İŞL404U-SAYISAL KARAR VERME TEKNİKLERİ
Ünite 7: Karar Analizi
Giriş
Karar verme, mevcut alternatifler arasından bir seçim yapma işlemidir. İşletmelerin hedeflerine ulaşma, varlıklarını sürdürme ve rakipleri ile rekabet edebilme yetenekleri, tutarlı ve doğru kararların alınmasına bağlıdır. Bu bağlamda yöneticiler farklı önem derecelerine sahip birden fazla farklı karar ile karşı karşıya kalmaktadırlar. İşletmelerde karar verme, belirli bir zaman ve bütçe dâhilinde işletmenin amaç ve hedeflerine ulaşmasında son derece önemlidir. Karar analizi, karar vericiye karar alma ve karar sürecini geliştirme konularında analitik ve sistematik bir yaklaşım sunar.
Karar Probleminin Bileşenleri ve Karar Verme Süreci
Bir karar daima bir problem, zorluk veya çatışma ile ilgilidir. Kararlar sorunların veya çatışmaların çözülmesine yardımcı olurlar. Bu bağlamda karar vermeyi gerektiren durum bir karar problemi olarak ifade edilir. Bir karar probleminin sahip olduğu bazı ortak bileşenler bulunmaktadır.
Karar Probleminin Bileşenleri
Bir karar probleminin bileşenleri; karar verici, amaç, alternatifler, kriterler, doğal durumlar, olasılıklar ve sonuçlar olarak sıralanabilir.
Karar Verici
Belirlenen alternatifler arasından seçim yapan ve bu seçimin doğuracağı sonuçların sorumluluğunu alan kişi ya da kişilerdir. İşletmelerde karar vericiler, farklı yönetim kademelerindeki yöneticilerdir.
Amaç
Kararlar belirli bir amacı gerçekleştirmek için verilir. Karar probleminin genel olarak iki farklı amacı bulunmaktadır. Bu amaçlar en büyükleme veya en küçükleme şeklindedir.
Alternatifler
Bir karar probleminde, karar vericinin çözüm elde etmede izleyebileceği farklı hareket biçimlerini ifade eden alternatifler karar verici tarafından belirlenir. Alternatif kavramı yerine seçenek ya da strateji ifadeleri de kullanılmaktadır.
Kriterler
Bir kararda neyin uygun olduğunu belirleyen karar kriterleri, alternatiflerin problemin amacı doğrultusunda hangi açılardan değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin tutumları ifade ederler.
Doğal Durumlar
Gelecekte olması muhtemel olan fakat hangisinin gerçekleşeceği tahmin edilemeyen ve karar vericinin kontrol edemediği çevresel faktörlerdir.
Olasılıklar
Bir karar problemini etkileyen doğal durumların gelecekteki gerçekleşme olasılıklarıdır. Her bir doğal durumun gerçekleşme olasılığı 0 ile 1 arasında değer alır ve bir karar problemindeki tüm doğal durumların olasılıkları toplamı 1’e eşittir.
Sonuçlar
Gelecekte ortaya çıkacak olan doğal duruma bağlı olarak karar vericinin belirli bir alternatifi seçmesi sonucunda ortaya çıkan değerlerdir.
Bir karar problemini formüle etmedeki bir yol, belirli bir alternatif ile gelecekte ortaya çıkacak olan doğal durum ikilisinin üreteceği sonuçlara ait değerlerin bir tablo şeklinde gösterilmesidir. Karar matrisi ya da karar tablosu olarak da adlandırılan tablonun satırlarında karar problemine ait alternatifler, sütunlarında ise doğal durumlar yer alır. Karar matrisi aynı zamanda ödemeler matrisi veya strateji matrisi olarak da adlandırılmaktadır. Karar matrisi, bir karar problemini farklı karar verme yöntemleriyle çözebilmek amacıyla oluşturulur.
Karar Verme Süreci
Karar verme süreci, işletmenin faaliyetlerini sürdürürken karşı karşıya kaldığı problemler ile başlar. İşletme faaliyetlerine yön veren karar verme süreci bazı adımlardan oluşmaktadır.
Problemin Tanımlanması
Karar probleminin doğru tanımlanması sürecin diğer adımlarının olması gerektiği gibi devam etmesini sağlayacaktır. Problemi tanımlamak aslında karar verme sürecinin en önemli ve zor kısmıdır. Problemin yanlış veya eksik tanımlanmasının işletme yönetiminin kararını olumsuz yönde etkileyeceği açıktır.
Amacın Belirlenmesi
Amacın belirlenmesindeki temel prensip “problemin neden çözülmesi gerektiği” ve “çözümü ile ulaşılması istenen durumun ne olduğu” sorularına yanıt aramaktır. Amaç probleme özgü, somut ve ölçülebilir olmalıdır.
Alternatiflerin Belirlenmesi
Karar vericinin amacına ulaşmasında kontrolü altında olan ve izlemesi gereken hareket biçimlerini ifade eden tüm olası alternatifler bu aşamada belirlenir.
Alternatiflerin Karşılaştırılması ve Karar Kriterleri ile Değerlendirilmesi
Bu aşamada bir önceki aşamada belirlenen alternatifler karar kriterleri bakımından değerlendirilmektedir. Bu değerlendirme sonucunda alternatifler kendi aralarında önem derecelerine göre karşılaştırılarak sıralanırlar. Böylece alternatiflerin arasında uygulama ve başarılı olma olasılığı yüksek olanlar ön plana çıkmaktadır. Bu aşamada ayrıca her bir alternatifin gelecekteki olası sonuçları ile bu sonuçların gerçekleşme olasılıkları ortaya konarak karar problemine ait karar matrisi oluşturulur.
En Uygun Alternatifin Seçilmesi
Bu aşamada alternatifler arasından yapılan seçim, kararı temsil etmekte ve işletmenin kaynaklarını hangi işlerde nasıl kullanacağını belirlemektedir. En uygun alternatifin seçimi en iyi çözümü veren karar olarak kabul edilir. Böylelikle karar verme süreci son bulur.
İşletmelerde Karar Türleri
İşletmelerde karar verme yönetsel bir işlev olmasının yanı sıra örgütsel bir süreçtir. İşletme yönetimlerince alınan kararların sahip olduğu bazı nitelikler mevcuttur. Yönetsel kararların nitelikleri;
1. Kararlar bir amaca yönelik ve rasyonel olmalıdır. 2. Kararlar geleceğe yöneliktir. 3. Kararlar zamanında alınmalıdır. 4. Kararlar uygulanabilir olmalıdır. 5. Kararlar etkili olmalıdır.
İşletme kararları yönetim kademesine göre, yapılarına göre ve verildikleri ortama göre sınıflandırılabilirler.
Yönetim Kademesine Göre Kararlar
Yönetim kademesine göre kararlar, stratejik, taktik ve operasyonel kararlardır.
Stratejik kararlar, işletmenin tamamını etkiler ve işletme hedeflerine ulaşılmasına doğrudan katkıda bulunurlar. İşletme üzerinde uzun vadeli etkileri vardır. Üst düzey yöneticiler tarafından alınan kararlardır.
Taktik kararlar, stratejik amaçların ulaşılabilir ve ölçülebilir hedeflere dönüştürülmesine odaklanırlar. İşletmelerde, orta vadede yapılması gereken faaliyetlere ilişkin olan taktik kararlar orta düzey yönetim tarafından alınırlar.
Operasyonel kararlar, işletme üzerinde uzun vadeli veya önemli etkileri olmayan, işletmenin stratejik ve taktik kararlarının uygulanmasına rehberlik eden kararlardır. Alt düzey yöneticiler tarafından alınan operasyonel kararlar, işletme içerisindeki günlük işleri içeren kısa vadeli kararlardır.
Yapılarına Göre Kararlar
İşletmelerde yapılarına göre kararlar, yapılandırılmış, yapılandırılmamış ve yarı-yapılandırılmış kararlar olmak üzere üçe ayrılır.
Yapılandırılmış kararlar, tekrarlanan niteliktedir ve konunun yapısına göre geliştirilmiş belirli kurallar dizisiyle uygun seçeneğin bulunduğu kararlardır. Operasyonel kararlar bu türden kararlardır ve yapılandırılmış kararlar ilk kez verilirken bu kararlara ait izlenecek çözüm yolları programlanır ve daha sonraki benzer türde kararlara aynısı uygulanmaktadır.
Yapılandırılmamış kararlar, karar vericinin problemin tanımına ilişkin yargı, değerlendirme ve içgörü sağlaması gereken, daha önceden karşılaşılmamış ve tekrarlanmayan nitelikteki kararlardır. Stratejik kararlar bu türden kararlardır.
Yarı-yapılandırılmış kararlar, yapılandırılmış kararlar ile yapılandırılmamış kararlar arasında yer almaktadırlar. Bu türden kararlar, işletme kararlarının çoğunluğunu oluşturur ve genellikle orta düzey yönetim tarafından verilen taktiksel karar kategorisinde yer almaktadırlar. Bu kararlar kısmen belirlenmiş kurallara ve kısmen de yöneticinin yargısına dayanmaktadırlar.
Verildikleri Ortama Göre Kararlar
İşletmelerde verildikleri ortama göre kararlar, belirlilik ortamında verilen kararlar, belirsizlik ortamında verilen kararlar ve risk ortamında verilen kararlar olarak sınıflandırılırlar.
Belirlilik ortamında verilen kararlar, işletme yöneticisinin karar almada her karar alternatifine ait olayların sonuçlarını kesin olarak bildiği kararlardır.
Belirsizlik ortamında verilen kararlar, karar vericinin olayların sonuçları veya olayların ortaya çıkma olasılıkları hakkında bilgiye sahip olmadığı kararlardır.
Risk ortamında verilen kararlar, karar vericinin doğal durumların ortaya çıkma olasılıklarını bildiği türden kararlardır.
Belirsizlik Ortamında Karar Verme
Bir karar probleminde birden fazla doğal durum varsa ve bunlardan hangisinin gerçekleşeceği bilinmiyorsa belirsizlik söz konusudur. Belirsizlik ortamında karar vermede gelecekte gerçekleşebilecek doğal durumlara ait olasılıklar bilinmez. Bu durumda karar vericinin geçmiş deneyimleri, olaylara bakış açısı, karar ile ilgili iyimser veya kötümser yaklaşımı ve içinde bulunduğu çevresel şartlar karar üzerinde önemli rol oynar. Belirsizlik durumunda karar vermede, karar verici konumundaki yöneticilerin içinde bulunduğu psikolojik durum ve riske karşı olan tutumunu yansıtan ölçütler geliştirilmiştir.
Eşit Olasılık (Laplace) Ölçütü
Bu ölçüt yetersiz sebep ilkesine dayanmaktadır. Bu yaklaşımda her bir doğal durumun eşit olasılıkla ortaya çıkacağı kabul edilir. Beklenen değerler hesaplanarak en iyi beklenen değere sahip alternatif seçilir. Eğer karar probleminde amaç kazancın (faydanın) en büyüklenmesi ise en büyük beklenen değere sahip olan alternatif, amaç maliyetin (kaybın) en küçüklenmesi ise hesaplanan beklenen değerlerden en küçük değerli alternatif seçilir. Bu ölçüt, ne iyimser ne de karamsar olan karar vericiye hitap eden bir yaklaşımdır.
İyimserlik (Maksimaks veya Minimin) Ölçütü
İyimserlik ölçütünü kullanan karar verici her durumda en iyi sonucun gerçekleşeceğini düşünür ve en iyi olası değere sahip alternatifi seçer. Karar probleminin amacı en büyükleme ise bu durumda karar verici maksimaks yaklaşımı ile her bir alternatifin en büyük değerlerini belirledikten sonra bunların içinden en büyük değere sahip alternatifi seçer. Karar probleminin amacı en küçükleme olduğunda ise, karar verici minimin yaklaşımı ile her bir
alternatifin en küçük değerlerini belirleyerek bunların içinden en küçük olanı seçer.
Kötümserlik (Maksimin veya Minimaks) Ölçütü
Bu ölçütü kullanan karar verici hangi alternatif seçilirse seçilsin en kötü durumun olacağını varsayan kötümser yapıdadır. Karar probleminde amaç en büyükleme ise alternatiflerin en küçük değerleri arasından en büyüğü (maksimin), amaç en küçükleme ise her bir alternatifin en büyük değeri belirlendikten sonra bu değerler içerisinden en küçüğü (minimaks) seçilir.
Gerçekçilik (Hurwicz) Ölçütü
Çoğu karar verici ne tam olarak iyimser ne de tam olarak kötümserdir. Belirsizlik ortamında karar vermede iki uç durumu yansıtan iyimserlik ve kötümserlik ölçütlerini karar vericinin bir arada kullanılmasına imkan tanıyan gerçekçilik (Hurwicz) ölçütüdür. Bu ölçütte karar vericinin iyimserlik düzeyini belirleyen ve α ile gösterilen bir katsayı kullanılır.α katsayısı 0 ile 1 arasında değer alır. α, 1’e eşit olduğunda karar verici tamamen iyimser, 0’a eşit olduğunda ise tamamen kötümserdir. α katsayısı karar verici tarafından belirlenir. Bu ölçüte göre amaç en büyükleme olduğunda, diğer bir ifadeyle problem kazanç yapılı ise maks [α.maks(sij)+(1– α).min(sij)] işlemi yardımı ile karar verilirken amaç en küçükleme olduğunda (maliyet ya da kayıp yapılı problemlerde) min[α.min(sij)+(1-α).max(sij)] işlemi ile en iyi alternatif belirlenir.
Pişmanlık (Savage) Ölçütü
Bu ölçüt, pişmanlık olarak da adlandırılan fırsat kaybına dayanmaktadır. Pişmanlık, en iyi alternatif seçilmediği takdirde kaybedilen miktarı ifade eder. Bu ölçüt, her doğal durum için en iyi alternatifi seçerek maksimum pişmanlığın en aza indirilmesini önermektedir. Her bir alternatif için pişmanlık değeri hesaplanarak pişmanlık matrisi oluşturulur. Bu matris, her bir doğal durumda en iyi sonuca sahip alternatifin seçilmemesi durumundaki kayıpları gösterir.
Karar probleminde amaç en büyükleme olduğunda her bir karar alternatifinin her bir doğal durum için en büyük değeri belirlenir ve ilgili alternatifin tüm sonuçları bu en büyük değerden çıkarılır. Amaç en küçükleme ise her bir alternatifin en küçük değeri ilgili alternatifin diğer değerlerinden çıkarılır. Böylece oluşturulan pişmanlık matrisinde her bir alternatif için bulunan pişmanlık (maksimum fırsat kaybı) değerleri arasından en küçüğü seçilir.
Risk Ortamında Karar Verme
Risk ortamında karar verici ortaya çıkabilecek farklı doğal durumların gerçekleşme olasılıklarına ait bilgiye sahiptir. Bu olasılıklar geçmiş dönemlere ait verilerden tahmin edilen nesnel (objektif ) olasılıklar olabileceği gibi, karar vericinin öznel (subjektif) yargılarına dayanan olasılıklar da olabilir. Karar matrisindeki her bir doğal durumun ortaya çıkması durumundaki elde edilecek sonuçlara ait
tüm olasılıklarının toplamı 1’e eşit olmalıdır. Bu olasılıklar eklendikten sonra karar matrisinde, karar verici en iyi alternatifi seçmek için hangi yaklaşımın kullanılacağını belirlemelidir. Bu yaklaşımlar Beklenen Değer, Beklenen Fırsat Kaybı ve En Büyük Olasılık ölçütleridir.
Beklenen Değer Ölçütü
Bu ölçüt, beklenen kârı (kazancı) en büyükleme veya beklenen maliyeti(kaybı) en küçüklemeye dayanmaktadır. Beklenen değerin hesaplanmasında her bir karar alternatifine ait sonuçlar ilgili doğal durum olasılıkları ile çarpılır. Sonra çarpılan bu değerler her bir satır için toplanarak ilgili karar alternatifine ait beklenen değerler içerisinden karar probleminin yapısına uygun olan alternatifin seçimi yapılır. Eğer karar problemi kâr (kazanç) yapılı ise hesaplanan beklenen değerler içerisinden en büyük değere sahip olan alternatif, maliyet (kayıp) yapılı problem ise beklenen değerler içerisinden en küçük olanı seçilir.
Beklenen Fırsat Kaybı Ölçütü
Risk ortamında karar vermede alternatif bir yaklaşım, beklenen fırsat kaybının en küçük yapılmasıdır. Fırsat kaybı veya diğer bir ifade ile pişmanlık en iyi (optimal) sonuç ile elde edilen mevcut sonuç arasındaki farkı ifade eder. Beklenen fırsat kaybı ölçütü, karar vericinin yanlış karar yerine doğru kararı vererek elde edeceği ortalama ek miktarın bir ölçüsüdür.
Beklenen fırsat kaybını bulmak için bir fırsat kaybı tablosu oluşturulur ve bir alternatif için beklenen fırsat kaybı, farklı sonuçlara ait olasılıklar ağırlıkları göstermek üzere ilgili alternatifin tüm olası pişmanlıklarının ağırlıklı ortalaması şeklinde hesaplanır. Hesaplama sonrasında beklenen en küçük fırsat kaybına sahip alternatif seçilir. Karar probleminin amacının en büyükleme veya en küçükleme olup olmadığına bakılmaksızın, beklenen minimum fırsat kaybı daima en iyi karar olarak değerlendirilir.
En Büyük Olasılık Ölçütü
Risk ortamında karar verme durumundaki karar verici, doğal durumların hepsi için hesaplama yapmak yerine en olası doğal durum için bir diğer ifade ile ortaya çıkma şansı en yüksek olan doğal durum için en iyi alternatifi seçer. En büyük olasılık ölçütü, karar vericinin gerçekleşme olasılığı en muhtemel olan dışındaki tüm olası doğal durumları görmezden gelmesi ve mevcut koşullarda mümkün olan en iyi sonucu (en büyük kâr veya en küçük maliyet) seçmesi gerektiğini ifade eder.