AÖF Soru Bankası

Sermaye Piyasaları ve Finansal KurumlarÜnite 7 Özeti

Sermaye Piyasalarına Yatırım

İŞL403U-SERMAYE PİYASALARI VE FİNANSAL KURUMLAR

Ünite 7: Sermaye Piyasalarına Yatırım

Yatırım

Yatırım, genel olarak belirli bir değer veya kaynak kullanılarak, gelecekte bir kazanç elde etme amacıyla yapılan bir faaliyettir. Bu, finansal piyasalarda yapılan yatırımlardan, bir işletmeye yapılan fiziksel yatırımlara kadar geniş bir yelpazede olabilir. Temel ekonomik birimleri finansal yatırım yapmaya iten nedenler nelerdir? Bu soruya aşağıdaki gibi ana başlıklar hâlinde cevap vermek mümkündür:

• Kazanç elde etmek: Temelde, yatırım yapma eylemi, belirli bir süre sonra başlangıçtaki değerin artmasını veya bir getiri elde etmeyi amaçlar. Bu kazanç pay senetleri gibi sermaye piyasası araçlarından sermaye kazancı, kira geliri elde etme yoluyla da gayrimenkul yatırımlarına kadar çeşitli şekillerde gerçekleşebilir. • Risk ve getiri ilişkisi: Yatırım yaparken, potansiyel getirinin yanı sıra alınan riskler de göz önünde bulundurulmalıdır. Genellikle daha yüksek getiri potansiyeli olan yatırımlar, daha yüksek risklerle ilişkilendirilir ve tersi de geçerlidir. • Zaman değeri ve faiz: Zaman, yatırımın temel bir unsuru olarak kabul edilir. Bir yatırımın bugünkü değeri ile gelecekteki değeri arasındaki fark, yatırımın getirisini belirler. Faiz oranları da yatırımın değerini etkileyen önemli bir faktördür. • Portföy çeşitlendirmesi: Yatırımcılar, risklerini azaltmak ve getiri potansiyelini artırmak için genellikle farklı varlık sınıflarına ve yatırım araçlarına dağıtılmış bir portföy oluştururlar. Böylesi bir yatırım stratejisi tek bir varlığa yapılan aşırı yatırımlardan kaynaklanan riskleri azaltabilir. • Likidite ve işlem maliyetleri: Yatırımcılar, yatırım yaparken varlıklarının likiditesini (kolaylıkla nakde çevrilebilirlik) ve işlem maliyetlerini de dikkate almalıdır. Bu husus finansal araçların gerektiğinde hızlı bir şekilde nakde çevirmenin veya işlem yapmanın önemli olduğu durumlarda özellikle önemlidir. • Mali hedefler ve riske karşı tutum: Yatırım kararları, yatırımcının mali hedeflerine, yaşam tarzına ve risk toleransına uygun olmalıdır. Her yatırımcının farklı mali durumu ve hedefleri olduğundan, herkes için uygun olan standart bir yatırım stratejisi yoktur.

Para Piyasalarına Yatırım

Para piyasalarına yatırım yapmak, kısa vadeli fonların değerlendirilmesini ve getiri elde etmeyi amaçlayan bir yatırım stratejisidir. Para piyasaları, kısa vadeli borçlanma araçlarının alınıp satıldığı piyasalardır ve genellikle likidite düzeyleri yüksektir. Bu piyasalarda işlem gören en yaygın araçlar şunlardır:

• Devlet tahvilleri ve hazine bonoları • Banka bonoları

• Finansman bonoları • Repo (Ters repo) • Para piyasası fonları

Sermaye Piyasalarına Yatırım

Sermaye piyasalarına yatırım yapmak, bireysel ve kurumsal tasarrufların uzun vadeli olarak bir finansal varlığa veya varlık grubuna bağlanması anlamına gelmektedir. Bu yatırım türü, uzun vadeli büyüme, düzenli gelir sağlama veya portföyünüzü çeşitlendirme gibi çeşitli amaçlarla gerçekleştirilebilir. Sermaye Piyasası Kanunu’nun (SPK’n) m.3 ş. bendinde “sermaye piyasası araçları, menkul kıymetler, türev araçlar ve diğer sermaye piyasası araçları” olmak üzere üçe ayrılmıştır.

Finansal Piyasalarda Başlıca Yatırım Araçları

Bu başlıkta finansal piyasalarda yatırımcıların sıklıkla tercih etmiş olduğu başlıca yatırım araçları ve bu yatırım araçlarının özellikleri verilecektir.

Vadeli Mevduat

Vadeli mevduat, bir bankaya belirli bir süre boyunca yatırılan ve vadesi dolunca faiz getirisi elde edilen bir tasarruf ürünüdür. Bu ürün genellikle bankaların müşterilere sunduğu bir hizmettir.

Katılım Hesabı

Katılım hesabı, İslami finans prensiplerine uygun olarak işleyen bir tasarruf veya yatırım hesabıdır. Geleneksel bankacılıkta faiz esasına dayalı işlemler yapıldığı için İslami inanca sahip bireyler ve kurumlar için faiz, haram kabul edilir. Bu nedenle katılım esaslı finans kurumları katılma hesaplarını sunarlar.

Döviz

Döviz, bir ülkenin resmî para birimini ifade eder. Döviz, yatırımcılar için çeşitli amaçlarla bir yatırım aracı olarak kullanılabilir. Döviz yatırımı; yüksek likiditeye sahip olması, küresel piyasalara erişim imkânı sunması ve farklı yatırım stratejilerine uygun olması nedeniyle birçok yatırımcı tarafından tercih edilmektedir. Ancak, döviz yatırımının da riskleri bulunmaktadır; bu nedenle döviz yatırımı yapmadan önce piyasa koşullarını, riskleri ve potansiyel getirileri dikkatlice değerlendirmek önemlidir.

Altın

Altın, yüzyıllardır değer deposu ve yatırım aracı olarak kullanılan bir kıymetli metaldir. Altının yatırımcılar tarafından bir yatırım aracı olarak tercih edilmesinin başlıca nedenleri şöyle sıralanabilir.

• Değer saklama • Çeşitlendirme • Enflasyon karşı koruma sağlama • Likit olma • Arz ve talep dengesi • Kriz dönemlerinde güvenli liman


Paylar (Hisse Senetleri)

Pay veya hisse senedi, bir şirketin (ortaklığın) sermayesini temsil eden ve sahibine ortaklık hakları veren bir menkul kıymettir. Paylar, sahibine kârdan pay alma hakkı, oy kullanma hakkı, bilgi edinme hakkı, yönetime katılma hakkı gibi bazı haklar sağlar. Sermaye Piyasası Kanunu’na göre paylar, nama yazılı veya hamiline yazılı olabilir. Nama yazılı paylar, üzerinde pay sahibinin adının yazılı olduğu paylardır. Hamiline yazılı paylar ise elinde bulunduran kişinin sahibi olduğunu gösteren paylardır.

Hazine Bonosu

Hazine Bonosu, kamu otoritesinin belirli bir vadede ve belirli bir faiz oranıyla borçlanmak amacıyla ihraç ettiği kısa vadeli bir borçlanma aracıdır. Hazine bonoları genellikle 1 yıldan kısa vadeli olarak ihraç edilir ve iskonto edilerek ihale yöntemiyle satılırlar. Hazine bonoları, kamunun borçlanma ihtiyacını karşılamak, nakit akışını yönetmek ve kamu harcamalarını finanse etmek için kullanılırlar.

Tahvil

Tahviller, bir şirketin veya devletin belirli bir süre içinde yatırımcıya faiz ve vade sonunda da nominal değeri geri ödemeyi taahhüt ettiği borçlanma araçlarıdır.

Yatırım Fonları

Türkiye’de, sermaye piyasasına 1987 yılında giren yatırım fonları, vadesiz ve çok likit olmalarından dolayı geçen süre içerisinde hızlı bir gelişim göstermiştir. Yatırımcıları, pay senetleri piyasasındaki belirsizlikten ve yüksek oranlı fiyat dalgalanmalarından koruyan yatırım fonları, istikrarlı kazanç imkânı sağlayarak küçük tasarruf sahibinin tasarruflarının sermaye piyasasına kazandırılmasında önemli bir rol üstlenmektedir.

Risk ve Getiri

Risk Kavramı

Risk kavramı, gelecekte meydana gelecek bir olayın veya eylemin gerçekleşmeme olasılığı olarak tanımlanmaktadır. Bu olayın gerçeklememesi sonucunda da muhtemel kayıp ve kazançlarda önemli değişiklikler olacaktır. Risk gelecekteki bir olayla ilgili objektif olarak olasılık tahmininde bulunma durumudur. Risk ile sıkça karıştırılan belirsizlik ise gelecekteki olayla ilgili herhangi bir olasılık tahmininde bulunamama durumunda ortaya çıkmaktadır. Bundan dolayı risk ve belirsizlik birbirlerinden farklı iki kavramdır. Risk hem işletmelerin hem de yatırımcıların bekledikleri kazanç ve getiriyi elde edememelerine neden olur.

Riskin Kaynakları

Portföy yönetiminin en önemli fonksiyonlarından biri, risk ve getiri arasında ilişki kurmaktır. Bilindiği gibi, herhangi bir menkul kıymete yatırım yaparken göz önünde tutulacak en önemli unsur, söz konusu menkul kıymete ait risk ve getiri arasındaki ilişkidir. Çünkü yatırım araçlarının seçimi, büyük bir ölçüde bu iki unsurun karşılaştırılmasını ve

bunlar arasında uygun bir değişimin saptanmasını gerektirir. Genellikle yatırımcılar, getiri oranı hakkında oldukça fazla bilgi sahibi oldukları hâlde, risk kavramı hakkında yeterli bir bilgiye sahip değildirler. Bu nedenle risk türleri ve toplam riskin kaynaklarının neler olduğunun açıklanması, bilinçli yatırım kararlarının alınması yönünden çok büyük önem taşımaktadır. Geleneksel yatırım analizi, ortaya çıkış nedenlerine ve etkilerine bağlı olarak farklı nitelikte risk çeşitleri ve farklı risk grupları üzerinde durmaktadır. Portföy teorisinde yatırımcının riski kontrol altına alabilme veya sınırlayabilme olanağının olup olmamasına göre toplam risk, sistematik ve sistematik olmayan risk olarak iki bileşenden oluşur.

Sistematik Riskler

Portföyde yapılan çeşitlendirme sonucunda kalan risk, piyasanın tamamına etki eden piyasa riskidir. Yani tüm ekonomiye etki eden risk unsurları piyasa riski, sistematik risk ya da çeşitlendirilemez risk olarak adlandırılır. Sistematik risk “Bütün yatırım araçlarının verimliliklerini etkileyen ekonomik, politik ve diğer çevre şartlarında ki değişmelerin getirdiği risklerdir. Portföylerdeki varlıkların çeşitlendirilmesi ile yok edilemeyen ancak bütün varlıkları aynı düzeyde de etkilemeyen risklerdir. Buna örnek olarak temel sanayi ürünleri üreten firmaların pay senetlerinde sistematik riskin daha fazla etkili olduğu belirlenmiştir.

Piyasa Riski

Piyasa riski, genel piyasa koşullarındaki değişikliklerden kaynaklanan risktir. Finansal piyasalarda, belli bir sebepten dolayı bazen de herhangi bir neden bulunmasa bile yatırım araçlarının fiyatlarında ciddi düşüşler olabilir. Bu durum piyasa (pazar) riskini oluşturmaktadır. Petrol, altın vb. artan üretimi, ülkede seçim yapılacak olması, başlayan veya biten bir savaş gibi tüm ülkeyi etkileyen ve olağan dışı durumlar yatırımcılar açısından belirsizlik oluşturur. Böylece yatırımcının piyasadan kaçışına sebep olur.

Sektörel Risk

Sektörel risk, belirli bir sektördeki değişikliklerden kaynaklanan risktir. Örneğin; teknoloji sektöründeki bir gelişme, tüm teknoloji şirketlerini etkileyebilir.

Politik Risk

Politik risk, siyasi belirsizliklerden, hükûmet politikalarından veya uluslararası ilişkilerdeki gerginliklerden kaynaklanan risktir. Örneğin, yeni bir yasa veya düzenleme bir sektördeki tüm şirketleri etkileyebilir. Ülkelerin, politikalarında meydana gelen değişimlerin finansal varlıkların getirisi üzerindeki etkisine politik risk denir. “Politik riskler ise piyasa riski ile iç içedir. Genellikle siyasal ortamlardaki gerginliklerden kaynaklanır. Özellikle politik istikrarsızlık en büyük nedenidir.

Faiz Oranı Riski

Faiz oranı riski, piyasa faiz oranının yükselme veya düşme olasılığını ifade eden bir kavramdır. Piyasa faiz oranında meydana gelen değişmeler, belirli faiz getirisine sahip menkul kıymetlerin piyasa fiyatlarında ve dolayısıyla


verimlerinde değişmelerin meydana gelmesine yol açmaktadır. Faiz oranı riski, sabit faizle borçlanmayı mümkün kılan menkul kıymetler için esas olan bir risk türüdür. Sabit getirili menkul kıymetlere yatırım yapan yatırımcı, piyasa faiz oranının yükselmesi durumunda bundan zarar görür. Faiz oranı riski, faiz oranının en düşük olduğu zaman en az, en yüksek olduğu zaman ise en fazladır.

Enflasyon Riski (Satın Alma Gücü Riski)

Enflasyonun sözlük anlamı; paranın değerinin ani, hızlı bir şekilde düşmesi, fiyatlar genel seviyesinin yükselmesi, dolayısıyla dolaşımdaki para miktarının artmasıdır. Satın alma gücü riski, fiyat düzeylerindeki değişimler nedeniyle satın alma gücündeki potansiyel kayıplar olarak da tanımlanabilir. Enflasyonun artması, maliyetlerin ve fiyatların artmasına neden olabilir, bu da şirketlerin kârlılığını etkileyebilir.

Likidite Riski

Likidite riski, piyasadaki likidite koşullarındaki değişikliklerden kaynaklanan risktir. Likidite azaldığında, alım-satım işlemleri daha zor hâle gelebilir ve fiyat dalgalanmaları artabilir. Likidite riski aynı zamanda işletmelerin hem aktif hem de pasif yapısından da kaynaklanmaktadır.

Döviz Kuru Riski

Döviz kuru riski, bir kurum veya bireyin yabancı para birimi cinsinden finansal varlıklara veya borçlara sahip olmasından kaynaklanan potansiyel zararı ifade eder. Döviz kuru riski, döviz kurlarındaki dalgalanmalardan kaynaklanır ve bu dalgalanmalar finansal durumu olumsuz etkileme potansiyeline sahiptir.

Riskin Ölçülmesi

Riskin ölçülmesi, finansal ve işletme alanlarında önemli bir konudur ve birçok farklı ölçüm yöntemi ve uygulama bulunmaktadır. İşte riskin hesaplanması için kullanılan bazı yöntemler/analizler aşağıda verilmiştir:

Standart sapma: Standart sapma, bir veri setinin dağılımının ölçüsüdür. Finansal varlıkların getirileri üzerindeki standart sapma, o varlığın fiyatlarının ne kadar dalgalanma gösterdiğini ölçer. Daha yüksek standart sapma, daha yüksek risk anlamına gelir. Pay senedi riskini hesaplamak için genellikle standart sapma kullanılır. Standart sapma, pay senedinin fiyatlarının ortalama değerden ne kadar sapma gösterdiğini ölçer ve dolayısıyla fiyatların değişkenliğini temsil eder.

Beta katsayısı: Beta, bir finansal varlığın fiyatının piyasa genelindeki hareketlere göre hassasiyetini ölçer. Beta katsayısı 1’e yakınsa, varlık piyasa ile aynı hareketi gösterirken, beta katsayısı 1’den büyükse varlık piyasadan daha volatil olabilir.

VaR (Value at Risk): VaR, bir portföyün belirli bir zaman diliminde belirli bir güven seviyesiyle karşılaşabileceği en

büyük olası zararı ölçer. VaR, bir portföyün risk düzeyini ölçmek ve yönetmek için kullanılır.

Stres testleri: Stress testleri, belirli bir finansal varlık veya portföyün, beklenmeyen ve aşırı olaylara (stres senaryolarına) karşı nasıl tepki verebileceğini ölçer. Bu testler, kriz durumlarına hazırlıklı olmak için kullanılır.

Monte Carlo simülasyonları: Monte Carlo simülasyonları, belirli bir finansal varlığın veya portföyün, belirli bir dizi olası olay ve senaryoya göre nasıl performans gösterebileceğini modeller. Bu simülasyonlar, riskin karmaşıklığını ve belirsizliğini ele almak için kullanılır.

Regresyon analizi: Regresyon analizi, belirli bir finansal varlığın fiyatını etkileyen faktörleri ve bu faktörler arasındaki ilişkileri analiz eder. Bu analizler, sistematik riskin ve sistematik olmayan riskin ölçülmesine yardımcı olabilir.

Firma Değerlemesi

Bu başlıkta firma değerlemesinde kullanılan yöntemlerden; piyasa çarpanları yaklaşımı, gelir yaklaşımı ve maliyet yaklaşımı aktarılacaktır. Piyasa çarpanları yaklaşımı kapsamında ise fiyat kazanç katsayısı, piyasa değeri/defter değeri oranı, firma değeri/FAVÖK oranı, piyasa değeri/satışlar oranı ve PEG oranı örnekler verilerek açıklanacaktır.

Piyasa Çarpanları Yaklaşımı (Çarpan Analizi)

Pay senedi piyasalarına yatırım yapan yatırımcılar, piyasa bazlı yöntemler olarak da bilinen çarpanları sıkça kullanmaktadırlar. Çarpan analizinde, pay senetlerinin değeri piyasada işlem gören cari şirket değerlerine göre hesaplandığı için yatırımcıların şirketler için öngördüğü değerler her zaman ön planda tutulmaktadır. Yatırımcılar aynı sektörde faaliyet gösteren şirketlerin piyasa çarpanlarını hızlıca hesaplayıp karşılaştırma yapabilmekte, sektör ortalamalarını da dikkate alarak hangi şirketin ucuz veya pahalı olduğuna dair kararlar verebilmektedir. Piyasa çarpanları; hesaplama kolaylığı, şirketler veya sektörler arası karşılaştırma yapmaya imkân vermesi, bir şirkete yaklaşık olarak değer biçmeye yardımcı olması nedeniyle uygulamada sıkça kullanılmaktadır. Piyasa bazlı değerleme yöntemlerinin en önemli eksiği ise şirketlerin uzun vadeli büyüme beklentilerinin analitik olarak hesaplamaya dahil edilememesidir.

Gelir Yaklaşımı (İndirgenmiş Nakit Akışları Yöntemi)

İndirgenmiş nakit akışları (İNA) yöntemi, bir şirketin değerini belirlemek için kullanılan yaygın bir firma değerleme yöntemidir. Bu yöntemde, bir şirketin gelecekteki nakit akışlarının bugünkü değeri hesaplanarak şirketin toplam değeri belirlenir. İndirgenmiş nakit akışları yöntemi genellikle şu adımları içerir:

• Gelecekteki nakit akışlarının tahmini: İlk adımda, şirketin gelecekteki dönemlerde beklenen nakit akışları tahmin edilir. Bu tahminler, genellikle finansal modeller ve analist tahminleri


kullanılarak yapılır. Tahmin edilen nakit akışları, belirli bir dönem boyunca gelecek yıllarda şirketin beklenen gelirlerini, giderlerini, vergilerini ve yatırım harcamalarını içerir. • İndirgeme oranının belirlenmesi: İkinci adımda, gelecekteki nakit akışlarının bugünkü değerini belirlemek için bir indirgeme oranı seçilir. Bu oran, şirketin risk profiline ve faaliyet gösterdiği sektöre bağlı olarak belirlenir. Genellikle, riskli yatırımlar için daha yüksek indirgeme oranları kullanılır. • Nakit akışlarının indirgenmesi: Tahmin edilen gelecekteki nakit akışları, seçilen indirgeme oranı kullanılarak bugünkü değerlerine indirgenir. Bu adım, gelecekteki nakit akışlarının zaman değeri kavramını dikkate alarak, bugünkü paraya dönüştürülmesini sağlar. • Toplam değerin hesaplanması: İndirgenmiş nakit akışlarının bugünkü değerleri toplanarak, şirketin toplam değeri hesaplanır. Bu, şirketin adil değerinin belirlenmesini sağlar.

Maliyet Yaklaşımı

Firma değerlemesinde maliyet yaklaşımı, bir firmanın değerini, firmanın yeniden oluşturulması veya benzeri bir firmanın kurulması için gereken maliyetler baz alınarak belirlemeye dayanır. Bu yaklaşım, firmanın varlıklarının maliyetine odaklanır ve firmanın piyasa değeri yerine fiziksel varlık ve kaynaklarının maliyetini ölçer. Maliyet yaklaşımı, özellikle firmanın piyasa değeri olmayan durumlarda veya likidasyon senaryolarında kullanışlı olabilir. Ancak, maliyet yaklaşımı, firmanın gelecekteki kazanç potansiyelini dikkate almaz ve firmanın gerçek değerini tam olarak yansıtmayabilir. Bu nedenle, firma değerlemesi için diğer yöntemlerle birlikte kullanılması tavsiye edilir.

Borsalar

Bu başlıkta ilk olarak Borsa İstanbul’un kısa bir tarihçesine yer verilecektir. Ardından Borsa İstanbul’da faaliyet gösteren piyasalar ve bu piyasalarda işlem gören varlıklar aktarılacaktır.

Borsa İstanbul’un Tarihçesi

Borsa İstanbul, Türkiye’nin en büyük ve önde gelen borsa işletmecisidir. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB), Türkiye’nin ilk ve en eski borsa işletmecisi olarak 26 Aralık 1985’te kurulmuştur. Ancak, borsa faaliyetleri Türkiye’de çok daha eski dönemlere dayanmaktadır. İstanbul Borsası’nın tarihçesi aşağıdaki ana başlıklar altında incelenebilir:

Osmanlı Dönemi

Osmanlı İmparatorluğu’nda ticaret ve ekonomi, çarşı ve pazarlarda yapılan alım satımlarla yönetiliyordu. İstanbul’da çarşı ve pazarların yanı sıra, Kapalı Çarşı gibi ticaret merkezleri de bulunuyordu. Ancak, modern anlamda bir borsa kurumu bu dönemde henüz bulunmuyordu.

Cumhuriyet Dönemi Öncesi

Cumhuriyet’in ilanından önce, Türkiye’de finansal piyasalar gelişmeye başladı. 19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın başlarında, İstanbul ve diğer büyük şehirlerde döviz, tahvil ve pay senedi ticareti yapılmaya başlandı. Ancak, resmi bir borsa kurumu henüz kurulmamıştı.

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Kuruluşu

Türkiye’de resmî bir borsa işletmecisi kurulması fikri, 1980’lerin başında giderek artan sermaye piyasası ihtiyacıyla birlikte ortaya çıktı. 26 Aralık 1985’te İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) kuruldu. İMKB, Türkiye’de pay senedi, tahvil, bono, döviz ve emtia gibi çeşitli finansal araçların alım satımının yapıldığı resmî bir piyasa olarak hizmet verdi.

Borsa İstanbul’un Kuruluşu

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası, 2013 yılında Borsa İstanbul adını aldı. Borsa İstanbul, Türkiye’deki tüm finansal piyasaları tek bir çatı altında birleştiren bir borsa işletmecisi hâline geldi. Bu birleşme ile vadeli işlem ve opsiyon piyasası (VIOP) ve İstanbul Altın Borsası gibi farklı piyasalar da Borsa İstanbul çatısı altında hizmet vermeye başladı.

Borsa İstanbul Bünyesinde Faaliyet Gösteren Piyasalar

Borsa İstanbul bünyesinde faaliyet gösteren çeşitli piyasalar bulunmaktadır. Bunlar arasında:

• Pay Piyasası (Hisse Senetleri Piyasası): Pay piyasası, pay senetlerinin alınıp satıldığı piyasadır. Borsa İstanbul’da işlem gören yerli ve yabancı şirketlerin pay senetleri bu piyasada işlem görür. • Borçlanma Araçları Piyasası: Borçlanma araçları piyasası, tahvillerin, bonoların ve diğer sabit getirili menkul kıymetlerin alınıp satıldığı piyasadır. Devlet tahvilleri, özel sektör tahvilleri, hazine bonoları gibi çeşitli borçlanma araçları bu piyasada işlem görür. • Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası (VİOP): Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası, vadeli işlem sözleşmeleri ve opsiyon sözleşmelerinin alınıp satıldığı piyasadır. Endeks vadeli işlem sözleşmeleri, döviz vadeli işlem sözleşmeleri, emtia vadeli işlem sözleşmeleri gibi çeşitli sözleşmeler bu piyasada işlem görür. • Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası: Kıymetli madenler ve kıymetli taşlar piyasası, altın, gümüş, platin gibi kıymetli metallerin ve elmas, inci gibi kıymetli taşların alınıp satıldığı piyasadır. Altın ve gümüş gibi kıymetli metallerin spot işlemleri ile vadeli işlem sözleşmeleri bu piyasada gerçekleştirilir.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında