bir aile işletmesi için önemlidir. Politikalar; sorunların ve çatışmaların ortaya çıkmadan önce önlenmesine, gelecekteki gerilimi ortadan kaldırmaya veya azaltmaya yardımcı olur. Aile ilişkilerinin kurumsallaşmasında önemli olan bu faktörler; aile anayasası, aile toplantıları, aile konseyi, yönetim kurulu, devir planlaması vb., olarak sıralanabilir.

Aile Anayasası

Aile anayasası, her ailenin kendi dinamiklerine özgü ve özel hazırlanmış sosyal mutabakat metnidir. Aile anayasası ile ailenin temel değerleri, işletmenin uyguladığı stratejileri, idari yapısı, pay sahipliği düzenlemeleri, aile konseyi işleyişi ve yönetim kurulu yetki devri ilkeleri belirlenmiş olur.

Aile Toplantıları

Aile toplantıları, genel olarak; aile iş toplantısı, aile meclisi, aile birliği, sahipler konseyi, aile birleşimi, yürütme komitesi, hissedar toplantısı kategorilerine ayrılır.

Aile Konseyi

Aile konseyi, aile işletmesi toplantılarından daha resmidir ancak ikisi de aile ve iş konularında amaç ve etki bakımından benzerlik gösterir. Aile konseyi toplantılarının amacı; aile üyeleri arasındaki iletişimi geliştirmek kolaylaştırmak, aile hakkında tartışma, problem çözme ve kararlar almada yapıcı bir forum sağlamak ve eğitmektir.

Devir Planlaması

Aile işletmelerinin sürekliliğini koruyabilmeleri, işletme yönetiminin sonraki nesillere devir sürecinin iyi planlanmasına bağlıdır. Devir planının en önemli kısmı, tüm aile üyelerinin bir araya gelerek ortak vizyonu oluşturma sürecidir. Devretme sürecinde üç bileşen vardır. Bunlar; kurucunun işletmeyi devretme arzusu, kurucunun bu isteğini yerine getirmek için varislerde bulunması gereken yetenek ve önerilen varislerden bu sorumluluğu kabul etmek için istektir (Dascher, Jens, 1999: 2).

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında