İŞG201U-İŞ HİJYENİ VE ERGONOMİ
Ünite 5: Ergonominin Tanımı ve Gelişimi
Giriş
Ergonomi; insan kabiliyet ve kapasitesine uygun iş çevresi düzenlemekle dolayısıyla, işçi sağlığının sağlanması ve iş kazalarının minimizasyonu sağlamış olmaktadır. Haddizatında (aslında, gerçekte ise), güvenlikle ilgili yapılacak tüm teorik ve pratik yaklaşımların odak noktasındadır.
Diğer bir ifadeyle Ergonomide, insanların yetenekleri dışında çalışmalarının önlemesiyle artan güvenlik, kaza ve yaralanmalara yol açabilecek hataları önlediği için, işi daha güvenli hâle getirir.
Dolayısıyla çalışma yerlerindeki Ergonomik normlar, İş Sağlığı ve Güvenliğinin (kısa ardıyla İSG) kendisidir.
Ergonomi Kavramına Giriş
Endüstrileşmenin her aşamasında vazgeçilmez unsur olan insan faktörünün sağlık ve güvenlik (İş Sağlığı ve Güvenliği, İSG) gibi sorunları ancak yirminci yüzyılın ilk yarısında ele alınmış, iş güvenliği ile verimlilik arasındaki önemli ilişkinin de fark edilmesi ile birlikte, insan ile çalışma ortamı arasındaki ilişkileri kapsamlı olarak inceleyecek bir disiplin arayışı başlamıştır. Bu durum “Ergonomi” (Ergonomics) biliminin doğmasına yol açmıştır.
Ergonomi terimi aslen Yunanca “ergon” (iş, emek, çalışma) ve “nomos” (yasalar, bilim) kelimelerinden gelir.
Ergonominin Tanımları
Bu bölümde, İş Sağlığı ve Güvenliğinin bağlamında çok önemli olan “Ergonomi” kavramının farklı açılardan yapılmış tanımları harmanlanmıştır.
Ergonomi; çalışan (işçiler) için, sağlık ve güvenliğinin yükselmesi ile yüksek moral kaynağı olurken, çalışanların performanslarının artırılması da işletme için artan kalite, üretkenlik ve rekabet edebilirliktir.
Ergonomi; maksimum verimlilik gibi performansı, kaza, stres ve yorgunluk gibi minimum insani çaba ile elde etmektir.
Ergonomi; insanın işte daha verimli ve sağlıklı olabilmesi için gereken şartları yerine getiren bir bilimdir.
Ergonomiyi tanımlamada kullanılan orta uzunluktaki ifadeler şunlardır:
• İnsan-makine sistemleri mühendisliği ve tasarımı, • Bilimi, iş çevresinde çalışan insanlara uygulama, • Güvenli iş operasyonları ile ilgili çalışanların sınırlı yetenekleri üzerine çalışma, • Kullanıcılar ile görevler arasındaki uyumun bilgisini geliştirme, • Sistemlerde insanlar ile makineler arasındaki arakesit.
Ergonominin Amacı
Bireylerin ya da toplumun ihtiyaçlarını karşılamak ve toplumun gelişmesini sağlamak amacıyla yapılan, belirli bir değer oluşturan faaliyetlere iş denilir. İşçinin refahını, güvenliğini, performansını ve aynı zamanda da iş verimini artırmaya yönelen Ergonomi, “hayatın insana uygun hâle getirilmesi”ni amaç edinmiştir.
Ergonominin temel amacı, insan yeteneklerini en iyi şekilde kullanarak onu en uygun işe yerleştirmek ve performansını en yüksek düzeye çıkarmaktır.
Ergonominin amacı, iş gören ile işi arasında iyi bir uyum sağlayarak, insanın çalışırken aşırı zorlanma nedeniyle zarar görmesini engelleyerek verimliliği artırmaktır.
Ergonomi, insanın daha verimli olabilmesi için;
• İşinde sağlık ve güvenlik içinde çalışması, • İşin, insanın antropometrik ölçülerine, beden gücüne ve kişisel özelliklerine uygun olarak tasarlanması, • Her türlü alet, makina ve donanımın insan yetenekleriyle uyumlu bir şekilde tasarlanması, • Psikososyal açıdan olumlu bir iş ortamın oluşturulması, • Çalışma hayatının insana önem vermesi gibi amaçları yerine getirmeye çalışır.
Ergonominin Çalışma Alanları
Ergonomi, insan hayatının tamamen her alanında karşılaşabileceği bütün şartlar için geçerlidir.
Ergonominin temel fonksiyonları, insanların iş yerinde verimli, sağlıklı ve güvenli çalışabilmeleri için iş organizasyonunun insanın fiziksel ve psikolojik yapılarına uygun düzenlenmesini sağlayarak performansın arttırılmasıdır.
Ergonomide çalışan insanın işte daha verimli ve sağlıklı olabilmesi için aşağıdaki şartları yerine getirmeye çalışır:
• Çalışanların sağlık ve güvenlik içerisinde çalışmasının sağlanması, • İşin, insanın antropometrik ölçülerine beden gücüne ve kişisel (bilişsel, ruhsal) özelliklerine uygun olarak tasarımının sağlaması, • Her türlü alet, araç, eşya ve donanımın insan yeteneklerine uygun şekilde tasarlanması, • Psikososyal açıdan olumlu bir iş ortamı için çalışma hayatının insana yakışır olmasının sağlanması.
Çalışma şartlarının insan üzerindeki zorlayıcı ve olumsuz etkilerinin ortadan kaldırılması ya da sınırlandırılmasına yönelik bütün gayretler Ergonominin alanına girer.
Sistemin insanla etkileşimi olduğu sürece, insan yetenek ve kabiliyet, sınırlar ve diğer karakteristiklerini araştıran Ergonomi de var olacaktır. Çalışma alanı çok geniş olan Ergonominin bu özellikleri, uluslararası kurumlarca sınıflandırılmıştır.
Uluslararası Ergonomi Derneğine (International Ergonomics Association, IEA) göre Ergonominin üç tür çalışma alanı mevcuttur:
• Fiziksel Ergonomi • Bilişsel Ergonomi • Örgütsel Ergonomi
Ergonomi’nin HFES’teki çalışma alanları, IEA’nın üç kategorisine benzer, ama beş grup altında toparlanmıştır:
• Donanım Ergonomisi (Hardware Ergonomics) • Çevresel Ergonomi (Environmental Ergonomics) • Bilişsel Ergonomi (Cognitive Ergonomics) • İş Tasarımı Ergonomisi (Job Design Ergonomics) • Makro Ergonomi (Macro Ergonomics)
Ergonomistlik
Ergonomi alanında çalışan insanlara “Ergonomist” (Ergonomi Profesyonelleri, İnsan Faktörleri Uzmanları, Uygulamalı Ergonomiciler, Ergonomi Pratisyenleri) denir. Pratik olarak Ergonomistler, güvenlik, sağlık, konfor, performans ile verimlilik ve kaliteyi de içeren sistem değişiklikleri ve tasarımına, İnsan Sistem Etkileşim Teknolojisini uygular.
Ergonomistlerin faaliyetleri birçok disiplini beraberinde gerektirmektedir:
• Bilgi ve karar (grafik tasarım, psikoloji, bilişim bilimleri), • Çalışma ve iş süreçleri (tasarım, mühendislik, yönetim, psikoloji), • Çevresel tolerans (biyoloji, psikoloji, adli), • Elektronik tüketici eşyalarının kullanılabilirlik testleri, • Fiziksel boyut ve biçim (antropometri ve biyomekanik), • Fiziksel gereksinimler (fizyoloji ve biyoloji), • Fiziksel iş çevresinin tasarımı, • İleri teknoloji ile arakesit tasarımı, • İnsan girdi karakteristikleri (fizyoloji, duyusal psikoloji, fizik), • İnsan güvenilirlik araştırması, • İnsan-Bilgisayar Arakesit Yazılımı, • İşgücü maliyet hesaplama yöntem bilimi, • İş ile ilgili kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları, • İş organizasyonu ve tasarımını değiştirecek yöntembilim, • İş ve süreç tasarımı • Kültür (psikoloji, sosyoloji), • Kurumsal tasarım ve psiko-sosyal iş organizasyonu, • Nükleer santralın kontrol odası tasarımı, • Sistem tasarımı (sistem tasarım ilkeleri, afet çalışmaları), • Ürün sorumluluğu, • Veri toplama, sağlama ve analizi (istatistik, iş yöntemleri, grafik tasarımı),
• Vücut ritimleri (kronobiyoloji, bioritm), • Yol güvenliği ve taşıt tasarımı, • Zihinsel iş yükü.
İşin niteliği ne olursa olsun iş, insan üzerinde değişik derecelerde stres yani zorlanma sebebidir. Ergonomistler çalışma ve yaşama ortamındaki stresi ve insanın bu stresle baş edebilme çaba ve uyumunu sağlayacak önlemleri araştırır.
Ergonominin Gelişimi
İnsanlar ile kullandıkları araçlar arasında “iyi bir uyum”un önemi, uygarlığın erken zamanlarını işaret edilmektedir. Tarihte antilop kemiklerinden yapılan ya da çakıl taşlarından seçilen aletler, bizi Ergonomi tarihinin insanlığın başlangıcı kadar geriye götürmektedir. Dolayısıyla Ergonomi biliminin kuruluşu ilk insanlara dayanıyor olabilir.
Ergonominin Dünyadaki Gelişimi
Tarih boyu gelişim ve değişim, yapılan işlerde araç, makine ve iş süreçlerinin seçimi ve oluşumunu devam ettirdi. Değişim, yüzyıllar boyunca özellikle tarım gereçlerinin (pulluklar vb.) ve aletlerin (keskiler, çekiçler) tasarım ve imalatında devam etti. Sanayi Devrimi (1760- 1840) ile birlikte, iplik makinası ve demir cevherini düz levhaya getirmede kullanılan haddehane makineleri gibi iş süreçlerini iyileştirmedeki tüm yaklaşımlar aslında bugünün Ergonomisindeki aynı motivasyondur. Leonardo da Vinci’yi (1452-1519) Ergonomi prensiplerini ilk uygulayanlar arasında sayılabilir. Leonardo, insan vücudu üzerine çalışmalar yapmış ve bulgularını insanların kullanabileceği makina tasarımlarında kullanmıştır. Diğer taraftan Bernardino Ramazinni’nin (1633-1714) 1713 yılında meslek hastalıkları ve iş kazaları hakkında yazdığı “De Morbis Artificum Diatriba” kitabı da (1713) işle ilgili şikâyetleri, yani insanın işle arasındaki uyumsuzluğu neticesinde oluşan problemlerin tespit ve tedavisi de yine Ergonominin bir yaklaşımını ifade etmektedir (bk. Bölüm 1: İş Hijyenin Tanımı ve Gelişimi).
Ergonominin Ülkemizdeki Gelişimi
Ergonomi Türkiye’de ilk kez 1968 yılında İstanbul Teknik Üniversitesinde Prof. Dr. Ahmet Fahri Özok tarafından “İşbilim” sunumu ile olmuştur.
Ergonominin ülkemizde ilerlemesinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına bağlı Verimlilik Genel Müdürlüğünün (önceki ismiyle Millî Prodüktivite Merkezi, MPM) önemli katkıları olmuştur.
Günümüz Türkiye’sinde başta mühendislik olmak üzere teknoloji, spor bilimleri, sağlık bilimleri, tıp, diş hekimliği, eczacılık, eğitim bilimleri gibi birçok branşta Ergonomi dersleri yürütülmektedir. Ergonomi, bu eğitim kurumlarında ya kendi orijinal “Ergonomi” isminde ya da “İş Hijyeni”, “İşbilim”, “İş Etüdü”, “İş Süreçleri Analizi”, “Endüstriyel Tasarım”, “İş Sağlığı ve Güvenliği” isimleri altında verilmektedir. Müfredatlarında Ergonomi dersinin
olmadığı bölümlerde ise farklı derslerin içinde verilmektedir.
Bununla beraber Ergonomi, başta İş Sağlığı ve Güvenliği konuları olmak üzere endüstri, maden, inşaat, biyomedikal, biyosistem, gemi inşaat, makine, biyonik, sistem, endüstriyel tasarım, bilişim, bilgisayar, uzay, uçak, işletme, tıp, orman mühendisliği gibi teknik branşların yanı sıra tıp, meslek hastalıkları, anatomi, fizyoloji, fizyoterapi, halk sağlığı, yazılım, işletme, hukuk, yönetim, verimlilik, çalışma hayatı, psikoloji ve sosyoloji gibi birçok disiplin ve meslek dallarına yönelik etkinlikler düzenlenmektedir. Ve artık günümüz Türkiye’sinde “Ergonomi Odaklı Yaklaşım” anlayışı yerleşmiştir.