AÖF Soru Bankası
İLT112U · Ünite 2

Çizgisel ve Sosyo-Psikolojik Yaklaşımlar

İletişim Kuramları dersi, ünite 2 özeti

sosyal psikoloji disiplinleri içerisinde iletişime değinilir. Giriş 20. yüzyılın başında yaşanan bazı kitle hareketleri de geniş

Endüstri (sanayi) devrimi sonrasında genişleyen ve kitlelerin kolayca yönlendirilebileceği ve belli sonuçlar herkesin ortak kullanımına açık anlamına gelen kamusal alınabileceği kanaatini artırmıştır. Hitler dönemi alan, sayıları artan kentler ve kent kültürü; Amerikan ve Almanyası’nın kuramcılarından Goebbels, bütünle olduğu Fransız Devrimleriyle birlikte anılan ve ivme kazanan kadar ayrıntılarla da ilgilenir. Almanya, Spartaküs siyasi temsil, eşitlik ve özgürlük olgularındaki dönüşümler olaylarını yaşamıştır. Spartaküsler I. Dünya Savaşı ile devlet iktidarıyla merkezileşmenin güçlenmesi önemli boyunca Almanya’da etkinlik gösteren, savaş sonunda yapısal dönüşümlerin başlıcalarıdır. Tüm bu köklü öncülük ettikleri başarısız ayaklanma girişimi sırasında değişim dönüşüm sürecinde iletişim araçları, birer bilgi ve dağıtılan devrimci bir topluluktur. Kitlesel hareketlerin en enformasyon yayma ve edinme araçları olarak hem önemlisi Sosyalist Devrim’dir. Çünkü Sosyalist Devrim değişimi hızlandırmış hem de bu değişimlerden doğrudan sadece ayaklanmayla kalmamış, kitlelerin etkilenmiştir. yönlendirilmesiyle belli sonuçların alınabileceği ve 19. yüzyılın sonlarından itibaren medyanın insanları toplumda radikal değişimlerin yapılabileceğini de yönetme ve yönlendirmedeki gücü ekonomik, politik ve göstermiştir. Kitle toplumunun pek çok özelliği Sanayi askeri seçkinler tarafından da fark edilmiş ve kendi Devrimini yapan öncü ülkelerden olduğu için ABD’de politikalarını benimsetme amacıyla kullanılmaya ortaya çıkar. Kitle kültürü, tüketim ve refah toplumu başlamıştır. İletişim araştırmalarının 19. yüzyıl sonları ile kavramları 1945 sonrasında kapitalist Amerika’nın 20. yüzyılın başlarında ortaya çıkıp gelişme göstermesinin tanımlanması ve analizinde sıklıkla başvurulan en yaygın başlıca nedeni, medyanın gücünün fark edilmesidir. ve çekici kavramlardır.

Kitle Toplumunun Doğuşu ve İletişim Araçları İlk Çalışmalar

Endüstri devrimi sonrasında artan kentleşme ve iletişim ABD’de ortaya çıkıp dünyanın her yerine yayılan “ana araçlarının yaygın kullanımı nedeniyle ulaşılan yeni akım” iletişim kuramları, varolan sistemin; yani toplum yapısı “kitle toplumu” diye adlandırılır. Kitle liberalizmin sorunlu işleyen yönlerinin uyarılması, tamir toplumu, kapitalizmin bir ürünüdür; sanayileşme, edilmesi ve devamlılığı genel felsefesine dayanır. modernleşme ve kentleşme süreçlerinin bir sonucudur. Pozitivizmi ve amprizimi (deneycilik) temel alır. Bilgiyi Kitle toplumunda iletişim önemli oranda iletişim araçları ve sermaye birikimini yatırım, üretim toplumsal büyüme aracılığıyla gerçekleştirilir. 20. yüzyılda yeni fikirlerin, ve gelişme amaçlı olarak kullanır. Bu anlayışta toplum, imgelerin ve tüketim kalıplarının kendini göstermesiyle canlı bir organizma olarak kabul edilir ve toplumdaki birlikte yerel ve bölgesel olan pek çok inanç, değer ve dengenin korunması, değişim ve iyileşme kanallarının açık günlük yaşam alışkanlıkları ve uygulamaları da tutulması, ayrımcılığın ve çatışmanın ortadan kalması ile dayanaklarını yitirir. Kitle iletişim araçları da bu sürecin önyargılarla mücadele hedeflenir.

kaçınılmaz bir parçasıdır. İletişim alanında araştırma yapma isteğinin arka planında

Kablolar aracılığıyla, özellikle telefon ve telgraf sayesinde eğitim, propaganda, telekomünikasyon, reklam ve halkla 19. yüzyılda uzak mesafelerle haber, bilgi ve enformasyon ilişkiler alanlarında etkiyi artırma ve bunları da test alma ve gönderme olanağı tüm dünyada iletişim alanını edebilme arzusu yatar. Dolayısıyla iletişim araştırmaları genişletir. 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başları; ulaşım toplumsal ve siyasal yaşama ilişkin pratik nedenlerle araçları olarak bisiklet, otomobil ve uçağın önemli gelişme başlamış, sosyoloji ve psikoloji disiplinlerindeki gösterdiği dönemdir. Bu dönem ayrıca köprüler, kanallar gelişmelerden beslenmiştir. 19. yüzyılın sonlarından ve tüneller gibi büyük kamusal çalışmaların da dönemidir. 1960’lara kadar olan süreci kapsayan, birinci ya da ilk Şehirlerin elektriklendirilmesi ile birlikte demiryolu dönem iletişim araştırmaları olarak kategorize edilen ulaşımı devreye girer. Ulaşımdaki alt yapı iyileştirmeleri iletişim araştırmalarını daha yakından tanımaya çalışalım.

işçilerin çalıştıkları yerlerden daha uzak mesafelerde Uyaran-Tepki Modeli yaşamalarına olanak sağlar ve şehirleşmenin artmasını İletişim alanında başlangıcı yapan ve 1940’ların sonlarına teşvik eder. Böylelikle hem bir tüketim toplumu hem de kadar egemen olan yaklaşım, psikoloji disiplininden gelen işten eve gidip gelen bir “kitle toplumu” ortaya çıkar. uyaran-tepki modelidir. Uyaran-tepki modeli bir uyarana

İletişim Araştırmalarının Gündeme Geliş yine bu uyaranın hedefi doğrultusunda cevap ya da bir Koşulları tepki vermedir. Dolayısıyla sosyal bilimlerin değişik dalları içerisinde kitle iletişim araçlarına yönelik yapılan Kitle iletişim araçlarının akademik bir ilgi konusu olması araştırmalara yön veren temel soru, iletişim araçlarının ve üniversitelerde araştırmaların yapılmaya başlaması; iki bireylerin tutumları ve davranışları üzerinde nasıl bir etki dünya savaşı arasındaki dönemde, bir savaş yaptığıdır. konjonktüründe (koşulları altında) başlar. İlk iletişim araştırmaları, 20. yüzyılın başlarında Amerika Birleşik Algı ve Tutumlar Devletleri’nde daha sonraları da Kanada’da yapılır. Henüz Algı, “insanların çevresindeki uyaranların ya da olayların ayrı bir “iletişim” alanı yoktur. Psikoloji, sosyoloji ve ayrımında olması ve onları yorumlama süreci” ya da


“insanın yakınındaki dünyadan etkin bir şekilde malzeme İletişim sürecini anlamaya çalışanlar sadece sosyal seçimi yapması ve bu malzemeyi anlamlandırması” olarak bilimciler değildir. Politikacılar, Amerikan ordusu ve tanımlanır. sermaye sahipleri de II. Dünya Savaşı sonrasında sayısı artan günlük gazeteler ve radyo istasyonlarını daha Tutum; bireyin kendine ya da çevresindeki herhangi bir yakından tanımak üzere konuya ilgi gösterirler. Kimi nesne, toplumsal konu ya da olaya yönelik deneyim, bilgi, zaman doğrudan kullanmak ve kimi zaman da karşı duygu ve güdülerine dayanarak örgütlediği zihinsel, strateji geliştirmek amacıyla propaganda ve iknanın nasıl duyusal ve davranışsal bir tepkinin ön eğilimidir. çalıştığı, politikacılar ve sermayedarlar tarafından sahip Sihirli Mermi olunmak istenen bilgilerin başındadır.

Medyanın insanlar üzerindeki etkilerine kafa yoran ilk Harold Lasswell ve İletişim Zinciri Modeli iletişim araştırmaları, medya mesajlarının insanların Harold Lasswell, “Lasswell formülü” ya da “iletişim tutumlarını istendik yönde etkileme ve yönlendirmede zinciri” olarak adlandırılan modelini 1948 yılında hayli güçlü etkilere sahip olduğu şeklinde abartılı bir ön geliştirir. Lasswell modelinde iletişim sürecinin öğelerini kabule sahiptir. Bu yaklaşım medyanın etki gücünden de şöyle belirtir: “Kim, neyi, hangi kanalla, kime ve hangi bir korku duyulması ya da tedirgin olunması gerektiğine etkiyle” söyler. Lasswell’e göre ister yüz-yüze isterse de işaret eder. Medyanın sınırsız derecede etkileme gücünden dolaylı olsun her iletişim eylemi bu formüldeki öğelerin kuşku duymayan Sihirli Mermi Kuramına göre, medyanın tümünü ya da bir kısmını kaçınılmaz bir şekilde içerir. bu kadar güçlü bir etkileme ve yönlendirme potansiyeline sahip olması, onu tüketenlerin yeni ekonomik ilişkiler Shannon ve Weaver’ın Matematiksel Modeli içerisinde, şehir ortamında bir kitle toplumunda Claude Elwood Shannon ve Warren Weaver “İletişimin yaşamaları ve medya mesajlarının tüketiminde hayli Matematiksel Teorisi” (1948) adlı makalelerinde iletişim savunmasız kalmasıyla açıklanır. sürecine teknik bir bakışla yeni bir model geliştirirler.

Sessiz Sinema ve Çocuklar Üzerinde Etkisi Bilgi (Enformasyon) Teorisi’ni temel alan bu model, kaynaktan hedefe mesajın taşınması esnasında herhangi 1920’li yıllarda sessiz sinema Amerika Birleşik bir nedenle veri kaybı olmaması; dolayısıyla yüzde yüzlük Devletleri’nde büyük bir ilgiyle karşılanır. Örneğin 1922 bir mesaj aktarımının imkânlarını araştırır. Bu modelde yılında her hafta 40 milyon bilet satılırken, 1929 yılına gürültü kaynağı yani iletişim sürecini bozan her çeşit gelindiğinde bu rakam; iki katından fazlasına, 90 milyona faktör vurgu alır. İletişim ne söyleneceğini seçen bir ulaşır. Sessiz sinemanın izleyicileri arasında çocuklar da kaynak tarafından başlatılır, sinyal formunda taşıyabilen vardır ve 14 yaşın altında 17 milyon çocuk sinemaya ve dönüştürebilen bir oluktan/kanaldan iletilir ve teknik gitmektedir. Sinemaların içeriği ise günümüz filmlerinden cihaz olan alıcı tarafından hedefe ulaştırılır. Matematiksel farklı değildir; özellikle aşk, seks ve suç önde gelen model daha sonraki iletişim araştırmalarında, daha çok temalardandır. bireyler arası iletişimde kullanılmıştır. Her ne kadar 1929-1932 arasında filmlerin içerikleri, sinema doğrudan kitle iletişiminin içeriğiyle ilgili gibi görünmese izleyicilerinin özellikleri ve filmlerin etkilerini konu alan de gerçekte ana akım iletişim çalışmalarında insan toplam 13 araştırma yapılır. Psikolog ve sosyologların iletişiminin nasıl işlediğinin açıklamasında bir model öncülüğünde yapılan araştırmalarda araştırma sorusuna olarak uzun süre kullanılır. bağlı olarak birden fazla araştırma yöntemi kullanılır. Wilbur Schramm ve İletişim Modelleri Filmlerin içeriklerini analiz için nitel teknikler kullanılırken izleyicilerin özelliklerini ve sayısını tespit Wilbur Lang Schramm, iletişim sürecini anlatan için anket yapılır. Araştırma sonuçları sessiz filmlerin modelinde (1954) üç temel bileşene veya öğeye ihtiyaç çocukların bilgi edinmesi, tutum değişikliği, duygu olduğunu belirtir. Bunlar;

dünyaları, ruh sağlıkları ve davranışları üzerinde etkili • Kaynak, olduğunu ortaya koyar. Etnik gruplar, ırkçılık ve • Mesaj (ileti) ve toplumsal konularda çocukların fikirlerinin • Hedef (alıcı) şeklinde sıralanır. şekillenmesinde filmler önemli bir yere sahiptir. Schramm modelini geliştirirken M.Ö. 300 yılında sözlü II. Dünya Savaşı Sonrası iletişim konusunda kafa yoran Aristo’nun görüşlerinden

Yıkıcı II. Dünya Savaşı (1939-1945) her alanda olduğu etkilenir. Aristo, retorik (rhetoric) de üç bileşen olduğunu gibi iletişim araştırmalarını da sekteye uğratır bilimsel söyler: çalışmalarda bir duraklama dönemi yaşanır. II. Dünya Savaşı sonrasında ise ABD’de iletişim alanındaki • Konuşmayı yapan konuşmacı, araştırmalarda önemli bir artış dikkati çeker. Kitle iletişim • Konu ve araçlarının insanların tutum ve davranışlarını nasıl • Hedeflenen dinleyici.

etkilediği konusunda yeni bir perspektife ihtiyaç vardır ve Schramm’a göre her sağlıklı iletişimin işleyişi şöyledir: iletişim çalışmalarında yeni açılımlara ihtiyaç duyulur. Kaynak tarafından mesaj kodlanır (anlamlı iletilere

dönüştürür), hedefe belirli kanallar kullanılarak iletilir.


Hedef (alıcı) ise aldığı mesajları kod açımına uğratır tartışma geleneğinin aksine kurgusal teorik bir tartışmanın (anlamlandırır ve yorumlar). Schramm’a göre bireyler yerine bilgi toplamaya ve davranışların çözümlenmesine kitle toplumunda yalnız yaşamamakta, aidiyet bağları öncelik verir. Ona göre bilimsel etkinlik, bilgi edinme kurdukları muhtelif gruplar içerisinde sosyal yaşamlarını olasılıklarının hesaplanması değil, deney gerçeklerini sürdürmektedir. Aile gibi birincil gruplar ile dernek, vakıf düzenlemeye dayanmalıdır. Lazarsfeld’in yaptığı vb. ikincil gruplara medyadan alınan mesajlar iletilmekte araştırmalar sonucunda, medyanın seçim kampanyalarının ve burada ayrı bir yorumlama süreci yaşanmakta, ardından insanların oy verme davranışı üzerinde doğrudan etkisinin da medyaya dolaylı da olsa tekrar bir geri bildirim olmadığı ve aynı şekilde seçmenlerin edilgen şekilde yapılmaktadır. Dolayısıyla Schramm’a göre toplum ile tesadüfi olarak oy kullanmadığını gösterir. Seçmenlerin kitle iletişim araçları arasında gerçekleşen iletişim siyasi parti tercihi ve oy kullanma davranışının üç etkileşime dayalı bir süreçtir. değişkenden hareketle açıklanabileceği görülür:

Propaganda Kavramı ve Propaganda Çalışmaları • Sınıf, 20. yüzyılın başlarında kamuoyu, siyaset biliminin temel • Coğrafi aidiyet ve çalışma konusu iken I. Dünya Savaşı yıllarında sıcak • Din.

savaşın yanı sıra psikolojik savaşın da aktif uygulanması İkna Kavramı ve İkna Çalışmaları ve iletişim araçlarının artışıyla propaganda çalışmaları artış gösterir. İletişim Sözlüğü’nde propaganda “Örgütlü İkna iletişim çalışmalarında hayli ilgi çeken bir konudur. inandırma etkinliği; çeşitli inandırıcı araçlarla fikirlerin Bir ürünün satılması, siyasi bir lidere oy verilmesi, ve değerlerin yayılması” olarak tanımlanır. Belli çıkarları sigarayı bırakma ya da kan davasını sürdürmenin olan bireylerin ya da grupların, başkalarının kanılarını ve anlamsızlığına insanları ikna etmek gereklidir. İkna, akılcı davranışlarını etkileme amacıyla önceden tasarlanmış, ya da sembolik yollarla insanları yeni bir eyleme ikna ve telkin tekniklerini kullanarak yaptıkları eylem/ler yöneltme, bir fikri ya da ürünü benimsetmede kılavuzluk propaganda olarak değerlendirilir. Propagandanın temel etmedir. İkna insan yaşamında her zaman var olmuştur. işlevi, insan davranışlarını belirli bir fikir etrafında Çünkü insanlar kendi anne, baba, eş, arkadaş gibi özel güdüleme ve yönlendirmedir. Uzun bir tarihe sahip olan çevrelerinden tutun da seçmenler ya da tüketiciler gibi propaganda, başlangıçta herhangi bir fikir ya da ideolojiyi daha geniş çevreleri ikna etmeye çalışırlar. Yüzyıllardır yayma amaçlı kullanılır. Daha sonraları fikirlerin bizatihi insanlar ikna etmede sağduyu ve içgüdülerini kendilerini anlatmada kullanılırken, güncel anlamı fikirleri kullanmışlardır. Aristo, “ikna sanatı” anlamında kullanılan yaymada kullanılan teknikleri ifade eder. Propaganda “rhetorik (retorik)” konusunda çalışan ilk günümüzdeki önemini yöneticilerin, kitlelerin gönüllü düşünürlerdendir.

desteğini kazanma ihtiyacından alır. Hovland’ın Askerlerle Laboratuvar Çalışmaları

Propaganda Strateji ve Teknikleri ABD’nin deniz üssü olan Pearl Harbor limanı 7 Aralık Strateji ve taktik, propagandanın tekniğini oluşturur. 1941 tarihinde Japonya tarafından bombalanır. Ardından Propaganda stratejisi, propagandanın amaçları da Japonlar, Amerika için önem taşıyan Filipinler’e doğrultusunda belirlenir. Örneğin bir siyasi parti saldırır. Bu gelişmeler üzerine dönemin ABD Başkanı kampanyasında temel strateji, diğer partiler Franklin D. Roosvelt, Japonya’ya savaş açtıklarını olumsuzlanırken ilgili partinin olumlu bir görünümü duyurur. Böylelikle II. Dünya Savaşı, ABD ve Japonya’yı (imajını) yaratmadır. Bu amaçla da diğer partilerin da içine alarak Pasifik ülkelerini de kapsayacak şekilde kamuoyu önündeki görünümleri olabildiğince kötülenir. geniş bir alana yayılır. Amerikalı araştırmacı Carl Propaganda planlamasında, siyasi parti programı ile Hovland, askerlere propaganda içerikli filmler izlettirerek propaganda stratejisinin uyumlu olması gerekir. Stratejiyi hem onları savaşma konusunda eğitmeye hem de medya oluşturacak ilkeler çoğunlukla parti programından alınır. aracılığıyla yapılan propagandanın askerler üzerindeki Partinin temel siyasi sembolleri ve simgelerini halka kabul etkilerini ölçmeye çalışır. Hovland’ın çoğunluğu ettirmek temel bir propaganda stratejisidir. Uzun vadeli psikologlardan oluşan kalabalık bir araştırma ekibi vardır. propaganda da bilimsel yayınlar, kitaplar, dergiler, milli Askerleri;

eğitim müfredatı etkili olur. • Deney ve

Partiye taraftar geniş bir kitle yaratılmaya çalışılır. Kısa • Araştırma grubu olmak üzere ikiye ayırır.

vadeli propaganda da ise en çok kitleye en kısa sürede Capra’nın belgesellerini izlettikten sonra onlara anket ulaşılmaya çalışılır. Bunun içinde radyo, televizyon, verir ve anket sonuçları istatistik kullanılarak analiz eder. gazete, telefon ve sosyal medya temel iletişim araçlarıdır. Çalışmanın amaçlarından biri askerleri neden savaşmaları

İki Aşamalı Akış konusunda bilgilendirmektir. Belgeseller hava savaşıyla Amerika Birleşik Devletleri’ne Almanya’dan göç eden ilgili askerlerin bilgilenmesinde işe yaramaktadır ve Paul Lazarsfeld, Viyana’da matematik dalında doktora bilgilenmelerini sağlamakta etkilidir. Eğitim seviyesi eğitimi almış dolayısıyla iyi istatistik bilen bir yüksek olan askerlerin, eğitimi daha az olanlara göre daha araştırmacıdır. Lazarsfeld Viyana çevrelerinin kuramsal fazla bilgilendiği ortaya çıkmıştır.


Hovland ikna konusundaki araştırmalarına Yale 1940’lı yıllardan 1960’lara uzanan zaman diliminde yani Üniversitesi’nde kurduğu iletişim araştırmaları iletişim araştırmalarının ikinci döneminde medyanın öne programında devam eder. “İletişim ve İkna”, “İknada sürüldüğü gibi çok güçlü bir etkileme potansiyeline sahip Sunuş Sırası”, “Kişilik ve İkna Edilebilirlik”, “Tutum araçlar olduğu görüşünden uzaklaşılır. Çünkü Örgütlenmesi ve Değişim” ve “Sosyal Yargı” bu laboratuvarda ve sahada yapılan bilimsel araştırmalar bu programda yapılan araştırmalardan hareketle kaleme görüşleri desteklemez. Kitle iletişim araçlarının kültürel alınan kitaplardır. “İletişim ve İkna” daha sonraki tüketicileri, edilgen izleyiciler olarak değil medyadan çalışmalarda sıklıkla kullanılmıştır. Kaynak güvenirliği ve aldıkları mesajlar içinde bulundukları toplumsal gruplar, korku çekiciliği pek çok çalışmaya öncülük etmiştir. yerleşim alanı ve kültürel iklim gibi farklı toplumsallıklar bağlamında yorumlayan topluluklardır. İletişim sürecini Riley ve Riley’in Sosyolojik Modeli analiz etmeye çalışan modeller ise tek yönlü ve çizgiseldir. Hovland’ın öncülüğünde pozitivist perspektiften, Başarılı ve olumlu bir iletişim için kafa yoran laboratuvar ortamında ve bireylerin tutumlarının matematikçiler Shannon ve Weaver çizgisel modellerine psikolojik açıdan ölçmeye çalışan yaklaşımın ötesine gürültü öğesini dâhil ederek mesajın nasıl mükemmel geçilir. 1950’lerde toplumda kitle iletişiminin işleyişinin taşınacağına kafa yorarlar. Lasswell’in çizgisel modeli de ve etkilerinin sosyolojik analizi yapılmaya başlanır. Shannon ve Weaver’la benzerliklere sahiptir; ancak teknik Sosyolog Talcott Parsons iletişimin sistemdeki anlamı ve değil bireyler arası ve kitle iletişimini analiz amacı taşır. sistemi bir arada tutmada rolünü irdeler. Riler ve Riley ise iletişimin sosyolojik bir modelini konusunda kafa yorar. L. Kaynaktan hedefe uzanan her iletişim eyleminde “etki”nin Pye ve disiplinler arası araştırma ekibi ise geleneksel kaçınılmaz olduğunu söyler. Schramm ise modelinde toplumdan modern topluma geçmede iletişim ve başarılı bir iletişimin kaynak ile alıcı arasındaki sorunlarını ele alır. benzerlikle kurulabileceğini öne sürer. ve Riley Modeli’nde ise sosyoloji disiplininin çerçeveyi çizer. Hem Her ikisi de sosyolog olan John W. Riley ve Matilda W. kaynak hem de alıcı mesajı kodlayan olduğu kadar Riley 1959 yılında bir iletişim modeli geliştirirler. Model yorumlayandır da. Tüm bu kodlama ve kod açma incelendiğinde kaynak ile alıcı arasında karşılıklı bir mesaj işlemlerinde etkili olan ise insanların içinde yaşadıkları alışverişi görülür. Dolayısıyla bu model, ilk iletişim gruplardır. araştırmalarının düz, doğrusal ve tek yönlü bir iletişim algılayışından farklıdır. Kaynak ile alıcı arasında basit bir mesaj alışverişinden daha çok bir etkileşim söz konusudur. Bu etkileşim süreci ise bireylerin toplumsal bağlamlarından yalıtılmış ve onların bireysel yaşantıları üzerine kurulu bir paylaşım değil, her iki tarafında içinde bulunduğu toplumsal bağları dikkate alan bir yaklaşımdır.

Sonuç olarak yüz yıllık iletişim araştırmaları tarihine bakıldığında temeli atan iletişim çalışmalarının dönemin iletişim araçlarından belli bir korkuya sahip olduğu görülür. Çünkü medya aracılığıyla insanları rahatlıkla manipüle ettiği (yönlendirdiği) düşüncesi hâkimdir. Bu nedenle de medyanın insanları etkileme kapasitesinin yüksek olduğu öne sürülür. Psikoloji ve sosyal psikoloji disiplinleri içerisinden yapılan ilk araştırmalar, Sihirli Mermi ya da Gümüş İğne kuramları medya mesajlarını birer uyaran olarak görürken insanların tepki olarak tutum ve davranış değişikliği göstereceğini belirtir.

Sonuç olarak yüz yıllık iletişim araştırmaları tarihine bakıldığında temeli atan iletişim çalışmalarının dönemin iletişim araçlarından belli bir korkuya sahip olduğu görülür. Çünkü medya aracılığıyla insanları rahatlıkla manipüle ettiği (yönlendirdiği) düşüncesi hâkimdir. Bu nedenle de medyanın insanları etkileme kapasitesinin yüksek olduğu öne sürülür. Psikoloji ve sosyal psikoloji disiplinleri içerisinden yapılan ilk araştırmalar, Sihirli Mermi ya da Gümüş İğne kuramları medya mesajlarını birer uyaran olarak görürken insanların tepki olarak tutum ve davranış değişikliği göstereceğini belirtir.

Ünite 2 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç