İŞL303U-ÜRETİM YÖNETİMİ
Ünite 5: Stok Yönetimi
Giriş
Birçok işletme için stok, günlük operasyonlar için gerekli olan temel bir kaynaktır. Montaj ve imalat kuruluşları, satın alınan hammaddeyi işlenmiş ürünlere dönüştürmek ve birleştirmek için çeşitli malzeme ve bileşenlere gereksinim duyar. Dağıtım merkezleri ve perakende mağazalarının pazarlayacağı ve satacağı ürünlere ihtiyacı vardır. Ağırlıklı olarak hizmet sunan kurumlar, çeşitli ofis ve sarf malzemelerine gereksinim duyar. Tüm işletmeler, dolaylı öğeler olarak da bilinen çeşitli bakım, onarım ve yardımcı malzemelere gereksinim duyar. Stok yönetiminin temel amacı, stok yatırımı ve müşteri hizmetleri arasında bir denge sağlamaktır. Bu, bitmiş ürünler için müşteri talebini karşılamaya devam ederken mümkün olduğunca stoğa az yatırım yapılması gerektiği anlamına gelir. Stok yönetimi, satın almadan satışa kadar tüm mal akışını yönetir ve doğru ürüne doğru miktarda doğru zamanda doğru yerde sahip olmamızı sağlar. Daha iyi stok yönetimi, işletmeler için doğrudan daha iyi nakit akışına dönüşür. Bununla birlikte, stokları başarılı bir şekilde yönetmek için işletmelerin müşteri talebi ile tuttukları stok miktarı arasında bir denge kurması gerekir. En basit ifadeyle stok yönetimi, ne kadar elde tutulacağı, ne kadar ve ne sıklıkta yeniden sipariş verileceği gibi bitmeyen sorunlarla ilgilenir.
Stok Yönetimi
Stok yönetimi; hammadde, malzeme ve ürünleri tedarik zinciri boyunca hareket etme şeklini organize eden sistemdir. Malların tedarik edilmesi, depolanması ve satılmasına kadar tüm adımları kapsar. Stok yönetimi, işletmelerin maliyetleri en aza indirmek için her zaman optimum stok seviyelerini korumalarını sağlamaları için çok önemlidir. Nihai ürünler için model, zamanlama ve talep düzeyi, bir işletmenin elindeki stok miktarı ve türüyle nadiren tam olarak eşleşir. Stok yönetimi, müşteri talebi ile stok arasında kârlı bir denge kurmak için hangi adımların atılması gerektiğine dair net bir görünüm sunar.
İşletmelerde Stok Bulundurma Nedenleri
İşletmelerde Stok Bulundurma Nedenleri İşletmeleri stok tutmaya yönelten nedenler çok farklı olsa da temel stok tutma nedenlerinin önemli görülenlerinden bazıları şu şekildedir:
• Talep düzeyinde karşılaşılabilecek ani veya mevsimsel değişikliklere yanıt verebilmek, • Tedarikçilerden kaynaklanan ortaya çıkan sorunlara karşı koruma sağlanmaması, • Üretimin kararlı hale getirilerek istihdamda kararlılık sağlanması, • Sistemde oluşabilecek arızaları ve duruşları tolere edebilmek, • Farklı ürünlerin aynı tesiste üretilebilmesini sağlamak. • Malzemelerin ekonomik büyüklükteki partiler halinde alınarak fiyat avantajlarından yararlanabilmek,
• Enflasyon artışı, fiyat güncellemeleri ve grev gibi nedenlerle fiyat artışı veya teslimata ilişkin oluşabilecek belirsizliklere karşı önlem almak, • Stoktan ürün tesliminin sağlayacağı prestij ile pazarda güçlü görünme isteği.
Stok Türleri
Bu bölümde işletmelerde tutulan stok türleri incelenmiş ve stok yönetimi açısından farklı yaklaşım nedenleri açıklanmıştır.
Hammaddeler: Hammaddeler, kısmi ürünler veya tamamlanmış mallar üretmek için kullanılır. Herhangi bir üretim birimi için stoğun en önemli bileşenidir ve bu nedenle hammadde stoklarını yönetmek de çok önemli hale gelir.
Bitmiş ürün: “Bitmiş ürün” üreticiler tarafından özel olarak kullanılan bir terimdir. Malın üretimi tamamlanmış ancak henüz son kullanıcıya satılmamış veya dağıtılmamışsa buna “bitmiş ürün” veya “mamul” denir.
Süreç İçi Stok: Üretici, hammaddeleri kendi bünyesine aldığında; bitmiş ürünleri yapma süreci başlar. Bu nedenle hammaddeden bitmiş ürüne dönüşme sürecinde oluşan kısmi ürünlere, alt montaj parçalarına ve bitmiş ürüne dönüşüm süreci boyunca işlenen tüm stok kalemlerine Süreç İçi Stok (Work in Process-WIP) denir.
Transit Stok: Transit stok, adından da anlaşılacağı gibi satıcı tarafından sevk edilen ancak alıcının varış noktasına henüz ulaşmamış olan stoklarıdır. Stoklar geçiş halinde olduğundan, boru hattı stoğu olarak da adlandırılır ve stok yönetiminin çok önemli bir parçasını oluşturur.
Bakım, onarım ve sarf malzemeleri: Bu malzemeler doğrudan nihai ürünün bir parçası olarak kullanılmaz; nihai ürünü işleyen ekipman için kullanılırlar
Emniyet Stoğu: Emniyet stoğu, tedarikçilerden beklenmeyen gecikmeleri hesaba katmak için elde tutulan ekstra üründür.
Tampon stok: Tampon stok, müşteri kaynaklı değişikliklere veya talepteki ani artışlara karşı korunmak için gereken stok miktardır.
Beklenti Stoğu: Beklenti stoğu, talepte beklenen artışları hesaba katmak için elde tutulan mallardır.
Stok Yönetiminin Önemi
Stok, varlığının da yokluğunun da bir maliyetinin olabildiği karmaşık bir öğedir. Eksik stok durumunda müşteri kaybı, üretimde durma riski, imaj kaybı gibi durumlar ortaya çıkabilir. Talep düşük olduğunda, bir işletme elinde olmasını istemediği kadar stok düzeyine sahip olabilir. Öte yandan, talebin yüksek olduğu ve işletmelerin ellerinde daha fazlasının olmasını istediği zamanlar da vardır. İdeal durum olarak, talep seviyesinden ve sipariş teslim süresinden emin olabilirsek herhangi bir stok tutmamıza gerek kalmayacaktır. Talep seviyesi, ürettiğimiz çeşitli ürünlere olan ihtiyacın miktarlarını gösterir. Sipariş teslim
süresi, bir yenileme siparişinin verilmesi ile fiili olarak teslim alındığı zaman arasındaki süreyi ifade eder. Ne yazık ki gerçek dünyamızda, çoğu zaman müşteri talebini veya siparişin teslim süresini belirleyemediğimizi biliyoruz. Bu nedenle öncelikle bu belirsizlikleri gidermek için elimizde stok tuttuğumuzu söylüyoruz. Bunun bizim için bir endişe kaynağı olmasının nedeni, müşteri ihtiyaçlarını zamanında ve doğru miktarda karşılamak ve böylece firmamıza kazanç sağlamak istememizdir.
Stok Kontrol Sistemleri
Stok kontrol sistemleri, stok işlemlerinin miktar ve zamanlamasını kontrol etmek için kullanılan sipariş verme ve izleme yöntemleridir. Stok kontrolünden beklenen amaç; malzeme gereksinimlerinin “istenilen zamanda”, “istenilen miktarda”, “istenilen yerde” ve “istenilen kalitede” karşılanmasını sağlamaktır. Bu amaca ulaşmak için “hangi malzemelerin stoklanacağının belirlenmesi” ve “ne miktarda stok yapılacağına karar verilmesi” gerekir.
• Stok tükenmelerini belli ve kabul edebilir bir düzeyde tutarak müşteri beklentilerini karşılamak ve işletmenin rekabet gücünü arttırmak, • Sipariş ve stok bulundurma maliyetlerini asgariye indirecek şekilde tedarik işlemlerini düzenleyerek, işletmenin ekonomik miktarlarda stok bulundurmasını sağlamak
Stok kontrolü, yukarıdaki hedeflere ulaşmak için, tedarikin zaman ve miktarı ile ilgili olarak sistematik yöntemler ortaya koyar ve bunlara uyulmasını temin eder. Stok kontrol sistemlerinde kullanılan yöntemler, basit sayma, gözle kontrol ve iki kutu yöntemlerinden, elektronik bilgi işlem sistemlerine doğru aşama gösterir. Raf ömrü olan ürünlerin stok kontrol yöntemi, uzun süre dayanabilen ürünlerin stok kontrol yöntemleri ile farklıdır. Ayrıca benzer sektörlerde, aynı temel hammaddeleri kullanan işletmeler arasında da işletme kültüründen kaynaklanan farklılıklar bulunabilir. Geleneksel stok kontrol sistemleri “sürekli gözden geçirme” ve “periyodik gözden geçirme” sistemleri olarak iki gruba ayrılabilmektedir. Ancak bu iki sistemin özelliklerini kullanan çeşitli melez sistemler de bulunmaktadır. Günümüzde stok kontrolünün çeşitli üretim kontrol sistemleri ile bütünleşmiş “malzeme gereksinim planlaması” ve “tam zamanında üretim” gibi sistemlerin kullanılması oldukça yaygınlaşmıştır. İzleyen bölümlerde stok kontrol sistemlerinden önemli görülenler için ayrıntılı bilgi verilecektir.
Sürekli Gözden Geçirme Sistemi
Gerçek zamanlı veri sağlayabilen gelişmiş bir sistemdir. Sürekli gözden geçirilen stok sisteminde stoktan çıkan her stok kalemi anında kayıt altına alınır. Stok kalemi bir tesise girdiği, taşındığı, satıldığı, kullanıldığı veya atıldığı anda merkezî sistem anında güncellenir. Stok düzeyi önceden hesaplanmış yeniden sipariş verme noktasına (r) düştüğünde, otomatik olarak yeniden sipariş verilebilir. Sipariş miktarı (Q) önceden belirlenmiş sabit bir değerdir. Şekil 5.1’de de görülebileceği gibi bu sistemin tasarımı
sipariş miktarının ve yeniden sipariş verme noktasının belirlenmesini gerektirir. Karar değişkenleri olarak da adlandırılabilecek bu değerlerin toplam stok maliyetlerini enküçükleyecek şekilde olması amaçlanmalıdır. Stok belirli bir düzeye indiğinde, toplam stok maliyetini minimum yapacak şekilde önceden saptanmış sabit bir miktar sipariş edilir. Bu modelde de her stok kalemi için toplam stok kontrol maliyetini minimum yapan bir sipariş miktarı, sipariş düzeyi ve emniyet stoğunun hesaplanması gerekir.
Periyodik Gözden Geçirme Sistemi
Periyodik gözden geçirme sisteminde stok düzeyi sabit zaman aralıklarını içeren belirli devrelerin başında ya da sonunda kontrol edilir. Periyodik sistemlerin uygulanması kolaydır çünkü bunlar sadece düzenli aralıklarla tüm stok kalemlerinin fiziksel takibinden oluşur. Periyodik gözden geçirme sisteminde sırasında eldeki stok düzeyi önceden belirlenen sipariş tamamlama hedefi (R) ile karşılaştırılır. Gözden geçirme anındaki stok düzeyi I(t), yeniden sipariş verme noktasının (r) altında ise sipariş tamamlama düzeyine tamamlayacak kadar (Q=R-I(t)) yeniden sipariş verilir.
Malzeme Gereksinim Planlaması
Malzeme Gereksinim Planlaması (Material Requirement Planning-MRP), işletmeler için verimliliği artırmak üzere tasarlanmış bir stok yönetim sistemidir. Özellikle kitle üretimi yapan işletmeler, hammadde gereksinimlerini tahmin etmek ve teslimatlarını planlamak için malzeme gereksinim planlama sistemlerini kullanır. MRP aşağıdaki üç soruyu yanıtlamak için tasarlanmıştır:
• Neye ihtiyaç var? • Ne kadar ihtiyaç var? • Ne zaman gerekli?
MRP, bu soruları yanıtlamak için üç ana adımdan oluşur: eldeki malzemelerin ve bileşenlerin stok kayıtlarını çıkarmak, hangi malzemelere ihtiyaç duyulduğunu belirlemek ve ardından ilgili malzemelerin üretimlerini veya satın alımlarını planlamak. MRP, nihai ürünü belirlenen zamanlamaya göre üretmek için gereken alt montaj, bileşen parçaları ve hammaddeler için net gereksinimleri hesaplamak için bir üretim planından geriye doğru çalışır.
MRP sistemi, etkin bir stok yönetiminin sağlanmasına aşağıda belirtilen noktalarda katkı sağlar:
• Stok yatırımları en küçük düzeyde tutulur. • MRP sistemi değişmelere duyarlıdır. • MRP, stok kalemleri temelinde geleceği dönük bir bakış açısı oluşturur. • Sipariş miktarları gereksinimlere göre belirlenir. • Gereksinimlerin zamanlaması ve eksiksiz karşılanması konusuna odaklıdır.
Tam Zamanında Üretim Sistemi
Tam zamanında üretim (Just-in-Time, JIT), stoğu ve ilgili maliyetleri kontrol ederek üretim verimliliğini ve kârı
arttırmayı amaçlayan bir üretim ve stok yönetim sistemidir. JIT sisteminde ürünler, ihtiyaç duyulduğu anda ve ihtiyaç duyulan miktarda üretilir. İşletmeler genellikle müşteri talebine cevap verebilmek için fazla ürün stoklarını depolar. Bu yöntem, geleneksel stok sistemi olarak bilinir. Tam zamanında üretim sisteminin aksine geleneksel sisteminin amacı; müşteri siparişlerindeki artış, tedarikçi güvenilirliği sorunları ve lojistik sorunlar gibi beklenmedik durumlar nedeniyle stok sıkıntısı riskini azaltmaktır. Geleneksel seri üretim yaklaşımları altında, büyük miktarlarda aynı ürünler üretilir ve daha sonra müşteri tarafından sipariş edilene kadar depolanır. JIT teknikleri, süreçler arasında düzgün bir akışı teşvik etmek için üretimi zamana eşit bir şekilde yayarak üretimi seviyelendirmek için çalışır. Tam zamanında üretim sistemi, geleneksel üretim sistemlerinde olduğu gibi “itme” esasına göre değil, “çekme” esasına dayanmaktadır. Geleneksel itme sistemi, ne kadar üretileceğini tahmin etmek için müşterilerin davranışlarını tahmin etme yeteneğini gerektirir.
Kanban metodolojisi, tam zamanında üretim sisteminin uygulanmasında kritik bir unsurdur. Kanban sayesinde işletmeler üretim ihtiyaçlarını sistematik ve verimli bir şekilde iletebilmektedir. Kanban, hammaddelerin veya parçaların doğru miktarda çekilme zamanının geldiğini bildiren bir kontrol yöntemi olarak hizmet eder. Kanban kartları, yukarı akış süreçlerinin parçalar üzerinde çalışması ve sonraki süreçler için kullanılabilir hale getirmesi için “git sinyali” olarak kullanılır. Kanban sistemi, temelde Tam Zamanında’nın uygulanmasını kolaylaştırır. Kanban’ın JIT ile birlikte çalıştığını vurgulamak önemlidir. Kanban’ın görsel olarak bilgi aktarma yöntemiyle işletmeler, süreç içindeki stok, mal ve talep gereksinimlerini daha iyi izleyebilir ve yönetebilir.
Kanban, bir JIT sisteminin kritik bir parçasıdır. Bir kanban sistemini uygularken kuruluşlar tipik olarak aşağıda belirtilen dört önemli kurala odaklanır.
Kanban, üretim sürecinde yukarıdan (yani, müşteri siparişinden başlayarak) aşağıya doğru çalışılır. Her adımda, yalnızca kanbanın talimat verdiği kadar parça çekilir ve yalnızca sipariş edilenin yapılmasını sağlamaya yardımcı olur. Görsel kontrolü sağlamak için belirli bir adımda gerekli parçalar her zaman kanbana eşlik eder.
• Yukarı akış süreçleri yalnızca çekilen parçaları üretir. Bu durum, yalnızca kanbanın alındığı sıradaki öğelerin üretilmesini ve yalnızca kanbanın üzerinde belirtilen sayıda üretilmesini sağlar. • Sadece yüzde yüz hatasız ürünler üretim hattında ilerleyebilir. Bu şekilde, her adımda, bulunan kusurlar ortaya çıkartılır ve sonra da düzeltilir. • Kanban sayısı zamanla azaltılmalıdır. Toplam kanban sayısını en aza indirmek, ihtiyaç duyulan iyileştirme alanlarını ortaya çıkarmanın en iyi yoludur. Toplam kanban sayısını sürekli olarak azaltarak, üretimdeki toplam stok seviyesini aynı anda azaltarak sürekli iyileştirme kolaylaştırılır.
Stok Modelleri
Gelecekteki satış veya kullanım için bir mal stoğu tutmak, iş dünyasında yaygın uygulamadır. Talebi zamanında karşılamak için işletmeler, satışı bekleyen bir mal stoğu bulundurmak zorundadır. Stok teorisinin amacı, yönetimin stokları korumak ve müşteri talebini karşılamakla ilgili maliyetleri en aza indirmek için kullanabileceği kuralları belirlemektir.
Stoklarla İlgili Maliyet Bileşenleri
Malzeme için ödenen fiyat ve malzemenin tesise teslim edilmesi için diğer satın alma maliyetleri, Birim satın alma maliyeti (C) olarak tanımlanır. Bu satın alma maliyetleri, navlun, sigorta, tarifeler ve belki de dökme mineraller gibi gerekli inceleme, test ve belgelendirme maliyetlerini içerebilir.
Birim satın alma maliyetine (C) ek olarak, aşağıdaki üç maliyet bileşeni dikkate alınmalıdır.
• Stokta bulundurma maliyeti (h) • Stok dışı kalma maliyeti • Sipariş verme maliyeti (A)
Ekonomik Sipariş Miktarı
Ekonomik Sipariş Miktarı (Economic Order Quantity- EOQ) modeli bir işletmenin stok tutma maliyetleri, sipariş maliyetleri ve stoksuz kalma maliyetleri gibi toplam stok maliyetlerini en aza indirmek için geliştirilen ilk matematiksel modeldir. EOQ, stok düzeyinin herhangi bir eksiklik olmadan anında yenilenmesini sağlamak için uygun yeniden sipariş noktasını ve eniyi yeniden sipariş verme miktarını hesaplamamızı sağlar. Bir başka ifadeyle EOQ modeli, toplam maliyeti (toplam yıllık sipariş ve stok bulundurma maliyeti) minimize ederek optimum sipariş miktarını belirler. Bu miktar stokta bulundurma maliyeti ile sipariş verme maliyetinin birbirine eşit olduğu kesişim noktasıdır.
EOQ modelinde önemli varsayımlar şu şekildedir:
• Ürüne olan talep (D) tüm planlama ufku boyunca sabit ve düzgündür. • Sipariş miktarı (Q), sabittir. • Ürün fiyatı tüm planlama dönemi için sabittir. • Temin süresi sabittir. • Elde bulundurma maliyeti hesaplanırken ortalama stok düzeyi dikkate alınır. • Sipariş verme maliyeti sabit ve sipariş verme miktarından bağımsızdır. • Planlama dönemindeki tüm talep karşılanır. • Tüm sipariş aynı anda teslim edilir.
Ekonomik Üretim Miktarı Modeli
Üretim sistemlerinde verilen siparişlerin aynı anda stoğa girişi mümkün değildir. Ürünler belli bir teslimat hızıyla stoklanır. Bu modelde verilen Q birimlik siparişin tamamlanması için belirli bir süre gerekmektedir. İşletmede üretilmekte olan malzemeler için Ekonomik Üretim
Miktarları (Economic Production Quantity-EPQ) EOQ gereksiz yer kaplıyor ve yatırım geriye dönmüyor anlamına modeline benzer yaklaşımla üretime hazırlık ve elde gelir. bulundurma maliyetleri dikkate alınarak belirlenir. Sabit bir Stok devir hızının yüksek olması, işletmeye olan talebin tüketim hızı (D) olduğu varsayılarak, üretim hızı (P) ile fazla olduğunu ve harcanan yatırımın boşa gitmediğini tüketim hızı (D) arasındaki fark (PD) stok düzeyini sürekli gösterir. Bu da doğal olarak iki taraf için de kazançlı bir yükselteceğinden belli bir süre sonra üretime ara verilmesi durumdur. Stok devir hızının düşük olması ise bu durumun gerekir. Devam eden tüketim hızı (D) stok düzeyini en alt tersini işaret eder. Net bir şekilde ifade edecek olursak düzeye indirdiğinde ise üretime yeniden başlanacaktır. satışa sunulan ürünlere talep yoktur ve bu ürünleri satma Böylelikle partiler halinde gerçekleşen üretimde, toplam konusunda başarısız olunmuştur. maliyeti en aza indirecek, Üretim Parti Büyüklüğünü belirlemek gerekecektir. Stok hareketleri Şekil 5.8’de Ortalama Stokta Kalma Süresi görülmektedir. Bir stok çevrimi iki devreden oluşur. Ortalama stokta kalma süresi, stokların girişi ile çıkışı Birikme devresi olarak adlandırılan ilk devrede hem üretim arasındaki süreyi ifade eder. Bu veriye bakarak, stokların hem de talep vardır. Bu devrede P hızıyla üretim yapılırken kaç günde bir yenilendiğini görebiliriz. Bunun için gerekli D hızıyla talep olacağından stokların birikme hızı (P-D) veri, daha önceki formülle elde edilen stok devir hızıdır. olacaktır. Talep devresi olarak adlandırılan ikinci devrede Ortalama stokta kalma süresi hesaplanırken yıl içerisindeki ise Q birimlik partinin üretimi tamamlanmıştır. Sadece gün sayısı 360 olarak ele alınır ve bu sayı stok devir hızına stoklardaki üretim D hızıyla tüketilmektedir. bölünür.
ABC Analizi Stok Daralma Oranı
ABC analizi; stok kalemlerini, tüketim değerlerine göre Stok daralması, stok kayıtlarında listelenen ancak sınıflandırmak için kullanılan bir yaklaşımdır. Tüketim öngörülemeyen nedenlerden kaynaklanan stok kayıplarıdır. değeri; belirli bir süre, örneğin bir yıl boyunca tüketilen bir Stok kayıpları; yanlış yönetim, çalınma, hatalı kayıt tutma, öğenin toplam değeridir. Yaklaşım, neyin önemli olduğunu buharlaşma, fire veya benzeri durumlar nedeniyle olabilir. yönetmeye yardımcı olmak için Pareto ilkesine dayanır. Bu Stok daralması ya da stok küçülmesi, nakliye sırasında ilke, toplam çıktının %80’inin değerli çabaların sadece malların zarar görmesinden de kaynaklanabilir. Sonuç %20’si tarafından üretildiğini ifade etmektedir. olarak bazı nedenlerden dolayı artık mevcut olmayan eksik
ABC Analizi stok kalemlerini aşağıda açıklanan üç sınıf stoktur. Stok daralması, ilgili dönemdeki kayıtlı stok mali altında toplar: değerinden stok sayımından sonra elde edilen toplam stok değerinin çıkarılmasıyla hesaplanır. Çoğu zaman, stok • A sınıfı stok: A stok kalemleri, yıllık tüketim daralması “Stok daralma oranı” olarak hesaplanır. değerinin en yüksek olduğu mallardır. • B sınıfı stok: Bu sınıfta bulunan stok kalemleri toplam stok kalemlerinin %30-%35’ini kapsarlar ve toplam stok yatırımının yaklaşık %20’sini oluştururlar. • C sınıfı stok: C ögeleri en düşük tüketim değerine sahiptir. Bu sınıftaki malzemeler toplam stok kalemlerinin %50-%55’ini oluşturmakla beraber toplam stok yatırımının yaklaşık %5’ini oluştururlar.
Stok Yönetiminde Temel Performans Göstergeleri
Temel performans göstergeleri, stok yönetiminin verimliliğini ölçmek için işletmelerin izlediği bazı göstergelerdir. Aşağıda açıklanan bu göstergeler performans konusunda görünürlük ve başarı düzeyini takip etmek için ölçüm değerleri sağlarlar.
Stok Devir Hızı
Stok devir hızı, bir işletmenin stoklarını belirli bir zaman diliminde kaç kez sattığını ve değiştirdiğini ölçer. Yüksek stok devir hızı, bir işletmenin stoklarını en uygun şekilde alıp sattığı anlamına gelir. Hammadde stoklarını bitmiş ürün stoğuna dönüştürme ve bunları yenileme hızı olarak da ifade edilebilir. Tersi olarak, düşük stok devir hızı, zayıf satın alma ve pazarlama stratejilerine işaret eder. Stoklar