İkna edici iletişimde kaynak güvenirliği nedir?
Kaynak Güvenilirliği
İkna üzerine gerçekleştirilen çalışmalarda belki de en büyük uzlaşı, kaynak güvenilirliğinin, kaynağın özelliğinden ziyade bir algı durumu olarak ele alınmasıdır. Bu nedenle bazı ikna çalışmalarında kaynak güvenilirliği kaynağın bir özelliği olarak değil, kaynağın hedef kitlenin zihninde oluşturduğu algılar toplamı olarak ele alınır (Stiff, 1994, s. 92; Bettinghaus, 1980, s. 91). Buradan hareketle kaynak güvenilirliğinin kısmen iknacının niyeti, toplumdaki konumu, bilgisi ve samimiyeti hakkındaki inançlara dayandığı ve alıcıların kaynağa yönelik tutumları ve güven algıları tarafından belirlendiği söylenebilir (Ross, 1990, s. 98).
İletişim alanında pek çok ampirik çalışma ile kaynak güvenilirliği tanımlanmaya ve kaynak güvenilirliğinin iknaya olası etkisi açıklanmaya çalışılmıştır. Özellikle Hovland’ın çalışmaları bu alana önemli katkılar sunmuştur. Hovland, Janis ve Kelley (1953) tarafından gerçekleştirilen bir çalışmada yazarlar kaynak güvenilirliğini; uzmanlık (expertise) ve inanılırlık (trustworthiness) olmak üzere iki faktörün birleşimi olarak tanımlamışlardır. Buradan hareketle alıcılar tarafından uzman ve inanılır bulunan kaynakların güvenilir olarak algılandığı söylenebilir. Yazarlar tarafından ileri sürülen ve kaynak güvenilirliğinin temel bileşeni olduğu iddia edilen uzmanlık ve inanılırlık faktörleri, aynı zamanda diğer çalışmalara rehberlik etmesi bakımından da önemlidir. Kaynak güvenilirliği, kaynağın alıcılar tarafından algılanan uzmanlığının ve inanılırlığının bir kombinasyonu olarak tanımlanabilir (Stiff, 1994).