AÖF Soru Bankası

İş Hijyeni ve ErgonomiÜnite 7 Özeti

Ergonomi ve Çalışma Ortamı

İŞG201U-İŞ HİJYENİ VE ERGONOMİ

Ünite 7: Ergonomi ve Çalışma Ortamı

Giriş

Türkçemizdeki birçok kaynakta İş Bilimi olarak anılan Ergonomide, çalışanın iş yerinde sağlık ve güvenlik (İSG) içerisinde çalışmasını hedefler. Ergonomide işin insana uyumunun sağlanması hedefi, çalışma ortamlarının düzenlenmesinde esastır. Yani, Ergonomik çalışma düzenin insanla uyumlu yapılandırılması gerekir. Çalışma ortamı tasarımında amaç insanların (önceden yapılmış olan tasarımlara zorlamak yerine), anatomik, fizyolojik ve psikolojik tüm ihtiyaçlarına ve sınırlarına uygun tasarlanmasıdır. Örneğin; ofiste bilgisayar, sandalye ve masa düzenlemesi, üretimde tezgâh, stok, kaçış yeri vb. mesafelerinin tasarımları, çalışan dostu (worker friendly) ortam hedeflemeyi içerir. Ergonomi, çalışanların fizyolojik, psikolojik ve biyolojik özelliklerini inceleyerek, onları uygun bir iş ortamında çalıştırmayı hedefler. Çalışma ortamı tasarımında güvenlik ve konfor faktörlerinin eş güdümü sağlanmakla beraber (eğer bir ikilem ortaya çıkarsa) elbette tercih (her hâlükârda) İş Sağlığı ve Güvenliğidir.

İş ortamlarının tasarımında insan yeni baştan yaratılamayacağına göre, onun kabiliyet ve sınırlarının bilinmesi ve dolayısıyla bu bilgiler kapsamında hareket edilmesi şarttır. İnsan yetenek ve toleransları esas alınarak yapılan Ergonomik iş yeri tasarımlarında, çalışma koşullarının insanla uyumlu hâle getirmesi ile kullanım kolaylığı ve iş verimliliği artarken, yetenekleri dışında çalışmayan insanlardaki azalan yorgunluk ve stres ile insan hataları minimize olmakta (düşmekte) ve dolayısıyla kaza ve yaralanmalar azalmaktadır.

Ergonomik Çalışma Ortamı belli bazı başlık altında incelenir:

Antropometrik açıdan çalışma ortamı düzenleme (bk. Bölüm 8: Ergonomi ve Tasarım)

• Fizyolojik açıdan çalışma ortamı düzenleme • Psikolojik açıdan çalışma ortamı düzenleme • Enformatik çalışma ortamı düzenleme, • İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) açısından çalışma ortamı düzenleme

Kitabın bu bölümün amacı, çalışma ortamlarının düzenlenmesinde Ergonomi biliminin sunduğu bilgilere erişmektir. Konular (Antropometri konusu bir sonraki bölümde olmak üzere) yukarıdaki başlıklar altında incelenecektir.

Fizyolojik Çalışma Ortamı Düzenleme

Tüm çalışma ortamlarında, iklim, aydınlatma ve gürültü gibi çevresel faktörlerin çalışanlarla uyumlu hâle getirilmesi gerekir.

Çalışma ortamı düzenlemenin amacı, çalışma yöntem ve koşullarının insana uydurulmasına (uygun hâle getirilmesine) yöneliktir. Bu amaca ulaşabilmek fizyolojik düzenlemelerde göz önünde bulundurulması gereken örnek bazı hususlar:

• İnsanın etkilenmesi (zorlanması) minimuma indirilmelidir. Aynı performansın sürekliliği için, ağır işler daha kuvvetli kas gruplarına verilmeli, kontraksiyon (kasılma hareketi) hızı ile dinlenme molalarının uyumu ayarlanmalı, gerekli aralıklarla iş değişimi yapılmalıdır (bk. Bölüm 5: Ergonomi ve İnsan) • Yapılan işe göre doğru duruş pozisyonu seçilmelidir. Bu konuda sırt üstü uzanmaya kıyasla, otururken %3-5, ayakta %8-10, ayaktayken yere eğilmiş vaziyette ise %50- 60 daha fazla enerjiye gerek duyacağı (yani daha fazla zorlanacağı) unutulmamalıdır.

Ergonomide fizyolojik çalışma ortamı düzenleme şu başlıklar altında incelenebilir:

• İklimlendirme • Aydınlatma • Gürültü ve titreşim

İklimlendirme

İnsan bedeni (metabolik enerji yardımıyla) belli bir iç ısıya (yaklaşık 37 derece) ayarlanmıştır. Ayrıca, vücuttaki ısı ve tuz gibi bazı değerlerin belli sınırlar içinde kalması gerekmektedir. İnsan vücudunda ve yapısında, bu değerlerin belli aralıklarda kalmasını sağlayan, ayarlayan mekanizmalar mevcuttur. İnsan bu mekanizmalar ile olumsuz çevre şartlarına karşı kendini savunur ve olumsuz şartlarda dahi hayatiyetini devam ettirme imkânını sağlar.

İklimlendirmede yayılan ısı, hava akımı, nem, sıcaklık ve ısı stresi gibi konulara dikkat edilmelidir.

Aydınlatma

Çalışma koşullarının neden olduğu yorgunluğun önemli bir kısmının gözlerin zorlanmasından ileri geldiği bilinmektedir. Zira insanın enformasyon algılamasında en önemli rolü üstlenen göz, bu algılamanın % 80-90’ını gerçekleştirir. İyi bir aydınlatma insanın zorlanmasını azaltırken, performansını (%15-40) yükseltmektedir. Bu sebeple günümüzde iyi bir aydınlatma, çalışanların etkin, doğru ve güvenli olarak çalışması ve yorgunluk derecesinin azaltılması bakımından önemi giderek artan bir faktör durumuna girmektedir.

Aydınlatma, genel bir ayrımla doğal ve yapay aydınlatma olarak iki kısımda incelenir. Doğal aydınlatmanın yetersiz olduğu durumlarda, yapay aydınlatma doğal aydınlatmayı tamamlayacak şekilde kullanılır

Gürültü

Gürültü, kısaca rahatsız eden veya zarar veren ses olarak tanımlanır. Gürültü, insanların işitme sağlığını ve hatta algı yeteneğini olumsuz etkileyen, özellikle psikolojik dengelerini bozabilen, çalışma performansını azaltan bir çevre kirliliğidir. Gürültünün şiddeti arttıkça etkisi de artar. Ses karmaşasının gürültü olarak algılanması, sadece sesin yoğunluğuna değil, ses karmaşasındaki enformasyon


içeriğine ve algılayan kişinin ses olayına karşı takındığı tavra bağlıdır.

Psikolojik Çalışma Ortamı Düzenleme

Çalışma ortamlarındaki insan-çevre etkileşimini inceleyen Ergonomi, insanın davranış ve reaksiyonlarını tetikleyen psikolojik yapısını da takip etmektedir. Ergonomik uygulamalarda Ergonomistlerin (mühendisler, psikologlar, fizyologlar, psikiyatristler ve psikoterapistlerin) önemli rolleri bulunur. Zira Ergonomik süreçler sadece mühendislik (teknik faaliyetler) ile sınırlı değil, insanların (motivasyon gibi) psikolojik yönleri ile de doğru orantılıdır.

Teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin, üretimi hazır hâle getirecek olan temel faktör yine insandır. Bu sebeple, çalışandan en yüksek verimin alınması isteniyorsa, onun psikolojik yapısını olumsuz yönde etkileyecek faktörleri ortadan kaldırılması gerekmektedir.

Sağlık, “bedensel, ruhsal ve sosyal yönden iyilik hâli” olarak tanımlanmaktadır. Psikolojik açıdan çalışma ortamı düzenlemenin hedefi, çalışana kendisini tekdüze bir çalışmada uyaracak, motivasyonunu arttıracak rahat bir çevre meydana getirmektir. Bu şekilde, çalışma ortamlarında düzen ve güvenlik sağlandığı gibi, çalışma performansının artmasına da katkı verilmiş olur.

Psikososyal rahatsızlıkların yol açtığı stresin kalp ve dolaşım, solunum, sindirim, kas iskelet gibi vücuttaki birçok sistemi olumsuz etkilediği bilinmektedir. Stres, çalışanın duygu, his, düşünce ve davranışlarıyla birlikte, fizyolojik işlevlerinde de bazı değişikliklere yol açabilir. Çalışma ortam koşullarındaki problemlerin psikolojik ve fizyolojik sağlık problemlerine olumsuz etkilere sebep olduğu bilinmektedir

Enformatik Çalışma Ortamı Düzenleme

İnsan, bir şeye karar vermeden veya bir işi yapmak için harekete geçmeden önce, mutlaka algılama olayını gerçekleştirmesi gerekir. Bu algılamanın olabilmesi için de gerekli ve yeterli enformasyonların alınması gerekmektedir. Çevreden gelen her türlü enformasyonun (bilgilerin) alınışı ise (isteğe bağlı ya da bağlı olmaksızın) görme, işitme ve dokunma gibi duyu organları aracılığıyla oluşur. Çalışma açısından önem taşıyan enformasyonların %90’ından fazlası bu algılama organları üzerinden gerçekleşmektedir.

Enformatik (bilgi) algılamada, duyu organlarının dışında başka faktörlerde vardır. Bunlar enformasyonun türü, duyu boyutu (işle ilgili nesnelerin yapı, desen, renk, biçim, konum, nicelik vb.), bildirme duyarlılığı ve bozucu etkenler (göz karmaşası, yetersiz aydınlatma, gürültü vb.) gibi faktörlerdir. İnsan tarafından algılanacak enformasyon sayısı, duyu organları performans yetenekleri ile ilişkilidir. Bu tip performanstaki düşüşler, insanın enformasyon algılama ve bunlara tepki gösterme özelliğini zayıflatır. Bu durumlarda “dikkat yoğunluğu sorunu” ortaya çıkar. Çok fazla enformasyonun olduğu

hâllerde ise, yorgunluk ve muhtemelen duyu boyutu kapasitesinin kaybolması gibi bir sorunla karşılaşılabilir.

Güvenli Çalışma Ortamı Düzenleme

Ergonomi; işçi sağlığı, İş Sağlığı ve Güvenliği, çalışma ortamının insan faktörü ile uyumunu inceleyerek, mesleki risk ve hastalıkların ve dolayısıyla iş kazalarının en alt düzeye indirilmesi çalışmalarını kapsar. Güvenlik tekniğine dayalı çalışma ortamı düzenleme, kazalardan korunmaya ve meslek hastalıklarını önlemeye yönelik bütün teorik ve pratik tasarım ilkelerinin göz önüne alındığı teknik önlemleri kapsamaktadır. Bu teknik önlemler bir taraftan İş Sağlığı ve Güvenliğini artırmayı amaçlarken, öte yandan çalışanların sağlık ve yaşamlarının korunmasına katkı sağlamış olur.

Tıbbi, teknik, ekonomik, sosyal ve hukuki yönleri olan bir kavram olarak İş Sağlığı ve Güvenliği İSG (Occupational Safety and Health, OSH), kısaca işçilerin iş kazaları ve meslek hastalıklarına karşı korunmalarının sağlanması şeklinde tanımlanır. İş Sağlığı ve Güvenliği, işin yapılışı sırasında fiziki çevre şartları nedeniyle, işçilerin karşılaştıkları sağlık sorunları ve mesleki tehlikelerin ortadan kaldırılması ve azaltılması üzerine araştırmaları kapsar.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında