İŞL201U-İŞLETMELERDE SOSYAL SORUMLULUK VE ETİK
Ünite 7: İşletme Fonksiyonlarına Yönelik İş Ahlakı Konuları
İşletmeler ve Fonksiyonları
İşletmeler ürettikleri değere göre sınıflandırıldıklarında şu üç temel grupta toplanabilirler.
1. Üretim işletmeleri, 2. Ticaret işletmeleri, 3. Hizmet işletmeleri
Üretim işletmeleri analiz, sentez, yer altından çıkarma, yetiştirme gibi yollarla üretim yaparak para karşılığında takas edilecek değerler olarak ürünler ortaya koyarlar. Ticari işletmeler, üretilen bu ürünleri üçüncü kişilere satarak değer üretirler. Bu işletmelerin toptan veya perakende satış yapmalarına göre hedef kitleleri değişmektedir. Hizmet işletmeleri ise eğitim, turizm, sağlık, ulaştırma, eğlence gibi sektörlerde faaliyet gösteren ancak üretimleri somut olmayan işletmelerdir. Üretim, hizmet ve ticaret işletmelerin ortak temel fonksiyonları; üretim, pazarlama, muhasebe, finans, insan kaynaklarıdır.
Pazarlamada Etik Konular
Pazarlama ahlakı, iş ya da meslek ahlakının bir bölümüdür. Pazarlama karması olarak isimlendirilen ürün, fiyat, dağıtım ve tutundurma uygulamaları işletmenin tüketicilerle karşılaşan yüzünü oluşturduğu için ahlaki problemlerin yaşanma potansiyeli yüksektir. Pazarlamadaki ahlaki konular aşağıda sıralanmaktadır:
• Mal ve hizmetlerle ilgili ahlaki konular • Fiyatlandırma ile ilgili ahlaki konular • Dağıtımda ahlaki konular • Reklamlarda ahlaki konular • Yeni pazarlama araçlarında ahlaki konular
Mal ve hizmetlerle ilgili ahlaki konular: Pazarlamaya konu olan, ekonomik değeri olan şeylere ürün denmektedir. İşletmelerin ilk sorumluluğu ürünlerin yerine getirmeyi vaat ettikleri fonksiyonlara sahip olmalarını sağlamaktır. Bu noktada ürün güvenliği kavramına değinmek gerekmektedir. Ürün güvenliği, pazara sunulan ürünlerin, insan sağlığı ve çevre temizliği bakımından risk taşımaması ya da olan riskin minimum olmasıdır. Mal ve hizmetler konusunda ahlaki bakımdan ele alınması gereken ikinci konu taklit konusudur. Burada da işletme ve tüketici olmak üzere iki paydaş sorumluluk sahibidir. Ayrıca devlet bu ilişki de vergi alan ve düzenleyiciliği üstlenen üçüncü bir paydaş olabilmektedir. Mal ve hizmetlerle ilgili olarak ele alınan üçüncü konu konumlandırmadır. Konumlandırma bir ürün ya da markasının tüketicinin zihninde rakip ürünlere kıyasla yeridir. Konumlandırma büyük oranda marka ile yapılmaktadır.
Ürünlerin içeriği ve fiyatı gibi tüketicilerin bilmek istediği konuları içermeyen ya da içerse de tüketicinin kullanamayacağı şekilde yapılan etiketlemeler ve ambalajlar oldukça yaygındır. Etiket, üzerinde bulunduğu ürünün, miktar, tür, fiyat, son kullanım tarihi gibi temel
niteliklerini tüketicilere gösteren kâğıt ya da başka tür özet bilgidir. Ambalaj ise, ürünü taşımak, korumak ve tanıtmak için kullanılan cam, kâğıt, metal, plastik gibi maddelerden yapılan özel kaptır. Ambalajlarla ilgili olarak en sık yaşanan ahlaki problemler şu şekilde sıralanmaktadır:
• Ambalaj için kullanılan hammaddelerin aşırı tüketimi, • Çevreye zararlı ambalajlar, • Fiyatı yükselten ambalajlar, • Aşırı tüketime teşvik edici, • Aldatıcı unsurların bulunmasıdır.
İşletmeler varlıklarını sürdürebilmek için sürekli ürün satmak zorundadırlar. Bu amaçla kullanılan yaklaşım olan planlı ürün eskitme, eski üründen yeteri kadar kazanç elde ettikten sonra, tüketicilerin satın alarak kullandığı ürünlerin değerini düşürecek yeni ürünleri geliştirme ve pazara sunulması düşüncesidir. Örneğin, beyaz eşya firmaları beyaz eşyaların ömrünü 10 yıl gibi bir süre ile sınırlamaktadır.
Fiyatlandırma ile ilgili ahlaki konular: Fiyat, mal ve hizmetler için tüketicilerin ödediği parasal bedeldir. Fiyat pazarlama karmasının bir elemanı olarak önemli etkileri olan bir göstergedir. Bu bakımdan fiyat ile ilgili konuların rekabet ve tüketici bakımından olmak üzere iki boyutta değerlendirilmesinde fayda vardır.
Ezici fiyatlandırma olarak isimlendirilen yöntemle, aynı mal ve hizmeti sunan işletmeler, yaptıkları gizli fiyat anlaşmaları ile fiyat konusunda kartelleşmeyi sağlamakta ve yeni işletmelerin pazara girmesini önlerken aynı zamanda tüketicinin muhtemel tepkisini (işletmeler arası kaymaları ya da daha ucuzu istemeyi) ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır.
Üretici ya da toptancı bir işletmenin dağıtım kanalında kendisinden sonra gelen işletmelere sattığı ürünlerde, haklı bir nedene dayalı olmaksızın endüstriyel müşterileri arasında bir ya da birkaç işletmenin avantaj sağlaması için fiyat belirlemesine ayrımcı fiyatlandırma adı verilmektedir. Ayrımcı fiyat, rüşvet, hediye, tanıdık olması gibi nedenlerle uygulanmaktadır.
Fiyatlandırma ile tüketicinin tercihleri de etkilenmeye çalışılmaktadır. Fiyatı yükselen bir ürünün talebinin düşeceği varsayılmaktadır. Bazı işletmeler ürünler üzerindeki fiyat aynı kalırken özelliklerde, miktarda ya da fonksiyonlarda azaltma yaparak aslında daha yüksek fiyat uygulayabilmektedir. Bunun en yaygın örneği ekmek fiyatlarına zam yapmak yerine gramajını düşürmek şeklinde görülmektedir. Böylece para cinsinden fiyat değişmezken fiyat dışı unsurlarla fiyat artırılmış olmaktadır.
Az satılan ya da sınırlı sayıda bulunan ürüne uygulanacak yüksek iskontonun, sanki tüm ürünlere uygulanıyormuş gibi (%50’ye varan indirimler’de olduğu gibi) duyurulması, uygulanan yöntemi ahlaki olmaktan
uzaklaştırmaktadır. Halk arasında “önce bindirmek, sonra indirmek” olarak isimlendirilen ve “etiketin yarısı” gibi sloganlarla da duyurulan fiyat iskontolarının gerçeği yansıtmadığı düşüncesi tüketicileri ikilemde bırakmaktadır.
Özellikle GSM firmalarının fiyat rekabeti yaşanırken yaptıkları kampanyalarda duyurdukları düşük fiyatların “geçici süreli” olduğu ifade edilmemektedir. Böylece fiyatın esas mesaj olduğu reklamlarda tüketiciyi yanıltabilecek bir fiyat duyurusu yapılabilmektedir. Yasal olarak belirtilmesi gereken detaylar geri planda kalacak şekilde duyurulmakta tüketici bu şeklide fiyat reklamları yoluyla yanıltılabilmektedir.
Dağıtımda ahlaki konular: Dağıtım, mal ve hizmetlerin üretildikleri yerden tüketicilere ulaşması işlemidir. Bu işlemi yaparken yardımcı olan kuruluşlara aracılar, tüketici ile üretici arasındaki aracılarla birlikte oluşan sisteme de dağıtım kanalı denmektedir. Kaynağı ne olursa olsun kanal yönetiminde güç oluşturma ahlaki sorunları da beraberinde getirebilmektedir. Kanal yönetiminde özellikle üreticinin güçlü olması durumunda talep üretmesi ve gayretli davranması için aracıları tüketicilere doğru itme stratejisi uygulanabilmektedir. Bu durumda üreticiler daha çok satış için aracıları zorlayacak kota hedefleri koymaktadırlar. Kota, aracı işletmelerin veya satış elemanlarının başarılarının bir göstergesi olarak kullanılan ve belirlenmiş bir zaman diliminde, belirlenmiş bir bölgede ulaşmayı hedeflediği satış miktarıdır.
Perakendeciler satış noktasına gelen müşterileri ikna etmek için rakipleri kötüleme yoluna gidebilmekte veya müşteriye baskı uygulayabilmektedirler. Sık rastlanmamakla birlikte kulüp üyeliği için verilen üyelik kartlarıyla toplanan müşterinin kişisel bilgilerini ve tüketim alışkanlıklarını gösteren veri tabanını başka firmalarla paylaşma durumunda müşteri mahremiyetini ihlal etmiş olmaktadır. Müşteri mahremiyeti, işletmelerin müşterilerine ait özel sayılabilecek ya da başkaları ile paylaşmak istemedikleri bilgileri korumak ve gizli tutmaktır.
Reklamlarda ahlaki konular: Reklam, tüketicilerin bir ürün konusunda bilgilenmesini, daha çok satın almasını, o ürünü fark etmesini ve unutmamasını sağlamak amacıyla işletmeler tarafından özel olarak hazırlanmış mesajların medya aracılığıyla tüketicilere ulaştırılmıştır. Reklamlarla ilgili ele alınması gereken ahlaki olmakla ilgili konulardan bir tanesi aldatıcı yanıltıcı reklamların yayınlanmasıdır. Çocukların reklamlara maruz kalmaları durumunda kullanılan mesajlar ve mesajın verme biçimleri çocukların bozuk davranışlar sergilemelerine yol açabilmektedir. Gerek medyada aldığı yer ve zaman, gerekse içerik olarak reklam verenlerin bu konuda daha sorumlu davranması gerekmektedir.
Dikkat çekici olması amacıyla reklamlarda kullanılan unsurlardan bir tanesi de cinsellik konusudur. Kadınların ya da erkeklerin cinsel obje olarak kullanılması ya da
cinselliği çağrıştırıcı başka unsurların kullanılması sıkça karşılaşılan bir durumdur.
Bilinç, insanın gelen mesajın farkına varma yeteneği ile ilgilidir. Beş duyu organı ile beyine iletilen mesajları farkında olmayı ifade eder. Bilinçaltı, bilinç eşiğinin altı olarak tanımlanmaktadır. İnsan, günlük olarak olayların, nesnelerin, kişilerin ve olguların çoğunu bilinçaltı yardımıyla farkına varmadan değerlendirmekte ve beyne depolamaktadır. Bilinçli müşteri ise kendisine verilen mesajların farkında olan, aldığı mesajları değerlendirerek doğru karar vermeye çalışan müşteridir.
Ahlaki olmayan unsurlar içeren reklamların tüketicilere ulaşması durumunda, reklam verenin, reklam ajansının, reklamı yayınlayan medya kuruluşunun ve yayınlandığında tepki göstermeyen tüketicilerin zincirleme sorumluluğu bulunmaktadır. Reklam veren, ürünlerinin tanıtılması için reklam hazırlanmasını isteyen işletmedir. Reklam ajansı, reklamların hazırlanması ve yayınlanması konusunda uzmanlaşmış işletmedir. Medya, kaynağından aldığı bilgi, eğlence gibi yazılı, işitsel ve görsel mesajları, sahip olduğu aynı anda çok sayıda kişiye ulaşma yöntemleri ile hedef kitleye aktaran araçlardır.
Yeni pazarlama araçlarında ahlaki konular: Pazarlamada internet iki temel amaç için kullanılabilmektedir. Birincisi internet üzerinden dağıtılması mümkün olan hizmetlerin dağıtımında kullanılmaktadır. İkinci olarak da internet, tutundurma için tüketicilere ulaştırılmaya çalışılan mesajların yerine ulaşmasında kullanılan bir tür yeni medya olarak tutundurma amaçlı kullanılabilir.
İnternet üzerinden dağıtımda ve tutundurmada yaşanan başlıca ahlaki problemler şunlardır:
• Alışveriş güvenliği, • Kişisel bilgileri amaç dışı kullanma, • Dürüst olmama, • Kopyalama, • Çalma, • Çocuklara uygun olmayan içerik, • Aşırı cinsellik kullanımı, • Saldırgan reklamlar (pop up), • Tıklamayı artırıcı ama içeriği boş unsurlar.
Üretim ve Tedarikte Etik Konular
Üretim, işletmecilik denildiğinde genellikle ilk akla gelen fonksiyondur. Bu bölümdeki konular aşağıda sıralanmaktadır:
• Standartlara uygunluk • İsraf • Üretimde insan ve ahlak • Üretim ve çevre
Standartlara uygunluk: Pek çok ürün türü ile ilgili olarak geliştirilmiş ISO ve TSE standartları bulunmaktadır. ISO uluslararası standartları temsil ederken TSE ulusal standartları ifade etmektedir.
GDO, genetiği değiştirilmesi nedeni ile insan sağlığı üzerinde olumsuz etkisi olacağı düşünülen bitkisel, hayvansal ürünlere verilen addır.
Ürün güvenliği konusunda iki grup insana sorumluluk düşmektedir. Birinci grup üreticilerden ve satıcılardan oluşan gruptur. İkinci grup ise tüketicilerdir. Tüketiciler de aldıkları ürünler konusunda bilinçli ve basiretli davranma sorumluluğundadır.
TÜRKAK (Türk Akreditasyon Kurumu), ölçümleme, cihazları yöntemleri, sertifikasyonla ilgili yetkili devlet kuruluşudur. Ayrıca üretimde kullanılan makine ve teçhizatın, muayene raporları, kalibrasyon sertifikaları, yönetim sistemi bilgileri, ürün belgeleri gibi uygunluk belgesinin düzenleme yetkisi de TÜRKAK tarafından verilmektedir.
İsraf: Kaynakların gereksiz yere kullanılması olarak tanımlanabilecek israf, iş dünyasında sıkça karşılaşılan bir olgudur. Girişimci için israf, karşılığını ödediği emekten, hammaddeden yeteri kadar yararlanamamak demektir.
Üretimde insan ve ahlak: Çalışanların iş ortamlarının ergonomik olması gerekir. Ergonomi, çalışanların daha sağlıklı ve verimli çalışmalarını sağlamak üzere çalışma yerlerinin, çalışılan makinelerin insan fizyolojisine ve psikolojisine uygun dizayn edilmesidir. Üretim işletmelerinde karşılaşılan en önemli problemlerden bir tanesi de iş güvenliği ile ilgili problemlerdir. İş güvenliği, bir işyerinde, çalışanların sağlık sorunlarını ve mesleki risklerini ortadan kaldıracak ya da en aza indirecek her türlü önlemin alınmasıdır.
Üretim ve çevre: Dünyamızın yaşadığı en büyük problemlerden birisi küresel ısınmadır. Bunun dışında, pet şişeler ve diğer ürünlerin ambalajlarından oluşan çöp yığınları sağlıksız ve yaşanması zor bir çevre oluşmasına neden olmaktadır. Atık, ürünlerin üretilmesi ya da tüketilmesi sonucunda ortaya çıkan, çevrede olumsuz değişime yol açabilen, sıvı, katı, gaz ya da radyoaktif maddelerdir. Tarımsal ürünlerin daha fazla üretilmesi için kullanılan gübreler, zararlı hayvanlarla yapılan mücadelelerde kullanılan ilaçlar, yerleşim yerlerine yakın yerlerde kurulmuş olan fabrikaların çevreye bıraktığı atıklar her zaman kamuoyunun gündeminde bulunmaktadır.
Muhasebe ve Finansta Etik Konular
İşletmenin parasının yönetimi ile ilgili birimi finans birimi iken, gelen ve giden paraların kayıtlarının tutulduğu birimi muhasebedir. Mali tablolar, muhasebenin sınıflandırarak tuttuğu kayıtlardan hareketle, bir işletmenin belirli bir dönemdeki faaliyetlerinin finansal özetini ilgililere aktarmak ve böylece ilgililerin işletme hakkında ayrıntılı bilgiye sahip olmasını sağlamak amacıyla hazırlanan tablolardır. Muhasebecilerin oluşturdukları mali tablolar yardımıyla karar veren finans yöneticileri işletmenin geleceğini belirlemeye, rekabet
gücünü yükseltmeye, kaynaklarını verimli kullanmaya çalışmaktadırlar.
Muhasebe: Serbest Muhasebeciler, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirlerin Mesleki Faaliyetlerinde Uyacakları Etik İlkeler Hakkında Yönetmeliğe göre, serbest çalışan ya da bağımlı çalışan tüm muhasebe meslek mensuplarının uyması gereken genel etik ilkeleri şunlardır (s:152, Tablo 7.1):
1. Dürüstlük, 2. Tarafsızlık, 3. Mesleki yeterlilik ve özen, 4. Gizlilik ve 5. Mesleki davranış
Bağımlı çalışanlar için bu ilkeler şu şekilde belirlenmiştir:
• Potansiyel anlaşmazlık • Bilginin hazırlanması ve raporlanması • Yeterli uzmanlıkla faaliyet gösterme • Mali çıkarlar • Teşvikler
Serbest çalışanlar için geçerli etik ilkeler ise şunlardır:
• Meslekî atamalar, müşteri veya sözleşme kabulü, • Çıkar çatışmaları • İkincil görüşler • Ücretler ve diğer gelirler • Meslekî hizmetlerin pazarlanması • Hediyeler ve ağırlama • Müşteri varlıklarının muhafazası • Tüm hizmetlerde tarafsızlık • Güvence sağlama amaçlı sözleşmeler, bağımsızlık ve sözleşme dönemi
Muhasebecilerin tuttuğu kayıtlar yoluyla elde edilen bilgiler önemlidir. Muhasebe bilgileri en azından paydaşların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde, güvenilir, tarafsız, anlaşılır, zamanlı, tutarlı, karşılaştırılabilir olmalıdır. Tersinden söylemek gerekirse finansal raporlar ve belgeler, geçerli kanun ve standartlara uygun, eksiksiz, dürüst, gerçek, zamanında ve anlaşılabilir bilgiler içermelidir.
Finans: Finans, bir işletmenin yapacağı işler için gerekli olan parayı bulması (fon bulma) ve kullanımı işidir. Paranın zaman değeri nedeniyle “nereden, ne zaman bulunduğu” paranın maliyetini önemli ölçüde belirlemektedir. Para, ortakların işletmeye sermaye katması (özkaynaklarla), dış kaynaklardan borçlanma (dış kaynaklarla finansman) şeklinde ya da işletmenin kârının sermaye olarak işletmede bırakılması (otofinansman) ile sağlanabilmektedir.
Finans piyasasının en önemli aktörleri bankalardır. Bankalar hem işletmeler hem de bireylere finans imkânı sunmaktadırlar. Bankalar işletmeler ile ilgili yaptıkları “kredi verilebilirlik” değerlendirmelerinde işletmelere hak ettiklerinden az ya da fazla kredi verdiklerinde kendilerini
ya da işletmeyi riske sokabilmektedirler. Özellikle işletmelerin ipotek karşılığında aldığı kredilerde ipotek olarak gösterilen varlıkların olduğundan fazla gösterilmesi önemli problemlere yol açabilmektedir.
Bankalar sadece işletmelerle değil tüketicilerle de iş yapabilmektedirler. Bankanın lehine durumlar, her zaman olmasa da tüketicinin aleyhine olmaktadır. Tüketicilerin çoğu zaman okuyamayacakları kadar uzun sözleşme maddelerini tüketicilere imzalattırmak bankaların bir tür dayatmasıdır. Benzer bir durum da sigorta şirketleri için geçerlidir. Değerli olan varlıkların sigorta şirketlerince güvence altına alınması sırasında imzalanan poliçelerde yer alan ve çoğu zaman tüketicinin farkında olmadığı, farkına vardığında ise işin işten geçtiği, hak kayıplarına yol açan sözleşme maddelerinin varlığı veya bazı maddelerin eksikliği sigorta şirketlerince bilinçli olarak hazırlanmaktadır.
İnsan Kaynaklarında Etik Konular
İnsan kaynakları, üretim, ticaret ya da hizmet işletmelerinde çalışan insanların yönetimi işidir. İnsan kaynaklarının ilk olarak çalışanlarına, sadece insan olmalarından dolayı insanca davranma borcu bulunmaktadır. Yönetimde etik ilkeler şu şekilde sayılabilir:
• Adalet, • Eşitlik, • Dürüstlük ve doğruluk, • Tarafsızlık, • Sorumluluk, • Bağlılık, • Tutumluluk, • Açıklık, • Emeğin hakkını verme
Bu ilkelerden herhangi birisinin ihlal edilmiş olması ahlaki problem anlamına gelmektedir. İnsan kaynaklarıyla ilgili pek çok ahlaki boyut bulunmaktadır. Bu konuları maddi sonuç doğuranlar ve maddi sonuç doğurmayanlar olmak üzere iki kategoride ele almak mümkündür.
İşlerin yetişmesi için fazla mesai yapılması gerekebilmektedir. Fazla mesai ücretlerinin zamanında ve tam olarak ödenmesi çalışanların beklentileri arasındadır. Ancak yöneticilerden bazıları fazla mesai ücretlerini tam veya zamanında ödeme konusunda ihmalkâr davranabilmektedirler. Eşit işe eşit ücret ilkesi gereği aynı işte çalışanların benzer ücret almaları beklenmektedir. Bu ilkenin ihlali durumunda da ahlaki problem yaşanmış olmaktadır. Çalışanların sigortalılık, sendikalı olabilme gibi çalışma haklarının gözetilmesi de yöneticilerin sorumlulukları arasında yer almaktadır. İşten çıkarma zamanında tazminatların ödenmesi işletmenin sorumluluğundadır. Ancak uygulamada tazminat ödemek istemeyen işverenler çalışanların kıdem tazminatı alamayacakları nedenlerle işten çıkararak tazminat ödemekten kaçınmaya çalışmaktadırlar. Bu durum daha
önce belirtilen emeğin hakkını verme ilkesine aykırı bir durumdur.
İnsan kaynakları yöneticilerinin sık sık şikâyet edildikleri konulardan birisi nepotizmdir. Nepotizm, özellikle akrabaları ve yakın arkadaşları kayırmayı anlatan, ayrımcılığın bir türüdür. Adam kayırmanın tersi olarak düşünülebilecek bir başka ahlaki problem, dil, din, ırk, cinsiyet, dış görünüş gibi unsurlardaki farklılıklar nedeniyle bazı çalışanlara daha az değerliymiş gibi davranmak ayrımcılık olarak isimlendirilmektedir. Nepotizm ve ayrımcılık davranışlarının ikisi birden yönetimde adalet ilkesinin çiğnenmesi anlamına gelmektedir. Liyakatle davranan bir yönetici aynı zamanda adaletle de davranmış olmaktadır.
Mobing iş yerinde çalışanların bir kısmının, kabadayılık, psikolojik baskı, yıldırma, zorlama gibi yöntemlerle diğer bazı çalışanları sindirmesidir. Yöneticilerin sorumluluğu altındakilerin zarar görmesi, yönetimde etik ilkelerden sorumluluk ilkesinin yerine getirilmemesi demektir.
İnsan kaynaklarıyla ilgili ahlaki konular sadece yöneticilerle sınırlı değildir. Çalışanları ilgilendiren pek çok ahlaki konuda bulunmaktadır. Çalışanların işe gerekli özeni göstermek, işe zamanında gelip gitmek, işverenin haklarına riayet etmek, dışarıda işletmeyi temsil etmek gibi çok sayıda sorumluluğu bulunmaktadır.
Halkla İlişkilerde Etik Konular
İşletmenin kurumsal kimliğinin değeri kurumsal itibar kavramı ile açıklanmaktadır. En çok kullanılan halkla ilişkiler yöntemleri, haber formatında medyada yer alma (duyurum), basın toplantıları, basın bültenleri, açılış, yıl dönümü kutlamaları, işletme ve çalışanları için özel günlerde düzenlenen törenler ve sponsorluklar şeklindedir.
Kurumsal itibarı oluşturmaya çalışırken rakiplerle kıyaslama, rakipleri kötüleme, doğru olmayan bilgileri kullanma, ahlaki olmayan davranışları içermektedir. İşletmenin ya da çalışanlarının neden olduğu olumsuzluklarda durumu düzeltmek yerine meşrulaştırma çalışmaları da ahlaki bir problem içermektedir.