İŞG201U-İŞ HİJYENİ VE ERGONOMİ
Ünite 8: Ergonomi ve Tasarım
Giriş
Ergonomi, insanlar ile içinde yaşadığı sistemin unsurları arasındaki etkileşimlerin anlaşılması ve insan refahını ve genel sistem performansını optimize etmek için teoriler, prensipler ve doğrultuda yöntemler geliştiren ve uygulayan bilimsel disiplindir. Ergonomik çalışmalarında ulaşılmak istenen iş yeri ortamlarında insanın başına gelebilecek tehlike ve kazalardan arındırma ve bunun ötesinde hoşuna gidecek ve ona huzur mutluluk verecek bir hâle dönüştürmektir. Günümüzde Ergonomik çalışmalar sadece iş ortamıyla sınırlı kalmayıp üretim aşamalarında olduğu kadar kullanım aşamalarında da yararlanılması bir zorunluluk hâlini almıştır.
Ergonomide Tasarım
Birçok kas-iskelet sistemi hastalıkları ve strese bağlı psikolojik rahatsızlıklar donanım ve teknik sistemlerin kötü̈ tasarımından kaynaklanmaktadır. Ergonomi, çalışma
şartlarındaki olumsuzlukları iyileştirerek bu sorunların azaltılmasına yardımcı olur. Zira Ergonomi, psikolojik ve fizyolojik prensiplerin ürün, süreç ve sistemlerin mühendislik ve tasarımına uygulanmasıdır. Ergonomi insanların kullandığı şeyleri ve çevreleri iyileştirme olanaklarını arar ve uygular. Bu şekilde eşyaların kullanımı sırasında insanların gereksinimini daha etkin sağlayarak, sınırları azaltırken, yeteneklerine daha uyumlu hâle getirecek tasarımları üretir. Eşyaların, mobilyaların, alet, makine ve ekipmanların güvenli ve rahat kullanımı, her şeyden önce onların Ergonomik tasarımıyla ilgilidir. Zamanla ilerleyebilen ve hatta sakatlığa yol açabilen vücuttaki tekrarlayan zorlanmalar genelde Ergonomik tasarımlardaki eksiklik ve yanlışlıklardan oluşmaktadır. İnsan-sistem uyumunun sağlamasıyla çalışma ortamlarındaki insanlar daha güvenli olacak ve daha rahat edeceklerdir. Çalışma ortamlarının Ergonomik tasarım ilkelerine göre yapılandırılması, üretkenlik ile İş Sağlığı ve Güvenliği açısından büyük önem taşımaktadır. Ergonomi, insanlar ve insanların işte ve günlük hayatta kullandıkları ürün, ekipman, yöntem, kısacası tüm çevresi ilişkilidir. Ergonomik olmayan çalışma ortamları potansiyel iş kazalarını barındırdığı için hem çalışanların sağlığı, hem de şirketlerin maddi ve manevi sorumluluğu açısından önemlidir. Ergonominin konusu özetle insan- merkezli tasarım ve yönetimdir. Bu tasarım ve yönetimde amaç ise sağlık, güvenlik, verimlilik, kalite, rahatlık ve kullanılabilirliğin optimizasyonudur. Tasarım aşamasında yapılan simülasyonlar ile ürün Ergonomisini kontrol etmek, daha düşünce evresinde, doğru yönde ilerlemeye büyük katkı sağlar. Ürün kullanıcılarının Ergonomi vizyonu tasarımcılarca iyi bilinmelidir. Örneğin, yolcu koltuğu tasarımında, kısa bacaklı uzun gövdeli Asya insanları ile uzun bacaklı, kısa gövdeli Avrupalı insanlar arasındaki farklılıklar gözetilmelidir. Eşya tasarımında ana unsur insan ölçüleridir. Tasarımın hedefinde direkt insan kullanımı söz konusudur. O hâlde tüm tasarım faaliyetlerinde Ergonominin tasarım ilkeleri göz önünde tutulmalıdır. Her türlü alet, makina, araç, eşya ve donanım
ile psikososyal (psikolojik ve sosyolojik, bireysel ve toplumsal) iş ortamlarının insana uygun şekilde tasarlanmış olması gerekir. Ancak bu şekilde olumlu bir iş ortamı oluşturulmuş ve hayatın insana yakışır olması sağlanmış olur. Tasarımda insan ölçülerinin bilinmesi insanmakine sistemlerinde olduğu gibi eşya tasarımında da ön koşuludur. Bu ölçüler bilinmeden insan eşya arasındaki uyumlu etkileşim kurgulanamaz. Ancak Ergonomi (ve alt dallarından olan antropometri) ile optimum sonuçlar elde edilebilir. Zira bir sistem, ne kadar mükemmel olsa da eğer onu kullanacak insanın ölçülerine ve biomekanik özelliklerine uygun değilse, kendisinden istenildiği gibi faydalanılamaz. Tasarımda antropometri, kullanılan eşyaların ölçülerini insanla uyumlaştırmaya çalışır. Örneğin, spor ayakkabılarından (ayakkabı numaralarından) bilgisayar tuşlarına; elbise bedenlerinden sandalye yükseklik ve derinliğine; okul çantalarının boyutlarından, cep telefonlarının butonlarına; kravat uzunluklarından kapı genişliklerine; bebek bezinden, yatak ve yastık ebatlarına; tezgâhlar arası mesafeden merdiven basamak yüksekliklerine; elbise düğme büyüklüğünden parmaktaki alyansa (yüzüğe) kadar antropometrik boyutlara ihtiyaç vardır.
Ergonomide Antropometrik Tasarım
Antropometrik veriler kullanılırken, antropometrik uyumsuzlukların sonuçları dikkate alınarak hangi antropometrik verilerin daha uygun olacağına karar verilmektedir. Ergonomistler, uyumsuzlukların ne şekilde olacağını önceden öngörebilmelidir. Dolayısıyla vücut ölçülerine göre yapılacak tasarımlarda (antropometrik ölçümlere ait) istatistiki veriler doğrudan bir tasarım problemine uygulanamaz. Ergonomist ilk önce hangi antropometrik uyumsuzlukların olabileceğini analiz etmeli ve hangi antropometrik verilerin bu problemin çözümünde daha uygun olacağına karar vermelidir. Yani Ergonomist kullanıcı ile ürün arasında neyin uyum sağlayacağını belirlemeli, daha sonra uygun bir yüzdelik alanı seçmelidir. Örneğin, binaların acil çıkış kapı kolu yüksekliğinin, değil sadece yetişkinlerin, çocukların dahi yetişebileceği geniş bir kullanıcı kitlesinin hitap etmesi gerekir. Benzer olarak, toplu taşım sistemlerindeki yolcu koltuklarının tasarımında ise, yüksek oranlı değerler kullanılmalıdır. Bu tip umumun kullandığı eşyaların tasarımındaki en ufak bir uyumsuzluk, popülasyondaki çok sayıda insanı olumsuz etkileyecektir. Diğer taraftan çoğu zaman sadece antropometrik yaklaşımlar da konuyu çözüme kavuşturmaz. Örneğin kapı aralığı boşluklarındaki genişlikler ne kadar fazla olursa o kadar rahat geçiş sağlanır. Aslında, toplumdaki insanların çoğunluğunun vücut ölçüleri ortalamaya çok yakındırlar, ancak daha aşırı uçlardaki insanlara uyum sağlamak için yapılan çabalar çoğu kez daha küçük kazanım olarak geri döner. Uçlara gidildikçe bu kazanım çok daha azalır. Örneğin bir otomobil yüksekliğinin belirlenmesinde, yükseklik arttıkça rüzgâra direncin yanında maliyet de artar. Daha uzun boylu sürücüler böyle bir tasarımda rahat eder. Ancak, onlar için artan rahatın yanında maliyetler de artmış olur.
Bu durumda maliyet ile yarar arasında bir optimizasyona gidilir. Yapılacak antropometrik çalışmalarla toplanmış veriler amaca uygun kullanılması gerekir. Yani antropometrik tasarımda ne aritmetik ortalama, ne maksimum değer, ne de minimum değer kullanılmaz. Kullanılacak olan (yapılacak istatistiksel hesaplarla elde edilecek) ya sığışma ölçüsüdür ya da erişme ölçüsüdür. Ayrıca ürün ve aletlerin tasarımında, ilgilenilen tüm değişkenler dikkatle ele alınarak gerekli ölçüler değerlendirilmeli, yani kullanılacak veriler (sığışma ya da erişme ölçülerinden birisi olarak/dikkatlice seçilmelidir.
Antropometrik Çalışma Tasarımı
Ergonomide, oturmak, yürümek ya da ayakta durmak gibi vücudun duruşları “Postür”ün (duruş biçimleri) konularıdır. Dolayısıyla çalışma ortamlarının Ergonomik tasarımlarda çalışanların oturarak, ayakta veya her iki postürde çalışmalarının detaylı analizi gerekir. Postür, “vücudun her bir bölümünün kendisine bitişik segmente ve bütün vücuda oranla en uygun pozisyonda yerleştirilmesi” olarak tanımlanmaktadır. Oturarak ve ayakta yapılan işler arasında çalışma yüksekliği farklı olduğu için, iş süreçleri dikkatlice analiz edilerek Ergonomik olarak tasarlanır. Tüm çalışma zamanı boyunca oturma veya tüm zaman ayakta durma Ergonomik olarak çok sakıncalıdır. Oturarak, ayakta veya diğer formlarda çalışılan işlerin tasarımlarında, zorlanmanın minimize olacağı postürler bulunmalıdır. Bunun için daha ziyade göz, diz, kalça ve dirsek yükseklikleri ile el ve ayakların uzanma ve açılma alanları göz önüne alınmalıdır.