İŞL303U-ÜRETİM YÖNETİMİ
Ünite 3: Ürün Tasarımı ve Üretim Süreci Seçimi
Giriş
İşletmenin varlığını sürdürebilmesi için ürünleri temel ve kritik elemanlarıdır. Ürün tasarımı, rekabetin yoğun olduğu pazarlarda pazar payının artması, yeni pazarlar ve yeni ürünler gibi pek çok fırsatı ortaya çıkarmaktadır. Ürün tasarımı, müşterilerin istek ve gereksinimlerini karşılamak için işletmenin ürün özelliklerine karar verilmesini sağlayan bir süreçtir. Bir işletme için çok önemli bir süreçtir ve bu süreçte işletme üstün temel yeteneklerini kullanırken aynı zamanda diğer yeteneklerini de geliştirmeye çalışmaktadır. Ayrıca, ürün tasarımı, yeni ürün ve pazarlar ile değişime neden olarak işletmenin yenilenmesi ve canlanmasını sağlamaktadır.
Etkili bir ürün stratejisi, ürün yatırım maliyeti, pazar payı ve ürün yaşam döngüsü ile ilgili kararları birbiriyle ilişkilendirirken ürün hattının kapsamını da tanımlamaktadır. Ürün kararlarının amacı rekabet avantajı ile birlikte talebi karşılayan ürün stratejisi geliştirmek ve bunu uygulamaktır.
Üretim sürecinin seçimi üretim yönetiminin en önemli stratejik kararlarından biridir. Doğru kararlar işletmeye üretiminde ve pazarda başarılı olma fırsatı verirken yanlış kararlar işletmenin ekonomik ömrünü tamamlamasına neden olabilmektedir. Bu nedenle bu kararlar hayatidir. Ayrıca, üretim süreci seçimi işletmede üretimin etkinliğinin ve verimliliğinin göstergesidir.
Ürün Seçimi
Birçok küresel işletme, müşteri istek ve ihtiyaçlarını karşılayacak ürünlere sahip olmanın öneminin farkındadır. Aksi takdirde, işletmenin varlığı ve sürdürülebilirliği tehlikede olmaktadır. İşletmenin pazarda başarılı olmasının temel faktörü müşteri ihtiyaç ve isteklerini karşılayan ürünlere sahip olmaktır. Bir işletmenin ürün stratejisi genel işletme stratejisi ve pazar yapısına göre belirlenmez ise işletme çok büyük sorunlarla karşılaşabilir. Potansiyel ürünlerin başarısını artırmak için işletmeler az çeşitte ürüne odaklanmalı ve sonrasında bu ürünlere yoğunlaşmalıdır. Bu ürünlerin ana yeterlilikleri işletmenin başarısı için anahtar faktörlerdir.
Doğru ürün seçim kararı bir işletmeyi pazarda başarılı yaparken yanlış karar da işletmenin düşüşüne neden olabilmektedir.
Yeni ürün özellikleri, yeni müşterilerin ve pazarların ortaya çıkmasını sağlamaktadır. Örneğin, bir otomobil üreticisi pazar için küçük arabalar üretiyorsa üretilen arabalar genelde tek başına yaşayanlar içindir. Ancak, bu üretici büyük arabalar üretmeye karar verirse pazar değişecek ve üretilecek bu arabalar geniş aileler için olacaktır. İşletme eşsiz, yüksek kaliteli ve ileri teknolojiye sahip ürünler üreterek kendini rakiplerinden farklılaştırabilir.
Ürün ile ilgili kararlar işletme stratejisinin temelini oluşturmakta ve üretim fonksiyonu üzerine çok etkisi bulunmaktadır. Örneğin, yeni tasarlanmış bir ürünün bazı özellikleri mevcut üretimin verimliliğini ve kalitesini
artırabilmektedir. Ya da yeni tasarlanmış bir ürün, üretim süresini ve üretimde kullanılan girdi kaynaklarını azaltabilir. Bu tip gelişmeler kesinlikle işletmenin pazardaki stratejisini etkilemektedir.
Ürün Yaşam Süreci
Her ürün er ya da geç pazardaki değişime bağlı olarak pazardan çıkmaktadır. Ürünlerin yaşam süreleri birkaç aydan onlarca yıla kadar üründen ürüne değişmektedir. Bununla birlikte, ürünlerin yaşam döngüsü yapıları, yaşam sürelerinden bağımsız olarak aynı olmaktadır.
Sunuş: Bu aşama ürün yaşam döngüsünün başlangıcıdır. Sunuş aşamasında ürün pazarı gelişmekte ancak ürün fazla bilinmediği için talep düşük olmaktadır. Genel olarak sadece üretim ve dağıtım maliyetleri yüksek değildir, aynı zamanda araştırma ve geliştirme, müşteri test etme ve ürünün pazara sunulması maliyetleri de yüksektir. Pazarın küçük olmasından dolayı satışlar düşüktür. Bu aşamada ürün ve pazar çok iyi tanımlanamamaktadır ve müşteri ürün hakkında kararsızdır. İşletmenin amacı ürünün pazarda farkındalığını yaratmaktır. Bu amaçla yoğun şekilde reklam faaliyetleri yürütülerek ürünün tanınırlığı artırılmaya çalışılmaktadır.
Gelişme: İşletmenin temel amacı ürünü pazarda kararlı bir şekilde tutmaktır. Gelişme aşamasında satış ve kâr hızla artmaktadır. Pazarın büyüme potansiyelinin yüksek olması nedeniyle bu potansiyeli kullanmak için promosyon faaliyetlerine ağırlık verilmektedir. Ürün ve üretim ile ilgili bazı değişiklikler yapılmasına rağmen işletme üretim sistemini bozmak istemediği için küçük değişiklikleri tercih etmektedir. Satışların artmasına bağlı olarak üretim faaliyetlerinde gelişmeler ve standartlaştırmalar yapılmalıdır.
Olgunlaşma: Ürün olgunlaştığı zaman pazarda rekabet yoğun olmaktadır. Sunuş ve gelişme aşamalarında birçok değişiklik yapılmış olmasına rağmen gerekliyse üründe küçük değişiklikler yapılmaktadır. Bu aşamada maliyetler düşük, verimlilik yüksektir. Olgunlaşma aşamasında işletmenin amacı pazarda marka bağlılığı geliştirmek ve sürdürmek olurken diğer taraftan da kârlılığı maksimize etmek olmalıdır. İşletme rekabetçi fiyatlama ile pazar payını artırma şansına sahiptir.
Düşüş: Ürün yaşam döngüsünün en son aşamasında üretimle ilgili işlemlerin büyük bir kısmı otoma- tikleşmekte, üretim süreci standartlaşmakta ve üretim ile ilgili çok az yenilik yapılmaktadır. Ürün pazarı daralmaya başlamakta ve satışlar azalmaktadır. Pazardaki bu daralmanın nedeni pazarın doyuma ulaşması ya da müşterilerin rakip ikame ürünlere geçişi olabilmektedir. Satışlardaki düşüş engellenememesine rağmen işletmeler ucuz üretim yöntemleri ve ucuz pazarlar bularak kârlılık elde edebilmektedir. Bu aşamada işletmeler, mevcut ürünün üretimini sonlandırarak yeni ürünü piyasaya sunmaya ya da bu ürünün yeni kullanım şekillerini bulmaya ya da mevcut ürün için yeni pazarlar bulmaya karar vermelidir.
Pazarda ürün yaşam döngüsünün farklı aşamalarında olan ürünler bulunmaktadır. Aşağıdakiler bunlara örnek olarak verilebilir.
• Akıllı televizyonlar ve süpürgeler sunuş aşamasında • LED televizyonlar gelişme aşamasında • Elektrikli süpürgeler olgunlaşma aşamasında • Blue Ray diskler düşüş aşamasında
İşletmelerin ürünlerini bu aşamalar boyunca idare etmeleri ve ürünlerin başarısı için bulundukları aşamanın özelliklerine bağlı uygun kaynak ve satış ve pazarlama stratejilerini kullanması önemli olmaktadır.
İşletmeler sattıkları ürünlerin sınırlı yaşam süreci olduğu- nu bildikleri için işlerinin sürekliliğini sağlarken yeni ürün geliştirme faaliyetlerine ciddi yatırımlar yapmaktadır.
Ürün yaşam döngüsü, ürünün pazara ilk sunuluşundan pazardan çekilmesine kadar geçen süre içinde geçtiği aşamalardır.
Ürün Stratejisi
Ürünlerin seçimi, tanımı ve tasarımı için birçok seçenek bulunmaktadır. Müşterileri tatmin edecek malların seçimine ürün seçimi adı verilmektedir. Örneğin, restoranlar farklı yemeklerin yapımında uzman olmaktadır. Restoran yönetimi müşterilerine Türk, Çin ya da İtalyan yemekleri sunma konusunda karar vermektedir. Restoran sahipleri belirledikleri restoran çeşidinden sonra müşterilerine sunacakları yemekleri seçmektedirler. Restoran çeşidinin seçiminde pide restoranı ya da çibörek restoranı gibi seçenekler de değerlendirilebilmektedir. Bazı restoranlar da sadece döner ve kebap çeşitlerinde uzmanlaşmaktadır.
Bazı fast food restoranları da ürün tasarımında düşük maliyet stratejisi geliştirmekte ve bunu uygulamaktadır. Bu işletmelerin ürünleri düşük maliyetle ve müşteriye yüksek değer sunacak şekilde tasarlanmakta ve üretilmektedir. Ürünün tasarımı ve üretim şekli işletmeye pazarda rekabet avantajı sunmaktadır.
Ürün stratejisi ürünün yönünü ve işletmenin neye ulaşmak istediğini tanımlamaktadır.
Aşağıdaki faaliyetler ürün tasarım sorumlulukları ve temel faaliyetlerine bazı örneklerdir (Stevenson, 2009, s. 132):
• Müşteri istek ve ihtiyaçlarının ürün gerekliliklerine yansıtılması • Mevcut ürünlerin geliştirilmesi • Yeni ürün geliştirilmesi • Kalite amaçları ve maliyet hedeflerinin formüle edilmesi • Prototiplerin yapılması ve test edilmesi • Özelliklerin belgelenmesi • Ürün özelliklerinin süreç özelliklerine dönüştürülmesi.
Ürün Geliştirme ve Tasarım Süreci
Kârlılığın azalması, modasının geçmesi gibi birçok nedenden dolayı ürünler yaşam süresini doldurduğu için işletmeler müşterileri için sürekli olarak yeni ürünler geliştirmek zorunda kalmaktadır. Bu nedenle, işletmeler ürün seçimi, ürünün tanımlanması ve tasarımı gibi birçok kararı vermektedir. Bunun yanında, işletmeler rekabetçi pazarlarda devamlılıklarını sağlamak için yeni ürünlerin nasıl bulunacağı ve geliştirileceğini bilmelidir.
Etkili bir ürün stratejisi, ürün hakkındaki kararları araştırma ve geliştirme, pazarlama, üretim ve finans gibi işletmenin diğer fonksiyonlarıyla ilişkilendirmektedir. Başarılı bir ürün geliştirme için işletmenin finansal desteğe, pazar yeri anlayışına ve insan yeteneğine ihtiyacı bulunmaktadır. Ürün geliştirme sürecinin başarısı sadece başarılı ürünleri değil, aynı zamanda işletme geleceğini de belirlemektedir. Ürün geliştirme sürecinin başarısı için sadece işletme fonksiyonlarının desteği yeterli değil, bu fonksiyonların bütünleşmesi de çok önemli ve hayatidir.
Ürün Geliştirme Süreci
Ürün geliştirme süreci, hazır pazara yeni ürün kavramlarını getiren bir faaliyet grubudur. Bu faaliyetler; ilham veren ilk yeni ürün vizyonu, iş durum analizi faaliyetleri, pazarlama çabaları, teknik mühendislik tasarım faaliyetleri, imalat planlarının geliştirilmesi ve planlara uygun ürün tasarımının onaylanması gibi birçok faaliyeti kapsamaktadır.
Ürün geliştirme süreci içindeki tasarım süreci pazar ve işletmenin ihtiyaç ve isteklerini karşılamaya çalışmaktadır. Tasarım süreci bir dizi teknik faaliyettir.
Ürün geliştirme sürecinde başarı için yaratıcılık, anlayış, iletişim, test etme ve ikna temel faaliyetlerdir.
Ürün geliştirme süreci Şekil 3.2’de görüldüğü gibi üç aşamaya ayrılmaktadır (Otto, Wood, 2001, s. 14):
1. Fırsatın anlaşılması 2. Kavram geliştirilmesi 3. Kavramın uygulanması
Fırsatın anlaşılması: Bu aşamadaki ilk adım yeni bir ürün için vizyon geliştirmektir. İşletmede her çalışanın yeni bir ürün için fikri ya da vizyonu vardır. Bununla birlikte, önemli olan vizyonun başarılı bir şekilde dönüştürülerek gerçekleştirilmesi ya da makul bir kârla vizyonun geliştirilip ürüne uygulanmasıdır.
Kavram geliştirilmesi: İlk aşamada sunulan tüm bilgiye sahip olduktan sonra ekibin ilk çalışması ürünün genel pazar özelliklerinin tasarımı olmaktadır. Ürün geliştirilmeye çalışılırken işletme tarafından pazara sunulacak tamamlayıcı ürün grubu da unutulmamalıdır. Bu durum pazara ürün yerleştirme, portfolyo planlama ve geliştirmedir. Yeni kavram yaratmada ürünün müşteriyi memnun etmek için ne yapması gerektiği belirlenmekte ve bu da fonksiyonel modelleme ile ilgili olmaktadır.
Kavramın uygulanması: Seçilen kavram, satın alınan bileşenler ve üretilen parçalar ile montajlanarak ürüne dönüşmektedir. Buna somutlaştırma ya da şekillendirme mühendisliği denmektedir. Somutlaştırma, fiziksel yapının modellenmesi ve test edilmesini içermektedir. Modelleme, kavramın sadece fiziksel temsili değil aynı zamanda müşterinin tatmini ve işletmenin kârlılığıdır. Modelleme, tasarım kararlarının nasıl desteklendiğini gösteren bir çeşit ürün geliştirme sürecidir. Etkin karar vermek için fiziksel modeller yeterli olmadığında ya da ürünün yapılması çok zor olduğunda müşteri ihtiyaç ve istekleri için matematiksel modeller geliştirilmektedir.
Ürün Tasarım Süreci
İşletmelerin en önemli yanlışlarından biri, tasarımı geniş bir süreç yerine tek bir olay ya da faaliyet olarak değerlendirmeleridir. İşletmenin pazarda başarılı olması için tasarım teker teker izlenmesi ve yönetilmesi gereken bir faaliyetler grubudur.
Bazı işletmeler müşterileri için kredi kartı ya da otomobil tasarlarken bazı işletmeler de üniversitelerin öğrenci kayıtları için web tasarımlarını kullanması gibi kâr amacı gütmeyen işletmelerin mesajlarını topluma iletmek için tasarımı kullanmaktadır. Şekil, form, renk, koku, fonksiyon ve malzeme gibi ürün özellikleri ile ilgili birçok tasarım kararı verilmektedir. Genel olarak tasarım; fikir, planlama ve uygulama faaliyeti olmasının yanında sorun çözümüyle ilgilidir. Değişen tüketim ve haz davranışları ve ticari zorunluluklar tasarımın itici gücü olmaktadır. Pazarda rekabetçi olmak için işletmeler tasarımın farklılığını ortaya çıkaran rekabetçi ürünler yaratmaktadır. Tasarım sadece üretim ile ilgili değildir, aynı zamanda ikna edici fikir, tutum ve davranışlar iletmek için güçlü bir araçtır.
Tasarım, zihinde canlandırılan biçim, tasavvur ya da bir sanat eserinin, yapının veya teknik ürünün ilk taslağı, tasar, çizim, dizaynıdır.
Tasarım kavramında dikkat çeken üç konu bulunmaktadır. Bunlar, tasarımda somut çıktıların olması, yaratıcı bir faaliyet olması ve bilginin somut bir çıktıya dönüştürüldüğü bir süreç olmasıdır. Tasarım bilgiyi (fikrin) somut (mal) ya da soyut (hizmet) bir çıktıya dönüştüren bilinçli bir karar verme süreci olarak da tanımlanmaktadır.
Walsh ve arkadaşları tasarımın 4 C’sini tanımlamaktadır (Walsh, vd., 1992):
• Yaratıcılık (Creativity): Daha önceden var olmayan bir şeyin yaratılması • Karmaşıklık (Complexity): Tasarımın, şeklinden yapısına ve malzemesinden rengine kadar çok çeşitte eleman ve parametreler hakkındaki kararı kapsaması • Uzlaşma (Compromise): Performans ve maliyet, görünüm ve kolay kullanım gibi bazı eleman ve faktörlerin bir çeşit ödünleşilmesi
• Seçim (Choice): Tasarımda kavramdan renk ya da şekline kadar birçok konuyu sonuçlandırarak karar verilmesi.
Tasarımın dört C’si yaratıcılık (creativity), karmaşıklık (complexity), uzlaşma (compromise) ve seçim (choice)’dir.
Yaratıcılık, sorunları çözmek ve fırsatlardan faydalanmak için fikirleri yeni yollarla birleştirme yeteneğidir.
İnovasyon, yeni fikirlerin yeni veya iyileştirilmiş ürün ve süreçler şeklinde pratikte başarılı bir şekilde uygulanmasıdır.
Ürün Tasarım Kararları ve Bu Kararları Etkileyen Etmenler
Tasarım sürecinde birçok karar alınmakta ve birçok faktör de bu kararlarda etkili olmaktadır. Şekil 3.3 ürün tasarımında gerekli bilgi çeşitliliğini ve tasarım kararlarının verilmesinde göz önünde bulundurulması gereken önemli faktörleri göstermektedir (Bkz. s.82).
Tasarım sürecinin başarısını artırmak için tasarım kararları sadece tasarımcının tekelinde bulunmamalı, gerekli tüm işletme fonksiyonlarının katılımı ve işbirliği ile gerçekleştirilmeli ve iletişim olanakları sonuna kadar kullanılmalıdır.
Tasarım ile ilgili verilen kararlarda sadece işletme fonksiyonlarından değil işletme dışı kaynaklardan da fay- dalanılmaktadır. Bunlardan en önemlisi de tedarikçiler olmaktadır. Tasarım süreci kararlarına tedarikçilerin de dâhil edilmesi sürecin etkinliğine olumlu etkilerde bu- lunmaktadır. Üretimde kullanılan girdilerin tedarikçisi olan işletmeler tasarım yapan işletmenin kullanacağı üre- tim girdilerinde önerilerde bulunarak yönlendirici ola- bilmektedir.
Yeni ürün tasarımında başarının garantisi bulunmamakta ancak ürün geliştirme sürecinin geliştirilmesinde aşağıda söz edilen bazı önemli başarı faktörleri bulunmaktadır (Bruce ve Bessant, 2002, s. 49):
• Üst yönetimin kararlı olması • Kavramın net açıklanması • Müşteri sesinin göz önüne alınması • Ürünün eşsiz özelliklerinin olması • Sorunların erken tespit edilmesi • Tasarım sürecinin her aşamasının yakından takip edilmesi • Tasarım ve üretimin birbirine paralel eş güdümlü çalışması • Tasarımda çok disiplinli takım çalışması yapılması • CAD, prototipleme gibi ileri destek araçlarının kullanılması • Sürekli geliştirme politikasının uygulanması.
İşletme ürün tasarımında ortaya ekonomik ve teknolojik bakımdan olası bir ürün çıkarırken açıkça gözükmeyen ya da ölçülemeyen etmenleri de göz önünde bulundurmalıdır.
Bu etmenleri aşağıdaki gibi sınıflandırmak olasıdır (Kobu, 2005, s. 71):
• İşletme politikaları • Pazarlama olanakları • Ürün özellikleri • Ekonomik etmenler • Üretim olanakları.
Bir ürünün görüntüsü ya da başka bir deyişle estetiği tek başına belirlenmemekte, ürünün işlevleri ve teknik özellikleri gibi ürünü oluşturan faktörler de ürünün estetiğinde etkili olmaktadır. Ürün için kullanılan malzemeden boyutlarına, boyanmasından ambalajına kadar çeşitli faktörler ürüne estetik kazandırılmasında etkin olan elemanlardan bazıları olmaktadır.
Ürün Tasarım Süreci İlkeleri
Ürünün kalitesini ve etkinliğini etkileyen ürün tasarım sürecinde ve üretimde sorunlar ile karşılaşmamak ve ürünü ve üretim sürecini basitleştirmek için tasarımda dikkat edilmesi gereken temel ilkeler bulunmaktadır. Bunlardan önemli olanları aşağıda özetlenmektedir (Martinich, 1997, s. 219):
• Üründe kullanılan parça sayısının azaltılması • Ortak parça ve süreçlerin kullanılması • Standart parçaların kullanılması • Montaj sürecinin basitleştirilmesi
Ürün Tasarım Araç ve Yöntemleri
Ürün tasarımcıları ve ekiplerine yüksek kaliteli, düşük maliyetli ve kısa ürün geliştirme sürecine sahip ürünler geliştirebilmeleri için birçok farklı tasarım aracı ve yöntemi geliştirilmiştir. İşletmenin koşullarına ve iç ve dış faktörlere bağlı olarak işletme bu yöntemlerden bir ya da birkaçını beraber kullanabilmektedir.
Kalite Fonksiyon Yayılımı
Kalite fonksiyon yayılımı (KFY) ürün geliştirme araçlarının önemli olanlarından biridir. KFY ilk olarak 1960’ların sonlarında neden-sonuç analizi formu şeklinde Japonya’da ve 1980’lerin başlarında da ABD’de kullanılmaya başlanmıştır. KFY’nin iş çevrelerinde tutulmasının en önemli nedeni otomobil sektöründe elde ettiği birçok başarılı uygulamadır.
Değer Analizi
Ürün tasarımında müşteriyi düşünmenin diğer bir yolu bitmiş üründe müşterinin gördüğü “değeri” analiz etmektir. Değer, yararlılığın maliyete oranı olarak tanımlanabilmektedir. Maliyet, bir ürünün üretimi için kullanılan kaynak miktarı olarak tanımlanabilmektedir. Diğer taraftan, yararlılık, müşterinin ürüne atadığı fonksiyonelliktir. Yararlılık ürün özellikleri, performans ya da ürünün güvenilirliği gibi terimleri içinde muhafaza etmektedir. Değer analizi, maliyeti artırmadan bir ürünün yararlılığını artıran ya da ürünün yararlılığını azaltmadan maliyetini azaltan bir yöntemdir.
Değer analizini diğer tasarım yöntemlerinden ayıran en temel özelliği, fonksiyon analizi ile ilgilenmesidir.
Bu yöntemin üç önemli noktası bulunmaktadır:
1. Çok disiplinli takımları kullanma 2. Ürün fonksiyonelliği ve değer karşılaştırmasına sistematik yaklaşma 3. Ürünün basitleştirilmesine odaklanma
Taguchi Yöntemi
Dr. G. Taguchi ürün tasarımı konularındaki çalışmalarıyla bilinen Japon kalite uzmanıdır. Araştırmalarına göre kusurlu ürünlerin yaklaşık %80’i kötü tasarımlar nedeniyle oluşmaktadır. Taguchi ürünün kalitesi için tasarım aşamasının önemini vurgulamakta ve üründeki değişikliklerin üretim süreci yerine tasarım aşamasında yapılırsa çok daha kolay ve ucuz olacağına işaret etmektedir.
Taguchi yöntemi, sağlam tasarımda kullanılan en bilinen yöntemlerden biridir. Aşağıdakiler, bu yöntemin üç temel prensibidir (Martinich, 1997, s. 232):
1. Genişlik, sıcaklık, uzunluk gibi bir ürün özelliğinin değeri hedef değerinden saptığında topluma (müşteriler ve üreticiler) maliyeti düşük kalite açısından doğrusal olandan daha fazla artar.
2. Ürün özelliklerinin değişkenliği, hem ürünün tasarım özelliklerine hem de üretim sürecine göre belirlenir.
3. Ürün özelliklerini etkileyen ürün ve süreç özellikleri deneme yoluyla belirlenebilir ve normal üretim değişkenliğinden kaynaklanan bu özellikleri değiştirerek ürün özelliklerindeki değişkenliği azaltmak için tasarlanabilir.
Eş Zamanlı Mühendislik
Eş zamanlı mühendislik, ürünü ve süreci aynı anda tasarlamak için ürün tasarımının ilk aşamasında farklı disiplinlerden birçok insanı bir araya getiren bir yöntemdir. Tasarım aşamasından fiili üretime sorunsuz bir geçiş sağlamak ve iyileştirilmiş kalite sonuçları ile daha kısa ürün geliştirme süresine sahip olmak için eş zamanlı mühendislik kullanılmaktadır.
Eş zamanlı mühendislik, üretilebilirliği sağlamak, en düşük yaşam döngüsü maliyetlerini ve genel geliştirme döngüsü süresini azaltmak için çapraz fonksiyonel ekiplerin kullanımı yoluyla ürünleri ve bu ürünleri üretme süreçlerini eş zamanlı olarak tasarlama yöntemidir.
Üretim Süreci Seçimi
Üretim süreci seçimi işletmelerde üretim süreci çeşidinin belirlendiği stratejik bir karardır. Bu kararlar alınmadan önce ürünlerle ilgili kararlar alınmaktadır. Verilen bu kararlarda amaç, eldeki tüm olanakları (sermaye, iş gücü, donanım vb.) kullanarak en uygun ve ekonomik üretim sürecini belirlemeye çalışmaktır. İşletmenin sahip olduğu sermaye işgücü, makine, bilgi gibi olanaklar kullanılarak en uygun ve ekonomik üretim süreci belirlenmeye çalışılmaktadır.