İŞG206U-İŞ SAĞLIĞI YÖNETİMİ
Ünite 5: Sağlık Kuruluşlarında Riskler ve Risk Analizleri
Sağlık Kuruluşlarında (Hastaneler, Hemodiyaliz Merkezleri, Ağız ve Diş Sağlığı Merkezleri, Aile Sağlığı Merkezleri) Risk Analizleri
Risk: Sözlük anlamı olarak zarara uğrama tehlikesidir ve öngörülebilir tehlikeleri ifade etmektedir. Başka bir anlamı ise; “risk”, idrak edilmekte olan spesifik bir tehlikenin gerçekleşme olasılığı ve tehlikenin sonuçlarını kapsayan bir kavramdır. Bir tehlikeye maruziyet sonucu bir yaralanma ya da bir hastalığın meydana gelme olasılığıdır. Kaza olasılığıyla şiddetinin çarpımıyla elde edilen değerdir. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na göre; “Tehlikeden kaynaklanacak kayıp, yaralanma ya da başka zararlı sonuç meydana gelme ihtimalidir”.
Risk Değerlendirmesi ve Risk Yönetimi
Risk değerlendirmesi ve risk yönetimi farklı kavramlardır. Risk değerlendirmesi daha çok teknik bir kavram iken risk yönetimi politik kararı ifade eder.
Risk değerlendirmesi (risk assessment): İş yerinde var olan veya dışarıdan gelebilecek tehlikelerin belirlenmesi, bu tehlikelerden oluşan risklerin analiz edilerek sınıflandırılması ve kontrol önlemlerinin kararlaştırılması amacıyla yapılması gereken işler bütünüdür.
İş sağlığı ve güvenliği için risk değerlendirme ve tanımlanması, kontrol tedbirlerinin tespiti ve sonuçlarının değerlendirilmesidir.
Risk Yönetimi (Risk Management) Risklerden hangisine öncelikli müdahale edilmesi gerektiği, nasıl bir planla yapıla bilineceği ve sonuçların nasıl değerlendirileceği konularını kapsayan çalışmalardır. Genel olarak risk yönetimi için, belirsizlikleri ve belirsizliğin yaratacağı olumsuz etkileri daha kabul edilebilir bir düzeye indirmeyi sağlayan bir disiplin olarak bahsedebiliriz. Bu disiplin problemlerin oluşmadan, önlenmesini sağlayan proaktif bir yaklaşımdır.
Risk Değerlendirme Sürecinin Basamakları
Risk yönetimi süreci; Tehlikelerin Belirlenmesi, Risklerin Değerlendirilmesi, Kontrol Önlemlerinin Belirlenmesi, Kontrol Önlemlerinin Uygulanması, İzleme ve Gözden Geçirme ve İletişim ve Danışma olarak aşağıdaki gibi sıralanmıştır:
1. Bilgi toplama 2. Tehlikelerin belirlenmesi 3. Tehlikelerden kaynaklanan risklerin değerlendirilmesi 4. Riski ortadan kaldırmak ya da azaltmak için yapılacakların kararlaştırılması a. Tehlike ya da riski en az düzeye indirmek b. Yerine koyma c. Toplu koruma önlemleri (kontrol ve izolasyon) d. Mühendislik düzenlemeleri e. Yönetsel önlemler f. Kişisel koruma önlemleri
5. Kontrol Önlemlerinin Uygulanması 6. İzleme ve Gözden Geçirme
Sağlık Kuruluşlarında Kimyasal ve Fiziksel Risk Etmenleri
Sağlık Hizmetlerinde Riskler
Sağlık hizmetlerinde risk kategorileri;
• Hasta bakımıyla ilgili, • Tıbbi görevlilerle ilgili, • Diğer çalışanlar ile ilgili, • Kuruluşun fiziki mekânı ve mülkle ilgili, • Finansal konular ile ilgili risklerdir.
Sağlık Hizmetlerinde Risk Nedenleri
Sağlık hizmetlerinde risk nedenleri insan hataları ve organizasyonel yapı nedeniyledir. Çalışan sağlığını etkileyen riskler ise:
1. Kayma, takılma ve benzeri nedenlerle düşme 2. Yüksekten düşme 3. Cisimlerin düşmesi 4. Gürültü ve titreşim 5. Uygun olmayan duruş ve çalışma şekilleri 6. Radyasyon ve ultraviyole ışınlar 7. Seyyar el aletlerin kullanımı 8. Sabit makine ve tezgâhların kullanımı 9. Hareketli erişim ekipmanları 10. Tıbbi ve kimyasal atıklar 11. Yangın, parlama ve patlama 12. Elle taşıma işleri 13. Elektrikli aletler 14. Basınçlı kaplar 15. Aydınlatma 16. Ekranlı araçlarla çalışma 17. Termal konfor koşulları 18. Kimyasal faktörler 19. Biyolojik ajanlar 20. İş stresi 21. Kapalı yerlerde çalışma 22. Yalnız çalışma 23. Motorlu araçların kullanımı, taşımacılık ve yollar 24. Şiddet, hakaret veya tacize maruz kalma 25. İş yeri koşullarına göre diğer tehlike kaynakları 26. İstenmeyen insan davranışları 27. Kesici-delici alet kullanımı
Sağlık Hizmetlerinde Risk Değerlendirme Yöntemleri
Risk değerlendirme yöntemleri, kantitatif ve kalitatif olmak üzere iki çeşittir. Kantitatif risk değerlendirmelerinde sayısal yöntemlere başvurulurken, kalitatif risk değerlendirmelerinde tehdidin olma ihtimali, tehdidin etkisi gibi değerlere sayısal değerler verilerek, matematiksel matrisler oluşturup risk değerleri bulunur.
Kalitatif risk değerlendirmesinin temel formülü;
RİSK= O (Olasılık=Tehdidin olma ihtimali) x Ş (Tehdidin Şiddeti ya da Etkisi)
Tanımlanan tehlikelerin her birinin risk değeri hesaplanırken tehlikenin olma olasılığı ve etkisi (şiddeti) sınıflandırılır ve puanlandırılır. Risk değeri, olasılığın ve etkinin bileşkesinden hesaplanır.
Tehlike sınıflandırması, tehlikenin risk değeri ve riskin doğuracağı sonuçlarla ilgili bir yaptırım olup olmadığının incelenmesi ile belirlenir ve tanımlanan her riske bir öncelik derecesi (puan) verilir.
Tehlike sınıflandırması için puanlama yapılırken eğer bir alt işverenle çalışıyorsak daha az bilinçli olabileceği göz önünde bulundurulur ve çıkan değerlendirmeler sonucu alt işverenlerin faaliyetlerinden kaynaklanan risklere öncelik verilir.
Risk değerlendirmesi yapılırken hem sağlık hem de güvenlik ile ilgili tehlike ve riskler tek tek ele alınır.
Bir olayın gerçekleşme olasılığı, birden beşe kadar olan bir ölçek üzerinde sıralanır. Bir en nadiri beş ise, en sık olanı ifade etmektedir. Olayın ortaya çıkma olasılığı neredeyse imkânsızsa bir (çok düşük), yılda sadece bir kez ve sadece anormal durumlarda gerçekleşebilecek ise iki (düşük), yılda birkaç kez gerçekleşebilecek ise üç (orta), ayda bir gerçekleşme olasılığı dört (yüksek), haftada bir ya da daha sık olabilecek olaylar beş (çok yüksek) olarak sınıflanır.
Puanlamanın mümkün olduğunca objektif olması için İş Sağlığı ve Güvenliği Birimi, İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı, Risk Değerlendirme Ekibi, Destek Elemanlar ve İşverenin birlikte yapacağı görüşmelerin yanı sıra çalışanların da görüşlerinin alınması önerilmektedir.
Farklı kişiler tarafından yapılan puanlama sonuçlarının ortalaması alınarak, nihai puanlar tam sayı olarak belirlenir. Nihai puanların çarpımı alınarak öncelik derecesinin objektif biçimde değerlendirilmesi için bir baz oluşturulur. Elde edilen veriler İSG Kurulu ve işveren tarafından gözden geçirilerek nihai öncelik derecesi belirlenir.
En sık kullanılan risk değerlendirme yöntemleri şunlardır:
• İş Güvenlik Analizi (Job Safety Analysis -JSA) • Olursa Ne Olur…? (What if..?) • Kontrol Listeleri Kullanılarak Birincil Risk Analizi (Preliminary Risk Analysis (PRA) Using Check lists) • Birincil Risk Analizi (Preliminary Risk Analysis- PRA) • Risk Değerlendirme Karar Matrisi (Risk Assessment Decision Matrix) • L Tipi Matris
Risk Analizini Neden, Ne Zaman, Kim Tarafından Yapabilir?
Risk Analizi Yönetmeliği’ne göre, işveren; çalışma ortamının ve çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlama, sürdürme ve geliştirme amacı ile iş sağlığı ve güvenliği yönünden risk değerlendirmesi yapar veya yaptırır.
Risk analiz ve değerlendirmesi;
İşe başlamada;
• İş yerinin kurulup üretime başlamasından hemen sonra ya da • İş yerinin daha önce kurulmuş ve risk analizi ve değerlendirme çalışmalarının hiç yapılmamış olması hâlinde,
Değişiklik durumunda;
• İş yerinde iş yeri, el, teknoloji değişikliği, • Yeni ve ciddi bir tehlikenin ortaya çıkması ya da uygulamaların gözden geçirilirken yeni bir durumun tespit edilmiş olması durumlarından birinin gerçekleşmesi hâlinde, • İş kazası, meslek hastalığı, olay vb. durumunda; iş yerinin tamamını ya da büyük kısmını etkileyebilecek bir kaza, iş kazası, meslek hastalığı ya da olay vb. durumun meydana gelmiş olması hâlinde, • Düzenli aralıklarla; iş yerinden ve etkilenme alanından kaynaklanan tehlikelerin ve bu tehlikeler sonucu ortaya çıkan risklerin yapısına ve faaliyetlerdeki ya da işteki değişimin derecesine bağlı olarak yapılacaktır.
Sağlık Hizmetlerinde Risk Yöneticisinin Görevleri
Çeşitli sağlık kurumlarında risk yöneticileri, kayıpların engellenmesi ve azaltılması, tazminat talepleri ve davaların yönetimi, risk finansmanı, hasta güvenliği, yasal ve akreditasyon uygunluğu, konularının hepsi veya bir kısmı için sorumluluk almaktadır. Risk yöneticileri, sağlık kurumu çalışanlarını risk yönetimi prensipleri hakkında eğitmekte, medikal-yasal konularda yönetime danışmanlık yapmakta, olumsuz durumlar ve ramak kala olaylarını takip etmekte, kalite ve performans geliştirme birimleri ile beraber bunların kök neden analizlerini yapmakla sorumludurlar.
Sağlık Kuruluşlarında Kimyasal ve Fiziksel Risk Etmenleri
Risk etmenleri fiziksel, kimyasal, biyolojik, ergonomik ve psiko-sosyal olarak beşe ayrılır. Başlıca fiziksel risk etmenleri şunlardır:
1. Gürültü 2. Aydınlatma 3. Vibrasyon(titreşim) 4. Termal konfor şartları 5. Radyasyon
Sağlık Kuruluşlarında Psiko-sosyal Risk Etmenleri, Stres Yönetimi, Etkili İletişim
Sağlık sektöründe yoğun iş yükü, ağır ve ölümcül hastalara bakım verme, hasta ve yakınlarına duygusal destek vermek zorunda kalma gibi nedenler işle ilgili stres ve gerginliğe yol açmaktadır. Ayrıca sağlık hizmetindeki yetersizlikler, hizmet ve personel dağılımındaki dengesizlikler çalışanlarda motivasyon kaybına ve gerginliğe yol
açmaktadır. İşe bağlı gerginlik ve tükenmişlik kişide depresyon, anksiyete, çaresizlik duyguları gibi ruhsal; baş ağrısı, kaslarda gerginlik, uykusuzluk gibi fizyolojik etkilere yol açmaktadır. Bunun yanı sıra işle ilgili gerginliğin işte verimi ve üretimi düşürme, iş doyumunu azaltma, işe gecikme, özür uydurarak hiç gelmeme ya da işi tamamen bırakma, deneyimli personelin elde tutulamaması gibi birtakım olumsuz kurumsal sonuçları da vardır. Ayrıca yöneticilerin, çalışanların yaşadığı tükenmişliği fark etmesi ve ortadan kaldırması için gerekli uygulama ve düzenlemeleri gerçekleştirebilmeleri, konuya ve konunun önemine ilişkin bilgi düzeylerine bağlıdır. Psikososyal etmenler çoğunlukla çalışanlar arasındaki ilişkileri içermekte ve çalışanın, ruhsal ve sosyal iyilik durumunu doğrudan etkilemektedir. Bu etmenler;
• Çalışma ortamı, • Çalışma süresi, • Ücretler, • Yönetsel ve çalışanlarla ilgili faktörler, • Sendikalaşma, • Mobbing, • İzinlerin durumu, • Mesleki becerilerin geliştirilmesine yönelik destek programlarının varlığı, • Çalışma ortamının fiziksel koşulları, • İşlerin organize edilme durumu, • Kurum kültürü, • Gece mesaisi, • Sık nöbet ve iş yüküdür.
Psiko-sosyal riskler;
• Örgütsel kültür ve işlev: İletişim sorunu, kişisel gelişim olanaklarının yetersizliği, örgütsel amaçların belirsizliği. • Örgütsel rol: Rol belirsizliği, rol çatışması, kişilere karşı sorumluluk baskısı. • Kariyer gelişim: Kariyer belirsizliği, kariyer yetersizliği, düşük iş, iş güvencesinin olmaması, işe verilen toplumsal değerin düşük olması. • Karar serbestliği/denetim: Karar almaya yetersiz katılım ve iş üzerinde denetimin olmaması. • İşte kişiler arası ilişkiler: Sosyal ve fiziksel yalıtılmışlık, kişiler arası çatışma, üstlerle yetersiz ilişki, yetersiz sosyal destek. • İş çevresi ve teçhizatı: Teçhizatın güvenilirliği, uygunluğu ve bakımıyla ilgili sorunlar. • Görev tanımı: Tekdüze, tekrarlayıcı iş, parçalanmış, anlamsız, vasıfsız iş, işte belirsizlik. • İş yükü/iş hızı: İşte aşırı yüklenme, kısa zaman baskısı, bant üretimi vb. • Çalışma saatleri: Vardiyalı çalışma, uzun belirsiz çalışma saatleri, asosyal iş saatleri.
İşle ilgili psikiyatrik hastalıklar;
• Süreyle sınırlı, tekrarlayıcı işin yol açtığı bozuklukların görüldüğü durumlar; santral
memuru, yazıcı ve gişe memuru gibi işlerde uyuma ve uyanma güçlüğü belirgin olan “iş nevrozları” tanımlanmıştır. • Depresyon • İşe Bağlı Anksiyete • Travma Sonrası Stres Bozukluğu • Strese Bağlı Tükenmişlik Sendromu • Karoshi: Aşırı çalışmaya bağlı ölüm
İş Stresi Yönetimi
Stres, tanımlanması pek kolay olmayan, günümüzün karmaşık kavramlarından biri, çağımızın da hastalığıdır. Basit bir anlatımla bireyin kendisinden ve çevresinden kaynaklanan bedensel ve ruhsal gerilim, baskı, endişe, kısaca kişiye rahatsızlık veren bir durumdur. Stres yaratan çok sayıda faktör bulunmaktadır. Çünkü insanın fizyolojik ve psikolojik dengesini etkileyen her unsur bir stres kaynağı olarak görülebilir. Bu doğrultuda, bireyin iş çevresi ve iş dışı çevresi birbirini etkileyerek stres oluşumuna neden olur. Bir diğer ifade ile stres yaratan faktörler, genel çevre unsurlarından ve çalışma hayatının niteliğinden kaynaklanmaktadır.
Stresin Nedenleri
Genel olarak baktığımızda stres tepkisi yaratan durumlar 3 grupta toplanabilir:
1. Fiziki çevreden kaynaklanan sorunlar: Hava kirliliği, gürültü, trafik, fazla ya da az ışık, kalabalık, radyasyon, sıcaklık, soğukluk, toz vb. örnek verilebilir. 2. İş veya meşguliyet konusundan kaynaklanan sorunlar: Ağır iş, gece işi, aşırı yüklenme, karar verme güçlükleri ile dolu büyük sorumluluk getiren işler, zaman baskısı altında çalışma, rollerdeki belirsizlik, kişiler arası çatışmalar vb. 3. Psikososyal ögelerden kaynaklanan sorunlar: Bunlar da kendi aralarında 3’e ayrılır: a. Günlük stresler b. Gelişimsel stresler c. Hayat krizleri niteliğindeki stresler
Stres Yönetimi
Stres, bilindiği gibi, bireyleri zorlayan, kısıtlayan ve engelleyen olaylar ve durumlar karşısında verilen tepkilerin tümü olarak tanımlanmaktadır. Günlük yaşamda olduğu gibi, iş yaşamında da stresli bir ortamda bulunan insanların stres oluşturan unsurları bilmeleri ve bunlarla baş edebilmeleri birey açısından önemli olduğu kadar organizasyon yönetimi açısından da büyük önem taşır. Bu bağlamda stres, bireyler ve örgütler için kaçınılmaz olup, maliyetleri ve getirdiği pek çok olumsuz sonuçları itibariyle oldukça önemli bir konudur. Stres, bireylerle çevresi arasındaki ilişki sonucu ortaya çıktığından, stresin olumsuz etkilerini önlemek bir anlamda çevreyi kontrol edebilmekle mümkün olabilecektir. Stresin yönetilmesi anlamına gelen bu olgu, çevredeki değişimlerin sürekli izlenerek bilinçli olarak denetlenmesini içermektedir. Bu kapsamda öncelikle stres nedenlerini ortadan kaldırmak
veya kontrol altına almak, ikinci olarak stresin etkilerini yok etmek ve üçüncü olarak ise bireyleri streslere karşı daha güçlü kılarak, dirençlerini artırmak gerekmektedir.
Stresle Başa Çıkabilmek
Psikolojik anlamda stres kişiye özgü ve biricik olan bireysel bütünlüğü bozucu ve zorlayıcı etkenlerdir. İnsanlar stres karşısında psikolojik ve sosyal bütünlüğü korumak amacındadırlar. Bu korumayı hem bilinçdışı mekanizmalar hem de bilinçli çabaları ile yaparlar. Kişiyi koruyan mekanizmalardan birincisi “ben savunma mekanizmaları” denilen bilinçdışı çalışan gerçeği bozan korunma yollarıdır. En çok kullanılanları: bastırma, unutma, karşı tepki geliştirme, yansıtma, yer değiştirme ve gerilemedir. Kişiliği koruyan diğer mekanizmalar bilinç ve çaba gerektiren gayretlerdir. Stres karşısında bilinçli sistemlerin etkisiyle daha çok bilgi edinme, anlama, algı alanını genişletme ve değerlendirme, yeni çözümler arama gibi zihinsel süreçler etkinlik gösterir. Başa çıkma, bireylerin stres faktörlerine karşı sergiledikleri bilişsel ve davranışsal girişimlere denir.
Stresten uzaklaşmak için yapabileceklerimiz özetle şunlardır:
1. Olumlu alışkanlıklar edininiz. 2. Ayrıntılarla uğraşmayınız. 3. Günlük, haftalık, aylık yapılacak işleri sıraya dizerken önce zor ve sevimsiz işlere öncelik vererek onları bitirmeye çalışınız. 4. Mükemmeliyetçilikten kaçınınız. 5. Yorucu ve zor işleri sabah saatlerine bırakınız. 6. İşinize konsantre olunuz. 7. Dinlenmek için de kendinize zaman ayırınız. 8. Bütün gününüzü işle doldurmayınız. 9. Televizyonun esiri olmayınız. Program seçiniz. 10. Kendinize ve ailenize de zaman ayırınız. 11. Yıllık tatile çıkınız. 12. Her gün yarım saat önce uykudan kalkmayı deneyiniz. 13. Planlamaya önem veriniz.
Sağlık kuruluşlarında uygulanabilecek stres kontrol yöntemlerinden bazıları:
1. Çalışanların rollerinin yeniden tanımlanması, 2. Sosyal destek sağlama, 3. Aşırı iş yükünü ortadan kaldırma, 4. Çalışma koşullarını yeniden gözden geçirme, 5. Çalışanların kararlara katılımını arttırma, 6. Çalışanların güven duygularını geliştirme, 7. Stresli personele, danışmanlık hizmeti vermek ve stres yönetimi eğitimi gibi sıralanabilir.
Etkili İletişim
Stresli durumlar genellikle insanlar arası iletişim sorunlarından kaynaklanır. Sorunlarımızı bu kişilerle tartışabilmek çözüm için bir anahtardır. Senli cümleler yerine benli cümleler kullanmak biz çözümdür çünkü senli cümleler insanları genellikle aşağılama eğilimindedir.
Senli cümleler kullanıldığında karşı tarafta genellikle olumsuz ve savunmacı bir tepki oluşur. Benli cümleler ise sorumluluğu kişinin kendi üstünde tutar.
Soru sorma teknikleri: Açık uçlu sorular, karşımızdaki kişiye en üst düzeyde özgürlük sağlar. Yönlendirici sorular, evet ya da hayır şeklinde cevap alınan sorulardır. Neden arayıcı sorular ve belirleyici sorular da bu gruba girer.
Ergonomik Risk Etmenleri
Ergonomi; insanlar, makineler ve iş talebi arasındaki kompleks ilişkiyi anlayabilmek ve günlük yaşam ve iş aktivitelerinde insan kapasitesi ve iş talebi arasındaki açığı minimize etmek için kullanılan bir iş yöntemidir. Ergonomi; araç, gereç ve makinelerin, çalışan tarafından maksimum konfor ve emniyette kullanılabilmesi için gerekli olan ve insanların bilimsel özelliklerine ait bilgilerin toplamıdır. Ergonomi, kısaca yaşamın insana uygun hâle getirilmesi yani yaşamın insanlaştırılmasıdır. Çalışma araç ve gereçlerinin çalışanın vücut özelliklerine uygun olarak düzenlenmesi, makinelerin çalıştırma düğmesi ya da kollarıyla denetim göstergelerinin, en uygun bir düzen içinde bulunması, işlemlerin en az yorgunluk doğuracak biçimde bölünüp düzenlenmesi, uygun ışık, havalandırma, ses, ısı, nem gibi çalışma koşullarının düzenlenmesi ergonominin temel konularıdır.